Mealler
Hâkka Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Muhammed Esed
ki bütün bunları size (kesintisiz) bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin.
|
Muhammed Esed
ki bütün bunları size (kesintisiz) bir uyarı haline getirelim ve her uyanık ve duyarlı kulak onu bilinçle algılayabilsin. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Şaban Piriş
Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye...
|
Şaban Piriş
Bunu sizin için bir öğüt/uyarı kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye... |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Suat Yıldırım
(11-12) Unutmayın ki Nuh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.
|
Suat Yıldırım
(11-12) Unutmayın ki Nuh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Süleyman Ateş
Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.
|
Süleyman Ateş
Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Onu, size bir ibret vesikası kılmak için, dahası işittiğini anlayan her kulak (sahibinin işin özünü) kavraması için (aktardık).
|
Mustafa İslamoğlu
Onu, size bir ibret vesikası kılmak için, dahası işittiğini anlayan her kulak (sahibinin işin özünü) kavraması için (aktardık). |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Rashad Khalifa
We rendered it a lesson for you, that any listening ear may understand.
|
Rashad Khalifa
We rendered it a lesson for you, that any listening ear may understand. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
The Monotheist Group
That We would make it as a reminder for you, and so that any listening ear may understand.
|
The Monotheist Group
That We would make it as a reminder for you, and so that any listening ear may understand. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Edip-Layth
That We would make it as a reminder for you, and so that any listening ear may understand.
|
Edip-Layth
That We would make it as a reminder for you, and so that any listening ear may understand. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Ali Rıza Safa
Onu size bir uyarı yapalım ve duyan kulaklar onu kavrasın diye.
|
Ali Rıza Safa
Onu size bir uyarı yapalım ve duyan kulaklar onu kavrasın diye. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Bunu, aklınızdan çıkarmayacağınız bir bilgi ve kulağınıza küpe olsun diye yaptık.
|
Süleymaniye Vakfı
Bunu, aklınızdan çıkarmayacağınız bir bilgi ve kulağınıza küpe olsun diye yaptık. |
|
|
|
Edip Yüksel
Ki o size bir ders olsun ve dinleyen kulaklar anlasın. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Erhan Aktaş
Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.
|
Erhan Aktaş
Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Mehmet Okuyan
(Gerçeği) hatırlatma (vesilesi) yapalım ve kavrayan kulak(ların sahipleri) onu iyice kavrasın diye onları size (anlattık).[1]
|
Mehmet Okuyan
(Gerçeği) hatırlatma (vesilesi) yapalım ve kavrayan kulak(ların sahipleri) onu iyice kavrasın diye onları size (anlattık).[1] |
|
|
Hâkka 13. Ayet
13. Ayet
Ahmed Hulusi
Sur'a (suretlere - o anki bedenlere) nefha-i vahide (tek bir üfürüş) üflendiğinde (bilinçler hakikatlerini bedensiz fark ettiklerinde)...
|
Ahmed Hulusi
Sur'a (suretlere - o anki bedenlere) nefha-i vahide (tek bir üfürüş) üflendiğinde (bilinçler hakikatlerini bedensiz fark ettiklerinde)... |
|
|
|
Ali Bulaç
Artık sur'a tek bir üfürülüşle üfürüleceği. |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
Sura bir üfleyişle üflendiğinde; |
|
|
Hâkka 13. Ayet
13. Ayet
Diyanet İşleri
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
|
Diyanet İşleri
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur. |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü sur üfürülüp de bir tek nefha |
|
|
|
Gültekin Onan
Artık Sur'a tek bir üfürürülüşle üfürüleceği. |
|
|
|
Hasan Basri Çantay
Artık "Suur" a birinci üfürülüşle üfürüldüğü zaman, |
|
|
|
İbni Kesir
Sur'a bir üfürüldüğünde; |
|
|
Hâkka 13. Ayet
13. Ayet
Muhammed Esed
O halde, (Son Saat'i gözünün önüne getir,) (hesap vakti) Sur'u(nun) bir tek üflemeyle ses verdiği,
|
Muhammed Esed
O halde, (Son Saat'i gözünün önüne getir,) (hesap vakti) Sur'u(nun) bir tek üflemeyle ses verdiği, |
|
|
|
Şaban Piriş
Sur'a tek bir üfürüşle üfürüldüğü zaman... |
|
|
Hâkka 13. Ayet
13. Ayet
Suat Yıldırım
(13-14) Artık Sur'a kuvvetle üflendiğinde, yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek darbe ile çarpılıp paramparça edildiğinde,
|
Suat Yıldırım
(13-14) Artık Sur'a kuvvetle üflendiğinde, yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek darbe ile çarpılıp paramparça edildiğinde, |
|
|
|
Süleyman Ateş
Sur'a bir tek üfleme üflendiği, |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Sura bir üfleyişle üflendiğinde, |
|
|
|
Mustafa İslamoğlu
İmdi, sur borusuna (ilk kez) tek bir defa üflendiğinde, |
|
|
|
Rashad Khalifa
When the horn is blown once. |
|
|
|
The Monotheist Group
And when the horn is blown once. |
|
|
|
Edip-Layth
When the horn is blown once. |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Sonunda, tek üfleyişle boruya üflendiğinde. |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Sura ilk defa üfürüldüğü zaman, |
|
|
|
Edip Yüksel
Boruya bir kez üfürüldüğü zaman, |
|
|
|
Erhan Aktaş
Artık Sur'a bir tek üfleyişle üflendiği zaman, |
|
|
Hâkka 13. Ayet
13. Ayet
Mehmet Okuyan
(13, 14, 15) Sûr'a tek bir kez üflendiği, yer ve dağlar taşınarak birbirine tek çarpışla çarpıştırıldığı zaman, işte o gün o olay gerçekleşmiş (olacak)tır.
|
Mehmet Okuyan
(13, 14, 15) Sûr'a tek bir kez üflendiği, yer ve dağlar taşınarak birbirine tek çarpışla çarpıştırıldığı zaman, işte o gün o olay gerçekleşmiş (olacak)tır. |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Ahmed Hulusi
Arz (bedenler) ve dağlar (benlikler) kaldırılıp da tek darbeyle darmadağın edildiklerinde;
|
Ahmed Hulusi
Arz (bedenler) ve dağlar (benlikler) kaldırılıp da tek darbeyle darmadağın edildiklerinde; |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Ali Bulaç
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
|
Ali Bulaç
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman. |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpışla parça parça edildiğinde;
|
Bayraktar Bayraklı
Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpışla parça parça edildiğinde; |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Diyanet İşleri
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
|
Diyanet İşleri
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur. |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
O yer ve dağlar yükletilip arkasından da bir çarpılış çarpıldılar mı bir daf'a
|
Elmalılı Hamdi Yazır
O yer ve dağlar yükletilip arkasından da bir çarpılış çarpıldılar mı bir daf'a |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Gültekin Onan
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
|
Gültekin Onan
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman. |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Hasan Basri Çantay
yerle dağlar yerlerinden kaldırılıb da yekdiğerine bir çarpışla hepsi toz haaline geldiği (zaman).
|
Hasan Basri Çantay
yerle dağlar yerlerinden kaldırılıb da yekdiğerine bir çarpışla hepsi toz haaline geldiği (zaman). |
|
|
|
İbni Kesir
Yer ile dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığında, |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Muhammed Esed
yeryüzü(nün) ve dağlar(ın) bir tek darbe ile yerlerinden sökülüp parçalandıkları (anı)!
|
Muhammed Esed
yeryüzü(nün) ve dağlar(ın) bir tek darbe ile yerlerinden sökülüp parçalandıkları (anı)! |
|
|
|
Şaban Piriş
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpıldığı zaman. |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Suat Yıldırım
(13-14) Artık Sur'a kuvvetle üflendiğinde, yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek darbe ile çarpılıp paramparça edildiğinde,
|
Suat Yıldırım
(13-14) Artık Sur'a kuvvetle üflendiğinde, yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek darbe ile çarpılıp paramparça edildiğinde, |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Süleyman Ateş
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
|
Süleyman Ateş
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman, |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpılışla parça parça edildiğinde,
|
Yaşar Nuri Öztürk
Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpılışla parça parça edildiğinde, |
|
|
Hâkka 14. Ayet
14. Ayet
Mustafa İslamoğlu
yeryüzü ve dağlar yerlerinden edilip, ardından da tek bir seferde un ufak edildiğinde:
|
Mustafa İslamoğlu
yeryüzü ve dağlar yerlerinden edilip, ardından da tek bir seferde un ufak edildiğinde: |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.