Mealler
Hâkka Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Rablerinin peygamberine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.
|
Bayraktar Bayraklı
Rablerinin peygamberine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Diyanet İşleri
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
|
Diyanet İşleri
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Hep rablarının Resulüne asi oldular o da onları alıverdi mütezayid bir tutuş (kahir bir kabza) ile
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Hep rablarının Resulüne asi oldular o da onları alıverdi mütezayid bir tutuş (kahir bir kabza) ile |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Gültekin Onan
Böylece rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
|
Gültekin Onan
Böylece rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Hasan Basri Çantay
Öyle ki (her ümmet) Rablerinin peygamberine isyan etdiler. Bundan dolayı O da kendilerini fazla bir şiddetle yakalayıverdi.
|
Hasan Basri Çantay
Öyle ki (her ümmet) Rablerinin peygamberine isyan etdiler. Bundan dolayı O da kendilerini fazla bir şiddetle yakalayıverdi. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
İbni Kesir
Rabblarının elçisine isyan etmişlerdi. Bunun üzerine O da kendilerini gittikçe artan bir şiddetle yakalayıverdi.
|
İbni Kesir
Rabblarının elçisine isyan etmişlerdi. Bunun üzerine O da kendilerini gittikçe artan bir şiddetle yakalayıverdi. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Muhammed Esed
ve Rablerinin (gönderdiği) elçilere isyan etmişlerdi. Allah şiddetli bir ceza darbesi ile onların hesabını gördü!
|
Muhammed Esed
ve Rablerinin (gönderdiği) elçilere isyan etmişlerdi. Allah şiddetli bir ceza darbesi ile onların hesabını gördü! |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Şaban Piriş
Rab'lerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
|
Şaban Piriş
Rab'lerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Suat Yıldırım
Rab'lerinin elçisine isyan ettiler, Allah da onları şiddetle cezaya çarptırdı.
|
Suat Yıldırım
Rab'lerinin elçisine isyan ettiler, Allah da onları şiddetle cezaya çarptırdı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Süleyman Ateş
Rablerinin elçisine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
|
Süleyman Ateş
Rablerinin elçisine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Rablerinin resulüne isyan ettiler de O da onları, şiddeti arttıkça artan bir yakalayışla yakaladı.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Rablerinin resulüne isyan ettiler de O da onları, şiddeti arttıkça artan bir yakalayışla yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Nihayet Rablerinin elçisine karşı geldiler; ve (Allah günahlarıyla) katlanan bir bela ile tümünü enseledi.
|
Mustafa İslamoğlu
Nihayet Rablerinin elçisine karşı geldiler; ve (Allah günahlarıyla) katlanan bir bela ile tümünü enseledi. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Rashad Khalifa
They disobeyed the messenger of their Lord. Consequently, He requited them a devastating requital.
|
Rashad Khalifa
They disobeyed the messenger of their Lord. Consequently, He requited them a devastating requital. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
The Monotheist Group
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.
|
The Monotheist Group
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Edip-Layth
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital.
|
Edip-Layth
They disobeyed the messenger of their Lord. So He took them with a devastating requital. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Ali Rıza Safa
Efendilerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine, yaman bir yakalayışla onları yakaladı.
|
Ali Rıza Safa
Efendilerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine, yaman bir yakalayışla onları yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Rablerinin[1] elçilerine baş kaldırdılar. Rableri de onları kaldırıp yere vurdu.
|
Süleymaniye Vakfı
Rablerinin[1] elçilerine baş kaldırdılar. Rableri de onları kaldırıp yere vurdu. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Edip Yüksel
Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı.
|
Edip Yüksel
Rab'lerinin elçisine isyan ettiler. Bunun sonucu olarak da onları şiddeti gittikçe artan bir biçimde yakalamıştı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Erhan Aktaş
Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
|
Erhan Aktaş
Onlar, Rabb'lerinin Resul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı. |
|
|
Hâkka 10. Ayet
10. Ayet
Mehmet Okuyan
Rablerinin (her bir) elçisine isyan etmişlerdi; O da onları şiddetli bir şekilde yakalamıştı.
|
Mehmet Okuyan
Rablerinin (her bir) elçisine isyan etmişlerdi; O da onları şiddetli bir şekilde yakalamıştı. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki o su, kontrol dışı yükseldiğinde, sizi akıp gidenin içinde biz taşıdık!
|
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki o su, kontrol dışı yükseldiğinde, sizi akıp gidenin içinde biz taşıdık! |
|
|
|
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık; |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz, su bastığı zaman sizi gemide biz taşıdık. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Diyanet İşleri
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
|
Diyanet İşleri
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık |
|
|
|
Gültekin Onan
Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tad haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.
|
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tad haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık. |
|
|
|
İbni Kesir
Gerçekten su bastığı zaman sizi; Biz, taşıdık gemide. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Muhammed Esed
(Ve) bakın: (Nuh tufanının) suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi o gemi ile Biz (güvenli bölgelere) taşıdık,
|
Muhammed Esed
(Ve) bakın: (Nuh tufanının) suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi o gemi ile Biz (güvenli bölgelere) taşıdık, |
|
|
|
Şaban Piriş
Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Suat Yıldırım
(11-12) Unutmayın ki Nuh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.
|
Suat Yıldırım
(11-12) Unutmayın ki Nuh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. |
|
|
|
Süleyman Ateş
Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden (gemi)de taşıdık. |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Su azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık, |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Şüphesiz o su çığrından çıkıp tuğyan ettiğinde sizi gemide taşıyan Bizdik;
|
Mustafa İslamoğlu
Şüphesiz o su çığrından çıkıp tuğyan ettiğinde sizi gemide taşıyan Bizdik; |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Rashad Khalifa
The flood was devastating, so we carried you on the floating (ark).
|
Rashad Khalifa
The flood was devastating, so we carried you on the floating (ark). |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
The Monotheist Group
And when the water flooded, We carried you on the vessel.
|
The Monotheist Group
And when the water flooded, We carried you on the vessel. |
|
|
|
Edip-Layth
When the water flooded, We carried you on the vessel. |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Aslında, su taştığı zaman, akıp gidenle sizi taşıdık. |
|
|
Hâkka 11. Ayet
11. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Sular kabarınca (Nuh'un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık.
|
Süleymaniye Vakfı
Sular kabarınca (Nuh'un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık. |
|
|
|
Edip Yüksel
Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık. |
|
|
|
Erhan Aktaş
Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık. |
|
|
|
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki su azgınlaştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Ahmed Hulusi
Onu, sizin için bir hatırlatma ve iyi algılayan kulak da onu iyi kavrasın diye (naklettik)!
|
Ahmed Hulusi
Onu, sizin için bir hatırlatma ve iyi algılayan kulak da onu iyi kavrasın diye (naklettik)! |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Ali Bulaç
Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip kavrasın.'
|
Ali Bulaç
Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip kavrasın.' |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Onu sizin için öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.
|
Bayraktar Bayraklı
Onu sizin için öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Diyanet İşleri
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
|
Diyanet İşleri
(11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu sizlere bir anid yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu sizlere bir anid yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Gültekin Onan
Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu 'belleyip kavrasın'.
|
Gültekin Onan
Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu 'belleyip kavrasın'. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
Hasan Basri Çantay
Onu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, onu belleyen kulaklar da bellesin diye.
|
Hasan Basri Çantay
Onu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, onu belleyen kulaklar da bellesin diye. |
|
|
Hâkka 12. Ayet
12. Ayet
İbni Kesir
Ki bunu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım. Ve anlayışlı kulaklar anlasın diye.
|
İbni Kesir
Ki bunu sizin için bir öğüt ve ibret yapalım. Ve anlayışlı kulaklar anlasın diye. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.