Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 191. Ayet 191. Ayet Erhan Aktaş Hiçbir şey yaratamayan, aksine kendisi de yaratılmış olan şeyleri mi ortak koşuyorlar?
Erhan Aktaş

Hiçbir şey yaratamayan, aksine kendisi de yaratılmış olan şeyleri mi ortak koşuyorlar?

Araf 191. Ayet 191. Ayet Mehmet Okuyan Kendileri yaratılmakta olan ve hiçbir şey yaratamayan varlıkları mı (Allah'a) ortak koşuyorlar!
Mehmet Okuyan

Kendileri yaratılmakta olan ve hiçbir şey yaratamayan varlıkları mı (Allah'a) ortak koşuyorlar!

Araf 192. Ayet 192. Ayet Ahmed Hulusi (Allah'a ortak koşulanlar) onlara yardıma muktedir olamadıkları gibi, kendi nefslerine de yardım edemezler!
Ahmed Hulusi

(Allah'a ortak koşulanlar) onlara yardıma muktedir olamadıkları gibi, kendi nefslerine de yardım edemezler!

Araf 192. Ayet 192. Ayet Ali Bulaç Oysa (bu şirk koştukları güçler ve nesneler) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne kendi nefislerine yardım etmeğe.
Ali Bulaç

Oysa (bu şirk koştukları güçler ve nesneler) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne kendi nefislerine yardım etmeğe.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Bayraktar Bayraklı Oysa, putlar onlara da yardım edecek güçte değil ve kendilerine de yardım edemezler.
Bayraktar Bayraklı

Oysa, putlar onlara da yardım edecek güçte değil ve kendilerine de yardım edemezler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Diyanet İşleri Halbuki onlar (edindikleri ilahlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.
Diyanet İşleri

Halbuki onlar (edindikleri ilahlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Halbuki onlar, onların imdadına yetişmezler, hatta kendilerini bile kurtaramazlar
Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki onlar, onların imdadına yetişmezler, hatta kendilerini bile kurtaramazlar

Araf 192. Ayet 192. Ayet Gültekin Onan Oysa (ortak koştukları) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne de kendi nefslerine yardım etmeye.
Gültekin Onan

Oysa (ortak koştukları) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne de kendi nefslerine yardım etmeye.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Hasan Basri Çantay Halbuki bunlar o (tapanlara) hiç bir suretle yardım edemeyecekler gibi kendi kendilerine bile yardım edemezler.
Hasan Basri Çantay

Halbuki bunlar o (tapanlara) hiç bir suretle yardım edemeyecekler gibi kendi kendilerine bile yardım edemezler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet İbni Kesir Halbuki bunlar; ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine bir yardımları olabilir.
İbni Kesir

Halbuki bunlar; ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine bir yardımları olabilir.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Muhammed Esed Ne onlara ne de kendi kendilerine bir yardımda bulunamayacak olan varlıklara mı?
Muhammed Esed

Ne onlara ne de kendi kendilerine bir yardımda bulunamayacak olan varlıklara mı?

Araf 192. Ayet 192. Ayet Şaban Piriş Kendilerine bile yardım edemeyenler, onlara hiç yardım edemezler.
Şaban Piriş

Kendilerine bile yardım edemeyenler, onlara hiç yardım edemezler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Suat Yıldırım (191-193) O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlukları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır.
Suat Yıldırım

(191-193) O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlukları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Süleyman Ateş (O putlar), ne onlara bir yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım ederler?
Süleyman Ateş

(O putlar), ne onlara bir yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım ederler?

Araf 192. Ayet 192. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Onlar, ne bunlara bir yardım sağlayabilirler ne de kendi benliklerine yardımcı olabilirler.
Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, ne bunlara bir yardım sağlayabilirler ne de kendi benliklerine yardımcı olabilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Mustafa İslamoğlu Kaldı ki, ne onlara yardımları dokunabilir ne de bizzat kendilerine yardımcı olabilirler.
Mustafa İslamoğlu

Kaldı ki, ne onlara yardımları dokunabilir ne de bizzat kendilerine yardımcı olabilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Rashad Khalifa Idols that can neither help them, nor even help themselves?
Rashad Khalifa

Idols that can neither help them, nor even help themselves?

Araf 192. Ayet 192. Ayet The Monotheist Group And they cannot give them aid, nor can they aid themselves?
The Monotheist Group

And they cannot give them aid, nor can they aid themselves?

Araf 192. Ayet 192. Ayet Edip-Layth They cannot help them, nor can they help themselves?
Edip-Layth

They cannot help them, nor can they help themselves?

Araf 192. Ayet 192. Ayet Ali Rıza Safa Ne bunlara yardım etmeye güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.
Ali Rıza Safa

Ne bunlara yardım etmeye güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Süleymaniye Vakfı Bunlar, ne onlara ne de kendilerine yardım edebilirler.
Süleymaniye Vakfı

Bunlar, ne onlara ne de kendilerine yardım edebilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Edip Yüksel Putlar, ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine yardım edebilirler.
Edip Yüksel

Putlar, ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine yardım edebilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Erhan Aktaş Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler.
Erhan Aktaş

Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler.

Araf 192. Ayet 192. Ayet Mehmet Okuyan (Oysa putlar), onlara yardıma güç yetiremez, (kendilerine bile) yardım edemezler.[1]
Mehmet Okuyan

(Oysa putlar), onlara yardıma güç yetiremez, (kendilerine bile) yardım edemezler.[1]

Dip Notlar
Araf 193. Ayet 193. Ayet Ahmed Hulusi Şayet onları hüdaya (hidayete) davet etseniz, size tabi olmazlar... Ha onları davet etmişsiniz ha susmuşsunuz, ikisi de birdir.
Ahmed Hulusi

Şayet onları hüdaya (hidayete) davet etseniz, size tabi olmazlar... Ha onları davet etmişsiniz ha susmuşsunuz, ikisi de birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Bayraktar Bayraklı O putları doğru yola çağırsanız size uyamazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Bayraktar Bayraklı

O putları doğru yola çağırsanız size uyamazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Diyanet İşleri Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız).
Diyanet İşleri

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız).

Araf 193. Ayet 193. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır ve eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız size uymazlar, ha onları çağırmışsınız yani samıtmişsiniz aleyhinizde müsavi gelir
Elmalılı Hamdi Yazır

ve eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız size uymazlar, ha onları çağırmışsınız yani samıtmişsiniz aleyhinizde müsavi gelir

Araf 193. Ayet 193. Ayet Gültekin Onan Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, suskun da dursanız size karşı (tutumları) birdir.
Gültekin Onan

Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, suskun da dursanız size karşı (tutumları) birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Hasan Basri Çantay Eğer bunları (putları) doğru yolu göstermiye çağırırsanız size uymazlar. Onları (müşrikleri) ha da'vet etmişsiniz, ha (etmeyib) susmuşsunuz, size karşı (durumları) birdir.
Hasan Basri Çantay

Eğer bunları (putları) doğru yolu göstermiye çağırırsanız size uymazlar. Onları (müşrikleri) ha da'vet etmişsiniz, ha (etmeyib) susmuşsunuz, size karşı (durumları) birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet İbni Kesir Onları doğru yola çağırsanız da, size uymazlar. Çağırmanız da, susmanız da onlar için birdir.
İbni Kesir

Onları doğru yola çağırsanız da, size uymazlar. Çağırmanız da, susmanız da onlar için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Muhammed Esed Yol göstermeleri için yakarsanız size cevap verecek durumda olmayan varlıklara mı? Onlara ister yakarın, ister karşılarında susun, sizin için fark eden bir şey olmaz.
Muhammed Esed

Yol göstermeleri için yakarsanız size cevap verecek durumda olmayan varlıklara mı? Onlara ister yakarın, ister karşılarında susun, sizin için fark eden bir şey olmaz.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Şaban Piriş Onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Şaban Piriş

Onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Suat Yıldırım (191-193) O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlukları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır.
Suat Yıldırım

(191-193) O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlukları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Süleyman Ateş Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.
Süleyman Ateş

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Onları, iyiye ve güzele çağırsanız sizi izlemezler. Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz. Sizin için birdir.
Yaşar Nuri Öztürk

Onları, iyiye ve güzele çağırsanız sizi izlemezler. Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz. Sizin için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Mustafa İslamoğlu Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, size cevap bile veremezler. Onlara ister yalvarın ister susun; size karşı konumlarında hiçbir şey değişmez.
Mustafa İslamoğlu

Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, size cevap bile veremezler. Onlara ister yalvarın ister susun; size karşı konumlarında hiçbir şey değişmez.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Rashad Khalifa When you invite them to the guidance, they do not follow you. Thus, it is the same for them whether you invite them, or remain silent.
Rashad Khalifa

When you invite them to the guidance, they do not follow you. Thus, it is the same for them whether you invite them, or remain silent.

Araf 193. Ayet 193. Ayet The Monotheist Group And if you invite them to the guidance they will not follow you. It is the same whether you invite them or simply keep quiet.
The Monotheist Group

And if you invite them to the guidance they will not follow you. It is the same whether you invite them or simply keep quiet.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Edip-Layth If you invite them to the guidance they will not follow you. It is the same whether you invite them or simply remain silent.
Edip-Layth

If you invite them to the guidance they will not follow you. It is the same whether you invite them or simply remain silent.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Ali Bulaç Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırırsanız da, suskun durursanız da size karşı (tutumları) birdir.
Ali Bulaç

Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırırsanız da, suskun durursanız da size karşı (tutumları) birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Ali Rıza Safa Onları, yol göstermeleri için çağırsanız uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için değişmez.
Ali Rıza Safa

Onları, yol göstermeleri için çağırsanız uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için değişmez.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Süleymaniye Vakfı Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Çağırsanız da sessiz kalsanız da sizin için birdir.
Süleymaniye Vakfı

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Çağırsanız da sessiz kalsanız da sizin için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Edip Yüksel Onları doğruya çağırsanız size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha sessiz kalmışsınız, sizin için birdir.
Edip Yüksel

Onları doğruya çağırsanız size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha sessiz kalmışsınız, sizin için birdir.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Erhan Aktaş Onları gerçeği kabul etmeye davet etseniz, size tabi olmazlar. Onları davet etseniz de etmeseniz de size karşı tutumları değişmez.
Erhan Aktaş

Onları gerçeği kabul etmeye davet etseniz, size tabi olmazlar. Onları davet etseniz de etmeseniz de size karşı tutumları değişmez.

Araf 193. Ayet 193. Ayet Mehmet Okuyan Onları doğru yola çağırırsanız size uyamazlar; onları davet etseniz de sussanız da sizin için birdir.[1]
Mehmet Okuyan

Onları doğru yola çağırırsanız size uyamazlar; onları davet etseniz de sussanız da sizin için birdir.[1]

Dip Notlar
Araf 194. Ayet 194. Ayet Ahmed Hulusi Allah dununda yöneldikleriniz, muhakkak sizin benzerleriniz kullardır! Eğer (inancınızda) ısrarlıysanız hadi çağırın onları da, size icabet etsinler!
Ahmed Hulusi

Allah dununda yöneldikleriniz, muhakkak sizin benzerleriniz kullardır! Eğer (inancınızda) ısrarlıysanız hadi çağırın onları da, size icabet etsinler!

Araf 194. Ayet 194. Ayet Ali Bulaç Allah'tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.
Ali Bulaç

Allah'tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah'tan başka yalvardıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler.
Bayraktar Bayraklı

Allah'tan başka yalvardıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Diyanet İşleri Allah'ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler).
Diyanet İşleri

Allah'ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler).

Araf 194. Ayet 194. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Çünkü Allahtan başka taptıklarınızın hepsi sizin gibi kullardır, eğer da'vanızda sadıksanız haydi onlara çağırın da size icabet etsinler
Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Allahtan başka taptıklarınızın hepsi sizin gibi kullardır, eğer da'vanızda sadıksanız haydi onlara çağırın da size icabet etsinler

Araf 194. Ayet 194. Ayet Gültekin Onan Tanrı'dan başka taptıklarınız sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz.
Gültekin Onan

Tanrı'dan başka taptıklarınız sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Hasan Basri Çantay (Ey kafirler) Allahı bırakıp tapdığınız (putlar) da sizin gibi kullardır. Eğer (davanızda) doğrucu iseniz haydi onları çağırın da size icabet etsinler!
Hasan Basri Çantay

(Ey kafirler) Allahı bırakıp tapdığınız (putlar) da sizin gibi kullardır. Eğer (davanızda) doğrucu iseniz haydi onları çağırın da size icabet etsinler!

Araf 194. Ayet 194. Ayet İbni Kesir Allah'tan başka taptıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer sadıklardan iseniz; haydi onları çağırın da size karşılık versinler.
İbni Kesir

Allah'tan başka taptıklarınız da sizin gibi kullardır. Eğer sadıklardan iseniz; haydi onları çağırın da size karşılık versinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Muhammed Esed Allahtan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki tıpkı sizler gibi yaratılmış varlıklardır: eğer doğru sözlü kimselerdenseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza icabet etsinler!
Muhammed Esed

Allahtan başka çağırıp, sığındığınız şeylerin hepsi, hiç şüphe yok ki tıpkı sizler gibi yaratılmış varlıklardır: eğer doğru sözlü kimselerdenseniz, haydi onları çağırın da dualarınıza icabet etsinler!

Araf 194. Ayet 194. Ayet Şaban Piriş Allah'ı bırakıp da dua ettikleriniz sizin gibi kullardır. Eğer doğru söyleyenlerseniz onlara yalvarın da size cevap versinler!
Şaban Piriş

Allah'ı bırakıp da dua ettikleriniz sizin gibi kullardır. Eğer doğru söyleyenlerseniz onlara yalvarın da size cevap versinler!

Araf 194. Ayet 194. Ayet Suat Yıldırım (194-195) Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"
Suat Yıldırım

(194-195) Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"

Araf 194. Ayet 194. Ayet Süleyman Ateş Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddianızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.
Süleyman Ateş

Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddianızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Allah dışında yakardıklarınız sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda haklıysanız, hadi çağırın onları da size cevap versinler.
Yaşar Nuri Öztürk

Allah dışında yakardıklarınız sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda haklıysanız, hadi çağırın onları da size cevap versinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Mustafa İslamoğlu İyi bilin ki, Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız kimseler de sizin gibi yaratılmış varlıklardır. Nitekim eğer doğruluğunuzdan eminseniz, haydi yakarın da duanıza icabet etsinler!
Mustafa İslamoğlu

İyi bilin ki, Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız kimseler de sizin gibi yaratılmış varlıklardır. Nitekim eğer doğruluğunuzdan eminseniz, haydi yakarın da duanıza icabet etsinler!

Araf 194. Ayet 194. Ayet Rashad Khalifa The idols you invoke besides GOD are creatures like you. Go ahead and call upon them; let them respond to you, if you are right.
Rashad Khalifa

The idols you invoke besides GOD are creatures like you. Go ahead and call upon them; let them respond to you, if you are right.

Araf 194. Ayet 194. Ayet The Monotheist Group Those whom you call on besides God are servants like you; so let them answer for you if you are truthful.
The Monotheist Group

Those whom you call on besides God are servants like you; so let them answer for you if you are truthful.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Edip-Layth Those whom you call on besides God are servants like you; so let them answer for you if you are truthful.
Edip-Layth

Those whom you call on besides God are servants like you; so let them answer for you if you are truthful.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Ali Rıza Safa Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulunduklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi, onları çağırın, size yanıt versinler; eğer doğruyu söylüyorsanız?
Ali Rıza Safa

Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulunduklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi, onları çağırın, size yanıt versinler; eğer doğruyu söylüyorsanız?

Araf 194. Ayet 194. Ayet Süleymaniye Vakfı Allah ile aranıza koyup çağrıda bulunduklarınız sizin gibi kullardır. Dedikleriniz içinize yatıyorsa onlara seslenin de size cevap versinler.
Süleymaniye Vakfı

Allah ile aranıza koyup çağrıda bulunduklarınız sizin gibi kullardır. Dedikleriniz içinize yatıyorsa onlara seslenin de size cevap versinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Edip Yüksel ALLAH'ın dışında çağırdıklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz!
Edip Yüksel

ALLAH'ın dışında çağırdıklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz!

Araf 194. Ayet 194. Ayet Erhan Aktaş Allah'tan başka dua ettikleriniz, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi onlara dua edin de size karşılık versinler.
Erhan Aktaş

Allah'tan başka dua ettikleriniz, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi onlara dua edin de size karşılık versinler.

Araf 194. Ayet 194. Ayet Mehmet Okuyan Allah'ın peşi sıra yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Doğruysanız, kendilerini çağırın da çağrınıza cevap versinler!
Mehmet Okuyan

Allah'ın peşi sıra yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Doğruysanız, kendilerini çağırın da çağrınıza cevap versinler!

Araf 195. Ayet 195. Ayet Ahmed Hulusi Onların yürüyecekleri ayakları; yahut tutacakları elleri; yahut görecekleri gözleri; yahut duyacakları kulakları mı var? De ki: "Çağırın ortak (koştuk)larınızı, bana tuzak kurun ve hiç göz açtırmayın bana!"
Ahmed Hulusi

Onların yürüyecekleri ayakları; yahut tutacakları elleri; yahut görecekleri gözleri; yahut duyacakları kulakları mı var? De ki: "Çağırın ortak (koştuk)larınızı, bana tuzak kurun ve hiç göz açtırmayın bana!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Ali Bulaç Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın."
Ali Bulaç

Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Bayraktar Bayraklı Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurup göz açtırmayınız."
Bayraktar Bayraklı

Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurup göz açtırmayınız."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Diyanet İşleri Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!"
Diyanet İşleri

Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ya onların yürüyecek ayakları veya tutacak elleri veya görecek gözleri veya işidecek kulakları mı var? dedi: haydın, çağırın şeriklerinizi sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana bir lahza bile göz açdırmayın
Elmalılı Hamdi Yazır

Ya onların yürüyecek ayakları veya tutacak elleri veya görecek gözleri veya işidecek kulakları mı var? dedi: haydın, çağırın şeriklerinizi sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana bir lahza bile göz açdırmayın

Araf 195. Ayet 195. Ayet Gültekin Onan Üzerlerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir tuzak kurun da bana göz açtırmayın."
Gültekin Onan

Üzerlerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir tuzak kurun da bana göz açtırmayın."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Hasan Basri Çantay Onların yürüyecekleri ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yahud görecekleri gözleri mi, yoksa işidecekleri kulakları mı, (nesi) var? (Habibim) de ki: "Çağırın ortaklarınızı, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun da şöyle bir göz bile açdırmayın bana".
Hasan Basri Çantay

Onların yürüyecekleri ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yahud görecekleri gözleri mi, yoksa işidecekleri kulakları mı, (nesi) var? (Habibim) de ki: "Çağırın ortaklarınızı, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun da şöyle bir göz bile açdırmayın bana".

Araf 195. Ayet 195. Ayet İbni Kesir Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: Çağırın ortaklarınızı da, elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.
İbni Kesir

Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: Çağırın ortaklarınızı da, elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.

Araf 195. Ayet 195. Ayet Muhammed Esed Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, Allaha ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın ve böylece bana göz açtırmayın!
Muhammed Esed

Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, Allaha ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın ve böylece bana göz açtırmayın!

Araf 195. Ayet 195. Ayet Şaban Piriş -Onların yürüyebilecek ayakları mı var; yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi; yoksa görebilecek gözleri mi; yoksa işitebilecek kulakları mı var?!. De ki: -Ortak koştuklarınıza yalvarın sonra bana, göz açtırmayacağınız tuzaklarınızı kurun!
Şaban Piriş

-Onların yürüyebilecek ayakları mı var; yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi; yoksa görebilecek gözleri mi; yoksa işitebilecek kulakları mı var?!. De ki: -Ortak koştuklarınıza yalvarın sonra bana, göz açtırmayacağınız tuzaklarınızı kurun!

Araf 195. Ayet 195. Ayet Suat Yıldırım (194-195) Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"
Suat Yıldırım

(194-195) Allah'tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Süleyman Ateş Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"
Süleyman Ateş

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; elleri mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler. De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!"
Yaşar Nuri Öztürk

Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; elleri mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler. De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Mustafa İslamoğlu Hem onların yürüyecek ayakları mı var? Ya da tutacak elleri veya görecek gözleri, yahut işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın Allah'a ortak koştuklarınızı, sonra önüme her türlü tuzağı kurun ve bana göz açtırmayın!
Mustafa İslamoğlu

Hem onların yürüyecek ayakları mı var? Ya da tutacak elleri veya görecek gözleri, yahut işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın Allah'a ortak koştuklarınızı, sonra önüme her türlü tuzağı kurun ve bana göz açtırmayın!

Araf 195. Ayet 195. Ayet Rashad Khalifa Do they have legs on which they walk? Do they have hands with which they defend themselves? Do they have eyes with which they see? Do they have ears with which they hear? Say, "Call upon your idols, and ask them to smite me without delay.
Rashad Khalifa

Do they have legs on which they walk? Do they have hands with which they defend themselves? Do they have eyes with which they see? Do they have ears with which they hear? Say, "Call upon your idols, and ask them to smite me without delay.

Araf 195. Ayet 195. Ayet The Monotheist Group Do they have feet with which to walk? Or, do they have hands with which to strike? Or, do they have eyes with which to see? Or, do they have ears with which to hear? Say: "Call on your partners, then plan against me. You will not be given respite."
The Monotheist Group

Do they have feet with which to walk? Or, do they have hands with which to strike? Or, do they have eyes with which to see? Or, do they have ears with which to hear? Say: "Call on your partners, then plan against me. You will not be given respite."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Edip-Layth Do they have feet to walk with? Or do they have hands to strike with? Or do they have eyes to see with? Or do they have ears to hear with? Say, "Call on your partners, then scheme against me with no respite."
Edip-Layth

Do they have feet to walk with? Or do they have hands to strike with? Or do they have eyes to see with? Or do they have ears to hear with? Say, "Call on your partners, then scheme against me with no respite."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Ali Rıza Safa Yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Yoksa görecek gözleri mi var? Yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın; artık, bana göz açtırmayın!"
Ali Rıza Safa

Yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Yoksa görecek gözleri mi var? Yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın; artık, bana göz açtırmayın!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Süleymaniye Vakfı Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler. De ki "Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun; hiç göz açtırmayın."
Süleymaniye Vakfı

Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler. De ki "Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun; hiç göz açtırmayın."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Edip Yüksel Üzerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun. Hiç durmayın!"
Edip Yüksel

Üzerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın ve benim için plan kurun. Hiç durmayın!"

Araf 195. Ayet 195. Ayet Erhan Aktaş Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun."
Erhan Aktaş

Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun."

Araf 195. Ayet 195. Ayet Mehmet Okuyan (Putların) yürüyebilecekleri ayakları, tutacakları elleri, görecekleri gözleri veya duyacakları kulakları mı var (neleri var)! De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun; bana göz bile açtırmayın!"
Mehmet Okuyan

(Putların) yürüyebilecekleri ayakları, tutacakları elleri, görecekleri gözleri veya duyacakları kulakları mı var (neleri var)! De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun; bana göz bile açtırmayın!"

Araf 196. Ayet 196. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki benim Veliyy'im, O hakikat BİLGİsini (Kitabı) tenzil eden Allah'tır! O, salihlere Veliyy olur.
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki benim Veliyy'im, O hakikat BİLGİsini (Kitabı) tenzil eden Allah'tır! O, salihlere Veliyy olur.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Ali Bulaç Hiç şüphesiz, benim velim Kitabı indiren Allah'tır ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor.
Ali Bulaç

Hiç şüphesiz, benim velim Kitabı indiren Allah'tır ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Bayraktar Bayraklı Şüphesiz ki benim koruyanım, kitabı indiren Allah'tır ve o bütün iyi kullarını görüp gözetir.
Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki benim koruyanım, kitabı indiren Allah'tır ve o bütün iyi kullarını görüp gözetir.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Diyanet İşleri Çünkü benim velim, Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren Allah'tır. O, bütün salihlere velilik eder.
Diyanet İşleri

Çünkü benim velim, Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren Allah'tır. O, bütün salihlere velilik eder.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Zira benim veliym o kitab indiren Allahtır ve o hep salih kullarına velilik eder
Elmalılı Hamdi Yazır

Zira benim veliym o kitab indiren Allahtır ve o hep salih kullarına velilik eder

Araf 196. Ayet 196. Ayet Gültekin Onan Hiç kuşkusuz, benim velim kitabı indiren Tanrı'dır ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor.
Gültekin Onan

Hiç kuşkusuz, benim velim kitabı indiren Tanrı'dır ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Hasan Basri Çantay Çünkü benim velim, o kitabı indiren Allahdır ve O, bütün saalihlere de velilik ediyor.
Hasan Basri Çantay

Çünkü benim velim, o kitabı indiren Allahdır ve O, bütün saalihlere de velilik ediyor.

Araf 196. Ayet 196. Ayet İbni Kesir Muhakkak ki benim dostum, kitabı indirmiş olan Allah'tır. Ve O, salihleri dost edinir.
İbni Kesir

Muhakkak ki benim dostum, kitabı indirmiş olan Allah'tır. Ve O, salihleri dost edinir.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Muhammed Esed Doğrusu benim koruyucum bu kitabı indiren Allahtır; çünkü Odur dürüst olanların koruyucusu.
Muhammed Esed

Doğrusu benim koruyucum bu kitabı indiren Allahtır; çünkü Odur dürüst olanların koruyucusu.

Araf 196. Ayet 196. Ayet Şaban Piriş -Benim velim, kitabı indiren Allah'tır. O, doğru olanlara velilik eder.
Şaban Piriş

-Benim velim, kitabı indiren Allah'tır. O, doğru olanlara velilik eder.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image