Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Ahmed Hulusi
Korunanlara gelince, onlara şeytandan (bedensellik kabulünde yaşayan) bir taife dokunduğunda, (hakikatlerini) tezekkür ederler... Basiretle değerlendirme yaparlar.
|
Ahmed Hulusi
Korunanlara gelince, onlara şeytandan (bedensellik kabulünde yaşayan) bir taife dokunduğunda, (hakikatlerini) tezekkür ederler... Basiretle değerlendirme yaparlar. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Ali Bulaç
(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.
|
Ali Bulaç
(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Takva sahipleri var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda, düşünüp hemen görürler.
|
Bayraktar Bayraklı
Takva sahipleri var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda, düşünüp hemen görürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Diyanet İşleri
Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.
|
Diyanet İşleri
Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde Allahdan korkanlar, kendilerine Şeytandan bir tayf iliştiği zaman bir tezekkür ederler, derhal basıretlerine sahib olurlar
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde Allahdan korkanlar, kendilerine Şeytandan bir tayf iliştiği zaman bir tezekkür ederler, derhal basıretlerine sahib olurlar |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Gültekin Onan
Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Tanrı'yı zikrederler), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.
|
Gültekin Onan
Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Tanrı'yı zikrederler), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Hasan Basri Çantay
Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytandan her hangi bir arıza ilişdiği zaman (Allahın emr veya nehy etdiği şeyleri) iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar (hakıykatı) görüp bilmişlerdir bile.
|
Hasan Basri Çantay
Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytandan her hangi bir arıza ilişdiği zaman (Allahın emr veya nehy etdiği şeyleri) iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar (hakıykatı) görüp bilmişlerdir bile. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
İbni Kesir
Muhakkak ki takvaya erenler; onlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca iyice düşünürler. Bir de bakarsın ki gördürücüdürler.
|
İbni Kesir
Muhakkak ki takvaya erenler; onlar şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca iyice düşünürler. Bir de bakarsın ki gördürücüdürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Muhammed Esed
Allaha karşı sorumluluk bilincine sahip olan kimseler, içlerinde Şeytanın esinlediği karanlık bir kuruntu uyanacak olsa (Onu anıp) akıllarını başlarına toplarlar ve hemen (olup biteni) açık bir biçimde kavramaya başlarlar,
|
Muhammed Esed
Allaha karşı sorumluluk bilincine sahip olan kimseler, içlerinde Şeytanın esinlediği karanlık bir kuruntu uyanacak olsa (Onu anıp) akıllarını başlarına toplarlar ve hemen (olup biteni) açık bir biçimde kavramaya başlarlar, |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Şaban Piriş
Takvalı olanlar kendilerine şeytanların bir grubu dokunduğunda, basiret sahibi oldukları zaman gerçeği düşünürler.
|
Şaban Piriş
Takvalı olanlar kendilerine şeytanların bir grubu dokunduğunda, basiret sahibi oldukları zaman gerçeği düşünürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Suat Yıldırım
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara şeytandan bir hayal ilişince, hemen düşünüp kendilerini toparlar, basiretlerine tam sahib olurlar.
|
Suat Yıldırım
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara şeytandan bir hayal ilişince, hemen düşünüp kendilerini toparlar, basiretlerine tam sahib olurlar. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Süleyman Ateş
Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan gelen bir vesvese dokunduğu zaman düşünür, (gerçeği) görürler.
|
Süleyman Ateş
Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan gelen bir vesvese dokunduğu zaman düşünür, (gerçeği) görürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Şüphesiz, sorumluluk bilincini kuşanan kimselerin içine Şeytan tarafından kurgulanan mevhum bir görüntü yansıyacak olursa, (hemen fıtrat sözleşmesini) hatırlayıverirler ve işte o an gerçeği kavrarlar.
|
Mustafa İslamoğlu
Şüphesiz, sorumluluk bilincini kuşanan kimselerin içine Şeytan tarafından kurgulanan mevhum bir görüntü yansıyacak olursa, (hemen fıtrat sözleşmesini) hatırlayıverirler ve işte o an gerçeği kavrarlar. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Rashad Khalifa
Those who are righteous, whenever the devil approaches them with an idea, they remember, whereupon they become seers.
|
Rashad Khalifa
Those who are righteous, whenever the devil approaches them with an idea, they remember, whereupon they become seers. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
The Monotheist Group
Those who are pious, when any evil from the devil touches them, they remember, then they can see.
|
The Monotheist Group
Those who are pious, when any evil from the devil touches them, they remember, then they can see. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Edip-Layth
Those who are aware, when a visit from the devil touches them, they remember; soon they are seers.
|
Edip-Layth
Those who are aware, when a visit from the devil touches them, they remember; soon they are seers. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Ali Rıza Safa
Aslında, sorumluluk bilinci taşıyanlara, şeytandan bir kuruntu geldiğinde, akıllarını başlarına toplarlar; gözleri açılır.
|
Ali Rıza Safa
Aslında, sorumluluk bilinci taşıyanlara, şeytandan bir kuruntu geldiğinde, akıllarını başlarına toplarlar; gözleri açılır. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar, Şeytan vesvesesinden etkilenince bilgilerini harekete geçirir, hemen gerçeği görürler.
|
Süleymaniye Vakfı
Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar, Şeytan vesvesesinden etkilenince bilgilerini harekete geçirir, hemen gerçeği görürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Edip Yüksel
Erdemlilere her ne zaman sapkından karanlık bir öneri ulaşsa hemen hatırlarlar. Böylece hemen görürler.
|
Edip Yüksel
Erdemlilere her ne zaman sapkından karanlık bir öneri ulaşsa hemen hatırlarlar. Böylece hemen görürler. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Erhan Aktaş
Takva sahipleri, şeytandan bir dürtü olduğu zaman, düşünüp hemen gerçeği kavrarlar.
|
Erhan Aktaş
Takva sahipleri, şeytandan bir dürtü olduğu zaman, düşünüp hemen gerçeği kavrarlar. |
|
|
Araf 201. Ayet
201. Ayet
Mehmet Okuyan
Takvâlı (duyarlı) olanlara şeytandan bir vesvese ulaştığında hemen (Allah'ı) hatırlayıp (gerçeği) görürler.[1]
|
Mehmet Okuyan
Takvâlı (duyarlı) olanlara şeytandan bir vesvese ulaştığında hemen (Allah'ı) hatırlayıp (gerçeği) görürler.[1] |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Ahmed Hulusi
(Şeytanların) kardeşleri ise onları duygusallığa, azgınlığa sürüklerler... Sonra da yakalarını hiç bırakmazlar!
|
Ahmed Hulusi
(Şeytanların) kardeşleri ise onları duygusallığa, azgınlığa sürüklerler... Sonra da yakalarını hiç bırakmazlar! |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Ali Bulaç
(Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.
|
Ali Bulaç
(Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.
|
Bayraktar Bayraklı
Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Diyanet İşleri
Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.
|
Diyanet İşleri
Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Şeytanların ihvanı ise onlar bunları dalale sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Şeytanların ihvanı ise onlar bunları dalale sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Gültekin Onan
(Şeytanın) Kardeşleri ise onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.
|
Gültekin Onan
(Şeytanın) Kardeşleri ise onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Şeytanların) kardeşleri (olan kafirleri) ise bunlar sapıklığa sürerler, sonra da (bir daha yakalarını) bırakmazlar.
|
Hasan Basri Çantay
(Şeytanların) kardeşleri (olan kafirleri) ise bunlar sapıklığa sürerler, sonra da (bir daha yakalarını) bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
İbni Kesir
Kardeşleri ise onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da bırakmazlar.
|
İbni Kesir
Kardeşleri ise onları azgınlığa sürüklerler. Sonra da bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Muhammed Esed
kendi (inançsız) kardeşleri onları sapıklığa sürüklemek isteseler bile. Sonra (doğru olan neyse, onu yapmaktan) geri kalmazlar.
|
Muhammed Esed
kendi (inançsız) kardeşleri onları sapıklığa sürüklemek isteseler bile. Sonra (doğru olan neyse, onu yapmaktan) geri kalmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Şaban Piriş
Şeytanların kardeşleri onları azgınlığa sürüklemekten geri durmazlar.
|
Şaban Piriş
Şeytanların kardeşleri onları azgınlığa sürüklemekten geri durmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Suat Yıldırım
Şeytanların dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
|
Suat Yıldırım
Şeytanların dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Süleyman Ateş
Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.
|
Süleyman Ateş
Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Yoldaşları ise onları sürekli azgınlığa iterler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Yoldaşları ise onları sürekli azgınlığa iterler, sonra da yakalarını bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Kendi (fıtratlarına yabancılaşmış) kardeşleri onları azgın sulara sürüklemek isteseler dahi, sonuna (dek) mücadeleden el çekmezler.
|
Mustafa İslamoğlu
Kendi (fıtratlarına yabancılaşmış) kardeşleri onları azgın sulara sürüklemek isteseler dahi, sonuna (dek) mücadeleden el çekmezler. |
|
|
|
Rashad Khalifa
Their brethren ceaselessly entice them to go astray. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
The Monotheist Group
And their brethren attempt to drive them towards error, they do not cease.
|
The Monotheist Group
And their brethren attempt to drive them towards error, they do not cease. |
|
|
|
Edip-Layth
But their brethren plunge them into error; they do not cease. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Ali Rıza Safa
Kardeşleri ise onları sapkınlığa sürükler. Sonra, peşlerini bırakmazlar.
|
Ali Rıza Safa
Kardeşleri ise onları sapkınlığa sürükler. Sonra, peşlerini bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Süleymaniye Vakfı
(Şeytanların) Kardeşleri ise bunları azgınlığa sürüklerler. Sonra ellerinden geleni artlarına koymazlar.
|
Süleymaniye Vakfı
(Şeytanların) Kardeşleri ise bunları azgınlığa sürüklerler. Sonra ellerinden geleni artlarına koymazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Edip Yüksel
(Sapkınlar) kardeşlerini ise azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.
|
Edip Yüksel
(Sapkınlar) kardeşlerini ise azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Erhan Aktaş
Şeytanlar, kendilerine kardeş olanları azgınlığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.
|
Erhan Aktaş
Şeytanlar, kendilerine kardeş olanları azgınlığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar. |
|
|
Araf 202. Ayet
202. Ayet
Mehmet Okuyan
(Şeytanların) kardeşleri ise onları azgınlığa sürükler; peşlerini bırakmazlar.
|
Mehmet Okuyan
(Şeytanların) kardeşleri ise onları azgınlığa sürükler; peşlerini bırakmazlar. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Ahmed Hulusi
Onlara bir ayet iletmediğinde: "Onu (kendinden) uydursaydın ya!" dediler... De ki: "Ancak, Rabbimden bana vahyolunana tabi olurum... Bu (Kur'an) Rabbinizden basiretlerdir (idrak ettirir), hüdadır (hakikat rehberi) ve iman eden topluluk için rahmettir (kemalatlarını açığa çıkarır). "
|
Ahmed Hulusi
Onlara bir ayet iletmediğinde: "Onu (kendinden) uydursaydın ya!" dediler... De ki: "Ancak, Rabbimden bana vahyolunana tabi olurum... Bu (Kur'an) Rabbinizden basiretlerdir (idrak ettirir), hüdadır (hakikat rehberi) ve iman eden topluluk için rahmettir (kemalatlarını açığa çıkarır). " |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Ali Bulaç
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
|
Ali Bulaç
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir."
|
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."
|
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sen onlara bir ayet getirmediğin zaman derib toplasa idin a dediler, de ki: ben, ancak rabbımdan bana ne vahiy olunuyorsa ona ittiba' ederim bütün bu Kur'an rabbınızdan gelen basıretlerdir ve iyman edecek bir kavm için bir hidayet ve rahmettir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sen onlara bir ayet getirmediğin zaman derib toplasa idin a dediler, de ki: ben, ancak rabbımdan bana ne vahiy olunuyorsa ona ittiba' ederim bütün bu Kur'an rabbınızdan gelen basıretlerdir ve iyman edecek bir kavm için bir hidayet ve rahmettir |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Gültekin Onan
Kendilerine bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben yalnızca bana rabbimden vahyolunana uyarım. Bu rabbinizden olan bir basiretlerdir; inanacak bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
|
Gültekin Onan
Kendilerine bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben yalnızca bana rabbimden vahyolunana uyarım. Bu rabbinizden olan bir basiretlerdir; inanacak bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Hasan Basri Çantay
Onlara (istedikleri) bir ayet gelmediği vakit derler ki: "(Kendinden derib) onları toplasaydın ya!". De ki: "Rabbimden bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım. Bu (Kur'an ayetleri, kalblerinize) Rabbinizden (açılan) gözlerdir, iman edecek bir kavm için (mahz-ı) hidayet ve rahmetdir".
|
Hasan Basri Çantay
Onlara (istedikleri) bir ayet gelmediği vakit derler ki: "(Kendinden derib) onları toplasaydın ya!". De ki: "Rabbimden bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım. Bu (Kur'an ayetleri, kalblerinize) Rabbinizden (açılan) gözlerdir, iman edecek bir kavm için (mahz-ı) hidayet ve rahmetdir". |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
İbni Kesir
Onlara bir ayet getimediğin zaman, derler ki: Sen, bir tane yapsaydın ya? De ki: Ben, ancak Rabbımdan bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbımızdan gözleri açacak delillerdir. İman eden bir kavim için hidayet ve rahmettir.
|
İbni Kesir
Onlara bir ayet getimediğin zaman, derler ki: Sen, bir tane yapsaydın ya? De ki: Ben, ancak Rabbımdan bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbımızdan gözleri açacak delillerdir. İman eden bir kavim için hidayet ve rahmettir. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Muhammed Esed
Ve sen (ey Peygamber,) bir mucize getirmediğin zaman, bazıları: "Onu (Allahtan) elde etmeye çalışsan ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu (vahiy), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.
|
Muhammed Esed
Ve sen (ey Peygamber,) bir mucize getirmediğin zaman, bazıları: "Onu (Allahtan) elde etmeye çalışsan ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu (vahiy), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Şaban Piriş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki: -Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir.
|
Şaban Piriş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki: -Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Suat Yıldırım
Onlara keyfi olarak istedikleri bir ayet veya mucize getirmediğin zaman"Hiç değilse bir şeyler bulup buluştursaydın ya!" derler. De ki: "Ben, sadece Rabbimden ne vahyolunursa ona tabi olurum. Bütün bu Kur'an Rabbinizden gelen basiretlerdir, gönül gözlerini açan, gerçekleri gösteren nurlardır. İman edecek kimseler için hidayet ve rahmettir."
|
Suat Yıldırım
Onlara keyfi olarak istedikleri bir ayet veya mucize getirmediğin zaman"Hiç değilse bir şeyler bulup buluştursaydın ya!" derler. De ki: "Ben, sadece Rabbimden ne vahyolunursa ona tabi olurum. Bütün bu Kur'an Rabbinizden gelen basiretlerdir, gönül gözlerini açan, gerçekleri gösteren nurlardır. İman edecek kimseler için hidayet ve rahmettir." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Süleyman Ateş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"
|
Süleyman Ateş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!" |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ve sen onlara istedikleri ayeti getirmediğin zaman hemen derler ki: "Onu (Rabbinden) almak için çabalasaydın ya!" De ki: "Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır; inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır."
|
Mustafa İslamoğlu
Ve sen onlara istedikleri ayeti getirmediğin zaman hemen derler ki: "Onu (Rabbinden) almak için çabalasaydın ya!" De ki: "Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır; inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Rashad Khalifa
If you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask for it?" Say, "I simply follow what is revealed to me from my Lord." These are enlightenments from your Lord, and guidance, and mercy for people who believe.
|
Rashad Khalifa
If you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask for it?" Say, "I simply follow what is revealed to me from my Lord." These are enlightenments from your Lord, and guidance, and mercy for people who believe. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
The Monotheist Group
And because you do not bring them a sign, they say: "If only you had brought one." Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe."
|
The Monotheist Group
And because you do not bring them a sign, they say: "If only you had brought one." Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Edip-Layth
Since you do not bring them a sign, they say, "If only you had brought one." Say, "I only follow what is inspired to me from my Lord. These are enlightenments from your Lord, a guide and a mercy to a people who acknowledge."
|
Edip-Layth
Since you do not bring them a sign, they say, "If only you had brought one." Say, "I only follow what is inspired to me from my Lord. These are enlightenments from your Lord, a guide and a mercy to a people who acknowledge." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Ali Rıza Safa
Onlara bir mucize getirmediğinde; "Onu uydursana!" derler. De ki: "Ben, yalnızca, Efendimden bana bildirilene bağlı kalırım. İşte bu, Efendinizden aydınlanma kaynağıdır. İnanan bir toplum için de yol gösteren ve rahmettir!"
|
Ali Rıza Safa
Onlara bir mucize getirmediğinde; "Onu uydursana!" derler. De ki: "Ben, yalnızca, Efendimden bana bildirilene bağlı kalırım. İşte bu, Efendinizden aydınlanma kaynağıdır. İnanan bir toplum için de yol gösteren ve rahmettir!" |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleseydin ya?" derler. De ki "Ben Rabbim tarafından bana vahyedilene uyarım. Bunlar, Rabbinizden size gelen ayetlerlerdir. Bir de inanıp güvenen bir topluluk için yol gösterici ve bir ikramdır."
|
Süleymaniye Vakfı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleseydin ya?" derler. De ki "Ben Rabbim tarafından bana vahyedilene uyarım. Bunlar, Rabbinizden size gelen ayetlerlerdir. Bir de inanıp güvenen bir topluluk için yol gösterici ve bir ikramdır." |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Edip Yüksel
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu" derler. De ki: "Ben, ancak Efendimden bana vahiy edilene uyuyorum." Bunlar, Efendinizden aydınlatmalardır, gerçeği onaylayan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
|
Edip Yüksel
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu" derler. De ki: "Ben, ancak Efendimden bana vahiy edilene uyuyorum." Bunlar, Efendinizden aydınlatmalardır, gerçeği onaylayan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Erhan Aktaş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, inanan bir toplum için Rabb'inizden gelen bir basiret[1], bir hidayet ve bir rahmettir.
|
Erhan Aktaş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, inanan bir toplum için Rabb'inizden gelen bir basiret[1], bir hidayet ve bir rahmettir. |
|
|
Araf 203. Ayet
203. Ayet
Mehmet Okuyan
Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, "Onu da derleyip getirseydin ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için yol gösterme ve merhamettir."
|
Mehmet Okuyan
Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, "Onu da derleyip getirseydin ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için yol gösterme ve merhamettir." |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Ahmed Hulusi
Kur'an kıraat edildiğinde, Onu dinleyin ve susun ki size rahmet edilsin.
|
Ahmed Hulusi
Kur'an kıraat edildiğinde, Onu dinleyin ve susun ki size rahmet edilsin. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Ali Bulaç
Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.
|
Ali Bulaç
Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Kur'an okunduğu zaman susup onu dinleyiniz ki, size merhamet edilsin!
|
Bayraktar Bayraklı
Kur'an okunduğu zaman susup onu dinleyiniz ki, size merhamet edilsin! |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Diyanet İşleri
Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
|
Diyanet İşleri
Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an okunduğu zaman da hemen onu dinleyin ve susun gerek ki rahmete erdirilirsiniz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an okunduğu zaman da hemen onu dinleyin ve susun gerek ki rahmete erdirilirsiniz |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Gültekin Onan
Kuran okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.
|
Gültekin Onan
Kuran okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Hasan Basri Çantay
Kur'an okunduğu zaman derhal onu dinleyin, susun. Taki (Allahın rahmetiyle) esirgenmiş olasınız.
|
Hasan Basri Çantay
Kur'an okunduğu zaman derhal onu dinleyin, susun. Taki (Allahın rahmetiyle) esirgenmiş olasınız. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
İbni Kesir
Kur'an okunduğu zaman; ona derhal kulak verin ve susun ki, merhamet olunasınız.
|
İbni Kesir
Kur'an okunduğu zaman; ona derhal kulak verin ve susun ki, merhamet olunasınız. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, sesinizi kesip dinleyin onu, ki (Allahın) esirgemesiyle kuşatılasınız!"
|
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, sesinizi kesip dinleyin onu, ki (Allahın) esirgemesiyle kuşatılasınız!" |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Şaban Piriş
Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki merhamet edilesiniz.
|
Şaban Piriş
Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki merhamet edilesiniz. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Suat Yıldırım
Öyle ise, Kur'an okunduğunda hemen ona kulak verin, susup dinleyin ki merhamete nail olasınız.
|
Suat Yıldırım
Öyle ise, Kur'an okunduğunda hemen ona kulak verin, susup dinleyin ki merhamete nail olasınız. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Süleyman Ateş
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.
|
Süleyman Ateş
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Artık Kur'an okunurken onu can kulağıyla dinleyin ve sesinizi kesin ki rahmete nail olabilesiniz!
|
Mustafa İslamoğlu
Artık Kur'an okunurken onu can kulağıyla dinleyin ve sesinizi kesin ki rahmete nail olabilesiniz! |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Rashad Khalifa
When the Quran is recited, you shall listen to it and take heed, that you may attain mercy.
|
Rashad Khalifa
When the Quran is recited, you shall listen to it and take heed, that you may attain mercy. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
The Monotheist Group
And if the Qur'an is being read, then listen to it and pay attention, that you may receive mercy.
|
The Monotheist Group
And if the Qur'an is being read, then listen to it and pay attention, that you may receive mercy. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Edip-Layth
If the Quran is being recited, then listen to it and pay attention, so that you may receive mercy.
|
Edip-Layth
If the Quran is being recited, then listen to it and pay attention, so that you may receive mercy. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Ali Rıza Safa
Ve Kur'an okunduğunda, artık, Onu dinleyin ve susun; böylece, belki merhamet edilirsiniz.
|
Ali Rıza Safa
Ve Kur'an okunduğunda, artık, Onu dinleyin ve susun; böylece, belki merhamet edilirsiniz. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Kur'an okunduğu zaman dinleyin ve susun ki iyilik bulasınız.
|
Süleymaniye Vakfı
Kur'an okunduğu zaman dinleyin ve susun ki iyilik bulasınız. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Edip Yüksel
Kuran okunduğu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz.
|
Edip Yüksel
Kuran okunduğu zaman, onu dinleyip kulak verin ki merhamet edilesiniz. |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Erhan Aktaş
Kur'an okunduğu zaman hemen susup onu dinleyin[1] ki size rahmet edilsin.[2]
|
Erhan Aktaş
Kur'an okunduğu zaman hemen susup onu dinleyin[1] ki size rahmet edilsin.[2] |
|
|
Araf 204. Ayet
204. Ayet
Mehmet Okuyan
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size de merhamet edilsin!
|
Mehmet Okuyan
Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size de merhamet edilsin! |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Ahmed Hulusi
Rabbini nefsinde, haddini bilerek, hissederek ve gizlice, gösterişsiz, sesini yükseltmeden, sabah - akşam zikret, hatırla ve derinliğine düşün! Gafillerden olma!
|
Ahmed Hulusi
Rabbini nefsinde, haddini bilerek, hissederek ve gizlice, gösterişsiz, sesini yükseltmeden, sabah - akşam zikret, hatırla ve derinliğine düşün! Gafillerden olma! |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Ali Bulaç
Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.
|
Ali Bulaç
Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Sen ey Peygamber,alçak gönüllülükle, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden,sabahakşam kendi içinde Rabbini an ve sakın gafillerden biri olma!
|
Bayraktar Bayraklı
Sen ey Peygamber,alçak gönüllülükle, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden,sabahakşam kendi içinde Rabbini an ve sakın gafillerden biri olma! |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Diyanet İşleri
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
|
Diyanet İşleri
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma. |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de sabahleyin ve akşamları içinden tazarru' ile gizlice ve cehrin madunu sesle rabbını zikret de gafillerden olma
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de sabahleyin ve akşamları içinden tazarru' ile gizlice ve cehrin madunu sesle rabbını zikret de gafillerden olma |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Gültekin Onan
rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.
|
Gültekin Onan
rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Hasan Basri Çantay
Rabbini, içinden, yalvararak, ve korkarak, (fakat) yüksek olmayan bir sesle sabah ve akşam an. Gaafillerden olma.
|
Hasan Basri Çantay
Rabbini, içinden, yalvararak, ve korkarak, (fakat) yüksek olmayan bir sesle sabah ve akşam an. Gaafillerden olma. |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
İbni Kesir
Rabbına; içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret. Ve gafillerden olma.
|
İbni Kesir
Rabbına; içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret. Ve gafillerden olma. |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Muhammed Esed
Ve sen, (ey Peygamber), gönül alçaltarak, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma.
|
Muhammed Esed
Ve sen, (ey Peygamber), gönül alçaltarak, korku ve duyarlık içinde, sesini yükseltmeden sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma. |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Şaban Piriş
Rabbini içinden yalvararak ve sesini yükseltmeden, korkarak sabah akşam zikret, gafillerden olma!
|
Şaban Piriş
Rabbini içinden yalvararak ve sesini yükseltmeden, korkarak sabah akşam zikret, gafillerden olma! |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Suat Yıldırım
Sabah ve akşam Rabbini, içinden yalvararak, ürpererek ve yüksek olmayan, kendin işitebileceğin bir sesle zikret, gafillerden olma!
|
Suat Yıldırım
Sabah ve akşam Rabbini, içinden yalvararak, ürpererek ve yüksek olmayan, kendin işitebileceğin bir sesle zikret, gafillerden olma! |
|
|
Araf 205. Ayet
205. Ayet
Süleyman Ateş
Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma!
|
Süleyman Ateş
Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma! |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.