Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 182. Ayet 182. Ayet Süleymaniye Vakfı Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları, beklemedikleri yerden adım adım kötü sona yaklaştırırız.
Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları, beklemedikleri yerden adım adım kötü sona yaklaştırırız.

Araf 182. Ayet 182. Ayet Edip Yüksel Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar farkına varmadan onları yavaş yavaş sonlarına yaklaştıracağız.
Edip Yüksel

Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar farkına varmadan onları yavaş yavaş sonlarına yaklaştıracağız.

Araf 182. Ayet 182. Ayet Erhan Aktaş Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir şekilde adım adım yok olmaya yaklaştırırız.
Erhan Aktaş

Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir şekilde adım adım yok olmaya yaklaştırırız.

Araf 182. Ayet 182. Ayet Mehmet Okuyan Ayetlerimizi yalanlayanları, bilemeyecekleri şekilde yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.
Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi yalanlayanları, bilemeyecekleri şekilde yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Ahmed Hulusi İstediklerini yapmaları için süre de tanırım onlara... Muhakkak ki benim ince düzenim metindir (pek sağlamdır).
Ahmed Hulusi

İstediklerini yapmaları için süre de tanırım onlara... Muhakkak ki benim ince düzenim metindir (pek sağlamdır).

Araf 183. Ayet 183. Ayet Ali Bulaç Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Ali Bulaç

Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Bayraktar Bayraklı Onlara mühlet veriyorum; cezalandırmam çok çetindir.
Bayraktar Bayraklı

Onlara mühlet veriyorum; cezalandırmam çok çetindir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Diyanet İşleri Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Diyanet İşleri

Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü keydim pek metindir
Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü keydim pek metindir

Araf 183. Ayet 183. Ayet Gültekin Onan Onlara (belli) bir süre tanıyorum. Hiç kuşkusuz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Gültekin Onan

Onlara (belli) bir süre tanıyorum. Hiç kuşkusuz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Hasan Basri Çantay Ben onlara mühlet veririm. (Onların iplerini uzatıveririm!) Benim lütuf yüzünden kahrım (tahammül edilemeyecek kadar) çetindir.
Hasan Basri Çantay

Ben onlara mühlet veririm. (Onların iplerini uzatıveririm!) Benim lütuf yüzünden kahrım (tahammül edilemeyecek kadar) çetindir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet İbni Kesir Ben, onlara mühlet veririm. Muhakkak ki Benim düzenim çetindir.
İbni Kesir

Ben, onlara mühlet veririm. Muhakkak ki Benim düzenim çetindir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Muhammed Esed çünkü onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, bilin ki Benim ince tertibim çok sağlamdır!
Muhammed Esed

çünkü onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, bilin ki Benim ince tertibim çok sağlamdır!

Araf 183. Ayet 183. Ayet Şaban Piriş Onlara süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.
Şaban Piriş

Onlara süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Suat Yıldırım Ben onlara mühlet veririm; fakat vakti gelince Benim cezalandırmam pek kesin ve şiddetlidir.
Suat Yıldırım

Ben onlara mühlet veririm; fakat vakti gelince Benim cezalandırmam pek kesin ve şiddetlidir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Süleyman Ateş Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim tuzağım sağlamdır.
Süleyman Ateş

Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim tuzağım sağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.
Yaşar Nuri Öztürk

Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Mustafa İslamoğlu Onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, unutmayın ki onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim çok sağlamdır.
Mustafa İslamoğlu

Onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, unutmayın ki onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim çok sağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Rashad Khalifa I will even encourage them; My scheming is formidable.
Rashad Khalifa

I will even encourage them; My scheming is formidable.

Araf 183. Ayet 183. Ayet The Monotheist Group And I will encourage them, for My planning is formidable.
The Monotheist Group

And I will encourage them, for My planning is formidable.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Edip-Layth I will respite them, for My scheming is formidable.
Edip-Layth

I will respite them, for My scheming is formidable.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Ali Rıza Safa Onlara süre veriyorum. Kuşkusuz, Benim tasarılarım çok sağlamdır.
Ali Rıza Safa

Onlara süre veriyorum. Kuşkusuz, Benim tasarılarım çok sağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Süleymaniye Vakfı Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.
Süleymaniye Vakfı

Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Edip Yüksel Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.
Edip Yüksel

Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Erhan Aktaş Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Erhan Aktaş

Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.

Araf 183. Ayet 183. Ayet Mehmet Okuyan Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır.[1]
Mehmet Okuyan

Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır.[1]

Dip Notlar
Araf 184. Ayet 184. Ayet Ahmed Hulusi Düşünmediler mi ki, sahiplerinde hiçbir cinnet (akılsızlık) yoktur! O sadece apaçık bir uyarandır.
Ahmed Hulusi

Düşünmediler mi ki, sahiplerinde hiçbir cinnet (akılsızlık) yoktur! O sadece apaçık bir uyarandır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Ali Bulaç Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.
Ali Bulaç

Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Bayraktar Bayraklı Kendilerinden biri olan peygamberde delilik olmadığını düşünmediler mi? O, apaçık bir uyarıcıdır.
Bayraktar Bayraklı

Kendilerinden biri olan peygamberde delilik olmadığını düşünmediler mi? O, apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Diyanet İşleri Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Diyanet İşleri

Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Bunlar bir düşünmedilerde mi ki kendilerine söz söyliyen zatta, Cinnetten bir eser yoktur, o ancak ilerideki tehlükeyi açık bir surette haber veren bir nezirdir
Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar bir düşünmedilerde mi ki kendilerine söz söyliyen zatta, Cinnetten bir eser yoktur, o ancak ilerideki tehlükeyi açık bir surette haber veren bir nezirdir

Araf 184. Ayet 184. Ayet Gültekin Onan Arkadaşlarında delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? (yetefekkeru) O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.
Gültekin Onan

Arkadaşlarında delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? (yetefekkeru) O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Hasan Basri Çantay Onlar düşünmediler mi ki kendilerinin saahibinde delilik den hiç bir (eser) yokdur. O, ilerideki tehlikeyi apaçık haber verenden başka (bir zat) değildir.
Hasan Basri Çantay

Onlar düşünmediler mi ki kendilerinin saahibinde delilik den hiç bir (eser) yokdur. O, ilerideki tehlikeyi apaçık haber verenden başka (bir zat) değildir.

Araf 184. Ayet 184. Ayet İbni Kesir Düşünmüyorlar mı ki; arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
İbni Kesir

Düşünmüyorlar mı ki; arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Muhammed Esed Peki (çocukluğundan beri tanıdıkları) (bu) arkadaşlarında cinnetten eser olmadığı hiç mi akıllarına gelmiyor. Oysa, o sadece açıktan açığa uyaran biri.
Muhammed Esed

Peki (çocukluğundan beri tanıdıkları) (bu) arkadaşlarında cinnetten eser olmadığı hiç mi akıllarına gelmiyor. Oysa, o sadece açıktan açığa uyaran biri.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Şaban Piriş Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır. Hiç düşünmüyorlar mı?
Şaban Piriş

Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır. Hiç düşünmüyorlar mı?

Araf 184. Ayet 184. Ayet Suat Yıldırım Bunlar hiç düşünmediler mi ki kendilerine tebliğde bulunan arkadaşları Muhammed'de delilikten hiçbir eser yoktur. O sadece ilerideki tehlikelerden kurtarmak için görevli bir uyarıcıdır.
Suat Yıldırım

Bunlar hiç düşünmediler mi ki kendilerine tebliğde bulunan arkadaşları Muhammed'de delilikten hiçbir eser yoktur. O sadece ilerideki tehlikelerden kurtarmak için görevli bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Süleyman Ateş Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?
Süleyman Ateş

Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?

Araf 184. Ayet 184. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.
Yaşar Nuri Öztürk

Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Mustafa İslamoğlu İmdi, onlar (yıllar yılı tanıdıkları) hemşehrilerinde delilikten eser olmadığını düşünmezler mi? O yalnızca açıktan açığa uyaran biridir.
Mustafa İslamoğlu

İmdi, onlar (yıllar yılı tanıdıkları) hemşehrilerinde delilikten eser olmadığını düşünmezler mi? O yalnızca açıktan açığa uyaran biridir.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Rashad Khalifa Why do they not reflect upon their friend (the messenger)? He is not crazy. He is simply a profound warner.
Rashad Khalifa

Why do they not reflect upon their friend (the messenger)? He is not crazy. He is simply a profound warner.

Araf 184. Ayet 184. Ayet The Monotheist Group Do they not reflect? Their companion has no madness; but he is a clear warner.
The Monotheist Group

Do they not reflect? Their companion has no madness; but he is a clear warner.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Edip-Layth Do they not reflect that their companion is not crazy; but he is a clear warner.
Edip-Layth

Do they not reflect that their companion is not crazy; but he is a clear warner.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Ali Rıza Safa Arkadaşlarının delirmiş olmadığını düşünmüyorlar mı? O, yalnızca apaçık bir uyarıcıdır.
Ali Rıza Safa

Arkadaşlarının delirmiş olmadığını düşünmüyorlar mı? O, yalnızca apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Süleymaniye Vakfı Hiç düşünmezler mi ki onları doğruya çağıran arkadaşlarında delilik yoktur. O, doğruları açıklayan bir uyarıcıdır, o kadar.
Süleymaniye Vakfı

Hiç düşünmezler mi ki onları doğruya çağıran arkadaşlarında delilik yoktur. O, doğruları açıklayan bir uyarıcıdır, o kadar.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Edip Yüksel Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Edip Yüksel

Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Erhan Aktaş Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Erhan Aktaş

Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 184. Ayet 184. Ayet Mehmet Okuyan Arkadaşlarında hiçbir cinlenmişlik olmadığını hiç mi düşünmediler? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Mehmet Okuyan

Arkadaşlarında hiçbir cinlenmişlik olmadığını hiç mi düşünmediler? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Araf 185. Ayet 185. Ayet Ahmed Hulusi Semalar ve arzın melekutuna (kuvvelerine), Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? Artık bunlardan (ders almıyorlarsa) hangi söze iman ederler?
Ahmed Hulusi

Semalar ve arzın melekutuna (kuvvelerine), Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? Artık bunlardan (ders almıyorlarsa) hangi söze iman ederler?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Ali Bulaç Onlar, göklerin ve yerin 'bağımlı olduğu egemenliğe ve sünnete' (melekut) Allah'ın yarattığı şeylere ve ihtimal (verip) ecellerinin pek yaklaştığına bakmıyorlar mı? Bundan sonra onlar artık hangi söze inanacaklar?
Ali Bulaç

Onlar, göklerin ve yerin 'bağımlı olduğu egemenliğe ve sünnete' (melekut) Allah'ın yarattığı şeylere ve ihtimal (verip) ecellerinin pek yaklaştığına bakmıyorlar mı? Bundan sonra onlar artık hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Bayraktar Bayraklı Göklerin ve yerin hükümranlığı konusunda, Allah'ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? O halde Kur'an'dan sonra hangi söze inanacaklar?
Bayraktar Bayraklı

Göklerin ve yerin hükümranlığı konusunda, Allah'ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? O halde Kur'an'dan sonra hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Diyanet İşleri Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
Diyanet İşleri

Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Bunlar Göklerin ve Yerin ve Allahın yarattığı her hangi bir şey'in bütün tedbir-ü melekutü (bütün şüunatiyle zapt-u tasarrufunu tedbir ve idare eden kudret ve saltanatın azameti) hakkında bir nazar yürütmedilerde mi? Ve şu ecellerinin cidden yaklaşmış olması ıhtimalini bir düşünmedilerde mi? O halde buna iyman etmedikten sonra hangi söze inanırlar
Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar Göklerin ve Yerin ve Allahın yarattığı her hangi bir şey'in bütün tedbir-ü melekutü (bütün şüunatiyle zapt-u tasarrufunu tedbir ve idare eden kudret ve saltanatın azameti) hakkında bir nazar yürütmedilerde mi? Ve şu ecellerinin cidden yaklaşmış olması ıhtimalini bir düşünmedilerde mi? O halde buna iyman etmedikten sonra hangi söze inanırlar

Araf 185. Ayet 185. Ayet Gültekin Onan Onlar göklerin ve yerin melekutuna, Tanrı'nın yarattığı şeylere ve ihtimal (verip) ecellerinin pek yaklaştığına bakmıyorlar mı? Bundan sonra onlar artık hangi söze inanacaklar?
Gültekin Onan

Onlar göklerin ve yerin melekutuna, Tanrı'nın yarattığı şeylere ve ihtimal (verip) ecellerinin pek yaklaştığına bakmıyorlar mı? Bundan sonra onlar artık hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Hasan Basri Çantay Onlar (Allahın) göklerde ve yerdeki o muazzam mülk-ü saltanat (ın) a, Allahın yaratdığı her hangi bir şey'e, belki ecellerinin yaklaşmış olduğuna da hiç bakmadılar mı? Artık bundan sonra hangi bir söze inanacaklar ki?
Hasan Basri Çantay

Onlar (Allahın) göklerde ve yerdeki o muazzam mülk-ü saltanat (ın) a, Allahın yaratdığı her hangi bir şey'e, belki ecellerinin yaklaşmış olduğuna da hiç bakmadılar mı? Artık bundan sonra hangi bir söze inanacaklar ki?

Araf 185. Ayet 185. Ayet İbni Kesir Onlar; göklerin melekutuna, Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
İbni Kesir

Onlar; göklerin melekutuna, Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Muhammed Esed Peki, (Allahın) göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini, yarattığı bütün o nesneleri hiç gözönüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan sonra, başka hangi habere inanacaklar?
Muhammed Esed

Peki, (Allahın) göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini, yarattığı bütün o nesneleri hiç gözönüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan sonra, başka hangi habere inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Şaban Piriş -Göklerin ve yerin yönetimine ve Allah'ın yarattığı şeylere bakmıyor musunuz? Ecellerinizin yaklaşmış olması muhtemeldir. Bundan sonra hangi söze inanacaksınız?!
Şaban Piriş

-Göklerin ve yerin yönetimine ve Allah'ın yarattığı şeylere bakmıyor musunuz? Ecellerinizin yaklaşmış olması muhtemeldir. Bundan sonra hangi söze inanacaksınız?!

Araf 185. Ayet 185. Ayet Suat Yıldırım Hiç düşünmezler mi göklerin ve yerin hükümranlığını, o muazzam saltanatı? Düşünmezler mi Allah'ın yarattığı herhangi bir mahluktaki ilahi düzenlemeyi?Onu da düşünmezlerse bari ecellerinin yaklaşmış olabileceği ihtimalini?O halde buna iman etmedikten sonra, daha hangi söze inanırlar?
Suat Yıldırım

Hiç düşünmezler mi göklerin ve yerin hükümranlığını, o muazzam saltanatı? Düşünmezler mi Allah'ın yarattığı herhangi bir mahluktaki ilahi düzenlemeyi?Onu da düşünmezlerse bari ecellerinin yaklaşmış olabileceği ihtimalini?O halde buna iman etmedikten sonra, daha hangi söze inanırlar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Süleyman Ateş Göklerin, yerin melekutuna ve Allah'ın yarattığı şeylere ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bak(ıp ibret al)madılar mı? Peki bun(a inanmadık)dan sonra hangi söze inanacaklar?
Süleyman Ateş

Göklerin, yerin melekutuna ve Allah'ın yarattığı şeylere ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bak(ıp ibret al)madılar mı? Peki bun(a inanmadık)dan sonra hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Göklerin ve yerin melekutuna, Allah'ın yarattığı herhangi birşeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk

Göklerin ve yerin melekutuna, Allah'ın yarattığı herhangi birşeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Mustafa İslamoğlu Hem bakmazlar mı göklerin ve yerin mutlak otoritesine, Allah'ın yarattığı her bir şeyin niteliğine? (Düşünmezler mi) ecellerinin yaklaşmış olma ihtimalini? Bu (vahiy) de değilse, artık hangi habere inanacaklar?!
Mustafa İslamoğlu

Hem bakmazlar mı göklerin ve yerin mutlak otoritesine, Allah'ın yarattığı her bir şeyin niteliğine? (Düşünmezler mi) ecellerinin yaklaşmış olma ihtimalini? Bu (vahiy) de değilse, artık hangi habere inanacaklar?!

Araf 185. Ayet 185. Ayet Rashad Khalifa Have they not looked at the dominion of the heavens and the earth, and all the things GOD has created? Does it ever occur to them that the end of their life may be near? Which Hadith, beside this, do they believe in?
Rashad Khalifa

Have they not looked at the dominion of the heavens and the earth, and all the things GOD has created? Does it ever occur to them that the end of their life may be near? Which Hadith, beside this, do they believe in?

Araf 185. Ayet 185. Ayet The Monotheist Group Have they not looked at the dominion of the heavens and the earth, and all that God has created? Perhaps their time is drawing near; so in which narrative after this one will they believe?
The Monotheist Group

Have they not looked at the dominion of the heavens and the earth, and all that God has created? Perhaps their time is drawing near; so in which narrative after this one will they believe?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Edip-Layth Do they not look at the dominion of heavens and earth, and all that God has created, and perhaps their time is drawing near? Which hadith after this one will they acknowledge?
Edip-Layth

Do they not look at the dominion of heavens and earth, and all that God has created, and perhaps their time is drawing near? Which hadith after this one will they acknowledge?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Ali Rıza Safa Göklerin ve yeryüzünün değişmez egemenliğini, Allah'ın yarattıklarını ve yaşamlarının sonunun yaklaşmış olabileceğini düşünmüyorlar mı? Bundan sonra, artık, hangi söze -hadise- inanacaklar?
Ali Rıza Safa

Göklerin ve yeryüzünün değişmez egemenliğini, Allah'ın yarattıklarını ve yaşamlarının sonunun yaklaşmış olabileceğini düşünmüyorlar mı? Bundan sonra, artık, hangi söze -hadise- inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Süleymaniye Vakfı Göklerin ve yerin hakimiyeti konusuna ve Allah'ın yarattığı her bir şeye bakmazlar mı? Belki de sonları yaklaşmıştır. Öyleyse Allah'ın sözü dışında hangi söze inanacaklar?
Süleymaniye Vakfı

Göklerin ve yerin hakimiyeti konusuna ve Allah'ın yarattığı her bir şeye bakmazlar mı? Belki de sonları yaklaşmıştır. Öyleyse Allah'ın sözü dışında hangi söze inanacaklar?

Araf 185. Ayet 185. Ayet Edip Yüksel Göklerin ve yerin egemenliğine ve ALLAH'ın yarattığı şeylere bakmazlar mı? Son anlarının yaklaşmış olabileceğini hiç düşünmezler mi? Bundan sonra artık hangi hadisi (sözü) onaylarlar?[1]
Edip Yüksel

Göklerin ve yerin egemenliğine ve ALLAH'ın yarattığı şeylere bakmazlar mı? Son anlarının yaklaşmış olabileceğini hiç düşünmezler mi? Bundan sonra artık hangi hadisi (sözü) onaylarlar?[1]

Dip Notlar
Araf 185. Ayet 185. Ayet Erhan Aktaş Göklerin ve yerin melekutuna[1], Allah'ın yaratmış olduğu şeylere, sürelerinin yaklaşmış olabileceği ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi hadise[2] inanacaklar?
Erhan Aktaş

Göklerin ve yerin melekutuna[1], Allah'ın yaratmış olduğu şeylere, sürelerinin yaklaşmış olabileceği ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi hadise[2] inanacaklar?

Dip Notlar
Araf 185. Ayet 185. Ayet Mehmet Okuyan Göklerin ve yerin egemenliği, Allah'ın yarattığı her bir şey ve ecellerinin yaklaşmış olabileceği hakkında hiç mi düşünmediler? Ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanıyorlar![1]
Mehmet Okuyan

Göklerin ve yerin egemenliği, Allah'ın yarattığı her bir şey ve ecellerinin yaklaşmış olabileceği hakkında hiç mi düşünmediler? Ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanıyorlar![1]

Dip Notlar
Araf 186. Ayet 186. Ayet Ahmed Hulusi Allah kimi saptırırsa, artık ona hidayet edecek yoktur... Onları kendi taşkınlıkları içinde kör ve şaşkın, bocalar halde bırakır.
Ahmed Hulusi

Allah kimi saptırırsa, artık ona hidayet edecek yoktur... Onları kendi taşkınlıkları içinde kör ve şaşkın, bocalar halde bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Ali Bulaç Allah'ın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.
Ali Bulaç

Allah'ın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah'ın saptırdığını doğru yola götürecek kimse yoktur.Allah onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.
Bayraktar Bayraklı

Allah'ın saptırdığını doğru yola götürecek kimse yoktur.Allah onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Diyanet İşleri Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Diyanet İşleri

Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur, o onları bırakır, tuğyanları içinde kör körüne yuvarlanır giderler
Elmalılı Hamdi Yazır

Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur, o onları bırakır, tuğyanları içinde kör körüne yuvarlanır giderler

Araf 186. Ayet 186. Ayet Gültekin Onan Tanrı'nın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.
Gültekin Onan

Tanrı'nın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Hasan Basri Çantay Allah kimi sapdırırsa artık onu yola getirecek yokdur. O, bunları taşkınlığı içinde, ve serseri bir halde, bırakıverir.
Hasan Basri Çantay

Allah kimi sapdırırsa artık onu yola getirecek yokdur. O, bunları taşkınlığı içinde, ve serseri bir halde, bırakıverir.

Araf 186. Ayet 186. Ayet İbni Kesir Kimi, Allah saptırırsa; onu doğru yola götürecek yoktur. O, bunları taşkınlıkları içinde serseri bir halde bırakır.
İbni Kesir

Kimi, Allah saptırırsa; onu doğru yola götürecek yoktur. O, bunları taşkınlıkları içinde serseri bir halde bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Muhammed Esed Allahın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah, onları körcesine sağa sola sendeleyip dururken o kurumlu azgınlıkları içinde bırakacaktır.
Muhammed Esed

Allahın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah, onları körcesine sağa sola sendeleyip dururken o kurumlu azgınlıkları içinde bırakacaktır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Şaban Piriş Allah kimi sapıklıkta bırakırsa onun bir rehberi yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.
Şaban Piriş

Allah kimi sapıklıkta bırakırsa onun bir rehberi yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Suat Yıldırım Allah kimi şaşırtırsa onu doğru yola getirecek yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler.
Suat Yıldırım

Allah kimi şaşırtırsa onu doğru yola getirecek yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Süleyman Ateş Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
Süleyman Ateş

Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurgunlukları içinde bocalayıp dursunlar.
Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurgunlukları içinde bocalayıp dursunlar.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Mustafa İslamoğlu Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.
Mustafa İslamoğlu

Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Rashad Khalifa Whomever GOD commits to straying, there is no way for anyone to guide him. He leaves them in their sins, blundering.
Rashad Khalifa

Whomever GOD commits to straying, there is no way for anyone to guide him. He leaves them in their sins, blundering.

Araf 186. Ayet 186. Ayet The Monotheist Group Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blindly wandering in their transgression.
The Monotheist Group

Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blindly wandering in their transgression.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Edip-Layth Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blundering in their transgression.
Edip-Layth

Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blundering in their transgression.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Ali Rıza Safa Allah, kimi saptırırsa, artık, ona yol gösteren yoktur. Çünkü Allah, azgınlıkları içinde onları şaşkın bırakır.
Ali Rıza Safa

Allah, kimi saptırırsa, artık, ona yol gösteren yoktur. Çünkü Allah, azgınlıkları içinde onları şaşkın bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Süleymaniye Vakfı Allah'ın sapık saydığını, kimse doğru yolda göremez. O, onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakır.
Süleymaniye Vakfı

Allah'ın sapık saydığını, kimse doğru yolda göremez. O, onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Edip Yüksel ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.
Edip Yüksel

ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.

Araf 186. Ayet 186. Ayet Erhan Aktaş Allah, kimi saptırırsa[1] ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
Erhan Aktaş

Allah, kimi saptırırsa[1] ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.

Dip Notlar
Araf 186. Ayet 186. Ayet Mehmet Okuyan Allah'ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez.[1] (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır.[2]
Mehmet Okuyan

Allah'ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez.[1] (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır.[2]

Dip Notlar
Araf 187. Ayet 187. Ayet Ahmed Hulusi Sana, "Ne zaman gelip çatacak o saat?" diye soruyorlar... De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin indindedir... Onu, sırası geldiğinde açığa çıkaracak yalnız 'HU'dur! (o tecellide zaman - mekan, eşya - kişi söz konusu olmaz)... Semalara ve arza ağır gelmiştir... Size ancak ansızın gelir. " Sanki sen onu (deneyimleyerek) bilensin gibi sana soruyorlar... De ki: "Onun ilmi, Allah indindedir... Fakat insanların çoğunluğu bilmiyorlar. "
Ahmed Hulusi

Sana, "Ne zaman gelip çatacak o saat?" diye soruyorlar... De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin indindedir... Onu, sırası geldiğinde açığa çıkaracak yalnız 'HU'dur! (o tecellide zaman - mekan, eşya - kişi söz konusu olmaz)... Semalara ve arza ağır gelmiştir... Size ancak ansızın gelir. " Sanki sen onu (deneyimleyerek) bilensin gibi sana soruyorlar... De ki: "Onun ilmi, Allah indindedir... Fakat insanların çoğunluğu bilmiyorlar. "

Araf 187. Ayet 187. Ayet Ali Bulaç Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler."
Ali Bulaç

Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler."

Araf 187. Ayet 187. Ayet Bayraktar Bayraklı Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu zamanında açığa ancak O çıkarır. Kıyametin bilgisi göklere ve yere ağır gelir; kıyamet ansızın size gelecektir. Sanki, sen onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar." De ki: "Onun ilmi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar."
Bayraktar Bayraklı

Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu zamanında açığa ancak O çıkarır. Kıyametin bilgisi göklere ve yere ağır gelir; kıyamet ansızın size gelecektir. Sanki, sen onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar." De ki: "Onun ilmi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar."

Araf 187. Ayet 187. Ayet Diyanet İşleri Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."
Diyanet İşleri

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

Araf 187. Ayet 187. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ne zaman demir atacak? Diye sana saatten soruyorlar, de ki: onun ılmi; yalnız rabbımın nezdindedir, onu, vaktı vaktına tecelli ettirecek ancak odur, o, öyle ağır bir mes'ele ki bütün Semavat-ü Arzda tahammül edecek yok, o size ancak bağteten gelecek, sanki sen ondan tefahhusle haberdar imişsin gibi soruyorlar, de ki: onun ılmi, ancak Allahın nezdindedir velakin insanların ekserisi bilmezler
Elmalılı Hamdi Yazır

Ne zaman demir atacak? Diye sana saatten soruyorlar, de ki: onun ılmi; yalnız rabbımın nezdindedir, onu, vaktı vaktına tecelli ettirecek ancak odur, o, öyle ağır bir mes'ele ki bütün Semavat-ü Arzda tahammül edecek yok, o size ancak bağteten gelecek, sanki sen ondan tefahhusle haberdar imişsin gibi soruyorlar, de ki: onun ılmi, ancak Allahın nezdindedir velakin insanların ekserisi bilmezler

Araf 187. Ayet 187. Ayet Gültekin Onan Sana o saatin (dünyanın sonunun) ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca rabbimin yanındadır / katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Tanrı'nın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmez."
Gültekin Onan

Sana o saatin (dünyanın sonunun) ne zaman geleceğini soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca rabbimin yanındadır / katındadır. Onun süresini O'ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O size apansız bir gelişten başkası değildir." Sanki sen ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi yalnızca Tanrı'nın katındadır. Fakat insanların çoğu bilmez."

Araf 187. Ayet 187. Ayet Hasan Basri Çantay Kıyaametin sübut (ve vukuu) nun ne zaman olduğunu sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin nezdindedir. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Göklere de, yere de ağır basmışdır o. O, size (başka suretle değil) ancak ansızın gelir. Tam ma'nasiyle biliyormuşsun gibi sana (tekrar) onu sorarlar (Yine) de ki: "Onun ilmi ancak Allah karındadır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler".
Hasan Basri Çantay

Kıyaametin sübut (ve vukuu) nun ne zaman olduğunu sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Rabbimin nezdindedir. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Göklere de, yere de ağır basmışdır o. O, size (başka suretle değil) ancak ansızın gelir. Tam ma'nasiyle biliyormuşsun gibi sana (tekrar) onu sorarlar (Yine) de ki: "Onun ilmi ancak Allah karındadır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler".

Araf 187. Ayet 187. Ayet İbni Kesir Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi, ancak Rabbımın katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Onun ağırlığını gökler de, yer de kaldıramaz. O, size ansızın gelir. Sen, onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler.
İbni Kesir

Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi, ancak Rabbımın katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz. Onun ağırlığını gökler de, yer de kaldıramaz. O, size ansızın gelir. Sen, onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image