Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Araf 173. Ayet
173. Ayet
Edip-Layth
Nor can you say, "It was our fathers who set up partners before and we were simply a progeny who came after them. Would You destroy us for what the innovators did?"
|
Edip-Layth
Nor can you say, "It was our fathers who set up partners before and we were simply a progeny who came after them. Would You destroy us for what the innovators did?" |
|
|
Araf 173. Ayet
173. Ayet
Ali Rıza Safa
Veya "Aslında, bizden önce atalarımız ortaklar koşmuşlardı. Biz, onlardan sonra gelen bir kuşağız. Gerçeğe aykırı yolu izleyenlerin yaptıkları yüzünden, bizi mi yıkıma uğratacaksın?" diyemezsiniz.
|
Ali Rıza Safa
Veya "Aslında, bizden önce atalarımız ortaklar koşmuşlardı. Biz, onlardan sonra gelen bir kuşağız. Gerçeğe aykırı yolu izleyenlerin yaptıkları yüzünden, bizi mi yıkıma uğratacaksın?" diyemezsiniz. |
|
|
Araf 173. Ayet
173. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Şunu da diyemezsiniz: "Önceden ortaklar uyduran atalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesildik. O boş işlere dalanların yaptıklarından ötürü bizi yok mu edeceksin?"
|
Süleymaniye Vakfı
Şunu da diyemezsiniz: "Önceden ortaklar uyduran atalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesildik. O boş işlere dalanların yaptıklarından ötürü bizi yok mu edeceksin?" |
|
|
Araf 173. Ayet
173. Ayet
Edip Yüksel
Yahut, "Atalarımız önceden ortak koştu ve biz de onlardan sonra gelen soylarıyız, bizi bidat ve hurafelere dalanlardan dolayı mı yok edeceksin" diyemezsiniz.
|
Edip Yüksel
Yahut, "Atalarımız önceden ortak koştu ve biz de onlardan sonra gelen soylarıyız, bizi bidat ve hurafelere dalanlardan dolayı mı yok edeceksin" diyemezsiniz. |
|
|
Araf 173. Ayet
173. Ayet
Erhan Aktaş
Veya "Biz, bizden önce şirk koşan atalarımızın ardından gelen bir nesiliz, batılla amel edenlerin yaptıkları yüzünden bizi mi yok edeceksin?" demeyesiniz diye.
|
Erhan Aktaş
Veya "Biz, bizden önce şirk koşan atalarımızın ardından gelen bir nesiliz, batılla amel edenlerin yaptıkları yüzünden bizi mi yok edeceksin?" demeyesiniz diye. |
|
|
Araf 173. Ayet
173. Ayet
Mehmet Okuyan
Veya "Daha önce atalarımız Allah'a ortak koşmuştu; biz de onlardan sonra gelen nesiller olduğumuz için;[1] (yani) yanlış yapanlar nedeniyle bizi de mi helak edeceksin?" dersiniz diye (işte böyle yapmıştık).[2]
|
Mehmet Okuyan
Veya "Daha önce atalarımız Allah'a ortak koşmuştu; biz de onlardan sonra gelen nesiller olduğumuz için;[1] (yani) yanlış yapanlar nedeniyle bizi de mi helak edeceksin?" dersiniz diye (işte böyle yapmıştık).[2] |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Ahmed Hulusi
Belki (hakikate) rücu ederler diye işte böylece delilleri - işaretleri tafsilatlandırıyoruz.
|
Ahmed Hulusi
Belki (hakikate) rücu ederler diye işte böylece delilleri - işaretleri tafsilatlandırıyoruz. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Ali Bulaç
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.
|
Ali Bulaç
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İşte, biz de ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki, günah işlemiş olanlar belki bizden yana dönerler.
|
Bayraktar Bayraklı
İşte, biz de ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki, günah işlemiş olanlar belki bizden yana dönerler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Diyanet İşleri
Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.
|
Diyanet İşleri
Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve işte biz ayetleri böyle tafsıl ediyoruz ve gerektir ki rücu' etsinler
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve işte biz ayetleri böyle tafsıl ediyoruz ve gerektir ki rücu' etsinler |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Gültekin Onan
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.
|
Gültekin Onan
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Hasan Basri Çantay
İşte biz ayetleri böyle açıklarız. Olur ki (küfürlerinden) dönerler.
|
Hasan Basri Çantay
İşte biz ayetleri böyle açıklarız. Olur ki (küfürlerinden) dönerler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
İbni Kesir
İşte Biz ayetleri böyle uzun uzadıya açıklarız. Belki dönerler diye.
|
İbni Kesir
İşte Biz ayetleri böyle uzun uzadıya açıklarız. Belki dönerler diye. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Muhammed Esed
İşte Biz de bu ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki (günah işlemiş olanlar) belki (Bizden yana) dönerler.
|
Muhammed Esed
İşte Biz de bu ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki (günah işlemiş olanlar) belki (Bizden yana) dönerler. |
|
|
|
Şaban Piriş
Belki dönerler diye ayetleri işte böyle açıklıyoruz. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Suat Yıldırım
İşte Biz böylece, ayetleri iyice açıklıyoruz, olur ki düşünürler de inkarlarından dönüş yaparlar.
|
Suat Yıldırım
İşte Biz böylece, ayetleri iyice açıklıyoruz, olur ki düşünürler de inkarlarından dönüş yaparlar. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Süleyman Ateş
İşte biz, ayetleri böyle açıklıyoruz, artık herhalde döner(yola gelir)ler.
|
Süleyman Ateş
İşte biz, ayetleri böyle açıklıyoruz, artık herhalde döner(yola gelir)ler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Mustafa İslamoğlu
İşte Biz, ayetlerimizi bu şekilde çok boyutlu olarak açıklıyoruz ki, belki tekrar gerçeğe dönerler.
|
Mustafa İslamoğlu
İşte Biz, ayetlerimizi bu şekilde çok boyutlu olarak açıklıyoruz ki, belki tekrar gerçeğe dönerler. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Rashad Khalifa
We thus explain the revelations, to enable the people to redeem themselves.
|
Rashad Khalifa
We thus explain the revelations, to enable the people to redeem themselves. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
The Monotheist Group
It is such that We explain the revelations, perhaps they will return.
|
The Monotheist Group
It is such that We explain the revelations, perhaps they will return. |
|
|
|
Edip-Layth
We thus explain the signs, perhaps they will return. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Ali Rıza Safa
Ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz; belki dönerler diye.
|
Ali Rıza Safa
Ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz; belki dönerler diye. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Süleymaniye Vakfı
İşte o belgeleri böyle açık açık anlatırız. Belki dönerler.
|
Süleymaniye Vakfı
İşte o belgeleri böyle açık açık anlatırız. Belki dönerler. |
|
|
|
Edip Yüksel
Ayetleri böyle açıklıyoruz ki (bize) dönebilsinler.[1] |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Erhan Aktaş
İşte, doğruyu bulsunlar[1] diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
|
Erhan Aktaş
İşte, doğruyu bulsunlar[1] diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz. |
|
|
Araf 174. Ayet
174. Ayet
Mehmet Okuyan
Ayetleri ayrıntılı bir şekilde işte böyle açıklıyoruz; umulur ki (gerçeğe) dönerler.[1]
|
Mehmet Okuyan
Ayetleri ayrıntılı bir şekilde işte böyle açıklıyoruz; umulur ki (gerçeğe) dönerler.[1] |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Ahmed Hulusi
Onlara şu şahsın haberini bildir: Biz ona işaretlerimizi verdiğimiz halde o ilimden sıyrılıp çıktı (hakikati unutup nefsaniyetiyle yaşamaya başladı)... (Derken) şeytan (kendini beden kabulü) onu (kendine) tabi kıldı ve (nihayet o) azgınlardan oldu.
|
Ahmed Hulusi
Onlara şu şahsın haberini bildir: Biz ona işaretlerimizi verdiğimiz halde o ilimden sıyrılıp çıktı (hakikati unutup nefsaniyetiyle yaşamaya başladı)... (Derken) şeytan (kendini beden kabulü) onu (kendine) tabi kıldı ve (nihayet o) azgınlardan oldu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Ali Bulaç
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.
|
Ali Bulaç
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Onlara şu adamın haberini oku! Kendisine ayetlerimizi vermiştik; fakat onlardan sıyrılıp çıktı. Ondan dolayı şeytan kendisini takip etti ve sonunda azgınlardan oldu.
|
Bayraktar Bayraklı
Onlara şu adamın haberini oku! Kendisine ayetlerimizi vermiştik; fakat onlardan sıyrılıp çıktı. Ondan dolayı şeytan kendisini takip etti ve sonunda azgınlardan oldu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Diyanet İşleri
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
|
Diyanet İşleri
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara o herifin kıssasını da oku: ki ona ayetlerimizi sormuştuk da o, onlardan sıyrıldı çıktı, derken onu Şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara o herifin kıssasını da oku: ki ona ayetlerimizi sormuştuk da o, onlardan sıyrıldı çıktı, derken onu Şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Gültekin Onan
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat / aktar. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.
|
Gültekin Onan
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat / aktar. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Habibim) onlara o kimsenin haberini de oku ki biz kendisine ayetlerimizi vermişdik de, o bunlardan sıyrılıb çıkmış, derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuşdu.
|
Hasan Basri Çantay
(Habibim) onlara o kimsenin haberini de oku ki biz kendisine ayetlerimizi vermişdik de, o bunlardan sıyrılıb çıkmış, derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuşdu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
İbni Kesir
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılan ve şeytanın arkasına taktığı sonunda da azgınlardan olan o kimsenin haberini anlat.
|
İbni Kesir
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılan ve şeytanın arkasına taktığı sonunda da azgınlardan olan o kimsenin haberini anlat. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Muhammed Esed
Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider.
|
Muhammed Esed
Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Şaban Piriş
Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, şeytanın kendisine uydurduğu sapık azgınlardan olan kimsenin haberini oku!
|
Şaban Piriş
Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, şeytanın kendisine uydurduğu sapık azgınlardan olan kimsenin haberini oku! |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Suat Yıldırım
(175-176) Onlara, kendisine ayetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o ayetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o ayetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lakin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı ayetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler.
|
Suat Yıldırım
(175-176) Onlara, kendisine ayetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o ayetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o ayetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lakin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı ayetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Süleyman Ateş
Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.
|
Süleyman Ateş
Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Bir de onlara, mesajlarımızı ulaştırdığımız halde, onları elinin tersiyle itip şeytana uyan ve sonunda sapık olup çıkan kimsenin durumunu haber ver.
|
Mustafa İslamoğlu
Bir de onlara, mesajlarımızı ulaştırdığımız halde, onları elinin tersiyle itip şeytana uyan ve sonunda sapık olup çıkan kimsenin durumunu haber ver. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Rashad Khalifa
Recite for them the news of one who was given our proofs, but chose to disregard them. Consequently, the devil pursued him, until he became a strayer.
|
Rashad Khalifa
Recite for them the news of one who was given our proofs, but chose to disregard them. Consequently, the devil pursued him, until he became a strayer. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
The Monotheist Group
And recite to them the news of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.
|
The Monotheist Group
And recite to them the news of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Edip-Layth
Relate to them the news of the person whom We gave him Our signs, but he withdrew from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.
|
Edip-Layth
Relate to them the news of the person whom We gave him Our signs, but he withdrew from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Ali Rıza Safa
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini de onlara anlat: O, bundan uzaklaştı. Şeytan, onu peşine taktı; azgınlardan oldu.
|
Ali Rıza Safa
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini de onlara anlat: O, bundan uzaklaştı. Şeytan, onu peşine taktı; azgınlardan oldu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Kendine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara oku; ayetlerden sıyrılıp uzaklaştı da şeytan onu peşine taktı. Sonunda azgınlardan olup çıkıverdi.
|
Süleymaniye Vakfı
Kendine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara oku; ayetlerden sıyrılıp uzaklaştı da şeytan onu peşine taktı. Sonunda azgınlardan olup çıkıverdi. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Edip Yüksel
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Sapkın onu saptırıncaya kadar izlemişti.
|
Edip Yüksel
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Sapkın onu saptırıncaya kadar izlemişti. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Erhan Aktaş
Onlara, o kimsenin[1] haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.
|
Erhan Aktaş
Onlara, o kimsenin[1] haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu. |
|
|
Araf 175. Ayet
175. Ayet
Mehmet Okuyan
Onlara, kendisine delillerimizi verdiğimiz fakat onlardan sıyrılıp ayrılan, o yüzden şeytanın takip ettiği ve sonunda azgınlardan olan şu kimsenin haberini tilavet et (okuyup aktar)!
|
Mehmet Okuyan
Onlara, kendisine delillerimizi verdiğimiz fakat onlardan sıyrılıp ayrılan, o yüzden şeytanın takip ettiği ve sonunda azgınlardan olan şu kimsenin haberini tilavet et (okuyup aktar)! |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Ahmed Hulusi
Eğer dileseydik, onu bu işaretlerle yükseltirdik... Fakat o arza (bedenselliğe) yerleşti ve boş asılsız dürtülerine tabi oldu! Artık onun meseli şu köpeğin meseli gibidir: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, terketsen de dilini sarkıtıp solur... İşte işaretlerimizi yalanlayan topluluk, buna benzer! (Sen bu) kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.
|
Ahmed Hulusi
Eğer dileseydik, onu bu işaretlerle yükseltirdik... Fakat o arza (bedenselliğe) yerleşti ve boş asılsız dürtülerine tabi oldu! Artık onun meseli şu köpeğin meseli gibidir: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, terketsen de dilini sarkıtıp solur... İşte işaretlerimizi yalanlayan topluluk, buna benzer! (Sen bu) kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Ali Bulaç
Eğer biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar. Ki düşünsünler.
|
Ali Bulaç
Eğer biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar. Ki düşünsünler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İnsanı ayetlerimizle yüceltmeyi diledik. Ama o yere çakılı kaldı, arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan da... Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikayeyi anlat ki, düşünsünler.
|
Bayraktar Bayraklı
İnsanı ayetlerimizle yüceltmeyi diledik. Ama o yere çakılı kaldı, arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan da... Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikayeyi anlat ki, düşünsünler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Diyanet İşleri
Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.
|
Diyanet İşleri
Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer dilese idik biz, onu o ayetlerle yükseltirdik ve lakin o, yere (alçaklığa) saplandı ve hevasının ardına düştü, artık onun meseli o köpeğin meseline benzer: üzerine varsan dilini salar solur, bıraksan yine dilini salar solur; bu işte ayetlerimizi tekzib eden o kavmin meseli, kıssayı kendilerine bir nakl eyle, gerektir ki bir düşünürler
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer dilese idik biz, onu o ayetlerle yükseltirdik ve lakin o, yere (alçaklığa) saplandı ve hevasının ardına düştü, artık onun meseli o köpeğin meseline benzer: üzerine varsan dilini salar solur, bıraksan yine dilini salar solur; bu işte ayetlerimizi tekzib eden o kavmin meseli, kıssayı kendilerine bir nakl eyle, gerektir ki bir düşünürler |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Gültekin Onan
Eğer biz dileseydik, onu bununla (ayetlerimizle) yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar ki düşünsünler (yetefekkerun).
|
Gültekin Onan
Eğer biz dileseydik, onu bununla (ayetlerimizle) yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar ki düşünsünler (yetefekkerun). |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Hasan Basri Çantay
Eğer dileseydik onu bu (ayetler) le yükseltirdik. Fakat o, yere saplandı, hevasına uydu. Artık onun sıfatı o köpeğin haali gibidir ki üstüne varsan dilini sarkıtıb solur, yahud kendi haaline bıraksan yine dilini uzatıb solur. İşte ayetlerimizi yalan sayanlar güruhunun sıfatı budur. Artık sen (Habibim) kıssayı (onlara) anlat. Belki iyice düşünürler.
|
Hasan Basri Çantay
Eğer dileseydik onu bu (ayetler) le yükseltirdik. Fakat o, yere saplandı, hevasına uydu. Artık onun sıfatı o köpeğin haali gibidir ki üstüne varsan dilini sarkıtıb solur, yahud kendi haaline bıraksan yine dilini uzatıb solur. İşte ayetlerimizi yalan sayanlar güruhunun sıfatı budur. Artık sen (Habibim) kıssayı (onlara) anlat. Belki iyice düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
İbni Kesir
Dileseydik onu, bununla yükseltirdik. Fakat o; yere saplandı ve hevesine uydu. Artık onun hali; o köpeğin hali gibidir ki, üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin hali böyledir. Sen, kıssayı anlat. Belki düşünürler.
|
İbni Kesir
Dileseydik onu, bununla yükseltirdik. Fakat o; yere saplandı ve hevesine uydu. Artık onun hali; o köpeğin hali gibidir ki, üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin hali böyledir. Sen, kıssayı anlat. Belki düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Muhammed Esed
İmdi, Biz eğer dileseydik, onu ayetlerimizle yüceltir, üstün kılardık: fakat o hep dünyaya sarıldı ve yalnızca kendi arzu ve heveslerinin peşinden gitti. Bu bakımdan, böyle birinin durumu (kışkırtılan) bir köpeğin durumu gibidir: öyle ki, onun üzerine korkutarak varsan da dilini sarkıtıp hırlar, kendi haline bıraksan da. Bizim ayetlerimizi yalanmaya kalkan kimselerin hali işte böyledir. Öyleyse, bu kıssayı anlat, ki belki derin derin düşünürler.
|
Muhammed Esed
İmdi, Biz eğer dileseydik, onu ayetlerimizle yüceltir, üstün kılardık: fakat o hep dünyaya sarıldı ve yalnızca kendi arzu ve heveslerinin peşinden gitti. Bu bakımdan, böyle birinin durumu (kışkırtılan) bir köpeğin durumu gibidir: öyle ki, onun üzerine korkutarak varsan da dilini sarkıtıp hırlar, kendi haline bıraksan da. Bizim ayetlerimizi yalanmaya kalkan kimselerin hali işte böyledir. Öyleyse, bu kıssayı anlat, ki belki derin derin düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Şaban Piriş
Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o yeryüzünü ebedi zannetti, heveslerine tabi oldu. Onun misali, üzerine yürüsen de kendi haline bıraksan da dilini çıkartıp soluyan köpeğe benzer. Ayetlerimizi yalanlayan kavmin misali budur. Hikayeyi onlara anlat umulur ki düşünürler.
|
Şaban Piriş
Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o yeryüzünü ebedi zannetti, heveslerine tabi oldu. Onun misali, üzerine yürüsen de kendi haline bıraksan da dilini çıkartıp soluyan köpeğe benzer. Ayetlerimizi yalanlayan kavmin misali budur. Hikayeyi onlara anlat umulur ki düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Suat Yıldırım
(175-176) Onlara, kendisine ayetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o ayetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o ayetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lakin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı ayetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler.
|
Suat Yıldırım
(175-176) Onlara, kendisine ayetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o ayetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o ayetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lakin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı ayetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Süleyman Ateş
Dileseydik elbette onu o ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu, tıpkı şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu kıssayı anlat, belki düşünür(öğüt alır)lar.
|
Süleyman Ateş
Dileseydik elbette onu o ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu, tıpkı şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu kıssayı anlat, belki düşünür(öğüt alır)lar. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Dileseydik onu, o ayetlerle yüceltirdik. Ama o, yere saplandı, iğreti arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan dilini sarkıtarak solur. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikayeyi anlat ki düşünüp taşınabilsinler.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Dileseydik onu, o ayetlerle yüceltirdik. Ama o, yere saplandı, iğreti arzularına uydu. Onun durumu şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan dilini sarkıtarak solur, kendi haline bıraksan dilini sarkıtarak solur. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun örneği işte budur. Bu hikayeyi anlat ki düşünüp taşınabilsinler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ki, eğer Biz isteseydik onu mesajlarımızla yüceltirdik, ne ki o dünyaya sarıldı ve ihtirasının peşine düştü. İşte bu yüzden böyle birinin durumu, üstüne varsan da kendi haline bıraksan da hırlayıp duran köpeğe benzer. Mesajlarımızı yalanlamaya kalkanların durumu işte böyledir. Şu halde bu kıssaları aktar, belki üzerinde düşünürler.
|
Mustafa İslamoğlu
Ki, eğer Biz isteseydik onu mesajlarımızla yüceltirdik, ne ki o dünyaya sarıldı ve ihtirasının peşine düştü. İşte bu yüzden böyle birinin durumu, üstüne varsan da kendi haline bıraksan da hırlayıp duran köpeğe benzer. Mesajlarımızı yalanlamaya kalkanların durumu işte böyledir. Şu halde bu kıssaları aktar, belki üzerinde düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Rashad Khalifa
Had we willed, we could have elevated him therewith, but he insisted on sticking to the ground, and pursued his own opinions. Thus, he is like the dog; whether you pet him or scold him, he pants. Such is the example of people who reject our proofs. Narrate these narrations, that they may reflect.
|
Rashad Khalifa
Had we willed, we could have elevated him therewith, but he insisted on sticking to the ground, and pursued his own opinions. Thus, he is like the dog; whether you pet him or scold him, he pants. Such is the example of people who reject our proofs. Narrate these narrations, that they may reflect. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
The Monotheist Group
And if We had wished, We could have raised him with it, but he stuck to the earth and he followed his desire. His example is like the dog, if you scold him he pants, and if you leave him he pants; such is the example of the people who deny Our revelations. So tell the stories, perhaps they will think.
|
The Monotheist Group
And if We had wished, We could have raised him with it, but he stuck to the earth and he followed his desire. His example is like the dog, if you scold him he pants, and if you leave him he pants; such is the example of the people who deny Our revelations. So tell the stories, perhaps they will think. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Edip-Layth
Had We willed, We could have elevated him by it, but he stuck to the earth and he followed his wishful thinking. His example is like the dog; if you scold him he pants, and if you leave him he pants; such is the example of the people who deny Our signs. Relate the stories, perhaps they will think.
|
Edip-Layth
Had We willed, We could have elevated him by it, but he stuck to the earth and he followed his wishful thinking. His example is like the dog; if you scold him he pants, and if you leave him he pants; such is the example of the people who deny Our signs. Relate the stories, perhaps they will think. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Ali Rıza Safa
Eğer dileseydik, kesinlikle onu yüceltirdik. Fakat o, yeryüzüne sarıldı ve kendi tutkularına kapıldı. İşte, onun durumu, üstüne varsan da dili dışarıda havlayan, kendi durumuna bıraksan da dili dışarıda havlayan köpeğin durumunun tıpkısıdır. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumu, işte böyledir. Bu öyküyü anlat; böylece, belki düşünürler.[132]
|
Ali Rıza Safa
Eğer dileseydik, kesinlikle onu yüceltirdik. Fakat o, yeryüzüne sarıldı ve kendi tutkularına kapıldı. İşte, onun durumu, üstüne varsan da dili dışarıda havlayan, kendi durumuna bıraksan da dili dışarıda havlayan köpeğin durumunun tıpkısıdır. Ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumu, işte böyledir. Bu öyküyü anlat; böylece, belki düşünürler.[132] |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Eğer zorlasaydık[1], o ayetlerle onu yüceltirdik. Ama o, yere çakılıp kaldı ve arzularına uydu. O, susuz kalmış köpek gibidir; üzerine varsan dilini çıkarıp solur, bırakıp gitsen yine dilini çıkarıp solur. İşte ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan o toplulukların örneği budur. Bu olayı anlat, belki düşünürler.
|
Süleymaniye Vakfı
Eğer zorlasaydık[1], o ayetlerle onu yüceltirdik. Ama o, yere çakılıp kaldı ve arzularına uydu. O, susuz kalmış köpek gibidir; üzerine varsan dilini çıkarıp solur, bırakıp gitsen yine dilini çıkarıp solur. İşte ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan o toplulukların örneği budur. Bu olayı anlat, belki düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Edip Yüksel
Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin ardına takıldı. Onun durumu, üstüne varsan da bıraksan da dili dışarıda soluyan huysuz bir köpeğin durumuna benzer. Ayetlerimizi yalanlayan toplulukların durumu işte böyledir. Bu olayı aktar, olur ki düşünürler.
|
Edip Yüksel
Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin ardına takıldı. Onun durumu, üstüne varsan da bıraksan da dili dışarıda soluyan huysuz bir köpeğin durumuna benzer. Ayetlerimizi yalanlayan toplulukların durumu işte böyledir. Bu olayı aktar, olur ki düşünürler. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Erhan Aktaş
Dileseydik[1] onu bununla[2] yükseltirdik. Fakat o yere saplandı, hevasına[3] uydu. Onun durumu, üzerine varsan da dilini sarkıtıp soluyan, varmasan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan halkın durumu böyledir. Sen bu kıssayı anlat, belki öğüt alırlar.
|
Erhan Aktaş
Dileseydik[1] onu bununla[2] yükseltirdik. Fakat o yere saplandı, hevasına[3] uydu. Onun durumu, üzerine varsan da dilini sarkıtıp soluyan, varmasan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan halkın durumu böyledir. Sen bu kıssayı anlat, belki öğüt alırlar. |
|
|
Araf 176. Ayet
176. Ayet
Mehmet Okuyan
Dileseydik elbette onu bu deliller sayesinde yükseltirdik. Fakat o, arzusuna mahkûm olup dünyaya saplandı. Böylesi bir kişinin durumu, kovsan da kendi hâline bıraksan da dilini çıkartıp soluyan köpeğin durumuna benzer.[1] İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin örneği de böyledir. Bu kıssayı anlat; umulur ki düşünürler.[2]
|
Mehmet Okuyan
Dileseydik elbette onu bu deliller sayesinde yükseltirdik. Fakat o, arzusuna mahkûm olup dünyaya saplandı. Böylesi bir kişinin durumu, kovsan da kendi hâline bıraksan da dilini çıkartıp soluyan köpeğin durumuna benzer.[1] İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin örneği de böyledir. Bu kıssayı anlat; umulur ki düşünürler.[2] |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Ahmed Hulusi
(Esma'nın çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayan ve (böylece) nefslerine zulmetmiş olan topluluğun durumu ne kötüdür!
|
Ahmed Hulusi
(Esma'nın çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayan ve (böylece) nefslerine zulmetmiş olan topluluğun durumu ne kötüdür! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Ali Bulaç
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefislerine zulmedenlerin örneği ne kötüdür.
|
Ali Bulaç
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefislerine zulmedenlerin örneği ne kötüdür. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendine zulmedegelen güruhun durumu ne kötü misaldir!
|
Bayraktar Bayraklı
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendine zulmedegelen güruhun durumu ne kötü misaldir! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Diyanet İşleri
Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!
|
Diyanet İşleri
Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne çirkin meseli var ayetlerimizi tekzib eden o kavmin ki sırf kendilerine zulm ediyorlardı
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne çirkin meseli var ayetlerimizi tekzib eden o kavmin ki sırf kendilerine zulm ediyorlardı |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Gültekin Onan
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefslerine zulmedenlerin örneği / örnekliği ne kötüdür.
|
Gültekin Onan
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefslerine zulmedenlerin örneği / örnekliği ne kötüdür. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Hasan Basri Çantay
Ayetlerimizi yalanlayarak sırf kendilerine zulm etmekde olanlar güruhunun haali ne kötüdür!
|
Hasan Basri Çantay
Ayetlerimizi yalanlayarak sırf kendilerine zulm etmekde olanlar güruhunun haali ne kötüdür! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
İbni Kesir
Ayetlerimizi yalanlayarak kendilerine zulmeden kavmin misali ne kötüdür.
|
İbni Kesir
Ayetlerimizi yalanlayarak kendilerine zulmeden kavmin misali ne kötüdür. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Muhammed Esed
Ayetlerimizi yalanlamaya kalkan toplumun hali ne kötüdür: çünkü işledikleri haksızlıklar (sadece) kendilerini yıkıma götürür.
|
Muhammed Esed
Ayetlerimizi yalanlamaya kalkan toplumun hali ne kötüdür: çünkü işledikleri haksızlıklar (sadece) kendilerini yıkıma götürür. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Şaban Piriş
Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendine zulmeden kavmin örneği ne kötü!
|
Şaban Piriş
Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendine zulmeden kavmin örneği ne kötü! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Suat Yıldırım
Ayetlerimizi yalan sayarak sırf kendi kendilerine zulmeden o kimselerin hali, ne çirkin bir ibret levhasıdır!
|
Suat Yıldırım
Ayetlerimizi yalan sayarak sırf kendi kendilerine zulmeden o kimselerin hali, ne çirkin bir ibret levhasıdır! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Süleyman Ateş
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür!
|
Süleyman Ateş
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimizi yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Onlar öz benliklerine zulmediyorlardı.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimizi yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Onlar öz benliklerine zulmediyorlardı. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ne berbattır ayetlerimizi yalanlayan bir toplumun hali; üstelik onlar (böyle yapmakla) kendilerine zulmetmiş oluyorlar.
|
Mustafa İslamoğlu
Ne berbattır ayetlerimizi yalanlayan bir toplumun hali; üstelik onlar (böyle yapmakla) kendilerine zulmetmiş oluyorlar. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Rashad Khalifa
Bad indeed is the example of people who reject our proofs; it is only their own souls that they wrong.
|
Rashad Khalifa
Bad indeed is the example of people who reject our proofs; it is only their own souls that they wrong. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
The Monotheist Group
Miserable is the example of the people who denied Our revelations, and it was their souls that they had wronged.
|
The Monotheist Group
Miserable is the example of the people who denied Our revelations, and it was their souls that they had wronged. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Edip-Layth
Miserable is the example of the people who denied Our signs, and it was themselves that they had wronged.
|
Edip-Layth
Miserable is the example of the people who denied Our signs, and it was themselves that they had wronged. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Ali Rıza Safa
Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendilerine yazık eden, ne kötü bir toplum örneği.
|
Ali Rıza Safa
Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendilerine yazık eden, ne kötü bir toplum örneği. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan ve yanlışı kendilerine yapıp duran toplulukların hali ne kötüdür!
|
Süleymaniye Vakfı
Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan ve yanlışı kendilerine yapıp duran toplulukların hali ne kötüdür! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Edip Yüksel
Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendi kendilerine haksızlık eden topluluğun örnekliği ne kötüdür!
|
Edip Yüksel
Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendi kendilerine haksızlık eden topluluğun örnekliği ne kötüdür! |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Erhan Aktaş
Âyetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık eden halkın durumu ne kötüdür.
|
Erhan Aktaş
Âyetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık eden halkın durumu ne kötüdür. |
|
|
Araf 177. Ayet
177. Ayet
Mehmet Okuyan
Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık etmiş olanların hâli ne kadar da kötüdür!
|
Mehmet Okuyan
Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık etmiş olanların hâli ne kadar da kötüdür! |
|
|
Araf 178. Ayet
178. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah kime hidayet eder ise, odur hakikate eren! Kimi de saptırır ise, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
|
Ahmed Hulusi
Allah kime hidayet eder ise, odur hakikate eren! Kimi de saptırır ise, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Araf 178. Ayet
178. Ayet
Ali Bulaç
Allah kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.
|
Ali Bulaç
Allah kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır. |
|
|
Araf 178. Ayet
178. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın doğru yola yönelttiği kişi, hidayettedir. O'nun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
|
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın doğru yola yönelttiği kişi, hidayettedir. O'nun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, onlar kaybedenlerin ta kendileridir. |
|
|
Araf 178. Ayet
178. Ayet
Diyanet İşleri
Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.
|
Diyanet İşleri
Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Araf 178. Ayet
178. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah kime hidayet ederse hidayet bulan o, kimi de dalalete bırakırsa husrane düşenler de işte onlar
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah kime hidayet ederse hidayet bulan o, kimi de dalalete bırakırsa husrane düşenler de işte onlar |
|
|
Araf 178. Ayet
178. Ayet
Gültekin Onan
Tanrı kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.
|
Gültekin Onan
Tanrı kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.