Mealler
Enbiya Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Hasan Basri Çantay
O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak: "Bu, size (dünyada) va'd olunan (mutlu) gününüzdür" (diye cennet kapıları önünde tebrik ederler).
|
Hasan Basri Çantay
O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak: "Bu, size (dünyada) va'd olunan (mutlu) gününüzdür" (diye cennet kapıları önünde tebrik ederler). |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
İbni Kesir
O en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar.
|
İbni Kesir
O en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Muhammed Esed
(Kıyamet Günü'nün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak; çünkü melekler böylelerini "Size söz verilen (mutlu) Gün işte bu Gün'dür!" sözleriyle karşılayacaklar.
|
Muhammed Esed
(Kıyamet Günü'nün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak; çünkü melekler böylelerini "Size söz verilen (mutlu) Gün işte bu Gün'dür!" sözleriyle karşılayacaklar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Şaban Piriş
O en büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları: -Size söz verilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılarlar.
|
Şaban Piriş
O en büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları: -Size söz verilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılarlar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Suat Yıldırım
O en büyük dehşet (Sura ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte size vad olunan gün bugündür!" diye karşılarlar.
|
Suat Yıldırım
O en büyük dehşet (Sura ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte size vad olunan gün bugündür!" diye karşılarlar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Süleyman Ateş
O en büyük korku, onları asla tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılar: "İşte bu, size va'dedilen gününüzdür!"
|
Süleyman Ateş
O en büyük korku, onları asla tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılar: "İşte bu, size va'dedilen gününüzdür!" |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdür!"
|
Yaşar Nuri Öztürk
O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdür!" |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Onları, (kıyamete mahsus) o benzeri görülmemiş dehşetli panik dahi tasalandırmayacak; zira melekler kendilerini "Bu, işte size vaad edilen o (mutlu) gündür!" diye karşılayacaklar.
|
Mustafa İslamoğlu
Onları, (kıyamete mahsus) o benzeri görülmemiş dehşetli panik dahi tasalandırmayacak; zira melekler kendilerini "Bu, işte size vaad edilen o (mutlu) gündür!" diye karşılayacaklar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Rashad Khalifa
The great horror will not worry them, and the angels will receive them joyfully: "This is your day, that has been promised to you."
|
Rashad Khalifa
The great horror will not worry them, and the angels will receive them joyfully: "This is your day, that has been promised to you." |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
The Monotheist Group
The great horror will not sadden them, and the angels will receive them: "This is your Day which you have been promised."
|
The Monotheist Group
The great horror will not sadden them, and the angels will receive them: "This is your Day which you have been promised." |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Edip-Layth
The great horror will not sadden them, and the controllers will receive them: "This is your day which you have been promised."
|
Edip-Layth
The great horror will not sadden them, and the controllers will receive them: "This is your day which you have been promised." |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Ali Rıza Safa
En büyük korku onları kaygılandırmaz. Ve melekler, onları, şöyle karşılar: "İşte bu, size sözü verilen gününüzdür!"
|
Ali Rıza Safa
En büyük korku onları kaygılandırmaz. Ve melekler, onları, şöyle karşılar: "İşte bu, size sözü verilen gününüzdür!" |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Süleymaniye Vakfı
O en büyük korku bile onları üzmeyecek: onları Melekler karşılayarak "İşte size söz verilen gün bugündür" diyeceklerdir.
|
Süleymaniye Vakfı
O en büyük korku bile onları üzmeyecek: onları Melekler karşılayarak "İşte size söz verilen gün bugündür" diyeceklerdir. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Edip Yüksel
O en büyük korku onları üzmez. Kendilerini melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür!" diye karşılar.
|
Edip Yüksel
O en büyük korku onları üzmez. Kendilerini melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür!" diye karşılar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Erhan Aktaş
O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.
|
Erhan Aktaş
O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar. |
|
|
Enbiya 103. Ayet
103. Ayet
Mehmet Okuyan
En büyük dehşet bile onları hüzünlendirmeyecektir.[1] Melekler kendilerini şöyle karşılayacaktır: "İşte bu, size vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür."[2]
|
Mehmet Okuyan
En büyük dehşet bile onları hüzünlendirmeyecektir.[1] Melekler kendilerini şöyle karşılayacaktır: "İşte bu, size vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür."[2] |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Ahmed Hulusi
O gün, semayı yazılı sayfaları dürer gibi düreriz! İlk yaratmaya başladığımız gibi (yer - gök bitişik hale) onu iade ederiz! Bu vaadimizdir! Gerçekleştirecek olan Biziz!
|
Ahmed Hulusi
O gün, semayı yazılı sayfaları dürer gibi düreriz! İlk yaratmaya başladığımız gibi (yer - gök bitişik hale) onu iade ederiz! Bu vaadimizdir! Gerçekleştirecek olan Biziz! |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Ali Bulaç
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaiddir. Elbette, biz yapıcılarız.
|
Ali Bulaç
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaiddir. Elbette, biz yapıcılarız. |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Göğü, kitap sayfalarını dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak yaratmayı tekrar edeceğiz. Biz bunu yapacağız.
|
Bayraktar Bayraklı
Göğü, kitap sayfalarını dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak yaratmayı tekrar edeceğiz. Biz bunu yapacağız. |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Diyanet İşleri
Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
|
Diyanet İşleri
Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız. |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki Semayı kitablar için defter dürer gibi düreceğiz evvel başladığımız gibi halkı iade edeceğiz, uhdemizde bir va'd, şübhe yok ki biz yaparız
|
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki Semayı kitablar için defter dürer gibi düreceğiz evvel başladığımız gibi halkı iade edeceğiz, uhdemizde bir va'd, şübhe yok ki biz yaparız |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Gültekin Onan
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaaddir. Elbette, biz yapıcılarız.
|
Gültekin Onan
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaaddir. Elbette, biz yapıcılarız. |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Yadet) o günü ki biz göğü, kitabların sahifesini dürüb büker gibi, düreceğiz. ilk yaratışa nasıl başladıksa, üzerimizde (hak) bir va'd olarak, yine onu iade edeceğiz. Hakıykatde faailler biziz.
|
Hasan Basri Çantay
(Yadet) o günü ki biz göğü, kitabların sahifesini dürüb büker gibi, düreceğiz. ilk yaratışa nasıl başladıksa, üzerimizde (hak) bir va'd olarak, yine onu iade edeceğiz. Hakıykatde faailler biziz. |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
İbni Kesir
Göğü kitab dürer gibi düreceğimiz gün; yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir vaad olarak onu yeniden var edeceğiz. Doğrusu Biz, yapanlar olduk.
|
İbni Kesir
Göğü kitab dürer gibi düreceğimiz gün; yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir vaad olarak onu yeniden var edeceğiz. Doğrusu Biz, yapanlar olduk. |
|
|
Enbiya 104. Ayet
104. Ayet
Muhammed Esed
O Gün gökleri sayfaları dürer gibi düreceğiz; (ve) alemi ilk kez nasıl yarattıysak onu yeniden yine öyle yaratacağız; gerçekleştirilmesini kendi üzerimize aldığımız bir sözdür bu: şüphesiz, Biz (her şeyi) yapabilecek güçteyiz!
|
Muhammed Esed
O Gün gökleri sayfaları dürer gibi düreceğiz; (ve) alemi ilk kez nasıl yarattıysak onu yeniden yine öyle yaratacağız; gerçekleştirilmesini kendi üzerimize aldığımız bir sözdür bu: şüphesiz, Biz (her şeyi) yapabilecek güçteyiz! |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.