Mealler

/ Mealler / Liste

Bakara Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Bakara 46. Ayet 46. Ayet Suat Yıldırım İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab'lerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.
Suat Yıldırım

İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab'lerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Süleyman Ateş O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Süleyman Ateş

O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Yaşar Nuri Öztürk O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk

O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Mustafa İslamoğlu (Huşu duyanlar), Rablerine kavuşacaklarına ve sonunda O'na döneceklerine kesin gözüyle bakarlar.
Mustafa İslamoğlu

(Huşu duyanlar), Rablerine kavuşacaklarına ve sonunda O'na döneceklerine kesin gözüyle bakarlar.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Rashad Khalifa who believe that they will meet their Lord; that to Him they ultimately return.
Rashad Khalifa

who believe that they will meet their Lord; that to Him they ultimately return.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet The Monotheist Group The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.
The Monotheist Group

The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Edip-Layth The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.
Edip-Layth

The ones who conceive that they will meet their Lord and that to Him they will return.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Ali Rıza Safa Onlar, Efendilerine kesinlikle kavuşacaklarını ve O'na kesinlikle döneceklerini bilirler.
Ali Rıza Safa

Onlar, Efendilerine kesinlikle kavuşacaklarını ve O'na kesinlikle döneceklerini bilirler.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Süleymaniye Vakfı Saygılı olanlar, Sahipleriyle (Rableriyle) yüzleşeceklerini ve O'nun huzuruna çıkarılacaklarını anlayanlardır.[1]
Süleymaniye Vakfı

Saygılı olanlar, Sahipleriyle (Rableriyle) yüzleşeceklerini ve O'nun huzuruna çıkarılacaklarını anlayanlardır.[1]

Dip Notlar
Bakara 46. Ayet 46. Ayet Edip Yüksel Nitekim onlar, Efendi'lerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine inanırlar.[1]
Edip Yüksel

Nitekim onlar, Efendi'lerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine inanırlar.[1]

Dip Notlar
Bakara 46. Ayet 46. Ayet Erhan Aktaş Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.
Erhan Aktaş

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

Bakara 46. Ayet 46. Ayet Mehmet Okuyan Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.
Mehmet Okuyan

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Ahmed Hulusi Ey İsrailoğulları, size bağışım olan (verdiğim ilim dolayısıyla) nimetimi, sizi çeşitli toplumlara üstün kılışımı hatırlayın.
Ahmed Hulusi

Ey İsrailoğulları, size bağışım olan (verdiğim ilim dolayısıyla) nimetimi, sizi çeşitli toplumlara üstün kılışımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Ali Bulaç Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi ve sizi (bir dönem) alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
Ali Bulaç

Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi ve sizi (bir dönem) alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Bayraktar Bayraklı Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayınız.
Bayraktar Bayraklı

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayınız.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Diyanet İşleri Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Diyanet İşleri

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ey İsrail oğulları! size in'am ettiğim nimeti ve vaktile sizi alemlerin üstüne geçirdiğimi hatırlayın
Elmalılı Hamdi Yazır

Ey İsrail oğulları! size in'am ettiğim nimeti ve vaktile sizi alemlerin üstüne geçirdiğimi hatırlayın

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Gültekin Onan Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım (enamtü) nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı (faddaltüküm) anımsayın.
Gültekin Onan

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım (enamtü) nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı (faddaltüküm) anımsayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Hasan Basri Çantay Ey İsrail oğulları, size ihsan etdiğim bunca ni'metimi ve sizi (bir zaman) alemlerin üstüne geçirdiğimi hatırlayın.
Hasan Basri Çantay

Ey İsrail oğulları, size ihsan etdiğim bunca ni'metimi ve sizi (bir zaman) alemlerin üstüne geçirdiğimi hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet İbni Kesir Ey israiloğulları, size verdiğim nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
İbni Kesir

Ey israiloğulları, size verdiğim nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Muhammed Esed Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetleri ve sizin diğer kavimlere karşı üstün gelmenizi sağladığım günleri hatırlasanıza!
Muhammed Esed

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetleri ve sizin diğer kavimlere karşı üstün gelmenizi sağladığım günleri hatırlasanıza!

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Şaban Piriş Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve sizi bir zamanlar toplumlara üstün kıldığımı hatırlayın.
Şaban Piriş

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve sizi bir zamanlar toplumlara üstün kıldığımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Suat Yıldırım Ey İsrail'in evlatları! Size ihsan ettiğim nimetimi ve vaktiyle sizin atalarınızı diğer insanlara üstün kıldığımı hatırlayın!
Suat Yıldırım

Ey İsrail'in evlatları! Size ihsan ettiğim nimetimi ve vaktiyle sizin atalarınızı diğer insanlara üstün kıldığımı hatırlayın!

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Süleyman Ateş Ey İsrail oğulları, size verdiğim ni'meti ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
Süleyman Ateş

Ey İsrail oğulları, size verdiğim ni'meti ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ey İsrailoğulları! Size lütfettiğim nimetimi, sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
Yaşar Nuri Öztürk

Ey İsrailoğulları! Size lütfettiğim nimetimi, sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Mustafa İslamoğlu Ey İsrailoğulları! Size lutfettiğim nimetlerimi hatırlayın; hani Ben sizi çağınızın milletlerine üstün kılmıştım.
Mustafa İslamoğlu

Ey İsrailoğulları! Size lutfettiğim nimetlerimi hatırlayın; hani Ben sizi çağınızın milletlerine üstün kılmıştım.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Rashad Khalifa O Children of Israel, remember My favor which I bestowed upon you, and that I blessed you more than any other people.
Rashad Khalifa

O Children of Israel, remember My favor which I bestowed upon you, and that I blessed you more than any other people.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet The Monotheist Group O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and that I had preferred you over all the worlds.
The Monotheist Group

O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and that I had preferred you over all the worlds.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Edip-Layth O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and that I had preferred you to all the worlds!
Edip-Layth

O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and that I had preferred you to all the worlds!

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Ali Rıza Safa Ey İsrailoğulları! Sizi nimetlendirdiğim o nimetimi hatırlayın. Aslında, sizi, evrenlere üstün kılmıştım.[17]
Ali Rıza Safa

Ey İsrailoğulları! Sizi nimetlendirdiğim o nimetimi hatırlayın. Aslında, sizi, evrenlere üstün kılmıştım.[17]

Dip Notlar
Bakara 47. Ayet 47. Ayet Süleymaniye Vakfı Ey İsrailoğulları! Size ettiğim iyilikleri ve vaktiyle sizi çağdaşlarınıza tercih ettiğimi aklınızdan çıkarmayın.[1]
Süleymaniye Vakfı

Ey İsrailoğulları! Size ettiğim iyilikleri ve vaktiyle sizi çağdaşlarınıza tercih ettiğimi aklınızdan çıkarmayın.[1]

Dip Notlar
Bakara 47. Ayet 47. Ayet Edip Yüksel İsrail oğullar! Size verdiğim nimetlerimi ve sizi tüm halklara üstün tutmamı hatırlayın.
Edip Yüksel

İsrail oğullar! Size verdiğim nimetlerimi ve sizi tüm halklara üstün tutmamı hatırlayın.

Bakara 47. Ayet 47. Ayet Erhan Aktaş Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve size alemler[1] üzerinde lütufta bulunduğumu hatırlayın.
Erhan Aktaş

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve size alemler[1] üzerinde lütufta bulunduğumu hatırlayın.

Dip Notlar
Bakara 47. Ayet 47. Ayet Mehmet Okuyan Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum nimet(ler)imi ve sizi (bir zamanlar) âlemlere (inançsızlara)[1] üstün kıldığımı hatırlayın!
Mehmet Okuyan

Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum nimet(ler)imi ve sizi (bir zamanlar) âlemlere (inançsızlara)[1] üstün kıldığımı hatırlayın!

Dip Notlar
Bakara 48. Ayet 48. Ayet Ahmed Hulusi Kimsenin kimseyi kurtarmak için bir şey ödeyemeyeceği süreçten korunun; (o süreçte) ne (birbirine) şefaat kabul edilir, ne fidye ödenerek biri kurtarılabilir ne de onlara yardım gelir.
Ahmed Hulusi

Kimsenin kimseyi kurtarmak için bir şey ödeyemeyeceği süreçten korunun; (o süreçte) ne (birbirine) şefaat kabul edilir, ne fidye ödenerek biri kurtarılabilir ne de onlara yardım gelir.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Ali Bulaç Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
Ali Bulaç

Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Bayraktar Bayraklı Hiç kimsenin başkasına fayda veremeyeceği, şefaatin kabul edilmeyeceği, fidye alınmayacağı ve yardım yapılmayacağı bir günden sakınınız.
Bayraktar Bayraklı

Hiç kimsenin başkasına fayda veremeyeceği, şefaatin kabul edilmeyeceği, fidye alınmayacağı ve yardım yapılmayacağı bir günden sakınınız.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Diyanet İşleri Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.
Diyanet İşleri

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ve öyle bir günden korunun ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden şefaat de kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz, hem onlar kurtarılacak da değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öyle bir günden korunun ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden şefaat de kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz, hem onlar kurtarılacak da değillerdir.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Gültekin Onan Kimsenin kimse yerine birşey ödeyemeyeceği, aracılık (şefaat) kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da edilmeyeceği bir günden sakının.
Gültekin Onan

Kimsenin kimse yerine birşey ödeyemeyeceği, aracılık (şefaat) kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da edilmeyeceği bir günden sakının.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Hasan Basri Çantay Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse namına bir şey ödeyemez. Ondan her hangi bir şefaat kabul olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allahın azabından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez.
Hasan Basri Çantay

Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse namına bir şey ödeyemez. Ondan her hangi bir şefaat kabul olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allahın azabından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet İbni Kesir Ve öyle bir günden korkun ki; o günde kimse, kimse için bir şey ödeyemez. Şefaat kabul edilmez. Fidye alınmaz ve onlara yardım da edilmez.
İbni Kesir

Ve öyle bir günden korkun ki; o günde kimse, kimse için bir şey ödeyemez. Şefaat kabul edilmez. Fidye alınmaz ve onlara yardım da edilmez.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Muhammed Esed Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunmayacağı, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği Gün(ün mutlaka gelip çatacağı) bilinciyle yaşasanıza!
Muhammed Esed

Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunmayacağı, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği Gün(ün mutlaka gelip çatacağı) bilinciyle yaşasanıza!

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Şaban Piriş Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da görülmeyeceği bir günden kendinizi koruyun.
Şaban Piriş

Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da görülmeyeceği bir günden kendinizi koruyun.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Suat Yıldırım Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse başkasının yerine birşey ödeyemez, kimseden şefaat kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz, hem onlara yardım da edilmez.
Suat Yıldırım

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse başkasının yerine birşey ödeyemez, kimseden şefaat kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz, hem onlara yardım da edilmez.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Süleyman Ateş Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez); kimseden şefaat (aracılık, iltimas) da kabul edilmez; kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.
Süleyman Ateş

Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez); kimseden şefaat (aracılık, iltimas) da kabul edilmez; kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ve korkun o günden ki, hiç bir benlik bir başka benliğin herhangi bir şeyi için karşılık ödemez; hiç bir benlikten şefaat kabul edilmez, hiç bir benlikten fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez.
Yaşar Nuri Öztürk

Ve korkun o günden ki, hiç bir benlik bir başka benliğin herhangi bir şeyi için karşılık ödemez; hiç bir benlikten şefaat kabul edilmez, hiç bir benlikten fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Mustafa İslamoğlu Hiç kimsenin hiç kimse adına hiçbir şey ödemeyeceği, kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kurtuluş akçesi alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün (dehşetinden) korunun!
Mustafa İslamoğlu

Hiç kimsenin hiç kimse adına hiçbir şey ödemeyeceği, kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kurtuluş akçesi alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün (dehşetinden) korunun!

Bakara 48. Ayet 48. Ayet Rashad Khalifa Beware of the day when no soul can avail another soul, no intercession will be accepted, no ransom can be paid, nor can anyone be helped.
Rashad Khalifa

Beware of the day when no soul can avail another soul, no intercession will be accepted, no ransom can be paid, nor can anyone be helped.

Bakara 48. Ayet 48. Ayet The Monotheist Group And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.
The Monotheist Group

And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image