Mealler
Secde Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet, iyman edib o salih amelleri işliyen kimselerin amellerine mukabil konukluk olarak kendilerine me'va cennetleri vardır
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet, iyman edib o salih amelleri işliyen kimselerin amellerine mukabil konukluk olarak kendilerine me'va cennetleri vardır |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Gültekin Onan
İnanan ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır.
|
Gültekin Onan
İnanan ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Hasan Basri Çantay
İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar için, yapmış oldukları (iyi) amellere mukaabil, konak olmak üzere, Me'va cennetleri vardır.
|
Hasan Basri Çantay
İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar için, yapmış oldukları (iyi) amellere mukaabil, konak olmak üzere, Me'va cennetleri vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
İbni Kesir
İman edip salih amel işleyenlere gelince; onlar için yapmış oldukları amellere karşılık koymak üzere Me'va Cennetleri vardır.
|
İbni Kesir
İman edip salih amel işleyenlere gelince; onlar için yapmış oldukları amellere karşılık koymak üzere Me'va Cennetleri vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Muhammed Esed
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık (Allah'tan) bir mükafat olarak onları dinlenip huzur bulacakları bahçeler beklemektedir.
|
Muhammed Esed
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık (Allah'tan) bir mükafat olarak onları dinlenip huzur bulacakları bahçeler beklemektedir. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Şaban Piriş
İman edenler ve doğruları yapanlar için yaptıklarına karşılık olarak konakları Me'va Cennetleri'dir.
|
Şaban Piriş
İman edenler ve doğruları yapanlar için yaptıklarına karşılık olarak konakları Me'va Cennetleri'dir. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Suat Yıldırım
İman edip, güzel ve makbul işler işleyenlere, yaptıklarına karşılık konukluk olarak Me'va cennetleri vardır.
|
Suat Yıldırım
İman edip, güzel ve makbul işler işleyenlere, yaptıklarına karşılık konukluk olarak Me'va cennetleri vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Süleyman Ateş
İnanan ve iyi işler yapanlara gelince, onlar, yaptıklarına karşılık, durulmağa değer cennetlerde ağırlanırlar.
|
Süleyman Ateş
İnanan ve iyi işler yapanlara gelince, onlar, yaptıklarına karşılık, durulmağa değer cennetlerde ağırlanırlar. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar için, yaptıklarına karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.
|
Yaşar Nuri Öztürk
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar için, yaptıklarına karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Mustafa İslamoğlu
İman eden ve o imana uygun değer üretenlere gelince: yapa geldiklerinden dolayı mükellef bir ikram olarak ağırlanacakları cennetler onların konağı olacaktır.
|
Mustafa İslamoğlu
İman eden ve o imana uygun değer üretenlere gelince: yapa geldiklerinden dolayı mükellef bir ikram olarak ağırlanacakları cennetler onların konağı olacaktır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Rashad Khalifa
As for those who believe and lead a righteous life, they have deserved the eternal Paradise. Such is their abode, in return for their works.
|
Rashad Khalifa
As for those who believe and lead a righteous life, they have deserved the eternal Paradise. Such is their abode, in return for their works. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
The Monotheist Group
As for those who believe and do good works, for them are eternal gardens as an abode for what they used to work.
|
The Monotheist Group
As for those who believe and do good works, for them are eternal gardens as an abode for what they used to work. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Edip-Layth
As for those who acknowledge and promote reforms, for them are eternal Paradises as an abode, in return for their works.
|
Edip-Layth
As for those who acknowledge and promote reforms, for them are eternal Paradises as an abode, in return for their works. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Ali Rıza Safa
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık bir ödül olarak, barınacakları cennet konakları vardır.
|
Ali Rıza Safa
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık bir ödül olarak, barınacakları cennet konakları vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Süleymaniye Vakfı
İnanan ve iyi iş yapanların alacakları karşılık, konuk olarak yerleşecekleri cennetlerdir.
|
Süleymaniye Vakfı
İnanan ve iyi iş yapanların alacakları karşılık, konuk olarak yerleşecekleri cennetlerdir. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar için bahçe konakları vardır. Yaptıklarının bir karşılığı olarak.
|
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar için bahçe konakları vardır. Yaptıklarının bir karşılığı olarak. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Erhan Aktaş
İnanan ve salihatı yapanlar, işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Me'va Cennetleri var.
|
Erhan Aktaş
İnanan ve salihatı yapanlar, işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Me'va Cennetleri var. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlara gelince, yaptıklarının karşılığında bir ikram olarak onlar için barınılacak cennetler vardır.
|
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlara gelince, yaptıklarının karşılığında bir ikram olarak onlar için barınılacak cennetler vardır. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Ahmed Hulusi
İnancı bozuk olanlara gelince, onların yaşam boyutu - ortamı ateştir! Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya iade olunurlar ve kendilerine: "Yalanladığınız o ateşin azabını tadın!" denilir.
|
Ahmed Hulusi
İnancı bozuk olanlara gelince, onların yaşam boyutu - ortamı ateştir! Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya iade olunurlar ve kendilerine: "Yalanladığınız o ateşin azabını tadın!" denilir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Ali Bulaç
Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir.
|
Ali Bulaç
Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Yoldan çıkanlar ateşte konaklayacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya geri döndürülürler ve kendilerine, "Yalanladığınız cehennem azabını tadın!" denir.
|
Bayraktar Bayraklı
Yoldan çıkanlar ateşte konaklayacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya geri döndürülürler ve kendilerine, "Yalanladığınız cehennem azabını tadın!" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Diyanet İşleri
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.
|
Diyanet İşleri
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Amma fasıklık etmiş olanların me'vaları ateştir. Ondan her çıkmak istedikçe onlar içine iade olunurlar da kendilerine haydi tadın o ateşin tekzib edib durduğunuz azabını denilir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Amma fasıklık etmiş olanların me'vaları ateştir. Ondan her çıkmak istedikçe onlar içine iade olunurlar da kendilerine haydi tadın o ateşin tekzib edib durduğunuz azabını denilir |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Gültekin Onan
Fasık kimseler içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir.
|
Gültekin Onan
Fasık kimseler içinse, artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Hasan Basri Çantay
Fasık olanların barınacağı yer ise ateşdir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse içerisine döndürülürler ve onlara: "Tekzib edegeldiğiniz o ateşin azabını tadın" denilir.
|
Hasan Basri Çantay
Fasık olanların barınacağı yer ise ateşdir. Ne zaman oradan çıkmak isterlerse içerisine döndürülürler ve onlara: "Tekzib edegeldiğiniz o ateşin azabını tadın" denilir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
İbni Kesir
Yoldan çıkanlara gelince; onların sığınağı da ateştir. Oradan çıkmak istedikleri her seferinde geri çevrilirler. Ve onlara: Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın, denir.
|
İbni Kesir
Yoldan çıkanlara gelince; onların sığınağı da ateştir. Oradan çıkmak istedikleri her seferinde geri çevrilirler. Ve onlara: Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın, denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Muhammed Esed
Sapmışların varacakları yer ise ateştir. Ondan kurtulmak için her çırpınışlarında yeniden içine atılırlar ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını (şimdi) tadın bakalım!" denir.
|
Muhammed Esed
Sapmışların varacakları yer ise ateştir. Ondan kurtulmak için her çırpınışlarında yeniden içine atılırlar ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını (şimdi) tadın bakalım!" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Şaban Piriş
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, tekrar oraya döndürülürler ve onlara şöyle denir: -Tadın bakalım yalanladığınız ateşin azabını!
|
Şaban Piriş
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler, tekrar oraya döndürülürler ve onlara şöyle denir: -Tadın bakalım yalanladığınız ateşin azabını! |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Suat Yıldırım
Yoldan çıkmış fasıkların ise barınakları cehennemdir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler yine oraya itilirler. Onlara: "Cehennem azabını yalan sayıyordunuz. Tadın da görün bakalım!" denir.
|
Suat Yıldırım
Yoldan çıkmış fasıkların ise barınakları cehennemdir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler yine oraya itilirler. Onlara: "Cehennem azabını yalan sayıyordunuz. Tadın da görün bakalım!" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Süleyman Ateş
Yoldan çıkanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, yine oraya geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denilir.
|
Süleyman Ateş
Yoldan çıkanların barınacakları yer de ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, yine oraya geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denilir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Sapmış olanların varacakları yerse ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler. Ve şöyle denir onlara: "Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadıverin!"
|
Yaşar Nuri Öztürk
Sapmış olanların varacakları yerse ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler. Ve şöyle denir onlara: "Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadıverin!" |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Hak yoldan sapanlara gelince: artık onların da konaklayacakları yer ateş olacak; oradan ne zaman çıkmak isteseler, kendilerine "Oldum olası yalanlayıp durdurduğunuz ateşin azabını tadın!" denilerek oraya iade edilecekler.
|
Mustafa İslamoğlu
Hak yoldan sapanlara gelince: artık onların da konaklayacakları yer ateş olacak; oradan ne zaman çıkmak isteseler, kendilerine "Oldum olası yalanlayıp durdurduğunuz ateşin azabını tadın!" denilerek oraya iade edilecekler. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Rashad Khalifa
As for the wicked, their destiny is Hell. Every time they try to leave it, they will be forced back. They will be told, "Taste the agony of Hell which you used to disbelieve in."
|
Rashad Khalifa
As for the wicked, their destiny is Hell. Every time they try to leave it, they will be forced back. They will be told, "Taste the agony of Hell which you used to disbelieve in." |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
The Monotheist Group
And as for those who were wicked, their abode is the Fire. Every time they try to leave it, they will be put back in it, and it will be said to them: "Taste the retribution of the Fire which you used to deny."
|
The Monotheist Group
And as for those who were wicked, their abode is the Fire. Every time they try to leave it, they will be put back in it, and it will be said to them: "Taste the retribution of the Fire which you used to deny." |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Edip-Layth
As for those who were wicked, their abode is the fire. Every time they try to leave it, they will be put back in it, and it will be said to them: "Taste the retribution of the fire in which you used to deny."
|
Edip-Layth
As for those who were wicked, their abode is the fire. Every time they try to leave it, they will be put back in it, and it will be said to them: "Taste the retribution of the fire in which you used to deny." |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Ali Rıza Safa
Sapkınların kalacakları yer ise ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, oraya geri çevrilirler. Ve onlara, şöyle denilir: "Tadın, yalanladığınız ateşin cezasını!"
|
Ali Rıza Safa
Sapkınların kalacakları yer ise ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, oraya geri çevrilirler. Ve onlara, şöyle denilir: "Tadın, yalanladığınız ateşin cezasını!" |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Yoldan çıkanların yerleşecekleri yer de Cehennemdir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler "Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın" denilerek, gerisin geri yerlerine götürülürler.
|
Süleymaniye Vakfı
Yoldan çıkanların yerleşecekleri yer de Cehennemdir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler "Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın" denilerek, gerisin geri yerlerine götürülürler. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Edip Yüksel
Yoldan çıkmış olanların konağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya çevrilirler. Onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" denir.
|
Edip Yüksel
Yoldan çıkmış olanların konağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, tekrar oraya çevrilirler. Onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Erhan Aktaş
Fasıklara gelince, onların barınağı ateştir. Her çıkmak istediklerinde, oraya yeniden iade edilirler. Ve onlara: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın!" denir.
|
Erhan Aktaş
Fasıklara gelince, onların barınağı ateştir. Her çıkmak istediklerinde, oraya yeniden iade edilirler. Ve onlara: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın!" denir. |
|
|
Secde 20. Ayet
20. Ayet
Mehmet Okuyan
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri döndürülmüş (olacak)lar[1] ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz cehennem azabını tadın!" denecektir.[2]
|
Mehmet Okuyan
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri döndürülmüş (olacak)lar[1] ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz cehennem azabını tadın!" denecektir.[2] |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Ahmed Hulusi
Belki dönerler diye onlara, en büyük (sonsuz) azaptan önce en yakın (dünyalarından) bir azaptan mutlaka tattıracağız.
|
Ahmed Hulusi
Belki dönerler diye onlara, en büyük (sonsuz) azaptan önce en yakın (dünyalarından) bir azaptan mutlaka tattıracağız. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da taddıracağız.
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da taddıracağız. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, biz onlara o büyük azaptan önce pek yakın/dünya azabı da tattıracağız. Belki dönerler!
|
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, biz onlara o büyük azaptan önce pek yakın/dünya azabı da tattıracağız. Belki dönerler! |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Diyanet İşleri
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
|
Diyanet İşleri
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu da muhakkak ki onlara o en büyük azabdan beride o yakın azabdan da tattıracağız, gerek ki rücu' edeler
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu da muhakkak ki onlara o en büyük azabdan beride o yakın azabdan da tattıracağız, gerek ki rücu' edeler |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da tattıracağız.
|
Gültekin Onan
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da tattıracağız. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Hasan Basri Çantay
Biz, o en büyük azabdan önce de onlara mutlakaa yakın azabdan tatdıracağız. Taki ric'et etsinler.
|
Hasan Basri Çantay
Biz, o en büyük azabdan önce de onlara mutlakaa yakın azabdan tatdıracağız. Taki ric'et etsinler. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
İbni Kesir
Belki dönerler diye andolsun ki onlara büyük azabdan önce de mutlaka yakın azabdan tattıracağız.
|
İbni Kesir
Belki dönerler diye andolsun ki onlara büyük azabdan önce de mutlaka yakın azabdan tattıracağız. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Muhammed Esed
Fakat o şiddetli azab(a onları mahkum etme)den önce belki (pişman olup) yollarını düzeltirler diye hemen yanı başlarındaki azabı tattıracağız.
|
Muhammed Esed
Fakat o şiddetli azab(a onları mahkum etme)den önce belki (pişman olup) yollarını düzeltirler diye hemen yanı başlarındaki azabı tattıracağız. |
|
|
Secde 21. Ayet
21. Ayet
Şaban Piriş
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın bir azap tattıracağız.
|
Şaban Piriş
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın bir azap tattıracağız. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.