Mealler
Secde Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Secde 16. Ayet
16. Ayet
Erhan Aktaş
Onlar, yataklarından kalkakarak[1] korku ve ümit içinde Rabblerine dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak[2] ederler.
|
Erhan Aktaş
Onlar, yataklarından kalkakarak[1] korku ve ümit içinde Rabblerine dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak[2] ederler. |
|
|
Secde 16. Ayet
16. Ayet
Mehmet Okuyan
Rablerine korkuyla ve ümitle yalvararak[1] vücutları yataklar(ın)dan uzak kalır;[2] kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) infak ederler (verirler).
|
Mehmet Okuyan
Rablerine korkuyla ve ümitle yalvararak[1] vücutları yataklar(ın)dan uzak kalır;[2] kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) infak ederler (verirler). |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Ahmed Hulusi
Hiçbir nefs, yaptıklarına ceza (karşılık) olarak, gözünü sevinçle parıldatacak nimetler içine gizlenmiş olanları bilemez!
|
Ahmed Hulusi
Hiçbir nefs, yaptıklarına ceza (karşılık) olarak, gözünü sevinçle parıldatacak nimetler içine gizlenmiş olanları bilemez! |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Ali Bulaç
Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.
|
Ali Bulaç
Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözleri aydınlatıcı ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.
|
Bayraktar Bayraklı
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözleri aydınlatıcı ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Diyanet İşleri
Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
|
Diyanet İşleri
Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi kimse bilemez onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu yaptıkları amellere mükafat için
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi kimse bilemez onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu yaptıkları amellere mükafat için |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Gültekin Onan
Artık hiçbir nefs, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.
|
Gültekin Onan
Artık hiçbir nefs, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Hasan Basri Çantay
Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükafat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.
|
Hasan Basri Çantay
Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükafat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
İbni Kesir
Yaptıklarına karşılık olarak onlara gözlerin aydın olacağı, nelerin gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.
|
İbni Kesir
Yaptıklarına karşılık olarak onlara gözlerin aydın olacağı, nelerin gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Muhammed Esed
(Böyle davranan müminlere gelince,) yaptıklarından dolayı mükafat olarak (öteki dünyada) onları şimdiye dek gizli kalan hangi mutlulukların beklediğini kimse tahayyül edemez.
|
Muhammed Esed
(Böyle davranan müminlere gelince,) yaptıklarından dolayı mükafat olarak (öteki dünyada) onları şimdiye dek gizli kalan hangi mutlulukların beklediğini kimse tahayyül edemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Şaban Piriş
Yaptıklarına karşılık ödül olarak, onlara göz kamaştıran neler gizlendiğini hiç kimse bilmez.
|
Şaban Piriş
Yaptıklarına karşılık ödül olarak, onlara göz kamaştıran neler gizlendiğini hiç kimse bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Suat Yıldırım
İşte onların dünyada yaptıkları makbul işlere mükafat olarak gözlerini aydın edecek, gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin, hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez.
|
Suat Yıldırım
İşte onların dünyada yaptıkları makbul işlere mükafat olarak gözlerini aydın edecek, gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin, hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Süleyman Ateş
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı (ni'metleri)in saklandığını hiç kimse bilmez!
|
Süleyman Ateş
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı (ni'metleri)in saklandığını hiç kimse bilmez! |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Mustafa İslamoğlu
İşte, yapa geldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini kimse hayal dahi edemez.
|
Mustafa İslamoğlu
İşte, yapa geldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini kimse hayal dahi edemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Rashad Khalifa
You have no idea how much joy and happiness are waiting for you as a reward for your (righteous) works.
|
Rashad Khalifa
You have no idea how much joy and happiness are waiting for you as a reward for your (righteous) works. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
The Monotheist Group
No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.
|
The Monotheist Group
No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Edip-Layth
No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.
|
Edip-Layth
No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Ali Rıza Safa
Hiçbir benlik, yaptıklarına karşılık, kendisi için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.
|
Ali Rıza Safa
Hiçbir benlik, yaptıklarına karşılık, kendisi için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Yaptıkları işlere karşılık onlar için, gözleri kamaştıran ne güzellikler sakladığımızı kimse bilemez.
|
Süleymaniye Vakfı
Yaptıkları işlere karşılık onlar için, gözleri kamaştıran ne güzellikler sakladığımızı kimse bilemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Edip Yüksel
Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez.
|
Edip Yüksel
Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Erhan Aktaş
Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.
|
Erhan Aktaş
Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez. |
|
|
Secde 17. Ayet
17. Ayet
Mehmet Okuyan
Yaptıklarına karşılık olarak,[1]onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez.
|
Mehmet Okuyan
Yaptıklarına karşılık olarak,[1]onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez. |
|
|
|
Ahmed Hulusi
İman sahibi ile inancı bozuk olan bir midir? Eşit olmazlar! |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Ali Bulaç
Öyleyse, iman eden kimse, fasık olan gibi olur mu? Bunlar eşit olmazlar.
|
Ali Bulaç
Öyleyse, iman eden kimse, fasık olan gibi olur mu? Bunlar eşit olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İnananla yoldan çıkan bir olur mu? Elbette bir olamazlar.
|
Bayraktar Bayraklı
İnananla yoldan çıkan bir olur mu? Elbette bir olamazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Diyanet İşleri
Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.
|
Diyanet İşleri
Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ya, mü'min olan fasık olan gibi olur mu? Onlar müsavi olmazlar
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ya, mü'min olan fasık olan gibi olur mu? Onlar müsavi olmazlar |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Gültekin Onan
Öyleyse, inançlı olan kimse fasık olan gibi olur mu? Bunlar eşit olmazlar.
|
Gültekin Onan
Öyleyse, inançlı olan kimse fasık olan gibi olur mu? Bunlar eşit olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Hasan Basri Çantay
Öyle ya, mü'min olan kimse, imandan haaric kişi gibi midir? Onlar (hiçbir zaman) müsavi olmazlar.
|
Hasan Basri Çantay
Öyle ya, mü'min olan kimse, imandan haaric kişi gibi midir? Onlar (hiçbir zaman) müsavi olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
İbni Kesir
Mü'min olan kimse yoldan çıkmış kimse gibi midir? Bunlar hiç bir olmazlar.
|
İbni Kesir
Mü'min olan kimse yoldan çıkmış kimse gibi midir? Bunlar hiç bir olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Muhammed Esed
Zaten, (bu dünyada) iman etmiş olan kimse, yoldan çıkmış biriyle hiç mukayese edilebilir mi? Bunlar (elbette) bir olamazlar!
|
Muhammed Esed
Zaten, (bu dünyada) iman etmiş olan kimse, yoldan çıkmış biriyle hiç mukayese edilebilir mi? Bunlar (elbette) bir olamazlar! |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Şaban Piriş
Hiç mü'min olan kimse, fasık olan kimse gibi midir? Asla eşit değillerdir.
|
Şaban Piriş
Hiç mü'min olan kimse, fasık olan kimse gibi midir? Asla eşit değillerdir. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Suat Yıldırım
Öyle ya, mümin olan, hiç fasık gibi olur mu? Bunlar asla bir olamazlar.
|
Suat Yıldırım
Öyle ya, mümin olan, hiç fasık gibi olur mu? Bunlar asla bir olamazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Süleyman Ateş
Hiç inanan kimse, (yoldan çıkan) fasık gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmazlar.
|
Süleyman Ateş
Hiç inanan kimse, (yoldan çıkan) fasık gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç, bir mümin, bir sapık gibi olur mu? Hayır, eşit olmazlar.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç, bir mümin, bir sapık gibi olur mu? Hayır, eşit olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Öyle ya: hiç imanda sebat eden, hak yoldan sapan gibi muamele görür mü? Bunlar asla aynı olamazlar!
|
Mustafa İslamoğlu
Öyle ya: hiç imanda sebat eden, hak yoldan sapan gibi muamele görür mü? Bunlar asla aynı olamazlar! |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Rashad Khalifa
Is one who is a believer the same as one who is wicked? They are not equal.
|
Rashad Khalifa
Is one who is a believer the same as one who is wicked? They are not equal. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
The Monotheist Group
Is one who is a believer the same as one who is wicked? They are not the same.
|
The Monotheist Group
Is one who is a believer the same as one who is wicked? They are not the same. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Edip-Layth
Is one who was an acknowledger the same as one who was wicked? They are not the same.
|
Edip-Layth
Is one who was an acknowledger the same as one who was wicked? They are not the same. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Ali Rıza Safa
Öyle ya, inanan kimse, yoldan çıkmış kimse gibi olur mu? Onlar, aynı değildir.
|
Ali Rıza Safa
Öyle ya, inanan kimse, yoldan çıkmış kimse gibi olur mu? Onlar, aynı değildir. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Süleymaniye Vakfı
İnanan bir kişi, yoldan çıkan gibi olur mu? Bunlar birbirlerine denk değillerdir.
|
Süleymaniye Vakfı
İnanan bir kişi, yoldan çıkan gibi olur mu? Bunlar birbirlerine denk değillerdir. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayan biri yoldan çıkmış biri gibi midir? Elbette eşit olamazlar.
|
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayan biri yoldan çıkmış biri gibi midir? Elbette eşit olamazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Erhan Aktaş
Öyleyse, mü'min kimse "fasık"[1] olan kimse gibi midir? Elbette bunlar bir olmazlar.
|
Erhan Aktaş
Öyleyse, mü'min kimse "fasık"[1] olan kimse gibi midir? Elbette bunlar bir olmazlar. |
|
|
Secde 18. Ayet
18. Ayet
Mehmet Okuyan
Mümin olan kişi, yoldan çıkan kişi gibi midir? (Elbette) bir olamazlar.
|
Mehmet Okuyan
Mümin olan kişi, yoldan çıkan kişi gibi midir? (Elbette) bir olamazlar. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Ahmed Hulusi
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar için yaptıkları çalışmaların sonucu olarak, nüzul yollu (hakikatlerinden açığa çıkarak yaşanılan) Me'va Cennetleri vardır.
|
Ahmed Hulusi
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar için yaptıkları çalışmaların sonucu olarak, nüzul yollu (hakikatlerinden açığa çıkarak yaşanılan) Me'va Cennetleri vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Ali Bulaç
İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır.
|
Ali Bulaç
İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak barınma cennetleri vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İnanıp iyi amelde bulunanlara gelince; onlar için, yaptıklarına karşılık konaklayacakları cennetler vardır.
|
Bayraktar Bayraklı
İnanıp iyi amelde bulunanlara gelince; onlar için, yaptıklarına karşılık konaklayacakları cennetler vardır. |
|
|
Secde 19. Ayet
19. Ayet
Diyanet İşleri
İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.
|
Diyanet İşleri
İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.