Mealler
Nisa Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmazmısın şu kendilerine kitabdan bir nasib verilmiş olanlara? Kendileri sapgınlığı satın alıyorlar da istiyorlar ki siz de yolu sapıtasınız
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmazmısın şu kendilerine kitabdan bir nasib verilmiş olanlara? Kendileri sapgınlığı satın alıyorlar da istiyorlar ki siz de yolu sapıtasınız |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Gültekin Onan
Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi?
|
Gültekin Onan
Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi? |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Hasan Basri Çantay
Kendilerine kitabdan (okuyup yazmakdan) bir nasıyb verilmiş olanlara bakmadın mı? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
|
Hasan Basri Çantay
Kendilerine kitabdan (okuyup yazmakdan) bir nasıyb verilmiş olanlara bakmadın mı? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
İbni Kesir
Bakmazmısın şu kendilerine kitabdan bir pay verilmiş olanlara? Kendileri sapıklığı satın aldıkları gibi sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
|
İbni Kesir
Bakmazmısın şu kendilerine kitabdan bir pay verilmiş olanlara? Kendileri sapıklığı satın aldıkları gibi sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Muhammed Esed
Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilmiş olanların şimdi onu sapıklık ile değiştirdiklerini ve sizin (de) yoldan çıkmanızı istediklerini görmüyor musunuz?
|
Muhammed Esed
Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilmiş olanların şimdi onu sapıklık ile değiştirdiklerini ve sizin (de) yoldan çıkmanızı istediklerini görmüyor musunuz? |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Şaban Piriş
Kitaptan bir nasip verilen kimseleri görmüyor musun? Sapıklığı satın alıyorlar. Ve sizin yoldan sapmanızı arzu ediyorlar.
|
Şaban Piriş
Kitaptan bir nasip verilen kimseleri görmüyor musun? Sapıklığı satın alıyorlar. Ve sizin yoldan sapmanızı arzu ediyorlar. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Suat Yıldırım
Baksanıza kendilerine kitaptan nasip verilenlerin yaptıklarına! Kendilerinin hidayeti bırakıp sapıklığı satın almaları yetmiyormuş gibi, sizin de yolunuzu şaşırmanızı istiyorlar.
|
Suat Yıldırım
Baksanıza kendilerine kitaptan nasip verilenlerin yaptıklarına! Kendilerinin hidayeti bırakıp sapıklığı satın almaları yetmiyormuş gibi, sizin de yolunuzu şaşırmanızı istiyorlar. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Süleyman Ateş
Şu kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? (Baksana onlar,) sapıklığı satın alıyorlar, istiyorlar ki, siz de yolu sapıtasınız.
|
Süleyman Ateş
Şu kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? (Baksana onlar,) sapıklığı satın alıyorlar, istiyorlar ki, siz de yolu sapıtasınız. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar da istiyorlar ki, siz de yolu şaşırasınız.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar da istiyorlar ki, siz de yolu şaşırasınız. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine vahiyden bir pay verilmiş olanların onu sapıklıkla değiştirdiklerini ve sizin de yoldan çıkmanızı istediklerini görmüyor musun?
|
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine vahiyden bir pay verilmiş olanların onu sapıklıkla değiştirdiklerini ve sizin de yoldan çıkmanızı istediklerini görmüyor musun? |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Rashad Khalifa
Have you noted those who received a portion of the scripture, and how they choose to stray, and wish that you stray from the path?
|
Rashad Khalifa
Have you noted those who received a portion of the scripture, and how they choose to stray, and wish that you stray from the path? |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
The Monotheist Group
Did you not see those who have been given a portion of the Book? They purchased straying, and they want you to stray from the path.
|
The Monotheist Group
Did you not see those who have been given a portion of the Book? They purchased straying, and they want you to stray from the path. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Edip-Layth
Did you not see those who have been given a portion of the book? They purchased straying, and they want you to stray from the path.
|
Edip-Layth
Did you not see those who have been given a portion of the book? They purchased straying, and they want you to stray from the path. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Ali Rıza Safa
Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Sapkınlığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.
|
Ali Rıza Safa
Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Sapkınlığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın Kitabı'ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Sapıklığı satın alıyor, sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.
|
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın Kitabı'ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Sapıklığı satın alıyor, sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar. |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Edip Yüksel
Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin, sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun?
|
Edip Yüksel
Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin, sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun? |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Erhan Aktaş
Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Sapkınlığı satın alıyorlar. Sizi de saptırmak istiyorlar!
|
Erhan Aktaş
Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Sapkınlığı satın alıyorlar. Sizi de saptırmak istiyorlar! |
|
|
Nisa 44. Ayet
44. Ayet
Mehmet Okuyan
Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Sapkınlığı satın alıyor ve yoldan sapmanızı istiyorlar.[1]
|
Mehmet Okuyan
Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Sapkınlığı satın alıyor ve yoldan sapmanızı istiyorlar.[1] |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Ahmed Hulusi
Size düşmanlık edenleri yaratmış olan Allah, elbette onları bilir. Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah, Veliyy isminin özelliğiyle size yeter ve size hakikatinizden yardım eder!
|
Ahmed Hulusi
Size düşmanlık edenleri yaratmış olan Allah, elbette onları bilir. Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah, Veliyy isminin özelliğiyle size yeter ve size hakikatinizden yardım eder! |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Ali Bulaç
Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Ali Bulaç
Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah, düşmanlarınızı en iyi bilendir. Dost olarak Allah yeter; yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Bayraktar Bayraklı
Allah, düşmanlarınızı en iyi bilendir. Dost olarak Allah yeter; yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Diyanet İşleri
Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.
|
Diyanet İşleri
Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Düşmanlarınızı Allah daha çok biliyor, veliy de Allah yeter, nasir de Allah yeter
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Düşmanlarınızı Allah daha çok biliyor, veliy de Allah yeter, nasir de Allah yeter |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Gültekin Onan
Tanrı, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Tanrı yeter, bir yardımcı olarak da Tanrı yeter.
|
Gültekin Onan
Tanrı, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Tanrı yeter, bir yardımcı olarak da Tanrı yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Hasan Basri Çantay
Allah, sizin düşmanlarınızı çok iyi bilendir. Gerçek bir dost olarak Allah elverir, hakıyki yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Hasan Basri Çantay
Allah, sizin düşmanlarınızı çok iyi bilendir. Gerçek bir dost olarak Allah elverir, hakıyki yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
İbni Kesir
Allah, düşmanlarınızı daha iyi bilir. Allah, size dost olarak da yeter, yardımcı olarak da yeter.
|
İbni Kesir
Allah, düşmanlarınızı daha iyi bilir. Allah, size dost olarak da yeter, yardımcı olarak da yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Muhammed Esed
Fakat Allah, düşmanlarınızın kimler olduğunu çok iyi bilir. Hiç kimse Allah gibi dost olamaz ve hiç kimse Allahın yardım ettiği gibi yardım edemez.
|
Muhammed Esed
Fakat Allah, düşmanlarınızın kimler olduğunu çok iyi bilir. Hiç kimse Allah gibi dost olamaz ve hiç kimse Allahın yardım ettiği gibi yardım edemez. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Şaban Piriş
Allah, sizin düşmanlarınızı iyi bilir. Ve Allah, veli olarak yeter, Allah yardımcı olarak yeter.
|
Şaban Piriş
Allah, sizin düşmanlarınızı iyi bilir. Ve Allah, veli olarak yeter, Allah yardımcı olarak yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Suat Yıldırım
Allah düşmanlarınızı pek iyi bilir. İşlerinizi üstlenen bir veli olarak da, bir yardımcı olarak da elbette Allah yeter!
|
Suat Yıldırım
Allah düşmanlarınızı pek iyi bilir. İşlerinizi üstlenen bir veli olarak da, bir yardımcı olarak da elbette Allah yeter! |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Süleyman Ateş
Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Süleyman Ateş
Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak, Allah yeter. Yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak, Allah yeter. Yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Fakat Allah düşmanlarınızı daha iyi bilir. Ama (eğer size dost lazımsa) dost olarak Allah yeter; (yardım lazımsa) yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Mustafa İslamoğlu
Fakat Allah düşmanlarınızı daha iyi bilir. Ama (eğer size dost lazımsa) dost olarak Allah yeter; (yardım lazımsa) yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Rashad Khalifa
GOD knows best who your enemies are. GOD is the only Lord and Master. GOD is the only Supporter.
|
Rashad Khalifa
GOD knows best who your enemies are. GOD is the only Lord and Master. GOD is the only Supporter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
The Monotheist Group
And God is fully aware of your enemies; and God is enough as a supporter, and God is enough as a victor.
|
The Monotheist Group
And God is fully aware of your enemies; and God is enough as a supporter, and God is enough as a victor. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Edip-Layth
God is fully aware of your enemies; and God is enough as a supporter, and God is enough as a victor.
|
Edip-Layth
God is fully aware of your enemies; and God is enough as a supporter, and God is enough as a victor. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Ali Rıza Safa
Allah, düşmanlarınızı bilir. Dost olarak, Allah yeterlidir. Yardımcı olarak da Allah yeterlidir.
|
Ali Rıza Safa
Allah, düşmanlarınızı bilir. Dost olarak, Allah yeterlidir. Yardımcı olarak da Allah yeterlidir. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Düşmanlarınızı en iyi Allah bilir. Veli olarak Allah size yeter; yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Süleymaniye Vakfı
Düşmanlarınızı en iyi Allah bilir. Veli olarak Allah size yeter; yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Edip Yüksel
ALLAH düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost ve sahip olarak ALLAH yeter, yardımcı olarak ALLAH yeter.
|
Edip Yüksel
ALLAH düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost ve sahip olarak ALLAH yeter, yardımcı olarak ALLAH yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Erhan Aktaş
Allah, düşmanlarınızı daha iyi bilendir. Veli[1] olarak Allah yeter ve yardımcı olarak Allah yeter.
|
Erhan Aktaş
Allah, düşmanlarınızı daha iyi bilendir. Veli[1] olarak Allah yeter ve yardımcı olarak Allah yeter. |
|
|
Nisa 45. Ayet
45. Ayet
Mehmet Okuyan
Allah düşmanlarınızı çok iyi bilendir. Dost olarak Allah yeter; yardımcı olarak da Allah yeter.
|
Mehmet Okuyan
Allah düşmanlarınızı çok iyi bilendir. Dost olarak Allah yeter; yardımcı olarak da Allah yeter. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Ahmed Hulusi
Yahudi olanlardan öyleleri vardır ki, KELİMELERİ esas anlamlarından kaydırırlar (vahyin orijinalliğini korumazlar)... Telaffuzlarını eğip bükerler ve Din'de kötü kavramlar oluştururlar: "İşittik ve isyan ettik", "Dinle, dinlemez olası" ve "Raina - anlayışı sınırlı" manasına gelecek şekilde vurgulama yaparlar. Eğer onlar, "İşittik ve itaat ettik", "Dinle" ve "Unzurna - gözet bizi" deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu... Fakat Allah, içlerindeki hakikati inkar yüzünden onları lanetlemiştir... Pek azı müstesna, iman etmezler.
|
Ahmed Hulusi
Yahudi olanlardan öyleleri vardır ki, KELİMELERİ esas anlamlarından kaydırırlar (vahyin orijinalliğini korumazlar)... Telaffuzlarını eğip bükerler ve Din'de kötü kavramlar oluştururlar: "İşittik ve isyan ettik", "Dinle, dinlemez olası" ve "Raina - anlayışı sınırlı" manasına gelecek şekilde vurgulama yaparlar. Eğer onlar, "İşittik ve itaat ettik", "Dinle" ve "Unzurna - gözet bizi" deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu... Fakat Allah, içlerindeki hakikati inkar yüzünden onları lanetlemiştir... Pek azı müstesna, iman etmezler. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Ali Bulaç
Kimi yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.
|
Ali Bulaç
Kimi yahudiler, kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve 'bizi gözet' deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, bazı kelimelerin yerlerini değiştirirler; dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak peygambere karşı "işittik ve karşı geldik, dinle, dinlemez olası, bizi güt" derler. Eğer onlar "işittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet" deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat inkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Artık pek azı inanır.
|
Bayraktar Bayraklı
Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, bazı kelimelerin yerlerini değiştirirler; dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak peygambere karşı "işittik ve karşı geldik, dinle, dinlemez olası, bizi güt" derler. Eğer onlar "işittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet" deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat inkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Artık pek azı inanır. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Diyanet İşleri
Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
|
Diyanet İşleri
Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
O Yehudi olanlardan ki kelimeleri mevzı'larından tahrif ediyorlar, ve dillerini eğerek, dine dokunarak "dinledik ısyan ettik", "dinle dinlenilmeyesi", "raina" diyorlar; böyle diyeceklerine "işittik itaat ettik" "dinle ve bizi gözet" deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Ve lakin küfürleri yüzünden Allah kendilerini la'netlemiştir. Onun için iymana gelmezler meğer ki pek az.
|
Elmalılı Hamdi Yazır
O Yehudi olanlardan ki kelimeleri mevzı'larından tahrif ediyorlar, ve dillerini eğerek, dine dokunarak "dinledik ısyan ettik", "dinle dinlenilmeyesi", "raina" diyorlar; böyle diyeceklerine "işittik itaat ettik" "dinle ve bizi gözet" deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Ve lakin küfürleri yüzünden Allah kendilerini la'netlemiştir. Onun için iymana gelmezler meğer ki pek az. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Gültekin Onan
Kimi yahudiler kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' (bizi güt, bize bak) derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve bizi gözet" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Tanrı onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında inanmazlar.
|
Gültekin Onan
Kimi yahudiler kelimeleri 'konuldukları yerlerden' saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve 'Raina' (bizi güt, bize bak) derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve bizi gözet" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Tanrı onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında inanmazlar. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Hasan Basri Çantay
Yahudi olanlardan kimi kelimeleri (Allah tarafından) konuldukları yerlerinden (kaldırıb) değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek, dine de saldırarak (sana) derler ki: "(Sözünü zaahiren) dinledik, (fakat kalbimizle) isyan etdik. İşit, işitmez olası. Raina". Eğer onlar: "Dinledik, itaat etdik. İşit, bize bak" deselerdi kendileri için elbet daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, kendi küfürleri yüzünden onları rahmetinden koğmuşdur. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, iman etmezler.
|
Hasan Basri Çantay
Yahudi olanlardan kimi kelimeleri (Allah tarafından) konuldukları yerlerinden (kaldırıb) değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek, dine de saldırarak (sana) derler ki: "(Sözünü zaahiren) dinledik, (fakat kalbimizle) isyan etdik. İşit, işitmez olası. Raina". Eğer onlar: "Dinledik, itaat etdik. İşit, bize bak" deselerdi kendileri için elbet daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, kendi küfürleri yüzünden onları rahmetinden koğmuşdur. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, iman etmezler. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
İbni Kesir
Yahudilerden öyleleri var ki; kelimeleri yerlerinden değiştirir ve dillerini eğip bükerek ve dine tan ederek; işittik ve karşı geldik, duy, duymaz olası ve bizi güt (raina) derler. Eğer işittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet demiş olsalardı, onlar için daha iyi olurdu. İşte Allah, inkarları yüzünden onlara la'net etmiştir. Onların ancak pek azı iman eder.
|
İbni Kesir
Yahudilerden öyleleri var ki; kelimeleri yerlerinden değiştirir ve dillerini eğip bükerek ve dine tan ederek; işittik ve karşı geldik, duy, duymaz olası ve bizi güt (raina) derler. Eğer işittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet demiş olsalardı, onlar için daha iyi olurdu. İşte Allah, inkarları yüzünden onlara la'net etmiştir. Onların ancak pek azı iman eder. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Muhammed Esed
Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, (vahyedilmiş) sözlerin anlamını çarpıtırlar; sözleri asıl bağlamından kopararak, (şimdi yaptıkları gibi) "İşittik ama karşı çıkıyoruz!" ve "Dinleyin ama kulak asmayın!" ve "Asıl sen biz(im sözümüz)e kulak ver (ey Muhammed)!" derler; böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. (Halbuki) onlar, sadece "İşittik ve itaat ediyoruz!" ve "(Bizi) dinle, bize katlan!" deselerdi, bu onların gerçekten yararına ve daha dürüstçe bir davranış olurdu: ama hakikati reddettikleri için Allah onları lanetledi; zira onların inandıkları, basit birkaç şeyden ibarettir.
|
Muhammed Esed
Yahudi itikadına mensup olanların bir kısmı, (vahyedilmiş) sözlerin anlamını çarpıtırlar; sözleri asıl bağlamından kopararak, (şimdi yaptıkları gibi) "İşittik ama karşı çıkıyoruz!" ve "Dinleyin ama kulak asmayın!" ve "Asıl sen biz(im sözümüz)e kulak ver (ey Muhammed)!" derler; böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. (Halbuki) onlar, sadece "İşittik ve itaat ediyoruz!" ve "(Bizi) dinle, bize katlan!" deselerdi, bu onların gerçekten yararına ve daha dürüstçe bir davranış olurdu: ama hakikati reddettikleri için Allah onları lanetledi; zira onların inandıkları, basit birkaç şeyden ibarettir. |
|
|
Nisa 46. Ayet
46. Ayet
Şaban Piriş
Yahudilerden, kelimelerin anlamlarını saptıranlar ve dillerini eğip bükerek ve dine de bir nefret duyarak: "işittik isyan ettik.", "İşit duymaz olası" ve "bizi güt" diyenler eğer, "işittik ve itaat ettik, sen de işit ve bize de bak" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmezler.
|
Şaban Piriş
Yahudilerden, kelimelerin anlamlarını saptıranlar ve dillerini eğip bükerek ve dine de bir nefret duyarak: "işittik isyan ettik.", "İşit duymaz olası" ve "bizi güt" diyenler eğer, "işittik ve itaat ettik, sen de işit ve bize de bak" deselerdi elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat, Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Onların çok azından başkası iman etmezler. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.