Mealler
Enbiya Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz O, sözün açığını da bilir; gizlediklerinizi de bilir.
|
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz O, sözün açığını da bilir; gizlediklerinizi de bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Diyanet İşleri
"Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir."
|
Diyanet İşleri
"Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir." |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Gültekin Onan
"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."
|
Gültekin Onan
"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir." |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Hasan Basri Çantay
"Hiç şübhesiz ki sözün açığını da O biliyor, gizlemekde olduğunuzu da O biliyor".
|
Hasan Basri Çantay
"Hiç şübhesiz ki sözün açığını da O biliyor, gizlemekde olduğunuzu da O biliyor". |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
İbni Kesir
Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.
|
İbni Kesir
Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Muhammed Esed
"Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, örtüp gizlediklerinizi de bilir.
|
Muhammed Esed
"Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, örtüp gizlediklerinizi de bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Şaban Piriş
Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir.
|
Şaban Piriş
Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Suat Yıldırım
Şüphesiz ki Allah sözün açık olanını da, gizli olanını da bilir. Hem sizin gizlediğiniz, şeyleri de bilir.
|
Suat Yıldırım
Şüphesiz ki Allah sözün açık olanını da, gizli olanını da bilir. Hem sizin gizlediğiniz, şeyleri de bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Süleyman Ateş
"Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."
|
Süleyman Ateş
"Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir." |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarınızı da bilir.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarınızı da bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir.
|
Mustafa İslamoğlu
Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Rashad Khalifa
"He is fully aware of your public utterances, and He is fully aware of everything you conceal.
|
Rashad Khalifa
"He is fully aware of your public utterances, and He is fully aware of everything you conceal. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
The Monotheist Group
"He knows that which is spoken publicly and He knows that which you keep secret."
|
The Monotheist Group
"He knows that which is spoken publicly and He knows that which you keep secret." |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Edip-Layth
"He knows what is spoken publicly and He knows what you keep secret."
|
Edip-Layth
"He knows what is spoken publicly and He knows what you keep secret." |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Ali Rıza Safa
"Kuşkusuz, O, açıkça söylenen sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir!"
|
Ali Rıza Safa
"Kuşkusuz, O, açıkça söylenen sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir!" |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah açık olan sözü bildiği gibi gizlediğinizi de bilir.
|
Süleymaniye Vakfı
Allah açık olan sözü bildiği gibi gizlediğinizi de bilir. |
|
|
|
Edip Yüksel
"O, açıklanan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir." |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Erhan Aktaş
O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
|
Erhan Aktaş
O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir. |
|
|
Enbiya 110. Ayet
110. Ayet
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki (Allah) sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."[1]
|
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki (Allah) sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."[1] |
|
|
Enbiya 111. Ayet
111. Ayet
Ahmed Hulusi
"Bilmiyorum, belki de süre tanınması sizin için bir denemedir (kendinizin ne olduğunu bizzat yaşayıp görmeniz için) ve sınırlı bir yararlanmadır. "
|
Ahmed Hulusi
"Bilmiyorum, belki de süre tanınması sizin için bir denemedir (kendinizin ne olduğunu bizzat yaşayıp görmeniz için) ve sınırlı bir yararlanmadır. " |
|
|
Enbiya 111. Ayet
111. Ayet
Ali Bulaç
"Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır."
|
Ali Bulaç
"Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır." |
|
|
Enbiya 111. Ayet
111. Ayet
Bayraktar Bayraklı
"Bilmem, belki de o azabın ertelenmesi, sizi sınamak ve bir süreye kadar yaşatmak içindir."
|
Bayraktar Bayraklı
"Bilmem, belki de o azabın ertelenmesi, sizi sınamak ve bir süreye kadar yaşatmak içindir." |
|
|
Enbiya 111. Ayet
111. Ayet
Diyanet İşleri
"Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır."
|
Diyanet İşleri
"Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır." |
|
|
Enbiya 111. Ayet
111. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bilmem belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve vakta kadar bir istifadedir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bilmem belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve vakta kadar bir istifadedir |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.