Mealler
Enbiya Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz şükrediyor musunuz?
|
Yaşar Nuri Öztürk
Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz şükrediyor musunuz? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz ona, sizi korku ve zilletten kahredecek her belaya karşı koruyacak (manevi) savunma araçları geliştirmeyi öğrettik: Hal böyleyken siz (gereği gibi) şükrediyor musunuz?
|
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz ona, sizi korku ve zilletten kahredecek her belaya karşı koruyacak (manevi) savunma araçları geliştirmeyi öğrettik: Hal böyleyken siz (gereği gibi) şükrediyor musunuz? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Rashad Khalifa
And we taught him the skill of making shields to protect you in war. Are you then thankful?
|
Rashad Khalifa
And we taught him the skill of making shields to protect you in war. Are you then thankful? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
The Monotheist Group
AndWe taught him the making of armor for you to protect you from your enemy. Are you then thankful?
|
The Monotheist Group
AndWe taught him the making of armor for you to protect you from your enemy. Are you then thankful? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Edip-Layth
We taught him the making of armor for you to protect you from your enemy. Are you then thankful?
|
Edip-Layth
We taught him the making of armor for you to protect you from your enemy. Are you then thankful? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Ali Rıza Safa
Ve güçlü çarpışlardan sizi koruması amacıyla, zırh yapma sanatını, sizin için Ona öğrettik. Artık, şükrediyor musunuz?[264]
|
Ali Rıza Safa
Ve güçlü çarpışlardan sizi koruması amacıyla, zırh yapma sanatını, sizin için Ona öğrettik. Artık, şükrediyor musunuz?[264] |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Sizi darbelere karşı korusun diye zırhlı elbise yapma sanatını da Davud'a öğretmiştik. Artık görevlerinizi yerine getirirsiniz, değil mi[1]?
|
Süleymaniye Vakfı
Sizi darbelere karşı korusun diye zırhlı elbise yapma sanatını da Davud'a öğretmiştik. Artık görevlerinizi yerine getirirsiniz, değil mi[1]? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Edip Yüksel
Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz?
|
Edip Yüksel
Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Erhan Aktaş
Ona; sizi, sizin şiddetinizden koruyacak elbise[1] yapma sanatını öğrettik. Öyleyse şükredenler misiniz?
|
Erhan Aktaş
Ona; sizi, sizin şiddetinizden koruyacak elbise[1] yapma sanatını öğrettik. Öyleyse şükredenler misiniz? |
|
|
Enbiya 80. Ayet
80. Ayet
Mehmet Okuyan
Ona, savaştan (düşmandan) sizi koruması için zırh yapmayı öğretmiştik. (Artık) şükredecek misiniz?[1]
|
Mehmet Okuyan
Ona, savaştan (düşmandan) sizi koruması için zırh yapmayı öğretmiştik. (Artık) şükredecek misiniz?[1] |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Ahmed Hulusi
Süleyman'a da fırtınayı boyun eğdirdik... Onun (Süleyman'ın) hükmüyle, içinde bereketler oluşturduğumuz bölgeye doğru eserdi! Biz, her şeyde bilen biziz.
|
Ahmed Hulusi
Süleyman'a da fırtınayı boyun eğdirdik... Onun (Süleyman'ın) hükmüyle, içinde bereketler oluşturduğumuz bölgeye doğru eserdi! Biz, her şeyde bilen biziz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Ali Bulaç
Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.
|
Ali Bulaç
Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Süleyman'ın emrine de zorlu rüzgarı verdik. Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız ülkeye doğru eserdi. Biz her şeyi biliriz.
|
Bayraktar Bayraklı
Süleyman'ın emrine de zorlu rüzgarı verdik. Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız ülkeye doğru eserdi. Biz her şeyi biliriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Diyanet İşleri
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz.
|
Diyanet İşleri
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Süleyman için de şiddetli rüzgarı ki o içine bereketler verdiğimiz Arza emriyle cereyan ediyordu ve biz her şeyi biliriz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Süleyman için de şiddetli rüzgarı ki o içine bereketler verdiğimiz Arza emriyle cereyan ediyordu ve biz her şeyi biliriz |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Gültekin Onan
Süleyman için de fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi buyruğuyla içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.
|
Gültekin Onan
Süleyman için de fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi buyruğuyla içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Hasan Basri Çantay
Süleymana da şiddetli esen rüzgarı (müsehhar kıldık ki) bu kendisini içerisine (feyz-ü) bereket verdiğimiz yere onun emriyle akar götürürdü. Biz her şey'i bilenleriz.
|
Hasan Basri Çantay
Süleymana da şiddetli esen rüzgarı (müsehhar kıldık ki) bu kendisini içerisine (feyz-ü) bereket verdiğimiz yere onun emriyle akar götürürdü. Biz her şey'i bilenleriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
İbni Kesir
Süleyman'a da şiddetli esen rüzgarı müsahhar kıldık. Rüzgar, onun emri ile mübarek kıldığımız yere doğru eserdi. Ve Biz, her şeyi bilenleriz.
|
İbni Kesir
Süleyman'a da şiddetli esen rüzgarı müsahhar kıldık. Rüzgar, onun emri ile mübarek kıldığımız yere doğru eserdi. Ve Biz, her şeyi bilenleriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Muhammed Esed
Kutlu ülkeye doğru o'nun buyruğuyla esip gitsin diye o zorlu rüzgarı Süleyman'ın buyruğuna (Biz verdik); çünkü her şeyin aslını bilen Biziz.
|
Muhammed Esed
Kutlu ülkeye doğru o'nun buyruğuyla esip gitsin diye o zorlu rüzgarı Süleyman'ın buyruğuna (Biz verdik); çünkü her şeyin aslını bilen Biziz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Şaban Piriş
Şiddetle esen rüzgarları da Süleyman'ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgar onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz her şeyi biliyorduk.
|
Şaban Piriş
Şiddetle esen rüzgarları da Süleyman'ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgar onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz her şeyi biliyorduk. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Suat Yıldırım
Süleyman'a da şiddetli rüzgarı amade kıldık. Rüzgar, onun emriyle kutlu beldeye doğru eserdi. Çünkü her şeyin gerçek mahiyetini Biz biliriz.
|
Suat Yıldırım
Süleyman'a da şiddetli rüzgarı amade kıldık. Rüzgar, onun emriyle kutlu beldeye doğru eserdi. Çünkü her şeyin gerçek mahiyetini Biz biliriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Süleyman Ateş
Süleyman'a da fırtınayı (boyun eğdirmiştik). Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi biliriz.
|
Süleyman Ateş
Süleyman'a da fırtınayı (boyun eğdirmiştik). Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi biliriz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Süleyman'a kasırgayı boyun eğdirdik. İçini bereketlerle doldurduğumuz toprağa doğru onun emriyle akıp giderdi. Her şeyi bilenleriz biz.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Süleyman'a kasırgayı boyun eğdirdik. İçini bereketlerle doldurduğumuz toprağa doğru onun emriyle akıp giderdi. Her şeyi bilenleriz biz. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Kendisini bereketli kıldığımız ülkeye doğru esip O'nun emriyle (çalışan gemileri) yüzdürsün diye şiddetli rüzgarları Süleyman'a (amade kıldık): zira Biziz her şeyin (yasasına) vakıf olan.
|
Mustafa İslamoğlu
Kendisini bereketli kıldığımız ülkeye doğru esip O'nun emriyle (çalışan gemileri) yüzdürsün diye şiddetli rüzgarları Süleyman'a (amade kıldık): zira Biziz her şeyin (yasasına) vakıf olan. |
|
|
Enbiya 81. Ayet
81. Ayet
Rashad Khalifa
For Solomon, we committed the wind gusting and blowing at his disposal. He could direct it as he wished, to whatever land he chose, and we blessed such land for him. We are fully aware of all things.
|
Rashad Khalifa
For Solomon, we committed the wind gusting and blowing at his disposal. He could direct it as he wished, to whatever land he chose, and we blessed such land for him. We are fully aware of all things. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.