Mealler
Enbiya Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan teraziler kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu dahi gündeme getiririz: Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız bile...
|
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan teraziler kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu dahi gündeme getiririz: Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız bile... |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Rashad Khalifa
We will establish the scales of justice on the Day of Resurrection. No soul will suffer the least injustice. Even the equivalent of a mustard seed will be accounted for. We are the most efficient reckoners.
|
Rashad Khalifa
We will establish the scales of justice on the Day of Resurrection. No soul will suffer the least injustice. Even the equivalent of a mustard seed will be accounted for. We are the most efficient reckoners. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
The Monotheist Group
AndWe place the balances of justice for the Day of Resurrection, so that no soul will be wronged in the least. Even if it was the weight of a mustard seed, We will bring it. And We are enough as a Reckoner.
|
The Monotheist Group
AndWe place the balances of justice for the Day of Resurrection, so that no soul will be wronged in the least. Even if it was the weight of a mustard seed, We will bring it. And We are enough as a Reckoner. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Edip-Layth
We will place the scales of justice for the day of Resurrection, so that no person will be wronged in the least. Even if it was the weight of a mustard seed, We will bring it. We are sufficient as a Reckoner.
|
Edip-Layth
We will place the scales of justice for the day of Resurrection, so that no person will be wronged in the least. Even if it was the weight of a mustard seed, We will bring it. We are sufficient as a Reckoner. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Ali Rıza Safa
Yeniden Yaratılış Günü'nde, adalet tartıları koyarız. Artık, kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal çekirdeği boyutunda bile olsa onu getiririz. Çünkü Hesap Gören olarak, Biz yeterliyiz.
|
Ali Rıza Safa
Yeniden Yaratılış Günü'nde, adalet tartıları koyarız. Artık, kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal çekirdeği boyutunda bile olsa onu getiririz. Çünkü Hesap Gören olarak, Biz yeterliyiz. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Süleymaniye Vakfı
(Mezardan) kalkış günü tam doğru teraziler kurarız; kimse bir haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal danesi ağırlığında bile olsa terazilere koyarız. Biz hesap görmeye yeteriz.
|
Süleymaniye Vakfı
(Mezardan) kalkış günü tam doğru teraziler kurarız; kimse bir haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal danesi ağırlığında bile olsa terazilere koyarız. Biz hesap görmeye yeteriz. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Edip Yüksel
Diriliş günü için adalet terazileri kurarız. Kimseye hiçbir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir ağırlığı bile hesaba katacağız. Biz, hesapçı olarak yeteriz.
|
Edip Yüksel
Diriliş günü için adalet terazileri kurarız. Kimseye hiçbir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir ağırlığı bile hesaba katacağız. Biz, hesapçı olarak yeteriz. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Erhan Aktaş
Kıyamet Günü hak edileni eksiksiz belirleyen tartıları kurarız. Hiç kimse, hiçbir biçimde haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa her şeyi hesaba katarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
|
Erhan Aktaş
Kıyamet Günü hak edileni eksiksiz belirleyen tartıları kurarız. Hiç kimse, hiçbir biçimde haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa her şeyi hesaba katarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz. |
|
|
Enbiya 47. Ayet
47. Ayet
Mehmet Okuyan
Biz kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız.[1] Kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu (teraziye) getirmiş (olacağ)ız. Hesap görenler olarak biz yeteriz.
|
Mehmet Okuyan
Biz kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız.[1] Kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu (teraziye) getirmiş (olacağ)ız. Hesap görenler olarak biz yeteriz. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki biz Musa ve Harun'a Furkan'ı (Hak ile batılı ayırt edeni), korunmak isteyenler için bir ışık ve bir hatırlatıcı olarak verdik.
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki biz Musa ve Harun'a Furkan'ı (Hak ile batılı ayırt edeni), korunmak isteyenler için bir ışık ve bir hatırlatıcı olarak verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Musa ve Harun'a eğriyi doğrudan ayıran kitabı, takva sahipleri için ışık ve hatırlatıcı bilgi kaynağı olarak verdik.
|
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Musa ve Harun'a eğriyi doğrudan ayıran kitabı, takva sahipleri için ışık ve hatırlatıcı bilgi kaynağı olarak verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Diyanet İşleri
Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
|
Diyanet İşleri
Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için biz Musa ile Haruna fürkan ve bir zıya ve bir zikir vermiştik, müttekıler için
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için biz Musa ile Haruna fürkan ve bir zıya ve bir zikir vermiştik, müttekıler için |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.
|
Gültekin Onan
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Musa ile Haruunu bir zıyaa, takvaa saahibleri için de bir şeref olan fürkaanı verdik.
|
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Musa ile Haruunu bir zıyaa, takvaa saahibleri için de bir şeref olan fürkaanı verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz Musa ile Harun'a Furkan ışık, takva sahibleri için de bir zikir verdik.
|
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz Musa ile Harun'a Furkan ışık, takva sahibleri için de bir zikir verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Muhammed Esed
Ve gerçek şu ki, Biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, ışık saçan bir kaynak ve bir uyarıcı, hatırlatıcı (olarak vahyimizi) bahşettik;
|
Muhammed Esed
Ve gerçek şu ki, Biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, ışık saçan bir kaynak ve bir uyarıcı, hatırlatıcı (olarak vahyimizi) bahşettik; |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Şaban Piriş
Musa ve Harun'a Sakınanlar için aydınlık zikir (öğüt) ve furkanı verdik.
|
Şaban Piriş
Musa ve Harun'a Sakınanlar için aydınlık zikir (öğüt) ve furkanı verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Suat Yıldırım
Biz, Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir ışık ve öğüt olan Furkan'ı (hakkı batıldan ayıran kitabı) verdik.
|
Suat Yıldırım
Biz, Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir ışık ve öğüt olan Furkan'ı (hakkı batıldan ayıran kitabı) verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Musa'ya ve Harun'a hak ve batılı ayırdeden ve korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Kitabı verdik.
|
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Musa'ya ve Harun'a hak ve batılı ayırdeden ve korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Kitabı verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz, Musa'ya ve Harun'a hak ile batılı ayıran, korunanlar için bir ışık ve öğüt olan furkanı verdik.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz, Musa'ya ve Harun'a hak ile batılı ayıran, korunanlar için bir ışık ve öğüt olan furkanı verdik. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, Musa ve Harun'a, hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan ve sorumluluk bilincine sahip olanlara (yabancılaştıkları özlerini) hatırlatan bir mesaj vermiştik;
|
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz, Musa ve Harun'a, hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan ve sorumluluk bilincine sahip olanlara (yabancılaştıkları özlerini) hatırlatan bir mesaj vermiştik; |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
Rashad Khalifa
We gave Moses and Aaron the Statute Book, a beacon, and a reminder for the righteous.
|
Rashad Khalifa
We gave Moses and Aaron the Statute Book, a beacon, and a reminder for the righteous. |
|
|
Enbiya 48. Ayet
48. Ayet
The Monotheist Group
AndWe had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and reminder for the righteous.
|
The Monotheist Group
AndWe had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and reminder for the righteous. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.