Mealler
Enbiya Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
İbni Kesir
De ki: Ben ancak sizi vahiy ile uyarıyorum. Sağırlar uyarıldıkları zaman çağrıyı işitmezler.
|
İbni Kesir
De ki: Ben ancak sizi vahiy ile uyarıyorum. Sağırlar uyarıldıkları zaman çağrıyı işitmezler. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Muhammed Esed
De ki: "Ben yalnızca vahye dayanarak sizi uyarıyorum!" Ne var ki, (kalbi) sağır olan kimseler bu çağrıyı işitmeyecek(ler)dir, defalarca uyarılsalar da.
|
Muhammed Esed
De ki: "Ben yalnızca vahye dayanarak sizi uyarıyorum!" Ne var ki, (kalbi) sağır olan kimseler bu çağrıyı işitmeyecek(ler)dir, defalarca uyarılsalar da. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Şaban Piriş
De ki: -Sizi ancak vahiy ile uyarıyorum. Uyarıldıkları zaman ancak sağırlar çağrıyı işitmez.
|
Şaban Piriş
De ki: -Sizi ancak vahiy ile uyarıyorum. Uyarıldıkları zaman ancak sağırlar çağrıyı işitmez. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Suat Yıldırım
De ki: "Ben Sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Fakat belli ki sağırlar ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duyamazlar."
|
Suat Yıldırım
De ki: "Ben Sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Fakat belli ki sağırlar ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duyamazlar." |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Süleyman Ateş
De ki: "Ben ancak sizi vahiyle uyarıyorum. Ama sağır(lar) uyarıldıkları zaman çağırıyı işitmez(ler)."
|
Süleyman Ateş
De ki: "Ben ancak sizi vahiyle uyarıyorum. Ama sağır(lar) uyarıldıkları zaman çağırıyı işitmez(ler)." |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum." Ama sağırlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler ki!
|
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum." Ama sağırlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler ki! |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Ey Muhammed!) "Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum!" de. Ama, ne kadar uyarılsalar da (kalbi) sağır olanlar bu çağrıyı işitmeyecekler.
|
Mustafa İslamoğlu
(Ey Muhammed!) "Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum!" de. Ama, ne kadar uyarılsalar da (kalbi) sağır olanlar bu çağrıyı işitmeyecekler. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Rashad Khalifa
Say, "I am warning you in accordance with divine inspiration." However, the deaf cannot hear the call, when they are warned.
|
Rashad Khalifa
Say, "I am warning you in accordance with divine inspiration." However, the deaf cannot hear the call, when they are warned. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
The Monotheist Group
Say: "I am merely warning you with the inspiration." But the deaf do not hear the call when they are being warned.
|
The Monotheist Group
Say: "I am merely warning you with the inspiration." But the deaf do not hear the call when they are being warned. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Edip-Layth
Say, "I am merely warning you with the inspiration." But the deaf do not hear the call when they are being warned.
|
Edip-Layth
Say, "I am merely warning you with the inspiration." But the deaf do not hear the call when they are being warned. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Ali Rıza Safa
De ki: "Sizi, yalnızca Tanrısal bildirim ile uyarıyorum. Ancak sağırlar uyarıldıklarında çağrıyı duymazlar!"
|
Ali Rıza Safa
De ki: "Sizi, yalnızca Tanrısal bildirim ile uyarıyorum. Ancak sağırlar uyarıldıklarında çağrıyı duymazlar!" |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Süleymaniye Vakfı
De ki "Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Ama sağırlar uyarıldıkları sırada yapılan çağrıyı işitmezler."
|
Süleymaniye Vakfı
De ki "Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Ama sağırlar uyarıldıkları sırada yapılan çağrıyı işitmezler." |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Edip Yüksel
"Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum" de. Ne var ki, sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmez.
|
Edip Yüksel
"Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum" de. Ne var ki, sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmez. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Erhan Aktaş
De ki: "Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum." Ne var ki sağırlar uyarılsalar da çağrıyı duymazlar.
|
Erhan Aktaş
De ki: "Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum." Ne var ki sağırlar uyarılsalar da çağrıyı duymazlar. |
|
|
Enbiya 45. Ayet
45. Ayet
Mehmet Okuyan
De ki: "Ben sizi sadece vahiy ile uyarıyorum."[1] Sağır(lar), uyarıldıkları zaman bu çağrıyı duymaz.
|
Mehmet Okuyan
De ki: "Ben sizi sadece vahiy ile uyarıyorum."[1] Sağır(lar), uyarıldıkları zaman bu çağrıyı duymaz. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Ahmed Hulusi
Yemin olsun, eğer onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa elbette: "Yazık bize! Doğrusu biz zalimlermişiz" derler.
|
Ahmed Hulusi
Yemin olsun, eğer onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa elbette: "Yazık bize! Doğrusu biz zalimlermişiz" derler. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, onlara Rabbinin azabından 'bir ufak esinti' dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler.
|
Ali Bulaç
Andolsun, onlara Rabbinin azabından 'bir ufak esinti' dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Rabbinin azabı onlara hafifçe dokunsa, "Vah bize! Doğrusu, biz haksızlık yaptık" derler.
|
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Rabbinin azabı onlara hafifçe dokunsa, "Vah bize! Doğrusu, biz haksızlık yaptık" derler. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Diyanet İşleri
Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.
|
Diyanet İşleri
Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Maamafih kasem olsun rabbının azabından onlara bir nefha dokunursa muhakkak diyeceklerdir ki vay bizlere! Bizler cidden zalimler idik
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Maamafih kasem olsun rabbının azabından onlara bir nefha dokunursa muhakkak diyeceklerdir ki vay bizlere! Bizler cidden zalimler idik |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun, onlara rabbinin azabından "bir ufak esinti" dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler.
|
Gültekin Onan
Andolsun, onlara rabbinin azabından "bir ufak esinti" dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki Rabbinin azabından onlara edna bir şey dokunsa muhakkak: "Yazıklar olsun bize. Biz gerçekden zaalimlermişiz" diyeceklerdir.
|
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki Rabbinin azabından onlara edna bir şey dokunsa muhakkak: "Yazıklar olsun bize. Biz gerçekden zaalimlermişiz" diyeceklerdir. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
İbni Kesir
Andolsun ki Rabbının azabından onlara bir esinti dokunsa; eyvahlar bize, doğrusu biz gerçekten zalimlermişiz, diyeceklerdir.
|
İbni Kesir
Andolsun ki Rabbının azabından onlara bir esinti dokunsa; eyvahlar bize, doğrusu biz gerçekten zalimlermişiz, diyeceklerdir. |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Muhammed Esed
Yine de, kendilerini Rabbinin azabından bir esinti yoklasa, hiç şüphe yok, hemen, "Vah bize!" derler, "Doğrusu, zalim kimselerdik biz!"
|
Muhammed Esed
Yine de, kendilerini Rabbinin azabından bir esinti yoklasa, hiç şüphe yok, hemen, "Vah bize!" derler, "Doğrusu, zalim kimselerdik biz!" |
|
|
Enbiya 46. Ayet
46. Ayet
Şaban Piriş
Onlara Rabb'inin azabından bir esinti dokunsa: -Eyvah, biz gerçekten haksızlık edenler idik, derler.
|
Şaban Piriş
Onlara Rabb'inin azabından bir esinti dokunsa: -Eyvah, biz gerçekten haksızlık edenler idik, derler. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.