Mealler

/ Mealler / Liste

Bakara Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Bakara 126. Ayet 126. Ayet Ahmed Hulusi Hani İbrahim şöyle demişti: "Rabbim burasını emin bir mahal kıl ve ehlini (nefslerinin hakikati olarak) Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenleri, yaptıklarının sonuçlarıyla rızıklandır. " (Rabbi) dedi: "Kim (hakikati) inkar ederse onu bile kısa bir zaman (dünya yaşamı) boyunca rızıklandırır, sonra da yanma azabına bırakırım. " O ne kötü gerçekle yüzleşmedir!
Ahmed Hulusi

Hani İbrahim şöyle demişti: "Rabbim burasını emin bir mahal kıl ve ehlini (nefslerinin hakikati olarak) Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenleri, yaptıklarının sonuçlarıyla rızıklandır. " (Rabbi) dedi: "Kim (hakikati) inkar ederse onu bile kısa bir zaman (dünya yaşamı) boyunca rızıklandırır, sonra da yanma azabına bırakırım. " O ne kötü gerçekle yüzleşmedir!

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Ali Bulaç Hani İbrahim: "Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Allah: "Sadece inananları değil) inkar edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti.
Ali Bulaç

Hani İbrahim: "Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Allah: "Sadece inananları değil) inkar edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Bayraktar Bayraklı Hatırla İbrahim'in şöyle dediğini: "Ey Rabbim! Burayı güvenli bir belde yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle!" Allah da şöyle buyurdu: "İnkar edeni de az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Orası ne kötü bir yerdir!"
Bayraktar Bayraklı

Hatırla İbrahim'in şöyle dediğini: "Ey Rabbim! Burayı güvenli bir belde yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle!" Allah da şöyle buyurdu: "İnkar edeni de az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Orası ne kötü bir yerdir!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Diyanet İşleri Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.
Diyanet İşleri

Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır ve o vakit İbrahim "Yarab burasını emin bir belde kıl ve ahalisini envaı semerattan merzuk buyur, "Allaha ve Ahıret gününe iman eyleyenlerini" dedi, buyurdu ki "küfredeni dahi merzuk eder de az bir zaman hayattan nasib aldırırım ve sonra ateş azabına muztar kılarım ki o ne yaman bir inkılabtır
Elmalılı Hamdi Yazır

ve o vakit İbrahim "Yarab burasını emin bir belde kıl ve ahalisini envaı semerattan merzuk buyur, "Allaha ve Ahıret gününe iman eyleyenlerini" dedi, buyurdu ki "küfredeni dahi merzuk eder de az bir zaman hayattan nasib aldırırım ve sonra ateş azabına muztar kılarım ki o ne yaman bir inkılabtır

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Gültekin Onan Hani İbrahim: "Rabbim, burasını güvenli (aminen) bir şehir kıl ve ehlinden Tanrı'ya ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Tanrı: "Sadece inananları değil) küfredeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti.
Gültekin Onan

Hani İbrahim: "Rabbim, burasını güvenli (aminen) bir şehir kıl ve ehlinden Tanrı'ya ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Tanrı: "Sadece inananları değil) küfredeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Hasan Basri Çantay Hani İbrahim: "Ya Rab, burasını emniyyetli bir şehir yap ve ehalisinden Allaha ve ahiret gününe inananları (yemiş, hububat gibi) mahsullerle rızıklandır" demişdi. (Allah da:) "Kafir olanı dahi kısa bir zaman için (yaşadığı müddetce) faidelendireceğim, sonra onu cehennem azabına icbar edeceğim. Varacağı yer ne kötüdür" buyurmuşdu.
Hasan Basri Çantay

Hani İbrahim: "Ya Rab, burasını emniyyetli bir şehir yap ve ehalisinden Allaha ve ahiret gününe inananları (yemiş, hububat gibi) mahsullerle rızıklandır" demişdi. (Allah da:) "Kafir olanı dahi kısa bir zaman için (yaşadığı müddetce) faidelendireceğim, sonra onu cehennem azabına icbar edeceğim. Varacağı yer ne kötüdür" buyurmuşdu.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet İbni Kesir Hani, İbrahim demişti ki: Rabbım burasını emniyetli bir şehir yap. Ve halkından Allah'a, ahiret gününe iman etmiş olanları mahsullerle rızıklandır Allah da: Kafir olanı kısa bir zaman için geçindiririm. Sonra onu cehennem azabına zorlarım. Bu ne kötü bir sonuçtur, buyurmuştu.
İbni Kesir

Hani, İbrahim demişti ki: Rabbım burasını emniyetli bir şehir yap. Ve halkından Allah'a, ahiret gününe iman etmiş olanları mahsullerle rızıklandır Allah da: Kafir olanı kısa bir zaman için geçindiririm. Sonra onu cehennem azabına zorlarım. Bu ne kötü bir sonuçtur, buyurmuştu.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Muhammed Esed Ve İbrahim: "Ey Rabbim!" diye yalvardı, "Burayı emin bir bölge yap ve halkından Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere bereketli rızıklar bağışla." (Allah): "Her kim hakikati inkar ederse, onun kısa bir süre zevk ü sefa içinde yaşamasına izin veririm -ama sonunda onu ateşin azabına sürerim; ne kötü bir duraktır o!" diye cevap verdi.
Muhammed Esed

Ve İbrahim: "Ey Rabbim!" diye yalvardı, "Burayı emin bir bölge yap ve halkından Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere bereketli rızıklar bağışla." (Allah): "Her kim hakikati inkar ederse, onun kısa bir süre zevk ü sefa içinde yaşamasına izin veririm -ama sonunda onu ateşin azabına sürerim; ne kötü bir duraktır o!" diye cevap verdi.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Şaban Piriş Hani İbrahim: -Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle rızıklandır, demişti. Allah da: -İnkarcı olanı bile az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına atarım ne kötü bir akibet! diye buyurmuştu.
Şaban Piriş

Hani İbrahim: -Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle rızıklandır, demişti. Allah da: -İnkarcı olanı bile az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına atarım ne kötü bir akibet! diye buyurmuştu.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Suat Yıldırım Ve o vakit İbrahim: "Ya Rabbi, burayı güvenli bir şehir yap. Buranın halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşit çeşit mahsullerle rızıklandır!" dedi. Bunun üzerine buyurdu ki: "Onlardan inkar edeni dahi rızıklandırıp az bir zaman hayattan nasip aldırır, sonra da onları cehennem azabına sürerim. Orası varılacak yer olarak ne fena bir yerdir!"
Suat Yıldırım

Ve o vakit İbrahim: "Ya Rabbi, burayı güvenli bir şehir yap. Buranın halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşit çeşit mahsullerle rızıklandır!" dedi. Bunun üzerine buyurdu ki: "Onlardan inkar edeni dahi rızıklandırıp az bir zaman hayattan nasip aldırır, sonra da onları cehennem azabına sürerim. Orası varılacak yer olarak ne fena bir yerdir!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Süleyman Ateş İbrahim demişti ki: "Rabbim, bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle!" (Rabbi) buyurdu: "İnkar edeni dahi az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına (girmeğe) zorlarım, ne kötü varılacak yerdir orası!"
Süleyman Ateş

İbrahim demişti ki: "Rabbim, bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle!" (Rabbi) buyurdu: "İnkar edeni dahi az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına (girmeğe) zorlarım, ne kötü varılacak yerdir orası!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Yaşar Nuri Öztürk İbrahim şöyle yakarmıştı: "Rabb'im! Şu kenti güvenli bir kent yap, halkının Allah'a ve ahıret gününe inananlarını çeşitli ürünlerle rızklandır." Rab dedi ki: "Küfre sapanları bile rızklandırırım. Ama az bir nimetle rızklandırır, sonra da ateş azabına itiveririm. Ne kötü bir dönüş yeridir o..."
Yaşar Nuri Öztürk

İbrahim şöyle yakarmıştı: "Rabb'im! Şu kenti güvenli bir kent yap, halkının Allah'a ve ahıret gününe inananlarını çeşitli ürünlerle rızklandır." Rab dedi ki: "Küfre sapanları bile rızklandırırım. Ama az bir nimetle rızklandırır, sonra da ateş azabına itiveririm. Ne kötü bir dönüş yeridir o..."

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Mustafa İslamoğlu Hani İbrahim de şöyle dua etmişti: "Rabbim! Burasını emin bir bölge kıl! Onun sakinlerinden Allah'a ve ahiret gününe inananları türlü ürünlerle rızıklandır!" Allah karşılık verdi: "Onlardan küfredenleri de, geçici zevkleri tattırdıktan sonra yakıcı bir azaba mahkum ederim ki, orası pek fena bir duraktır."
Mustafa İslamoğlu

Hani İbrahim de şöyle dua etmişti: "Rabbim! Burasını emin bir bölge kıl! Onun sakinlerinden Allah'a ve ahiret gününe inananları türlü ürünlerle rızıklandır!" Allah karşılık verdi: "Onlardan küfredenleri de, geçici zevkleri tattırdıktan sonra yakıcı bir azaba mahkum ederim ki, orası pek fena bir duraktır."

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Rashad Khalifa Abraham prayed: "My Lord, make this a peaceful land, and provide its people with fruits. Provide for those who believe in GOD and the Last Day." (God) said, "I will also provide for those who disbelieve. I will let them enjoy, temporarily, then commit them to the retribution of Hell, and a miserable destiny."
Rashad Khalifa

Abraham prayed: "My Lord, make this a peaceful land, and provide its people with fruits. Provide for those who believe in GOD and the Last Day." (God) said, "I will also provide for those who disbelieve. I will let them enjoy, temporarily, then commit them to the retribution of Hell, and a miserable destiny."

Bakara 126. Ayet 126. Ayet The Monotheist Group And Abraham said: "My Lord, make this a land of peace, and provide for its inhabitants of the fruits for whoever believes in God and the Last Day." He said: "As for he who rejects, I will let him enjoy for a while, then I will force him to the retribution of the Fire. What a miserable destiny!"
The Monotheist Group

And Abraham said: "My Lord, make this a land of peace, and provide for its inhabitants of the fruits for whoever believes in God and the Last Day." He said: "As for he who rejects, I will let him enjoy for a while, then I will force him to the retribution of the Fire. What a miserable destiny!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Edip-Layth Abraham said, "My Lord, make this town secure, and provide for its inhabitants of the fruits for whoever acknowledges God and the Last day." He said, "As for he who does not appreciate, I will let him enjoy for a while, then I will force him to the retribution of the fire, what a miserable destiny!"
Edip-Layth

Abraham said, "My Lord, make this town secure, and provide for its inhabitants of the fruits for whoever acknowledges God and the Last day." He said, "As for he who does not appreciate, I will let him enjoy for a while, then I will force him to the retribution of the fire, what a miserable destiny!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Ali Rıza Safa İbrahim, şöyle demişti: "Efendim! Bu yöreyi güvenli yap. Onun halkından, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlara geçimlik ürünler ver!" Dedi ki: "Nankörlük edeni de kısa bir süre geçindirir, sonra, ateşle cezalandırırım; ne kötü bir varış yeridir!"
Ali Rıza Safa

İbrahim, şöyle demişti: "Efendim! Bu yöreyi güvenli yap. Onun halkından, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlara geçimlik ürünler ver!" Dedi ki: "Nankörlük edeni de kısa bir süre geçindirir, sonra, ateşle cezalandırırım; ne kötü bir varış yeridir!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Süleymaniye Vakfı Bir gün İbrahim şöyle yalvardı: "Sahibim (Rabbim), burayı güvenli bir şehir yap! Buranın halkından, Allah'a ve ahiret gününe inananları her üründen yararlandır!" Allah da şöyle dedi: "Âyetleri görmezlikten gelene de bir süre iyilik yapar, sonra onu ateş azabına mahkum ederim. Ne kötü hale düşmektir o!"
Süleymaniye Vakfı

Bir gün İbrahim şöyle yalvardı: "Sahibim (Rabbim), burayı güvenli bir şehir yap! Buranın halkından, Allah'a ve ahiret gününe inananları her üründen yararlandır!" Allah da şöyle dedi: "Âyetleri görmezlikten gelene de bir süre iyilik yapar, sonra onu ateş azabına mahkum ederim. Ne kötü hale düşmektir o!"

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Edip Yüksel İbrahim, "Efendim, burayı güvenlik yeri kıl. ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylayan sakinlerine ürünlerle rızık ver" deyince, "İnkar edene de rızık vereceğim. Onu kısa bir süre geçindirir, sonra onu ateş cezasına mahkûm ederim. Ne kötü bir uğrak yeridir orası!" dedi.
Edip Yüksel

İbrahim, "Efendim, burayı güvenlik yeri kıl. ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylayan sakinlerine ürünlerle rızık ver" deyince, "İnkar edene de rızık vereceğim. Onu kısa bir süre geçindirir, sonra onu ateş cezasına mahkûm ederim. Ne kötü bir uğrak yeridir orası!" dedi.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Erhan Aktaş Hani İbrahim: "Ey Rabb'im! Bu beldeyi güvenli bir yer kıl, halkından, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanları, çeşitli ürünlerle rızıklandır." dedi. O da: "İnkar edeni dahi az bir süre geçindiririm; sonra onu ateşin azabına uğratırım. Orası, varacaklar için ne kötü bir yerdir." dedi.
Erhan Aktaş

Hani İbrahim: "Ey Rabb'im! Bu beldeyi güvenli bir yer kıl, halkından, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanları, çeşitli ürünlerle rızıklandır." dedi. O da: "İnkar edeni dahi az bir süre geçindiririm; sonra onu ateşin azabına uğratırım. Orası, varacaklar için ne kötü bir yerdir." dedi.

Bakara 126. Ayet 126. Ayet Mehmet Okuyan Hani İbrahim de demişti ki: "Rabbim! Burayı güvenli bir şehir yap; halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle rızıklandır!"[1] (Allah da) şöyle demişti: "Kim inkâr ederse onu az bir süre yararlandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim.[2] Ne kötü varış yeridir (orası)!"[3]
Mehmet Okuyan

Hani İbrahim de demişti ki: "Rabbim! Burayı güvenli bir şehir yap; halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle rızıklandır!"[1] (Allah da) şöyle demişti: "Kim inkâr ederse onu az bir süre yararlandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim.[2] Ne kötü varış yeridir (orası)!"[3]

Dip Notlar
Bakara 127. Ayet 127. Ayet Ahmed Hulusi Ve hani İbrahim, İsmail ile el BEYT'in (Kabe - kalp - şuurun 7. kat seması) ana duvarlarını yükseltip (şöyle yönelmişti): "Rabbimiz, bizden kabul buyur, şüphesiz ki sen (varlığın hakikati olarak) Algılayan Aliym'sin. "
Ahmed Hulusi

Ve hani İbrahim, İsmail ile el BEYT'in (Kabe - kalp - şuurun 7. kat seması) ana duvarlarını yükseltip (şöyle yönelmişti): "Rabbimiz, bizden kabul buyur, şüphesiz ki sen (varlığın hakikati olarak) Algılayan Aliym'sin. "

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Ali Bulaç İbrahim, İsmail'le birlikte Evin (Ka'be'nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin";
Ali Bulaç

İbrahim, İsmail'le birlikte Evin (Ka'be'nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin";

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Bayraktar Bayraklı İbrahim ile İsmail'in Beytullah'ın temellerini yükseltirken şu duayı yaptıklarını hatırlayınız: "Ey Rabbimiz! Bizden bu hizmeti kabul buyur; çünkü sen her şeyi duyan ve her şeyi bilensin."
Bayraktar Bayraklı

İbrahim ile İsmail'in Beytullah'ın temellerini yükseltirken şu duayı yaptıklarını hatırlayınız: "Ey Rabbimiz! Bizden bu hizmeti kabul buyur; çünkü sen her şeyi duyan ve her şeyi bilensin."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Diyanet İşleri Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" diyorlardı.
Diyanet İşleri

Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" diyorlardı.

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır ve o vakit ki İbrahim beyitten temelleri yükseltiyordu İsmaille birlikte şöyle dua ettiler: Ey bizim Rabbımız kabul buyur bizden, daima işiten, daima bilen sensin ancak sen
Elmalılı Hamdi Yazır

ve o vakit ki İbrahim beyitten temelleri yükseltiyordu İsmaille birlikte şöyle dua ettiler: Ey bizim Rabbımız kabul buyur bizden, daima işiten, daima bilen sensin ancak sen

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Gültekin Onan İbrahim, İsmail ile birlikte Evin (Kabenin) temellerini / sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz, bizden (bunu) kabul et, kuşkusuz sen işitensin, bilensin".
Gültekin Onan

İbrahim, İsmail ile birlikte Evin (Kabenin) temellerini / sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz, bizden (bunu) kabul et, kuşkusuz sen işitensin, bilensin".

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Hasan Basri Çantay Hani İbrahim o Beytin temellerini (yahud: divarlarını), İsmail ile birlikde, yükseltiyordu (da ikisi de şöyle düa etmişlerdi:) "Ey Rabbimiz, bizden (şu hizmeti) kabul buyur. Şübhesiz hakkıyle işiden, kemaliyle bilen sensin Sen".
Hasan Basri Çantay

Hani İbrahim o Beytin temellerini (yahud: divarlarını), İsmail ile birlikde, yükseltiyordu (da ikisi de şöyle düa etmişlerdi:) "Ey Rabbimiz, bizden (şu hizmeti) kabul buyur. Şübhesiz hakkıyle işiden, kemaliyle bilen sensin Sen".

Bakara 127. Ayet 127. Ayet İbni Kesir Hani, İbrahim, Ka'be 'nin temellerini İsmail ile birlikte yükseltiyordu ve diyordu ki: Rabbımız bizden kabul buyur. Şüphesiz ki, Sensin Sen Semi', Alim.
İbni Kesir

Hani, İbrahim, Ka'be 'nin temellerini İsmail ile birlikte yükseltiyordu ve diyordu ki: Rabbımız bizden kabul buyur. Şüphesiz ki, Sensin Sen Semi', Alim.

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Muhammed Esed İbrahim ve İsmail Mabed'in temellerini yükseltirken yalvardılar: "Ey Rabbimiz! Bunu kabul et; Sensin her şeyi bilen, her şeyi duyan!"
Muhammed Esed

İbrahim ve İsmail Mabed'in temellerini yükseltirken yalvardılar: "Ey Rabbimiz! Bunu kabul et; Sensin her şeyi bilen, her şeyi duyan!"

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Şaban Piriş İbrahim, İsmail'le birlikte Kabe'nin temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı): -Rabbimiz hizmetimizi kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.
Şaban Piriş

İbrahim, İsmail'le birlikte Kabe'nin temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı): -Rabbimiz hizmetimizi kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Suat Yıldırım İbrahim ile İsmail beytullah'ın temellerini yükseltirken şöyle dua ediyorlardı. "Ey bizim Kerim Rabbimiz! Yaptığımız bu işi kabul buyur bizden! Hakkıyla işiten ve bilen ancak Sen'sin."
Suat Yıldırım

İbrahim ile İsmail beytullah'ın temellerini yükseltirken şöyle dua ediyorlardı. "Ey bizim Kerim Rabbimiz! Yaptığımız bu işi kabul buyur bizden! Hakkıyla işiten ve bilen ancak Sen'sin."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Süleyman Ateş İbrahim, İsma'il'le beraber Ev'in temellerini yükseltiyor: "Rabbi'imiz, bizden kabul buyur, kuşkusuz sen işitensin, bilensin."
Süleyman Ateş

İbrahim, İsma'il'le beraber Ev'in temellerini yükseltiyor: "Rabbi'imiz, bizden kabul buyur, kuşkusuz sen işitensin, bilensin."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Yaşar Nuri Öztürk İbrahim'in, İsmail'le birlikte, Beytullah'ın ana duvarlarını yükselterek şöyle yakardıkları zamanı da an: "Rabb'imiz, bizden gelen niyazları kabul buyur; sen, evet sen, Semi'sin, her şeyi çok iyi duyarsın; Alim'sin, her şeyi çok iyi bilirsin."
Yaşar Nuri Öztürk

İbrahim'in, İsmail'le birlikte, Beytullah'ın ana duvarlarını yükselterek şöyle yakardıkları zamanı da an: "Rabb'imiz, bizden gelen niyazları kabul buyur; sen, evet sen, Semi'sin, her şeyi çok iyi duyarsın; Alim'sin, her şeyi çok iyi bilirsin."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Mustafa İslamoğlu İbrahim, İsmail'le birlikte Kabe'nin temelleri yükseltirken şöyle yalvardılar: "Rabbimiz! Kabul buyur bizden! Yalnız sensin tüm duaları işiten; ve gönüllerdekini bilen de yalnız sen!
Mustafa İslamoğlu

İbrahim, İsmail'le birlikte Kabe'nin temelleri yükseltirken şöyle yalvardılar: "Rabbimiz! Kabul buyur bizden! Yalnız sensin tüm duaları işiten; ve gönüllerdekini bilen de yalnız sen!

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Rashad Khalifa As Abraham raised the foundations of the shrine, together with Ismail (they prayed): "Our Lord, accept this from us. You are the Hearer, the Omniscient.
Rashad Khalifa

As Abraham raised the foundations of the shrine, together with Ismail (they prayed): "Our Lord, accept this from us. You are the Hearer, the Omniscient.

Bakara 127. Ayet 127. Ayet The Monotheist Group And as Abraham raised from the Sanctuary its foundations, along with Ishmael: "Our Lord accept this from us, You are the Hearer, the Knowledgeable."
The Monotheist Group

And as Abraham raised from the Sanctuary its foundations, along with Ishmael: "Our Lord accept this from us, You are the Hearer, the Knowledgeable."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Edip-Layth As Abraham raised the foundations for the sanctuary with Ishmael, "Our Lord accept this from us, You are the Hearer, the Knowledgeable."
Edip-Layth

As Abraham raised the foundations for the sanctuary with Ishmael, "Our Lord accept this from us, You are the Hearer, the Knowledgeable."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Ali Rıza Safa İbrahim, İsmail ile birlikte Ev'in yapısını yükselttiğinde: "Efendimiz! Bizden kabul et. Kuşkusuz, Sen, Duyansın; Bilensin!"
Ali Rıza Safa

İbrahim, İsmail ile birlikte Ev'in yapısını yükselttiğinde: "Efendimiz! Bizden kabul et. Kuşkusuz, Sen, Duyansın; Bilensin!"

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Süleymaniye Vakfı İbrahim, İsmail ile beraber Kabe'nin temellerini yükselttiği sırada şöyle yalvardı: "Rabbimiz, bunu bizden kabul et, dinleyen de bilen de Sen'sin!"
Süleymaniye Vakfı

İbrahim, İsmail ile beraber Kabe'nin temellerini yükselttiği sırada şöyle yalvardı: "Rabbimiz, bunu bizden kabul et, dinleyen de bilen de Sen'sin!"

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Edip Yüksel İbrahim, İsmail ile birlikte Ev'in temellerini yükseltiyor: "Efendimiz, bizden kabul et, şüphesiz sen İşitensin, Bilensin."
Edip Yüksel

İbrahim, İsmail ile birlikte Ev'in temellerini yükseltiyor: "Efendimiz, bizden kabul et, şüphesiz sen İşitensin, Bilensin."

Bakara 127. Ayet 127. Ayet Erhan Aktaş Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile birlikte Beyt'in[1] temellerini yükseltirken: "Ey Rabb'imiz! Bunu bizden kabul et; kuşkusuz Sen, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'sin."
Erhan Aktaş

Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile birlikte Beyt'in[1] temellerini yükseltirken: "Ey Rabb'imiz! Bunu bizden kabul et; kuşkusuz Sen, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'sin."

Dip Notlar
Bakara 127. Ayet 127. Ayet Mehmet Okuyan Hani İbrahim ve İsmail, o Ev'in (Kâbe'nin) temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı:) "Rabbimiz! Bunu bizden kabul et! Şüphesiz ki yalnızca sen duyansın; bilensin.[1]
Mehmet Okuyan

Hani İbrahim ve İsmail, o Ev'in (Kâbe'nin) temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı:) "Rabbimiz! Bunu bizden kabul et! Şüphesiz ki yalnızca sen duyansın; bilensin.[1]

Dip Notlar
Bakara 128. Ayet 128. Ayet Ahmed Hulusi "Rabbimiz, bizi sana teslim olmuş kıl ve neslimizden de sana teslim olmuş bir topluluk oluştur. Bize menasıkın (hac uygulamasının şartlarını) göster ve tövbemizi kabul et. Muhakkak ki sen (Tevvab) tövbeleri kabul eden Rahıym'sin (sonucunda onun salt güzelliklerini yaşatansın). "
Ahmed Hulusi

"Rabbimiz, bizi sana teslim olmuş kıl ve neslimizden de sana teslim olmuş bir topluluk oluştur. Bize menasıkın (hac uygulamasının şartlarını) göster ve tövbemizi kabul et. Muhakkak ki sen (Tevvab) tövbeleri kabul eden Rahıym'sin (sonucunda onun salt güzelliklerini yaşatansın). "

Bakara 128. Ayet 128. Ayet Ali Bulaç "Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin."
Ali Bulaç

"Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin."

Bakara 128. Ayet 128. Ayet Bayraktar Bayraklı "Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlar kıl; neslimizden de sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yerlerimizi göster. Tövbemizi kabul et; çünkü sen tövbeleri ziyadesiyle kabul edensin ve çok merhametlisin."
Bayraktar Bayraklı

"Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlar kıl; neslimizden de sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yerlerimizi göster. Tövbemizi kabul et; çünkü sen tövbeleri ziyadesiyle kabul edensin ve çok merhametlisin."

Bakara 128. Ayet 128. Ayet Diyanet İşleri "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."
Diyanet İşleri

"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."

Bakara 128. Ayet 128. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ey bizim Rabbımız hem bizi yalnız senin için boyun eğen müslüman kıl ve zürriyetimizden yalnız senin için boyun eğen bir ümmeti müslime vücude getir ve bizlere ibadetimizin yollarını göster ve tevbe ettikçe üzerimize rahmetinle bak öyle tevvab, öyle rahim sensin ancak sen
Elmalılı Hamdi Yazır

Ey bizim Rabbımız hem bizi yalnız senin için boyun eğen müslüman kıl ve zürriyetimizden yalnız senin için boyun eğen bir ümmeti müslime vücude getir ve bizlere ibadetimizin yollarını göster ve tevbe ettikçe üzerimize rahmetinle bak öyle tevvab, öyle rahim sensin ancak sen

Bakara 128. Ayet 128. Ayet Gültekin Onan "Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet çıkar / ver. Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Kuşkusuz sen tevbeleri kabul edensin, rahimsin."
Gültekin Onan

"Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet çıkar / ver. Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Kuşkusuz sen tevbeleri kabul edensin, rahimsin."

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image