Mealler

/ Mealler / Liste

Nisa Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Nisa 96. Ayet 96. Ayet Suat Yıldırım (95-96) Özür sahibi olmaksızın cihaddan geri kalan müminlerle, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden müminler elbette bir olmaz. Allah malları ve canları ile mücahede edenleri, derece bakımından cihada gitmeyenlerden üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de en güzel yurt olan cenneti vad etmiştir, ama mücahede edenleri, cihada katılmayanlardan çok daha büyük mükafatlarla, tarafından derece derece rütbeler, hususi bir mağfiret ve rahmetle mümtaz kılmıştır. Değil mi ki Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).
Suat Yıldırım

(95-96) Özür sahibi olmaksızın cihaddan geri kalan müminlerle, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden müminler elbette bir olmaz. Allah malları ve canları ile mücahede edenleri, derece bakımından cihada gitmeyenlerden üstün kılmıştır. Gerçi Allah hepsine de en güzel yurt olan cenneti vad etmiştir, ama mücahede edenleri, cihada katılmayanlardan çok daha büyük mükafatlarla, tarafından derece derece rütbeler, hususi bir mağfiret ve rahmetle mümtaz kılmıştır. Değil mi ki Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Süleyman Ateş Kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Ateş

Kendi katından yüksek dereceler, bağış ve rahmet. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Allah katından dereceler, bir bağışlanma, bir rahmet... Allah çok affedici çok merhametlidir.
Yaşar Nuri Öztürk

Allah katından dereceler, bir bağışlanma, bir rahmet... Allah çok affedici çok merhametlidir.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Mustafa İslamoğlu Katından yüce mertebelerle, mağfiret ve rahmetle... Zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Mustafa İslamoğlu

Katından yüce mertebelerle, mağfiret ve rahmetle... Zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Rashad Khalifa The higher ranks come from Him, as well as forgiveness and mercy. GOD is Forgiver, Most Merciful.
Rashad Khalifa

The higher ranks come from Him, as well as forgiveness and mercy. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet The Monotheist Group Grades from Him and forgiveness and a mercy. God is Forgiving, Merciful.
The Monotheist Group

Grades from Him and forgiveness and a mercy. God is Forgiving, Merciful.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Edip-Layth Grades from Him, forgiveness, and a mercy. God is Forgiving, Compassionate.
Edip-Layth

Grades from Him, forgiveness, and a mercy. God is Forgiving, Compassionate.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Ali Rıza Safa Kendisinden, değişik konumlarla, bağışlanma ve rahmetle. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Ali Rıza Safa

Kendisinden, değişik konumlarla, bağışlanma ve rahmetle. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Süleymaniye Vakfı Onları, kendi katından vereceği dereceler, bağışlama ve ikramla üstün kılacaktır. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.
Süleymaniye Vakfı

Onları, kendi katından vereceği dereceler, bağışlama ve ikramla üstün kılacaktır. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Edip Yüksel Kendi katından derecelerle, bağışlama ve rahmet ile... ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Edip Yüksel

Kendi katından derecelerle, bağışlama ve rahmet ile... ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Erhan Aktaş Kendinden derecelerle, bağışlama ve rahmetle. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Erhan Aktaş

Kendinden derecelerle, bağışlama ve rahmetle. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Nisa 96. Ayet 96. Ayet Mehmet Okuyan (95, 96) Müminlerden -mazeret sahibi olanlar dışında- (savaşa katılmayıp evlerinde) oturanlarla, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler (fedakârlık yapanlar) bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri (fedakârlık yapanları), derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine en güzel olanı vadetmiştir. (Ancak) kendinden dereceler, bağışlama ve merhamet (şeklinde büyük bir ödül vererek), cihad edenleri (fedakârlık yapanları) oturanlardan çok daha büyük bir ödülle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Mehmet Okuyan

(95, 96) Müminlerden -mazeret sahibi olanlar dışında- (savaşa katılmayıp evlerinde) oturanlarla, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler (fedakârlık yapanlar) bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri (fedakârlık yapanları), derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine en güzel olanı vadetmiştir. (Ancak) kendinden dereceler, bağışlama ve merhamet (şeklinde büyük bir ödül vererek), cihad edenleri (fedakârlık yapanları) oturanlardan çok daha büyük bir ödülle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki melekler, nefslerine zulmeder halde vefat ettirilen kimselere, "Ne işte idiniz (niye nefsinize zulüm olan şu şartlar içindesiniz)?" dediler... (Onlar da) dediler ki: "Biz Arz'da zayıf, çaresizdik"... (Melaike de) dedi ki: "Allah Arz'ı geniş olmadı mı, orada hicret etseydiniz?"... İşte bunların ulaşacağı yer cehennemdir... O ne kötü sondur!
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki melekler, nefslerine zulmeder halde vefat ettirilen kimselere, "Ne işte idiniz (niye nefsinize zulüm olan şu şartlar içindesiniz)?" dediler... (Onlar da) dediler ki: "Biz Arz'da zayıf, çaresizdik"... (Melaike de) dedi ki: "Allah Arz'ı geniş olmadı mı, orada hicret etseydiniz?"... İşte bunların ulaşacağı yer cehennemdir... O ne kötü sondur!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Ali Bulaç Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar: "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik." derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz için Allah'ın arzı geniş değil miydi?" derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?
Ali Bulaç

Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar: "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik." derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz için Allah'ın arzı geniş değil miydi?" derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Bayraktar Bayraklı Melekler, kendilerine zulmedenlere, canlarını alırken, "Sizin neyiniz vardı?" diye soracaklar. Onlar, "Biz yeryüzünde çok güçsüzdük" şeklinde cevap verecekler. Melekler, "Allah'ın yeri sizin kötülük diyarını terketmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. İşte onların barınağı cehennemdir, orası ne kötü bir gidiş yeridir!
Bayraktar Bayraklı

Melekler, kendilerine zulmedenlere, canlarını alırken, "Sizin neyiniz vardı?" diye soracaklar. Onlar, "Biz yeryüzünde çok güçsüzdük" şeklinde cevap verecekler. Melekler, "Allah'ın yeri sizin kötülük diyarını terketmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. İşte onların barınağı cehennemdir, orası ne kötü bir gidiş yeridir!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Diyanet İşleri Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.
Diyanet İşleri

Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır O kimseler ki nefislerine zulmetmekdelerken melekler canlarını aldılar, "ne işde idiniz" dediler, "biz dediler: Bu arzda zebun idik", "ya, dediler: Allahın arzı geniş değil mi idi oraya hicret etsenizdi ya?" İşte bunların me'vaları Cehennemdir, ona gidiş de ne fena şeydir
Elmalılı Hamdi Yazır

O kimseler ki nefislerine zulmetmekdelerken melekler canlarını aldılar, "ne işde idiniz" dediler, "biz dediler: Bu arzda zebun idik", "ya, dediler: Allahın arzı geniş değil mi idi oraya hicret etsenizdi ya?" İşte bunların me'vaları Cehennemdir, ona gidiş de ne fena şeydir

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Gültekin Onan Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son vercekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik". derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz içini Tanrı'nın arzı geniş değil miydi?"derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?
Gültekin Onan

Melekler kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son vercekleri zaman derler ki: "Nerde idiniz?" Onlar "Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik". derler. (Melekler de:) "Hicret etmeniz içini Tanrı'nın arzı geniş değil miydi?"derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Hasan Basri Çantay Öz nefislerinin zaalimleri olarak canlarını alacağı kimselere melekler derler ki "Ne işde idiniz?". Onlar: "Biz yer (yüzün) de (dinin emirlerini tatbikden) aciz (kimse) lerdik" derler. Melekler de: "Allahın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Siz de orada hicret edeydiniz ya" derler. İşte onlar (böyle). Onların barınakları cehennemdir. O ne kötü bir yerdir.
Hasan Basri Çantay

Öz nefislerinin zaalimleri olarak canlarını alacağı kimselere melekler derler ki "Ne işde idiniz?". Onlar: "Biz yer (yüzün) de (dinin emirlerini tatbikden) aciz (kimse) lerdik" derler. Melekler de: "Allahın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Siz de orada hicret edeydiniz ya" derler. İşte onlar (böyle). Onların barınakları cehennemdir. O ne kötü bir yerdir.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet İbni Kesir Melekler; nefislerine zulmedenlerin canlarını aldıkları zaman: Ne yapıyordunuz? deyince; biz yeryüzünde zayıf düşürülmek istenmiş kimselerdik, diyecekler. Melekler de: Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz? diyecekler. Onların varacakları yer, cehennemdir. Dönülecek yer olarak ne kötüdür orası.
İbni Kesir

Melekler; nefislerine zulmedenlerin canlarını aldıkları zaman: Ne yapıyordunuz? deyince; biz yeryüzünde zayıf düşürülmek istenmiş kimselerdik, diyecekler. Melekler de: Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz? diyecekler. Onların varacakları yer, cehennemdir. Dönülecek yer olarak ne kötüdür orası.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Muhammed Esed Melekler, kendilerine zulmeden kimselere canlarını alırken soracaklar: "Neyiniz vardı sizin?" Onlar: "Biz, yeryüzünde çok güçsüzdük" diye cevap verecekler.(Melekler), "Allahın arzı sizin kötülük diyarını terk etmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. Böylelerinin varış yeri cehennemdir, ne kötü bir varış yeri!
Muhammed Esed

Melekler, kendilerine zulmeden kimselere canlarını alırken soracaklar: "Neyiniz vardı sizin?" Onlar: "Biz, yeryüzünde çok güçsüzdük" diye cevap verecekler.(Melekler), "Allahın arzı sizin kötülük diyarını terk etmenize yetecek kadar geniş değil miydi?" diyecekler. Böylelerinin varış yeri cehennemdir, ne kötü bir varış yeri!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Şaban Piriş Melekler nefislerine zulmedenlerin canlarını alırken: -Ne haldeydiniz? derler. Onlar da derler ki: -Biz yeryüzünde sömürülmüş kimseler idik. Melekler: -Allah'ın arzı geniş değil miydi? Siz de oraya hicret etseydiniz ya! derler. Onların yeri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.
Şaban Piriş

Melekler nefislerine zulmedenlerin canlarını alırken: -Ne haldeydiniz? derler. Onlar da derler ki: -Biz yeryüzünde sömürülmüş kimseler idik. Melekler: -Allah'ın arzı geniş değil miydi? Siz de oraya hicret etseydiniz ya! derler. Onların yeri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Suat Yıldırım İman edip de hicret etmeyerek kendi öz nefislerine zulmeder vaziyette olanların canlarını alırken melekler onlara diyorlardı ki: "Ne işte idiniz?" Onlar da: "Biz bu ülkede, dinin emirlerini uygulayamayan, baskı altında yaşayan kimselerdik" deyince, melekler bu sefer şöyle dediler: "Peki Allah'ın dünyası geniş değil miydi? Siz de orada hicret etseydiniz ya?" İşte onların durağı cehennemdir. Ne fena bir dönüş yeridir orası!
Suat Yıldırım

İman edip de hicret etmeyerek kendi öz nefislerine zulmeder vaziyette olanların canlarını alırken melekler onlara diyorlardı ki: "Ne işte idiniz?" Onlar da: "Biz bu ülkede, dinin emirlerini uygulayamayan, baskı altında yaşayan kimselerdik" deyince, melekler bu sefer şöyle dediler: "Peki Allah'ın dünyası geniş değil miydi? Siz de orada hicret etseydiniz ya?" İşte onların durağı cehennemdir. Ne fena bir dönüş yeridir orası!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Süleyman Ateş Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: "Ne işte idiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)?" dediler. (Bunlar): "Biz yeryüzünde aciz düşürülmüştük." diye cevap verdiler. Melekler dediler ki: "Allah'ın yeri geniş değil miydi ki onda göç ed(ip gönlünüzce yaşayabileceğiniz bir yere gid)eydiniz?" İşte onların durağı cehennemdir, ne kötü bir gidiş yeridir orası!
Süleyman Ateş

Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: "Ne işte idiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)?" dediler. (Bunlar): "Biz yeryüzünde aciz düşürülmüştük." diye cevap verdiler. Melekler dediler ki: "Allah'ın yeri geniş değil miydi ki onda göç ed(ip gönlünüzce yaşayabileceğiniz bir yere gid)eydiniz?" İşte onların durağı cehennemdir, ne kötü bir gidiş yeridir orası!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Melekler, öz benliklerine zulmetmiş olanların canlarını alırken, onlara şöyle dediler: "Neredeydiniz siz?" Cevap verdiler: "Yeryüzünde ezilip horlananlardandık biz." Melekler dediler ki: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi ki orada bir yerden bir yere göçesiniz?" İşte böylelerinin varacağı yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!
Yaşar Nuri Öztürk

Melekler, öz benliklerine zulmetmiş olanların canlarını alırken, onlara şöyle dediler: "Neredeydiniz siz?" Cevap verdiler: "Yeryüzünde ezilip horlananlardandık biz." Melekler dediler ki: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi ki orada bir yerden bir yere göçesiniz?" İşte böylelerinin varacağı yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Mustafa İslamoğlu Melekler, kendi kendilerine zulmedenlere canlarını alırken "Sizin neyiniz vardı?" diye soracak. Onlar, "Bir yeryüzünde güçsüzdük!" diye cevap verecekler. (Melekler) "Allah'ın arzı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya?" diyecekler. İşte bu tiplerin varacağı yer cehennemdir; orası ne kötü varış yeridir.
Mustafa İslamoğlu

Melekler, kendi kendilerine zulmedenlere canlarını alırken "Sizin neyiniz vardı?" diye soracak. Onlar, "Bir yeryüzünde güçsüzdük!" diye cevap verecekler. (Melekler) "Allah'ın arzı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya?" diyecekler. İşte bu tiplerin varacağı yer cehennemdir; orası ne kötü varış yeridir.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Rashad Khalifa Those whose lives are terminated by the angels, while in a state of wronging their souls, the angels will ask them, "What was the matter with you?" They will say, "We were oppressed on earth." They will say, "Was GOD's earth not spacious enough for you to emigrate therein?" For these, the final abode is Hell, and a miserable destiny.
Rashad Khalifa

Those whose lives are terminated by the angels, while in a state of wronging their souls, the angels will ask them, "What was the matter with you?" They will say, "We were oppressed on earth." They will say, "Was GOD's earth not spacious enough for you to emigrate therein?" For these, the final abode is Hell, and a miserable destiny.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet The Monotheist Group Those whose lives are terminated by the angels, while they had wronged themselves; they said: "What situation were you in?" They said: "We were oppressed on the earth." They said: "Was the earth of God not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be Hell; what a miserable destiny!
The Monotheist Group

Those whose lives are terminated by the angels, while they had wronged themselves; they said: "What situation were you in?" They said: "We were oppressed on the earth." They said: "Was the earth of God not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be Hell; what a miserable destiny!

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Edip-Layth Those whom the controllers take, while they had wronged themselves; were asked, "What situation were you in?" They responded, "We were oppressed on earth." They asked, "Was God's earth not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be hell; what a miserable destiny;
Edip-Layth

Those whom the controllers take, while they had wronged themselves; were asked, "What situation were you in?" They responded, "We were oppressed on earth." They asked, "Was God's earth not wide enough that you could emigrate in it?" To these their abode will be hell; what a miserable destiny;

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Ali Rıza Safa Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, soracaklar: "Ne durumdaydınız?" Derler ki: "Yeryüzünde çok güçsüzdük!" Şöyle diyecekler: "Allah'ın yeryüzü, göç edebileceğiniz denli geniş değil miydi?" İşte, kalacakları yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir.
Ali Rıza Safa

Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, soracaklar: "Ne durumdaydınız?" Derler ki: "Yeryüzünde çok güçsüzdük!" Şöyle diyecekler: "Allah'ın yeryüzü, göç edebileceğiniz denli geniş değil miydi?" İşte, kalacakları yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Süleymaniye Vakfı Melekler, yanlışlar içindeyken canlarını aldıkları kimselere "Ne haldeydiniz?[1]" diye soracaklar, onlar: "Biz dünyada güçsüz hale getirildik" diyecekler, Melekler de "Allah'ın toprağı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" diyeceklerdir. Onların varıp kalacakları yer cehennemdir. Ne kötü yere düşmedir o[2]!
Süleymaniye Vakfı

Melekler, yanlışlar içindeyken canlarını aldıkları kimselere "Ne haldeydiniz?[1]" diye soracaklar, onlar: "Biz dünyada güçsüz hale getirildik" diyecekler, Melekler de "Allah'ın toprağı yeterince geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" diyeceklerdir. Onların varıp kalacakları yer cehennemdir. Ne kötü yere düşmedir o[2]!

Dip Notlar
Nisa 97. Ayet 97. Ayet Edip Yüksel Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: "Ne halde idiniz" derler. "Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik" diye cevap verirler. "ALLAH'ın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz" derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.
Edip Yüksel

Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: "Ne halde idiniz" derler. "Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik" diye cevap verirler. "ALLAH'ın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz" derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.

Nisa 97. Ayet 97. Ayet Erhan Aktaş Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere[1], melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?"[2] derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mustaz'af[3] kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.
Erhan Aktaş

Doğrusu, kendilerine haksızlık eden kimselere[1], melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?"[2] derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mustaz'af[3] kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi, hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.

Dip Notlar
Nisa 97. Ayet 97. Ayet Mehmet Okuyan Melekler, canlarını alırken kendilerine yazık eden kişilere "Neredeydiniz?" derler.[1] Onlar "Biz yeryüzünde güçsüzdük." derler. Onlar (melekler) "Allah'ın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" derler. İşte onların barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)![2]
Mehmet Okuyan

Melekler, canlarını alırken kendilerine yazık eden kişilere "Neredeydiniz?" derler.[1] Onlar "Biz yeryüzünde güçsüzdük." derler. Onlar (melekler) "Allah'ın arzı (yeryüzü) geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" derler. İşte onların barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)![2]

Dip Notlar
Nisa 98. Ayet 98. Ayet Ahmed Hulusi Ancak hicrete imkanı olmayan güçsüz, çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar bundan müstesnadır.
Ahmed Hulusi

Ancak hicrete imkanı olmayan güçsüz, çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar bundan müstesnadır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Ali Bulaç Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.
Ali Bulaç

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Bayraktar Bayraklı Erkekler, kadınlar ve çocuklardan, aciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.
Bayraktar Bayraklı

Erkekler, kadınlar ve çocuklardan, aciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Diyanet İşleri Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.
Diyanet İşleri

Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ancak hakikaten zebun olanlar: Hiç bir çareye gücü yetmiyen ve hicret için yol bulamıyan erkekler, kadın, çocuklar müstesna
Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak hakikaten zebun olanlar: Hiç bir çareye gücü yetmiyen ve hicret için yol bulamıyan erkekler, kadın, çocuklar müstesna

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Gültekin Onan Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.
Gültekin Onan

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Hasan Basri Çantay Erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan za'f ve acz içinde bırakılıb da hiç bir çareye gücü yetmeyen ve (hicrete) bir yol bulamayanlar müstesna.
Hasan Basri Çantay

Erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan za'f ve acz içinde bırakılıb da hiç bir çareye gücü yetmeyen ve (hicrete) bir yol bulamayanlar müstesna.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet İbni Kesir Ancak erkek, kadın ve çocuklardan çaresiz kalarak bir yol bulamayan zavallılar müstesnadır.
İbni Kesir

Ancak erkek, kadın ve çocuklardan çaresiz kalarak bir yol bulamayan zavallılar müstesnadır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Muhammed Esed Ama -erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun- hiçbir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen çaresiz kimseler bunların dışındadır:
Muhammed Esed

Ama -erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun- hiçbir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen çaresiz kimseler bunların dışındadır:

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Şaban Piriş Yalnızca, erkek, kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan güçsüz bırakılanlar müstesnadır.
Şaban Piriş

Yalnızca, erkek, kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan güçsüz bırakılanlar müstesnadır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Suat Yıldırım (98-99) Ancak, her türlü imkandan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).
Suat Yıldırım

(98-99) Ancak, her türlü imkandan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Süleyman Ateş Yalnız hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.
Süleyman Ateş

Yalnız hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Kadınlardan, erkeklerden, yavrulardan hiçbiri beceri gösteremeyen, hiçbir yol bulamayanların durumu farklıdır.
Yaşar Nuri Öztürk

Kadınlardan, erkeklerden, yavrulardan hiçbiri beceri gösteremeyen, hiçbir yol bulamayanların durumu farklıdır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Mustafa İslamoğlu Ne ki ezilen kesimlere mensup erkek, kadın ve çocuklardan hiçbir gücü olmayan ve yol göstericisi de bulunmayan kimseler bundan müstesnadır.
Mustafa İslamoğlu

Ne ki ezilen kesimlere mensup erkek, kadın ve çocuklardan hiçbir gücü olmayan ve yol göstericisi de bulunmayan kimseler bundan müstesnadır.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet Rashad Khalifa Exempted are the weak men, women, and children who do not possess the strength, nor the means to find a way out.
Rashad Khalifa

Exempted are the weak men, women, and children who do not possess the strength, nor the means to find a way out.

Nisa 98. Ayet 98. Ayet The Monotheist Group Except for those who were oppressed from the men, women, and children who could not devise a plan nor could be guided to a way.
The Monotheist Group

Except for those who were oppressed from the men, women, and children who could not devise a plan nor could be guided to a way.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image