Mealler
Enbiya Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Süleyman Ateş
"Doğru söyleyenler iseniz bu (bizi) tehdid (ettiğiniz azab) ne zaman?" diyorlar.
|
Süleyman Ateş
"Doğru söyleyenler iseniz bu (bizi) tehdid (ettiğiniz azab) ne zaman?" diyorlar. |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Diyorlar ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz bu vaat ne zaman?"
|
Yaşar Nuri Öztürk
Diyorlar ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz bu vaat ne zaman?" |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Buna rağmen onlar diyorlar ki: "Eğer sözünüze sadıksanız (cevap verin bakalım): bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?"
|
Mustafa İslamoğlu
Buna rağmen onlar diyorlar ki: "Eğer sözünüze sadıksanız (cevap verin bakalım): bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Rashad Khalifa
They challenge: "Where is that (retribution), if you are truthful?"
|
Rashad Khalifa
They challenge: "Where is that (retribution), if you are truthful?" |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
The Monotheist Group
Andthey say: "When will this promise come to pass if you are truthful?"
|
The Monotheist Group
Andthey say: "When will this promise come to pass if you are truthful?" |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Edip-Layth
They say, "When will this promise come to pass if you are truthful?"
|
Edip-Layth
They say, "When will this promise come to pass if you are truthful?" |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Ali Rıza Safa
Üstelik diyorlar ki: "Bu sözü verilen, ne zaman; eğer doğruyu söylüyorsanız?"
|
Ali Rıza Safa
Üstelik diyorlar ki: "Bu sözü verilen, ne zaman; eğer doğruyu söylüyorsanız?" |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Süleymaniye Vakfı
"Şu sözü verilen gün ne zamanmış?" derler. Doğruysanız, söyleyin.
|
Süleymaniye Vakfı
"Şu sözü verilen gün ne zamanmış?" derler. Doğruysanız, söyleyin. |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Edip Yüksel
"Doğru sözlü iseniz O verilen söz ne zaman gerçekleşecek" diye meydan okuyorlar.
|
Edip Yüksel
"Doğru sözlü iseniz O verilen söz ne zaman gerçekleşecek" diye meydan okuyorlar. |
|
|
Enbiya 38. Ayet
38. Ayet
Erhan Aktaş
"Eğer doğru söyleyenlerdenseniz bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
|
Erhan Aktaş
"Eğer doğru söyleyenlerdenseniz bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar. |
|
|
|
Mehmet Okuyan
"Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!" derler.[1] |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Ahmed Hulusi
Hakikat bilgisini inkar edenler, ne vechlerinden (iç dünyalarından) ne de sırtlarından (dıştan) yakanı önleyemeyecekleri; kendilerine yardım da olunmayacağı zamanı bir bilselerdi!
|
Ahmed Hulusi
Hakikat bilgisini inkar edenler, ne vechlerinden (iç dünyalarından) ne de sırtlarından (dıştan) yakanı önleyemeyecekleri; kendilerine yardım da olunmayacağı zamanı bir bilselerdi! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Ali Bulaç
O inkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.
|
Ali Bulaç
O inkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi. |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilemeyeceği zamanı bir bilselerdi!
|
Bayraktar Bayraklı
İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilemeyeceği zamanı bir bilselerdi! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Diyanet İşleri
İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!
|
Diyanet İşleri
İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Bilseler o küfredenler ne yüzlerinden ne arkalarından ateşi men'edemiyecekleri, ve hiç bir taraftan yardım olunmıyacakları o demi
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bilseler o küfredenler ne yüzlerinden ne arkalarından ateşi men'edemiyecekleri, ve hiç bir taraftan yardım olunmıyacakları o demi |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Gültekin Onan
O küfredenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.
|
Gültekin Onan
O küfredenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi. |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Hasan Basri Çantay
O küfredenler yüzlerinden ve arkalarından (saran) ateşi hiçbir suretle meni' edemeyecekleri, kendilerinin yardım da göremeyecekleri zamaanı bir bilse (ler) di.
|
Hasan Basri Çantay
O küfredenler yüzlerinden ve arkalarından (saran) ateşi hiçbir suretle meni' edemeyecekleri, kendilerinin yardım da göremeyecekleri zamaanı bir bilse (ler) di. |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
İbni Kesir
O küfredenler; yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engellemeyecekleri ve yardım göremeyecekleri zamanı keşki bilseler.
|
İbni Kesir
O küfredenler; yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engellemeyecekleri ve yardım göremeyecekleri zamanı keşki bilseler. |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Muhammed Esed
Hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi!
|
Muhammed Esed
Hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Şaban Piriş
O kafirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engelleyemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı keşke bilselerdi.
|
Şaban Piriş
O kafirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engelleyemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı keşke bilselerdi. |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Suat Yıldırım
Dini olduğu gibi, bu azabı da böyle inkar edenler, onun tepelerine ineceğini, o ateşin yüzlerini ve sırtlarını yalamasını önleyemeyeceklerini, kendilerine yardım edecek hiç kimsenin bulunmayacağını bir bilselerdi!
|
Suat Yıldırım
Dini olduğu gibi, bu azabı da böyle inkar edenler, onun tepelerine ineceğini, o ateşin yüzlerini ve sırtlarını yalamasını önleyemeyeceklerini, kendilerine yardım edecek hiç kimsenin bulunmayacağını bir bilselerdi! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Süleyman Ateş
İnkar edenler, ne yüzlerinden, ne de sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım da olunmayacakları zamanı bir bilselerdi (onu böyle acele istemezlerdi)!
|
Süleyman Ateş
İnkar edenler, ne yüzlerinden, ne de sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım da olunmayacakları zamanı bir bilselerdi (onu böyle acele istemezlerdi)! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
O inkar edenler, ne yüzlerinden ne sırtlarından azabı uzak tutamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi!
|
Yaşar Nuri Öztürk
O inkar edenler, ne yüzlerinden ne sırtlarından azabı uzak tutamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi! |
|
|
Enbiya 39. Ayet
39. Ayet
Mustafa İslamoğlu
İnkarda ısrar eden bu kimseler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları, dahası hiçbir yardım da alamayacakları anın (dehşetini) keşke bir bilseler!
|
Mustafa İslamoğlu
İnkarda ısrar eden bu kimseler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları, dahası hiçbir yardım da alamayacakları anın (dehşetini) keşke bir bilseler! |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.