Mealler
Bakara Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Bakara 16. Ayet
16. Ayet
Erhan Aktaş
Onlar, hidayete[1] karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır.
|
Erhan Aktaş
Onlar, hidayete[1] karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır. |
|
|
Bakara 16. Ayet
16. Ayet
Mehmet Okuyan
İşte onlar hidayet karşılığında sapkınlığı satın alanlardır.[1] Onların (bu) ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girmemiştir.[2]
|
Mehmet Okuyan
İşte onlar hidayet karşılığında sapkınlığı satın alanlardır.[1] Onların (bu) ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girmemiştir.[2] |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Ahmed Hulusi
Onların misali ateş yakana benzer, ki yakılan ateş çevreyi aydınlatır. Ne varki kendi hakikatlerinden gelen nur açığa çıkmadığı için, karanlığa terkedilir; artık göremez!
|
Ahmed Hulusi
Onların misali ateş yakana benzer, ki yakılan ateş çevreyi aydınlatır. Ne varki kendi hakikatlerinden gelen nur açığa çıkmadığı için, karanlığa terkedilir; artık göremez! |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Ali Bulaç
Bunların örneği, ateş yakan adamın örneğine benzer; (ki onun ateşi) çevresini aydınlattığı zaman, Allah onların aydınlığını giderir ve göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.
|
Ali Bulaç
Bunların örneği, ateş yakan adamın örneğine benzer; (ki onun ateşi) çevresini aydınlattığı zaman, Allah onların aydınlığını giderir ve göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Onların durumu, bir ateş yakan kimseye benzer. O ateş yanıp etrafını aydınlattığında, Allah hemen onların aydınlığını giderir ve onları hiçbir şey göremeyecekleri karanlıklar içinde bırakır.
|
Bayraktar Bayraklı
Onların durumu, bir ateş yakan kimseye benzer. O ateş yanıp etrafını aydınlattığında, Allah hemen onların aydınlığını giderir ve onları hiçbir şey göremeyecekleri karanlıklar içinde bırakır. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Diyanet İşleri
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.
|
Diyanet İşleri
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
bunların meseli şunun meseline benzer ki bir ateş yakmak istedi, vakta ki çevresindekileri aydınlattı, tam o sırada Allah nurlarını gideriverip kendilerini zulmetler içinde bıraktı, artık bunlar görmezler
|
Elmalılı Hamdi Yazır
bunların meseli şunun meseline benzer ki bir ateş yakmak istedi, vakta ki çevresindekileri aydınlattı, tam o sırada Allah nurlarını gideriverip kendilerini zulmetler içinde bıraktı, artık bunlar görmezler |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Gültekin Onan
Onların hali / örneği / durumu, ateş yakan kimsenin hali / örneği / durumu gibidir: Ateş çevresini aydınlatmaya başlayınca Tanrı onların ışığını (nur) giderir ve onları karanlıklar içinde görmez bir halde bırakıverir.
|
Gültekin Onan
Onların hali / örneği / durumu, ateş yakan kimsenin hali / örneği / durumu gibidir: Ateş çevresini aydınlatmaya başlayınca Tanrı onların ışığını (nur) giderir ve onları karanlıklar içinde görmez bir halde bırakıverir. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Hasan Basri Çantay
Onların haali bir ateş yakanın haali gibidir ki o (ateş) çevresindekileri aydınlatınca Allah ışıklarını giderib (söndürüb) kendilerini karanlıklar içinde, görmez (ve şaşkın kimse) ler haalinde bırakıvermişdir.
|
Hasan Basri Çantay
Onların haali bir ateş yakanın haali gibidir ki o (ateş) çevresindekileri aydınlatınca Allah ışıklarını giderib (söndürüb) kendilerini karanlıklar içinde, görmez (ve şaşkın kimse) ler haalinde bırakıvermişdir. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
İbni Kesir
Onların misali; ateş yakan kimsenin misali gibidir ki, ateş çevresindekileri aydınlatınca, Allah onların ışığını giderdi. Karanlıkların içerisinde görmez halde bırakıverdi.
|
İbni Kesir
Onların misali; ateş yakan kimsenin misali gibidir ki, ateş çevresindekileri aydınlatınca, Allah onların ışığını giderdi. Karanlıkların içerisinde görmez halde bırakıverdi. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Muhammed Esed
Onların hali, ateş yakan öyle kimselerin haline benzer ki, o (ateş), çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah, görmesinler diye ışıklarını alıp onları zifiri karanlığa gömer;
|
Muhammed Esed
Onların hali, ateş yakan öyle kimselerin haline benzer ki, o (ateş), çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah, görmesinler diye ışıklarını alıp onları zifiri karanlığa gömer; |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Şaban Piriş
Onların hali, çevresini aydınlatmak için ateş yakan kimsenin haline benzer. Ateş çevresindekileri aydınlattığı sırada Allah onun ışığını giderir ve onları karanlıklar içerisinde görmez bir halde bırakır.
|
Şaban Piriş
Onların hali, çevresini aydınlatmak için ateş yakan kimsenin haline benzer. Ateş çevresindekileri aydınlattığı sırada Allah onun ışığını giderir ve onları karanlıklar içerisinde görmez bir halde bırakır. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Suat Yıldırım
Bunların durumu, aydınlanmak için ateş yakan bir kimsenin durumuna benzer. Ateş çevresini aydınlatır aydınlatmaz, Allah onların gözlerinin nurunu giderir ve karanlıklar içinde bırakır, onlar da göremez olurlar.
|
Suat Yıldırım
Bunların durumu, aydınlanmak için ateş yakan bir kimsenin durumuna benzer. Ateş çevresini aydınlatır aydınlatmaz, Allah onların gözlerinin nurunu giderir ve karanlıklar içinde bırakır, onlar da göremez olurlar. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Süleyman Ateş
Onların durumu, tıpkı şuna benzer ki, (aydınlanmak için) bir ateş yakmak istedi. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz, Allah onların nurunu giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler.
|
Süleyman Ateş
Onların durumu, tıpkı şuna benzer ki, (aydınlanmak için) bir ateş yakmak istedi. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz, Allah onların nurunu giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Onların durumu şu kişinin durumuna benzer: Bir ateş tutuşturmak istedi. Ateş, çevresindekileri aydınlattığında, Allah onların ışığını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı; artık görmezler.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Onların durumu şu kişinin durumuna benzer: Bir ateş tutuşturmak istedi. Ateş, çevresindekileri aydınlattığında, Allah onların ışığını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı; artık görmezler. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Onların durumu şu kişinin durumuna benzer: O kişi bir meş'ale tutuşturdu; Alevler etrafını aydınlatır aydınlatmaz Allah (gözlerinin) nurunu alıverdi ve kendilerini karanlıklar içinde bıraktı; artık göremezler:
|
Mustafa İslamoğlu
Onların durumu şu kişinin durumuna benzer: O kişi bir meş'ale tutuşturdu; Alevler etrafını aydınlatır aydınlatmaz Allah (gözlerinin) nurunu alıverdi ve kendilerini karanlıklar içinde bıraktı; artık göremezler: |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Rashad Khalifa
Their example is like those who start a fire, then, as it begins to shed light around them, GOD takes away their light, leaving them in darkness, unable to see.
|
Rashad Khalifa
Their example is like those who start a fire, then, as it begins to shed light around them, GOD takes away their light, leaving them in darkness, unable to see. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
The Monotheist Group
Their example is like the one who lights a fire, so when it illuminates what is around him, God takes away his light and leaves him in the darkness not seeing.
|
The Monotheist Group
Their example is like the one who lights a fire, so when it illuminates what is around him, God takes away his light and leaves him in the darkness not seeing. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Edip-Layth
Their example is like one who lights a fire, so when it illuminates what is around him, God takes away his light and leaves him in the darkness not seeing.
|
Edip-Layth
Their example is like one who lights a fire, so when it illuminates what is around him, God takes away his light and leaves him in the darkness not seeing. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Ali Rıza Safa
Onların durumu, ateş yakan kimselerin durumunun tıpkısıdır. Çevrelerini aydınlattığı zaman, Allah, onların aydınlıklarını alır ve göremez durumda karanlıklar içinde bırakır.
|
Ali Rıza Safa
Onların durumu, ateş yakan kimselerin durumunun tıpkısıdır. Çevrelerini aydınlattığı zaman, Allah, onların aydınlıklarını alır ve göremez durumda karanlıklar içinde bırakır. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Tıpkı bir meşale yakmak isteyen kişiye benzerler. Meşale çevresini aydınlatınca sanki Allah, gözlerini kör etmiş ve onlan karanlıklar içinde bırakmış da bir şey göremez hale gelmişlerdir.[1]
|
Süleymaniye Vakfı
Tıpkı bir meşale yakmak isteyen kişiye benzerler. Meşale çevresini aydınlatınca sanki Allah, gözlerini kör etmiş ve onlan karanlıklar içinde bırakmış da bir şey göremez hale gelmişlerdir.[1] |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Edip Yüksel
Durumları, ateş yakan kimselerin şu durumuna benzer: Ateş çevrelerini aydınlatmaya başlayınca ALLAH onların ışığını giderir ve onları karanlıklar içinde görmez bir halde bırakır.
|
Edip Yüksel
Durumları, ateş yakan kimselerin şu durumuna benzer: Ateş çevrelerini aydınlatmaya başlayınca ALLAH onların ışığını giderir ve onları karanlıklar içinde görmez bir halde bırakır. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Erhan Aktaş
Onların durumu karanlıkta ateş yakan kimselerin durumu gibidir. Ateş, etraflarını aydınlatır aydınlatmaz, Allah onların ışığını yok eder ve onları karanlıklar içinde görmez halde bırakır.
|
Erhan Aktaş
Onların durumu karanlıkta ateş yakan kimselerin durumu gibidir. Ateş, etraflarını aydınlatır aydınlatmaz, Allah onların ışığını yok eder ve onları karanlıklar içinde görmez halde bırakır. |
|
|
Bakara 17. Ayet
17. Ayet
Mehmet Okuyan
Onların (münafıkların) durumu, (karanlıkta) ateş tutuşturan kişi gibidir. (Ateş), etrafını aydınlattığında Allah onların aydınlığını hemen giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (hiçbir şey) göremezler.[1]
|
Mehmet Okuyan
Onların (münafıkların) durumu, (karanlıkta) ateş tutuşturan kişi gibidir. (Ateş), etrafını aydınlattığında Allah onların aydınlığını hemen giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (hiçbir şey) göremezler.[1] |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Ahmed Hulusi
Sağırdırlar (algılamaları kilitlenmiştir), dilsizdirler (hakikati dillendirmezler), kördürler (apaçık hakikati algılayamazlar); onlar hakikatlerine dönemezler!
|
Ahmed Hulusi
Sağırdırlar (algılamaları kilitlenmiştir), dilsizdirler (hakikati dillendirmezler), kördürler (apaçık hakikati algılayamazlar); onlar hakikatlerine dönemezler! |
|
|
|
Ali Bulaç
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler. |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Diyanet İşleri
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
|
Diyanet İşleri
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler
|
Elmalılı Hamdi Yazır
sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Gültekin Onan
Sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler; artık onlar dönmezler (rücu).
|
Gültekin Onan
Sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler; artık onlar dönmezler (rücu). |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler.
|
Hasan Basri Çantay
(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler. |
|
|
|
İbni Kesir
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Muhammed Esed
Onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönüşleri de yoktur.
|
Muhammed Esed
Onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönüşleri de yoktur. |
|
|
|
Şaban Piriş
Onlar sağır, dilsiz kör kalarak bir daha dönmezler. |
|
|
|
Suat Yıldırım
Sağır, dilsiz ve kördürler onlar. Onun için hakka dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Süleyman Ateş
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.
|
Süleyman Ateş
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler: artık onlar (hakikate) dönemezler.
|
Mustafa İslamoğlu
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler: artık onlar (hakikate) dönemezler. |
|
|
|
Rashad Khalifa
Deaf, dumb, and blind; they fail to return. |
|
|
|
The Monotheist Group
Deaf, dumb, and blind, they will not return. |
|
|
|
Edip-Layth
Deaf, dumb, and blind, they will not revert. |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Onlar, sağırdır, dilsizdir, kördür; artık dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler[1].
|
Süleymaniye Vakfı
Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler[1]. |
|
|
|
Edip Yüksel
Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler. |
|
|
|
Erhan Aktaş
Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık, doğru yola dönmezler. |
|
|
Bakara 18. Ayet
18. Ayet
Mehmet Okuyan
(Bu gibiler) sağırdır, dilsizdir, kördürler;[1] onlar (gerçeğe) dönmezler.
|
Mehmet Okuyan
(Bu gibiler) sağırdır, dilsizdir, kördürler;[1] onlar (gerçeğe) dönmezler. |
|
|
Bakara 19. Ayet
19. Ayet
Ahmed Hulusi
Ya da semadan (gökyüzü - düşünsel boyuttan) inen yağmur (fikirler), zulmet (karanlığın bilinmezliği) gökgürültüsü (doğru - yanlış çatışması) ve şimşek (bir an için akla düşen hakikat bilgisi) içindedirler! Yıldırımlara, ölüm korkusu (hakikatin açığa çıkmasıyla benliklerinin yok olması) düşüncesiyle kulaklarını tıkarlar (hakikat bilgisine kendilerini kapatırlar). Allah, hakikati inkar edenlerin de varlığını meydana getiren Muhiyt'tir (ihata etmektedir).
|
Ahmed Hulusi
Ya da semadan (gökyüzü - düşünsel boyuttan) inen yağmur (fikirler), zulmet (karanlığın bilinmezliği) gökgürültüsü (doğru - yanlış çatışması) ve şimşek (bir an için akla düşen hakikat bilgisi) içindedirler! Yıldırımlara, ölüm korkusu (hakikatin açığa çıkmasıyla benliklerinin yok olması) düşüncesiyle kulaklarını tıkarlar (hakikat bilgisine kendilerini kapatırlar). Allah, hakikati inkar edenlerin de varlığını meydana getiren Muhiyt'tir (ihata etmektedir). |
|
|
Bakara 19. Ayet
19. Ayet
Ali Bulaç
Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek(ler)le yüklü, gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır.
|
Ali Bulaç
Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek(ler)le yüklü, gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır. |
|
|
Bakara 19. Ayet
19. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Yahut onların durumu, gökten sağanak halinde boşalan, içinde yoğun karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşekler bulunan fırtınaya tutulmuş insana benzer. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.
|
Bayraktar Bayraklı
Yahut onların durumu, gökten sağanak halinde boşalan, içinde yoğun karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşekler bulunan fırtınaya tutulmuş insana benzer. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır. |
|
|
Bakara 19. Ayet
19. Ayet
Diyanet İşleri
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.
|
Diyanet İşleri
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.