Mealler

/ Mealler / Liste

Bakara Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Bakara 55. Ayet 55. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Siz şunu da söylemiştiniz: "Ey Musa! Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız." Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı, Ve siz bakıp duruyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk

Siz şunu da söylemiştiniz: "Ey Musa! Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız." Bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı, Ve siz bakıp duruyordunuz.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Mustafa İslamoğlu Bir zaman da demiştiniz ki: Ey Musa! Allah'ı açıkça görünceye dek sana kesinlikle inanmayacağız. Ve ardından siz bön bön bakarken yıldırım çarpmışa dönmüştünüz.
Mustafa İslamoğlu

Bir zaman da demiştiniz ki: Ey Musa! Allah'ı açıkça görünceye dek sana kesinlikle inanmayacağız. Ve ardından siz bön bön bakarken yıldırım çarpmışa dönmüştünüz.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Rashad Khalifa Recall that you said, "O Moses, we will not believe unless we see GOD, physically." Consequently, the lightning struck you, as you looked.
Rashad Khalifa

Recall that you said, "O Moses, we will not believe unless we see GOD, physically." Consequently, the lightning struck you, as you looked.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet The Monotheist Group And you said: "O Moses, we will not believe you until we see God openly!" So the lightning strike took you while you were still staring.
The Monotheist Group

And you said: "O Moses, we will not believe you until we see God openly!" So the lightning strike took you while you were still staring.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Edip-Layth When you said, "O Moses, we will not acknowledge you until we see God openly!" the lightning bolt took you while you were still staring.
Edip-Layth

When you said, "O Moses, we will not acknowledge you until we see God openly!" the lightning bolt took you while you were still staring.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Ali Rıza Safa Üstelik şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Allah'ı açıkça görmedikçe, sana asla inanmayız!" Bunun üzerine, sizi yıldırım çarptı; bakakaldınız.
Ali Rıza Safa

Üstelik şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Allah'ı açıkça görmedikçe, sana asla inanmayız!" Bunun üzerine, sizi yıldırım çarptı; bakakaldınız.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Süleymaniye Vakfı Bir gün: "Bak Musa! Allah'ı apaçık görene kadar sana güvenmeyeceğiz!" demiştiniz. Bunun üzerine, o şiddetli gürültü sizi sarsmıştı da bakakalmıştınız.
Süleymaniye Vakfı

Bir gün: "Bak Musa! Allah'ı apaçık görene kadar sana güvenmeyeceğiz!" demiştiniz. Bunun üzerine, o şiddetli gürültü sizi sarsmıştı da bakakalmıştınız.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Edip Yüksel Bir zamanlar, "Ey Musa, ALLAH'ı fiziksel olarak görmedikçe onaylamayız" demiştiniz. Bakınıp dururken size yıldırım çarpmıştı.[1]
Edip Yüksel

Bir zamanlar, "Ey Musa, ALLAH'ı fiziksel olarak görmedikçe onaylamayız" demiştiniz. Bakınıp dururken size yıldırım çarpmıştı.[1]

Dip Notlar
Bakara 55. Ayet 55. Ayet Erhan Aktaş Hani siz: "Ey Musa! Allah'ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız." demiştiniz de o an, bakıp dururken, sizi yıldırım gürültüsü yakalamıştı.
Erhan Aktaş

Hani siz: "Ey Musa! Allah'ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız." demiştiniz de o an, bakıp dururken, sizi yıldırım gürültüsü yakalamıştı.

Bakara 55. Ayet 55. Ayet Mehmet Okuyan Hani "Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayız." demiştiniz de bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı (çarpmıştı).
Mehmet Okuyan

Hani "Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayız." demiştiniz de bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı (çarpmıştı).

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Ahmed Hulusi Sonra, ölümü (yokluğunuzu - gerçekte yegane var olanın Vahid-ül Kahhar olduğu gerçeğini) tatmanızın akabinde, yeni bir anlayışla hayata başlatmıştık sizi, belki bunu değerlendirirsiniz diye.
Ahmed Hulusi

Sonra, ölümü (yokluğunuzu - gerçekte yegane var olanın Vahid-ül Kahhar olduğu gerçeğini) tatmanızın akabinde, yeni bir anlayışla hayata başlatmıştık sizi, belki bunu değerlendirirsiniz diye.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Ali Bulaç Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik.
Ali Bulaç

Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Bayraktar Bayraklı Şükredersiniz diye, sizi ölümünüzün ardından dirilttik.
Bayraktar Bayraklı

Şükredersiniz diye, sizi ölümünüzün ardından dirilttik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Diyanet İşleri Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Diyanet İşleri

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır sonra sizi şükredesiniz diye ba's badelmevte mazhar ettik
Elmalılı Hamdi Yazır

sonra sizi şükredesiniz diye ba's badelmevte mazhar ettik

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Gültekin Onan Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün (mevtiküm) ardından sizi diriltmiştik (beasnaküm).
Gültekin Onan

Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün (mevtiküm) ardından sizi diriltmiştik (beasnaküm).

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Hasan Basri Çantay Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmişdik. Gerekdi ki şükredesiniz.
Hasan Basri Çantay

Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmişdik. Gerekdi ki şükredesiniz.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet İbni Kesir Sonra sizi, ölümünüzün arkasından şükredersiniz diye diriltmiştik.
İbni Kesir

Sonra sizi, ölümünüzün arkasından şükredersiniz diye diriltmiştik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Muhammed Esed Ama ölü (bir toplum) haline geldikten sonra belki şükredenlerden olursunuz diye sizi tekrar dirilttik.
Muhammed Esed

Ama ölü (bir toplum) haline geldikten sonra belki şükredenlerden olursunuz diye sizi tekrar dirilttik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Şaban Piriş Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.
Şaban Piriş

Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Suat Yıldırım Siz bir müddet ölü vaziyette kaldıktan sonra, şükredesiniz diye sizi dirilttik.
Suat Yıldırım

Siz bir müddet ölü vaziyette kaldıktan sonra, şükredesiniz diye sizi dirilttik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Süleyman Ateş Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzün ardından tekrar diriltmiştik.
Süleyman Ateş

Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzün ardından tekrar diriltmiştik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Sonra, ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki, şükredebilesiniz.
Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki, şükredebilesiniz.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Mustafa İslamoğlu Daha sonra, belki teşekkür edersiniz diye ölümünüzün ardından sizi bir daha diriltmiştik.
Mustafa İslamoğlu

Daha sonra, belki teşekkür edersiniz diye ölümünüzün ardından sizi bir daha diriltmiştik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Rashad Khalifa We then revived you, after you had died, that you may be appreciative.
Rashad Khalifa

We then revived you, after you had died, that you may be appreciative.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet The Monotheist Group Then We resurrected you after your death that you may be thankful.
The Monotheist Group

Then We resurrected you after your death that you may be thankful.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Edip-Layth Then We resurrected you after your death that you may be appreciative.
Edip-Layth

Then We resurrected you after your death that you may be appreciative.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Ali Rıza Safa Sonra, ölümünüzün ardından, size yeniden yaşam verdik; belki şükredersiniz diye.
Ali Rıza Safa

Sonra, ölümünüzün ardından, size yeniden yaşam verdik; belki şükredersiniz diye.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Süleymaniye Vakfı Bayılmanızın[1] ardından yine de sizi kaldırmıştık ki görevinizi yerine getiresiniz.
Süleymaniye Vakfı

Bayılmanızın[1] ardından yine de sizi kaldırmıştık ki görevinizi yerine getiresiniz.

Dip Notlar
Bakara 56. Ayet 56. Ayet Edip Yüksel Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.
Edip Yüksel

Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.

Bakara 56. Ayet 56. Ayet Erhan Aktaş Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün[1] ardından sizi dirilttik[2].
Erhan Aktaş

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün[1] ardından sizi dirilttik[2].

Dip Notlar
Bakara 56. Ayet 56. Ayet Mehmet Okuyan Sonra (manevi)[1] ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.
Mehmet Okuyan

Sonra (manevi)[1] ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.

Dip Notlar
Bakara 57. Ayet 57. Ayet Ahmed Hulusi Ve sizi (yakıcı Hakikatten perdeleyen ve beşeriyetinizin idamesini sağlayan) bulutla gölgeledik; üzerinize menn (varlığınızı oluşturan Allah Esma'sındaki kudret kuvvesi) ve selva (manevi aleminizi hissetme duygusu) inzal ettik (hakikatinizden şuurunuza)... "Rızık olarak verdiğimiz temiz şeyleri yeyin", dedik. Onlar (hakikat bilgisini değerlendirmeyerek) bize zulmetmediler, kendi nefslerine zulmettiler! (Burada ayetin bir batın yorumuna yer verilmiştir zahir anlamı yanı sıra. A. H. )
Ahmed Hulusi

Ve sizi (yakıcı Hakikatten perdeleyen ve beşeriyetinizin idamesini sağlayan) bulutla gölgeledik; üzerinize menn (varlığınızı oluşturan Allah Esma'sındaki kudret kuvvesi) ve selva (manevi aleminizi hissetme duygusu) inzal ettik (hakikatinizden şuurunuza)... "Rızık olarak verdiğimiz temiz şeyleri yeyin", dedik. Onlar (hakikat bilgisini değerlendirmeyerek) bize zulmetmediler, kendi nefslerine zulmettiler! (Burada ayetin bir batın yorumuna yer verilmiştir zahir anlamı yanı sıra. A. H. )

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Ali Bulaç Bulutları üzerinize gölge kıldık ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden yiyin (dedik). Onlar bize zulmetmediler, ancak kendi nefislerine zulmettiler.
Ali Bulaç

Bulutları üzerinize gölge kıldık ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiklerimizin temizinden yiyin (dedik). Onlar bize zulmetmediler, ancak kendi nefislerine zulmettiler.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Bayraktar Bayraklı Sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik de,"Verdiğimiz iyi nimetlerden yiyiniz" dedik. Hakikatte onlar bize değil, sadece kendilerine kötülük ettiler.
Bayraktar Bayraklı

Sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik de,"Verdiğimiz iyi nimetlerden yiyiniz" dedik. Hakikatte onlar bize değil, sadece kendilerine kötülük ettiler.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Diyanet İşleri Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.
Diyanet İşleri

Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ve üstünüze o bulutu gölgelik çekdik, ve "size kısmet ettiğimiz hoş rızıklardan yeyin" diye üzerinize hem kudret helvası, hem bıldırcın indirdik, zulmü, bize etmediler lakin kendilerine ediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır

Ve üstünüze o bulutu gölgelik çekdik, ve "size kısmet ettiğimiz hoş rızıklardan yeyin" diye üzerinize hem kudret helvası, hem bıldırcın indirdik, zulmü, bize etmediler lakin kendilerine ediyorlardı.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Gültekin Onan Sizi bulutlarla gölgelendirmiş ve sizin için manna ve bıldırcın (selva) indirmiştik: "Sizi rızıklandırdıklarımızın temizlerinden (tayyib) yiyin (külu)" (dedik). Onlar bize zulmetmediler, ancak kendi nefslerine zulmetmişlerdi.
Gültekin Onan

Sizi bulutlarla gölgelendirmiş ve sizin için manna ve bıldırcın (selva) indirmiştik: "Sizi rızıklandırdıklarımızın temizlerinden (tayyib) yiyin (külu)" (dedik). Onlar bize zulmetmediler, ancak kendi nefslerine zulmetmişlerdi.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Hasan Basri Çantay Ve ("Tih" de güneşin sıcaklığından korunmanız için) üstünüze (ince bir) bulutu gölge yapmış, size (orada) kudret helvasiyle yelve kuşunu indirmiş, "Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin iyilerinden, güzellerinden (en temiz ve halal olanlarından) yeyin" (onları gizlice saklayıb ve biriktirib de nankörlük ve tama'karlık etmeyin demişdik). Onlar (o nankörlükleriyle) bize zulmetmemişler, fakat kendi kendilerine zulmetmişlerdi.
Hasan Basri Çantay

Ve ("Tih" de güneşin sıcaklığından korunmanız için) üstünüze (ince bir) bulutu gölge yapmış, size (orada) kudret helvasiyle yelve kuşunu indirmiş, "Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin iyilerinden, güzellerinden (en temiz ve halal olanlarından) yeyin" (onları gizlice saklayıb ve biriktirib de nankörlük ve tama'karlık etmeyin demişdik). Onlar (o nankörlükleriyle) bize zulmetmemişler, fakat kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet İbni Kesir Ve üstünüze bulutları gölge yaptık. Kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyilerinden, güzellerinden yeyin. Onlar bize değil ancak kendi nefislerine zulmekteydiler.
İbni Kesir

Ve üstünüze bulutları gölge yaptık. Kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyilerinden, güzellerinden yeyin. Onlar bize değil ancak kendi nefislerine zulmekteydiler.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Muhammed Esed Ve bulutların sizi gölgeleri ile ferahlatmasını sağladık, ayrıca "Size rızık olarak verdiğimiz güzel şeylerden yararlanın" (diyerek) kudret helvası ve bıldırcın gönderdik. O soydaşlarınız (işledikleri günahlarla) bize hiçbir zarar vermediler, fakat (sadece) kendilerine zulmettiler.
Muhammed Esed

Ve bulutların sizi gölgeleri ile ferahlatmasını sağladık, ayrıca "Size rızık olarak verdiğimiz güzel şeylerden yararlanın" (diyerek) kudret helvası ve bıldırcın gönderdik. O soydaşlarınız (işledikleri günahlarla) bize hiçbir zarar vermediler, fakat (sadece) kendilerine zulmettiler.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Şaban Piriş Bulutlarla sizi gölgelendirdik, kudret helvası ve bıldırcın gönderdik. Size rızık olarak verdiğimiz güzel şeylerden yiyin, dedik. Onlar bize değil ancak kendilerine zulmediyorlardı.
Şaban Piriş

Bulutlarla sizi gölgelendirdik, kudret helvası ve bıldırcın gönderdik. Size rızık olarak verdiğimiz güzel şeylerden yiyin, dedik. Onlar bize değil ancak kendilerine zulmediyorlardı.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Suat Yıldırım Üzerinize bulutları gölge yaptık. Size kısmet ettiğimiz helal hoş rızıklardan yiyesiniz diye kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Fakat nankörlük etmekle onlar Biz'e değil, kendilerine yazık ediyorlardı.
Suat Yıldırım

Üzerinize bulutları gölge yaptık. Size kısmet ettiğimiz helal hoş rızıklardan yiyesiniz diye kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Fakat nankörlük etmekle onlar Biz'e değil, kendilerine yazık ediyorlardı.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Süleyman Ateş bulutu üstünüze gölgelik çektik, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik: "Size verdiğimiz güzel rızıklardan yeyin," (dedik). Ama onlar bize değil, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Süleyman Ateş

bulutu üstünüze gölgelik çektik, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik: "Size verdiğimiz güzel rızıklardan yeyin," (dedik). Ama onlar bize değil, kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ve bulutu üstünüze gölgelik yaptık ve size kudret helvasıyla bıldırcın indirdik: "rızk olarak size verdiklerimizin, en temizlerinden yiyin." dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, onlar kendi benliklerine zulmetmekteydiler.
Yaşar Nuri Öztürk

Ve bulutu üstünüze gölgelik yaptık ve size kudret helvasıyla bıldırcın indirdik: "rızk olarak size verdiklerimizin, en temizlerinden yiyin." dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, onlar kendi benliklerine zulmetmekteydiler.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Mustafa İslamoğlu Üzerinizdeki bulutla sizi gölgeledik, size menn ve selva ikram ettik: Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin (diyerek)... Bize kötülük etmediler, fakat kötülük ettikleri yalnızca kendileriydi.
Mustafa İslamoğlu

Üzerinizdeki bulutla sizi gölgeledik, size menn ve selva ikram ettik: Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin (diyerek)... Bize kötülük etmediler, fakat kötülük ettikleri yalnızca kendileriydi.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Rashad Khalifa We shaded you with clouds (in Sinai), and sent down to you manna and quails: "Eat from the good things we provided for you." They did not hurt us (by rebelling); they only hurt their own souls.
Rashad Khalifa

We shaded you with clouds (in Sinai), and sent down to you manna and quails: "Eat from the good things we provided for you." They did not hurt us (by rebelling); they only hurt their own souls.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet The Monotheist Group And We shaded you with clouds, and sent down to you manna and quails: "Eat from the goodness of the provisions We have provided you." They did not wrong Us, but it was their souls that they wronged.
The Monotheist Group

And We shaded you with clouds, and sent down to you manna and quails: "Eat from the goodness of the provisions We have provided you." They did not wrong Us, but it was their souls that they wronged.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Edip-Layth We shaded you with clouds, and sent down to you manna and quails, "Eat from the goodness of the provisions We have provided you." They did not wrong Us, but they wronged themselves.
Edip-Layth

We shaded you with clouds, and sent down to you manna and quails, "Eat from the goodness of the provisions We have provided you." They did not wrong Us, but they wronged themselves.

Bakara 57. Ayet 57. Ayet Ali Rıza Safa Sizi, bulutlarla gölgelendirdik; güç helvası ve bıldırcın indirdik. "Size verdiğimiz temiz yiyeceklerden yiyin!" Onlar, Bize haksızlık etmediler. Tam tersine, kendilerine yazık ettiler.
Ali Rıza Safa

Sizi, bulutlarla gölgelendirdik; güç helvası ve bıldırcın indirdik. "Size verdiğimiz temiz yiyeceklerden yiyin!" Onlar, Bize haksızlık etmediler. Tam tersine, kendilerine yazık ettiler.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image