Mealler

/ Mealler / Liste

Bakara Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Bakara 37. Ayet 37. Ayet Muhammed Esed Derken Adem Rabbinden (yol gösterici) sözler aldı. Ve (Allah) O'nun tevbesini kabul etti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Muhammed Esed

Derken Adem Rabbinden (yol gösterici) sözler aldı. Ve (Allah) O'nun tevbesini kabul etti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Şaban Piriş Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır.
Şaban Piriş

Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Suat Yıldırım Büyük pişmanlık duyan Adem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti. Rabbine yalvardı. Allah da tövbesini kabul etti. Zaten O tövbeyi kabul eder, merhameti boldur.
Suat Yıldırım

Büyük pişmanlık duyan Adem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti. Rabbine yalvardı. Allah da tövbesini kabul etti. Zaten O tövbeyi kabul eder, merhameti boldur.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Süleyman Ateş Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı (onlarla amel edip Rabbine yalvardı, O da) bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeyi çok kabul eden (kulunun günahından geçen) dir, çok esirgeyendir.
Süleyman Ateş

Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı (onlarla amel edip Rabbine yalvardı, O da) bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeyi çok kabul eden (kulunun günahından geçen) dir, çok esirgeyendir.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Bunun üzerine Adem, Rabb'inden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvab'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahim'dir, rahmetini cömertçe yayar.
Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Adem, Rabb'inden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvab'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahim'dir, rahmetini cömertçe yayar.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Mustafa İslamoğlu Fakat Adem Rabbinden aldığı birtakım kelimelere sarıldı, (Allah) da onun tevbesini kabul etti: çünkü O, evet O'ydu tevbeleri kabul etme makamında olan, her işinde merhamet sahibi olan.
Mustafa İslamoğlu

Fakat Adem Rabbinden aldığı birtakım kelimelere sarıldı, (Allah) da onun tevbesini kabul etti: çünkü O, evet O'ydu tevbeleri kabul etme makamında olan, her işinde merhamet sahibi olan.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Rashad Khalifa Then, Adam received from his Lord words, whereby He redeemed him. He is the Redeemer, Most Merciful.
Rashad Khalifa

Then, Adam received from his Lord words, whereby He redeemed him. He is the Redeemer, Most Merciful.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet The Monotheist Group Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Merciful.
The Monotheist Group

Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Merciful.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Edip-Layth Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Compassionate.
Edip-Layth

Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Compassionate.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Ali Rıza Safa Sonunda, Âdem'in, Efendisinden öğrendiği sözler sayesinde, Onun pişmanlığını kabul etti. Kuşkusuz, O, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.[15]
Ali Rıza Safa

Sonunda, Âdem'in, Efendisinden öğrendiği sözler sayesinde, Onun pişmanlığını kabul etti. Kuşkusuz, O, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.[15]

Dip Notlar
Bakara 37. Ayet 37. Ayet Süleymaniye Vakfı Âdem Sahibinden (Rabbinden) uyarılar aldı[1] (ve tevbe etti). Sahibi (Rabbi) de tevbesini kabul etti. Dönüş yapanı (tevbe edeni) kabul eden, ikramı bol olan O'dur.
Süleymaniye Vakfı

Âdem Sahibinden (Rabbinden) uyarılar aldı[1] (ve tevbe etti). Sahibi (Rabbi) de tevbesini kabul etti. Dönüş yapanı (tevbe edeni) kabul eden, ikramı bol olan O'dur.

Dip Notlar
Bakara 37. Ayet 37. Ayet Edip Yüksel Adem, Efendinden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tövbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.
Edip Yüksel

Adem, Efendinden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tövbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.

Bakara 37. Ayet 37. Ayet Erhan Aktaş Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler[1] aldı. Böylece, Adem'in tevbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Erhan Aktaş

Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler[1] aldı. Böylece, Adem'in tevbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Dip Notlar
Bakara 37. Ayet 37. Ayet Mehmet Okuyan Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı[1] ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.
Mehmet Okuyan

Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı[1] ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Dip Notlar
Bakara 38. Ayet 38. Ayet Ahmed Hulusi Dedik: "İnin hepiniz oradan (kendinizi bedensiz hissettiğiniz şuur boyutundan - cennet yaşamından)... Benden size HÜDA (hakikatinizi idrak ettirici Rasul - ilim) geldiğinde kim HÜDAma tabi olursa onlara ne korku vardır ne de mahzun olacakları bir şey. "
Ahmed Hulusi

Dedik: "İnin hepiniz oradan (kendinizi bedensiz hissettiğiniz şuur boyutundan - cennet yaşamından)... Benden size HÜDA (hakikatinizi idrak ettirici Rasul - ilim) geldiğinde kim HÜDAma tabi olursa onlara ne korku vardır ne de mahzun olacakları bir şey. "

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Ali Bulaç Dedik ki: "Oradan tümünüz inin. Bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır."
Ali Bulaç

Dedik ki: "Oradan tümünüz inin. Bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır."

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Bayraktar Bayraklı Dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benden doğru yolu gösteren bir rehber geldiğinde, kim rehberime uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".
Bayraktar Bayraklı

Dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benden doğru yolu gösteren bir rehber geldiğinde, kim rehberime uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Diyanet İşleri "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.
Diyanet İşleri

"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Dedik: İnin oradan hepiniz, sonra benden size ne zaman bir hidayetci gelir de kim o hidayetcimin izince giderse onlara bir korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir
Elmalılı Hamdi Yazır

Dedik: İnin oradan hepiniz, sonra benden size ne zaman bir hidayetci gelir de kim o hidayetcimin izince giderse onlara bir korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Gültekin Onan "Oradan topluca ininiz" dedik. "Yalnız benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."
Gültekin Onan

"Oradan topluca ininiz" dedik. "Yalnız benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Hasan Basri Çantay (Evet, öyle) Dedik: Hepiniz oradan inin. Sonra size benden bir hidayet (ci rehber) gelir de kim benim hidayetimin izince giderse artık onlara hiçbir korku (ve tehlike) yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.
Hasan Basri Çantay

(Evet, öyle) Dedik: Hepiniz oradan inin. Sonra size benden bir hidayet (ci rehber) gelir de kim benim hidayetimin izince giderse artık onlara hiçbir korku (ve tehlike) yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet İbni Kesir Dedik ki; hepiniz oradan inin. Eğer, tarafımdan size bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa, artık onlar için hiçbir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olacak değillerdir.
İbni Kesir

Dedik ki; hepiniz oradan inin. Eğer, tarafımdan size bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa, artık onlar için hiçbir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olacak değillerdir.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Muhammed Esed Biz, "Hepiniz buradan çıkıp gidin!" dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve Benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü;
Muhammed Esed

Biz, "Hepiniz buradan çıkıp gidin!" dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve Benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü;

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Şaban Piriş -Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir yol gösterici gelecektir; benim yol göstericime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.
Şaban Piriş

-Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir yol gösterici gelecektir; benim yol göstericime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Suat Yıldırım (38-39) Dedik ki: "İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkar edip ayetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedi kalacaklardır."
Suat Yıldırım

(38-39) Dedik ki: "İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkar edip ayetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedi kalacaklardır."

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Süleyman Ateş "Hepiniz oradan inin," dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Süleyman Ateş

"Hepiniz oradan inin," dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Yaşar Nuri Öztürk "Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiç bir korku yoktur. Onlar kederle de yüz yüze gelmeyeceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk

"Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiç bir korku yoktur. Onlar kederle de yüz yüze gelmeyeceklerdir.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Mustafa İslamoğlu Emrettik: Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır. Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygi geçmişe dair hüzün duymayacaklar.
Mustafa İslamoğlu

Emrettik: Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır. Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygi geçmişe dair hüzün duymayacaklar.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Rashad Khalifa We said, "Go down therefrom, all of you. When guidance comes to you from Me, those who follow My guidance will have no fear, nor will they grieve.
Rashad Khalifa

We said, "Go down therefrom, all of you. When guidance comes to you from Me, those who follow My guidance will have no fear, nor will they grieve.

Bakara 38. Ayet 38. Ayet The Monotheist Group We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."
The Monotheist Group

We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Edip-Layth We said, "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."
Edip-Layth

We said, "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Ali Rıza Safa "İkiniz de oradan inin!" dedik; "Bundan böyle, Benden size bir yol gösteren geldiğinde, Benim yoluma kim bağlı kalırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler!"
Ali Rıza Safa

"İkiniz de oradan inin!" dedik; "Bundan böyle, Benden size bir yol gösteren geldiğinde, Benim yoluma kim bağlı kalırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler!"

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Süleymaniye Vakfı Onlara şöyle dedik: "Oradan hep birlikte inin![1] Tarafımdan size bir rehber gelirse,[2] rehberime uyanlarda ne korku olur ne de üzüntü çekerler."
Süleymaniye Vakfı

Onlara şöyle dedik: "Oradan hep birlikte inin![1] Tarafımdan size bir rehber gelirse,[2] rehberime uyanlarda ne korku olur ne de üzüntü çekerler."

Dip Notlar
Bakara 38. Ayet 38. Ayet Edip Yüksel "Oradan topluca ininiz" dedik, "Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."
Edip Yüksel

"Oradan topluca ininiz" dedik, "Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."

Bakara 38. Ayet 38. Ayet Erhan Aktaş "Hepiniz oradan inin[1] dedik. Ben'den bir hidayet[2] geldiğinde kim hidayetime uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Erhan Aktaş

"Hepiniz oradan inin[1] dedik. Ben'den bir hidayet[2] geldiğinde kim hidayetime uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Dip Notlar
Bakara 38. Ayet 38. Ayet Mehmet Okuyan (Onlara) şöyle demiştik: "Hepiniz oradan (o bahçeden) inin![1] Benden size bir hidayet gelir de kim hidayetime uyarsa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecek de.[2]
Mehmet Okuyan

(Onlara) şöyle demiştik: "Hepiniz oradan (o bahçeden) inin![1] Benden size bir hidayet gelir de kim hidayetime uyarsa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecek de.[2]

Dip Notlar
Bakara 39. Ayet 39. Ayet Ahmed Hulusi Onlar ki bizim işaretlerimizi inkar edip yalanlarlar, işte onlar sonsuza dek ateş (azap) içindedirler.
Ahmed Hulusi

Onlar ki bizim işaretlerimizi inkar edip yalanlarlar, işte onlar sonsuza dek ateş (azap) içindedirler.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Ali Bulaç "İnkar edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır."
Ali Bulaç

"İnkar edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır."

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Bayraktar Bayraklı İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemliktirler;onlar orada süreli olarak kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemliktirler;onlar orada süreli olarak kalacaklardır.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Diyanet İşleri İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Diyanet İşleri

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Küfre saplananlar ve ayetlerimize yalan diyenler ise işte bunlar ateş arkadaşlarıdır, onlar orda muhalled kalacaklardır
Elmalılı Hamdi Yazır

Küfre saplananlar ve ayetlerimize yalan diyenler ise işte bunlar ateş arkadaşlarıdır, onlar orda muhalled kalacaklardır

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Gültekin Onan "Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateşe mahkumdur, orada sürekli kalacaklardır".
Gültekin Onan

"Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateşe mahkumdur, orada sürekli kalacaklardır".

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Hasan Basri Çantay O küfredenler, ayetlerimizi yalan sayanlar (Yok mu?), onlar ateşin (cehennemin) arkadaşlarıdır. Onlar orada bir daha çıkmamak üzere kalıcıdırlar.
Hasan Basri Çantay

O küfredenler, ayetlerimizi yalan sayanlar (Yok mu?), onlar ateşin (cehennemin) arkadaşlarıdır. Onlar orada bir daha çıkmamak üzere kalıcıdırlar.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet İbni Kesir Küfredenler, ayetlerimizi yalanlamış olanlar, işte onlar cehennemliklerdir. Ve onlar ateşte temelli kalıcıdırlar.
İbni Kesir

Küfredenler, ayetlerimizi yalanlamış olanlar, işte onlar cehennemliklerdir. Ve onlar ateşte temelli kalıcıdırlar.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Muhammed Esed Hakikati inkara şartlanmış olanlara ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince -işte onlar, içinde yaşayıp kalmak üzere ateşe mahkum olan kimselerdir.
Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanlara ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince -işte onlar, içinde yaşayıp kalmak üzere ateşe mahkum olan kimselerdir.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Şaban Piriş Yol göstericimi tanımayıp, ayetlerimizi yalan sayanlar, cehennem halkıdır. Onlar, orada temelli kalacaklardır.
Şaban Piriş

Yol göstericimi tanımayıp, ayetlerimizi yalan sayanlar, cehennem halkıdır. Onlar, orada temelli kalacaklardır.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Suat Yıldırım (38-39) Dedik ki: "İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkar edip ayetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedi kalacaklardır."
Suat Yıldırım

(38-39) Dedik ki: "İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkar edip ayetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedi kalacaklardır."

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Süleyman Ateş "İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır."
Süleyman Ateş

"İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır."

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Nankörlüğe sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar, ateşin dostu olacaklardır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk

Nankörlüğe sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar, ateşin dostu olacaklardır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.

Bakara 39. Ayet 39. Ayet Mustafa İslamoğlu Küfre saplanıp kalan ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar ateşin yoldaşıdırlar: onlar orada temelli kalıcıdırlar.
Mustafa İslamoğlu

Küfre saplanıp kalan ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar ateşin yoldaşıdırlar: onlar orada temelli kalıcıdırlar.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image