Mealler
Bakara Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Rashad Khalifa
They ask you about the phases of the moon! Say, "They provide a timing device for the people, and determine the time of Hajj." It is not righteous to beat around the bush; righteousness is attained by upholding the commandments and by being straightforward. You shall observe GOD, that you may succeed.,
|
Rashad Khalifa
They ask you about the phases of the moon! Say, "They provide a timing device for the people, and determine the time of Hajj." It is not righteous to beat around the bush; righteousness is attained by upholding the commandments and by being straightforward. You shall observe GOD, that you may succeed., |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
The Monotheist Group
They ask you regarding the crescent moons, say: "They are a timing mechanism for the people and the Pilgrimage." And piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whoever is righteous and comes to the homes from their main doors. And be aware of God that you may succeed.
|
The Monotheist Group
They ask you regarding the crescent moons, say: "They are a timing mechanism for the people and the Pilgrimage." And piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whoever is righteous and comes to the homes from their main doors. And be aware of God that you may succeed. |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Edip-Layth
They ask you regarding the new moons, say, "They are a timing mechanism for the people as well as for the Pilgrimage." Piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whoever is aware and comes to the homes through their main doors. Be conscientious of God that you may succeed.
|
Edip-Layth
They ask you regarding the new moons, say, "They are a timing mechanism for the people as well as for the Pilgrimage." Piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whoever is aware and comes to the homes through their main doors. Be conscientious of God that you may succeed. |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Ali Rıza Safa
Sana, ayın evreleri hakkında soruyorlar; şunu söyle: "İnsanlar ve hac için zaman ölçüleridir!" Gerçek erdemlilik, sözü dolaştırmanız değildir. Gerçek erdemlilik, sorumluluk bilinci taşımaktır. Sözü dolaştırmayın; doğru olun. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz.[35]
|
Ali Rıza Safa
Sana, ayın evreleri hakkında soruyorlar; şunu söyle: "İnsanlar ve hac için zaman ölçüleridir!" Gerçek erdemlilik, sözü dolaştırmanız değildir. Gerçek erdemlilik, sorumluluk bilinci taşımaktır. Sözü dolaştırmayın; doğru olun. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz.[35] |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Sana hilalleri[1] soruyorlar. De ki: "Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. İyilik Allah'tan çekinerek kendinizi korumanızdır.[2] Evlere kapılarından girin.[3] Allah'tan çekinip korunun ki umduğunuza kavuşasınız."
|
Süleymaniye Vakfı
Sana hilalleri[1] soruyorlar. De ki: "Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. İyilik Allah'tan çekinerek kendinizi korumanızdır.[2] Evlere kapılarından girin.[3] Allah'tan çekinip korunun ki umduğunuza kavuşasınız." |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Edip Yüksel
Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki o, insanlar ve konferans ibadeti için bir zaman ölçüsüdür. İyilik, lafı dolandırmak değildir, iyilik sakınmaktır. Dürüst olun. Kurtuluşunuz için ALLAH'ı dinleyin.[1]
|
Edip Yüksel
Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki o, insanlar ve konferans ibadeti için bir zaman ölçüsüdür. İyilik, lafı dolandırmak değildir, iyilik sakınmaktır. Dürüst olun. Kurtuluşunuz için ALLAH'ı dinleyin.[1] |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Erhan Aktaş
Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc ibadeti için bir zaman ölçüsüdür." Evlerinize arkalarından girmeniz birr[1] değildir; birr, takvalı davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin.[2] Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa erebilesiniz.
|
Erhan Aktaş
Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc ibadeti için bir zaman ölçüsüdür." Evlerinize arkalarından girmeniz birr[1] değildir; birr, takvalı davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin.[2] Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa erebilesiniz. |
|
|
Bakara 189. Ayet
189. Ayet
Mehmet Okuyan
Sana, hilallerden (ayın hâllerinden) soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve (özellikle) hac için vakit ölçüleridir. İyilik, asla evlere arkalarından gel(ip gir)meniz değildir.[1]Ancak iyilik, takvâlı (duyarlı) olan kişi(nin davranışı)dır. Evlere kapılarından giriniz! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Umulur ki kurtulursunuz."
|
Mehmet Okuyan
Sana, hilallerden (ayın hâllerinden) soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve (özellikle) hac için vakit ölçüleridir. İyilik, asla evlere arkalarından gel(ip gir)meniz değildir.[1]Ancak iyilik, takvâlı (duyarlı) olan kişi(nin davranışı)dır. Evlere kapılarından giriniz! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Umulur ki kurtulursunuz." |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Ahmed Hulusi
Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez.
|
Ahmed Hulusi
Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Ali Bulaç
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.
|
Ali Bulaç
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
|
Bayraktar Bayraklı
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Diyanet İşleri
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
|
Diyanet İşleri
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Korunun da size kıtal edenlerle fisebilillah çarpışın, fakat haksız taarruz etmeyin çünkü Allah haksız taarruz edenleri sevmez
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Korunun da size kıtal edenlerle fisebilillah çarpışın, fakat haksız taarruz etmeyin çünkü Allah haksız taarruz edenleri sevmez |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Gültekin Onan
Sizinle savaşanlarla Tanrı yolunda savaşın (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Tanrı aşırı gidenleri sevmez.
|
Gültekin Onan
Sizinle savaşanlarla Tanrı yolunda savaşın (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Tanrı aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Hasan Basri Çantay
Size harb açanlarla, Allah yolunda, sizde döğüşün (müdafaa harbi yapın. Ancak) aşırı gitmeyin. Şübhesiz ki Allah aşırı gidenleri sevmez.
|
Hasan Basri Çantay
Size harb açanlarla, Allah yolunda, sizde döğüşün (müdafaa harbi yapın. Ancak) aşırı gitmeyin. Şübhesiz ki Allah aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
İbni Kesir
Size harb açanlarla, Allah yolunda siz de harbedin. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez.
|
İbni Kesir
Size harb açanlarla, Allah yolunda siz de harbedin. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Muhammed Esed
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez.
|
Muhammed Esed
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Şaban Piriş
Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) haksız yere saldırmayın. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
|
Şaban Piriş
Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) haksız yere saldırmayın. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Suat Yıldırım
Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın. Fakat haksız yere saldırmayın. Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.
|
Suat Yıldırım
Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın. Fakat haksız yere saldırmayın. Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Süleyman Ateş
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez.
|
Süleyman Ateş
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Size karşı savaş açanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat saldırganlık yapmayın! Allah saldırganlık yapanları sevmez.
|
Mustafa İslamoğlu
Size karşı savaş açanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat saldırganlık yapmayın! Allah saldırganlık yapanları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Rashad Khalifa
You may fight in the cause of GOD against those who attack you, but do not aggress. GOD does not love the aggressors.
|
Rashad Khalifa
You may fight in the cause of GOD against those who attack you, but do not aggress. GOD does not love the aggressors. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
The Monotheist Group
And fight in the cause of God against those who fight you, but do not aggress, God does not love the aggressors.
|
The Monotheist Group
And fight in the cause of God against those who fight you, but do not aggress, God does not love the aggressors. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Edip-Layth
Fight in the cause of God against those who fight you, but do not transgress, God does not like the aggressors.
|
Edip-Layth
Fight in the cause of God against those who fight you, but do not transgress, God does not like the aggressors. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Ali Rıza Safa
Sizinle savaşanlarla, Allah'ın yolunda savaşın, ama aşırı gitmeyin. Kuşkusuz, Allah, aşırı gidenleri sevmez.
|
Ali Rıza Safa
Sizinle savaşanlarla, Allah'ın yolunda savaşın, ama aşırı gitmeyin. Kuşkusuz, Allah, aşırı gidenleri sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın.[1] Allah, haksız saldırı yapanları sevmez.
|
Süleymaniye Vakfı
Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın.[1] Allah, haksız saldırı yapanları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Edip Yüksel
Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez.[1]
|
Edip Yüksel
Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez.[1] |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Erhan Aktaş
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez.
|
Erhan Aktaş
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez. |
|
|
Bakara 190. Ayet
190. Ayet
Mehmet Okuyan
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez.[1]
|
Mehmet Okuyan
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez.[1] |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Ahmed Hulusi
Onları nerede yakalarsanız orada öldürün. Sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün!. . Fitne (insan) öldürmekten daha şiddetlidir (suçtur)... Onlar sizle savaşmadıkları sürece, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Onlar sizi öldürmeye kalkarsa o zaman siz de onları öldürün. İşte kafirlerin yaptığının karşılığı budur.
|
Ahmed Hulusi
Onları nerede yakalarsanız orada öldürün. Sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün!. . Fitne (insan) öldürmekten daha şiddetlidir (suçtur)... Onlar sizle savaşmadıkları sürece, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Onlar sizi öldürmeye kalkarsa o zaman siz de onları öldürün. İşte kafirlerin yaptığının karşılığı budur. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Ali Bulaç
Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.
|
Ali Bulaç
Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Sizi öldürmeye teşebbüs edenlerikarşılaştığınız her yerde öldürünüz ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartınız; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayınız, ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürünüz; kafirlerin cezası budur.
|
Bayraktar Bayraklı
Sizi öldürmeye teşebbüs edenlerikarşılaştığınız her yerde öldürünüz ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartınız; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayınız, ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürünüz; kafirlerin cezası budur. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Diyanet İşleri
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
|
Diyanet İşleri
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
ve onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın, o fitne katilden eşeddir, yalnız Mescidi haram yanında onlar size kıtal etmedikçe siz de onlara kıtal etmeyin, fakat sizi öldürmeğe kalkışırlarsa hemen onları öldürün kafirlerin cezası böyledir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
ve onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın, o fitne katilden eşeddir, yalnız Mescidi haram yanında onlar size kıtal etmedikçe siz de onlara kıtal etmeyin, fakat sizi öldürmeğe kalkışırlarsa hemen onları öldürün kafirlerin cezası böyledir |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Gültekin Onan
Onları yakaladığınız / bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten beterdir. Onlar size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram'ın yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.
|
Gültekin Onan
Onları yakaladığınız / bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten beterdir. Onlar size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram'ın yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Hasan Basri Çantay
Onları (size harb açanları) nerede yakalarsanız öldürün, onları sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) çıkarın. Fitne katilden beterdir. Onlar Mescid-i haram yanında, orada sizinle döğüşünceye kadar, (ya'ni döğüşmedikce) siz de orada kendileriyle döğüşmeyin. Fakat (Orada) sizi. öldürürlerse siz de onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
|
Hasan Basri Çantay
Onları (size harb açanları) nerede yakalarsanız öldürün, onları sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) çıkarın. Fitne katilden beterdir. Onlar Mescid-i haram yanında, orada sizinle döğüşünceye kadar, (ya'ni döğüşmedikce) siz de orada kendileriyle döğüşmeyin. Fakat (Orada) sizi. öldürürlerse siz de onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
İbni Kesir
Ve onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, katilden beterdir. Onlar sizinle savaşmadıkça, siz de Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın. Ancak onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir.
|
İbni Kesir
Ve onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, katilden beterdir. Onlar sizinle savaşmadıkça, siz de Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın. Ancak onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Muhammed Esed
Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün, zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın; ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir.
|
Muhammed Esed
Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün, zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın; ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Şaban Piriş
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne; öldürmekten, daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası budur.
|
Şaban Piriş
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne; öldürmekten, daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası budur. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Suat Yıldırım
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne (dinden döndürmek için işkence yapmak), adam öldürmekten beterdir. Yalnız, onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın, Fakat onlar size savaş açarlarsa siz de onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası böyledir.
|
Suat Yıldırım
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne (dinden döndürmek için işkence yapmak), adam öldürmekten beterdir. Yalnız, onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın, Fakat onlar size savaş açarlarsa siz de onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Süleyman Ateş
Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çıkardıkları yer(Mekke)den siz de onları çıkarın! Fitne (baskı yapmak), adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın ki, onlar da sizinle orada savaşmasınlar. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, hemen onları öldürün; kafirlerin cezası böyledir.
|
Süleyman Ateş
Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çıkardıkları yer(Mekke)den siz de onları çıkarın! Fitne (baskı yapmak), adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın ki, onlar da sizinle orada savaşmasınlar. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, hemen onları öldürün; kafirlerin cezası böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da, onlar sizinle çarpışmaya girinceye kadar siz de onlarla çarpışmaya girmeyin. Eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün. İşte böyle verilir küfre sapanların cezası!
|
Yaşar Nuri Öztürk
Onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da, onlar sizinle çarpışmaya girinceye kadar siz de onlarla çarpışmaya girmeyin. Eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün. İşte böyle verilir küfre sapanların cezası! |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Onları, (savaşta) gözünüze kestirdiğiniz her yerde öldürün. Sizi sürgün ettikleri yerden siz de onları sürgün edin. İnanca yönelik zulüm ve baskı ölümden beterdir. Mescid-i Haram civarında onlar size savaş açmadıkça siz de onlara savaş açmayın. Eğer onlar size savaş açarsa, onları öldürün! İşte kafirler böyle cezalandırılır.
|
Mustafa İslamoğlu
Onları, (savaşta) gözünüze kestirdiğiniz her yerde öldürün. Sizi sürgün ettikleri yerden siz de onları sürgün edin. İnanca yönelik zulüm ve baskı ölümden beterdir. Mescid-i Haram civarında onlar size savaş açmadıkça siz de onlara savaş açmayın. Eğer onlar size savaş açarsa, onları öldürün! İşte kafirler böyle cezalandırılır. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Rashad Khalifa
You may kill those who wage war against you, and you may evict them whence they evicted you. Oppression is worse than murder. Do not fight them at the Sacred Masjid, unless they attack you therein. If they attack you, you may kill them. This is the just retribution for those disbelievers.
|
Rashad Khalifa
You may kill those who wage war against you, and you may evict them whence they evicted you. Oppression is worse than murder. Do not fight them at the Sacred Masjid, unless they attack you therein. If they attack you, you may kill them. This is the just retribution for those disbelievers. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
The Monotheist Group
And kill them wherever you encounter them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. And do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then kill them, thus is the recompense of the rejecters.
|
The Monotheist Group
And kill them wherever you encounter them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. And do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then kill them, thus is the recompense of the rejecters. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Edip-Layth
Fight them wherever you meet them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. Do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then fight them. Thus is the reward of those who do not appreciate.
|
Edip-Layth
Fight them wherever you meet them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. Do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then fight them. Thus is the reward of those who do not appreciate. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Ali Rıza Safa
Yakaladığınız yerde onları etkisiz duruma getirin ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Ezinç vermek, öldürmekten kötüdür. Onlar sizinle savaşmadıkça, Kutsal Yakarış Evi yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa, onlarla savaşın. Nankörlük edenlerin cezası, işte böyledir.
|
Ali Rıza Safa
Yakaladığınız yerde onları etkisiz duruma getirin ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Ezinç vermek, öldürmekten kötüdür. Onlar sizinle savaşmadıkça, Kutsal Yakarış Evi yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa, onlarla savaşın. Nankörlük edenlerin cezası, işte böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Süleymaniye Vakfı
(Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Bu fitne (savaş ateşi)[1] adam öldürmekten ağır bir suçtur. Mescid-i Haram[2] yanında onlarla savaşmayın, kendileri savaş açarlarsa başka. Eğer savaşırlarsa, onları öldürün. O kafirlerin[3] cezası işte böyledir.
|
Süleymaniye Vakfı
(Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Bu fitne (savaş ateşi)[1] adam öldürmekten ağır bir suçtur. Mescid-i Haram[2] yanında onlarla savaşmayın, kendileri savaş açarlarsa başka. Eğer savaşırlarsa, onları öldürün. O kafirlerin[3] cezası işte böyledir. |
|
|
Bakara 191. Ayet
191. Ayet
Edip Yüksel
Onlarla karşılaştığınız yerde onlarla savaşın ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Sınırlanmış Mescid'in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkarcıların cezası böyledir.
|
Edip Yüksel
Onlarla karşılaştığınız yerde onlarla savaşın ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Sınırlanmış Mescid'in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkarcıların cezası böyledir. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.