Mealler
Bakara Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah kesinlikle bir sivrisinek kanadı veya ondan da ufak bir şeyi misal vermekten kaçınmaz. İmanın gereğini yaşayanlar bunun Rablerinden kaynaklanan bir Hak olduğunu bilirler. Bu gerçeği inkar edenler ise, (misali anlatımları değerlendirmeyip) "Allah, acaba bununla ne demek istedi" derler. Bu anlatım, çoğunun (fıtratlarının elvermemesinden dolayı) sapmasına yol açar; bir kısmını da gerçeğe hidayet eder. Allah, onunla (bu tür anlatımla) safiyetini yitirmişlerden başkasını saptırmaz!
|
Ahmed Hulusi
Allah kesinlikle bir sivrisinek kanadı veya ondan da ufak bir şeyi misal vermekten kaçınmaz. İmanın gereğini yaşayanlar bunun Rablerinden kaynaklanan bir Hak olduğunu bilirler. Bu gerçeği inkar edenler ise, (misali anlatımları değerlendirmeyip) "Allah, acaba bununla ne demek istedi" derler. Bu anlatım, çoğunun (fıtratlarının elvermemesinden dolayı) sapmasına yol açar; bir kısmını da gerçeğe hidayet eder. Allah, onunla (bu tür anlatımla) safiyetini yitirmişlerden başkasını saptırmaz! |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Ali Bulaç
Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.
|
Ali Bulaç
Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah, bir sivri sineği, hatta ondan daha küçük bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bu örneğin Rabblerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise, "Allah bu örnekle ne demek istedi?" derler. "Allah bu örnekle birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğruya yöneltir; bu örnekle, fasıklardan başkasını saptırmaz."
|
Bayraktar Bayraklı
Allah, bir sivri sineği, hatta ondan daha küçük bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bu örneğin Rabblerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise, "Allah bu örnekle ne demek istedi?" derler. "Allah bu örnekle birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğruya yöneltir; bu örnekle, fasıklardan başkasını saptırmaz." |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Diyanet İşleri
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.
|
Diyanet İşleri
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Bilmeli ki Allah bir sivrisineği hatta daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler, evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir, hem onunla ancak o fasıkları şaşırtır
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bilmeli ki Allah bir sivrisineği hatta daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler, evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir, hem onunla ancak o fasıkları şaşırtır |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Gültekin Onan
Tanrı küçük bir sivrisinekten daha büyüğüne kadar her çeşit örneği vermekten (yedribe meselen) çekinmez. İnananlar bunun rablerinden gelen bir gerçek (hakk) olduğunu bilirler. Kafirler ise "Tanrı bu örnek (mesel) ile neyi amaçladı (irade)?" derler. O, bununla bir kısmını / çoğunu (kesiyr) saptırır (yudıllü-dalalet) ve bir kısmını / çoğunu da doğruya iletir (yehdiy). O, bununla sadece fasıkları saptırır (dalalet).
|
Gültekin Onan
Tanrı küçük bir sivrisinekten daha büyüğüne kadar her çeşit örneği vermekten (yedribe meselen) çekinmez. İnananlar bunun rablerinden gelen bir gerçek (hakk) olduğunu bilirler. Kafirler ise "Tanrı bu örnek (mesel) ile neyi amaçladı (irade)?" derler. O, bununla bir kısmını / çoğunu (kesiyr) saptırır (yudıllü-dalalet) ve bir kısmını / çoğunu da doğruya iletir (yehdiy). O, bununla sadece fasıkları saptırır (dalalet). |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Hasan Basri Çantay
Hakıykat bir sivri sinek olsun, daha üstündeki (büyüğü) olsun her hangi bir şey'i Allah mesel (ve misal) getirmekden çekinmez. Artık iman edenler onun Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise "Allah bu misal ile ne murad etmişdir" derler. Allah onunla bir çoğunu şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla fasıklardan başkasını şaşırtmaz.
|
Hasan Basri Çantay
Hakıykat bir sivri sinek olsun, daha üstündeki (büyüğü) olsun her hangi bir şey'i Allah mesel (ve misal) getirmekden çekinmez. Artık iman edenler onun Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise "Allah bu misal ile ne murad etmişdir" derler. Allah onunla bir çoğunu şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla fasıklardan başkasını şaşırtmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
İbni Kesir
Şüphe yok ki, Allah, bir sivri sineği ve ondan küçük bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman etmiş olanlar bunun Rablarından bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise; Allah bu misali vermekle ne murad etmiş? derler. Allah onunla bir çoğunu sapıtır, bir çoğunu da hidayete erdirir. Bununla fasıklardan başkasını saptırmaz.
|
İbni Kesir
Şüphe yok ki, Allah, bir sivri sineği ve ondan küçük bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman etmiş olanlar bunun Rablarından bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise; Allah bu misali vermekle ne murad etmiş? derler. Allah onunla bir çoğunu sapıtır, bir çoğunu da hidayete erdirir. Bununla fasıklardan başkasını saptırmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Muhammed Esed
Bakın, Allah, bir sivrisineği (hatta) ondan daha küçük bir şeyi örnek getirmekten kaçınmaz. İmana ermiş olanlara gelince, onun Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, "Bu örnek ile Allah ne demek istiyor acaba?" derler. Bu yolla Allah, bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğruya yöneltir, fakat fasıklardan başkasını saptırmaz.
|
Muhammed Esed
Bakın, Allah, bir sivrisineği (hatta) ondan daha küçük bir şeyi örnek getirmekten kaçınmaz. İmana ermiş olanlara gelince, onun Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, "Bu örnek ile Allah ne demek istiyor acaba?" derler. Bu yolla Allah, bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğruya yöneltir, fakat fasıklardan başkasını saptırmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Şaban Piriş
Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İman edenler, onun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kafirler: -Allah, bu misalle ne demek istiyor? derler. Allah, bu misalle bir çoklarını şaşkınlıkta bırakır, bir çoklarını da doğru yola çıkarır, şaşkın bırakılanlar yalnızca yoldan çıkanlardır.
|
Şaban Piriş
Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İman edenler, onun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kafirler: -Allah, bu misalle ne demek istiyor? derler. Allah, bu misalle bir çoklarını şaşkınlıkta bırakır, bir çoklarını da doğru yola çıkarır, şaşkın bırakılanlar yalnızca yoldan çıkanlardır. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Suat Yıldırım
Allah gerçeği açıklamak için bir sivrisineği, hatta onun ötesinde olan bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman edenler onun Rab'lerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise "Allah böyle misal vermekle ne kasdediyor?" derler. Allah bu misal ile birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir; ancak bununla fasıklardan başkasını şaşırtmaz.
|
Suat Yıldırım
Allah gerçeği açıklamak için bir sivrisineği, hatta onun ötesinde olan bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman edenler onun Rab'lerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise "Allah böyle misal vermekle ne kasdediyor?" derler. Allah bu misal ile birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir; ancak bununla fasıklardan başkasını şaşırtmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Süleyman Ateş
Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstünde olan(ondan daha zayıf bir varlığ)ı misal vermekten utanmaz. İnananlar onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise: "Allah, bu misalle ne demek istedi?" derler. (Allah), onunla birçoğunu saptırır ve yine onunla birçoğunu yola getirir. Onunla sadece fasıkları saptırır.
|
Süleyman Ateş
Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstünde olan(ondan daha zayıf bir varlığ)ı misal vermekten utanmaz. İnananlar onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise: "Allah, bu misalle ne demek istedi?" derler. (Allah), onunla birçoğunu saptırır ve yine onunla birçoğunu yola getirir. Onunla sadece fasıkları saptırır. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstündeki bir varlığı örnek göstermekten sıkılmaz. Böyle bir durumda, inananlar bilirler ki o, Rablerinden bir gerçektir. Küfre sapmışlar ise şöyle derler: "Allah, bunu örnek vermekle ne demek istedi?" Allah onunla birçoğunu saptırır, birçoğunu da onunla doğruya ve güzele kılavuzlar. Allah onunla fasıklardan başkasını saptırmaz.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstündeki bir varlığı örnek göstermekten sıkılmaz. Böyle bir durumda, inananlar bilirler ki o, Rablerinden bir gerçektir. Küfre sapmışlar ise şöyle derler: "Allah, bunu örnek vermekle ne demek istedi?" Allah onunla birçoğunu saptırır, birçoğunu da onunla doğruya ve güzele kılavuzlar. Allah onunla fasıklardan başkasını saptırmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Allah bir sivrisineği ya da ondan da küçüğünü misal vermekten haya etmez. İman edenlere gelince: onlar iyi bilirler ki, o, Rableri katından gelen hakikattir. Küfre saplananlara gelince: "Allah bu örnek ile ne demek istedi?" derler. Bununla Allah bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğru yola yöneltir. Ve fakat yoldan çıkmışlardan başkasını kesinlikle saptırmaz.
|
Mustafa İslamoğlu
Allah bir sivrisineği ya da ondan da küçüğünü misal vermekten haya etmez. İman edenlere gelince: onlar iyi bilirler ki, o, Rableri katından gelen hakikattir. Küfre saplananlara gelince: "Allah bu örnek ile ne demek istedi?" derler. Bununla Allah bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğru yola yöneltir. Ve fakat yoldan çıkmışlardan başkasını kesinlikle saptırmaz. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Rashad Khalifa
GOD does not shy away from citing any kind of allegory , from the tiny mosquito and greater. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for those who disbelieve, they say, "What did GOD mean by such an allegory?" He misleads many thereby, and guides many thereby. But He never misleads thereby except the wicked,
|
Rashad Khalifa
GOD does not shy away from citing any kind of allegory , from the tiny mosquito and greater. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for those who disbelieve, they say, "What did GOD mean by such an allegory?" He misleads many thereby, and guides many thereby. But He never misleads thereby except the wicked, |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
The Monotheist Group
God does not shy away from putting forth the example of a mosquito, or anything above it. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for the rejecters, they say: "What does God intend with this example?" He strays many by it, and He guides many by it; but He only strays by it the wicked.
|
The Monotheist Group
God does not shy away from putting forth the example of a mosquito, or anything above it. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for the rejecters, they say: "What does God intend with this example?" He strays many by it, and He guides many by it; but He only strays by it the wicked. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Edip-Layth
God does not shy away from citing the example of a mosquito, or anything above it. As for those who acknowledge, they know that it is the truth from their Lord. As for the unappreciative, they say, "What does God want with this example?" He lets many stray by it, and He guides many, but He only lets stray the evildoers.
|
Edip-Layth
God does not shy away from citing the example of a mosquito, or anything above it. As for those who acknowledge, they know that it is the truth from their Lord. As for the unappreciative, they say, "What does God want with this example?" He lets many stray by it, and He guides many, but He only lets stray the evildoers. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, Allah, bir dişi sivrisineği, üstelik ondan da küçük olanı örnek vermekten çekinmez. Nitekim inananlar, bunun, Efendilerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Oysa nankörlük edenler, şöyle derler: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor?" Onunla, birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğru yola eriştirir. Zaten onunla, yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz.[13]
|
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, Allah, bir dişi sivrisineği, üstelik ondan da küçük olanı örnek vermekten çekinmez. Nitekim inananlar, bunun, Efendilerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Oysa nankörlük edenler, şöyle derler: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor?" Onunla, birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğru yola eriştirir. Zaten onunla, yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz.[13] |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah hiçbir şeyi örnek vermekten çekinmez, bir sivrisinek de daha üstü de olabilir. Allah'a güvenenler bilirler ki o, Sahipleri (Rableri) tarafından verilmiş doğru örnektir. Kafirler[1] ise şöyle derler: "Ne yani, Allah böyle bir örnekle neyi amaçlamış olabilir!" Bu yolla Allah, birçoğunun sapıttığına, birçoğunun da yola geldiğine karar verir. Sapıttığına karar verdikleri sadece (fasıklar) yoldan çıkmış olanlardır.
|
Süleymaniye Vakfı
Allah hiçbir şeyi örnek vermekten çekinmez, bir sivrisinek de daha üstü de olabilir. Allah'a güvenenler bilirler ki o, Sahipleri (Rableri) tarafından verilmiş doğru örnektir. Kafirler[1] ise şöyle derler: "Ne yani, Allah böyle bir örnekle neyi amaçlamış olabilir!" Bu yolla Allah, birçoğunun sapıttığına, birçoğunun da yola geldiğine karar verir. Sapıttığına karar verdikleri sadece (fasıklar) yoldan çıkmış olanlardır. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Edip Yüksel
ALLAH bir sivrisineği hatta onun üzerindekini örnek vermekten çekinmez. Gerçeği onaylayanlar, bunun Efendi'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilir. İnkarcılar ise "ALLAH bu benzetme ile neyi amaçladı" derler. O, bununla birçok kişiyi saptırır ve birçok kişiyi de doğruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır.
|
Edip Yüksel
ALLAH bir sivrisineği hatta onun üzerindekini örnek vermekten çekinmez. Gerçeği onaylayanlar, bunun Efendi'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilir. İnkarcılar ise "ALLAH bu benzetme ile neyi amaçladı" derler. O, bununla birçok kişiyi saptırır ve birçok kişiyi de doğruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Erhan Aktaş
Doğrusu Allah, bir sivrisineği veya ondan daha küçüğünü örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler, bunun, Rabb'lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Gerçeği yalanlayan nankörler ise: "Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?" derler. Allah, bu örnekle birçok kimseyi saptırır, birçok kimseyi de doğru yola iletir. Bununla, ancak fasıkları[1] saptırır.
|
Erhan Aktaş
Doğrusu Allah, bir sivrisineği veya ondan daha küçüğünü örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler, bunun, Rabb'lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Gerçeği yalanlayan nankörler ise: "Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?" derler. Allah, bu örnekle birçok kimseyi saptırır, birçok kimseyi de doğru yola iletir. Bununla, ancak fasıkları[1] saptırır. |
|
|
Bakara 26. Ayet
26. Ayet
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Allah (gerçeği açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde herhangi bir varlığı örnek vermekten çekinmez.[1] İman edenler bunun (örneklerin) Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise "Allah böyle örnek vermekle ne kastetmiştir ki?" derler. (Allah) onunla birçoğunu saptırır; birçoğunu da doğru yola ulaştırır. (Allah) bununla (verdiği örneklerle zaten) yoldan çıkmış olanlardan başkasını saptırmaz.[2]
|
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Allah (gerçeği açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde herhangi bir varlığı örnek vermekten çekinmez.[1] İman edenler bunun (örneklerin) Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise "Allah böyle örnek vermekle ne kastetmiştir ki?" derler. (Allah) onunla birçoğunu saptırır; birçoğunu da doğru yola ulaştırır. (Allah) bununla (verdiği örneklerle zaten) yoldan çıkmış olanlardan başkasını saptırmaz.[2] |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Ahmed Hulusi
Onlar, Allah ahdini (Esma'sını açığa çıkarmanın farkındalığıyla yaşama istidadının gereğini) dünyaya geldikten sonra yerine getirmezler. Birleştirilmesini emrettiğini (Esma hakikati müşahedesini) keserler ve arzda (bedensel yaşam boyutunda) fesat çıkarırlar (bedensel arzular {karındaki ikinci beyin dürtüleri - komutları/nefsi emmare} peşinde ömür tüketirler). İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
|
Ahmed Hulusi
Onlar, Allah ahdini (Esma'sını açığa çıkarmanın farkındalığıyla yaşama istidadının gereğini) dünyaya geldikten sonra yerine getirmezler. Birleştirilmesini emrettiğini (Esma hakikati müşahedesini) keserler ve arzda (bedensel yaşam boyutunda) fesat çıkarırlar (bedensel arzular {karındaki ikinci beyin dürtüleri - komutları/nefsi emmare} peşinde ömür tüketirler). İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Ali Bulaç
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır.
|
Ali Bulaç
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Bayraktar Bayraklı
O fasıklar ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflas etmiş kimselerdir.
|
Bayraktar Bayraklı
O fasıklar ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflas etmiş kimselerdir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Diyanet İşleri
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
|
Diyanet İşleri
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
ki Allahın ahdini misak ile bağlandıktan sonra bozarlar, Allahın vaslını emrettiğini kat'ederler ve yer yüzünde fesad yaparlar, işte bunlar hep o husrana düşenlerdir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
ki Allahın ahdini misak ile bağlandıktan sonra bozarlar, Allahın vaslını emrettiğini kat'ederler ve yer yüzünde fesad yaparlar, işte bunlar hep o husrana düşenlerdir |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Gültekin Onan
Onlar ki Tanrı ile yaptıkları anlaşmayı (ahid) onayladıktan (misakihi) sonra onu bozarlar, Tanrı'nın birleştirilmesini buyurduğu şeyi keserler / ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparlar. İşte onlar zarara uğrayanlardır (hümülhasirun).
|
Gültekin Onan
Onlar ki Tanrı ile yaptıkları anlaşmayı (ahid) onayladıktan (misakihi) sonra onu bozarlar, Tanrı'nın birleştirilmesini buyurduğu şeyi keserler / ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparlar. İşte onlar zarara uğrayanlardır (hümülhasirun). |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Hasan Basri Çantay
O (fasıklar) ki Allanın, (Kitablarında Muhammede iman etmeleri hakkındaki ahid (ve emr) ini onu te'kid de etdikden sonra bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emretdiği şey'i (hısımlık rabıtalarını, cem'iyyet birliğini, peygambere imanda birleşmeyi) keserler, yer yüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar hüsrane (maddi ve manevi en büyük zarara) uğrayanların ta kendileridir.
|
Hasan Basri Çantay
O (fasıklar) ki Allanın, (Kitablarında Muhammede iman etmeleri hakkındaki ahid (ve emr) ini onu te'kid de etdikden sonra bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emretdiği şey'i (hısımlık rabıtalarını, cem'iyyet birliğini, peygambere imanda birleşmeyi) keserler, yer yüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar hüsrane (maddi ve manevi en büyük zarara) uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
İbni Kesir
Allah'ın ahdini pekiştirdikten sonra bozanlar, birleştirilmesini emrettiği şeyi koparanlar, yeryüzünde fesad çıkaranlar, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
|
İbni Kesir
Allah'ın ahdini pekiştirdikten sonra bozanlar, birleştirilmesini emrettiği şeyi koparanlar, yeryüzünde fesad çıkaranlar, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Muhammed Esed
Onlar ki, (fıtratlarına) yerleştikten sonra Allah'a karşı taahhütlerini bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparıp ayırır ve yeryüzünü fesada verirler: İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.
|
Muhammed Esed
Onlar ki, (fıtratlarına) yerleştikten sonra Allah'a karşı taahhütlerini bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparıp ayırır ve yeryüzünü fesada verirler: İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Şaban Piriş
Ki onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozanlar, Allah'ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.
|
Şaban Piriş
Ki onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozanlar, Allah'ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Suat Yıldırım
Bu fasıklar o kimselerdir ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın, kurulmasını istediği bağları koparır ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte bunlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
|
Suat Yıldırım
Bu fasıklar o kimselerdir ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın, kurulmasını istediği bağları koparır ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte bunlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Süleyman Ateş
Onlar ki, söz verip bağlandıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar, Allah'ın, birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; işte ziyana uğrayanlar onlardır.
|
Süleyman Ateş
Onlar ki, söz verip bağlandıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar, Allah'ın, birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; işte ziyana uğrayanlar onlardır. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
O fasıklar ki Allah'a verdikleri ahdi, onunla anlaşıp bağlandıktan sonra bozar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keser ve yeryüzünde bozgun çıkarırlar. İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.
|
Yaşar Nuri Öztürk
O fasıklar ki Allah'a verdikleri ahdi, onunla anlaşıp bağlandıktan sonra bozar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keser ve yeryüzünde bozgun çıkarırlar. İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki (fıtrat) sözleşmesinden sonra Allah'ın (aldığı) sözü bozarlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar ve yeryüzünde ahlaklı çürümeye neden olurlar işte bunlardır hüsrana uğrayanlar!
|
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki (fıtrat) sözleşmesinden sonra Allah'ın (aldığı) sözü bozarlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar ve yeryüzünde ahlaklı çürümeye neden olurlar işte bunlardır hüsrana uğrayanlar! |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Rashad Khalifa
who violate GOD's covenant after pledging to uphold it, sever what GOD has commanded to be joined, and commit evil. These are the losers. Two Deaths and Two Lives for the Disbelievers*
|
Rashad Khalifa
who violate GOD's covenant after pledging to uphold it, sever what GOD has commanded to be joined, and commit evil. These are the losers. Two Deaths and Two Lives for the Disbelievers* |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
The Monotheist Group
The ones who break the pledge to God after making its covenant, and they sever what God had ordered to be delivered, and they make corruption on the earth; these are the losers.
|
The Monotheist Group
The ones who break the pledge to God after making its covenant, and they sever what God had ordered to be delivered, and they make corruption on the earth; these are the losers. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Edip-Layth
The ones who break their pledge to God after making the covenant, and they sever what God had ordered to be joined. Moreover, they make corruption on earth; these are the losers.
|
Edip-Layth
The ones who break their pledge to God after making the covenant, and they sever what God had ordered to be joined. Moreover, they make corruption on earth; these are the losers. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Ali Rıza Safa
Allah'a verdikleri sözü güçlendirdikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini buyruk verdiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; yitime uğrayanlar, işte onlardır.
|
Ali Rıza Safa
Allah'a verdikleri sözü güçlendirdikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini buyruk verdiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; yitime uğrayanlar, işte onlardır. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Fasıklar, Allah'a verdikleri sözün kesinleşmesinden sonra Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayırarak[1] ve tabii düzeni bozarak sözlerinden cayanlardır.[2] Zarar edenler işte onlardır.
|
Süleymaniye Vakfı
Fasıklar, Allah'a verdikleri sözün kesinleşmesinden sonra Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayırarak[1] ve tabii düzeni bozarak sözlerinden cayanlardır.[2] Zarar edenler işte onlardır. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Edip Yüksel
Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerdir.
|
Edip Yüksel
Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerdir. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Erhan Aktaş
Onlar ki; anlaştıktan sonra, Allah'a verdikleri sözü bozan, Allah'ın korunmasını istediği bağları koparan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselerdir. İşte onlar, hüsrana uğrayacaklardır.
|
Erhan Aktaş
Onlar ki; anlaştıktan sonra, Allah'a verdikleri sözü bozan, Allah'ın korunmasını istediği bağları koparan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselerdir. İşte onlar, hüsrana uğrayacaklardır. |
|
|
Bakara 27. Ayet
27. Ayet
Mehmet Okuyan
Allah'a verdikleri sözü sözleştikten sonra bozanlar,[1] Allah'ın birleştirilmesini (gözetilmesini) emrettiği şeyleri kesenler (terk edenler) ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar var ya, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
|
Mehmet Okuyan
Allah'a verdikleri sözü sözleştikten sonra bozanlar,[1] Allah'ın birleştirilmesini (gözetilmesini) emrettiği şeyleri kesenler (terk edenler) ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar var ya, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir. |
|
|
Bakara 28. Ayet
28. Ayet
Ahmed Hulusi
Nasıl da varlığınızın hakikatinin Allah Esma'sı (B işareti kapsamında) olduğunu inkar ediyorsunuz? Ölüydünüz (hakikatinizin ne olduğunu bilmeden yaşıyordunuz), O sizi diriltti (inzal ettiği ilimle size hayat verdi); sizi yine öldürecek (kendini sırf bedenmiş gibi kabul halinden), yine diriltecek (kendini beden sanma halinden arındırarak bilinç boyutu haliyle yaşam)... Nihayet sonunda hakikatinizi göreceksiniz!
|
Ahmed Hulusi
Nasıl da varlığınızın hakikatinin Allah Esma'sı (B işareti kapsamında) olduğunu inkar ediyorsunuz? Ölüydünüz (hakikatinizin ne olduğunu bilmeden yaşıyordunuz), O sizi diriltti (inzal ettiği ilimle size hayat verdi); sizi yine öldürecek (kendini sırf bedenmiş gibi kabul halinden), yine diriltecek (kendini beden sanma halinden arındırarak bilinç boyutu haliyle yaşam)... Nihayet sonunda hakikatinizi göreceksiniz! |
|
|
Bakara 28. Ayet
28. Ayet
Ali Bulaç
Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz.
|
Ali Bulaç
Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. |
|
|
Bakara 28. Ayet
28. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Siz yokken, sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonunda O'na döndürüleceksiniz.
|
Bayraktar Bayraklı
Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Siz yokken, sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonunda O'na döndürüleceksiniz. |
|
|
Bakara 28. Ayet
28. Ayet
Diyanet İşleri
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.
|
Diyanet İşleri
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz. |
|
|
Bakara 28. Ayet
28. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Allaha nasıl küfr ediyorsunuz ki ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek sonra sizleri yine diriltecek. Sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Allaha nasıl küfr ediyorsunuz ki ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek sonra sizleri yine diriltecek. Sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz |
|
|
Bakara 28. Ayet
28. Ayet
Gültekin Onan
Tanrı'ya nasıl küfredersiniz? Siz ölüler (emvaten) idiniz, o sizi diriltti (feahyaküm). Sonra sizi öldürür (yümiytüküm) ve tekrar diriltir (yuhyiyküm) ve sonunda / sonra da ona döndürülüceksiniz / döneceksiniz (türceun).
|
Gültekin Onan
Tanrı'ya nasıl küfredersiniz? Siz ölüler (emvaten) idiniz, o sizi diriltti (feahyaküm). Sonra sizi öldürür (yümiytüküm) ve tekrar diriltir (yuhyiyküm) ve sonunda / sonra da ona döndürülüceksiniz / döneceksiniz (türceun). |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.