Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 28. Ayet 28. Ayet Hasan Basri Çantay Onlar (o iman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman "Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi" dediler. (Onlara) söyle: "Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz"?
Hasan Basri Çantay

Onlar (o iman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman "Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi" dediler. (Onlara) söyle: "Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz"?

Araf 28. Ayet 28. Ayet İbni Kesir Onlar; bir hayasızlık yaptıkları zaman: Biz atalarımızı da onun üzerinde bulduk. Allah da bize onu emretti, dediler. De ki: Allah; hiçbir zaman hayasızlığı emretmez. Siz, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?
İbni Kesir

Onlar; bir hayasızlık yaptıkları zaman: Biz atalarımızı da onun üzerinde bulduk. Allah da bize onu emretti, dediler. De ki: Allah; hiçbir zaman hayasızlığı emretmez. Siz, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?

Araf 28. Ayet 28. Ayet Muhammed Esed Ve (bunun içindir ki) ne zaman utanç verici bir iş işleseler, "biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize" derler hemen. De ki: "Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allaha yakıştırıyorsunuz?"
Muhammed Esed

Ve (bunun içindir ki) ne zaman utanç verici bir iş işleseler, "biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize" derler hemen. De ki: "Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allaha yakıştırıyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Şaban Piriş Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: -Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: -Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a mı atıyorsunuz?
Şaban Piriş

Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: -Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: -Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a mı atıyorsunuz?

Araf 28. Ayet 28. Ayet Suat Yıldırım Onlar çirkin bir iş yaptıklarında: "Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti." derler. De ki: "Allah Teala kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah'ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O'na iftira ederek Allah'a mı mal ediyorsunuz?"
Suat Yıldırım

Onlar çirkin bir iş yaptıklarında: "Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti." derler. De ki: "Allah Teala kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah'ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O'na iftira ederek Allah'a mı mal ediyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Süleyman Ateş Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Süleyman Ateş

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Yaşar Nuri Öztürk

Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Mustafa İslamoğlu Ve ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) "Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki bunu bize Allah emretmiştir" derler. De ki: "Şu kesin: Allah çirkin bir şeyi emretmez. Yoksa siz, hiç bilmediğiniz bir şeyi Allah'a mı yakıştırıyorsunuz?"
Mustafa İslamoğlu

Ve ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) "Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki bunu bize Allah emretmiştir" derler. De ki: "Şu kesin: Allah çirkin bir şeyi emretmez. Yoksa siz, hiç bilmediğiniz bir şeyi Allah'a mı yakıştırıyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Rashad Khalifa They commit a gross sin, then say, "We found our parents doing this, and GOD has commanded us to do it." Say, "GOD never advocates sin. Are you saying about GOD what you do not know?"
Rashad Khalifa

They commit a gross sin, then say, "We found our parents doing this, and GOD has commanded us to do it." Say, "GOD never advocates sin. Are you saying about GOD what you do not know?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet The Monotheist Group And if they commit immorality, they say: "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say: "God does not order immorality! Do you say about God what you do not know?"
The Monotheist Group

And if they commit immorality, they say: "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say: "God does not order immorality! Do you say about God what you do not know?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Edip-Layth When they commit evil acts, they say, "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say, "God does not order evil! Do you say about God what you do not know?"
Edip-Layth

When they commit evil acts, they say, "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say, "God does not order evil! Do you say about God what you do not know?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Ali Rıza Safa Sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunduklarında, şöyle derler: "Atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bize böyle buyruk verdi!" De ki: "Kuşkusuz, Allah, sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunmanızı buyruk vermez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Ali Rıza Safa

Sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunduklarında, şöyle derler: "Atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bize böyle buyruk verdi!" De ki: "Kuşkusuz, Allah, sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunmanızı buyruk vermez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Süleymaniye Vakfı Bir edepsizlik yaptılar mı "Atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir." derler. De ki "Allah çirkin davranışları emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Süleymaniye Vakfı

Bir edepsizlik yaptılar mı "Atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir." derler. De ki "Allah çirkin davranışları emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Edip Yüksel Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, "Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti" derler. De ki: "ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?"
Edip Yüksel

Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, "Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti" derler. De ki: "ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Erhan Aktaş Onlar bir fuhuş[1] yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"
Erhan Aktaş

Onlar bir fuhuş[1] yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"

Dip Notlar
Araf 28. Ayet 28. Ayet Mehmet Okuyan Onlar bir çirkinlik yaptıkları zaman "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti." derler.[1]De ki: "Allah çirkinliği emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Mehmet Okuyan

Onlar bir çirkinlik yaptıkları zaman "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti." derler.[1]De ki: "Allah çirkinliği emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Dip Notlar
Araf 29. Ayet 29. Ayet Ahmed Hulusi De ki: "Rabbim her şeyin hakkını vererek yaşamayı emretti... Her mescidde vechlerinizi ikame edin (tam teslim olmuşluğun sonucu olarak benliğinizin ortadan kalkışını yaşayın) ve Din anlayışınızı sadece O'na has kılarak O'na dua edin... Başlangıcınızdaki gibi (cennette Adem'in yaratılışı üzere) O'na döneceksiniz!"
Ahmed Hulusi

De ki: "Rabbim her şeyin hakkını vererek yaşamayı emretti... Her mescidde vechlerinizi ikame edin (tam teslim olmuşluğun sonucu olarak benliğinizin ortadan kalkışını yaşayın) ve Din anlayışınızı sadece O'na has kılarak O'na dua edin... Başlangıcınızdaki gibi (cennette Adem'in yaratılışı üzere) O'na döneceksiniz!"

Araf 29. Ayet 29. Ayet Ali Bulaç De ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. "Başlangıçta sizi yarattığı" gibi döneceksiniz."
Ali Bulaç

De ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. "Başlangıçta sizi yarattığı" gibi döneceksiniz."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Bayraktar Bayraklı De ki: "Rabbim tevhidi emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çeviriniz ve dini yalnız Allah'a has kılarak, O'na yalvarınız. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Bayraktar Bayraklı

De ki: "Rabbim tevhidi emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çeviriniz ve dini yalnız Allah'a has kılarak, O'na yalvarınız. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Diyanet İşleri De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."
Diyanet İşleri

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Deki: Rabbım, Adl-ü insafı emretti, hem her mescidde yüzlerinizi doğru tutun ve ona, dini mahza onun için halıs kılarak, ıbadet edin, sizi iptida o yarattığı gibi yine ona döneceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazır

Deki: Rabbım, Adl-ü insafı emretti, hem her mescidde yüzlerinizi doğru tutun ve ona, dini mahza onun için halıs kılarak, ıbadet edin, sizi iptida o yarattığı gibi yine ona döneceksiniz

Araf 29. Ayet 29. Ayet Gültekin Onan De ki: "Rabbim adaletle davranmayı buyurdu. Her mescid yanında yüzlerinzi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. 'Başlangıçta sizi yarattığı' gibi döndürüleceksiniz."
Gültekin Onan

De ki: "Rabbim adaletle davranmayı buyurdu. Her mescid yanında yüzlerinzi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. 'Başlangıçta sizi yarattığı' gibi döndürüleceksiniz."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Hasan Basri Çantay De ki: "Rabbim adaleti emretdi. Her secde yerinde yüzlerinizi (kıbleye) doğrultun. Ona — dinde ancak kendine (bağlı, gösterişden bayağı emellerden uzak haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — ibadet edin. ilkin sizi yaratdığı gibi yine (Ona) döneceksiniz.
Hasan Basri Çantay

De ki: "Rabbim adaleti emretdi. Her secde yerinde yüzlerinizi (kıbleye) doğrultun. Ona — dinde ancak kendine (bağlı, gösterişden bayağı emellerden uzak haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — ibadet edin. ilkin sizi yaratdığı gibi yine (Ona) döneceksiniz.

Araf 29. Ayet 29. Ayet İbni Kesir De ki: Rabbım, adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi ona doğrultun. Ve dinde ancak kendisine muhlisler olarak yalvarın. İlk önce sizi yarattığı gibi, yine O'na döndürüleceksiniz.
İbni Kesir

De ki: Rabbım, adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi ona doğrultun. Ve dinde ancak kendisine muhlisler olarak yalvarın. İlk önce sizi yarattığı gibi, yine O'na döndürüleceksiniz.

Araf 29. Ayet 29. Ayet Muhammed Esed De ki: "Benim Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir; ve (O sizden) kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her türlü eylemde bütün varlığınızı ortaya koymanızı ve içten bir inançla yalnız ve sadece Ona bağlanarak Kendisine yalvarıp yakarmanızı (ister). Başlangıçta nasıl sizi yaratan Oysa, döneceğiniz kimse de Odur:
Muhammed Esed

De ki: "Benim Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir; ve (O sizden) kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her türlü eylemde bütün varlığınızı ortaya koymanızı ve içten bir inançla yalnız ve sadece Ona bağlanarak Kendisine yalvarıp yakarmanızı (ister). Başlangıçta nasıl sizi yaratan Oysa, döneceğiniz kimse de Odur:

Araf 29. Ayet 29. Ayet Şaban Piriş De ki: -Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yönünüzü O'na doğrultun. Mutlak manada O'na itaat edenler olarak O'na dua edin. İlk defa sizi yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz.
Şaban Piriş

De ki: -Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yönünüzü O'na doğrultun. Mutlak manada O'na itaat edenler olarak O'na dua edin. İlk defa sizi yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz.

Araf 29. Ayet 29. Ayet Suat Yıldırım De ki: "Rabbim adalet ve itidali emretti. Her secdenizde, her namaz zamanında veya mekanında, yüzünüzü O'nun kıblesine yöneltiniz!İhlasla, ibadetinizi yalnız O'nun rızası için yaparak Allah'a kulluk ediniz! Çünkü ilkin sizi O yarattığı gibi, dönüşünüz de yine O'na olacaktır."
Suat Yıldırım

De ki: "Rabbim adalet ve itidali emretti. Her secdenizde, her namaz zamanında veya mekanında, yüzünüzü O'nun kıblesine yöneltiniz!İhlasla, ibadetinizi yalnız O'nun rızası için yaparak Allah'a kulluk ediniz! Çünkü ilkin sizi O yarattığı gibi, dönüşünüz de yine O'na olacaktır."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Süleyman Ateş De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Şunu da söyle: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."
Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Mustafa İslamoğlu De ki: "Benim Rabbim, sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir: O halde siz, Allah'a sadakatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde bütün varlığınızla O'na yönelin ve dini yalnızca O'na has kılarak ta yürekten yalvarın. Başlangıçta sizi yarattığı gibi, sonunda yine O'na döneceksiniz.
Mustafa İslamoğlu

De ki: "Benim Rabbim, sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir: O halde siz, Allah'a sadakatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde bütün varlığınızla O'na yönelin ve dini yalnızca O'na has kılarak ta yürekten yalvarın. Başlangıçta sizi yarattığı gibi, sonunda yine O'na döneceksiniz.

Araf 29. Ayet 29. Ayet Rashad Khalifa Say, "My Lord advocates justice, and to stand devoted to Him alone at every place of worship. You shall devote your worship absolutely to Him alone. Just as He initiated you, you will ultimately go back to Him."
Rashad Khalifa

Say, "My Lord advocates justice, and to stand devoted to Him alone at every place of worship. You shall devote your worship absolutely to Him alone. Just as He initiated you, you will ultimately go back to Him."

Araf 29. Ayet 29. Ayet The Monotheist Group Say: "My Lord orders justice, and that you set yours faces at every temple, and that you call on Him, while being faithful to Him in the system; as He initiated you, so you will return."
The Monotheist Group

Say: "My Lord orders justice, and that you set yours faces at every temple, and that you call on Him, while being faithful to Him in the system; as He initiated you, so you will return."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Edip-Layth Say, "My Lord orders justice, and that you be devoted at every temple, and that you call on Him, while dedicating to Him in the system; as He initiated you, so you will return."
Edip-Layth

Say, "My Lord orders justice, and that you be devoted at every temple, and that you call on Him, while dedicating to Him in the system; as He initiated you, so you will return."

Araf 29. Ayet 29. Ayet Ali Rıza Safa De ki: "Benim Efendim, adaletli olmayı buyruk vermiştir. Yakarış yerlerinde, yüzünüzü yöneltin; dini yalnızca O'na özgüleyerek, O'na yakarın. Sizi yarattığı gibi döneceksiniz!"
Ali Rıza Safa

De ki: "Benim Efendim, adaletli olmayı buyruk vermiştir. Yakarış yerlerinde, yüzünüzü yöneltin; dini yalnızca O'na özgüleyerek, O'na yakarın. Sizi yarattığı gibi döneceksiniz!"

Araf 29. Ayet 29. Ayet Süleymaniye Vakfı De ki "Rabbim hakka uygun davranmamı emretmiştir. Her secde yerinde (mescitte) yüzünüzü doğrudan O'na çevirin[1], yalnız Allah'a boyun eğerek O'na dua edin. Sizi nasıl başlattıysa[2] dönüşünüz de öyle olacaktır."
Süleymaniye Vakfı

De ki "Rabbim hakka uygun davranmamı emretmiştir. Her secde yerinde (mescitte) yüzünüzü doğrudan O'na çevirin[1], yalnız Allah'a boyun eğerek O'na dua edin. Sizi nasıl başlattıysa[2] dönüşünüz de öyle olacaktır."

Dip Notlar
Araf 29. Ayet 29. Ayet Edip Yüksel De ki: "Efendim adaleti emreder. Her mescitte dini sadece O'na ait kılarak O'na yalvarın. Sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."[1]
Edip Yüksel

De ki: "Efendim adaleti emreder. Her mescitte dini sadece O'na ait kılarak O'na yalvarın. Sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."[1]

Dip Notlar
Araf 29. Ayet 29. Ayet Erhan Aktaş De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi[1] O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak[2] dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.
Erhan Aktaş

De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi[1] O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak[2] dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

Dip Notlar
Araf 29. Ayet 29. Ayet Mehmet Okuyan De ki: "Rabbim adaleti emretmiştir. Her secdede yüzlerinizi O'na yöneltin ve dini yalnız O'na (Allah'a) özgü kılarak O'na dua edin (yalvarın)! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (sonunda yine O'na) döneceksiniz."[1]
Mehmet Okuyan

De ki: "Rabbim adaleti emretmiştir. Her secdede yüzlerinizi O'na yöneltin ve dini yalnız O'na (Allah'a) özgü kılarak O'na dua edin (yalvarın)! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (sonunda yine O'na) döneceksiniz."[1]

Dip Notlar
Araf 30. Ayet 30. Ayet Ahmed Hulusi Bir kısmınıza hidayet etti, bir kısmınız üzerine de dalalet hak oldu! Muhakkak ki onlar (dalalet hak olanlar), Allah'ı bırakıp şeytanları (saptıranları) dostlar edindiler... Sanıyorlar ki kendileri hidayet üzeredirler!
Ahmed Hulusi

Bir kısmınıza hidayet etti, bir kısmınız üzerine de dalalet hak oldu! Muhakkak ki onlar (dalalet hak olanlar), Allah'ı bırakıp şeytanları (saptıranları) dostlar edindiler... Sanıyorlar ki kendileri hidayet üzeredirler!

Araf 30. Ayet 30. Ayet Ali Bulaç Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.
Ali Bulaç

Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah, bir grubu doğru yola iletti, bir gruba da sapıklık müstehak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Bayraktar Bayraklı

Allah, bir grubu doğru yola iletti, bir gruba da sapıklık müstehak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Diyanet İşleri Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.
Diyanet İşleri

Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Bir kısmına hidayet buyurdu, bir kısmına da dalalet hakkoldu, çünkü bunlar, Allahı bırakıb Şeytanları evliya ittihaz ettiler, bir de kendilerini hidayette zannederler
Elmalılı Hamdi Yazır

Bir kısmına hidayet buyurdu, bir kısmına da dalalet hakkoldu, çünkü bunlar, Allahı bırakıb Şeytanları evliya ittihaz ettiler, bir de kendilerini hidayette zannederler

Araf 30. Ayet 30. Ayet Gültekin Onan Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar Tanrı'yı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.
Gültekin Onan

Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar Tanrı'yı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Hasan Basri Çantay (Allah) bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü bunlar Allahı bırakıb şeytanları kendilerine dostlar ve amirler edindiler, öyle sanıyorlar ki onlar hakıykaten doğru yolu bulmuşlardır.
Hasan Basri Çantay

(Allah) bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü bunlar Allahı bırakıb şeytanları kendilerine dostlar ve amirler edindiler, öyle sanıyorlar ki onlar hakıykaten doğru yolu bulmuşlardır.

Araf 30. Ayet 30. Ayet İbni Kesir Bir kısmını hidayete erdirdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar; Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dostlar edindiler. Ve onlar; kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.
İbni Kesir

Bir kısmını hidayete erdirdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar; Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dostlar edindiler. Ve onlar; kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Muhammed Esed O, (sizden) bazılarını doğru yola yönelterek onurlandıracak; ama bazıları(nız) için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz olacak: Çünkü, bakın, onlar Allahı bırakıp (kendi) kötü dürtülerini kendilerine dost edinecekler, hem de böylelikle doğru yolu bulmuş olduklarını sanarak!"
Muhammed Esed

O, (sizden) bazılarını doğru yola yönelterek onurlandıracak; ama bazıları(nız) için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz olacak: Çünkü, bakın, onlar Allahı bırakıp (kendi) kötü dürtülerini kendilerine dost edinecekler, hem de böylelikle doğru yolu bulmuş olduklarını sanarak!"

Araf 30. Ayet 30. Ayet Şaban Piriş O, (insanların) bir bölümünü hidayete ulaştırdı, bir bölümüne ise sapıklık hak oldu; çünkü onlar, Allah'ı bırakıp, şeytanları veliler olarak benimsediler. Kendilerini de hidayette sanırlar.
Şaban Piriş

O, (insanların) bir bölümünü hidayete ulaştırdı, bir bölümüne ise sapıklık hak oldu; çünkü onlar, Allah'ı bırakıp, şeytanları veliler olarak benimsediler. Kendilerini de hidayette sanırlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Suat Yıldırım Bir kısmına hidayet buyurdu, bir kısmına da dalalet müstehak oldu; çünkü bunlar Allah'tan başka şeytanları dost edindiler. Bir de kendilerini doğru yolda zannediyorlar!
Suat Yıldırım

Bir kısmına hidayet buyurdu, bir kısmına da dalalet müstehak oldu; çünkü bunlar Allah'tan başka şeytanları dost edindiler. Bir de kendilerini doğru yolda zannediyorlar!

Araf 30. Ayet 30. Ayet Süleyman Ateş (O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
Süleyman Ateş

(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu. Onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk

Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu. Onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Mustafa İslamoğlu O, bazılarını doğru yola sevk edecek; fakat bazıları için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz hale gelecek: Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytan(i duyguların)ın hakimiyetine girecek; üstelik doğru yolu bulduklarını sanarak...
Mustafa İslamoğlu

O, bazılarını doğru yola sevk edecek; fakat bazıları için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz hale gelecek: Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytan(i duyguların)ın hakimiyetine girecek; üstelik doğru yolu bulduklarını sanarak...

Araf 30. Ayet 30. Ayet Rashad Khalifa Some He guided, while others are committed to straying. They have taken the devils as their masters, instead of GOD, yet they believe that they are guided.
Rashad Khalifa

Some He guided, while others are committed to straying. They have taken the devils as their masters, instead of GOD, yet they believe that they are guided.

Araf 30. Ayet 30. Ayet The Monotheist Group A group He has guided and a group have deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!
The Monotheist Group

A group He has guided and a group have deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!

Araf 30. Ayet 30. Ayet Edip-Layth A group He has guided and a group has deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!
Edip-Layth

A group He has guided and a group has deserved misguidance; that is because they have taken the devils as allies besides God; and they think they are guided!

Araf 30. Ayet 30. Ayet Ali Rıza Safa Bir kümeyi doğru yola eriştirecek, bir küme de sapkınlığı hak edecektir. Çünkü onlar, Allah'ın yerine şeytanları dost edindiler. Üstelik doğru yola eriştiklerini sanıyorlar.
Ali Rıza Safa

Bir kümeyi doğru yola eriştirecek, bir küme de sapkınlığı hak edecektir. Çünkü onlar, Allah'ın yerine şeytanları dost edindiler. Üstelik doğru yola eriştiklerini sanıyorlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Süleymaniye Vakfı Allah bir kesimin doğru yolda olduğunu onaylar. Bir kesim de sapık sayılmayı hak eder. Onlar şeytanları Allah'tan yakın[1] konumda tutar, üstelik doğru yolda olduklarını sanırlar.
Süleymaniye Vakfı

Allah bir kesimin doğru yolda olduğunu onaylar. Bir kesim de sapık sayılmayı hak eder. Onlar şeytanları Allah'tan yakın[1] konumda tutar, üstelik doğru yolda olduklarını sanırlar.

Dip Notlar
Araf 30. Ayet 30. Ayet Edip Yüksel Bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapıklığı hak etti. Onlar, sapkınları ALLAH'tan başka dostlar edindiler ama kendilerini doğru yolda sanıyorlar.
Edip Yüksel

Bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapıklığı hak etti. Onlar, sapkınları ALLAH'tan başka dostlar edindiler ama kendilerini doğru yolda sanıyorlar.

Araf 30. Ayet 30. Ayet Erhan Aktaş Bir kısmını[1] hidayete[2] iletti. Bir kısmı da dalaleti hak etti. Zira onlar, Allah'ın yanı sıra şeytanları evliya[3] edindiler. Ve kendilerini de hidayette sanıyorlar!
Erhan Aktaş

Bir kısmını[1] hidayete[2] iletti. Bir kısmı da dalaleti hak etti. Zira onlar, Allah'ın yanı sıra şeytanları evliya[3] edindiler. Ve kendilerini de hidayette sanıyorlar!

Dip Notlar
Araf 30. Ayet 30. Ayet Mehmet Okuyan Bir kısmı(nız)ı doğru yola ulaştırmış olarak, bir kısmı(nız) hakkında da sapkınlık gerçekleşmiş olarak (O'na döneceksiniz). Şüphesiz ki onlar, kendilerinin doğru yolda olduğunu sanarak Allah'ın peşi sıra şeytanları kendilerine dostlar edinmişlerdi.[1]
Mehmet Okuyan

Bir kısmı(nız)ı doğru yola ulaştırmış olarak, bir kısmı(nız) hakkında da sapkınlık gerçekleşmiş olarak (O'na döneceksiniz). Şüphesiz ki onlar, kendilerinin doğru yolda olduğunu sanarak Allah'ın peşi sıra şeytanları kendilerine dostlar edinmişlerdi.[1]

Dip Notlar
Araf 31. Ayet 31. Ayet Ahmed Hulusi Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin... Yeyin, için (bunları değerlendirin), israf etmeyin (gereksiz şekilde kullanmayın)... Çünkü O, israf edenleri (elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları) sevmez!
Ahmed Hulusi

Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin... Yeyin, için (bunları değerlendirin), israf etmeyin (gereksiz şekilde kullanmayın)... Çünkü O, israf edenleri (elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları) sevmez!

Araf 31. Ayet 31. Ayet Ali Bulaç Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Ali Bulaç

Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Bayraktar Bayraklı Ey Ademoğulları! Her mescide çıkışınızda/ibadetinizde elbiselerinizi giyiniz; yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Bayraktar Bayraklı

Ey Ademoğulları! Her mescide çıkışınızda/ibadetinizde elbiselerinizi giyiniz; yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Diyanet İşleri Ey Ademoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Diyanet İşleri

Ey Ademoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ey Adem oğulları! Her mescid huzurunda ziynetinizi tutunun, ve yeyin, için de israf etmeyin, çünkü o müsrifleri sevmez
Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Adem oğulları! Her mescid huzurunda ziynetinizi tutunun, ve yeyin, için de israf etmeyin, çünkü o müsrifleri sevmez

Araf 31. Ayet 31. Ayet Gültekin Onan Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.
Gültekin Onan

Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Hasan Basri Çantay Ey Adem oğulları, her mescid huzurunda zinetinizi alın (giyin). Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.
Hasan Basri Çantay

Ey Adem oğulları, her mescid huzurunda zinetinizi alın (giyin). Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet İbni Kesir Ey ademoğulları; her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yeyin için ama israf etmeyin. Çünkü O; israf edenleri sevmez.
İbni Kesir

Ey ademoğulları; her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yeyin için ama israf etmeyin. Çünkü O; israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Muhammed Esed Ey Ademoğulları! (Allaha) kulluk olsun diye yapıp ettiğiniz her işte kendinize çekidüzen verin; (serbestçe) yiyin için, fakat saçıp savurmayın: (çünkü) kuşku yok ki, O savurganları sevmez!
Muhammed Esed

Ey Ademoğulları! (Allaha) kulluk olsun diye yapıp ettiğiniz her işte kendinize çekidüzen verin; (serbestçe) yiyin için, fakat saçıp savurmayın: (çünkü) kuşku yok ki, O savurganları sevmez!

Araf 31. Ayet 31. Ayet Şaban Piriş -Ey Ademoğulları, her mescide gidişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.
Şaban Piriş

-Ey Ademoğulları, her mescide gidişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Suat Yıldırım Ey Adem'in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.
Suat Yıldırım

Ey Adem'in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Süleyman Ateş Ey Adem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.
Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ey ademoğulları! Tüm mescitlerde süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk

Ey ademoğulları! Tüm mescitlerde süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Mustafa İslamoğlu Ey Ademoğulları! Allah'a sadakatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde ziynet ve zarafetinizi takının. Yiyin için ama israf etmeyin; çünkü O israf edenleri sevmez.
Mustafa İslamoğlu

Ey Ademoğulları! Allah'a sadakatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde ziynet ve zarafetinizi takının. Yiyin için ama israf etmeyin; çünkü O israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Rashad Khalifa O children of Adam, you shall be clean and dress nicely when you go to the masjid. And eat and drink moderately; Surely, He does not love the gluttons.
Rashad Khalifa

O children of Adam, you shall be clean and dress nicely when you go to the masjid. And eat and drink moderately; Surely, He does not love the gluttons.

Araf 31. Ayet 31. Ayet The Monotheist Group O Children of Adam, dress nicely at every temple, and eat and drink and do not indulge; He does not like the indulgers.
The Monotheist Group

O Children of Adam, dress nicely at every temple, and eat and drink and do not indulge; He does not like the indulgers.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Edip-Layth O Children of Adam, dress nicely at every temple, and eat and drink and do not indulge or waste; He does not like the indulgers and the prodigals.
Edip-Layth

O Children of Adam, dress nicely at every temple, and eat and drink and do not indulge or waste; He does not like the indulgers and the prodigals.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Ali Rıza Safa Ey Âdemoğulları! Yakarış yerlerinde süslenin. Yiyin, için ve israf etmeyin. Kuşkusuz, O, israf edenleri sevmez.[119]
Ali Rıza Safa

Ey Âdemoğulları! Yakarış yerlerinde süslenin. Yiyin, için ve israf etmeyin. Kuşkusuz, O, israf edenleri sevmez.[119]

Dip Notlar
Araf 31. Ayet 31. Ayet Süleymaniye Vakfı Ey Ademoğulları! Secde edilen her yerde (namaz sırasında) süslerinizi (size yakışanı) giyinin. Yiyin, için ama israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
Süleymaniye Vakfı

Ey Ademoğulları! Secde edilen her yerde (namaz sırasında) süslerinizi (size yakışanı) giyinin. Yiyin, için ama israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.

Araf 31. Ayet 31. Ayet Edip Yüksel Ademoğulları, mescitlere giderken süsleniniz. Yiyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız. O, oburları ve savurganları sevmez.[1]
Edip Yüksel

Ademoğulları, mescitlere giderken süsleniniz. Yiyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız. O, oburları ve savurganları sevmez.[1]

Dip Notlar
Araf 31. Ayet 31. Ayet Erhan Aktaş Ey Âdemoğulları! Her secde edilen yerde[1] ziynetlerinizi[2] alın. Yiyin, için fakat israf[3] etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez.
Erhan Aktaş

Ey Âdemoğulları! Her secde edilen yerde[1] ziynetlerinizi[2] alın. Yiyin, için fakat israf[3] etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez.

Dip Notlar
Araf 31. Ayet 31. Ayet Mehmet Okuyan Ey âdemoğulları! Her secdede ziynetinizi takının![1] Yiyin, için, israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez.[2]
Mehmet Okuyan

Ey âdemoğulları! Her secdede ziynetinizi takının![1] Yiyin, için, israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez.[2]

Dip Notlar
Araf 32. Ayet 32. Ayet Ahmed Hulusi De ki: "Kim Allah'ın, kulları için çıkarmış olduğu güzelliklerini ve rızkın temiz - pak olanını haram etti?"... De ki: "Onlar, dünya hayatında iman edenlere helaldir; kıyamet gününde ise yalnızca onlara ait olacaktır. " Kavrayabilecekler için işaretlerimizi işte böyle tafsil ediyoruz.
Ahmed Hulusi

De ki: "Kim Allah'ın, kulları için çıkarmış olduğu güzelliklerini ve rızkın temiz - pak olanını haram etti?"... De ki: "Onlar, dünya hayatında iman edenlere helaldir; kıyamet gününde ise yalnızca onlara ait olacaktır. " Kavrayabilecekler için işaretlerimizi işte böyle tafsil ediyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Ali Bulaç De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Bayraktar Bayraklı De ki: "Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı?" De ki: "Onlar, dünya hayatında, özellikle de kıyamet gününde müminlerindir." İşte, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.
Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı?" De ki: "Onlar, dünya hayatında, özellikle de kıyamet gününde müminlerindir." İşte, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Diyanet İşleri De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için ayetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz."
Diyanet İşleri

De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için ayetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz."

Araf 32. Ayet 32. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır De ki Allahın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz hoş rızıkları kim haram etmiş? De ki: Onlar Dünya hayatta iyman edenler için kıyamet günü halıs olacaktır, bu suretle ılm ehli olanlar için ayetleri tafsıl ediyoruz
Elmalılı Hamdi Yazır

De ki Allahın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz hoş rızıkları kim haram etmiş? De ki: Onlar Dünya hayatta iyman edenler için kıyamet günü halıs olacaktır, bu suretle ılm ehli olanlar için ayetleri tafsıl ediyoruz

Araf 32. Ayet 32. Ayet Gültekin Onan De ki: "Tanrı'nın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızkları kim haram kılmıştır? De ki: "Bunlar, dünya hayatında inananlar içindir; kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızkları kim haram kılmıştır? De ki: "Bunlar, dünya hayatında inananlar içindir; kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Hasan Basri Çantay De ki: "Allahın kulları için çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları kim haram etmiş"? De ki: "O (nlar), dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet günü ise yalınız (ve yalınız) onlara mahsusdur". İşte biz ayetleri, bilirler için, böylece tafsıyl ederiz.
Hasan Basri Çantay

De ki: "Allahın kulları için çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları kim haram etmiş"? De ki: "O (nlar), dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet günü ise yalınız (ve yalınız) onlara mahsusdur". İşte biz ayetleri, bilirler için, böylece tafsıyl ederiz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet İbni Kesir De ki: Allah'ın kulları için çıkardığı zineti ve temiz rızıkları kim haram kılmış? De ki: Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet günü ise yalnız onlara tahsis edilmiştir. Biz, ayetlerimizi bilen bir kavim için böylece uzun uzun açıklarız.
İbni Kesir

De ki: Allah'ın kulları için çıkardığı zineti ve temiz rızıkları kim haram kılmış? De ki: Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet günü ise yalnız onlara tahsis edilmiştir. Biz, ayetlerimizi bilen bir kavim için böylece uzun uzun açıklarız.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Muhammed Esed De ki. "Allahın kulları için yarattığı güzelliği, rızkın iyisini, temizini yasaklayan kim?" De ki: "Bunlar dünya hayatında imana erenler için (meşru)durlar; Kıyamet Gününde ise yalnızca onlara özgü olacaklardır." Anlama-kavrama yeteneği olan insanlar için bu mesajları Biz işte böyle açık açık dile getiriyoruz!
Muhammed Esed

De ki. "Allahın kulları için yarattığı güzelliği, rızkın iyisini, temizini yasaklayan kim?" De ki: "Bunlar dünya hayatında imana erenler için (meşru)durlar; Kıyamet Gününde ise yalnızca onlara özgü olacaklardır." Anlama-kavrama yeteneği olan insanlar için bu mesajları Biz işte böyle açık açık dile getiriyoruz!

Araf 32. Ayet 32. Ayet Şaban Piriş De ki: -Allah'ın, kulları için varettiği güzel şeyleri ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: -Onlar, bu dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde de yalnız onlara mahsustur. Bilen bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.
Şaban Piriş

De ki: -Allah'ın, kulları için varettiği güzel şeyleri ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: -Onlar, bu dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde de yalnız onlara mahsustur. Bilen bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Suat Yıldırım De ki: "Allah'ın, kulları için yaratıp ortaya çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları haram kılmak kimin haddine?"De ki: "Onlar, dünya hayatında (iman etmeyenlerle birlikte,) iman edenlerindir. Kıyamet günü ise yalnız müminlere mahsustur. İşte Biz, bilip anlayan kimseler için, ayetleri bu şekilde açıklıyoruz.
Suat Yıldırım

De ki: "Allah'ın, kulları için yaratıp ortaya çıkardığı zineti, temiz ve hoş rızıkları haram kılmak kimin haddine?"De ki: "Onlar, dünya hayatında (iman etmeyenlerle birlikte,) iman edenlerindir. Kıyamet günü ise yalnız müminlere mahsustur. İşte Biz, bilip anlayan kimseler için, ayetleri bu şekilde açıklıyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Süleyman Ateş De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti?" De ki: "O, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet günü de yalnız onlarındır." İşte biz, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.
Süleyman Ateş

De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti?" De ki: "O, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet günü de yalnız onlarındır." İşte biz, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Yaşar Nuri Öztürk De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Dünya hayatında inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindirler." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Dünya hayatında inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindirler." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Mustafa İslamoğlu Sor bakayım: "Allah'ın kulları için yarattığı güzellikleri, temiz ve helal rızıkları yasaklayan kimmiş?" Cevap Ver: "Bunlar dünya hayatında (herkesle birlikte) imana erenler için, Kıyamet Günü ise yalnızca onlara has olacaktır." Kavrama yeteneği olan bir toplum için ayetlerimizi işte böyle açık ve net bir biçimde dile getiriyoruz.
Mustafa İslamoğlu

Sor bakayım: "Allah'ın kulları için yarattığı güzellikleri, temiz ve helal rızıkları yasaklayan kimmiş?" Cevap Ver: "Bunlar dünya hayatında (herkesle birlikte) imana erenler için, Kıyamet Günü ise yalnızca onlara has olacaktır." Kavrama yeteneği olan bir toplum için ayetlerimizi işte böyle açık ve net bir biçimde dile getiriyoruz.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Rashad Khalifa Say, "Who prohibited the nice things GOD has created for His creatures, and the good provisions?" Say, "Such provisions are to be enjoyed in this life by those who believe. Moreover, the good provisions will be exclusively theirs on the Day of Resurrection." We thus explain the revelations for people who know.
Rashad Khalifa

Say, "Who prohibited the nice things GOD has created for His creatures, and the good provisions?" Say, "Such provisions are to be enjoyed in this life by those who believe. Moreover, the good provisions will be exclusively theirs on the Day of Resurrection." We thus explain the revelations for people who know.

Araf 32. Ayet 32. Ayet The Monotheist Group Say: "Who has made unlawful the nice things that God has brought forth for His servants and the good provisions?" Say: "They are meant for those who believe during this worldly life, and they will be exclusive for them on the Day of Resurrection." It is such that We explain the revelations for those who know.
The Monotheist Group

Say: "Who has made unlawful the nice things that God has brought forth for His servants and the good provisions?" Say: "They are meant for those who believe during this worldly life, and they will be exclusive for them on the Day of Resurrection." It is such that We explain the revelations for those who know.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Edip-Layth Say, "Who has forbidden the nice things that God has brought forth for His servants and the good provisions?" Say, "They are in this worldly life for those who acknowledge, and they will be exclusive for them on the day of Resurrection" We thus explain the signs for those who know.
Edip-Layth

Say, "Who has forbidden the nice things that God has brought forth for His servants and the good provisions?" Say, "They are in this worldly life for those who acknowledge, and they will be exclusive for them on the day of Resurrection" We thus explain the signs for those who know.

Araf 32. Ayet 32. Ayet Ali Rıza Safa De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı süslenmeyi ve temiz yiyecekleri kim yasaklamış?" De ki: "Bunlar, dünya yaşamında inananlar içindir; Yeniden Yaratılış Günü'nde ise yalnızca onlarındır!" Bilen bir toplum için, ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı süslenmeyi ve temiz yiyecekleri kim yasaklamış?" De ki: "Bunlar, dünya yaşamında inananlar içindir; Yeniden Yaratılış Günü'nde ise yalnızca onlarındır!" Bilen bir toplum için, ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image