Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 23. Ayet 23. Ayet Edip-Layth They said, "Our Lord, we have wronged ourselves and if You do not forgive us and have mercy on us, then we will be of the losers!"
Edip-Layth

They said, "Our Lord, we have wronged ourselves and if You do not forgive us and have mercy on us, then we will be of the losers!"

Araf 23. Ayet 23. Ayet Ali Rıza Safa Dediler ki: "Efendimiz! Kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, kesinlikle yitime uğrayanlar arasında oluruz!"
Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendimiz! Kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, kesinlikle yitime uğrayanlar arasında oluruz!"

Araf 23. Ayet 23. Ayet Süleymaniye Vakfı Dediler ki "Rabbimiz! Biz ne ettikse kendimize ettik. Bizi bağışlamaz (durumumuzu düzeltmez) ve bize acımazsan, kaybedenlere karışır gideriz."
Süleymaniye Vakfı

Dediler ki "Rabbimiz! Biz ne ettikse kendimize ettik. Bizi bağışlamaz (durumumuzu düzeltmez) ve bize acımazsan, kaybedenlere karışır gideriz."

Araf 23. Ayet 23. Ayet Edip Yüksel Her ikisi: "Efendimiz, kendimize zulmettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz" dediler.
Edip Yüksel

Her ikisi: "Efendimiz, kendimize zulmettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan kaybedenlerden oluruz" dediler.

Araf 23. Ayet 23. Ayet Erhan Aktaş "Ey Rabb'imiz! Biz, kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.
Erhan Aktaş

"Ey Rabb'imiz! Biz, kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.

Araf 23. Ayet 23. Ayet Mehmet Okuyan (Âdem ve eşi) şöyle dua etmişlerdi: "Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen elbette kaybedenlerden olacağız."[1]
Mehmet Okuyan

(Âdem ve eşi) şöyle dua etmişlerdi: "Rabbimiz! Biz kendimize haksızlık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen elbette kaybedenlerden olacağız."[1]

Dip Notlar
Araf 24. Ayet 24. Ayet Ahmed Hulusi Buyurdu: "Birbirinize (bilinç - beden ikilisi) düşman olarak (kuvveler boyutunda yaşamaktan beden boyutunun şartlarını yaşamaya) inin! Sizin için arzda (beden boyutunda - yeryüzünde) belli bir yaşam süreci ve belli bir süre, nasibinizdekileri almak söz konusudur. "
Ahmed Hulusi

Buyurdu: "Birbirinize (bilinç - beden ikilisi) düşman olarak (kuvveler boyutunda yaşamaktan beden boyutunun şartlarını yaşamaya) inin! Sizin için arzda (beden boyutunda - yeryüzünde) belli bir yaşam süreci ve belli bir süre, nasibinizdekileri almak söz konusudur. "

Araf 24. Ayet 24. Ayet Ali Bulaç (Allah) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."
Ali Bulaç

(Allah) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah: "Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır."
Bayraktar Bayraklı

Allah: "Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Diyanet İşleri Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."
Diyanet İşleri

Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Buyurdu ki ininiz ba'zınız ba'zınıza düşman olarak, size bir zamana kadar Arzda bir karargah tutmak ve bir nasib almak mukadder
Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki ininiz ba'zınız ba'zınıza düşman olarak, size bir zamana kadar Arzda bir karargah tutmak ve bir nasib almak mukadder

Araf 24. Ayet 24. Ayet Gültekin Onan (Tanrı ) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."
Gültekin Onan

(Tanrı ) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Hasan Basri Çantay (Allah) dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer (yüzün) de sizin için bir zamana kadar yerleşib kalmak ve geçinmek (mukadderdir)".
Hasan Basri Çantay

(Allah) dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer (yüzün) de sizin için bir zamana kadar yerleşib kalmak ve geçinmek (mukadderdir)".

Araf 24. Ayet 24. Ayet İbni Kesir Buyurdu ki: Kimimiz kiminize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde bir müddet yerleşip kalmak ve geçinmek vardır.
İbni Kesir

Buyurdu ki: Kimimiz kiminize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde bir müddet yerleşip kalmak ve geçinmek vardır.

Araf 24. Ayet 24. Ayet Muhammed Esed (Allah): "İnin, (bundan böyle) birbirinize düşman olarak!" dedi, "yeryüzünde bir süre için konacak bir yurt ve geçiminizi sağlayacak şeyler bulacaksınız.
Muhammed Esed

(Allah): "İnin, (bundan böyle) birbirinize düşman olarak!" dedi, "yeryüzünde bir süre için konacak bir yurt ve geçiminizi sağlayacak şeyler bulacaksınız.

Araf 24. Ayet 24. Ayet Şaban Piriş Allah buyurdu ki: -Birbirinize düşman olarak inin! Yeryüzünde belirli bir süreye kadar yerleşip, geçinmek size takdir edildi.
Şaban Piriş

Allah buyurdu ki: -Birbirinize düşman olarak inin! Yeryüzünde belirli bir süreye kadar yerleşip, geçinmek size takdir edildi.

Araf 24. Ayet 24. Ayet Suat Yıldırım (24-25) Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkanı veriyorum. Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız."
Suat Yıldırım

(24-25) Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkanı veriyorum. Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Süleyman Ateş (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."
Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belirli bir süreye kadar mekan tutmanız ve nimetlenmeniz öngörülmüştür."
Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belirli bir süreye kadar mekan tutmanız ve nimetlenmeniz öngörülmüştür."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Mustafa İslamoğlu (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor."
Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Rashad Khalifa He said, "Go down as enemies of one another. On earth shall be your habitation and provision for awhile."
Rashad Khalifa

He said, "Go down as enemies of one another. On earth shall be your habitation and provision for awhile."

Araf 24. Ayet 24. Ayet The Monotheist Group He said: "Descend; for you are enemies to one another; and on the earth you will have residence and provisions until the appointed time."
The Monotheist Group

He said: "Descend; for you are enemies to one another; and on the earth you will have residence and provisions until the appointed time."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Edip-Layth He said, "Descend as enemies to one another; on earth you will have residence and provisions until the appointed time."
Edip-Layth

He said, "Descend as enemies to one another; on earth you will have residence and provisions until the appointed time."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Ali Rıza Safa Dedi ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"
Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"

Araf 24. Ayet 24. Ayet Süleymaniye Vakfı Allah dedi ki "İnin oradan! Biriniz diğerinin hakkına göz dikecek. Sizin için bu topraklarda karar kılınıp yerleşecek yer ve bir süreye kadar da geçineceğiniz şeyler bulunacaktır."[1]
Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki "İnin oradan! Biriniz diğerinin hakkına göz dikecek. Sizin için bu topraklarda karar kılınıp yerleşecek yer ve bir süreye kadar da geçineceğiniz şeyler bulunacaktır."[1]

Dip Notlar
Araf 24. Ayet 24. Ayet Edip Yüksel Dedi ki: "Birbirinize düşmanlar olarak aşağı ininiz. Belirlenmiş bir süreye kadar yeryüzünde yerleşip geçineceksiniz."
Edip Yüksel

Dedi ki: "Birbirinize düşmanlar olarak aşağı ininiz. Belirlenmiş bir süreye kadar yeryüzünde yerleşip geçineceksiniz."

Araf 24. Ayet 24. Ayet Erhan Aktaş "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.
Erhan Aktaş

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Araf 24. Ayet 24. Ayet Mehmet Okuyan (Bunun üzerine Allah) "Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin![1] Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır." demişti.
Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine Allah) "Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin![1] Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır." demişti.

Dip Notlar
Araf 25. Ayet 25. Ayet Ahmed Hulusi "Orada yaşayıp, orada öleceksiniz ve ondan (bedenden) çıkarılacaksınız" dedi.
Ahmed Hulusi

"Orada yaşayıp, orada öleceksiniz ve ondan (bedenden) çıkarılacaksınız" dedi.

Araf 25. Ayet 25. Ayet Ali Bulaç Dedi ki: "Orda yaşayacak, orda ölecek ve ordan çıkarılacaksınız."
Ali Bulaç

Dedi ki: "Orda yaşayacak, orda ölecek ve ordan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Bayraktar Bayraklı "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız" dedi.
Bayraktar Bayraklı

"Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız" dedi.

Araf 25. Ayet 25. Ayet Diyanet İşleri Allah, dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."
Diyanet İşleri

Allah, dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Buyurdu ki onda yaşıyacaksınız ve onda öleceksiniz ve ondan çıkarılacaksınız
Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki onda yaşıyacaksınız ve onda öleceksiniz ve ondan çıkarılacaksınız

Araf 25. Ayet 25. Ayet Gültekin Onan Dedi ki: "Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız."
Gültekin Onan

Dedi ki: "Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Hasan Basri Çantay Dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz, yine oradan (dirilib) çıkarılacaksınız".
Hasan Basri Çantay

Dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz, yine oradan (dirilib) çıkarılacaksınız".

Araf 25. Ayet 25. Ayet İbni Kesir Buyurdu ki: Orada yaşar, orada ölür ve oradan çıkarılırsınız.
İbni Kesir

Buyurdu ki: Orada yaşar, orada ölür ve oradan çıkarılırsınız.

Araf 25. Ayet 25. Ayet Muhammed Esed Orada yaşayacak ve öleceksiniz" diye ekledi, "ve (Kıyamet Günü) oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız!"
Muhammed Esed

Orada yaşayacak ve öleceksiniz" diye ekledi, "ve (Kıyamet Günü) oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız!"

Araf 25. Ayet 25. Ayet Şaban Piriş Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız.
Şaban Piriş

Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız.

Araf 25. Ayet 25. Ayet Suat Yıldırım (24-25) Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkanı veriyorum. Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız."
Suat Yıldırım

(24-25) Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkanı veriyorum. Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Süleyman Ateş "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız!" dedi.
Süleyman Ateş

"Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız!" dedi.

Araf 25. Ayet 25. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Buyurdu: "Orada hayat bulacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız."
Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Orada hayat bulacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Mustafa İslamoğlu (Ve) dedi ki: "Orada yaşayacak ve orada öleceksiniz; nihayet oradan (ahiret yolculuğuna) çıkarılacaksınız."
Mustafa İslamoğlu

(Ve) dedi ki: "Orada yaşayacak ve orada öleceksiniz; nihayet oradan (ahiret yolculuğuna) çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Rashad Khalifa He said, "On it you will live, on it you will die, and from it you will be brought out."
Rashad Khalifa

He said, "On it you will live, on it you will die, and from it you will be brought out."

Araf 25. Ayet 25. Ayet The Monotheist Group He said: "In it you will live and in it you will die, and from it you will be brought forth."
The Monotheist Group

He said: "In it you will live and in it you will die, and from it you will be brought forth."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Edip-Layth He said, "In it you will live and in it you will die, and from it you will be brought forth."
Edip-Layth

He said, "In it you will live and in it you will die, and from it you will be brought forth."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Ali Rıza Safa Dedi ki: "Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız!"
Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız!"

Araf 25. Ayet 25. Ayet Süleymaniye Vakfı (Allah) Dedi ki "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz, yine oradan çıkarılacaksınız."
Süleymaniye Vakfı

(Allah) Dedi ki "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz, yine oradan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Edip Yüksel Dedi ki: "Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız."
Edip Yüksel

Dedi ki: "Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Erhan Aktaş De ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız."
Erhan Aktaş

De ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız."

Araf 25. Ayet 25. Ayet Mehmet Okuyan "Orada yaşayacak; orada ölecek ve oradan (diriltilip) çıkartılacaksınız." demişti.[1]
Mehmet Okuyan

"Orada yaşayacak; orada ölecek ve oradan (diriltilip) çıkartılacaksınız." demişti.[1]

Dip Notlar
Araf 26. Ayet 26. Ayet Ahmed Hulusi Ey Ademoğulları... Hakikaten size bedenselliğinizi örtecek giysi (hakikat bilgisi) ve süs-zinet olan giysi (fazlından gelen ikramlar) İNZAL ettik... Korunma libası elbette en hayırlısıdır... İşte bu Allah işaretlerindendir ki; belki düşünüp ders çıkarırlar.
Ahmed Hulusi

Ey Ademoğulları... Hakikaten size bedenselliğinizi örtecek giysi (hakikat bilgisi) ve süs-zinet olan giysi (fazlından gelen ikramlar) İNZAL ettik... Korunma libası elbette en hayırlısıdır... İşte bu Allah işaretlerindendir ki; belki düşünüp ders çıkarırlar.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Ali Bulaç Ey Ademoğulları, biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik (varettik). Takva ile kuşanıp donanmak ise, bu daha hayırlıdır. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.
Ali Bulaç

Ey Ademoğulları, biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik (varettik). Takva ile kuşanıp donanmak ise, bu daha hayırlıdır. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Bayraktar Bayraklı Ey Ademoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın ayetlerindendir, belki düşünürler.
Bayraktar Bayraklı

Ey Ademoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın ayetlerindendir, belki düşünürler.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Diyanet İşleri Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).
Diyanet İşleri

Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

Araf 26. Ayet 26. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ey Adem oğulları! Bakın size çirkin yerlerinizi örtecek libas indirdik, hıl'at indirdik, fakat takva libası, o hepsinden hayırlı, bu işte Allahın ayetlerinden, gerektir ki düşünür ıbret alırlar
Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Adem oğulları! Bakın size çirkin yerlerinizi örtecek libas indirdik, hıl'at indirdik, fakat takva libası, o hepsinden hayırlı, bu işte Allahın ayetlerinden, gerektir ki düşünür ıbret alırlar

Araf 26. Ayet 26. Ayet Gültekin Onan Ey Ademoğulları, biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik. Takva ile kuşanıp donanmak ise, bu daha hayırlıdır. Bu, Tanrı'nın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.
Gültekin Onan

Ey Ademoğulları, biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik. Takva ile kuşanıp donanmak ise, bu daha hayırlıdır. Bu, Tanrı'nın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Hasan Basri Çantay Ey Adem oğulları, size (şeytanın açmak istediği) çirkin yerlerinizi örtecek bir libas, bir de giyib süsleneceğiniz bir libas indirdik. Takvaa libası ise, o, daha hayırlıdır. Bu (libasların indirilmesi) Allahın (fazl-ü rahmetine delalet eden) ayetlerinden (alametlerinden) dir. Taki (insanlar) iyice düşünsünler (nimetlerinin kadrini bilsinler).
Hasan Basri Çantay

Ey Adem oğulları, size (şeytanın açmak istediği) çirkin yerlerinizi örtecek bir libas, bir de giyib süsleneceğiniz bir libas indirdik. Takvaa libası ise, o, daha hayırlıdır. Bu (libasların indirilmesi) Allahın (fazl-ü rahmetine delalet eden) ayetlerinden (alametlerinden) dir. Taki (insanlar) iyice düşünsünler (nimetlerinin kadrini bilsinler).

Araf 26. Ayet 26. Ayet İbni Kesir Ey ademoğulları; size çirkin yerlerinizi örtecek bir giyimlikle, bir de sizi süsleyecek elbise gönderdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır. Bunlar; Allah'ın ayetlerindendir. Belki onlar öğüt alırlar.
İbni Kesir

Ey ademoğulları; size çirkin yerlerinizi örtecek bir giyimlikle, bir de sizi süsleyecek elbise gönderdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır. Bunlar; Allah'ın ayetlerindendir. Belki onlar öğüt alırlar.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Muhammed Esed Ey Ademoğulları! Size yücelerden, hem çıplaklığınızı örtesiniz diye, hem de bir görkem-güzellik nesnesi olarak giyim kuşam (yapma bilgisini) bahşettik; ama Allaha karşı sorumluluk bilinci örtüsü her şeyin üstündedir. İşte bunda (da) Allahın ayetlerinden biri var ki, insanoğlu belki ders alır.
Muhammed Esed

Ey Ademoğulları! Size yücelerden, hem çıplaklığınızı örtesiniz diye, hem de bir görkem-güzellik nesnesi olarak giyim kuşam (yapma bilgisini) bahşettik; ama Allaha karşı sorumluluk bilinci örtüsü her şeyin üstündedir. İşte bunda (da) Allahın ayetlerinden biri var ki, insanoğlu belki ders alır.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Şaban Piriş -Ey Ademoğulları, size ayıp yerlerinizi örtecek ve süs olacak bir elbise indirdik. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Ola ki düşünüp, öğüt alırlar.
Şaban Piriş

-Ey Ademoğulları, size ayıp yerlerinizi örtecek ve süs olacak bir elbise indirdik. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Ola ki düşünüp, öğüt alırlar.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Suat Yıldırım "Ey Adem'in evlatları! Bakın size edep yerlerinizi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik. Fakat unutmayın ki en güzel elbise, takva elbisesidir. İşte bunlar Allah'ın ayetlerindendir. Olur ki insanlar düşünür de ders alırlar".
Suat Yıldırım

"Ey Adem'in evlatları! Bakın size edep yerlerinizi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik. Fakat unutmayın ki en güzel elbise, takva elbisesidir. İşte bunlar Allah'ın ayetlerindendir. Olur ki insanlar düşünür de ders alırlar".

Araf 26. Ayet 26. Ayet Süleyman Ateş Ey Adem oğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Korunma giysisi, en iyisidir. İşte bu(nlar), Allah'ın ayetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.
Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Korunma giysisi, en iyisidir. İşte bu(nlar), Allah'ın ayetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ey ademoğulları! Size, çirkin yerlerinizi örtecek giysi ve süs kıyafeti indirdik. Ama takva giysisi en hayırlısıdır. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Düşünüp öğüt almaları umuluyor.
Yaşar Nuri Öztürk

Ey ademoğulları! Size, çirkin yerlerinizi örtecek giysi ve süs kıyafeti indirdik. Ama takva giysisi en hayırlısıdır. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Düşünüp öğüt almaları umuluyor.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Mustafa İslamoğlu Ey Ademoğulları! Size katımızdan, hem çıplaklığınızı örtmek hem de zarafet ve güzellik aracı olmak üzere giysi (yapma yeteneği) bahşettik; fakat takva elbisesi var ya: işte o en hayırlı olandır. Bunlar da Allah'ın ayetlerindendir; belki insanlar ders alırlar.
Mustafa İslamoğlu

Ey Ademoğulları! Size katımızdan, hem çıplaklığınızı örtmek hem de zarafet ve güzellik aracı olmak üzere giysi (yapma yeteneği) bahşettik; fakat takva elbisesi var ya: işte o en hayırlı olandır. Bunlar da Allah'ın ayetlerindendir; belki insanlar ders alırlar.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Rashad Khalifa O children of Adam, we have provided you with garments to cover your bodies, as well as for luxury. But the best garment is the garment of righteousness. These are some of GOD's signs, that they may take heed.
Rashad Khalifa

O children of Adam, we have provided you with garments to cover your bodies, as well as for luxury. But the best garment is the garment of righteousness. These are some of GOD's signs, that they may take heed.

Araf 26. Ayet 26. Ayet The Monotheist Group O Children of Adam, We have sent down for you garments to alleviate your bodies, and feathers; and the garment of righteousness is the best. That is from the signs of God, perhaps they will remember.
The Monotheist Group

O Children of Adam, We have sent down for you garments to alleviate your bodies, and feathers; and the garment of righteousness is the best. That is from the signs of God, perhaps they will remember.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Edip-Layth O Children of Adam, We have sent down for you garments to cover your bodies, as well as ornaments; and the garment of awareness is the best. That is from God's signs, perhaps they will remember.
Edip-Layth

O Children of Adam, We have sent down for you garments to cover your bodies, as well as ornaments; and the garment of awareness is the best. That is from God's signs, perhaps they will remember.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Ali Rıza Safa Ey Âdemoğulları! Size, çıplaklığınızı örtecek giysiler ve süsleneceğiz eşya indirdik. Ama sorumluluk bilinci taşımak giysisi; işte bu daha iyidir; Allah'ın ayetlerindendir. Böylece, belki öğüt alırsınız.
Ali Rıza Safa

Ey Âdemoğulları! Size, çıplaklığınızı örtecek giysiler ve süsleneceğiz eşya indirdik. Ama sorumluluk bilinci taşımak giysisi; işte bu daha iyidir; Allah'ın ayetlerindendir. Böylece, belki öğüt alırsınız.

Araf 26. Ayet 26. Ayet Süleymaniye Vakfı "Ey ademoğulları! Size, bedeninizi örten, bir de sizi güzel gösteren elbise verdik. İyi elbise, sizi koruyan elbisedir[1]." Bunlar Allah'ın ayetleridir, belki akıllarını başlarına alırlar.
Süleymaniye Vakfı

"Ey ademoğulları! Size, bedeninizi örten, bir de sizi güzel gösteren elbise verdik. İyi elbise, sizi koruyan elbisedir[1]." Bunlar Allah'ın ayetleridir, belki akıllarını başlarına alırlar.

Dip Notlar
Araf 26. Ayet 26. Ayet Edip Yüksel Ademoğulları, size, bedeninizi örtecek ve süsleyecek elbiseler hazırladık. Erdemlilik elbisesi ise daha hayırlıdır. Bunlar, ALLAH'ın işaretleridir, olur ki öğüt alırsınız.[1]
Edip Yüksel

Ademoğulları, size, bedeninizi örtecek ve süsleyecek elbiseler hazırladık. Erdemlilik elbisesi ise daha hayırlıdır. Bunlar, ALLAH'ın işaretleridir, olur ki öğüt alırsınız.[1]

Dip Notlar
Araf 26. Ayet 26. Ayet Erhan Aktaş Ey ademoğulları! Cesetlerinizi[1] örtecek ve sizi süsleyecek libas[2] indirdik.[3] Takva libası[4] ise daha hayırlıdır. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.
Erhan Aktaş

Ey ademoğulları! Cesetlerinizi[1] örtecek ve sizi süsleyecek libas[2] indirdik.[3] Takva libası[4] ise daha hayırlıdır. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.

Dip Notlar
Araf 26. Ayet 26. Ayet Mehmet Okuyan Ey âdemoğulları! Size edep yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik (verdik). Hayırlı olan ise takvâ (duyarlılık) elbisesidir.[1] İşte bu, (gerçeği) hatırlasınlar diye Allah'ın ayetlerindendir.
Mehmet Okuyan

Ey âdemoğulları! Size edep yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik (verdik). Hayırlı olan ise takvâ (duyarlılık) elbisesidir.[1] İşte bu, (gerçeği) hatırlasınlar diye Allah'ın ayetlerindendir.

Dip Notlar
Araf 27. Ayet 27. Ayet Ahmed Hulusi Ey Ademoğulları! Şeytan (bedeniniz), sizin ceddinizi, bedenselliği kendilerine göstermek suretiyle libaslarını (meleki kuvvelerini) onlardan soyarak cennet yaşamından çıkardığı gibi, sizi de fitneye düşürmesin! Çünkü o ve onun işlevini paylaşanlar, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler... Biz, şeytanları (şaşırtıp saptırıcı kuvveleri - beş duyuya dayanan kabulleri), iman etmeyenler için veliler kıldık.
Ahmed Hulusi

Ey Ademoğulları! Şeytan (bedeniniz), sizin ceddinizi, bedenselliği kendilerine göstermek suretiyle libaslarını (meleki kuvvelerini) onlardan soyarak cennet yaşamından çıkardığı gibi, sizi de fitneye düşürmesin! Çünkü o ve onun işlevini paylaşanlar, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler... Biz, şeytanları (şaşırtıp saptırıcı kuvveleri - beş duyuya dayanan kabulleri), iman etmeyenler için veliler kıldık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Ali Bulaç Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.
Ali Bulaç

Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Bayraktar Bayraklı Ey Ademoğulları! Şeytan, anne babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları görmeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.
Bayraktar Bayraklı

Ey Ademoğulları! Şeytan, anne babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları görmeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Diyanet İşleri Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
Diyanet İşleri

Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ey Adem oğulları! Babanızla ananızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için Şeytan Cennetten çıkardığı gibi sakının sizi de belaya uğratmasın, çünkü o ve kabılesi sizi sizin kendilerini göremiyeceğiz cihetten görürler, biz o Şeytanları o kimselerin velileri kılmışızdır ki iymana gelmezler
Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Adem oğulları! Babanızla ananızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için Şeytan Cennetten çıkardığı gibi sakının sizi de belaya uğratmasın, çünkü o ve kabılesi sizi sizin kendilerini göremiyeceğiz cihetten görürler, biz o Şeytanları o kimselerin velileri kılmışızdır ki iymana gelmezler

Araf 27. Ayet 27. Ayet Gültekin Onan Ey Ademoğulları, şeytan anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, kendilerini göremeyeceğiniz yerden sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları inanmayacakların dostları kıldık.
Gültekin Onan

Ey Ademoğulları, şeytan anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, kendilerini göremeyeceğiniz yerden sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları inanmayacakların dostları kıldık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Hasan Basri Çantay Ey Adem oğulları şeytan ana ve babanızı fena, yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa sakın size de bir fitne (bela) yapmasın. Çünkü o da, kabiylesinden olan (lar) da sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yer (ler) den muhakkak görür (ler). Biz şeytanları iman etmeyeceklerin velileri yapdık.
Hasan Basri Çantay

Ey Adem oğulları şeytan ana ve babanızı fena, yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa sakın size de bir fitne (bela) yapmasın. Çünkü o da, kabiylesinden olan (lar) da sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yer (ler) den muhakkak görür (ler). Biz şeytanları iman etmeyeceklerin velileri yapdık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet İbni Kesir Ey ademoğulları, şeytan, ana ve babanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa; sakın size de bir fitne yapmasın. O da, taraftarları da sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanı; iman etmeyenlerin velileri yaptık.
İbni Kesir

Ey ademoğulları, şeytan, ana ve babanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa; sakın size de bir fitne yapmasın. O da, taraftarları da sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanı; iman etmeyenlerin velileri yaptık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Muhammed Esed Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın cennetten çıkarılmalarına yol açtığı gibi, Şeytanın sizi de ayartmasına izin vermeyin: (Allaha karşı sorumluluk bilincinin benzediği) örtülerden yoksun bırakmıştı o. Muhakkak ki o ve avenesi, onları hiç fark edemeyeceğiniz yerde ve biçimde sizi (de) pusuda bekliyor! Gerçek şu ki Biz, (içtenlikle ve doğru bir biçimde) inanmayanların yanına-yakınına (her türden) şeytani güçler ve kuvvetler yerleştirdik;
Muhammed Esed

Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın cennetten çıkarılmalarına yol açtığı gibi, Şeytanın sizi de ayartmasına izin vermeyin: (Allaha karşı sorumluluk bilincinin benzediği) örtülerden yoksun bırakmıştı o. Muhakkak ki o ve avenesi, onları hiç fark edemeyeceğiniz yerde ve biçimde sizi (de) pusuda bekliyor! Gerçek şu ki Biz, (içtenlikle ve doğru bir biçimde) inanmayanların yanına-yakınına (her türden) şeytani güçler ve kuvvetler yerleştirdik;

Araf 27. Ayet 27. Ayet Şaban Piriş -Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.
Şaban Piriş

-Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Suat Yıldırım "Ey Adem'in evlatları! Şeytan, edep yerlerini açığa çıkarmak için, annenizle babanızı -üzerlerindeki takva elbiselerini çıkarttırmak suretiyle- cennetten uzaklaştırdığı gibi, sakın sizi de belaya uğratmasın. Çünkü o da, askerleri de sizin kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Doğrusu Biz şeytanları iman etmeyenlerin dostları yapmışızdır."
Suat Yıldırım

"Ey Adem'in evlatları! Şeytan, edep yerlerini açığa çıkarmak için, annenizle babanızı -üzerlerindeki takva elbiselerini çıkarttırmak suretiyle- cennetten uzaklaştırdığı gibi, sakın sizi de belaya uğratmasın. Çünkü o da, askerleri de sizin kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Doğrusu Biz şeytanları iman etmeyenlerin dostları yapmışızdır."

Araf 27. Ayet 27. Ayet Süleyman Ateş Ey Adem oğulları, şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların dostları yaptık.
Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların dostları yaptık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ey ademoğulları! Şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk

Ey ademoğulları! Şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Mustafa İslamoğlu Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın hasbahçeden çıkışına sebep olduğu gibi, Şeytan'ın sizi şaşırtmasına fırsat vermeyin: Cinselliklerini keşfetmeleri için, her ikisinin örtüden yoksun bırak(ılmasını sağla)mıştı. Hiç kuşkunuz olmasın ki, o ve avanesi sizin kendilerini hiç göremeyeceğiniz bir boyuttan sizi görüyorlar! Çünkü Biz şeytanları, (hakkıyla) iman etmeyenlere otorite kılarız.
Mustafa İslamoğlu

Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın hasbahçeden çıkışına sebep olduğu gibi, Şeytan'ın sizi şaşırtmasına fırsat vermeyin: Cinselliklerini keşfetmeleri için, her ikisinin örtüden yoksun bırak(ılmasını sağla)mıştı. Hiç kuşkunuz olmasın ki, o ve avanesi sizin kendilerini hiç göremeyeceğiniz bir boyuttan sizi görüyorlar! Çünkü Biz şeytanları, (hakkıyla) iman etmeyenlere otorite kılarız.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Rashad Khalifa O children of Adam, do not let the devil dupe you as he did when he caused the eviction of your parents from Paradise, and the removal of their garments to expose their bodies. He and his tribe see you, while you do not see them. We appoint the devils as companions of those who do not believe.
Rashad Khalifa

O children of Adam, do not let the devil dupe you as he did when he caused the eviction of your parents from Paradise, and the removal of their garments to expose their bodies. He and his tribe see you, while you do not see them. We appoint the devils as companions of those who do not believe.

Araf 27. Ayet 27. Ayet The Monotheist Group O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; he removes from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not believe.
The Monotheist Group

O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; he removes from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not believe.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Edip-Layth O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; removing from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not acknowledge.
Edip-Layth

O Children of Adam, do not let the devil afflict you as he evicted your parents from the paradise; removing from them their garments to show them their bodies. He and his tribe see you from where you do not see them. We have made the devils as allies for those who do not acknowledge.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Ali Rıza Safa Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne-babanızın çıplaklıklarını kendilerine göstermek amacıyla, giysilerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de saptırmasın. Çünkü o ve yandaşları, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Aslında, onları, inanmayanların dostları yaptık.
Ali Rıza Safa

Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne-babanızın çıplaklıklarını kendilerine göstermek amacıyla, giysilerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de saptırmasın. Çünkü o ve yandaşları, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Aslında, onları, inanmayanların dostları yaptık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Süleymaniye Vakfı Ey Âdemoğulları! Sakın Şeytan ana-babanızı yaktığı gibi sizi de yakmasın. Açılması hoş olmayacak yerlerini kendilerine göstermek için onların elbiselerini sıyırmış ve o bahçeden çıkarmıştı. O ve onun gibiler, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz Şeytanları inanmayanların dostları yaptık."
Süleymaniye Vakfı

Ey Âdemoğulları! Sakın Şeytan ana-babanızı yaktığı gibi sizi de yakmasın. Açılması hoş olmayacak yerlerini kendilerine göstermek için onların elbiselerini sıyırmış ve o bahçeden çıkarmıştı. O ve onun gibiler, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz Şeytanları inanmayanların dostları yaptık."

Araf 27. Ayet 27. Ayet Edip Yüksel Ademoğulları, sapkın, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak bahçeden çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, sapkınları, onaylamayanların dostları yaptık.
Edip Yüksel

Ademoğulları, sapkın, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak bahçeden çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, sapkınları, onaylamayanların dostları yaptık.

Araf 27. Ayet 27. Ayet Erhan Aktaş Ey ademoğulları![1] Şeytan kötülüklerini onlara göstermek için, elbiselerini soyarak[2], ana babanızı cennetten[3] çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya[4] kıldık.
Erhan Aktaş

Ey ademoğulları![1] Şeytan kötülüklerini onlara göstermek için, elbiselerini soyarak[2], ana babanızı cennetten[3] çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya[4] kıldık.

Dip Notlar
Araf 27. Ayet 27. Ayet Mehmet Okuyan Ey âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak o bahçeden çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler.[1] Şüphesiz ki biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık.[2]
Mehmet Okuyan

Ey âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak o bahçeden çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler.[1] Şüphesiz ki biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık.[2]

Dip Notlar
Araf 28. Ayet 28. Ayet Ahmed Hulusi Ne zaman fahişet (şirk veya hakikati inkara yol açan bir fiil veya düşünce) ortaya koysalar: "Babalarımızı da bu hal üzere bulduk ve Allah bunu emretti bize" dediler... De ki: "Kesinlikle Allah fahşayı (ihtiva edenleri) emretmez! Bilgisine sahip olmadığınız şeyleri Allah'a mı atfediyorsunuz?"
Ahmed Hulusi

Ne zaman fahişet (şirk veya hakikati inkara yol açan bir fiil veya düşünce) ortaya koysalar: "Babalarımızı da bu hal üzere bulduk ve Allah bunu emretti bize" dediler... De ki: "Kesinlikle Allah fahşayı (ihtiva edenleri) emretmez! Bilgisine sahip olmadığınız şeyleri Allah'a mı atfediyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Ali Bulaç Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
Ali Bulaç

Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Bayraktar Bayraklı Onlar bir kötülük işlediklerinde, "Babalarımızı bu kötülük üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Bayraktar Bayraklı

Onlar bir kötülük işlediklerinde, "Babalarımızı bu kötülük üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Diyanet İşleri Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
Diyanet İşleri

Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

Araf 28. Ayet 28. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?

Araf 28. Ayet 28. Ayet Gültekin Onan Onlar 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Tanrı bunu bize böyle buyurdu / bunu bize Tanrı buyurdu" derler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı 'çirkin hayasızlıkları' buyurmaz. Tanrı'ya karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?"
Gültekin Onan

Onlar 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Tanrı bunu bize böyle buyurdu / bunu bize Tanrı buyurdu" derler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı 'çirkin hayasızlıkları' buyurmaz. Tanrı'ya karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?"

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image