Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Rashad Khalifa
He said, "Grant me a respite, until the Day of Resurrection." |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
The Monotheist Group
He said: "Grant me respite until the Day they are resurrected?"
|
The Monotheist Group
He said: "Grant me respite until the Day they are resurrected?" |
|
|
|
Edip-Layth
He said, "Grant me respite until the day they are resurrected?" |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Ali Rıza Safa
"Yeniden yaşama döndürülecekleri güne dek bana süre ver!" dedi.
|
Ali Rıza Safa
"Yeniden yaşama döndürülecekleri güne dek bana süre ver!" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Süleymaniye Vakfı
İblis: "Öyleyse tekrar dirilecekleri güne kadar beni yaşat." dedi.
|
Süleymaniye Vakfı
İblis: "Öyleyse tekrar dirilecekleri güne kadar beni yaşat." dedi. |
|
|
|
Edip Yüksel
"Dirilecekleri güne kadar bana süre tanı" dedi. |
|
|
|
Erhan Aktaş
"Tekrar diriltilecekleri güne kadar beni gözle[1]" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Mehmet Okuyan
(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1]
|
Mehmet Okuyan
(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1] |
|
|
|
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilmişlerdensin. " |
|
|
|
Ali Bulaç
(Allah:) "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi. |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
Allah, "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin" buyurdu. |
|
|
|
Diyanet İşleri
Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi. |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
buyurdu ki: haydi mühlet verilenlerdensin |
|
|
|
Gültekin Onan
(Tanrı:) "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi. |
|
|
|
Hasan Basri Çantay
(Allah) dedi ki: "Sen mühlet verilmişlerdensin". |
|
|
|
İbni Kesir
Buyudu ki: Sen mühlet verilmişlerdensin. |
|
|
Araf 15. Ayet
15. Ayet
Muhammed Esed
(Ve Allah): "Tamam, sen artık mühlet verilen kimselerden oldun" diye buyurdu.
|
Muhammed Esed
(Ve Allah): "Tamam, sen artık mühlet verilen kimselerden oldun" diye buyurdu. |
|
|
|
Şaban Piriş
Allah: -Mühlet verilenlerdensin! dedi. |
|
|
|
Suat Yıldırım
Allah: "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin!" buyurdu. |
|
|
|
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin." |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Buyurdu: "Süre verilenlerdensin." |
|
|
|
Mustafa İslamoğlu
(Allah) "Sen zaten süre tanınmışlardan biriydin!" buyurdu. |
|
|
|
Rashad Khalifa
He said, "You are granted a respite." |
|
|
|
The Monotheist Group
He said: "You are granted." |
|
|
|
Edip-Layth
He said, "You are granted respite." |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Sana süre verilmiştir!" |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Allah dedi ki "Sen de yaşatılacaklardansın."[1] |
|
|
|
Edip Yüksel
"Sana süre tanınmıştır" dedi. |
|
|
|
Erhan Aktaş
"Sen gözlenenlerdensin."[1] dedi. |
|
|
Araf 15. Ayet
15. Ayet
Mehmet Okuyan
(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1]
|
Mehmet Okuyan
(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1] |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Ahmed Hulusi
"Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!"
|
Ahmed Hulusi
"Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!" |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Ali Bulaç
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."
|
Ali Bulaç
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İblis, "Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" dedi.
|
Bayraktar Bayraklı
İblis, "Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" dedi. |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Diyanet İşleri
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."
|
Diyanet İşleri
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım, |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Gültekin Onan
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."
|
Gültekin Onan
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Hasan Basri Çantay
"(İblis) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkum etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım".
|
Hasan Basri Çantay
"(İblis) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkum etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım". |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
İbni Kesir
Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım.
|
İbni Kesir
Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım. |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Muhammed Esed
(Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,
|
Muhammed Esed
(Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım, |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Şaban Piriş
İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.
|
Şaban Piriş
İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım. |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Suat Yıldırım
(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."
|
Suat Yıldırım
(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Süleyman Ateş
"Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."
|
Süleyman Ateş
"Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım;
|
Mustafa İslamoğlu
(Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım; |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Rashad Khalifa
He said, "Since You have willed that I go astray, I will skulk for them on Your straight path.,
|
Rashad Khalifa
He said, "Since You have willed that I go astray, I will skulk for them on Your straight path., |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
The Monotheist Group
He said: "For that which You have caused me to be misled, I will stalk for them on Your straight path."
|
The Monotheist Group
He said: "For that which You have caused me to be misled, I will stalk for them on Your straight path." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Edip-Layth
He said, "For You having me sent astray, I will stalk for them on Your Straight Path."
|
Edip-Layth
He said, "For You having me sent astray, I will stalk for them on Your Straight Path." |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Ali Rıza Safa
"Öyleyse beni azdırdığın için, dosdoğru yolunun üzerinde onlara karşı kesinlikle oturacağım!"
|
Ali Rıza Safa
"Öyleyse beni azdırdığın için, dosdoğru yolunun üzerinde onlara karşı kesinlikle oturacağım!" |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Şeytan dedi ki "Madem beni aşırılığa sen sevk ettin[1], ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim.
|
Süleymaniye Vakfı
Şeytan dedi ki "Madem beni aşırılığa sen sevk ettin[1], ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim. |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Edip Yüksel
"Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım."[1]
|
Edip Yüksel
"Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım."[1] |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Erhan Aktaş
"Azdırmandan dolayı, onlar için[1] senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.
|
Erhan Aktaş
"Azdırmandan dolayı, onlar için[1] senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi. |
|
|
Araf 16. Ayet
16. Ayet
Mehmet Okuyan
(İblis) "Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için[1] senin doğru yolunun üzerine oturacağım.
|
Mehmet Okuyan
(İblis) "Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için[1] senin doğru yolunun üzerine oturacağım. |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Ahmed Hulusi
"Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek - benliklerini yücelterek hakikati inkara sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek - saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel - süslü göstererek) geleceğim... Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!"
|
Ahmed Hulusi
"Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek - benliklerini yücelterek hakikati inkara sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek - saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel - süslü göstererek) geleceğim... Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!" |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Ali Bulaç
"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."
|
Ali Bulaç
"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Bayraktar Bayraklı
"Sonra onlara elbette önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın" dedi.
|
Bayraktar Bayraklı
"Sonra onlara elbette önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın" dedi. |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Diyanet İşleri
"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."
|
Diyanet İşleri
"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
sonra onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım, sen de çoğunu şükredici bulmıyacaksın
|
Elmalılı Hamdi Yazır
sonra onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım, sen de çoğunu şükredici bulmıyacaksın |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Gültekin Onan
"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."
|
Gültekin Onan
"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Hasan Basri Çantay
"Sonra, andolsun, onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından kendilerine geleceğim (musallat olacağım). Sen de onların çoğunu şükredici (kimse) ler bulmayacaksın".
|
Hasan Basri Çantay
"Sonra, andolsun, onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından kendilerine geleceğim (musallat olacağım). Sen de onların çoğunu şükredici (kimse) ler bulmayacaksın". |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
İbni Kesir
Sonra andolsun ki; onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim. Ve Sen, onların çoğunu şükreder bulmayacaksın.
|
İbni Kesir
Sonra andolsun ki; onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim. Ve Sen, onların çoğunu şükreder bulmayacaksın. |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Muhammed Esed
ve hem açıktan açığa, hem de akılların ermediği yol ve yöntemlerle, sağlarından sollarından sokulacağım onlara: Ve sen onlardan çoğunu nankör kimseler olarak bulacaksın."
|
Muhammed Esed
ve hem açıktan açığa, hem de akılların ermediği yol ve yöntemlerle, sağlarından sollarından sokulacağım onlara: Ve sen onlardan çoğunu nankör kimseler olarak bulacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Şaban Piriş
Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım. Sen de onların çoğunu şükreder bulamayacaksın, dedi.
|
Şaban Piriş
Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım. Sen de onların çoğunu şükreder bulamayacaksın, dedi. |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Suat Yıldırım
(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."
|
Suat Yıldırım
(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Süleyman Ateş
"Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!"
|
Süleyman Ateş
"Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!" |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
"Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın."
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Mustafa İslamoğlu
sonra da hem doğrudan ve açıktan, hem de dolaylı ve sinsice, hem suret-i haktan görünerek hem de zaafları ve güdüleri kullanarak sokulacağım onlara: Ve Sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın."
|
Mustafa İslamoğlu
sonra da hem doğrudan ve açıktan, hem de dolaylı ve sinsice, hem suret-i haktan görünerek hem de zaafları ve güdüleri kullanarak sokulacağım onlara: Ve Sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Rashad Khalifa
"I will come to them from before them, and from behind them, and from their right, and from their left, and You will find that most of them are unappreciative."
|
Rashad Khalifa
"I will come to them from before them, and from behind them, and from their right, and from their left, and You will find that most of them are unappreciative." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
The Monotheist Group
"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; and You will find most of them unthankful."
|
The Monotheist Group
"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; and You will find most of them unthankful." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Edip-Layth
"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; You will not find most of them to be appreciative."
|
Edip-Layth
"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; You will not find most of them to be appreciative." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Ali Rıza Safa
"Sonra, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kesinlikle onlara sokulacağım. Onların çoğunu, şükredenler arasında bulmayacaksın!"
|
Ali Rıza Safa
"Sonra, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kesinlikle onlara sokulacağım. Onların çoğunu, şükredenler arasında bulmayacaksın!" |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Göreceksin, onların çoğu sana karşı görevlerini yerine getirmeyecektir."
|
Süleymaniye Vakfı
Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Göreceksin, onların çoğu sana karşı görevlerini yerine getirmeyecektir." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Edip Yüksel
"Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Böylece çoklarını şükreder bulmayacaksın."
|
Edip Yüksel
"Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Böylece çoklarını şükreder bulmayacaksın." |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Erhan Aktaş
Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın.
|
Erhan Aktaş
Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın. |
|
|
Araf 17. Ayet
17. Ayet
Mehmet Okuyan
Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından gelip (sokul)acağım; sen onların çoğunu şükredenler olarak bulamayacaksın!" demişti.
|
Mehmet Okuyan
Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından gelip (sokul)acağım; sen onların çoğunu şükredenler olarak bulamayacaksın!" demişti. |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "Çık makamından; aşağılanmış ve (hakikatini yaşamaktan) uzaklaştırılmış olarak!. . Andolsun ki, onlardan kim sana tabi olursa, kesinlikle bilin ki cehennemi topunuzla dolduracağım. "
|
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "Çık makamından; aşağılanmış ve (hakikatini yaşamaktan) uzaklaştırılmış olarak!. . Andolsun ki, onlardan kim sana tabi olursa, kesinlikle bilin ki cehennemi topunuzla dolduracağım. " |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Ali Bulaç
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım."
|
Ali Bulaç
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah şöyle buyurdu: "Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım."
|
Bayraktar Bayraklı
Allah şöyle buyurdu: "Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Diyanet İşleri
Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
|
Diyanet İşleri
Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Çık oradan mezmum, matrud olarak buyurdu: kasem ederim ki onlardan her kim sana uyarsa kat'ıyyen ve katıbeten sizin mecmuunuzdan Cehennemi doldururum
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Çık oradan mezmum, matrud olarak buyurdu: kasem ederim ki onlardan her kim sana uyarsa kat'ıyyen ve katıbeten sizin mecmuunuzdan Cehennemi doldururum |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Gültekin Onan
(Tanrı ) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle (tümünüzle) dolduracağım."
|
Gültekin Onan
(Tanrı ) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle (tümünüzle) dolduracağım." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Allah) dedi ki: "(Her yönden) zem ve tahkıyre uğramış ve (rahmetimden) koğulmuş olarak çık oradan. Yemin ederim ki, onlardan kim sana uyarsa cehennemi bütün sizden dolduracağım".
|
Hasan Basri Çantay
(Allah) dedi ki: "(Her yönden) zem ve tahkıyre uğramış ve (rahmetimden) koğulmuş olarak çık oradan. Yemin ederim ki, onlardan kim sana uyarsa cehennemi bütün sizden dolduracağım". |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
İbni Kesir
Buyudu ki: Çık oradan, alçak ve kovulmuş olarak. Andolsun ki; onlardan kim, sana tabi olursa; cehennemi bütün sizden dolduracağım.
|
İbni Kesir
Buyudu ki: Çık oradan, alçak ve kovulmuş olarak. Andolsun ki; onlardan kim, sana tabi olursa; cehennemi bütün sizden dolduracağım. |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Muhammed Esed
(Ve Allah): "Defol, (bulunduğun) o yerden, gözden düşmüş ve kovulmuş olarak! (Ve) onlardan sana uyacak olanlara gelince hiç şüpheniz olmasın, cehennemi topluca sizinle dolduracağım!
|
Muhammed Esed
(Ve Allah): "Defol, (bulunduğun) o yerden, gözden düşmüş ve kovulmuş olarak! (Ve) onlardan sana uyacak olanlara gelince hiç şüpheniz olmasın, cehennemi topluca sizinle dolduracağım! |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Şaban Piriş
Allah da: -Çık oradan, yerilmiş ve kovulmuş olarak! Onlardan kim sana tabi olursa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım, dedi.
|
Şaban Piriş
Allah da: -Çık oradan, yerilmiş ve kovulmuş olarak! Onlardan kim sana tabi olursa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım, dedi. |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Suat Yıldırım
Allah şöyle buyurdu: "Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım."
|
Suat Yıldırım
Allah şöyle buyurdu: "Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım (azdıran sizler de, size uyup yoldan çıkan insanlar da cehenneme gireceksiniz)!"
|
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım (azdıran sizler de, size uyup yoldan çıkan insanlar da cehenneme gireceksiniz)!" |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Allah buyurdu: "Çık oradan, yenik düşmüş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki, cehennemi tamamen sizden dolduracağım."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Allah buyurdu: "Çık oradan, yenik düşmüş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki, cehennemi tamamen sizden dolduracağım." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Allah): "Aşağılanmış ve dışlanmış bir halde defol oradan!" dedi; "onlardan kim sana uyarsa, unutmayın ki cehennemi tıka basa sizlerle dolduracağım!"
|
Mustafa İslamoğlu
(Allah): "Aşağılanmış ve dışlanmış bir halde defol oradan!" dedi; "onlardan kim sana uyarsa, unutmayın ki cehennemi tıka basa sizlerle dolduracağım!" |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Rashad Khalifa
He said, "Get out therefrom, despised and defeated. Those among them who follow you, I will fill Hell with you all.
|
Rashad Khalifa
He said, "Get out therefrom, despised and defeated. Those among them who follow you, I will fill Hell with you all. |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
The Monotheist Group
He said: "Get out from this, you are despised and banished. As for those of them who follow you, I will fill Hell with you all!"
|
The Monotheist Group
He said: "Get out from this, you are despised and banished. As for those of them who follow you, I will fill Hell with you all!" |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Edip-Layth
He said, "Get out from this, you are despised and banished. As for those among them who follow you, I will fill hell with you all!"
|
Edip-Layth
He said, "Get out from this, you are despised and banished. As for those among them who follow you, I will fill hell with you all!" |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Gözden düştün; kovulmuş olarak oradan çık! Onlardan kim seni izlerse, cehennemi, tümünüzle kesinlikle dolduracağım!"
|
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Gözden düştün; kovulmuş olarak oradan çık! Onlardan kim seni izlerse, cehennemi, tümünüzle kesinlikle dolduracağım!" |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah dedi ki "İn oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak. Hele onlardan biri sana uysun, cehennemi sizinle dolduracağıma yemin ederim."
|
Süleymaniye Vakfı
Allah dedi ki "İn oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak. Hele onlardan biri sana uysun, cehennemi sizinle dolduracağıma yemin ederim." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Edip Yüksel
Dedi ki: "Horlanmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Onlardan sana uyanlara gelince, hepinizle cehennemi dolduracağım."
|
Edip Yüksel
Dedi ki: "Horlanmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Onlardan sana uyanlara gelince, hepinizle cehennemi dolduracağım." |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Erhan Aktaş
"Kovulmuş ve kınanmış olarak oradan çık. Onlardan kim sana uyarsa, Cehennem'i onlarla dolduracağım." dedi.
|
Erhan Aktaş
"Kovulmuş ve kınanmış olarak oradan çık. Onlardan kim sana uyarsa, Cehennem'i onlarla dolduracağım." dedi. |
|
|
Araf 18. Ayet
18. Ayet
Mehmet Okuyan
(Allah ise) şöyle demişti: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan! İnsanlardan sana kim uyarsa, sizden hepinizi cehenneme dolduracağım."[1]
|
Mehmet Okuyan
(Allah ise) şöyle demişti: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan! İnsanlardan sana kim uyarsa, sizden hepinizi cehenneme dolduracağım."[1] |
|
|
Araf 19. Ayet
19. Ayet
Ahmed Hulusi
"Ey Adem! Sen ve eşin cenneti yaşam ortamı edinin... İkiniz de istediğiniz yerden yeyin... (Ancak) şu ağaca (bedene - kendini beden kabullenmenin getirisine) yaklaşmayın... Nefsine zulmedenlerden olursunuz. "
|
Ahmed Hulusi
"Ey Adem! Sen ve eşin cenneti yaşam ortamı edinin... İkiniz de istediğiniz yerden yeyin... (Ancak) şu ağaca (bedene - kendini beden kabullenmenin getirisine) yaklaşmayın... Nefsine zulmedenlerden olursunuz. " |
|
|
Araf 19. Ayet
19. Ayet
Ali Bulaç
Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
|
Ali Bulaç
Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. |
|
|
Araf 19. Ayet
19. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah, "Ey Adem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğinizden yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız! Sonra zalimlerden olursunuz" buyurdu.
|
Bayraktar Bayraklı
Allah, "Ey Adem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğinizden yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız! Sonra zalimlerden olursunuz" buyurdu. |
|
|
Araf 19. Ayet
19. Ayet
Diyanet İşleri
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
|
Diyanet İşleri
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz." |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.