Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 14. Ayet 14. Ayet Rashad Khalifa He said, "Grant me a respite, until the Day of Resurrection."
Rashad Khalifa

He said, "Grant me a respite, until the Day of Resurrection."

Araf 14. Ayet 14. Ayet The Monotheist Group He said: "Grant me respite until the Day they are resurrected?"
The Monotheist Group

He said: "Grant me respite until the Day they are resurrected?"

Araf 14. Ayet 14. Ayet Edip-Layth He said, "Grant me respite until the day they are resurrected?"
Edip-Layth

He said, "Grant me respite until the day they are resurrected?"

Araf 14. Ayet 14. Ayet Ali Rıza Safa "Yeniden yaşama döndürülecekleri güne dek bana süre ver!" dedi.
Ali Rıza Safa

"Yeniden yaşama döndürülecekleri güne dek bana süre ver!" dedi.

Araf 14. Ayet 14. Ayet Süleymaniye Vakfı İblis: "Öyleyse tekrar dirilecekleri güne kadar beni yaşat." dedi.
Süleymaniye Vakfı

İblis: "Öyleyse tekrar dirilecekleri güne kadar beni yaşat." dedi.

Araf 14. Ayet 14. Ayet Edip Yüksel "Dirilecekleri güne kadar bana süre tanı" dedi.
Edip Yüksel

"Dirilecekleri güne kadar bana süre tanı" dedi.

Araf 14. Ayet 14. Ayet Erhan Aktaş "Tekrar diriltilecekleri güne kadar beni gözle[1]" dedi.
Erhan Aktaş

"Tekrar diriltilecekleri güne kadar beni gözle[1]" dedi.

Dip Notlar
Araf 14. Ayet 14. Ayet Mehmet Okuyan (14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1]
Mehmet Okuyan

(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1]

Dip Notlar
Araf 15. Ayet 15. Ayet Ahmed Hulusi Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilmişlerdensin. "
Ahmed Hulusi

Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilmişlerdensin. "

Araf 15. Ayet 15. Ayet Ali Bulaç (Allah:) "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi.
Ali Bulaç

(Allah:) "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah, "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin" buyurdu.
Bayraktar Bayraklı

Allah, "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin" buyurdu.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Diyanet İşleri Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.
Diyanet İşleri

Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır buyurdu ki: haydi mühlet verilenlerdensin
Elmalılı Hamdi Yazır

buyurdu ki: haydi mühlet verilenlerdensin

Araf 15. Ayet 15. Ayet Gültekin Onan (Tanrı:) "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi.
Gültekin Onan

(Tanrı:) "Sen gözlenip ertelenenlerdensin" dedi.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Hasan Basri Çantay (Allah) dedi ki: "Sen mühlet verilmişlerdensin".
Hasan Basri Çantay

(Allah) dedi ki: "Sen mühlet verilmişlerdensin".

Araf 15. Ayet 15. Ayet İbni Kesir Buyudu ki: Sen mühlet verilmişlerdensin.
İbni Kesir

Buyudu ki: Sen mühlet verilmişlerdensin.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Muhammed Esed (Ve Allah): "Tamam, sen artık mühlet verilen kimselerden oldun" diye buyurdu.
Muhammed Esed

(Ve Allah): "Tamam, sen artık mühlet verilen kimselerden oldun" diye buyurdu.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Şaban Piriş Allah: -Mühlet verilenlerdensin! dedi.
Şaban Piriş

Allah: -Mühlet verilenlerdensin! dedi.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Suat Yıldırım Allah: "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin!" buyurdu.
Suat Yıldırım

Allah: "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin!" buyurdu.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Süleyman Ateş (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."
Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."

Araf 15. Ayet 15. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Buyurdu: "Süre verilenlerdensin."
Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Süre verilenlerdensin."

Araf 15. Ayet 15. Ayet Mustafa İslamoğlu (Allah) "Sen zaten süre tanınmışlardan biriydin!" buyurdu.
Mustafa İslamoğlu

(Allah) "Sen zaten süre tanınmışlardan biriydin!" buyurdu.

Araf 15. Ayet 15. Ayet Rashad Khalifa He said, "You are granted a respite."
Rashad Khalifa

He said, "You are granted a respite."

The Monotheist Group

He said: "You are granted."

Araf 15. Ayet 15. Ayet Edip-Layth He said, "You are granted respite."
Edip-Layth

He said, "You are granted respite."

Araf 15. Ayet 15. Ayet Ali Rıza Safa Dedi ki: "Sana süre verilmiştir!"
Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Sana süre verilmiştir!"

Araf 15. Ayet 15. Ayet Süleymaniye Vakfı Allah dedi ki "Sen de yaşatılacaklardansın."[1]
Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki "Sen de yaşatılacaklardansın."[1]

Dip Notlar
Araf 15. Ayet 15. Ayet Edip Yüksel "Sana süre tanınmıştır" dedi.
Edip Yüksel

"Sana süre tanınmıştır" dedi.

Erhan Aktaş

"Sen gözlenenlerdensin."[1] dedi.

Dip Notlar
Araf 15. Ayet 15. Ayet Mehmet Okuyan (14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1]
Mehmet Okuyan

(14, 15) (İblis) "Bana, (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar zaman tanı." deyince, (Allah da) "(Tamam), sen zaman tanınanlardansın." demişti[1]

Dip Notlar
Araf 16. Ayet 16. Ayet Ahmed Hulusi "Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!"
Ahmed Hulusi

"Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!"

Araf 16. Ayet 16. Ayet Ali Bulaç Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."
Ali Bulaç

Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Bayraktar Bayraklı İblis, "Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" dedi.
Bayraktar Bayraklı

İblis, "Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" dedi.

Araf 16. Ayet 16. Ayet Diyanet İşleri Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."
Diyanet İşleri

Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,
Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,

Araf 16. Ayet 16. Ayet Gültekin Onan Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."
Gültekin Onan

Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Hasan Basri Çantay "(İblis) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkum etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım".
Hasan Basri Çantay

"(İblis) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkum etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım".

Araf 16. Ayet 16. Ayet İbni Kesir Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım.
İbni Kesir

Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım.

Araf 16. Ayet 16. Ayet Muhammed Esed (Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,
Muhammed Esed

(Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,

Araf 16. Ayet 16. Ayet Şaban Piriş İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.
Şaban Piriş

İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.

Araf 16. Ayet 16. Ayet Suat Yıldırım (16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."
Suat Yıldırım

(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Süleyman Ateş "Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."
Süleyman Ateş

"Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."
Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Mustafa İslamoğlu (Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım;
Mustafa İslamoğlu

(Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım;

Araf 16. Ayet 16. Ayet Rashad Khalifa He said, "Since You have willed that I go astray, I will skulk for them on Your straight path.,
Rashad Khalifa

He said, "Since You have willed that I go astray, I will skulk for them on Your straight path.,

Araf 16. Ayet 16. Ayet The Monotheist Group He said: "For that which You have caused me to be misled, I will stalk for them on Your straight path."
The Monotheist Group

He said: "For that which You have caused me to be misled, I will stalk for them on Your straight path."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Edip-Layth He said, "For You having me sent astray, I will stalk for them on Your Straight Path."
Edip-Layth

He said, "For You having me sent astray, I will stalk for them on Your Straight Path."

Araf 16. Ayet 16. Ayet Ali Rıza Safa "Öyleyse beni azdırdığın için, dosdoğru yolunun üzerinde onlara karşı kesinlikle oturacağım!"
Ali Rıza Safa

"Öyleyse beni azdırdığın için, dosdoğru yolunun üzerinde onlara karşı kesinlikle oturacağım!"

Araf 16. Ayet 16. Ayet Süleymaniye Vakfı Şeytan dedi ki "Madem beni aşırılığa sen sevk ettin[1], ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim.
Süleymaniye Vakfı

Şeytan dedi ki "Madem beni aşırılığa sen sevk ettin[1], ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim.

Dip Notlar
Araf 16. Ayet 16. Ayet Edip Yüksel "Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım."[1]
Edip Yüksel

"Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım."[1]

Dip Notlar
Araf 16. Ayet 16. Ayet Erhan Aktaş "Azdırmandan dolayı, onlar için[1] senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.
Erhan Aktaş

"Azdırmandan dolayı, onlar için[1] senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.

Dip Notlar
Araf 16. Ayet 16. Ayet Mehmet Okuyan (İblis) "Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için[1] senin doğru yolunun üzerine oturacağım.
Mehmet Okuyan

(İblis) "Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için[1] senin doğru yolunun üzerine oturacağım.

Dip Notlar
Araf 17. Ayet 17. Ayet Ahmed Hulusi "Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek - benliklerini yücelterek hakikati inkara sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek - saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel - süslü göstererek) geleceğim... Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!"
Ahmed Hulusi

"Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek - benliklerini yücelterek hakikati inkara sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek - saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel - süslü göstererek) geleceğim... Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!"

Araf 17. Ayet 17. Ayet Ali Bulaç "Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."
Ali Bulaç

"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Bayraktar Bayraklı "Sonra onlara elbette önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın" dedi.
Bayraktar Bayraklı

"Sonra onlara elbette önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın" dedi.

Araf 17. Ayet 17. Ayet Diyanet İşleri "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."
Diyanet İşleri

"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır sonra onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım, sen de çoğunu şükredici bulmıyacaksın
Elmalılı Hamdi Yazır

sonra onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım, sen de çoğunu şükredici bulmıyacaksın

Araf 17. Ayet 17. Ayet Gültekin Onan "Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."
Gültekin Onan

"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Hasan Basri Çantay "Sonra, andolsun, onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından kendilerine geleceğim (musallat olacağım). Sen de onların çoğunu şükredici (kimse) ler bulmayacaksın".
Hasan Basri Çantay

"Sonra, andolsun, onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından kendilerine geleceğim (musallat olacağım). Sen de onların çoğunu şükredici (kimse) ler bulmayacaksın".

Araf 17. Ayet 17. Ayet İbni Kesir Sonra andolsun ki; onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim. Ve Sen, onların çoğunu şükreder bulmayacaksın.
İbni Kesir

Sonra andolsun ki; onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim. Ve Sen, onların çoğunu şükreder bulmayacaksın.

Araf 17. Ayet 17. Ayet Muhammed Esed ve hem açıktan açığa, hem de akılların ermediği yol ve yöntemlerle, sağlarından sollarından sokulacağım onlara: Ve sen onlardan çoğunu nankör kimseler olarak bulacaksın."
Muhammed Esed

ve hem açıktan açığa, hem de akılların ermediği yol ve yöntemlerle, sağlarından sollarından sokulacağım onlara: Ve sen onlardan çoğunu nankör kimseler olarak bulacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Şaban Piriş Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım. Sen de onların çoğunu şükreder bulamayacaksın, dedi.
Şaban Piriş

Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım. Sen de onların çoğunu şükreder bulamayacaksın, dedi.

Araf 17. Ayet 17. Ayet Suat Yıldırım (16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."
Suat Yıldırım

(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkum ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gah önlerinden, gah arkalarından, gah sağlarından, gah sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Süleyman Ateş "Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!"
Süleyman Ateş

"Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!"

Araf 17. Ayet 17. Ayet Yaşar Nuri Öztürk "Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın."
Yaşar Nuri Öztürk

"Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Mustafa İslamoğlu sonra da hem doğrudan ve açıktan, hem de dolaylı ve sinsice, hem suret-i haktan görünerek hem de zaafları ve güdüleri kullanarak sokulacağım onlara: Ve Sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın."
Mustafa İslamoğlu

sonra da hem doğrudan ve açıktan, hem de dolaylı ve sinsice, hem suret-i haktan görünerek hem de zaafları ve güdüleri kullanarak sokulacağım onlara: Ve Sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Rashad Khalifa "I will come to them from before them, and from behind them, and from their right, and from their left, and You will find that most of them are unappreciative."
Rashad Khalifa

"I will come to them from before them, and from behind them, and from their right, and from their left, and You will find that most of them are unappreciative."

Araf 17. Ayet 17. Ayet The Monotheist Group "Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; and You will find most of them unthankful."
The Monotheist Group

"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; and You will find most of them unthankful."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Edip-Layth "Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; You will not find most of them to be appreciative."
Edip-Layth

"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; You will not find most of them to be appreciative."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Ali Rıza Safa "Sonra, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kesinlikle onlara sokulacağım. Onların çoğunu, şükredenler arasında bulmayacaksın!"
Ali Rıza Safa

"Sonra, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kesinlikle onlara sokulacağım. Onların çoğunu, şükredenler arasında bulmayacaksın!"

Araf 17. Ayet 17. Ayet Süleymaniye Vakfı Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Göreceksin, onların çoğu sana karşı görevlerini yerine getirmeyecektir."
Süleymaniye Vakfı

Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Göreceksin, onların çoğu sana karşı görevlerini yerine getirmeyecektir."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Edip Yüksel "Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Böylece çoklarını şükreder bulmayacaksın."
Edip Yüksel

"Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Böylece çoklarını şükreder bulmayacaksın."

Araf 17. Ayet 17. Ayet Erhan Aktaş Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın.
Erhan Aktaş

Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın.

Araf 17. Ayet 17. Ayet Mehmet Okuyan Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından gelip (sokul)acağım; sen onların çoğunu şükredenler olarak bulamayacaksın!" demişti.
Mehmet Okuyan

Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından gelip (sokul)acağım; sen onların çoğunu şükredenler olarak bulamayacaksın!" demişti.

Araf 18. Ayet 18. Ayet Ahmed Hulusi Buyurdu: "Çık makamından; aşağılanmış ve (hakikatini yaşamaktan) uzaklaştırılmış olarak!. . Andolsun ki, onlardan kim sana tabi olursa, kesinlikle bilin ki cehennemi topunuzla dolduracağım. "
Ahmed Hulusi

Buyurdu: "Çık makamından; aşağılanmış ve (hakikatini yaşamaktan) uzaklaştırılmış olarak!. . Andolsun ki, onlardan kim sana tabi olursa, kesinlikle bilin ki cehennemi topunuzla dolduracağım. "

Araf 18. Ayet 18. Ayet Ali Bulaç (Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım."
Ali Bulaç

(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah şöyle buyurdu: "Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım."
Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurdu: "Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Diyanet İşleri Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
Diyanet İşleri

Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Çık oradan mezmum, matrud olarak buyurdu: kasem ederim ki onlardan her kim sana uyarsa kat'ıyyen ve katıbeten sizin mecmuunuzdan Cehennemi doldururum
Elmalılı Hamdi Yazır

Çık oradan mezmum, matrud olarak buyurdu: kasem ederim ki onlardan her kim sana uyarsa kat'ıyyen ve katıbeten sizin mecmuunuzdan Cehennemi doldururum

Araf 18. Ayet 18. Ayet Gültekin Onan (Tanrı ) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle (tümünüzle) dolduracağım."
Gültekin Onan

(Tanrı ) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle (tümünüzle) dolduracağım."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Hasan Basri Çantay (Allah) dedi ki: "(Her yönden) zem ve tahkıyre uğramış ve (rahmetimden) koğulmuş olarak çık oradan. Yemin ederim ki, onlardan kim sana uyarsa cehennemi bütün sizden dolduracağım".
Hasan Basri Çantay

(Allah) dedi ki: "(Her yönden) zem ve tahkıyre uğramış ve (rahmetimden) koğulmuş olarak çık oradan. Yemin ederim ki, onlardan kim sana uyarsa cehennemi bütün sizden dolduracağım".

Araf 18. Ayet 18. Ayet İbni Kesir Buyudu ki: Çık oradan, alçak ve kovulmuş olarak. Andolsun ki; onlardan kim, sana tabi olursa; cehennemi bütün sizden dolduracağım.
İbni Kesir

Buyudu ki: Çık oradan, alçak ve kovulmuş olarak. Andolsun ki; onlardan kim, sana tabi olursa; cehennemi bütün sizden dolduracağım.

Araf 18. Ayet 18. Ayet Muhammed Esed (Ve Allah): "Defol, (bulunduğun) o yerden, gözden düşmüş ve kovulmuş olarak! (Ve) onlardan sana uyacak olanlara gelince hiç şüpheniz olmasın, cehennemi topluca sizinle dolduracağım!
Muhammed Esed

(Ve Allah): "Defol, (bulunduğun) o yerden, gözden düşmüş ve kovulmuş olarak! (Ve) onlardan sana uyacak olanlara gelince hiç şüpheniz olmasın, cehennemi topluca sizinle dolduracağım!

Araf 18. Ayet 18. Ayet Şaban Piriş Allah da: -Çık oradan, yerilmiş ve kovulmuş olarak! Onlardan kim sana tabi olursa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım, dedi.
Şaban Piriş

Allah da: -Çık oradan, yerilmiş ve kovulmuş olarak! Onlardan kim sana tabi olursa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım, dedi.

Araf 18. Ayet 18. Ayet Suat Yıldırım Allah şöyle buyurdu: "Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım."
Suat Yıldırım

Allah şöyle buyurdu: "Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Süleyman Ateş (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım (azdıran sizler de, size uyup yoldan çıkan insanlar da cehenneme gireceksiniz)!"
Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım (azdıran sizler de, size uyup yoldan çıkan insanlar da cehenneme gireceksiniz)!"

Araf 18. Ayet 18. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Allah buyurdu: "Çık oradan, yenik düşmüş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki, cehennemi tamamen sizden dolduracağım."
Yaşar Nuri Öztürk

Allah buyurdu: "Çık oradan, yenik düşmüş ve kovulmuş olarak. Onlardan sana uyan olursa yemin olsun ki, cehennemi tamamen sizden dolduracağım."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Mustafa İslamoğlu (Allah): "Aşağılanmış ve dışlanmış bir halde defol oradan!" dedi; "onlardan kim sana uyarsa, unutmayın ki cehennemi tıka basa sizlerle dolduracağım!"
Mustafa İslamoğlu

(Allah): "Aşağılanmış ve dışlanmış bir halde defol oradan!" dedi; "onlardan kim sana uyarsa, unutmayın ki cehennemi tıka basa sizlerle dolduracağım!"

Araf 18. Ayet 18. Ayet Rashad Khalifa He said, "Get out therefrom, despised and defeated. Those among them who follow you, I will fill Hell with you all.
Rashad Khalifa

He said, "Get out therefrom, despised and defeated. Those among them who follow you, I will fill Hell with you all.

Araf 18. Ayet 18. Ayet The Monotheist Group He said: "Get out from this, you are despised and banished. As for those of them who follow you, I will fill Hell with you all!"
The Monotheist Group

He said: "Get out from this, you are despised and banished. As for those of them who follow you, I will fill Hell with you all!"

Araf 18. Ayet 18. Ayet Edip-Layth He said, "Get out from this, you are despised and banished. As for those among them who follow you, I will fill hell with you all!"
Edip-Layth

He said, "Get out from this, you are despised and banished. As for those among them who follow you, I will fill hell with you all!"

Araf 18. Ayet 18. Ayet Ali Rıza Safa Dedi ki: "Gözden düştün; kovulmuş olarak oradan çık! Onlardan kim seni izlerse, cehennemi, tümünüzle kesinlikle dolduracağım!"
Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Gözden düştün; kovulmuş olarak oradan çık! Onlardan kim seni izlerse, cehennemi, tümünüzle kesinlikle dolduracağım!"

Araf 18. Ayet 18. Ayet Süleymaniye Vakfı Allah dedi ki "İn oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak. Hele onlardan biri sana uysun, cehennemi sizinle dolduracağıma yemin ederim."
Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki "İn oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak. Hele onlardan biri sana uysun, cehennemi sizinle dolduracağıma yemin ederim."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Edip Yüksel Dedi ki: "Horlanmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Onlardan sana uyanlara gelince, hepinizle cehennemi dolduracağım."
Edip Yüksel

Dedi ki: "Horlanmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Onlardan sana uyanlara gelince, hepinizle cehennemi dolduracağım."

Araf 18. Ayet 18. Ayet Erhan Aktaş "Kovulmuş ve kınanmış olarak oradan çık. Onlardan kim sana uyarsa, Cehennem'i onlarla dolduracağım." dedi.
Erhan Aktaş

"Kovulmuş ve kınanmış olarak oradan çık. Onlardan kim sana uyarsa, Cehennem'i onlarla dolduracağım." dedi.

Araf 18. Ayet 18. Ayet Mehmet Okuyan (Allah ise) şöyle demişti: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan! İnsanlardan sana kim uyarsa, sizden hepinizi cehenneme dolduracağım."[1]
Mehmet Okuyan

(Allah ise) şöyle demişti: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan! İnsanlardan sana kim uyarsa, sizden hepinizi cehenneme dolduracağım."[1]

Dip Notlar
Araf 19. Ayet 19. Ayet Ahmed Hulusi "Ey Adem! Sen ve eşin cenneti yaşam ortamı edinin... İkiniz de istediğiniz yerden yeyin... (Ancak) şu ağaca (bedene - kendini beden kabullenmenin getirisine) yaklaşmayın... Nefsine zulmedenlerden olursunuz. "
Ahmed Hulusi

"Ey Adem! Sen ve eşin cenneti yaşam ortamı edinin... İkiniz de istediğiniz yerden yeyin... (Ancak) şu ağaca (bedene - kendini beden kabullenmenin getirisine) yaklaşmayın... Nefsine zulmedenlerden olursunuz. "

Araf 19. Ayet 19. Ayet Ali Bulaç Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
Ali Bulaç

Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.

Araf 19. Ayet 19. Ayet Bayraktar Bayraklı Allah, "Ey Adem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğinizden yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız! Sonra zalimlerden olursunuz" buyurdu.
Bayraktar Bayraklı

Allah, "Ey Adem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğinizden yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız! Sonra zalimlerden olursunuz" buyurdu.

Araf 19. Ayet 19. Ayet Diyanet İşleri "Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Diyanet İşleri

"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image