Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 151. Ayet 151. Ayet Ahmed Hulusi (Musa) dedi ki: "Rabbim... Beni de kardeşimi de mağfiret et ve bizi rahmetine dahil et... Sen, Erhamur Rahıymiyn'sin. "
Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Rabbim... Beni de kardeşimi de mağfiret et ve bizi rahmetine dahil et... Sen, Erhamur Rahıymiyn'sin. "

Araf 151. Ayet 151. Ayet Ali Bulaç (Musa yalvarıp) Dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."
Ali Bulaç

(Musa yalvarıp) Dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Bayraktar Bayraklı Musa da, "Ey Rabbim!Beni ve kardeşimi bağışla! Bize merhamet et, zira sen merhametlilerin en merhametlisisin!" dedi.
Bayraktar Bayraklı

Musa da, "Ey Rabbim!Beni ve kardeşimi bağışla! Bize merhamet et, zira sen merhametlilerin en merhametlisisin!" dedi.

Araf 151. Ayet 151. Ayet Diyanet İşleri (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Diyanet İşleri

(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

Araf 151. Ayet 151. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Dedi: rabbım bana ve kardeşime mağfiret buyur ve bizi rahmetinin içine koy, sen ki erhamürrahiminsin
Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: rabbım bana ve kardeşime mağfiret buyur ve bizi rahmetinin içine koy, sen ki erhamürrahiminsin

Araf 151. Ayet 151. Ayet Gültekin Onan (Musa) dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla. Bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."
Gültekin Onan

(Musa) dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla. Bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Hasan Basri Çantay (Musa) dedi ki: "Ya Rab, beni de, biraderimi de yarlığa. Bizi rahmetinin içine sal. Sen esirgeyenlerden daha esirgeyensin".
Hasan Basri Çantay

(Musa) dedi ki: "Ya Rab, beni de, biraderimi de yarlığa. Bizi rahmetinin içine sal. Sen esirgeyenlerden daha esirgeyensin".

Araf 151. Ayet 151. Ayet İbni Kesir Dedi ki: Rabbım, beni ve kardeşimi bağışla. Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.
İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım, beni ve kardeşimi bağışla. Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.

Araf 151. Ayet 151. Ayet Muhammed Esed (Musa): "Ey Rabbim!" dedi, "Beni ve kardeşimi bağışla ve bizi rahmetine kabul et: çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin!"
Muhammed Esed

(Musa): "Ey Rabbim!" dedi, "Beni ve kardeşimi bağışla ve bizi rahmetine kabul et: çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin!"

Araf 151. Ayet 151. Ayet Şaban Piriş -Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla bizi rahmetine girdir. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!
Şaban Piriş

-Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla bizi rahmetine girdir. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!

Araf 151. Ayet 151. Ayet Suat Yıldırım Musa: "Ya Rabbi, beni ve kardeşimi affet. Rahmetine bizi de dahil et; çünkü merhamet edenlerin en merhametlisi Sensin Sen!"
Suat Yıldırım

Musa: "Ya Rabbi, beni ve kardeşimi affet. Rahmetine bizi de dahil et; çünkü merhamet edenlerin en merhametlisi Sensin Sen!"

Araf 151. Ayet 151. Ayet Süleyman Ateş (Musa): "Rabbim, dedi, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetinin içine sok, merhametlilerin en merhametlisi sensin!"
Süleyman Ateş

(Musa): "Rabbim, dedi, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetinin içine sok, merhametlilerin en merhametlisi sensin!"

Araf 151. Ayet 151. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Musa şöyle yakardı: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."
Yaşar Nuri Öztürk

Musa şöyle yakardı: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Mustafa İslamoğlu (Musa): "Rabbim!" dedi, "Beni bağışla, kardeşimi de; ve bizi koruyucu şefkatinle kuşat! Çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Mustafa İslamoğlu

(Musa): "Rabbim!" dedi, "Beni bağışla, kardeşimi de; ve bizi koruyucu şefkatinle kuşat! Çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Rashad Khalifa (Moses) said, "My Lord, forgive me and my brother, and admit us into Your mercy. Of all the merciful ones, You are the Most Merciful."
Rashad Khalifa

(Moses) said, "My Lord, forgive me and my brother, and admit us into Your mercy. Of all the merciful ones, You are the Most Merciful."

Araf 151. Ayet 151. Ayet The Monotheist Group He said: "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in Your mercy; and you are the Most Merciful of those who show mercy."
The Monotheist Group

He said: "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in Your mercy; and you are the Most Merciful of those who show mercy."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Edip-Layth He said, "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in your mercy; you are the most Compassionate of the compassionate."
Edip-Layth

He said, "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in your mercy; you are the most Compassionate of the compassionate."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Ali Rıza Safa Dedi ki: "Efendim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi rahmetine kabul et. Çünkü Sen, Merhamet Edenlerin En Merhametlisisin!"
Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Efendim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi rahmetine kabul et. Çünkü Sen, Merhamet Edenlerin En Merhametlisisin!"

Araf 151. Ayet 151. Ayet Süleymaniye Vakfı Musa dedi ki "Rabbim! Beni bağışla, kardeşimi de. İkimize de bol ikramda bulun. En iyi ikramı sen yaparsın."
Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki "Rabbim! Beni bağışla, kardeşimi de. İkimize de bol ikramda bulun. En iyi ikramı sen yaparsın."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Edip Yüksel Dedi ki: "Efendim, beni ve kardeşimi bağışla. Bize acı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Edip Yüksel

Dedi ki: "Efendim, beni ve kardeşimi bağışla. Bize acı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."

Araf 151. Ayet 151. Ayet Erhan Aktaş "Rabb'im! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetine dahil et. Sen merhametlilerinin en merhametlisisin." dedi.
Erhan Aktaş

"Rabb'im! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetine dahil et. Sen merhametlilerinin en merhametlisisin." dedi.

Araf 151. Ayet 151. Ayet Mehmet Okuyan (Bunun üzerine Musa), "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi merhametine koy! Sen merhametlilerin en merhametlisisin." diye dua etmişti.[1]
Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine Musa), "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi merhametine koy! Sen merhametlilerin en merhametlisisin." diye dua etmişti.[1]

Dip Notlar
Araf 152. Ayet 152. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki buzağıyı (tanrı) edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir aşağılanma ulaşacaktır... Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki buzağıyı (tanrı) edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir aşağılanma ulaşacaktır... Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Ali Bulaç Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.
Ali Bulaç

Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Bayraktar Bayraklı Buzağıyı tanrı edinenler var ya, yakında onlara Rablerinin gazabı ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. Biz, iftiracıları böyle cezalandırırız.
Bayraktar Bayraklı

Buzağıyı tanrı edinenler var ya, yakında onlara Rablerinin gazabı ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. Biz, iftiracıları böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Diyanet İşleri Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Diyanet İşleri

Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Şüphesiz o danayı idinenlere rablarından bir gadab ve Dünya hayatta bir zillet irişecek ve işte müfterileri böyle cezalandırırız
Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphesiz o danayı idinenlere rablarından bir gadab ve Dünya hayatta bir zillet irişecek ve işte müfterileri böyle cezalandırırız

Araf 152. Ayet 152. Ayet Gültekin Onan Kuşkusuz, buzağıyı (Tanrı) edinenlere rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.
Gültekin Onan

Kuşkusuz, buzağıyı (Tanrı) edinenlere rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz 'yalan düzüp uyduranları' böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Hasan Basri Çantay Şübhe yok ki buzağıya (Tanrı diye) tutunanlara Rablerinden bir gazab, dünya hayaatında da bir horluk erişecekdir. İşte biz (Allaha karşı) yalan düzenleri böyle cezalandırırız.
Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki buzağıya (Tanrı diye) tutunanlara Rablerinden bir gazab, dünya hayaatında da bir horluk erişecekdir. İşte biz (Allaha karşı) yalan düzenleri böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet İbni Kesir Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere; Rabblarından bir gazab ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. Biz, işte böylece cezalandırırız iftira edenleri.
İbni Kesir

Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere; Rabblarından bir gazab ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. Biz, işte böylece cezalandırırız iftira edenleri.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Muhammed Esed (Haruna şöyle dedi:) "(Altın) buzağıya tapınanlara gelince, hiç şüphe edilmesin ki, Rablerinin gazabı onları bulacak ve dünya hayatında da alçaklık (olacak onların payı)!" Biz işte böyle cezalandırırız düzmece (şeyler) uyduranları.
Muhammed Esed

(Haruna şöyle dedi:) "(Altın) buzağıya tapınanlara gelince, hiç şüphe edilmesin ki, Rablerinin gazabı onları bulacak ve dünya hayatında da alçaklık (olacak onların payı)!" Biz işte böyle cezalandırırız düzmece (şeyler) uyduranları.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Şaban Piriş Buzağıya bağlananlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında aşağılanma zamanı gelecektir. İftiracıları işte böyle cezalandırırız.
Şaban Piriş

Buzağıya bağlananlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında aşağılanma zamanı gelecektir. İftiracıları işte böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Suat Yıldırım Buzağıya tanrı diye tapanlar var ya, işte onlara Rab'leri tarafından dünya hayatında bir gazap ve bir zillet gelecektir. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız Biz!
Suat Yıldırım

Buzağıya tanrı diye tapanlar var ya, işte onlara Rab'leri tarafından dünya hayatında bir gazap ve bir zillet gelecektir. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız Biz!

Araf 152. Ayet 152. Ayet Süleyman Ateş Buzağıyı (tanrı diye) benimseyenlere, muhakkak Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir! İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Süleyman Ateş

Buzağıyı (tanrı diye) benimseyenlere, muhakkak Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir! İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Buzağıyı ilah edinenler var ya, yakında onlara Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız biz.
Yaşar Nuri Öztürk

Buzağıyı ilah edinenler var ya, yakında onlara Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir zillet ulaşacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız biz.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Mustafa İslamoğlu (Harun'a yönelerek): "Şu buzağıyı ilah edinenlere gelince: Sonunda Rablerinin gazabı gelip onları bulacak, dünya hayatında ise onursuzluğa mahkum olacaklar!" Biz, (Allah'a) iftira edenleri işte böyle cezalandırırız.
Mustafa İslamoğlu

(Harun'a yönelerek): "Şu buzağıyı ilah edinenlere gelince: Sonunda Rablerinin gazabı gelip onları bulacak, dünya hayatında ise onursuzluğa mahkum olacaklar!" Biz, (Allah'a) iftira edenleri işte böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Rashad Khalifa Surely, those who idolized the calf have incurred wrath from their Lord, and humiliation in this life. We thus requite the innovators.
Rashad Khalifa

Surely, those who idolized the calf have incurred wrath from their Lord, and humiliation in this life. We thus requite the innovators.

Araf 152. Ayet 152. Ayet The Monotheist Group Those who took the calf will be dealt with a wrath from their Lord and a humiliation in this worldly life. It is such that We punish the fabricators.
The Monotheist Group

Those who took the calf will be dealt with a wrath from their Lord and a humiliation in this worldly life. It is such that We punish the fabricators.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Edip-Layth Those who took up the calf will be dealt with a wrath from their Lord and a humiliation in this worldly life. We thus punish the fabricators.
Edip-Layth

Those who took up the calf will be dealt with a wrath from their Lord and a humiliation in this worldly life. We thus punish the fabricators.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Ali Rıza Safa Kuşkusuz, buzağıyı onaylayanlara, Efendilerinin öfkesi ve dünya yaşamında bir aşağılanma ulaşacaktır. İftiracıları, işte böyle cezalandırırız.
Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, buzağıyı onaylayanlara, Efendilerinin öfkesi ve dünya yaşamında bir aşağılanma ulaşacaktır. İftiracıları, işte böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Süleymaniye Vakfı Sığır yavrusunu (ilah) edinenleri, Rablerinin gazabı ve dünya hayatında da alçaklık yakalayacaktır. İftiracıları[1] işte böyle cezalandırırız.
Süleymaniye Vakfı

Sığır yavrusunu (ilah) edinenleri, Rablerinin gazabı ve dünya hayatında da alçaklık yakalayacaktır. İftiracıları[1] işte böyle cezalandırırız.

Dip Notlar
Araf 152. Ayet 152. Ayet Edip Yüksel Buzağıyı putlaştıranlar, Efendi'lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir alçaklığa uğrayacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız.
Edip Yüksel

Buzağıyı putlaştıranlar, Efendi'lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir alçaklığa uğrayacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Erhan Aktaş Buzağıyı benimseyenlere Rabb'lerinden bir öfke erişecektir ve dünya hayatında da zillete uğrayacaklardır. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız.
Erhan Aktaş

Buzağıyı benimseyenlere Rabb'lerinden bir öfke erişecektir ve dünya hayatında da zillete uğrayacaklardır. İşte iftiracıları böyle cezalandırırız.

Araf 152. Ayet 152. Ayet Mehmet Okuyan Buzağıyı (ilah) edinenlere, Rablerinden (mutlaka) bir gazap ve dünya hayatında bir aşağılanma gelecektir. Biz, iftiracıların karşılığını işte böyle veririz.
Mehmet Okuyan

Buzağıyı (ilah) edinenlere, Rablerinden (mutlaka) bir gazap ve dünya hayatında bir aşağılanma gelecektir. Biz, iftiracıların karşılığını işte böyle veririz.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Ahmed Hulusi Ancak öyleleri (de var) ki, kötülükler yaptıktan sonra, ardından pişman olup tövbe ederek, iman ettiler... Muhakkak ki Rabbin ondan sonra elbette Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Ahmed Hulusi

Ancak öyleleri (de var) ki, kötülükler yaptıktan sonra, ardından pişman olup tövbe ederek, iman ettiler... Muhakkak ki Rabbin ondan sonra elbette Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Ali Bulaç Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Bulaç

Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Bayraktar Bayraklı Kötülükleri yaptıktan sonra tövbe edip de iman edenlere gelince; şüphesiz ki otövbeedip inandıktan sonra, Rabbin elbette bağışlayandır;merhamet edendir.
Bayraktar Bayraklı

Kötülükleri yaptıktan sonra tövbe edip de iman edenlere gelince; şüphesiz ki otövbeedip inandıktan sonra, Rabbin elbette bağışlayandır;merhamet edendir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Diyanet İşleri Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Diyanet İşleri

Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Gültekin Onan Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve inananlar; hiç kuşkusuz rabbin bunları (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.
Gültekin Onan

Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve inananlar; hiç kuşkusuz rabbin bunları (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Hasan Basri Çantay Kötülükler işleyib de sonra ardından tevbe ve bununla beraber iman edenler (e gelince): Şübhesiz ki Rabbin bunun ardından (o tevbe ve imanlarından sonra) elbette (kendilerini) yarlığayıcıdır, hakkıyle esirgeyicidir.
Hasan Basri Çantay

Kötülükler işleyib de sonra ardından tevbe ve bununla beraber iman edenler (e gelince): Şübhesiz ki Rabbin bunun ardından (o tevbe ve imanlarından sonra) elbette (kendilerini) yarlığayıcıdır, hakkıyle esirgeyicidir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet İbni Kesir Kötülükleri işleyip sonra ardından tevbe ve iman edenlere gelince şüphesiz ki Rabbın; bundan sonra elbette Gafur'dur, Rahim'dir.
İbni Kesir

Kötülükleri işleyip sonra ardından tevbe ve iman edenlere gelince şüphesiz ki Rabbın; bundan sonra elbette Gafur'dur, Rahim'dir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Muhammed Esed Ancak, kötü işler yapan ve sonra pişmanlık duyup (hakka) inananlara gelince doğrusu, böyle bir tevbeden sonra şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!
Muhammed Esed

Ancak, kötü işler yapan ve sonra pişmanlık duyup (hakka) inananlara gelince doğrusu, böyle bir tevbeden sonra şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!

Araf 153. Ayet 153. Ayet Şaban Piriş Kötülük işleyenleri, sonra ardından tevbe edip iman edenleri, şüphesiz Rabbin ondan sonra da bağışlayan ve merhamet edendir.
Şaban Piriş

Kötülük işleyenleri, sonra ardından tevbe edip iman edenleri, şüphesiz Rabbin ondan sonra da bağışlayan ve merhamet edendir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Suat Yıldırım Günahları işledikten sonra, arkasından tövbe edip iman edenler için ise Rabbin elbette gafur ve rahimdir (affı ve merhameti boldur).
Suat Yıldırım

Günahları işledikten sonra, arkasından tövbe edip iman edenler için ise Rabbin elbette gafur ve rahimdir (affı ve merhameti boldur).

Araf 153. Ayet 153. Ayet Süleyman Ateş Ama kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edip inananlar(a karşı), muhakkak ki Rabbin, o(tevbe ve ima)ndan sonra, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Ateş

Ama kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edip inananlar(a karşı), muhakkak ki Rabbin, o(tevbe ve ima)ndan sonra, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Günahlar işlendikten sonra tövbe ile iman edenlere gelince, o tövbe imandan sonra Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk

Günahlar işlendikten sonra tövbe ile iman edenlere gelince, o tövbe imandan sonra Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Mustafa İslamoğlu Ama önce kötülük işleyip de ardından pişmanlık duyarak Allah'a güvenle yönelenlere gelince: Kuşkusuz senin Rabbin -hele de böyle bir tevbeden sonra- tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet sahibidir.
Mustafa İslamoğlu

Ama önce kötülük işleyip de ardından pişmanlık duyarak Allah'a güvenle yönelenlere gelince: Kuşkusuz senin Rabbin -hele de böyle bir tevbeden sonra- tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet sahibidir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Rashad Khalifa As for those who committed sins, then repented thereafter and believed, your Lord - after this - is Forgiver, Most Merciful.
Rashad Khalifa

As for those who committed sins, then repented thereafter and believed, your Lord - after this - is Forgiver, Most Merciful.

Araf 153. Ayet 153. Ayet The Monotheist Group As for those who commit sin but then repent afterwards and believe; your Lord after that is Forgiving, Merciful.
The Monotheist Group

As for those who commit sin but then repent afterwards and believe; your Lord after that is Forgiving, Merciful.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Edip-Layth As for those who commit sin but then repent afterwards and acknowledge; your Lord afterward is Forgiving, Compassionate.
Edip-Layth

As for those who commit sin but then repent afterwards and acknowledge; your Lord afterward is Forgiving, Compassionate.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır O, kötü amelleri işleyib de sonra arkasından tevbekar olub iyman edenler ise şüphe yok ki rabbın ondan sonra elbette gafurdur rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır

O, kötü amelleri işleyib de sonra arkasından tevbekar olub iyman edenler ise şüphe yok ki rabbın ondan sonra elbette gafurdur rahimdir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Ali Rıza Safa Kötülük yaptıktan sonra, pişmanlık göstererek inananlar; kuşkusuz, bundan sonra, Efendin, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Ali Rıza Safa

Kötülük yaptıktan sonra, pişmanlık göstererek inananlar; kuşkusuz, bundan sonra, Efendin, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Süleymaniye Vakfı O günahı işleyen[1] sonra arkasından dönüş yapıp Allah'a yönelen ve inanıp güvenenlere gelince, senin Rabbin ondan sonra elbette bağışlar ve ikramda bulunur.
Süleymaniye Vakfı

O günahı işleyen[1] sonra arkasından dönüş yapıp Allah'a yönelen ve inanıp güvenenlere gelince, senin Rabbin ondan sonra elbette bağışlar ve ikramda bulunur.

Dip Notlar
Araf 153. Ayet 153. Ayet Edip Yüksel Kötülük işledikten sonra tövbe edip iman edenler için Efendin elbette ondan sonra Bağışlayandır, Rahimdir.
Edip Yüksel

Kötülük işledikten sonra tövbe edip iman edenler için Efendin elbette ondan sonra Bağışlayandır, Rahimdir.

Araf 153. Ayet 153. Ayet Erhan Aktaş Kötülük[1] yapıp, arkasından tevbe edip, iman edenler için kuşkusuz Rabb'in bundan sonra Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Erhan Aktaş

Kötülük[1] yapıp, arkasından tevbe edip, iman edenler için kuşkusuz Rabb'in bundan sonra Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Dip Notlar
Araf 153. Ayet 153. Ayet Mehmet Okuyan Kötülükler yapıp sonrasında (Allah'a) yönelerek iman edenler(e gelince), bu (tevbelerin)den sonra şüphesiz ki Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Mehmet Okuyan

Kötülükler yapıp sonrasında (Allah'a) yönelerek iman edenler(e gelince), bu (tevbelerin)den sonra şüphesiz ki Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Ahmed Hulusi Musa'nın öfkesi geçince, levhaları aldı... O yazılı metinde, Rablerinden korkanlar için hüda ve rahmet vardır.
Ahmed Hulusi

Musa'nın öfkesi geçince, levhaları aldı... O yazılı metinde, Rablerinden korkanlar için hüda ve rahmet vardır.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Ali Bulaç Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhalar'ı aldı. (Onlardan bir) Nüshasında "Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır" (yazılıydı.)
Ali Bulaç

Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhalar'ı aldı. (Onlardan bir) Nüshasında "Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır" (yazılıydı.)

Araf 154. Ayet 154. Ayet Bayraktar Bayraklı Öfkesi dinince, Musa levhaları aldı. Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet vardı.
Bayraktar Bayraklı

Öfkesi dinince, Musa levhaları aldı. Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Diyanet İşleri Musa'nın öfkesi dinince (attığı) levhaları aldı. Onların yazısında Rableri için korku duyanlara bir hidayet ve bir rahmet vardı.
Diyanet İşleri

Musa'nın öfkesi dinince (attığı) levhaları aldı. Onların yazısında Rableri için korku duyanlara bir hidayet ve bir rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Vaktaki Musadan gadab sustu, elvahı aldı ve onlardaki yazıda bir hidayet ve bir rahmet vardı, fakat öyle kimselere ki onlar sırf rabları için rehbet duyarlar
Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki Musadan gadab sustu, elvahı aldı ve onlardaki yazıda bir hidayet ve bir rahmet vardı, fakat öyle kimselere ki onlar sırf rabları için rehbet duyarlar

Araf 154. Ayet 154. Ayet Gültekin Onan Musa kabaran öfkesi yatışınca Levhalar'ı aldı. (Onların bir) Nüshasında "Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır" (yazılıydı)
Gültekin Onan

Musa kabaran öfkesi yatışınca Levhalar'ı aldı. (Onların bir) Nüshasında "Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır" (yazılıydı)

Araf 154. Ayet 154. Ayet Hasan Basri Çantay Vaktaki Musadan o öfke uzaklaşıb sükun haasıl oldu, (bırakdığı) levhaları aldı. Onun bir nüshasında (şu da yazılı idi: "Sapıklıkdan kurtulub) hidayet (e), (azabdan sıyrılıb) rahmet (e kavuşmak) o kimselere mahsusdur ki onlar Rablerinden korkarlar".
Hasan Basri Çantay

Vaktaki Musadan o öfke uzaklaşıb sükun haasıl oldu, (bırakdığı) levhaları aldı. Onun bir nüshasında (şu da yazılı idi: "Sapıklıkdan kurtulub) hidayet (e), (azabdan sıyrılıb) rahmet (e kavuşmak) o kimselere mahsusdur ki onlar Rablerinden korkarlar".

Araf 154. Ayet 154. Ayet İbni Kesir Öfkesi dinip, sükun hasıl olunca; Musa levhaları aldı. Onlardaki nüshasında Rabblarından korkanlara hidayet ve rahmet vardı.
İbni Kesir

Öfkesi dinip, sükun hasıl olunca; Musa levhaları aldı. Onlardaki nüshasında Rabblarından korkanlara hidayet ve rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Muhammed Esed Ve öfkesi yatışınca, Musa, üzerinde Rablerinden korkanlar için yol gösterici, rahmet vaat eden öğretiler yazılı levhaları yerden kaldırdı.
Muhammed Esed

Ve öfkesi yatışınca, Musa, üzerinde Rablerinden korkanlar için yol gösterici, rahmet vaat eden öğretiler yazılı levhaları yerden kaldırdı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Şaban Piriş Musa'nın kızgınlığı yatışınca levhaları aldı. Onların içinde Rabbinden korkanlar için yol gösteriş ve rahmet vardı.
Şaban Piriş

Musa'nın kızgınlığı yatışınca levhaları aldı. Onların içinde Rabbinden korkanlar için yol gösteriş ve rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Suat Yıldırım Musa'nın öfkesi yatışınca, levhaları yerden aldı. Onlardaki yazıda, Rab'lerinden çekinenler için hidayet ve rahmet vardı.
Suat Yıldırım

Musa'nın öfkesi yatışınca, levhaları yerden aldı. Onlardaki yazıda, Rab'lerinden çekinenler için hidayet ve rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Süleyman Ateş Öfkesi dinince Musa, levhaları aldı. Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet vardı.
Süleyman Ateş

Öfkesi dinince Musa, levhaları aldı. Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Öfke, Musa'yı rahat bırakınca, levhaları aldı. Onlardaki yazıda, yalnız Rableri karşısında ürperenler için bir rahmet ve bir kılavuz vardı.
Yaşar Nuri Öztürk

Öfke, Musa'yı rahat bırakınca, levhaları aldı. Onlardaki yazıda, yalnız Rableri karşısında ürperenler için bir rahmet ve bir kılavuz vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Mustafa İslamoğlu Ve öfkesi yatışınca, Musa, üzerinde Rablerinin (sevgisini yitirmekten) korkanlara rehberlik eden ve rahmet vaad eden öğretiler yazılı levhaları aldı.
Mustafa İslamoğlu

Ve öfkesi yatışınca, Musa, üzerinde Rablerinin (sevgisini yitirmekten) korkanlara rehberlik eden ve rahmet vaad eden öğretiler yazılı levhaları aldı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Rashad Khalifa When Moses' anger subsided, he picked up the tablets, containing guidance and mercy for those who reverence their Lord.
Rashad Khalifa

When Moses' anger subsided, he picked up the tablets, containing guidance and mercy for those who reverence their Lord.

Araf 154. Ayet 154. Ayet The Monotheist Group And when the anger subsided from Moses, he took the tablets; and in its inscription was a guidance and a mercy for those who reverence their Lord.
The Monotheist Group

And when the anger subsided from Moses, he took the tablets; and in its inscription was a guidance and a mercy for those who reverence their Lord.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Edip-Layth When the anger subsided from Moses, he took the tablets; and in its inscription was a guidance and mercy for those who revere their Lord.
Edip-Layth

When the anger subsided from Moses, he took the tablets; and in its inscription was a guidance and mercy for those who revere their Lord.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Ali Rıza Safa Musa'nın öfkesi yatışınca, yazıtları aldı; onların üzerinde, şöyle yazılıydı: "Efendilerinden korkanlar için, yol gösteren ve rahmettir!"
Ali Rıza Safa

Musa'nın öfkesi yatışınca, yazıtları aldı; onların üzerinde, şöyle yazılıydı: "Efendilerinden korkanlar için, yol gösteren ve rahmettir!"

Araf 154. Ayet 154. Ayet Süleymaniye Vakfı Öfkesi geçip sakinleşince, Musa levhaları aldı. Onlardan birinde şu vardı: "Yola gelme ve ikram, Rablerinden korkanların hakkıdır."
Süleymaniye Vakfı

Öfkesi geçip sakinleşince, Musa levhaları aldı. Onlardan birinde şu vardı: "Yola gelme ve ikram, Rablerinden korkanların hakkıdır."

Araf 154. Ayet 154. Ayet Edip Yüksel Musa'nın sinirleri yatışınca levhaları aldı. Onda Efendi'lerini sayanlar için bir yol gösterme ve rahmet yazılıydı.
Edip Yüksel

Musa'nın sinirleri yatışınca levhaları aldı. Onda Efendi'lerini sayanlar için bir yol gösterme ve rahmet yazılıydı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Erhan Aktaş Öfkesi geçince Musa levhaları aldı, onlardaki yazıda Rabb'lerine karşı gelmekten korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardı.
Erhan Aktaş

Öfkesi geçince Musa levhaları aldı, onlardaki yazıda Rabb'lerine karşı gelmekten korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardı.

Araf 154. Ayet 154. Ayet Mehmet Okuyan Musa'nın öfkesi dinince, içinde Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet bulunan o levhaları (tekrar eline) almıştı.
Mehmet Okuyan

Musa'nın öfkesi dinince, içinde Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet bulunan o levhaları (tekrar eline) almıştı.

Araf 155. Ayet 155. Ayet Ahmed Hulusi Musa, tövbe etmeleri için kararlaştırılan yere gelmek üzere, halkından yetmiş adam seçti... Ne zaman ki orada onları şiddetli sarsıntı yakaladı, (Musa şöyle) dedi: "Rabbim... Eğer dileseydin (hakikati örtme suçundan dolayı) onları da beni de daha önce helak ederdin! Aramızdaki anlayışı kıtların yaptığı yüzünden bizi helak mi edeceksin? O ancak, senin bir fitnendir; kimi dilersen onunla saptırır ve kimi dilersen hidayet edersin... Sen Veliyy'mizsin; bizi mağfiret et ve bize rahmet kıl... Sen Ğafir'lerin (bağışlayanların) en hayırlısısın. "
Ahmed Hulusi

Musa, tövbe etmeleri için kararlaştırılan yere gelmek üzere, halkından yetmiş adam seçti... Ne zaman ki orada onları şiddetli sarsıntı yakaladı, (Musa şöyle) dedi: "Rabbim... Eğer dileseydin (hakikati örtme suçundan dolayı) onları da beni de daha önce helak ederdin! Aramızdaki anlayışı kıtların yaptığı yüzünden bizi helak mi edeceksin? O ancak, senin bir fitnendir; kimi dilersen onunla saptırır ve kimi dilersen hidayet edersin... Sen Veliyy'mizsin; bizi mağfiret et ve bize rahmet kıl... Sen Ğafir'lerin (bağışlayanların) en hayırlısısın. "

Araf 155. Ayet 155. Ayet Ali Bulaç Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı. Bunları da 'dayanılmaz bir sarsıntı' tutuverince, dedi ki: "Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın."
Ali Bulaç

Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı. Bunları da 'dayanılmaz bir sarsıntı' tutuverince, dedi ki: "Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın."

Araf 155. Ayet 155. Ayet Bayraktar Bayraklı Musa, tayin ettiğimiz vakitte huzurumuzda bulunmak üzere kavminden yetmiş kişi seçti. Onları dehşetli bir gürültü yakalayınca, Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği yüzünden bizi helak edecek misin? Bu, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletirsin. Bizim velimiz sensin, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen bağışlayanların en üstünüsün."
Bayraktar Bayraklı

Musa, tayin ettiğimiz vakitte huzurumuzda bulunmak üzere kavminden yetmiş kişi seçti. Onları dehşetli bir gürültü yakalayınca, Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği yüzünden bizi helak edecek misin? Bu, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletirsin. Bizim velimiz sensin, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen bağışlayanların en üstünüsün."

Araf 155. Ayet 155. Ayet Diyanet İşleri Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Musa, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın" dedi.
Diyanet İşleri

Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Musa, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın" dedi.

Araf 155. Ayet 155. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Bir de Musa kavminden mikatımız için yetmiş er seçmişti, vakta ki bunları o sarsıntı yakaladı, rabbım, dedi: dilese idin bunları ve beni daha evvel helak ederdin, şimdi bizi içimizden o süfehanın ettikleriyle helak mi edeceksin? O sırf senin fitnen, sen bununla dilediğini dalalete bırakır, dilediğine hidayet kılarsın, sen bizim velimizsin, artık bize mağfiret buyur, merhamet buyur, sen ki hayrülgafirinsin
Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Musa kavminden mikatımız için yetmiş er seçmişti, vakta ki bunları o sarsıntı yakaladı, rabbım, dedi: dilese idin bunları ve beni daha evvel helak ederdin, şimdi bizi içimizden o süfehanın ettikleriyle helak mi edeceksin? O sırf senin fitnen, sen bununla dilediğini dalalete bırakır, dilediğine hidayet kılarsın, sen bizim velimizsin, artık bize mağfiret buyur, merhamet buyur, sen ki hayrülgafirinsin

Araf 155. Ayet 155. Ayet Gültekin Onan Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı. Bunları da 'dayanılmaz bir sarsıntı' tutuverince, dedi ki: "rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla Sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge. Sen bağışlayanların en hayırlısısın."
Gültekin Onan

Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı. Bunları da 'dayanılmaz bir sarsıntı' tutuverince, dedi ki: "rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla Sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge. Sen bağışlayanların en hayırlısısın."

Araf 155. Ayet 155. Ayet Hasan Basri Çantay Musa, ta'yin etdiğimiz vakıtda (tevbe için beraberinde götürmek üzere) kavminden yetmiş adam ayırdı. Vaktaki onları müdhiş bir sarsıntı tuttu, dedi ki: "Ya Rab, eğer dileseydin onları da, beni de daha evvel helak ederdin, içimizden bir takım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helak mı edeceksin? Zaten o da Senin imtihaanından başka (bir şey) değildi. Sen onunla kimi dilersen sapıklığa götürür, yine onunla kimi dilersen (bunu da) doğru yola iletirsin. Sen bizim velimizsin. O halde bizi yarlığa, bizi esirge. Sen yarlığayıcıların en hayırlısısın".
Hasan Basri Çantay

Musa, ta'yin etdiğimiz vakıtda (tevbe için beraberinde götürmek üzere) kavminden yetmiş adam ayırdı. Vaktaki onları müdhiş bir sarsıntı tuttu, dedi ki: "Ya Rab, eğer dileseydin onları da, beni de daha evvel helak ederdin, içimizden bir takım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helak mı edeceksin? Zaten o da Senin imtihaanından başka (bir şey) değildi. Sen onunla kimi dilersen sapıklığa götürür, yine onunla kimi dilersen (bunu da) doğru yola iletirsin. Sen bizim velimizsin. O halde bizi yarlığa, bizi esirge. Sen yarlığayıcıların en hayırlısısın".

Araf 155. Ayet 155. Ayet İbni Kesir Musa, ta'yin ettiğimiz vakit için kavminden yetmiş kişi seçti. Onları titreme tutunca dedi ki: Rabbım; dileseydin önce onalrı da helak ederdin, beni de. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin? Bu, Senin imtihanından başka birşey değildir. Onunla dilediğini dalalete düşürür, dilediğini de hidayete götürürsün. Sen, bizim dostumuzsun. O halde bizi bağışla, merhamet et bize. Sen bağışlayanların en hayırlısısın.
İbni Kesir

Musa, ta'yin ettiğimiz vakit için kavminden yetmiş kişi seçti. Onları titreme tutunca dedi ki: Rabbım; dileseydin önce onalrı da helak ederdin, beni de. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin? Bu, Senin imtihanından başka birşey değildir. Onunla dilediğini dalalete düşürür, dilediğini de hidayete götürürsün. Sen, bizim dostumuzsun. O halde bizi bağışla, merhamet et bize. Sen bağışlayanların en hayırlısısın.

Araf 155. Ayet 155. Ayet Muhammed Esed Sonra Bizim belirlediğimiz bir vakit (ve yere) gelmek (ve bağışlanma için dua etmek üzere) halkı içinden yetmiş adam seçti. Ve işte o zaman onları bir sarsıntı yakaladığında, "Ey Rabbim!" diye duada bulundu, "Eğer dileseydin, daha önce de onları yok ederdin ve (onlarla beraber) beni de. İçimizden birtakım dar kafalıların yaptıklarından ötürü bizi yok edecek misin (şimdi)? (Bütün) insanlar Senin bir sınamandan başka bir şey değil; ki onunla dilediğinin sapmasına fırsat verir, dilediğini de doğru yola sokarsın. Bizim velimiz/yakınımız sensin: öyleyse bağışla, bize acı, çünkü bağışlayanların en hayırlısı sensin!
Muhammed Esed

Sonra Bizim belirlediğimiz bir vakit (ve yere) gelmek (ve bağışlanma için dua etmek üzere) halkı içinden yetmiş adam seçti. Ve işte o zaman onları bir sarsıntı yakaladığında, "Ey Rabbim!" diye duada bulundu, "Eğer dileseydin, daha önce de onları yok ederdin ve (onlarla beraber) beni de. İçimizden birtakım dar kafalıların yaptıklarından ötürü bizi yok edecek misin (şimdi)? (Bütün) insanlar Senin bir sınamandan başka bir şey değil; ki onunla dilediğinin sapmasına fırsat verir, dilediğini de doğru yola sokarsın. Bizim velimiz/yakınımız sensin: öyleyse bağışla, bize acı, çünkü bağışlayanların en hayırlısı sensin!

Araf 155. Ayet 155. Ayet Şaban Piriş -Rabbim, eğer dileseydin onları ve beni daha önce helak ederdin. İçimizdeki alçakların yaptıkları şeylerden dolayı bizi helak mı edeceksin? Bu senin imtihanından başka bir şey değildir. Sen, onunla dilediğini sapıklıkta bırakır ve dilediğine de doğru yolu gösterirsin. Sen bizim velimizsin. Bizi affet, bize acı! Sen bağışlayanların en hayırlısısın!
Şaban Piriş

-Rabbim, eğer dileseydin onları ve beni daha önce helak ederdin. İçimizdeki alçakların yaptıkları şeylerden dolayı bizi helak mı edeceksin? Bu senin imtihanından başka bir şey değildir. Sen, onunla dilediğini sapıklıkta bırakır ve dilediğine de doğru yolu gösterirsin. Sen bizim velimizsin. Bizi affet, bize acı! Sen bağışlayanların en hayırlısısın!

Araf 155. Ayet 155. Ayet Suat Yıldırım Musa ümmetinden yetmiş kişi seçti, onları alıp huzura getirdi. Gelenlerin bu kabul şerefiyle yetinmeyip Allah'ı açıkça görmek istemeleri üzerine, onları şiddetli bir deprem yakaladı. Musa: "Ya Rabbi! dedi, dileseydin beni de bunları da daha önce imha ederdin.Şimdi bizi aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı helak mi edeceksin?Bu sırf Senin bir imtihanından ibarettir. Dilediğini bu imtihanla şaşırtır, dilediğine yol gösterirsin. Sensin bizim Mevla'mız! Affet bizi, merhamet eyle! Sen affedenlerin en hayırlısısın!"
Suat Yıldırım

Musa ümmetinden yetmiş kişi seçti, onları alıp huzura getirdi. Gelenlerin bu kabul şerefiyle yetinmeyip Allah'ı açıkça görmek istemeleri üzerine, onları şiddetli bir deprem yakaladı. Musa: "Ya Rabbi! dedi, dileseydin beni de bunları da daha önce imha ederdin.Şimdi bizi aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı helak mi edeceksin?Bu sırf Senin bir imtihanından ibarettir. Dilediğini bu imtihanla şaşırtır, dilediğine yol gösterirsin. Sensin bizim Mevla'mız! Affet bizi, merhamet eyle! Sen affedenlerin en hayırlısısın!"

Araf 155. Ayet 155. Ayet Süleyman Ateş (Allah, Musa'ya kırk gece ibadetten sonra buluşma va'detmiş ve kavminden yetmiş kişiyi de seçip o huzura getirmesini emretmişti). Musa, bizimle buluşma vakti için kavminden yetmiş adam seçti (huzura getirdi. Gelenler, Musa ile Allah arasındaki o yüce konuşmayı işitmekle yetinmeyip Allah'ı açıkça görmedikçe inanmayacaklarını söylediler. Bunun üzerine) onları sarsıntı yakalayınca (Musa) dedi ki: "Rabbim, dileseydin bunları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden bazı beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? Bu (iş), senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini şaşırtırsın, dilediğine yol gösterirsin. Sen bizim velimizsin, bizi bağışla, bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin!"
Süleyman Ateş

(Allah, Musa'ya kırk gece ibadetten sonra buluşma va'detmiş ve kavminden yetmiş kişiyi de seçip o huzura getirmesini emretmişti). Musa, bizimle buluşma vakti için kavminden yetmiş adam seçti (huzura getirdi. Gelenler, Musa ile Allah arasındaki o yüce konuşmayı işitmekle yetinmeyip Allah'ı açıkça görmedikçe inanmayacaklarını söylediler. Bunun üzerine) onları sarsıntı yakalayınca (Musa) dedi ki: "Rabbim, dileseydin bunları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden bazı beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? Bu (iş), senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini şaşırtırsın, dilediğine yol gösterirsin. Sen bizim velimizsin, bizi bağışla, bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin!"

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image