Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
|
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Diyanet İşleri
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
|
Diyanet İşleri
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için sizi Arzda yerleştirdik ve sizin için onda bir çok geçimlikler yaptık, siz pek az şükrediyorsunuz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için sizi Arzda yerleştirdik ve sizin için onda bir çok geçimlikler yaptık, siz pek az şükrediyorsunuz |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orada size geçimlikler yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
|
Gültekin Onan
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orada size geçimlikler yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Hasan Basri Çantay
Andolsun, sizi yer (yüzün) de yerleşdirmişiz, size orada bir çok geçim vasıtaları yaratmışızdır. Ne az şükredersiniz!
|
Hasan Basri Çantay
Andolsun, sizi yer (yüzün) de yerleşdirmişiz, size orada bir çok geçim vasıtaları yaratmışızdır. Ne az şükredersiniz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
İbni Kesir
Andolsun ki; sizi, yeryüzüne yerleştirdik. Ve size orada geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz.
|
İbni Kesir
Andolsun ki; sizi, yeryüzüne yerleştirdik. Ve size orada geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz. |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Muhammed Esed
Evet, (ey insanlar), sizi yeryüzüne gerçekten (bolluk içinde) yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik: (Hal böyleyken) ne kadar az şükrediyorsunuz!
|
Muhammed Esed
Evet, (ey insanlar), sizi yeryüzüne gerçekten (bolluk içinde) yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik: (Hal böyleyken) ne kadar az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Şaban Piriş
Sizi yeryüzünde yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler sağladık. Buna rağmen ne kadar az şükrediyorsunuz!
|
Şaban Piriş
Sizi yeryüzünde yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler sağladık. Buna rağmen ne kadar az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Suat Yıldırım
Şu bir gerçektir ki ey insanlar, Biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik. Orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
|
Suat Yıldırım
Şu bir gerçektir ki ey insanlar, Biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik. Orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Süleyman Ateş
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!
|
Süleyman Ateş
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada, geçiminize yarayacak nimet ve imkanlara vücut verdik. Ne de az şükrediyorsunuz!
|
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada, geçiminize yarayacak nimet ve imkanlara vücut verdik. Ne de az şükrediyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Ey insanlar!) Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık: (Bu gerçeğe rağmen) şükredenleriniz ne kadar azdır?
|
Mustafa İslamoğlu
(Ey insanlar!) Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık: (Bu gerçeğe rağmen) şükredenleriniz ne kadar azdır? |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Rashad Khalifa
We have established you on earth, and we have provided for you the means of support therein. Rarely are you appreciative.
|
Rashad Khalifa
We have established you on earth, and we have provided for you the means of support therein. Rarely are you appreciative. |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
The Monotheist Group
And We granted you dominion on the earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!
|
The Monotheist Group
And We granted you dominion on the earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Edip-Layth
We granted you dominion on earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!
|
Edip-Layth
We granted you dominion on earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler verdik. Ne denli az şükrediyorsunuz?
|
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler verdik. Ne denli az şükrediyorsunuz? |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Geçinebileceğiniz imkanlar oluşturarak sizi yeryüzüne yerleştirdik. İmkanlarınızı ne kadar az değerlendiriyorsunuz!
|
Süleymaniye Vakfı
Geçinebileceğiniz imkanlar oluşturarak sizi yeryüzüne yerleştirdik. İmkanlarınızı ne kadar az değerlendiriyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Edip Yüksel
Sizleri yeryüzüne yerleştirdik ve orada size yaşama imkanları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
|
Edip Yüksel
Sizleri yeryüzüne yerleştirdik ve orada size yaşama imkanları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Erhan Aktaş
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
|
Erhan Aktaş
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve orada sizin için (gerekli) geçim vasıtaları sağladık. Ne kadar da azınız şükrediyor!
|
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve orada sizin için (gerekli) geçim vasıtaları sağladık. Ne kadar da azınız şükrediyor! |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Ahmed Hulusi
Gerçek ki, sizi yarattık... Sonra sizi şekillendirdik... Sonra meleklere "Secde edin Adem'e" dedik... İblis hariç secde ettiler; o secde edenlerden olmadı.
|
Ahmed Hulusi
Gerçek ki, sizi yarattık... Sonra sizi şekillendirdik... Sonra meleklere "Secde edin Adem'e" dedik... İblis hariç secde ettiler; o secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Andolsun sizi yarattık, sonra size biçim verdik ve sonra da meleklere, "Adem'e secde edin" dedik. İblis'in dışındakiler secde ettiler; o secde edenlerden olmadı.
|
Bayraktar Bayraklı
Andolsun sizi yarattık, sonra size biçim verdik ve sonra da meleklere, "Adem'e secde edin" dedik. İblis'in dışındakiler secde ettiler; o secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Diyanet İşleri
Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
|
Diyanet İşleri
Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Hakıkat sizi evvela halkettik, sonra size suret verdik, sonra da Melaikeye dedik ki "Ademe secde edin" hemen secde ettiler, ancak İblis secde edenlerden olmadı
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Hakıkat sizi evvela halkettik, sonra size suret verdik, sonra da Melaikeye dedik ki "Ademe secde edin" hemen secde ettiler, ancak İblis secde edenlerden olmadı |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da iblisin dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
|
Gültekin Onan
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da iblisin dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Hasan Basri Çantay
Andolsun, sizi (evvela), yaratdık, sonra size suuret verdik, sonra da meleklere: "Ademe (yahud Adem için Allaha) secde edin" dedik. Hemen secde etdiler. Fakat İblis dayatdı, secde edicilerden olmadı.
|
Hasan Basri Çantay
Andolsun, sizi (evvela), yaratdık, sonra size suuret verdik, sonra da meleklere: "Ademe (yahud Adem için Allaha) secde edin" dedik. Hemen secde etdiler. Fakat İblis dayatdı, secde edicilerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
İbni Kesir
Andolsun ki; sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere dedik ki: Adem'e secde edin. Hemen secde ettiler. Ancak İblis müstesna. O, secde edenlerden olmadı.
|
İbni Kesir
Andolsun ki; sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere dedik ki: Adem'e secde edin. Hemen secde ettiler. Ancak İblis müstesna. O, secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Muhammed Esed
Evet, gerçekten de sizi yarattık, sonra size biçim verdik; ve sonra meleklere: "Ademin önünde secde edin!" dedik. Bunun üzerine, İblisin dışında, onlar(ın hepsi) secde ettiler; (bir tek) o secde edenlerin arasında yer almadı.
|
Muhammed Esed
Evet, gerçekten de sizi yarattık, sonra size biçim verdik; ve sonra meleklere: "Ademin önünde secde edin!" dedik. Bunun üzerine, İblisin dışında, onlar(ın hepsi) secde ettiler; (bir tek) o secde edenlerin arasında yer almadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Şaban Piriş
Sizi yaratmış sonra da şekil vermiştik. Sonra, meleklere: "Adem için secde edin." dedik. İblis dışında hemen secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.
|
Şaban Piriş
Sizi yaratmış sonra da şekil vermiştik. Sonra, meleklere: "Adem için secde edin." dedik. İblis dışında hemen secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Suat Yıldırım
Sizi Biz yarattık, sonra size şekil verdik. Peşinden de meleklere: "Haydi, hürmet için secde edin Adem'e!" dedik. Onların hepsi hemen secde ettiler, yalnız İblis dayattı. Secde edenlerden olmadı.
|
Suat Yıldırım
Sizi Biz yarattık, sonra size şekil verdik. Peşinden de meleklere: "Haydi, hürmet için secde edin Adem'e!" dedik. Onların hepsi hemen secde ettiler, yalnız İblis dayattı. Secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Süleyman Ateş
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis etmedi, o secde edenlerden olmadı.
|
Süleyman Ateş
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis etmedi, o secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, ardından meleklere dedik ki: "Adem(oğlu) lehine emre amade olun!" Hemen emre amade oldular, İblis hariç: o emre amade olanlar arasında yer almadı.
|
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, ardından meleklere dedik ki: "Adem(oğlu) lehine emre amade olun!" Hemen emre amade oldular, İblis hariç: o emre amade olanlar arasında yer almadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Rashad Khalifa
We created you, then we shaped you, then we said to the angels, "Fall prostrate before Adam." They fell prostrate, except Iblees (Satan); he was not with the prostrators.
|
Rashad Khalifa
We created you, then we shaped you, then we said to the angels, "Fall prostrate before Adam." They fell prostrate, except Iblees (Satan); he was not with the prostrators. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
The Monotheist Group
And We created you, then We shaped you, then We said to the angels: "Yield to Adam;" so they yielded except for Satan, he was not of those who yielded.
|
The Monotheist Group
And We created you, then We shaped you, then We said to the angels: "Yield to Adam;" so they yielded except for Satan, he was not of those who yielded. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Edip-Layth
We created you, We shaped you, and then We said to the controllers: "Submit to Adam;" so they submitted except for Satan, he was not of those who submitted.
|
Edip-Layth
We created you, We shaped you, and then We said to the controllers: "Submit to Adam;" so they submitted except for Satan, he was not of those who submitted. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Ali Rıza Safa
Ve gerçek şu ki, sizi yarattık. Sonra, size biçim verdik. Meleklere; "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, İblis dışında secde ettiler; o secde etmedi.
|
Ali Rıza Safa
Ve gerçek şu ki, sizi yarattık. Sonra, size biçim verdik. Meleklere; "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, İblis dışında secde ettiler; o secde etmedi. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Atanızı[1] yarattık, sonra biçim verdik. Daha sonra meleklere "Âdem'e secde edin!" dedik. Hemen secdeye kapandılar ama İblis öyle yapmadı. O, secde edenlere katılmadı.
|
Süleymaniye Vakfı
Atanızı[1] yarattık, sonra biçim verdik. Daha sonra meleklere "Âdem'e secde edin!" dedik. Hemen secdeye kapandılar ama İblis öyle yapmadı. O, secde edenlere katılmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Edip Yüksel
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç hepsi secde etti; o secde edenlerden olmadı.
|
Edip Yüksel
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç hepsi secde etti; o secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Erhan Aktaş
Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, Âdem'e secde[1] edin dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.
|
Erhan Aktaş
Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, Âdem'e secde[1] edin dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı. |
|
|
Araf 11. Ayet
11. Ayet
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki sizi biz yaratmış, sonra size biçim vermiş,[1] sonra da meleklere, "Âdem için (Allah'a) secde edin." demiştik; onlar da hemen secde etmişlerdi. İblis hariç.[2] O, secde edenlerden olmamıştı.
|
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki sizi biz yaratmış, sonra size biçim vermiş,[1] sonra da meleklere, "Âdem için (Allah'a) secde edin." demiştik; onlar da hemen secde etmişlerdi. İblis hariç.[2] O, secde edenlerden olmamıştı. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "Sana emrettiğimde seni secde etmekten engelleyen neydi?"... "Ben daha hayırlıyım Ondan; beni Nar'dan (ateşten - radyasyon - bir tür dalga boyu yapı; {dikkat edile ki burada kullanılan 'nar' kelimesi, cehennemdekileri yakacağı belirtilen 'nar' kelimesiyle aynı anlamdadır. Bunun anlamı iyi düşünülmeli! A. H. }) yarattın, Onu tıynden (maddeden) yarattın" dedi.
|
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "Sana emrettiğimde seni secde etmekten engelleyen neydi?"... "Ben daha hayırlıyım Ondan; beni Nar'dan (ateşten - radyasyon - bir tür dalga boyu yapı; {dikkat edile ki burada kullanılan 'nar' kelimesi, cehennemdekileri yakacağı belirtilen 'nar' kelimesiyle aynı anlamdadır. Bunun anlamı iyi düşünülmeli! A. H. }) yarattın, Onu tıynden (maddeden) yarattın" dedi. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Ali Bulaç
(Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."
|
Ali Bulaç
(Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah şöyle buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" İblis, "Ben ondan üstünüm; çünkü beni ateşten, onu çamurdan yarattın" dedi.
|
Bayraktar Bayraklı
Allah şöyle buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" İblis, "Ben ondan üstünüm; çünkü beni ateşten, onu çamurdan yarattın" dedi. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Diyanet İşleri
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.
|
Diyanet İşleri
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana, buyurdu: "emrettiğim halde secde etmemene mani' ne oldu?" ben, dedi: ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana, buyurdu: "emrettiğim halde secde etmemene mani' ne oldu?" ben, dedi: ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Gültekin Onan
(Tanrı) Dedi: "Sana buyurduğumda seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."
|
Gültekin Onan
(Tanrı) Dedi: "Sana buyurduğumda seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Allah) dedi: "Sana emretdiğim zaman secde etmemen (i mu-cib olan, seni secde etmek) den men'eden (sebeb) neydi?" (İblis) dedi: "Ben ondan (Ademden) hayırlıyım. (Çünkü) beni ateşden yaratdın, onu çamurdan yaratdın".
|
Hasan Basri Çantay
(Allah) dedi: "Sana emretdiğim zaman secde etmemen (i mu-cib olan, seni secde etmek) den men'eden (sebeb) neydi?" (İblis) dedi: "Ben ondan (Ademden) hayırlıyım. (Çünkü) beni ateşden yaratdın, onu çamurdan yaratdın". |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
İbni Kesir
Buyurdu ki: Sana emretmişken secdeden seni alıkoyan nedir? Dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.
|
İbni Kesir
Buyurdu ki: Sana emretmişken secdeden seni alıkoyan nedir? Dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Muhammed Esed
(Ve Allah): "Sana emrettiğim zaman" dedi, "seni secde etmekten alıkoyan neydi?" "Ben ondan üstünüm", diye cevap verdi (iblis), "(çünkü) beni ateşten yarattın, onu balçıktan."
|
Muhammed Esed
(Ve Allah): "Sana emrettiğim zaman" dedi, "seni secde etmekten alıkoyan neydi?" "Ben ondan üstünüm", diye cevap verdi (iblis), "(çünkü) beni ateşten yarattın, onu balçıktan." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Şaban Piriş
Allah: -Sana emrettiğimde, secde etmene ne engel oldu? dedi. İblis: -Ben, O'ndan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, O'nu ise çamurdan yarattın, dedi.
|
Şaban Piriş
Allah: -Sana emrettiğimde, secde etmene ne engel oldu? dedi. İblis: -Ben, O'ndan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, O'nu ise çamurdan yarattın, dedi. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Suat Yıldırım
Allah buyurdu: "Söyle bakayım, Sana emrettiğim halde, secde etmene mani nedir?" İblis: "Ben ondan daha üstünüm; çünkü Sen beni ateşten, onu ise bir çamur parçasından yarattın."
|
Suat Yıldırım
Allah buyurdu: "Söyle bakayım, Sana emrettiğim halde, secde etmene mani nedir?" İblis: "Ben ondan daha üstünüm; çünkü Sen beni ateşten, onu ise bir çamur parçasından yarattın." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."
|
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Allah buyurdu: "Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen neydi?" İblis dedi: "Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Allah buyurdu: "Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen neydi?" İblis dedi: "Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Allah) sordu: "Sana emrettiğim zaman seni emre amade olmaktan alıkoyan neydi?" (İblis) cevap verdi: "Ben ondan üstünüm; (çünkü) beni ateşten yarattın, oysa onu balçıktan yarattın!"
|
Mustafa İslamoğlu
(Allah) sordu: "Sana emrettiğim zaman seni emre amade olmaktan alıkoyan neydi?" (İblis) cevap verdi: "Ben ondan üstünüm; (çünkü) beni ateşten yarattın, oysa onu balçıktan yarattın!" |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Rashad Khalifa
He said, "What prevented you from prostrating when I ordered you?" He said, "I am better than he; You created me from fire, and created him from mud."
|
Rashad Khalifa
He said, "What prevented you from prostrating when I ordered you?" He said, "I am better than he; You created me from fire, and created him from mud." |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
The Monotheist Group
He said: "What has prevented you from yielding when I have ordered you?" He said: "I am far better than him, You created me from fire and created him from clay!"
|
The Monotheist Group
He said: "What has prevented you from yielding when I have ordered you?" He said: "I am far better than him, You created me from fire and created him from clay!" |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Edip-Layth
He said, "What has prevented you from submitting when I have ordered you?" He said, "I am better than him, You created me from fire and created him from clay!"
|
Edip-Layth
He said, "What has prevented you from submitting when I have ordered you?" He said, "I am better than him, You created me from fire and created him from clay!" |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Sana buyruk verdiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" "Ben, ondan iyiyim. Beni ateşten yarattın! Oysa Onu balçıktan yarattın!"
|
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Sana buyruk verdiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" "Ben, ondan iyiyim. Beni ateşten yarattın! Oysa Onu balçıktan yarattın!" |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah: "Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen ne oldu?" diye sordu. "Ben ondan iyiyim. Beni ateşten yarattın ama onu balçıktan yarattın." diye cevap verdi.
|
Süleymaniye Vakfı
Allah: "Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen ne oldu?" diye sordu. "Ben ondan iyiyim. Beni ateşten yarattın ama onu balçıktan yarattın." diye cevap verdi. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Edip Yüksel
Dedi: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten ne alıkoydu?" Dedi: "Ben ondan daha iyiyim; Sen beni ateşten yarattın, onu ise balçıktan yarattın"[1]
|
Edip Yüksel
Dedi: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten ne alıkoydu?" Dedi: "Ben ondan daha iyiyim; Sen beni ateşten yarattın, onu ise balçıktan yarattın"[1] |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Erhan Aktaş
"Sana buyurduğum halde, seni secde[1] etmekten alıkoyan nedir?" dedi. "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu çamurdan yarattın." dedi.
|
Erhan Aktaş
"Sana buyurduğum halde, seni secde[1] etmekten alıkoyan nedir?" dedi. "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu çamurdan yarattın." dedi. |
|
|
Araf 12. Ayet
12. Ayet
Mehmet Okuyan
(Allah) şöyle demişti: "Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan neydi?"[1](İblis de) "Ben ondan hayırlıyım (üstünüm). Beni ateşten yarattın; onu çamurdan yarattın." demişti.[2]
|
Mehmet Okuyan
(Allah) şöyle demişti: "Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan neydi?"[1](İblis de) "Ben ondan hayırlıyım (üstünüm). Beni ateşten yarattın; onu çamurdan yarattın." demişti.[2] |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "İn makamından!. . Bir başkasına büyüklük taslama makamı değildir bulunduğun makam! Çık! Muhakkak ki sen (böyle düşünmekle) kendini küçülttün!"
|
Ahmed Hulusi
Buyurdu: "İn makamından!. . Bir başkasına büyüklük taslama makamı değildir bulunduğun makam! Çık! Muhakkak ki sen (böyle düşünmekle) kendini küçülttün!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Ali Bulaç
(Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin."
|
Ali Bulaç
(Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Allah, "Öyle ise, oradan in! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın" buyurdu.
|
Bayraktar Bayraklı
Allah, "Öyle ise, oradan in! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın" buyurdu. |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Diyanet İşleri
Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.
|
Diyanet İşleri
Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi. |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Hemen, buyurdu: in oradan ne haddine ki orada tekebbür edesin, haydi çık, çünkü sen alçaklardansın
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Hemen, buyurdu: in oradan ne haddine ki orada tekebbür edesin, haydi çık, çünkü sen alçaklardansın |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Gültekin Onan
(Tanrı:) "Öyleyse oradan in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen küçük düşenlerdensin."
|
Gültekin Onan
(Tanrı:) "Öyleyse oradan in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen küçük düşenlerdensin." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Allah) öyleyse, dedi, hemen in oradan. Artık senin orada kibirlenmen, kafa tutman gerekmez. Hemen çık (git). Çünkü sen alçaklardansın.
|
Hasan Basri Çantay
(Allah) öyleyse, dedi, hemen in oradan. Artık senin orada kibirlenmen, kafa tutman gerekmez. Hemen çık (git). Çünkü sen alçaklardansın. |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
İbni Kesir
Buyurdu ki: Öyle ise: İn oradan, artık büyüklenmek sana düşmez. Hemen çık sen alçaklardansın.
|
İbni Kesir
Buyurdu ki: Öyle ise: İn oradan, artık büyüklenmek sana düşmez. Hemen çık sen alçaklardansın. |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Muhammed Esed
(Allah): "Madem öyle, haydi in o bulunduğun (konum)dan; çünkü orada (o bulunduğun konumda) büyüklük taslaman yakışık almaz! Çık git artık; gerçekten, aşağılanmış kimselerden oldun sen!"
|
Muhammed Esed
(Allah): "Madem öyle, haydi in o bulunduğun (konum)dan; çünkü orada (o bulunduğun konumda) büyüklük taslaman yakışık almaz! Çık git artık; gerçekten, aşağılanmış kimselerden oldun sen!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Şaban Piriş
Allah: -Hemen in oradan; orada senin büyüklük taslaman haddin değildir. Hemen çık (git). Sen, alçaklardansın, dedi.
|
Şaban Piriş
Allah: -Hemen in oradan; orada senin büyüklük taslaman haddin değildir. Hemen çık (git). Sen, alçaklardansın, dedi. |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Suat Yıldırım
"Çabuk in oradan!" buyurdu Allah, "Öyle orada kurulup da büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çabuk çık, çünkü sen alçağın tekisin!"
|
Suat Yıldırım
"Çabuk in oradan!" buyurdu Allah, "Öyle orada kurulup da büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çabuk çık, çünkü sen alçağın tekisin!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın!"
|
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Buyurdu: "O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık! Sen alçaklardansın."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Buyurdu: "O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık! Sen alçaklardansın." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Allah): "Öyleyse in o bulunduğun yerden!" dedi, "Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin haddine düşmez! Hadi, çık git artık! Çünkü sen aşağılık birisin!"
|
Mustafa İslamoğlu
(Allah): "Öyleyse in o bulunduğun yerden!" dedi, "Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin haddine düşmez! Hadi, çık git artık! Çünkü sen aşağılık birisin!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Rashad Khalifa
He said, "Therefore, you must go down, for you are not to be arrogant here. Get out; you are debased."
|
Rashad Khalifa
He said, "Therefore, you must go down, for you are not to be arrogant here. Get out; you are debased." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
The Monotheist Group
He said: "Descend from it, for it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced."
|
The Monotheist Group
He said: "Descend from it, for it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Edip-Layth
He said, "Descend from it, it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced."
|
Edip-Layth
He said, "Descend from it, it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Öyleyse oradan in! Çünkü orada büyüklük taslayamazsın! Hemen çık! Aslında, sen, aşağılıklar arasındasın!"
|
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Öyleyse oradan in! Çünkü orada büyüklük taslayamazsın! Hemen çık! Aslında, sen, aşağılıklar arasındasın!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Allah dedi ki "Yıkıl oradan![1] Orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Defol! Sen değerini yitirenlerdensin."
|
Süleymaniye Vakfı
Allah dedi ki "Yıkıl oradan![1] Orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Defol! Sen değerini yitirenlerdensin." |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Edip Yüksel
"Oradan aşağı in" dedi, "Orada büyüklük taslayamazsın. Defol. Değerini yitirdin!"
|
Edip Yüksel
"Oradan aşağı in" dedi, "Orada büyüklük taslayamazsın. Defol. Değerini yitirdin!" |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Erhan Aktaş
"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın." dedi.
|
Erhan Aktaş
"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın." dedi. |
|
|
Araf 13. Ayet
13. Ayet
Mehmet Okuyan
(Allah) "İn[1] oradan! Orada kibirlenmek senin haddine değildir. Çık, (git); şüphesiz ki sen aşağılıklardansın!" demişti.[2]
|
Mehmet Okuyan
(Allah) "İn[1] oradan! Orada kibirlenmek senin haddine değildir. Çık, (git); şüphesiz ki sen aşağılıklardansın!" demişti.[2] |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Ahmed Hulusi
"(İnsanların ölüm sonrasında) Ba's olacakları güne kadar bana mühlet ver" dedi.
|
Ahmed Hulusi
"(İnsanların ölüm sonrasında) Ba's olacakları güne kadar bana mühlet ver" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Ali Bulaç
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi.
|
Ali Bulaç
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Bayraktar Bayraklı
İblis, "Bana, insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi.
|
Bayraktar Bayraklı
İblis, "Bana, insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Diyanet İşleri
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."
|
Diyanet İşleri
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver." |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bana, dedi: ba'solunacakları güne kadar mühlet ver |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Gültekin Onan
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele)" dedi.
|
Gültekin Onan
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele)" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Hasan Basri Çantay
(İblis) dedi: "Bana (halkın) dirilib kaldırılacakları güne kadar mühlet ver.
|
Hasan Basri Çantay
(İblis) dedi: "Bana (halkın) dirilib kaldırılacakları güne kadar mühlet ver. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
İbni Kesir
Dedi ki: Bana, onların tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver.
|
İbni Kesir
Dedi ki: Bana, onların tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Muhammed Esed
(İblis): "Bana, herkesin ölümden kaldırılacağı Güne kadar zaman ver" dedi.
|
Muhammed Esed
(İblis): "Bana, herkesin ölümden kaldırılacağı Güne kadar zaman ver" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Şaban Piriş
İblis: -Onların yeniden diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver, dedi.
|
Şaban Piriş
İblis: -Onların yeniden diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver, dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Suat Yıldırım
"Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir misin?" dedi.
|
Suat Yıldırım
"Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir misin?" dedi. |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Süleyman Ateş
(İblis) dedi: "(Bari) bana (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar süre ver."
|
Süleyman Ateş
(İblis) dedi: "(Bari) bana (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar süre ver." |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "İnsanların diriltileceği güne kadar bana süre ver." |
|
|
Araf 14. Ayet
14. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(İblis) dedi ki: "Yeniden diriliş gününe kadar bana süre tanı!"
|
Mustafa İslamoğlu
(İblis) dedi ki: "Yeniden diriliş gününe kadar bana süre tanı!" |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.