Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Edip-Layth
Pharaoh said, "Did you acknowledge him before I have given you permission? This is surely some scheme which you have schemed in the city to drive its people out; but soon you shall know."
|
Edip-Layth
Pharaoh said, "Did you acknowledge him before I have given you permission? This is surely some scheme which you have schemed in the city to drive its people out; but soon you shall know." |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Ali Rıza Safa
Firavun, dedi ki: "Size izin vermeden, Ona inandınız; öyle mi? Aslında, işte bu, Onun halkını ülkeden çıkarmak için çevirdiğiniz bir dalaveredir. Madem öyle, yakında görürsünüz!"
|
Ali Rıza Safa
Firavun, dedi ki: "Size izin vermeden, Ona inandınız; öyle mi? Aslında, işte bu, Onun halkını ülkeden çıkarmak için çevirdiğiniz bir dalaveredir. Madem öyle, yakında görürsünüz!" |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Firavun dedi ki "Ben izin vermeden ona inandınız ha? Besbelli ki bu gizli bir düzendir. Ülkede bu düzeni kurdunuz ki halkını buradan çıkarasınız. Ben size göstereceğim.
|
Süleymaniye Vakfı
Firavun dedi ki "Ben izin vermeden ona inandınız ha? Besbelli ki bu gizli bir düzendir. Ülkede bu düzeni kurdunuz ki halkını buradan çıkarasınız. Ben size göstereceğim. |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Edip Yüksel
Firavun: "Ben size izin vermeden mi onu onayladınız? Bu bir plandır. Şehirde bu planı kurdunuz ki halkını oradan çıkarasınız. Ama yakında bileceksiniz!" dedi,
|
Edip Yüksel
Firavun: "Ben size izin vermeden mi onu onayladınız? Bu bir plandır. Şehirde bu planı kurdunuz ki halkını oradan çıkarasınız. Ama yakında bileceksiniz!" dedi, |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Erhan Aktaş
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız?" dedi. "Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır." Ama yakında göreceksiniz!"
|
Erhan Aktaş
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız?" dedi. "Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır." Ama yakında göreceksiniz!" |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Mehmet Okuyan
Firavun onlara şöyle demişti: "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz (öyle mi)? Şüphesiz ki bu, halkını oradan çıkarasınız diye şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. İleride (gerçeği) bileceksiniz.
|
Mehmet Okuyan
Firavun onlara şöyle demişti: "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz (öyle mi)? Şüphesiz ki bu, halkını oradan çıkarasınız diye şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. İleride (gerçeği) bileceksiniz. |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Ahmed Hulusi
"Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim... Sonra da sizin hepinizi toptan asacağım. "
|
Ahmed Hulusi
"Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim... Sonra da sizin hepinizi toptan asacağım. " |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Ali Bulaç
Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim."
|
Ali Bulaç
Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Bayraktar Bayraklı
"Dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, sonra da hepinizi asacağım."
|
Bayraktar Bayraklı
"Dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, sonra da hepinizi asacağım." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Diyanet İşleri
"Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."
|
Diyanet İşleri
"Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Mutlak sizin ellerinizi, ayaklarınızı çaprazına keseceğim, mutlak sizi, hepinizi birden asacağım
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Mutlak sizin ellerinizi, ayaklarınızı çaprazına keseceğim, mutlak sizi, hepinizi birden asacağım |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Gültekin Onan
"Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım."
|
Gültekin Onan
"Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Hasan Basri Çantay
"Elbet ve elbet ellerinizi, ayaklarınızı çaprazına kesdireceğim. (Bundan) sonra da elbet ve elbet topunuzu asdıracağım".
|
Hasan Basri Çantay
"Elbet ve elbet ellerinizi, ayaklarınızı çaprazına kesdireceğim. (Bundan) sonra da elbet ve elbet topunuzu asdıracağım". |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
İbni Kesir
Elbette ve elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi asacağım.
|
İbni Kesir
Elbette ve elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi asacağım. |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Muhammed Esed
bu dönekliğiniz yüzünden, mutlaka, (içinizden) pek çoğunun ellerini ayaklarını budayacağım; ve yine mutlaka (içinizden) pek çoğunu topluca asacağım!"
|
Muhammed Esed
bu dönekliğiniz yüzünden, mutlaka, (içinizden) pek çoğunun ellerini ayaklarını budayacağım; ve yine mutlaka (içinizden) pek çoğunu topluca asacağım!" |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Şaban Piriş
Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim. Sonra hepinizi asacağım.
|
Şaban Piriş
Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim. Sonra hepinizi asacağım. |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Suat Yıldırım
(123-124) Firavun dedi ki: "Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz ha! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbti ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!"
|
Suat Yıldırım
(123-124) Firavun dedi ki: "Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz ha! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbti ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!" |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Süleyman Ateş
"Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi (hurma dallarına) asacağım!"
|
Süleyman Ateş
"Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi (hurma dallarına) asacağım!" |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım."
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Kesinlikle dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim , sonra topunuzu asacağım!
|
Mustafa İslamoğlu
Kesinlikle dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim , sonra topunuzu asacağım! |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Rashad Khalifa
"I will cut your hands and feet on alternate sides, then I will crucify you all."
|
Rashad Khalifa
"I will cut your hands and feet on alternate sides, then I will crucify you all." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
The Monotheist Group
"I will cut off your hands and feet from alternate sides, then I will crucify you all."
|
The Monotheist Group
"I will cut off your hands and feet from alternate sides, then I will crucify you all." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Edip-Layth
"I will cut off your hands and feet from alternate sides; then I will crucify you all."
|
Edip-Layth
"I will cut off your hands and feet from alternate sides; then I will crucify you all." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Ali Rıza Safa
"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim. Sonra, hepinizi kesinlikle astıracağım!"
|
Ali Rıza Safa
"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim. Sonra, hepinizi kesinlikle astıracağım!" |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Ellerinizi ve ayaklarınızı elbette çaprazlama keseceğim, sonra elbette hepinizi asacağım."
|
Süleymaniye Vakfı
Ellerinizi ve ayaklarınızı elbette çaprazlama keseceğim, sonra elbette hepinizi asacağım." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Edip Yüksel
"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sonra topunuzu asacağım!"
|
Edip Yüksel
"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sonra topunuzu asacağım!" |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Erhan Aktaş
"Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sonra da hepinizi asacağım."
|
Erhan Aktaş
"Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sonra da hepinizi asacağım." |
|
|
Araf 124. Ayet
124. Ayet
Mehmet Okuyan
Dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!"[1]
|
Mehmet Okuyan
Dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!"[1] |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Ahmed Hulusi
(İman eden sihirbazlar da): "Doğrusu biz Rabbimize dönücüleriz" dediler.
|
Ahmed Hulusi
(İman eden sihirbazlar da): "Doğrusu biz Rabbimize dönücüleriz" dediler. |
|
|
|
Ali Bulaç
(Onlar da:) "Biz de şüphesiz Rabbimize döneceğiz" dediler. |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Bayraktar Bayraklı
- Onlar, "Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!" dediler.
|
Bayraktar Bayraklı
- Onlar, "Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!" dediler. |
|
|
|
Diyanet İşleri
Dediler ki: "Biz mutlaka Rabbimize döneceğiz." |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz, dediler: Şüphesiz rabbımıza, döneceğiz, |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Gültekin Onan
Dediler ki: "Biz de kuşkusuz rabbimize çevrilip döneceğiz." (münkalibun)
|
Gültekin Onan
Dediler ki: "Biz de kuşkusuz rabbimize çevrilip döneceğiz." (münkalibun) |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Hasan Basri Çantay
"Biz, dediler, şübhesiz ki nihayet (ölerek) Rabbimize dönücüleriz".
|
Hasan Basri Çantay
"Biz, dediler, şübhesiz ki nihayet (ölerek) Rabbimize dönücüleriz". |
|
|
|
İbni Kesir
Dediler ki: Biz, şüphesiz Rabbımıza dönenleriz. |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Muhammed Esed
(Berikiler:) "(Bundan ne çıkar), biz de Rabbimize döneriz!" dediler,
|
Muhammed Esed
(Berikiler:) "(Bundan ne çıkar), biz de Rabbimize döneriz!" dediler, |
|
|
|
Şaban Piriş
-Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz. |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Suat Yıldırım
(125-126) Onlar şöyle cevap verdiler: "Biz elbette Rabbimize döneceğiz. Senin bize kızman da sırf Rabbimizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden! Biz de O'na yönelerek deriz ki: "Ey bizim büyük Rabbimiz! Sabır kuvvetiyle doldur kalbimizi, yağmur gibi sabır yağdır üzerimize ve sana teslimiyette sebat eden kulların olarak canımızı teslim al!"
|
Suat Yıldırım
(125-126) Onlar şöyle cevap verdiler: "Biz elbette Rabbimize döneceğiz. Senin bize kızman da sırf Rabbimizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden! Biz de O'na yönelerek deriz ki: "Ey bizim büyük Rabbimiz! Sabır kuvvetiyle doldur kalbimizi, yağmur gibi sabır yağdır üzerimize ve sana teslimiyette sebat eden kulların olarak canımızı teslim al!" |
|
|
|
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz!" |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Biz, dediler, doğruca Rabbimize varacağız." |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Onlar şöyle cevap verdi: "(İyi ya), biz de Rabbimize kavuşmuş oluruz.
|
Mustafa İslamoğlu
Onlar şöyle cevap verdi: "(İyi ya), biz de Rabbimize kavuşmuş oluruz. |
|
|
|
Rashad Khalifa
They said, "We will then return to our Lord. |
|
|
|
The Monotheist Group
They said: "It is to our Lord that we will return." |
|
|
|
Edip-Layth
They said, "To our Lord shall we return." |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Kuşkusuz, Efendimize döneceğiz!" |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki "Biz de Rabbimize döneriz. |
|
|
|
Edip Yüksel
Dediler ki: "Biz zaten Efendimize döneceğiz." |
|
|
|
Erhan Aktaş
"Biz zaten Rabb'imize döneceğiz." dediler. |
|
|
Araf 125. Ayet
125. Ayet
Mehmet Okuyan
(Büyücüler) şöyle demişlerdi: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz.[1]
|
Mehmet Okuyan
(Büyücüler) şöyle demişlerdi: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz.[1] |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Ahmed Hulusi
"Sen bizden, Rabbimizin mucizelerindeki varlığına (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretlerine) iman ettik diye intikam alıyorsun... Rabbimiz bize dayanma gücü ver ve bizi teslim olmuşlar olarak vefat ettir. "
|
Ahmed Hulusi
"Sen bizden, Rabbimizin mucizelerindeki varlığına (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretlerine) iman ettik diye intikam alıyorsun... Rabbimiz bize dayanma gücü ver ve bizi teslim olmuşlar olarak vefat ettir. " |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Ali Bulaç
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. "Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür."
|
Ali Bulaç
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. "Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Bayraktar Bayraklı
- Onlar, "Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!" dediler.
|
Bayraktar Bayraklı
- Onlar, "Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!" dediler. |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Diyanet İşleri
"Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al."
|
Diyanet İşleri
"Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
senin bize kızman da sırf rabbımızın ayetleri gelince iyman etmemizden; ey bizim rabbımız! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı iyman selametiyle al
|
Elmalılı Hamdi Yazır
senin bize kızman da sırf rabbımızın ayetleri gelince iyman etmemizden; ey bizim rabbımız! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı iyman selametiyle al |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Gültekin Onan
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. "Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür."
|
Gültekin Onan
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. "Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Hasan Basri Çantay
"Sen bizden, başka bir sebeble değil, ancak Rabbimizin ayetlerine —onlar bize geldiği zaman — iman etdik diye intikam alacaksın". (Sonra şöyle niyaz etdiler:) "Ey Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır, bizi müslümanlar olarak öldür".
|
Hasan Basri Çantay
"Sen bizden, başka bir sebeble değil, ancak Rabbimizin ayetlerine —onlar bize geldiği zaman — iman etdik diye intikam alacaksın". (Sonra şöyle niyaz etdiler:) "Ey Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır, bizi müslümanlar olarak öldür". |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
İbni Kesir
Sen; bizden, sırf Rabbımızın ayetleri gelince ona inandık diye intikam alıyorsun. Rabbımız; üzerimize sabır yağdır ve bizi müslümanlar olarak öldür.
|
İbni Kesir
Sen; bizden, sırf Rabbımızın ayetleri gelince ona inandık diye intikam alıyorsun. Rabbımız; üzerimize sabır yağdır ve bizi müslümanlar olarak öldür. |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Muhammed Esed
"Çünkü, yalnızca, bize ulaşır ulaşmaz Rabbimizin ayetlerine inandık diye bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz, dar zamanda sana bağlanan kimseler olarak canımızı al!"
|
Muhammed Esed
"Çünkü, yalnızca, bize ulaşır ulaşmaz Rabbimizin ayetlerine inandık diye bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz, dar zamanda sana bağlanan kimseler olarak canımızı al!" |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Şaban Piriş
Sen, Rabbimizin ayetleri bize geldiği zaman ona iman ettiğimiz için, yalnızca bunun için bizden intikam alıyorsun. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak canımızı al! dediler.
|
Şaban Piriş
Sen, Rabbimizin ayetleri bize geldiği zaman ona iman ettiğimiz için, yalnızca bunun için bizden intikam alıyorsun. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak canımızı al! dediler. |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Suat Yıldırım
(125-126) Onlar şöyle cevap verdiler: "Biz elbette Rabbimize döneceğiz. Senin bize kızman da sırf Rabbimizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden! Biz de O'na yönelerek deriz ki: "Ey bizim büyük Rabbimiz! Sabır kuvvetiyle doldur kalbimizi, yağmur gibi sabır yağdır üzerimize ve sana teslimiyette sebat eden kulların olarak canımızı teslim al!"
|
Suat Yıldırım
(125-126) Onlar şöyle cevap verdiler: "Biz elbette Rabbimize döneceğiz. Senin bize kızman da sırf Rabbimizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden! Biz de O'na yönelerek deriz ki: "Ey bizim büyük Rabbimiz! Sabır kuvvetiyle doldur kalbimizi, yağmur gibi sabır yağdır üzerimize ve sana teslimiyette sebat eden kulların olarak canımızı teslim al!" |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Süleyman Ateş
"Rabbimizin, bize gelmiş olan ayetlerine inandığımız için bizden öc alıyorsun. (Ey) Rabbimiz, üzerimize sabır boşalt ve bizi müslümanlar olarak öldür!"
|
Süleyman Ateş
"Rabbimizin, bize gelmiş olan ayetlerine inandığımız için bizden öc alıyorsun. (Ey) Rabbimiz, üzerimize sabır boşalt ve bizi müslümanlar olarak öldür!" |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
"Sen bizden, sırf Rabbimizin ayetleri bize gelince, onlara iman ettiğimizden ötürü intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı müslümanlar olarak al."
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Sen bizden, sırf Rabbimizin ayetleri bize gelince, onlara iman ettiğimizden ötürü intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı müslümanlar olarak al." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Çünkü sen, sadece Rabbimizin ayetlerine bize ulaşır ulaşmaz inandık diye bizden intikam alıyorsun." "Rabbimiz! Sabır yağdır üzerimize ve varlığımızı sana adamış olarak canımızı al!"
|
Mustafa İslamoğlu
Çünkü sen, sadece Rabbimizin ayetlerine bize ulaşır ulaşmaz inandık diye bizden intikam alıyorsun." "Rabbimiz! Sabır yağdır üzerimize ve varlığımızı sana adamış olarak canımızı al!" |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Rashad Khalifa
"You persecute us simply because we believed in the proofs of our Lord when they came to us." "Our Lord, grant us steadfastness, and let us die as submitters."
|
Rashad Khalifa
"You persecute us simply because we believed in the proofs of our Lord when they came to us." "Our Lord, grant us steadfastness, and let us die as submitters." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
The Monotheist Group
"And you are only seeking revenge on us because we believed in the signs of our Lord when they came to us. Our Lord, provide us with patience, and let us die as submitters."
|
The Monotheist Group
"And you are only seeking revenge on us because we believed in the signs of our Lord when they came to us. Our Lord, provide us with patience, and let us die as submitters." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Edip-Layth
"You are only seeking revenge on us because we acknowledged our Lord's signs when they came to us. Our Lord, grant us patience and let us die having peacefully surrendered."
|
Edip-Layth
"You are only seeking revenge on us because we acknowledged our Lord's signs when they came to us. Our Lord, grant us patience and let us die having peacefully surrendered." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Ali Rıza Safa
"Efendimizin ayetleri bize geldiğinde, Ona inandığımız için, bizden öç alıyorsun!" "Efendimiz! Üzerimize direnç yağdır ve bizi teslim olmuş durumda öldür!"
|
Ali Rıza Safa
"Efendimizin ayetleri bize geldiğinde, Ona inandığımız için, bizden öç alıyorsun!" "Efendimiz! Üzerimize direnç yağdır ve bizi teslim olmuş durumda öldür!" |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Senin bize bu cezayı vermenin nedeni, Rabbimizin mucizelerini görünce derhal inanmamızdır. Rabbimiz! Bize direnme gücü ver. Canımızı da müslüman (Allah'a teslim olmuş) olarak al."
|
Süleymaniye Vakfı
Senin bize bu cezayı vermenin nedeni, Rabbimizin mucizelerini görünce derhal inanmamızdır. Rabbimiz! Bize direnme gücü ver. Canımızı da müslüman (Allah'a teslim olmuş) olarak al." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Edip Yüksel
"Efendimizin işaretleri bize geldiğinde onu onayladık diye bizden öç alıyorsun. Efendimiz, bize dayanma gücü ver ve canımızı Müslümanlar olarak al."
|
Edip Yüksel
"Efendimizin işaretleri bize geldiğinde onu onayladık diye bizden öç alıyorsun. Efendimiz, bize dayanma gücü ver ve canımızı Müslümanlar olarak al." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Erhan Aktaş
Rabb'imizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden dolayı, bizden intikam almak istiyorsun. "Ey Rabbimiz! Bizi sabırlı kıl ve canımızı teslim olanlar olarak al."
|
Erhan Aktaş
Rabb'imizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden dolayı, bizden intikam almak istiyorsun. "Ey Rabbimiz! Bizi sabırlı kıl ve canımızı teslim olanlar olarak al." |
|
|
Araf 126. Ayet
126. Ayet
Mehmet Okuyan
Sen sırf Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun." (Sonra) "Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver ve müslümanlar olarak bizi vefat ettir." diye dua etmişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
Sen sırf Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun." (Sonra) "Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver ve müslümanlar olarak bizi vefat ettir." diye dua etmişlerdi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Ahmed Hulusi
Firavun çevresindeki ileri gelenler: "Musa'yı ve halkını, yeryüzünde bozgunculuk yapıp, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" dediler... (Firavun da): "Oğullarını öldürüp, kadınlarını diri bırakacağız... Biz onların üzerinde kahredici güce sahibiz" dedi.
|
Ahmed Hulusi
Firavun çevresindeki ileri gelenler: "Musa'yı ve halkını, yeryüzünde bozgunculuk yapıp, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" dediler... (Firavun da): "Oğullarını öldürüp, kadınlarını diri bırakacağız... Biz onların üzerinde kahredici güce sahibiz" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Ali Bulaç
Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?" (Firavun) Dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz."
|
Ali Bulaç
Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?" (Firavun) Dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar diye mi bırakacaksın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi.
|
Bayraktar Bayraklı
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar diye mi bırakacaksın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Diyanet İşleri
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi.
|
Diyanet İşleri
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avnın kavmından yine o cemiyyet ya, dediler: Musayı ve kavmini bırakacaksın ki seni ve ilahlarını bıraksın da yer yüzünde fesad çıkarsınlar? Yine, dedi: Oğullarını öldürürüz ve kadınlarını diri tutarız, yine tepelerinde mutlak kahrımızı yürütürüz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avnın kavmından yine o cemiyyet ya, dediler: Musayı ve kavmini bırakacaksın ki seni ve ilahlarını bıraksın da yer yüzünde fesad çıkarsınlar? Yine, dedi: Oğullarını öldürürüz ve kadınlarını diri tutarız, yine tepelerinde mutlak kahrımızı yürütürüz |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Gültekin Onan
Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi (serbest) bırakacaksın? (Firavun) dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç kuşkusuz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz."
|
Gültekin Onan
Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi (serbest) bırakacaksın? (Firavun) dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç kuşkusuz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Hasan Basri Çantay
Fir'avn kavminden olan ileri gelenler şöyle dedi: "Musayi ve kavmini — fesadcılık etmeleri, seni de, Tanrılarını da terk etmesi için mi — bu toprakda (Mısırda) bırakacaksın? O da: "(Eskiden olduğu gibi yine) oğullarını öldürtürüz, yalınız kadınlarını sağ bırakırız. Şübhesiz ki biz onların tepesinde kahredicileriz" dedi.
|
Hasan Basri Çantay
Fir'avn kavminden olan ileri gelenler şöyle dedi: "Musayi ve kavmini — fesadcılık etmeleri, seni de, Tanrılarını da terk etmesi için mi — bu toprakda (Mısırda) bırakacaksın? O da: "(Eskiden olduğu gibi yine) oğullarını öldürtürüz, yalınız kadınlarını sağ bırakırız. Şübhesiz ki biz onların tepesinde kahredicileriz" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
İbni Kesir
Firavun'un kavminin ileri gelenleri: Musa'yı ve kavmini yeryüzünde fesadçılık etsinler, seni de, tanrılarını da terketsinler diye mi bırakıyorsun? dediler. Dedi ki: Oğullarını öldürtürüz, kadınlarını sağ bırakırız. Elbette biz, onları ezicileriz.
|
İbni Kesir
Firavun'un kavminin ileri gelenleri: Musa'yı ve kavmini yeryüzünde fesadçılık etsinler, seni de, tanrılarını da terketsinler diye mi bırakıyorsun? dediler. Dedi ki: Oğullarını öldürtürüz, kadınlarını sağ bırakırız. Elbette biz, onları ezicileriz. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Muhammed Esed
Ve Firavun uyrukları arasından önde gelenler: "Peki," dediler, "Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp (uyruklarını) senden ve senin topraklarından uzaklaş(tır)malarına göz mü yumacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarından çoğunu öldürecek ve (yalnız) kadınları sağ bırakacağız: Çünkü, gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!" dedi.
|
Muhammed Esed
Ve Firavun uyrukları arasından önde gelenler: "Peki," dediler, "Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp (uyruklarını) senden ve senin topraklarından uzaklaş(tır)malarına göz mü yumacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarından çoğunu öldürecek ve (yalnız) kadınları sağ bırakacağız: Çünkü, gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Şaban Piriş
Firavun kavminden ileri gelen kesim: -Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın? dediler. Firavun: -Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlara hakim bir konumdayız, dedi.
|
Şaban Piriş
Firavun kavminden ileri gelen kesim: -Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın? dediler. Firavun: -Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlara hakim bir konumdayız, dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Suat Yıldırım
Firavun'un halkının yetkilileri ona: "Ne yapıyorsun, Musa ile kavmini, seni ve senin tanrılarını terk etsinler, ülkede bozgunculuk yapsınlar diye kendi hallerine mi bırakacaksın?" dediler. Firavun: "Hayır, onların erkek evlatlarını öldürüp, kız çocuklarını hayatta bırakacağız. Biz elbette onların üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz." diye cevap verdi.
|
Suat Yıldırım
Firavun'un halkının yetkilileri ona: "Ne yapıyorsun, Musa ile kavmini, seni ve senin tanrılarını terk etsinler, ülkede bozgunculuk yapsınlar diye kendi hallerine mi bırakacaksın?" dediler. Firavun: "Hayır, onların erkek evlatlarını öldürüp, kız çocuklarını hayatta bırakacağız. Biz elbette onların üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz." diye cevap verdi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Süleyman Ateş
Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Musa'yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve tanrılarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir'avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz daima onların üstünde eziciler olacağız!" dedi.
|
Süleyman Ateş
Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Musa'yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve tanrılarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir'avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz daima onların üstünde eziciler olacağız!" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun kavminin kodamanları dediler ki: "Musa'yı ve toplumunu, yeryüzünü fesada verip seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" Dedi ki Firavun: "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını diri bırakacağız/kadınlarının rahimlerini yoklayıp çocuk alacağız/kadınlarına utanç duyulacak şeyler yapacağız. Üstlerine sürekli kahır yağdıracağız."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun kavminin kodamanları dediler ki: "Musa'yı ve toplumunu, yeryüzünü fesada verip seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" Dedi ki Firavun: "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını diri bırakacağız/kadınlarının rahimlerini yoklayıp çocuk alacağız/kadınlarına utanç duyulacak şeyler yapacağız. Üstlerine sürekli kahır yağdıracağız." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Firavun toplumunun seçkinleri dedi ki: "Şimdi sen Musa'yı ve halkını seni ve ilahlarını bırakıp ülkede kargaşa çıkarsınlar diye kendi başlarına mı bırakacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarını öldürdüp kadınlarını sağ bırakacağız: Ve böylece biz onların üzerindeki ezici baskımızı sürdürmüş olacağız" dedi.
|
Mustafa İslamoğlu
Firavun toplumunun seçkinleri dedi ki: "Şimdi sen Musa'yı ve halkını seni ve ilahlarını bırakıp ülkede kargaşa çıkarsınlar diye kendi başlarına mı bırakacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarını öldürdüp kadınlarını sağ bırakacağız: Ve böylece biz onların üzerindeki ezici baskımızı sürdürmüş olacağız" dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Rashad Khalifa
The leaders among Pharaoh's people said, "Will you allow Moses and his people to corrupt the earth, and forsake you and your gods?" He said, "We will kill their sons, and spare their daughters. We are much more powerful than they are."
|
Rashad Khalifa
The leaders among Pharaoh's people said, "Will you allow Moses and his people to corrupt the earth, and forsake you and your gods?" He said, "We will kill their sons, and spare their daughters. We are much more powerful than they are." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
The Monotheist Group
And the commanders from among the people of Pharaoh said: "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said: "We will kill their children and rape their women; we will be supreme over them."
|
The Monotheist Group
And the commanders from among the people of Pharaoh said: "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said: "We will kill their children and rape their women; we will be supreme over them." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Edip-Layth
The leaders among the people of Pharaoh said, "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said, "We will kill their children and shame their women; we will be supreme over them."
|
Edip-Layth
The leaders among the people of Pharaoh said, "Will you let Moses and his people corrupt the land, and abandon you and your gods?" He said, "We will kill their children and shame their women; we will be supreme over them." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Ali Rıza Safa
Firavun toplumunun ileri gelenleri, şöyle dediler: "Musa ve toplumunu, bu toprakta bozgunculuk yapmaları; seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi bırakacaksın?" Dedi ki: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını da sağ bırakacağız. Aslında, onların üzerinde, ezici bir gücümüz var!"
|
Ali Rıza Safa
Firavun toplumunun ileri gelenleri, şöyle dediler: "Musa ve toplumunu, bu toprakta bozgunculuk yapmaları; seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi bırakacaksın?" Dedi ki: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını da sağ bırakacağız. Aslında, onların üzerinde, ezici bir gücümüz var!" |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Firavun'un halkından itibarlı kişiler dediler ki "Şimdi Musa'yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Bırak da bu ülkede bozgunculuk çıkarsınlar; seni de, tanrılarını da bir kenara atsınlar." (Firavun) Dedi ki "Oğullarını öldürecek, kızlarını yaşatacağız. Onların tepelerine bineceğiz."
|
Süleymaniye Vakfı
Firavun'un halkından itibarlı kişiler dediler ki "Şimdi Musa'yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Bırak da bu ülkede bozgunculuk çıkarsınlar; seni de, tanrılarını da bir kenara atsınlar." (Firavun) Dedi ki "Oğullarını öldürecek, kızlarını yaşatacağız. Onların tepelerine bineceğiz." |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Edip Yüksel
Firavunun halkının elit takımı, "Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakıyorsun" dediler. "Kadınlarını utandırıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onlardan çok daha güçlüyüz" dedi.[1]
|
Edip Yüksel
Firavunun halkının elit takımı, "Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakıyorsun" dediler. "Kadınlarını utandırıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onlardan çok daha güçlüyüz" dedi.[1] |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Erhan Aktaş
Firavun halkının meleleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.
|
Erhan Aktaş
Firavun halkının meleleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi. |
|
|
Araf 127. Ayet
127. Ayet
Mehmet Okuyan
Firavun'un kavminden yöneticiler: "(Büyücüleri kesip) Musa'yı ve kavmini hem seni hem de ilahlarını[1] terk edip yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye serbest mi bırakacaksın?" demişlerdi. (Firavun) "(Hayır hayır), oğullarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakacağız.[2] Elbette biz onlara üstünüz (onları ezecek güçteyiz)!" demişti.
|
Mehmet Okuyan
Firavun'un kavminden yöneticiler: "(Büyücüleri kesip) Musa'yı ve kavmini hem seni hem de ilahlarını[1] terk edip yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye serbest mi bırakacaksın?" demişlerdi. (Firavun) "(Hayır hayır), oğullarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakacağız.[2] Elbette biz onlara üstünüz (onları ezecek güçteyiz)!" demişti. |
|
|
Araf 128. Ayet
128. Ayet
Ahmed Hulusi
Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan (Uluhiyeti dolayısıyla hakikatinizden; benliğinizi oluşturan El Esma'sındaki kuvveden) yardım isteyin ve sabredin... Muhakkak ki o yeryüzü, Allah'ındır... Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar... Gelecek, korunanlarındır!"
|
Ahmed Hulusi
Musa kavmine dedi ki: "Allah'tan (Uluhiyeti dolayısıyla hakikatinizden; benliğinizi oluşturan El Esma'sındaki kuvveden) yardım isteyin ve sabredin... Muhakkak ki o yeryüzü, Allah'ındır... Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar... Gelecek, korunanlarındır!" |
|
|
Araf 128. Ayet
128. Ayet
Ali Bulaç
Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi.
|
Ali Bulaç
Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi. |
|
|
Araf 128. Ayet
128. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Musa, kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Sonuç, Allah'tan sakınıpgünahtan uzak duranlarındır."
|
Bayraktar Bayraklı
Musa, kavmine dedi ki: "Allah'tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona varis kılar. Sonuç, Allah'tan sakınıpgünahtan uzak duranlarındır." |
|
|
Araf 128. Ayet
128. Ayet
Diyanet İşleri
Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.
|
Diyanet İşleri
Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi. |
|
|
Araf 128. Ayet
128. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa kavmine siz, dedi: Allahın avn-ü ınayetini isteyin ve acıya tahammül edib dayanın, her halde arz Allahındır ona kullarından dilediğini varis kılar, akıbet ise müttekilerindir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa kavmine siz, dedi: Allahın avn-ü ınayetini isteyin ve acıya tahammül edib dayanın, her halde arz Allahındır ona kullarından dilediğini varis kılar, akıbet ise müttekilerindir |
|
|
Araf 128. Ayet
128. Ayet
Gültekin Onan
Musa kavmine: "Tanrı'dan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Tanrı'nındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir" dedi.
|
Gültekin Onan
Musa kavmine: "Tanrı'dan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Tanrı'nındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir" dedi. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.