Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık orada mağlub olmuşlardı, küçük düşmüşlerdi |
|
|
Araf 119. Ayet
119. Ayet
Gültekin Onan
Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler (kalebu).
|
Gültekin Onan
Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler (kalebu). |
|
|
|
Hasan Basri Çantay
Artık orada yenildiler, zelil ve makhur geri döndüler. |
|
|
|
İbni Kesir
İşte orada yenildiler, hor ve hakir geri döndüler. |
|
|
Araf 119. Ayet
119. Ayet
Muhammed Esed
Ve (yine) böylece onlar yenilmiş, adamakıllı küçük düşmüş oldular.
|
Muhammed Esed
Ve (yine) böylece onlar yenilmiş, adamakıllı küçük düşmüş oldular. |
|
|
|
Şaban Piriş
Orada yenildiler ve küçük düştüler. |
|
|
|
Suat Yıldırım
İşte o Firavun ve takımı yenilip küçük düştüler. |
|
|
|
Süleyman Ateş
Orada yenildiler, küçük düştüler. |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Orada mağlup oldular, küçük düştüler. |
|
|
Araf 119. Ayet
119. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Sonunda (Firavun ve avanesi) yenik düştüler. İşte orada ve o anda, onların küstahça gururunu yerle bir eden bir inkılab gerçekleşti;
|
Mustafa İslamoğlu
Sonunda (Firavun ve avanesi) yenik düştüler. İşte orada ve o anda, onların küstahça gururunu yerle bir eden bir inkılab gerçekleşti; |
|
|
|
Rashad Khalifa
They were defeated then and there; they were humiliated. |
|
|
Araf 119. Ayet
119. Ayet
The Monotheist Group
They were thus defeated there and then, and they turned in disgrace.
|
The Monotheist Group
They were thus defeated there and then, and they turned in disgrace. |
|
|
|
Edip-Layth
They were thus defeated there, and they turned in disgrace. |
|
|
|
Ali Rıza Safa
İşte orada yenildiler ve küçük düştüler. |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi. |
|
|
|
Edip Yüksel
İşte orada yenildiler ve küçük düşürüldüler. |
|
|
|
Erhan Aktaş
Orada yenik düştüler. Küçük düşüp, iddialarından vazgeçtiler. |
|
|
|
Mehmet Okuyan
Orada kendilerini küçük düşüren bir yenilgiye uğramışlardı. |
|
|
|
Ahmed Hulusi
Sihirbazlar secde edercesine yere kapandılar! |
|
|
|
Ali Bulaç
Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar. |
|
|
|
Diyanet İşleri
Sihirbazlar ise secdeye kapandılar. |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Sihirbazlar hep birden secdeye kapandılar |
|
|
|
Gültekin Onan
Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. |
|
|
|
Hasan Basri Çantay
Sihirbazlar hep birden secdeye kapandılar. |
|
|
|
İbni Kesir
Sihirbazlar da hep birden secdeye kapandılar. |
|
|
|
Muhammed Esed
Sihirbazlar (hemen) diz çöküp yere kapanarak: |
|
|
Araf 120. Ayet
120. Ayet
Şaban Piriş
(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar.
|
Şaban Piriş
(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar. |
|
|
|
Suat Yıldırım
Büyücüler hep birden secdeye kapandılar. |
|
|
|
Süleyman Ateş
Ve büyücüler secdeye kapandılar: |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Ve büyücüler secdeye kapandılar. |
|
|
|
Mustafa İslamoğlu
ve sihirbazlar hep birden yere kapanarak |
|
|
|
Rashad Khalifa
The magicians fell prostrate. |
|
|
|
The Monotheist Group
And the magicians went down prostrating. |
|
|
|
Edip-Layth
The magicians fell down prostrating. |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Ve büyücüler secdeye kapandılar. |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Büyücüler secdeye kapandılar. |
|
|
|
Edip Yüksel
Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. |
|
|
|
Erhan Aktaş
Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. |
|
|
|
Mehmet Okuyan
Büyücüler hemen secdeye kapanmışlardı.[1] |
|
|
|
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "İman ettik Rabb-ül alemin'e... " |
|
|
|
Ali Bulaç
"Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler. |
|
|
Araf 121. Ayet
121. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Büyücüler şöyle dediler: "Biz alemlerin Rabb'ine inandık."
|
Bayraktar Bayraklı
Büyücüler şöyle dediler: "Biz alemlerin Rabb'ine inandık." |
|
|
|
Diyanet İşleri
"Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler. |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
İyman ettik, dediler: o rabbül'alemine |
|
|
|
Gültekin Onan
"Alemlerin rabbine inandık" dediler. |
|
|
Araf 121. Ayet
121. Ayet
Hasan Basri Çantay
(121-122) "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harunun Rabbine iman etdik" dediler.
|
Hasan Basri Çantay
(121-122) "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harunun Rabbine iman etdik" dediler. |
|
|
|
İbni Kesir
Dediler ki: Alemlerin Rabbına iman ettik. |
|
|
|
Muhammed Esed
"Biz (artık) inandık alemlerin Rabbine, |
|
|
Araf 121. Ayet
121. Ayet
Şaban Piriş
(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar.
|
Şaban Piriş
(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar. |
|
|
Araf 121. Ayet
121. Ayet
Suat Yıldırım
(121-122) "İman ettik!" dediler, "O Rabbül-alemine, Musa ve Harun'un Rabbine!"
|
Suat Yıldırım
(121-122) "İman ettik!" dediler, "O Rabbül-alemine, Musa ve Harun'un Rabbine!" |
|
|
|
Süleyman Ateş
"Alemlerin Rabbine inandık!" dediler. |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Alemlerin Rabbine iman ettik, dediler; |
|
|
|
Mustafa İslamoğlu
şöyle dediler: "İman ettik alemlerin Rabbine! |
|
|
|
Rashad Khalifa
They said, "We believe in the Lord of the universe. |
|
|
|
The Monotheist Group
They said: "We believe in the Lord of the worlds." |
|
|
|
Edip-Layth
They said, "We acknowledge the Lord of the worlds." |
|
|
|
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Evrenlerin Efendisine inandık!" |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
"Varlıkların Rabbine inanıp güvendik" dediler. |
|
|
|
Edip Yüksel
"Evrenlerin Efendisini onayladık" dediler, |
|
|
|
Erhan Aktaş
"Âlemlerin Rabb'ine iman ettik." dediler. |
|
|
Araf 121. Ayet
121. Ayet
Mehmet Okuyan
(121, 122) (Büyücüler) "Âlemlerin Rabbine, yani Musa ve Harun'un Rabbine inanıp güvendik." demişlerdi.[1]
|
Mehmet Okuyan
(121, 122) (Büyücüler) "Âlemlerin Rabbine, yani Musa ve Harun'un Rabbine inanıp güvendik." demişlerdi.[1] |
|
|
|
Ahmed Hulusi
"Musa ve Harun'un Rabbine!" |
|
|
|
Ali Bulaç
"Musa'nın ve Harun'un Rabbine..." |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
"Musa ve Harun'un Rabbi'ne!" |
|
|
|
Diyanet İşleri
"Musa ve Harun'un Rabbine." |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa ve Harunun rabbına |
|
|
|
Gültekin Onan
"Musa'nın ve Harun'un rabbine..." |
|
|
Araf 122. Ayet
122. Ayet
Hasan Basri Çantay
(121-122) "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harunun Rabbine iman etdik" dediler.
|
Hasan Basri Çantay
(121-122) "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harunun Rabbine iman etdik" dediler. |
|
|
|
İbni Kesir
Musa ve Harun'un Rabbına. |
|
|
|
Muhammed Esed
Musa ve Harunun Rabbine!" dediler. |
|
|
Araf 122. Ayet
122. Ayet
Şaban Piriş
(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar.
|
Şaban Piriş
(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar. |
|
|
Araf 122. Ayet
122. Ayet
Suat Yıldırım
(121-122) "İman ettik!" dediler, "O Rabbül-alemine, Musa ve Harun'un Rabbine!"
|
Suat Yıldırım
(121-122) "İman ettik!" dediler, "O Rabbül-alemine, Musa ve Harun'un Rabbine!" |
|
|
|
Süleyman Ateş
"Musa ve Harun'un Rabbine!" |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Musa'nın ve Harun'un Rabbine!" |
|
|
|
Mustafa İslamoğlu
Rabbine Musa ve Harun'un!" |
|
|
|
Rashad Khalifa
"The Lord of Moses and Aaron." |
|
|
|
The Monotheist Group
"The Lord of Moses and Aaron." |
|
|
|
Edip-Layth
"The Lord of Moses and Aaron." |
|
|
|
Ali Rıza Safa
"Musa'nın ve Harun'un Efendisine!" |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
"Musa'nın ve Harun'un Rabbine" |
|
|
|
Edip Yüksel
"Musa'nın ve Harun'un Efendisine..." |
|
|
|
Erhan Aktaş
Musa ve Harun'un Rabbine. |
|
|
Araf 122. Ayet
122. Ayet
Mehmet Okuyan
(121, 122) (Büyücüler) "Âlemlerin Rabbine, yani Musa ve Harun'un Rabbine inanıp güvendik." demişlerdi.[1]
|
Mehmet Okuyan
(121, 122) (Büyücüler) "Âlemlerin Rabbine, yani Musa ve Harun'un Rabbine inanıp güvendik." demişlerdi.[1] |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Ahmed Hulusi
Firavun: "Ben izin vermeden mi Ona iman ettiniz? Muhakkak ki bu bir mekrdir (hiledir); halkı oradan çıkarıp götürmek için, bunu şehirde tezgahlayıp kurdunuz... (Cezanızı) yakında göreceksiniz" dedi.
|
Ahmed Hulusi
Firavun: "Ben izin vermeden mi Ona iman ettiniz? Muhakkak ki bu bir mekrdir (hiledir); halkı oradan çıkarıp götürmek için, bunu şehirde tezgahlayıp kurdunuz... (Cezanızı) yakında göreceksiniz" dedi. |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Ali Bulaç
Firavun: "Ben size izin vermeden önce O'na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı burdan sürüp çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz."
|
Ali Bulaç
Firavun: "Ben size izin vermeden önce O'na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı burdan sürüp çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz." |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgahladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlayacaksınız."
|
Bayraktar Bayraklı
Firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgahladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlayacaksınız." |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Diyanet İşleri
Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"
|
Diyanet İşleri
Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!" |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avn, siz, dedi: Ona ben izin vermeden iyman ettiniz ha, bu her halde bir hud'a siz bu hud'ayı şehirde kurmuşsunuz, yerli ehaliyi ondan çıkarmak istiyorsunuz, o halde yakında anlarsınız
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avn, siz, dedi: Ona ben izin vermeden iyman ettiniz ha, bu her halde bir hud'a siz bu hud'ayı şehirde kurmuşsunuz, yerli ehaliyi ondan çıkarmak istiyorsunuz, o halde yakında anlarsınız |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Gültekin Onan
Firavun: "Ben size izin vermeden önce O'na inandınız, öyle mi? Mutlaka bu, ehli (halkı) buradan sürüp çıkarmak amacıyla şehirde tasarladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşı ne yapacağımı) bileceksiniz."
|
Gültekin Onan
Firavun: "Ben size izin vermeden önce O'na inandınız, öyle mi? Mutlaka bu, ehli (halkı) buradan sürüp çıkarmak amacıyla şehirde tasarladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşı ne yapacağımı) bileceksiniz." |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Hasan Basri Çantay
Fir'avn "Ben size izin vermeden, dedi, Ona iman mı etdiniz? Bu, hiç şübhesiz ki şehirde — onun halkını içinden çıkarmanız için — kurduğunuz bir hıylekarlıkdır. Yakında (başınıza ne geleceğini) bilirsiniz siz".
|
Hasan Basri Çantay
Fir'avn "Ben size izin vermeden, dedi, Ona iman mı etdiniz? Bu, hiç şübhesiz ki şehirde — onun halkını içinden çıkarmanız için — kurduğunuz bir hıylekarlıkdır. Yakında (başınıza ne geleceğini) bilirsiniz siz". |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
İbni Kesir
Firavun dedi ki: Ben size izin vermeden mi ona inandınız? Doğrusu bu; halkı şehirden çıkarmanız için düşündüğünüz bir hiledir. Fakat yakında bilirsiniz siz.
|
İbni Kesir
Firavun dedi ki: Ben size izin vermeden mi ona inandınız? Doğrusu bu; halkı şehirden çıkarmanız için düşündüğünüz bir hiledir. Fakat yakında bilirsiniz siz. |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Muhammed Esed
Firavun: "Ben size izin vermeden ona inandınız, öyle mi?" dedi, "Bakın, bu sizin yaptığınız sinsice hazırlanmış bir tuzak; hem de bu (benim kendi) şehrimde, böylelikle ahalisini çekip götürmek için... Ama (bekleyin) yakında göreceksiniz:
|
Muhammed Esed
Firavun: "Ben size izin vermeden ona inandınız, öyle mi?" dedi, "Bakın, bu sizin yaptığınız sinsice hazırlanmış bir tuzak; hem de bu (benim kendi) şehrimde, böylelikle ahalisini çekip götürmek için... Ama (bekleyin) yakında göreceksiniz: |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Şaban Piriş
-Ben size izin vermeden önce, ona iman mı ettiniz? Bu kesin bir tuzaktır. Halkı şehirden çıkarmak için, bu tuzağı kurdunuz. Bu yüzden siz görürsünüz.
|
Şaban Piriş
-Ben size izin vermeden önce, ona iman mı ettiniz? Bu kesin bir tuzaktır. Halkı şehirden çıkarmak için, bu tuzağı kurdunuz. Bu yüzden siz görürsünüz. |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Suat Yıldırım
(123-124) Firavun dedi ki: "Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz ha! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbti ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!"
|
Suat Yıldırım
(123-124) Firavun dedi ki: "Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz ha! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbti ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!" |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Süleyman Ateş
Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi. "Bu, bir tuzaktır, şehirde bu tuzağı kurdunuz ki, halkını oradan çıkarasınız, ama yakında (başınıza gelecekleri) bileceksiniz!"
|
Süleyman Ateş
Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi. "Bu, bir tuzaktır, şehirde bu tuzağı kurdunuz ki, halkını oradan çıkarasınız, ama yakında (başınıza gelecekleri) bileceksiniz!" |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgahladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlarsınız."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgahladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlarsınız." |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Firavun: "Demek siz ben izin vermeden ona inandınız ha?" dedi; "İyi dinleyin: Bu sizin kurduğunuz haince bir tuzaktır! (Üstelik bana ait) şehirde... Hem de şehrin ahalisini oradan çıkarmak için... Fakat yakında gününüzü göreceksiniz!
|
Mustafa İslamoğlu
Firavun: "Demek siz ben izin vermeden ona inandınız ha?" dedi; "İyi dinleyin: Bu sizin kurduğunuz haince bir tuzaktır! (Üstelik bana ait) şehirde... Hem de şehrin ahalisini oradan çıkarmak için... Fakat yakında gününüzü göreceksiniz! |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
Rashad Khalifa
Pharaoh said, "Did you believe in him without my permission? This must be a conspiracy you schemed in the city, in order to take its people away. You will surely find out.
|
Rashad Khalifa
Pharaoh said, "Did you believe in him without my permission? This must be a conspiracy you schemed in the city, in order to take its people away. You will surely find out. |
|
|
Araf 123. Ayet
123. Ayet
The Monotheist Group
Pharaoh said: "Have you become believers before I have given you permission? This is surely some scheme which you have schemed in the city to drive its people out; you will reveal what you know."
|
The Monotheist Group
Pharaoh said: "Have you become believers before I have given you permission? This is surely some scheme which you have schemed in the city to drive its people out; you will reveal what you know." |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.