Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 114. Ayet 114. Ayet Rashad Khalifa He said, "Yes indeed; you will even become close to me."
Rashad Khalifa

He said, "Yes indeed; you will even become close to me."

Araf 114. Ayet 114. Ayet The Monotheist Group He said: "Yes, and you will be made close to me."
The Monotheist Group

He said: "Yes, and you will be made close to me."

Araf 114. Ayet 114. Ayet Edip-Layth He said, "Yes, and you will be made close to me."
Edip-Layth

He said, "Yes, and you will be made close to me."

Araf 114. Ayet 114. Ayet Ali Rıza Safa "Evet!" dedi; "Ayrıca, kesinlikle yakın çevreme gireceksiniz!"
Ali Rıza Safa

"Evet!" dedi; "Ayrıca, kesinlikle yakın çevreme gireceksiniz!"

Araf 114. Ayet 114. Ayet Süleymaniye Vakfı "Evet" dedi, "Üstelik benim yakınlarımdan da olacaksınız."
Süleymaniye Vakfı

"Evet" dedi, "Üstelik benim yakınlarımdan da olacaksınız."

Araf 114. Ayet 114. Ayet Edip Yüksel "Evet" dedi, "Siz benim yakın çevreme de girersiniz."
Edip Yüksel

"Evet" dedi, "Siz benim yakın çevreme de girersiniz."

Araf 114. Ayet 114. Ayet Erhan Aktaş Evet, "Sizler yakınlaştırılanlardan[1] olacaksınız." dedi.
Erhan Aktaş

Evet, "Sizler yakınlaştırılanlardan[1] olacaksınız." dedi.

Dip Notlar
Araf 114. Ayet 114. Ayet Mehmet Okuyan (Firavun) "Tamam; siz gözdeler(im)den olacaksınız!" demişti.
Mehmet Okuyan

(Firavun) "Tamam; siz gözdeler(im)den olacaksınız!" demişti.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Ahmed Hulusi (Sihirbazlar): "Ey Musa... Önce sen at ya da önce biz atalım" dediler.
Ahmed Hulusi

(Sihirbazlar): "Ey Musa... Önce sen at ya da önce biz atalım" dediler.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Ali Bulaç Dediler ki: "Ey Musa (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atalım?"
Ali Bulaç

Dediler ki: "Ey Musa (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atalım?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Bayraktar Bayraklı Sihirbazlar: "Ey Musa! Sen mi önce atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?" dediler.
Bayraktar Bayraklı

Sihirbazlar: "Ey Musa! Sen mi önce atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?" dediler.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Diyanet İşleri (Sihirbazlar), "Ey Musa! Ya önce sen at, ya da önce atanlar biz olalım" dediler.
Diyanet İşleri

(Sihirbazlar), "Ey Musa! Ya önce sen at, ya da önce atanlar biz olalım" dediler.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ya Musa! dediler: Sen mi hünerini ortaya atacaksın, yoksa atanlar biz mi olacağız?
Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Musa! dediler: Sen mi hünerini ortaya atacaksın, yoksa atanlar biz mi olacağız?

Araf 115. Ayet 115. Ayet Gültekin Onan Dediler ki: "Ey Musa, (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atalım?"
Gültekin Onan

Dediler ki: "Ey Musa, (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa biz mi atalım?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Hasan Basri Çantay (Sihirbazlar) dediler: "Musa, sen mi (ilkin hünerini ortaya) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım"?
Hasan Basri Çantay

(Sihirbazlar) dediler: "Musa, sen mi (ilkin hünerini ortaya) atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım"?

Araf 115. Ayet 115. Ayet İbni Kesir Dediler ki: Ey Musa, sen mi atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?
İbni Kesir

Dediler ki: Ey Musa, sen mi atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?

Araf 115. Ayet 115. Ayet Muhammed Esed Sihirbazlar (Musaya): "Ey Musa!" dediler, "Önce sen mi atacaksın (asanı) yoksa biz mi atalım?"
Muhammed Esed

Sihirbazlar (Musaya): "Ey Musa!" dediler, "Önce sen mi atacaksın (asanı) yoksa biz mi atalım?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Şaban Piriş Sihirbazlar: -Ey Musa, ya sen at ya da biz atalım, dediler.
Şaban Piriş

Sihirbazlar: -Ey Musa, ya sen at ya da biz atalım, dediler.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Suat Yıldırım (115-116) Büyücüler: "Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Musa: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.
Suat Yıldırım

(115-116) Büyücüler: "Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Musa: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Süleyman Ateş Dediler ki "Ey Musa, sen mi (önce hünerini ortaya) atacaksın, yoksa (önce) atanlar biz mi olalım?"
Süleyman Ateş

Dediler ki "Ey Musa, sen mi (önce hünerini ortaya) atacaksın, yoksa (önce) atanlar biz mi olalım?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Sihirbazlar şöyle dediler: "Ey Musa! Sen mi hünerini ortaya atacaksın yoksa biz mi hünerlerimizi sergileyelim?"
Yaşar Nuri Öztürk

Sihirbazlar şöyle dediler: "Ey Musa! Sen mi hünerini ortaya atacaksın yoksa biz mi hünerlerimizi sergileyelim?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Mustafa İslamoğlu (Sihirbazlar dönüp) "Ey Musa!" dediler, "Önce sen mi atacaksın (asanı), ya yoksa biz atalım mı?"
Mustafa İslamoğlu

(Sihirbazlar dönüp) "Ey Musa!" dediler, "Önce sen mi atacaksın (asanı), ya yoksa biz atalım mı?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Rashad Khalifa They said, "O Moses, either you throw, or we are throwing."
Rashad Khalifa

They said, "O Moses, either you throw, or we are throwing."

Araf 115. Ayet 115. Ayet The Monotheist Group They said: "O Moses, either you cast, or we will cast?"
The Monotheist Group

They said: "O Moses, either you cast, or we will cast?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Edip-Layth They said, "O Moses, either you cast, or shall we cast?"
Edip-Layth

They said, "O Moses, either you cast, or shall we cast?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Ali Rıza Safa Dediler ki: "Ey Musa! Sen mi atacaksın; biz mi atalım?"
Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Ey Musa! Sen mi atacaksın; biz mi atalım?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Süleymaniye Vakfı Dediler ki "Musa! Önce sen mi atarsın, yoksa biz mi atalım?"
Süleymaniye Vakfı

Dediler ki "Musa! Önce sen mi atarsın, yoksa biz mi atalım?"

Araf 115. Ayet 115. Ayet Edip Yüksel Dediler: "Musa, sen at, yoksa biz atacağız."
Edip Yüksel

Dediler: "Musa, sen at, yoksa biz atacağız."

Araf 115. Ayet 115. Ayet Erhan Aktaş "Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?" dediler.
Erhan Aktaş

"Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa atanlar biz mi olalım?" dediler.

Araf 115. Ayet 115. Ayet Mehmet Okuyan (Büyücüler) "Ey Musa, ya (asayı önce) sen atacaksın ya da atanlar biz (mi) olalım?" demişlerdi.
Mehmet Okuyan

(Büyücüler) "Ey Musa, ya (asayı önce) sen atacaksın ya da atanlar biz (mi) olalım?" demişlerdi.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Ahmed Hulusi (Musa): "Siz atın" dedi... (Sihirbazlar) atınca, insanların görüşleri etkilendi ve onları dehşete düşürdüler! Büyük bir sihir oluşturdular.
Ahmed Hulusi

(Musa): "Siz atın" dedi... (Sihirbazlar) atınca, insanların görüşleri etkilendi ve onları dehşete düşürdüler! Büyük bir sihir oluşturdular.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Ali Bulaç (Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.
Ali Bulaç

(Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Bayraktar Bayraklı "Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
Bayraktar Bayraklı

"Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Diyanet İşleri (Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.
Diyanet İşleri

(Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Siz atın, dedi, vaktaki atacaklarını attılar, Nasın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler, hasılı büyük bir sihir gösterdiler
Elmalılı Hamdi Yazır

Siz atın, dedi, vaktaki atacaklarını attılar, Nasın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler, hasılı büyük bir sihir gösterdiler

Araf 116. Ayet 116. Ayet Gültekin Onan (Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.
Gültekin Onan

(Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Hasan Basri Çantay (Musa): "Siz atın" dedi. Vaktaki atdılar, halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar, büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.
Hasan Basri Çantay

(Musa): "Siz atın" dedi. Vaktaki atdılar, halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar, büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.

Araf 116. Ayet 116. Ayet İbni Kesir Siz atın, dedi. Atınca; halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve büyük bir sihir getirmiş oldular.
İbni Kesir

Siz atın, dedi. Atınca; halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve büyük bir sihir getirmiş oldular.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Muhammed Esed (Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.
Muhammed Esed

(Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Şaban Piriş O da: -Siz atın! dedi ve attılar. Sihirbazlar sihirleri attıkları zaman insanların gözünü büyüledi ve büyük bir sihir gösterdiler.
Şaban Piriş

O da: -Siz atın! dedi ve attılar. Sihirbazlar sihirleri attıkları zaman insanların gözünü büyüledi ve büyük bir sihir gösterdiler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Suat Yıldırım (115-116) Büyücüler: "Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Musa: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.
Suat Yıldırım

(115-116) Büyücüler: "Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Musa: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Süleyman Ateş "Siz atın" dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir büyü (ortaya) getirdiler.
Süleyman Ateş

"Siz atın" dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir büyü (ortaya) getirdiler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Yaşar Nuri Öztürk "Siz sergileyin." dedi. Hünerlerini ortaya atınca, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir büyü sergilediler.
Yaşar Nuri Öztürk

"Siz sergileyin." dedi. Hünerlerini ortaya atınca, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir büyü sergilediler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Mustafa İslamoğlu (Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar attıkları zaman büyüyle insanların gözlerini bağladılar ve onlara korku saldılar: Sonuçta müthiş bir sihirdi sergiledikleri.
Mustafa İslamoğlu

(Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar attıkları zaman büyüyle insanların gözlerini bağladılar ve onlara korku saldılar: Sonuçta müthiş bir sihirdi sergiledikleri.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Rashad Khalifa He said, "You throw." When they threw, they tricked the people's eyes, intimidated them, and produced a great magic.
Rashad Khalifa

He said, "You throw." When they threw, they tricked the people's eyes, intimidated them, and produced a great magic.

Araf 116. Ayet 116. Ayet The Monotheist Group He said: "You cast." So when they cast, they bewitched the eyes of the people, and instilled terror in them, and they came with a great magic.
The Monotheist Group

He said: "You cast." So when they cast, they bewitched the eyes of the people, and instilled terror in them, and they came with a great magic.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Edip-Layth He said, "You cast." So when they cast, they deceived the people's eyes, intimidated them, and they produced a great magic.
Edip-Layth

He said, "You cast." So when they cast, they deceived the people's eyes, intimidated them, and they produced a great magic.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Ali Rıza Safa "Siz atın!" dedi. Attıkları zaman, insanların gözlerini büyülediler ve korkuttular; büyük bir büyü getirmiş oldular.
Ali Rıza Safa

"Siz atın!" dedi. Attıkları zaman, insanların gözlerini büyülediler ve korkuttular; büyük bir büyü getirmiş oldular.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Süleymaniye Vakfı Musa: "Atın!" dedi. Atınca herkesin gözünü boyadılar. Onları korkuttular. Büyük bir büyü yaptılar.
Süleymaniye Vakfı

Musa: "Atın!" dedi. Atınca herkesin gözünü boyadılar. Onları korkuttular. Büyük bir büyü yaptılar.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Edip Yüksel "Siz atın!" dedi. Onlar atınca, halkın gözünü büyülediler, onları korkuttular ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular.[1]
Edip Yüksel

"Siz atın!" dedi. Onlar atınca, halkın gözünü büyülediler, onları korkuttular ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular.[1]

Dip Notlar
Araf 116. Ayet 116. Ayet Erhan Aktaş "Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.
Erhan Aktaş

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

Araf 116. Ayet 116. Ayet Mehmet Okuyan (Musa) "Siz atın!" demişti. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülemiş,[1] onları korkutmuş[2] ve (zanlarınca) büyük bir büyü getirmişlerdi (göstermişlerdi).
Mehmet Okuyan

(Musa) "Siz atın!" demişti. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülemiş,[1] onları korkutmuş[2] ve (zanlarınca) büyük bir büyü getirmişlerdi (göstermişlerdi).

Dip Notlar
Araf 117. Ayet 117. Ayet Ahmed Hulusi Biz de Musa'ya: "Asanı at" diye vahyettik... Bir de ne görsünler, o (asa), onların uydurdukları şeyleri kapıp yutuyor!
Ahmed Hulusi

Biz de Musa'ya: "Asanı at" diye vahyettik... Bir de ne görsünler, o (asa), onların uydurdukları şeyleri kapıp yutuyor!

Araf 117. Ayet 117. Ayet Ali Bulaç Biz de Musa'ya: "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.
Ali Bulaç

Biz de Musa'ya: "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Bayraktar Bayraklı Biz de Musa'ya "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki, bu onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Bayraktar Bayraklı

Biz de Musa'ya "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki, bu onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Diyanet İşleri Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Diyanet İşleri

Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Biz de Musaya "asanı bırakıver" diye vahy ettik, bir de baktılar ki o, onların bütün uydurduklarını yalayıb yutuyor
Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de Musaya "asanı bırakıver" diye vahy ettik, bir de baktılar ki o, onların bütün uydurduklarını yalayıb yutuyor

Araf 117. Ayet 117. Ayet Gültekin Onan Biz de Musa'ya "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.
Gültekin Onan

Biz de Musa'ya "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Hasan Basri Çantay Biz de Musaya: "Bırak asaanı" diye vahyetdik. Bir de ne görsünler: Bu, onların bütün uydurub düzdüklerini yakalayıb yutuyor!.
Hasan Basri Çantay

Biz de Musaya: "Bırak asaanı" diye vahyetdik. Bir de ne görsünler: Bu, onların bütün uydurub düzdüklerini yakalayıb yutuyor!.

Araf 117. Ayet 117. Ayet İbni Kesir Biz de Musa'ya: Asanı bırak, diye vahyettik. Bir de ne görsünler; onların uydurduklarını yalayıp yutuyor.
İbni Kesir

Biz de Musa'ya: Asanı bırak, diye vahyettik. Bir de ne görsünler; onların uydurduklarını yalayıp yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Muhammed Esed Ve (o zaman) Biz de Musaya: "Asanı yere at!" diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı!
Muhammed Esed

Ve (o zaman) Biz de Musaya: "Asanı yere at!" diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı!

Araf 117. Ayet 117. Ayet Şaban Piriş Biz de Musa'ya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu.
Şaban Piriş

Biz de Musa'ya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Suat Yıldırım Biz de Musa'ya "Asanı yere bırak!" diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor!
Suat Yıldırım

Biz de Musa'ya "Asanı yere bırak!" diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor!

Araf 117. Ayet 117. Ayet Süleyman Ateş Biz de Musa'ya: "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).
Süleyman Ateş

Biz de Musa'ya: "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).

Araf 117. Ayet 117. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Biz de Musa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
Yaşar Nuri Öztürk

Biz de Musa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Mustafa İslamoğlu Biz de Musa'ya "Asanı bırak" diye vahyettik. Fakat o da ne! O, onların gözbağcıklarını bir bir silip süpürmesin mi!
Mustafa İslamoğlu

Biz de Musa'ya "Asanı bırak" diye vahyettik. Fakat o da ne! O, onların gözbağcıklarını bir bir silip süpürmesin mi!

Araf 117. Ayet 117. Ayet Rashad Khalifa We then inspired Moses: "Throw down your staff," whereupon it swallowed whatever they fabricated.
Rashad Khalifa

We then inspired Moses: "Throw down your staff," whereupon it swallowed whatever they fabricated.

Araf 117. Ayet 117. Ayet The Monotheist Group And We inspired Moses: "Cast down your staff;" and it swallowed what they invented.
The Monotheist Group

And We inspired Moses: "Cast down your staff;" and it swallowed what they invented.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Edip-Layth We inspired Moses: "Throw down your staff;" and soon it was swallowing what they had invented.
Edip-Layth

We inspired Moses: "Throw down your staff;" and soon it was swallowing what they had invented.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Ali Rıza Safa Biz de Musa'ya, şöyle bildirdik: "Değneğini at!" Bir de ne görsünler; onların uydurmuş olduklarını yutuyor.
Ali Rıza Safa

Biz de Musa'ya, şöyle bildirdik: "Değneğini at!" Bir de ne görsünler; onların uydurmuş olduklarını yutuyor.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Süleymaniye Vakfı Musa'ya: "Sen de değneğini at" diye vahyettik. Değnek bütün uydurduklarını hemen yutuverdi.
Süleymaniye Vakfı

Musa'ya: "Sen de değneğini at" diye vahyettik. Değnek bütün uydurduklarını hemen yutuverdi.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Edip Yüksel Biz de Musa'ya "Asanı at" diye vahiy ettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
Edip Yüksel

Biz de Musa'ya "Asanı at" diye vahiy ettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Erhan Aktaş Biz de Musa'ya: "Asanı at." diye vahyettik. O, onların uydurdukları şeyleri yutuverdi.
Erhan Aktaş

Biz de Musa'ya: "Asanı at." diye vahyettik. O, onların uydurdukları şeyleri yutuverdi.

Araf 117. Ayet 117. Ayet Mehmet Okuyan (Bunun üzerine) Musa'ya "Şimdi de sen asanı (yere) at!" diye vahyetmiştik. Bir de ne görsünler, (Musa'nın asası) onların uydurduklarını yutuyordu.
Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine) Musa'ya "Şimdi de sen asanı (yere) at!" diye vahyetmiştik. Bir de ne görsünler, (Musa'nın asası) onların uydurduklarını yutuyordu.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Ahmed Hulusi İşte böylece Hak açığa çıktı ve onların yapmakta oldukları boşa gitti.
Ahmed Hulusi

İşte böylece Hak açığa çıktı ve onların yapmakta oldukları boşa gitti.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Ali Bulaç Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı.
Ali Bulaç

Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Bayraktar Bayraklı Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.
Bayraktar Bayraklı

Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Diyanet İşleri Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.
Diyanet İşleri

Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Artık hak meydana çıktı ve onların bütün yaptıkları hiçe gitti
Elmalılı Hamdi Yazır

Artık hak meydana çıktı ve onların bütün yaptıkları hiçe gitti

Araf 118. Ayet 118. Ayet Gültekin Onan Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı.
Gültekin Onan

Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Hasan Basri Çantay İşte, bu suretle hak yerini buldu, onların yapmakda oldukları şeyler de bir hiç olub gitdi.
Hasan Basri Çantay

İşte, bu suretle hak yerini buldu, onların yapmakda oldukları şeyler de bir hiç olub gitdi.

Araf 118. Ayet 118. Ayet İbni Kesir Böylece hak yerini buldu ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti.
İbni Kesir

Böylece hak yerini buldu ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Muhammed Esed Böylece gerçek kendini göstermiş, berikilerin bütün o yapıp becerdiklerinin boş olduğu ortaya çıkmış oldu.
Muhammed Esed

Böylece gerçek kendini göstermiş, berikilerin bütün o yapıp becerdiklerinin boş olduğu ortaya çıkmış oldu.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Şaban Piriş Gerçek ortaya çıktı. Onların yaptıkları boşa gitti.
Şaban Piriş

Gerçek ortaya çıktı. Onların yaptıkları boşa gitti.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Suat Yıldırım Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları boşa gitti.
Suat Yıldırım

Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları boşa gitti.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Süleyman Ateş Gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl oldu.
Süleyman Ateş

Gerçek ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl oldu.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp ettikleri, işe yaramaz hale geldi.
Yaşar Nuri Öztürk

Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp ettikleri, işe yaramaz hale geldi.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Mustafa İslamoğlu Böylece hakikat ortaya çıktı ve (Allah) diğerlerinin yaptıkları sihri iptal etti.
Mustafa İslamoğlu

Böylece hakikat ortaya çıktı ve (Allah) diğerlerinin yaptıkları sihri iptal etti.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Rashad Khalifa Thus, the truth prevailed, and what they did was nullified.
Rashad Khalifa

Thus, the truth prevailed, and what they did was nullified.

Araf 118. Ayet 118. Ayet The Monotheist Group Thus the truth was set, and what they did was made of no effect.
The Monotheist Group

Thus the truth was set, and what they did was made of no effect.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Edip-Layth Thus the truth was confirmed, and what they were doing was falsified.
Edip-Layth

Thus the truth was confirmed, and what they were doing was falsified.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Ali Rıza Safa Böylece, gerçek yerini buldu ve onların yaptıklarının tümü gerçek dışı kaldı.
Ali Rıza Safa

Böylece, gerçek yerini buldu ve onların yaptıklarının tümü gerçek dışı kaldı.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Süleymaniye Vakfı Böylece gerçek anlaşıldı ve bütün yaptıkları boşa çıktı.
Süleymaniye Vakfı

Böylece gerçek anlaşıldı ve bütün yaptıkları boşa çıktı.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Edip Yüksel Böylece, gerçek gerçekleşti ve yaptıkları boşa çıktı.
Edip Yüksel

Böylece, gerçek gerçekleşti ve yaptıkları boşa çıktı.

Araf 118. Ayet 118. Ayet Erhan Aktaş Böylece, hakikat[1] ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl[2] oldu.
Erhan Aktaş

Böylece, hakikat[1] ortaya çıktı ve onların bütün yaptıkları batıl[2] oldu.

Dip Notlar
Araf 118. Ayet 118. Ayet Mehmet Okuyan Böylece gerçek ortaya çıkmış ve onların yapmakta olduğu şeyler de yok olup gitmişti.[1]
Mehmet Okuyan

Böylece gerçek ortaya çıkmış ve onların yapmakta olduğu şeyler de yok olup gitmişti.[1]

Dip Notlar
Araf 119. Ayet 119. Ayet Ahmed Hulusi Orada yenildiler... Küçük düştüler!
Ahmed Hulusi

Orada yenildiler... Küçük düştüler!

Araf 119. Ayet 119. Ayet Ali Bulaç Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.
Ali Bulaç

Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.

Araf 119. Ayet 119. Ayet Bayraktar Bayraklı İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.
Bayraktar Bayraklı

İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.

Araf 119. Ayet 119. Ayet Diyanet İşleri Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.
Diyanet İşleri

Artık orada yenilmişler ve küçük düşmüşlerdi.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image