Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Bayraktar Bayraklı
"Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Diyanet İşleri
"Sizi yerinizden çıkarmak istiyor." Firavun, ileri gelenlere, "Öyle ise siz ne düşünüyorsunuz?" dedi.
|
Diyanet İşleri
"Sizi yerinizden çıkarmak istiyor." Firavun, ileri gelenlere, "Öyle ise siz ne düşünüyorsunuz?" dedi. |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizi yerinizden çıkarmak istiyor, binaenaleyh ne emr edersiniz?
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizi yerinizden çıkarmak istiyor, binaenaleyh ne emr edersiniz? |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Gültekin Onan
"Sizi topraklarınızdan sürüp çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?"
|
Gültekin Onan
"Sizi topraklarınızdan sürüp çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Hasan Basri Çantay
(109-110) Fir'avnın kavminden ileri gelenler dedi ki: "Bu sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen bilgin bir büyücüdür muhakkak". (Fir'avn sordu:) "O halde ne buyurursunuz"?
|
Hasan Basri Çantay
(109-110) Fir'avnın kavminden ileri gelenler dedi ki: "Bu sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen bilgin bir büyücüdür muhakkak". (Fir'avn sordu:) "O halde ne buyurursunuz"? |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
İbni Kesir
Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Firavun: O halde ne buyurursunuz?
|
İbni Kesir
Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Firavun: O halde ne buyurursunuz? |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Muhammed Esed
"sizi yerinizden etmek isteyen biri!" (Firavun:) "Peki, ne öneriyorsunuz?" diye sordu.
|
Muhammed Esed
"sizi yerinizden etmek isteyen biri!" (Firavun:) "Peki, ne öneriyorsunuz?" diye sordu. |
|
|
|
Şaban Piriş
Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz? |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Suat Yıldırım
Firavun: "Bu adam, dedi, "sizi yerinizden yurdunuzdan etmek peşinde! Görüşünüz nedir bu konuda?"
|
Suat Yıldırım
Firavun: "Bu adam, dedi, "sizi yerinizden yurdunuzdan etmek peşinde! Görüşünüz nedir bu konuda?" |
|
|
|
Süleyman Ateş
"Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor, ne buyurursunuz?" |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Mustafa İslamoğlu
tüm arzusu (ise) sizi yerinizden yurdunuzdan etmek!" (Firavun): "O halde ne öneriyorsunuz?"
|
Mustafa İslamoğlu
tüm arzusu (ise) sizi yerinizden yurdunuzdan etmek!" (Firavun): "O halde ne öneriyorsunuz?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Rashad Khalifa
"He wants to take you out of your land; what do you recommend?"
|
Rashad Khalifa
"He wants to take you out of your land; what do you recommend?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
The Monotheist Group
"He wishes to drive you out of your land; what is your command?"
|
The Monotheist Group
"He wishes to drive you out of your land; what is your command?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Edip-Layth
"He wishes to drive you out of your land; what do you recommend?"
|
Edip-Layth
"He wishes to drive you out of your land; what do you recommend?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Ali Rıza Safa
"Sizi, toprağınızdan çıkarmak istiyor; bu durumda ne öneriyorsunuz?"
|
Ali Rıza Safa
"Sizi, toprağınızdan çıkarmak istiyor; bu durumda ne öneriyorsunuz?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Süleymaniye Vakfı
(Firavun etrafındakilere:) "Sizi ülkenizden çıkarmak istiyor; ne emredersiniz?"[1]
|
Süleymaniye Vakfı
(Firavun etrafındakilere:) "Sizi ülkenizden çıkarmak istiyor; ne emredersiniz?"[1] |
|
|
|
Edip Yüksel
"Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne önerirsiniz?" |
|
|
|
Erhan Aktaş
"Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyuruyorsunuz?" |
|
|
Araf 110. Ayet
110. Ayet
Mehmet Okuyan
(109, 110) Firavun'un kavminden yöneticiler şöyle demişlerdi: "Şüphesiz ki bu, sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen çok bilgili bir büyücüdür." (Firavun) "Öneriniz nedir?" demişti.
|
Mehmet Okuyan
(109, 110) Firavun'un kavminden yöneticiler şöyle demişlerdi: "Şüphesiz ki bu, sizi yurdunuzdan çıkarmak isteyen çok bilgili bir büyücüdür." (Firavun) "Öneriniz nedir?" demişti. |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy... Şehirlere de haberciler yolla. "
|
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy... Şehirlere de haberciler yolla. " |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Ali Bulaç
Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla";
|
Ali Bulaç
Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla"; |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: "Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar gönder."
|
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: "Onu da kardeşini de beklet; şehirlere toplayıcılar gönder." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Diyanet İşleri
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
|
Diyanet İşleri
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu ve kardeşini dediler: eğle, ve şehirlere toplayıcılar yolla
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu ve kardeşini dediler: eğle, ve şehirlere toplayıcılar yolla |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Gültekin Onan
Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla."
|
Gültekin Onan
Dediler ki: "Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Hasan Basri Çantay
(111-112) Dediler ki: "Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana".
|
Hasan Basri Çantay
(111-112) Dediler ki: "Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana". |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
İbni Kesir
Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla.
|
İbni Kesir
Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla. |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Muhammed Esed
Şöyle cevap verdiler: "Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder,
|
Muhammed Esed
Şöyle cevap verdiler: "Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder, |
|
|
|
Şaban Piriş
-Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere davetçiler gönder. |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Suat Yıldırım
(111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler.
|
Suat Yıldırım
(111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler. |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Süleyman Ateş
"Onu da kardeşini de beklet, dediler, şehirlere toplayıcılar yolla."
|
Süleyman Ateş
"Onu da kardeşini de beklet, dediler, şehirlere toplayıcılar yolla." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy. Ve şehirlere, toplayıcılar gönder."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy. Ve şehirlere, toplayıcılar gönder." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Şu cevabı verdiler: "Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere görevliler yolla,
|
Mustafa İslamoğlu
Şu cevabı verdiler: "Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere görevliler yolla, |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Rashad Khalifa
They said, "Respite him and his brother, and send summoners to every city.
|
Rashad Khalifa
They said, "Respite him and his brother, and send summoners to every city. |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
The Monotheist Group
They said: "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities."
|
The Monotheist Group
They said: "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Edip-Layth
They said, "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities."
|
Edip-Layth
They said, "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Onu ve kardeşini oyala; yörelere de toplayıcılar gönder!"
|
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Onu ve kardeşini oyala; yörelere de toplayıcılar gönder!" |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki "Onu ve kardeşini alıkoy ve kentlere[1] toplayıcılar gönder,
|
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki "Onu ve kardeşini alıkoy ve kentlere[1] toplayıcılar gönder, |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Edip Yüksel
Dediler ki: "Onu ve kardeşini beklet ve şehirlere toplayıcılar yolla."
|
Edip Yüksel
Dediler ki: "Onu ve kardeşini beklet ve şehirlere toplayıcılar yolla." |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Erhan Aktaş
"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.
|
Erhan Aktaş
"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler. |
|
|
Araf 111. Ayet
111. Ayet
Mehmet Okuyan
(111, 112) (Yöneticiler) "Musa'yı ve kardeşini alıkoy! Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler diye şehirlere toplayıcı (görevli)ler gönderip haber sal!" demişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
(111, 112) (Yöneticiler) "Musa'yı ve kardeşini alıkoy! Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler diye şehirlere toplayıcı (görevli)ler gönderip haber sal!" demişlerdi. |
|
|
|
Ahmed Hulusi
"Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler. " |
|
|
|
Ali Bulaç
"Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler." |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
"Bütün usta sihirbazları sana getirsinler." |
|
|
|
Diyanet İşleri
"Bütün usta sihirbazları (toplayıp) sana getirsinler." |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
mahir sihirbazların hepsini sana getirsinler |
|
|
|
Gültekin Onan
"Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler." |
|
|
Araf 112. Ayet
112. Ayet
Hasan Basri Çantay
(111-112) Dediler ki: "Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana".
|
Hasan Basri Çantay
(111-112) Dediler ki: "Onunla kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcılar yolla da bilgiç sihirbaz (lar) in hepsini getirsinler sana". |
|
|
|
İbni Kesir
Bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler. |
|
|
Araf 112. Ayet
112. Ayet
Muhammed Esed
bütün usta ve bilgin sihirbazları senin huzuruna toplayıp getirsinler."
|
Muhammed Esed
bütün usta ve bilgin sihirbazları senin huzuruna toplayıp getirsinler." |
|
|
|
Şaban Piriş
Sana tüm sihirbazları getirsinler, dediler. |
|
|
Araf 112. Ayet
112. Ayet
Suat Yıldırım
(111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler.
|
Suat Yıldırım
(111-112) Yetkililer: "Onu ve kardeşini alıkoy, bütün şehirlere de görevliler yolla, usta sihirbazların hepsini senin huzuruna getirsinler." dediler. |
|
|
|
Süleyman Ateş
"Bütün bilgili büyücüleri (toplayıp) sana getirsinler." |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Tüm bilgili büyücüleri sana getirsinler." |
|
|
Araf 112. Ayet
112. Ayet
Mustafa İslamoğlu
bütün bilgin sihirbazları toplayıp huzuruna getirsinler."
|
Mustafa İslamoğlu
bütün bilgin sihirbazları toplayıp huzuruna getirsinler." |
|
|
|
Rashad Khalifa
"Let them summon every experienced magician." |
|
|
Araf 112. Ayet
112. Ayet
The Monotheist Group
"They will come to you with every knowledgeable magician."
|
The Monotheist Group
"They will come to you with every knowledgeable magician." |
|
|
|
Edip-Layth
"They will come to you with every knowledgeable magician." |
|
|
|
Ali Rıza Safa
"Bilgili büyücülerin tümünü getirsinler!" |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Bütün bilgin sihirbazları alıp sana getirsinler." |
|
|
|
Edip Yüksel
"Bütün uzman sihirbazları sana getirsinler." |
|
|
|
Erhan Aktaş
"Bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler." |
|
|
Araf 112. Ayet
112. Ayet
Mehmet Okuyan
(111, 112) (Yöneticiler) "Musa'yı ve kardeşini alıkoy! Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler diye şehirlere toplayıcı (görevli)ler gönderip haber sal!" demişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
(111, 112) (Yöneticiler) "Musa'yı ve kardeşini alıkoy! Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler diye şehirlere toplayıcı (görevli)ler gönderip haber sal!" demişlerdi. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Ahmed Hulusi
O sihirbazlar Firavun'a geldi... Dediler ki: "Eğer biz galip gelirsek, muhakkak ki bize bir mükafat var, değil mi?"
|
Ahmed Hulusi
O sihirbazlar Firavun'a geldi... Dediler ki: "Eğer biz galip gelirsek, muhakkak ki bize bir mükafat var, değil mi?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Ali Bulaç
Sihirbazlar Firavun'a gelip dediler ki: "Eğer biz galip olursak, herhalde bize bir karşılık (armağan) var, değil mi?"
|
Ali Bulaç
Sihirbazlar Firavun'a gelip dediler ki: "Eğer biz galip olursak, herhalde bize bir karşılık (armağan) var, değil mi?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Sihirbazlar Firavun'a geldiler, "Eğer üstün gelen biz olursak, bize kesin bir ödül var mı?" dediler.
|
Bayraktar Bayraklı
Sihirbazlar Firavun'a geldiler, "Eğer üstün gelen biz olursak, bize kesin bir ödül var mı?" dediler. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Diyanet İşleri
Sihirbazlar Firavun'a geldiler. "Galip gelenler biz olursak mutlaka bize bir mükafat vardır, değil mi?" dediler.
|
Diyanet İşleri
Sihirbazlar Firavun'a geldiler. "Galip gelenler biz olursak mutlaka bize bir mükafat vardır, değil mi?" dediler. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Bütün sihirbazlar da Fir'avna geldiler, elbette, dediler: Galib gelenler biz olursak bize mükafat şüphesiz ya?
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bütün sihirbazlar da Fir'avna geldiler, elbette, dediler: Galib gelenler biz olursak bize mükafat şüphesiz ya? |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Gültekin Onan
Sihirbazlar Firavun'a gelip dediler ki: "Eğer biz galip gelirsek herhalde bize bir karşılık var, değil mi?"
|
Gültekin Onan
Sihirbazlar Firavun'a gelip dediler ki: "Eğer biz galip gelirsek herhalde bize bir karşılık var, değil mi?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Hasan Basri Çantay
Sihirbazlar Fir'avna geldi. Dediler ki: "Eğer galebeyi kazananlar biz olursak elbet bize bir mükafat var, değil mi"?
|
Hasan Basri Çantay
Sihirbazlar Fir'avna geldi. Dediler ki: "Eğer galebeyi kazananlar biz olursak elbet bize bir mükafat var, değil mi"? |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
İbni Kesir
Sihirbazlar Firavun'a geldi ve dediler ki: Eğer galibler biz olursak; şüphesiz bize bir mükafat var, değil mi?
|
İbni Kesir
Sihirbazlar Firavun'a geldi ve dediler ki: Eğer galibler biz olursak; şüphesiz bize bir mükafat var, değil mi? |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Muhammed Esed
Ve sihirbazlar Firavuna gelip: "Eğer üstün gelen biz olursak" dediler "o zaman büyük bir ödül hak etmiş oluruz".
|
Muhammed Esed
Ve sihirbazlar Firavuna gelip: "Eğer üstün gelen biz olursak" dediler "o zaman büyük bir ödül hak etmiş oluruz". |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Şaban Piriş
Sihirbazlar Firavun'a gelerek dediler ki: -Eğer biz galip gelirsek bir mükafat var, değil mi?
|
Şaban Piriş
Sihirbazlar Firavun'a gelerek dediler ki: -Eğer biz galip gelirsek bir mükafat var, değil mi? |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Suat Yıldırım
Bütün büyücüler Firavun'a gelip: "Galip gelecek olursak, her halde mutlaka bize büyük bir mükafat verilir, değil mi?" dediler.
|
Suat Yıldırım
Bütün büyücüler Firavun'a gelip: "Galip gelecek olursak, her halde mutlaka bize büyük bir mükafat verilir, değil mi?" dediler. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Süleyman Ateş
Büyücüler Fir'avn'a gelip: "Eğer üstün gelen biz olursak, elbet bize bir mükafat var, değil mi?" dediler.
|
Süleyman Ateş
Büyücüler Fir'avn'a gelip: "Eğer üstün gelen biz olursak, elbet bize bir mükafat var, değil mi?" dediler. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Büyücüler Firavun'a gelip dediler ki: "Eğer galip gelen biz olursak bize iyi bir ödül var mı?"
|
Yaşar Nuri Öztürk
Büyücüler Firavun'a gelip dediler ki: "Eğer galip gelen biz olursak bize iyi bir ödül var mı?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ve sihirbizlar gelip Firavun'a dediler ki: "Şayet biz kazanacak olursak her halde bize bir ödül verilir?"
|
Mustafa İslamoğlu
Ve sihirbizlar gelip Firavun'a dediler ki: "Şayet biz kazanacak olursak her halde bize bir ödül verilir?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Rashad Khalifa
The magicians came to Pharaoh and said, "Do we get paid if we are the winners?"
|
Rashad Khalifa
The magicians came to Pharaoh and said, "Do we get paid if we are the winners?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
The Monotheist Group
And the magicians came to Pharaoh, they said: "We require a reward if we are the victors."
|
The Monotheist Group
And the magicians came to Pharaoh, they said: "We require a reward if we are the victors." |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Edip-Layth
The magicians came to Pharaoh and said, "There should be a reward for us if we are the victors."
|
Edip-Layth
The magicians came to Pharaoh and said, "There should be a reward for us if we are the victors." |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Ali Rıza Safa
Ve büyücüler gelip, Firavun'a, şöyle dediler: "Üstün gelirsek, kesinlikle bize bir ödül var değil mi?"
|
Ali Rıza Safa
Ve büyücüler gelip, Firavun'a, şöyle dediler: "Üstün gelirsek, kesinlikle bize bir ödül var değil mi?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Büyücüler Firavun'a geldi ve dediler ki "Biz galip gelirsek elbette bunun bir ödülü olacak değil mi?"
|
Süleymaniye Vakfı
Büyücüler Firavun'a geldi ve dediler ki "Biz galip gelirsek elbette bunun bir ödülü olacak değil mi?" |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Edip Yüksel
Sihirbazlar Firavuna geldiler ve "Kazanırsak bize bir ödül var mı" dediler.
|
Edip Yüksel
Sihirbazlar Firavuna geldiler ve "Kazanırsak bize bir ödül var mı" dediler. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Erhan Aktaş
Sihirbazlar, Firavun'a geldiler: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var değil mi?" dediler.
|
Erhan Aktaş
Sihirbazlar, Firavun'a geldiler: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var değil mi?" dediler. |
|
|
Araf 113. Ayet
113. Ayet
Mehmet Okuyan
Büyücüler Firavun'a gelmiş ve "Galip gelirsek bize ödül var, değil mi?" demişti.
|
Mehmet Okuyan
Büyücüler Firavun'a gelmiş ve "Galip gelirsek bize ödül var, değil mi?" demişti. |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Ahmed Hulusi
(Firavun): "Evet" dedi... "Muhakkak ki siz benim çok yakınlarımdan olacaksınız. "
|
Ahmed Hulusi
(Firavun): "Evet" dedi... "Muhakkak ki siz benim çok yakınlarımdan olacaksınız. " |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Ali Bulaç
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."
|
Ali Bulaç
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız." |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Firavun, "Evet, hem de siz bana yakınlardan olacaksınız" dedi.
|
Bayraktar Bayraklı
Firavun, "Evet, hem de siz bana yakınlardan olacaksınız" dedi. |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Diyanet İşleri
Firavun, "Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız" dedi.
|
Diyanet İşleri
Firavun, "Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız" dedi. |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet, dedi: Hem o vakit siz elbette gözdelerdensiniz |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Gültekin Onan
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."
|
Gültekin Onan
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız." |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Fir'avn): "Var ya, dedi, hem siz (benim) en yakınlar (ım) dan da olacaksınız muhakkak".
|
Hasan Basri Çantay
(Fir'avn): "Var ya, dedi, hem siz (benim) en yakınlar (ım) dan da olacaksınız muhakkak". |
|
|
|
İbni Kesir
Evet, hem siz muhakkak gözdeler olacaksınız, dedi. |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Muhammed Esed
(Firavun): "Elbette" diye karşılık verdi, "üstelik, o zaman gözdelerimizin arasına katılmış olacaksınız."
|
Muhammed Esed
(Firavun): "Elbette" diye karşılık verdi, "üstelik, o zaman gözdelerimizin arasına katılmış olacaksınız." |
|
|
|
Şaban Piriş
-Evet, elbette siz benim yakınlarım olacaksınız, dedi. |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Suat Yıldırım
Firavun: "Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız!" dedi.
|
Suat Yıldırım
Firavun: "Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız!" dedi. |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Süleyman Ateş
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!"
|
Süleyman Ateş
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!" |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız."
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız." |
|
|
Araf 114. Ayet
114. Ayet
Mustafa İslamoğlu
(Firavun): "Kesinlikle!" dedi, "üstelik siz (protokolde) maiyetimiz arasındaki yerinizi de alacaksınız."
|
Mustafa İslamoğlu
(Firavun): "Kesinlikle!" dedi, "üstelik siz (protokolde) maiyetimiz arasındaki yerinizi de alacaksınız." |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.