Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 87. Ayet 87. Ayet Muhammed Esed "Madem ki, aranızda, getirdiğim habere inanan bir topluluk yanında bir de inanmayan bir topluluk var, öyleyse bu içinden çıkılması zor durumda sabredin, ta ki aramızda Allah hükmedinceye kadar: çünkü O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Muhammed Esed

"Madem ki, aranızda, getirdiğim habere inanan bir topluluk yanında bir de inanmayan bir topluluk var, öyleyse bu içinden çıkılması zor durumda sabredin, ta ki aramızda Allah hükmedinceye kadar: çünkü O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.

Araf 87. Ayet 87. Ayet Şaban Piriş Eğer bana gönderilene içinizden bir grup iman edip, bir grup da iman etmemiş ise, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. Hüküm verenlerin en hayırlısı O'dur.
Şaban Piriş

Eğer bana gönderilene içinizden bir grup iman edip, bir grup da iman etmemiş ise, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. Hüküm verenlerin en hayırlısı O'dur.

Araf 87. Ayet 87. Ayet Suat Yıldırım "Eğer benimle gönderilen gerçeğe içinizden bir kısmı inanıyor, bir kısmınız inanmıyorsanız, eh ne diyeyim, o halde, aramızda Allah hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zaten hüküm verenlerin en iyisi O'dur."
Suat Yıldırım

"Eğer benimle gönderilen gerçeğe içinizden bir kısmı inanıyor, bir kısmınız inanmıyorsanız, eh ne diyeyim, o halde, aramızda Allah hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zaten hüküm verenlerin en iyisi O'dur."

Araf 87. Ayet 87. Ayet Süleyman Ateş "Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilene inanmış, bir kısmı da inanmamış ise, Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin; O, hükmedenlerin en iyisidir!"
Süleyman Ateş

"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilene inanmış, bir kısmı da inanmamış ise, Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin; O, hükmedenlerin en iyisidir!"

Araf 87. Ayet 87. Ayet Yaşar Nuri Öztürk "İçinizden bir grup, benimle gönderilene inanmış, bir başka grup da inanmamışsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar sabırlı olun. O, yargıçların en hayırlısıdır."
Yaşar Nuri Öztürk

"İçinizden bir grup, benimle gönderilene inanmış, bir başka grup da inanmamışsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar sabırlı olun. O, yargıçların en hayırlısıdır."

Araf 87. Ayet 87. Ayet Mustafa İslamoğlu Madem ki aranızda, getirdiğim mesaja inanan bir topluluk yanında inanmayan bir topluluk da var; o halde Allah aramızda hüküm verinceye kadar sabredin: Zira O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Mustafa İslamoğlu

Madem ki aranızda, getirdiğim mesaja inanan bir topluluk yanında inanmayan bir topluluk da var; o halde Allah aramızda hüküm verinceye kadar sabredin: Zira O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Araf 87. Ayet 87. Ayet Rashad Khalifa "Now that some of you have believed in what I was sent with, and some have disbelieved, wait until GOD issues His judgment between us; He is the best judge."
Rashad Khalifa

"Now that some of you have believed in what I was sent with, and some have disbelieved, wait until GOD issues His judgment between us; He is the best judge."

Araf 87. Ayet 87. Ayet The Monotheist Group "And if a group of you believes in what I have been sent with, and a group disbelieves, then wait until God judges between us. He is the best of judges."
The Monotheist Group

"And if a group of you believes in what I have been sent with, and a group disbelieves, then wait until God judges between us. He is the best of judges."

Araf 87. Ayet 87. Ayet Edip-Layth "If a group of you acknowledges what I have been sent with, and another group rejects, then wait until God judges between us. He is the best of judges."
Edip-Layth

"If a group of you acknowledges what I have been sent with, and another group rejects, then wait until God judges between us. He is the best of judges."

Araf 87. Ayet 87. Ayet Ali Rıza Safa "Onunla gönderildiğim şeye, aranızdan bir küme inanmış, bir küme de inanmamışsa, Allah, aramızda yargı verinceye değin, artık dirençli olun. Çünkü O, yargı verenlerin en iyisidir!"
Ali Rıza Safa

"Onunla gönderildiğim şeye, aranızdan bir küme inanmış, bir küme de inanmamışsa, Allah, aramızda yargı verinceye değin, artık dirençli olun. Çünkü O, yargı verenlerin en iyisidir!"

Araf 87. Ayet 87. Ayet Süleymaniye Vakfı "Benim elçiliğim ile gönderilene bir kısmınız güveniyor, bir kısmınız da güvenmiyorsa bekleyin; sonunda Allah, aramızda kararını verecektir. O, en iyi karar verendir."
Süleymaniye Vakfı

"Benim elçiliğim ile gönderilene bir kısmınız güveniyor, bir kısmınız da güvenmiyorsa bekleyin; sonunda Allah, aramızda kararını verecektir. O, en iyi karar verendir."

Araf 87. Ayet 87. Ayet Edip Yüksel "Madem ki sizden bir kısmı benimle gönderilen mesajı onaylamış, bir kısmı da onaylamamış bulunuyor, öyleyse ALLAH aramızda hükmedinceye kadar sabredin. O, hükmedenlerin en iyisidir."
Edip Yüksel

"Madem ki sizden bir kısmı benimle gönderilen mesajı onaylamış, bir kısmı da onaylamamış bulunuyor, öyleyse ALLAH aramızda hükmedinceye kadar sabredin. O, hükmedenlerin en iyisidir."

Araf 87. Ayet 87. Ayet Erhan Aktaş Mademki sizin bir kısmınız benimle gönderilene iman etmiş, bir kısmınız da iman etmemişse; o halde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Erhan Aktaş

Mademki sizin bir kısmınız benimle gönderilene iman etmiş, bir kısmınız da iman etmemişse; o halde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Araf 87. Ayet 87. Ayet Mehmet Okuyan İçinizden bir grup benimle gönderilene inanır, bir grup da inanmazsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar sabredip bekleyin! O hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Mehmet Okuyan

İçinizden bir grup benimle gönderilene inanır, bir grup da inanmazsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar sabredip bekleyin! O hüküm verenlerin en hayırlısıdır."

Araf 88. Ayet 88. Ayet Ahmed Hulusi (Şuayb'ın) halkından, kendilerini büyük gören ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Kesinlikle, ya seni ve seninle beraber iman edenleri şehrimizden çıkaracağız ya da mutlaka bizim atalarımızın dinine döneceksiniz"... (Şuayb da): "İstemesek de mi?" dedi.
Ahmed Hulusi

(Şuayb'ın) halkından, kendilerini büyük gören ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Kesinlikle, ya seni ve seninle beraber iman edenleri şehrimizden çıkaracağız ya da mutlaka bizim atalarımızın dinine döneceksiniz"... (Şuayb da): "İstemesek de mi?" dedi.

Araf 88. Ayet 88. Ayet Ali Bulaç Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb:) "Biz istemesek de mi?" dedi.
Ali Bulaç

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb:) "Biz istemesek de mi?" dedi.

Araf 88. Ayet 88. Ayet Bayraktar Bayraklı Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları şehrimizden çıkartırız, ya da dinimize dönersiniz!" Şu'ayb dedi ki: "İstemesek de mi?"
Bayraktar Bayraklı

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları şehrimizden çıkartırız, ya da dinimize dönersiniz!" Şu'ayb dedi ki: "İstemesek de mi?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Diyanet İşleri Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.
Diyanet İşleri

Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.

Araf 88. Ayet 88. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat, ya Şuayb! kat'iyyen, dediler: Seni de seninle beraber iyman edenleri de memleketimizden çıkarırız, yahud ki sureti kat'iyede milletimize dönersiniz; ya, dedi, istemezsek de mi?
Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat, ya Şuayb! kat'iyyen, dediler: Seni de seninle beraber iyman edenleri de memleketimizden çıkarırız, yahud ki sureti kat'iyede milletimize dönersiniz; ya, dedi, istemezsek de mi?

Araf 88. Ayet 88. Ayet Gültekin Onan Kavminin önde gelenlerinden büyüklenenler dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte inananları ya ülkemizden sürüp çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb) "Biz istemesek de mi?" dedi.
Gültekin Onan

Kavminin önde gelenlerinden büyüklenenler dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte inananları ya ülkemizden sürüp çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb) "Biz istemesek de mi?" dedi.

Araf 88. Ayet 88. Ayet Hasan Basri Çantay Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar şöyle dedi: "Ey Şuayb, seni ve beraberindeki iman edenleri ya muhakkak memleketimizden çıkaracağız, yahud mutlaka bizim dinimize döneceksiniz". O: "Ya istemesek de mi?" dedi.
Hasan Basri Çantay

Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar şöyle dedi: "Ey Şuayb, seni ve beraberindeki iman edenleri ya muhakkak memleketimizden çıkaracağız, yahud mutlaka bizim dinimize döneceksiniz". O: "Ya istemesek de mi?" dedi.

Araf 88. Ayet 88. Ayet İbni Kesir Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: Ey Şuayb; seni ve beraberindeki inanmış olanları, ya memleketimizden çıkarırız veya mutlaka bizim dinimize dönersiniz. Dedi ki: İstemezsek de mi?
İbni Kesir

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: Ey Şuayb; seni ve beraberindeki inanmış olanları, ya memleketimizden çıkarırız veya mutlaka bizim dinimize dönersiniz. Dedi ki: İstemezsek de mi?

Araf 88. Ayet 88. Ayet Muhammed Esed Kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş o kurumlu kimseler: "Ey Şuayb!" dediler, "Hiç şüphen olmasın ki, seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz, meğer ki, kesin bir biçimde bizim yolumuza dönersiniz!" (Şuayb): "Peki, ya bunu yürekten istemiyorsak?" dedi,
Muhammed Esed

Kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş o kurumlu kimseler: "Ey Şuayb!" dediler, "Hiç şüphen olmasın ki, seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz, meğer ki, kesin bir biçimde bizim yolumuza dönersiniz!" (Şuayb): "Peki, ya bunu yürekten istemiyorsak?" dedi,

Araf 88. Ayet 88. Ayet Şaban Piriş O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri, dediler ki: -Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden çıkaracağız. Ya da siz bizim yolumuza geri döneceksiniz!
Şaban Piriş

O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri, dediler ki: -Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden çıkaracağız. Ya da siz bizim yolumuza geri döneceksiniz!

Araf 88. Ayet 88. Ayet Suat Yıldırım Halkından kibirlenen eşraf grubu: "Bak Şuayb!" dediler, "yeminle söylüyoruz:Ya tekrar dinimize dönersiniz. Ya da seni de, sana inanan taraftarlarını da ülkemizden süreriz!"Şuayb şöyle cevap verdi: "Peki, istemesek de mi dinimizden döndürüp süreceksiniz (Ya istemezsek ne olacakmış!)
Suat Yıldırım

Halkından kibirlenen eşraf grubu: "Bak Şuayb!" dediler, "yeminle söylüyoruz:Ya tekrar dinimize dönersiniz. Ya da seni de, sana inanan taraftarlarını da ülkemizden süreriz!"Şuayb şöyle cevap verdi: "Peki, istemesek de mi dinimizden döndürüp süreceksiniz (Ya istemezsek ne olacakmış!)

Araf 88. Ayet 88. Ayet Süleyman Ateş Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)?
Süleyman Ateş

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)?

Araf 88. Ayet 88. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletimize dönersiniz yahutta seni ve seninle birlikte inananları kentimizden çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?"
Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletimize dönersiniz yahutta seni ve seninle birlikte inananları kentimizden çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Mustafa İslamoğlu Kavminin büyüklük taslayan seçkinleri "Ey Şuayb!" dediler, "Ya seni ve beraberindeki mü'minleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız, ya da bizim inanç sistemimize geri dönersin!" (Şuayb) dedi ki: "Peki, ya razı olmazsak?
Mustafa İslamoğlu

Kavminin büyüklük taslayan seçkinleri "Ey Şuayb!" dediler, "Ya seni ve beraberindeki mü'minleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız, ya da bizim inanç sistemimize geri dönersin!" (Şuayb) dedi ki: "Peki, ya razı olmazsak?

Araf 88. Ayet 88. Ayet Rashad Khalifa The arrogant leaders among his people said, "We will evict you, O Shu'aib, together with those who believed with you, from our town, unless you revert to our religion." He said, "Are you going to force us?
Rashad Khalifa

The arrogant leaders among his people said, "We will evict you, O Shu'aib, together with those who believed with you, from our town, unless you revert to our religion." He said, "Are you going to force us?

Araf 88. Ayet 88. Ayet The Monotheist Group And the leaders who became arrogant from among his people said: "We will drive you out of our town Shu'ayb, along with those who have believed with you, or you shall return to our creed!" He said: "Will you force us?"
The Monotheist Group

And the leaders who became arrogant from among his people said: "We will drive you out of our town Shu'ayb, along with those who have believed with you, or you shall return to our creed!" He said: "Will you force us?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Edip-Layth The leaders who became arrogant from among his people said, "We will evict you Shuayb, along with those who acknowledged, or else you will return to our creed!" He said, "Even though we detest?"
Edip-Layth

The leaders who became arrogant from among his people said, "We will evict you Shuayb, along with those who acknowledged, or else you will return to our creed!" He said, "Even though we detest?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Ali Rıza Safa Toplumu arasındaki büyüklük taslayanların ileri gelenleri, şöyle dediler: "Ey Şuayb! Seni ve seninle birlikte inananları, ya kesinlikle kentimizden çıkarırız ya da kesinlikle bizim dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "Ya istemiyorsak?"
Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki büyüklük taslayanların ileri gelenleri, şöyle dediler: "Ey Şuayb! Seni ve seninle birlikte inananları, ya kesinlikle kentimizden çıkarırız ya da kesinlikle bizim dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "Ya istemiyorsak?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Süleymaniye Vakfı Halkı içinden büyüklük taslayan itibarlı kişiler şöyle dediler: "Bak Şuayb! Ne pahasına olursa olsun seni bu ülkeden çıkaracağız, seninle birlikte inananları da öyle. Tek çare bizim düzenimize dönmenizdir." Şuayb dedi ki "Biz istemesek de mi?"
Süleymaniye Vakfı

Halkı içinden büyüklük taslayan itibarlı kişiler şöyle dediler: "Bak Şuayb! Ne pahasına olursa olsun seni bu ülkeden çıkaracağız, seninle birlikte inananları da öyle. Tek çare bizim düzenimize dönmenizdir." Şuayb dedi ki "Biz istemesek de mi?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Edip Yüksel Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Şuayb, ya seni ve seninle beraber iman edenleri kentimizden süreceğiz ya da dinimize geri dönersin!" dediler. O da şöyle dedi: "Biz istemesek de mi?"
Edip Yüksel

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Şuayb, ya seni ve seninle beraber iman edenleri kentimizden süreceğiz ya da dinimize geri dönersin!" dediler. O da şöyle dedi: "Biz istemesek de mi?"

Araf 88. Ayet 88. Ayet Erhan Aktaş Halkının büyüklük taslayan meleleri[1] dediler ki: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize[2] döneceksiniz." O da: "Kerih[3] görsek de mi?" dedi.
Erhan Aktaş

Halkının büyüklük taslayan meleleri[1] dediler ki: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize[2] döneceksiniz." O da: "Kerih[3] görsek de mi?" dedi.

Dip Notlar
Araf 88. Ayet 88. Ayet Mehmet Okuyan (Şuayb'ın) kavminden kibirli yöneticiler demişti ki: "Ey Şuayb! Ya mutlaka seni ve seninle birlikte inananları şehrimizden çıkaracağız[1] ya da dinimize döneceksiniz!"[2] (Şuayb şu) cevabı vermişti: "İstememiş olsak da mı?
Mehmet Okuyan

(Şuayb'ın) kavminden kibirli yöneticiler demişti ki: "Ey Şuayb! Ya mutlaka seni ve seninle birlikte inananları şehrimizden çıkaracağız[1] ya da dinimize döneceksiniz!"[2] (Şuayb şu) cevabı vermişti: "İstememiş olsak da mı?

Dip Notlar
Araf 89. Ayet 89. Ayet Ahmed Hulusi "Allah bizi, o asılsız din anlayışından kurtardıktan sonra, eğer sizin atasal dininize geri dönersek, gerçekten Allah üzerine yalan uydurmuş oluruz... Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir! Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi hariç... Rabbimiz, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır... Allah'a tevekkül ettik (hakikatimizdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman ettik)... Rabbimiz, bizimle toplumumuzun arasını Hak üzere birleştir... Sen en hayırlı Fatih'sin!"
Ahmed Hulusi

"Allah bizi, o asılsız din anlayışından kurtardıktan sonra, eğer sizin atasal dininize geri dönersek, gerçekten Allah üzerine yalan uydurmuş oluruz... Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir! Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi hariç... Rabbimiz, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır... Allah'a tevekkül ettik (hakikatimizdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman ettik)... Rabbimiz, bizimle toplumumuzun arasını Hak üzere birleştir... Sen en hayırlı Fatih'sin!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Ali Bulaç "Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında 'Sen hak ile hüküm ver,' Sen 'hüküm verenlerin' en hayırlısısın."
Ali Bulaç

"Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında 'Sen hak ile hüküm ver,' Sen 'hüküm verenlerin' en hayırlısısın."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Bayraktar Bayraklı "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah hakkında yalan söylemiş oluruz. Rabbimiz Allah dilemedikten sonra, sizin dininize dönmemiz bizim için olur şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasındaki işi gerçekle açığa çıkar. Muhakkak ki sen gerçekleri açığa çıkaranların en üstünüsün!"
Bayraktar Bayraklı

"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah hakkında yalan söylemiş oluruz. Rabbimiz Allah dilemedikten sonra, sizin dininize dönmemiz bizim için olur şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasındaki işi gerçekle açığa çıkar. Muhakkak ki sen gerçekleri açığa çıkaranların en üstünüsün!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Diyanet İşleri "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."
Diyanet İşleri

"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Doğrusu Allah bizi kurtarmış iken sizin milletinize dönecek olur isek bir yalan söyliyerek Allaha iftira etmiş imişiz demek olur, ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir, meğer ki rabbımız Allah dilemiş olsun, rabbımız her şeyi ılmiyle kuşatmış, biz Allaha dayanmışız, ey bizim rabbımız kavmimizle bizim aramızı hakk ile fetih buyur, sen fatihlerin en hayırlısısın
Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Allah bizi kurtarmış iken sizin milletinize dönecek olur isek bir yalan söyliyerek Allaha iftira etmiş imişiz demek olur, ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir, meğer ki rabbımız Allah dilemiş olsun, rabbımız her şeyi ılmiyle kuşatmış, biz Allaha dayanmışız, ey bizim rabbımız kavmimizle bizim aramızı hakk ile fetih buyur, sen fatihlerin en hayırlısısın

Araf 89. Ayet 89. Ayet Gültekin Onan "Tanrı bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Tanrı'ya karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. rabbimiz olan Tanrı'nın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz Tanrı'ya tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında Sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın."
Gültekin Onan

"Tanrı bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Tanrı'ya karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. rabbimiz olan Tanrı'nın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz Tanrı'ya tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında Sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Hasan Basri Çantay "(Öyle amma) Allah bizi ondan kurtardıkdan sonra yine sizin dininize dönersek Allaha karşı muhakkak yalan düşmüş, iftira etmişizdir (demekdir). Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir, Meğer ki Rabbimiz olan Allah dileye. Rabbimizin ilmi her şey'i kaplamışdır. Biz ancak Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasında Sen hak olanı hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın".
Hasan Basri Çantay

"(Öyle amma) Allah bizi ondan kurtardıkdan sonra yine sizin dininize dönersek Allaha karşı muhakkak yalan düşmüş, iftira etmişizdir (demekdir). Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir, Meğer ki Rabbimiz olan Allah dileye. Rabbimizin ilmi her şey'i kaplamışdır. Biz ancak Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasında Sen hak olanı hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın".

Araf 89. Ayet 89. Ayet İbni Kesir Allah, bizi ondan kurtardıktan sonra yine sizin dininize dönecek olursak; doğrusu Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbımız olan Allah'ın dilemesi bir yana, O'na dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbımızın ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah'a dayanıp güvendik biz. Rabbımız, kavmimizle bizim aramızda Sen, hak ile hüküm ver. Sen, hüküm verenlerin en hayırlısısın.
İbni Kesir

Allah, bizi ondan kurtardıktan sonra yine sizin dininize dönecek olursak; doğrusu Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbımız olan Allah'ın dilemesi bir yana, O'na dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbımızın ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah'a dayanıp güvendik biz. Rabbımız, kavmimizle bizim aramızda Sen, hak ile hüküm ver. Sen, hüküm verenlerin en hayırlısısın.

Araf 89. Ayet 89. Ayet Muhammed Esed "Çünkü, bakın,kalkıp yeniden sizin yolunuza dönecek olsaydık -hem de Allah bizi ondan kurtardıktan sonra- o zaman, Allaha düpedüz yalan yakıştırmış olurduk. Rabbimiz Allah bunu bizden istemediği sürece, bizim sizin yolunuza dönmemiz asla doğru olmaz. Rabbimiz sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır; biz de güvenimizi Allaha bağışlamışız. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında hak neyse, ortaya çıkar; çünkü hakkı ortaya çıkaranların en hayırlısı Sensin!"
Muhammed Esed

"Çünkü, bakın,kalkıp yeniden sizin yolunuza dönecek olsaydık -hem de Allah bizi ondan kurtardıktan sonra- o zaman, Allaha düpedüz yalan yakıştırmış olurduk. Rabbimiz Allah bunu bizden istemediği sürece, bizim sizin yolunuza dönmemiz asla doğru olmaz. Rabbimiz sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır; biz de güvenimizi Allaha bağışlamışız. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında hak neyse, ortaya çıkar; çünkü hakkı ortaya çıkaranların en hayırlısı Sensin!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Şaban Piriş Allah bizi, ondan kurtardıktan sonra dininize dönersek, Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Bizim için, Rabbimiz Allah dilemedikçe tekrar ona dönmemiz imkansızdır. Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz, Allah'a bağlandık. Rabbimiz, bizim ile kavmimiz arasında hak ile hükmet. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın!
Şaban Piriş

Allah bizi, ondan kurtardıktan sonra dininize dönersek, Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Bizim için, Rabbimiz Allah dilemedikçe tekrar ona dönmemiz imkansızdır. Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz, Allah'a bağlandık. Rabbimiz, bizim ile kavmimiz arasında hak ile hükmet. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın!

Araf 89. Ayet 89. Ayet Suat Yıldırım "Allah bizi sizin o batıl dininizden kurtardıktan sonra kalkıp tekrar dininize dönecek olursak Allah'a büyük bir iftira atmış oluruz. Allah göstermesin, sizin inancınıza dönmemiz kesinlikle mümkün değil! Rabbimizin ilmi her şeyi kapsar. Biz yalnız Allah'a dayanırız. Ey bizim Rabbimiz! Bizimle şu halkımız arasında Sen adil hükmünü ver, haklı haksız açığa çıksın. Sen elbette hüküm verenlerin en iyisisin!"
Suat Yıldırım

"Allah bizi sizin o batıl dininizden kurtardıktan sonra kalkıp tekrar dininize dönecek olursak Allah'a büyük bir iftira atmış oluruz. Allah göstermesin, sizin inancınıza dönmemiz kesinlikle mümkün değil! Rabbimizin ilmi her şeyi kapsar. Biz yalnız Allah'a dayanırız. Ey bizim Rabbimiz! Bizimle şu halkımız arasında Sen adil hükmünü ver, haklı haksız açığa çıksın. Sen elbette hüküm verenlerin en iyisisin!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Süleyman Ateş Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah'ın üzerine yalan atmış oluruz. Rabbimiz Allah, dilemedikten sonra o(sizin dediğiniz di)ne dönmemiz, bizim için olur şey değildir. Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a dayanmışız. (Ey) Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasın(daki iş)i gerçekle aç(ığa çıkar). Muhakkak ki sen (gerçekleri) aç(ığa çıkar)anlanın en iyisisin!"
Süleyman Ateş

Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah'ın üzerine yalan atmış oluruz. Rabbimiz Allah, dilemedikten sonra o(sizin dediğiniz di)ne dönmemiz, bizim için olur şey değildir. Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a dayanmışız. (Ey) Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasın(daki iş)i gerçekle aç(ığa çıkar). Muhakkak ki sen (gerçekleri) aç(ığa çıkar)anlanın en iyisisin!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Yaşar Nuri Öztürk "Allah bizi, milletimizden kurtardıktan sonra tekrar ona dönersek yalan düzüp Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece, sizin milletinize dönmemiz söz konusu edilemez. Rabbimiz, bilgice herşeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, çözüm getirenlerin en hayırlısısın."
Yaşar Nuri Öztürk

"Allah bizi, milletimizden kurtardıktan sonra tekrar ona dönersek yalan düzüp Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece, sizin milletinize dönmemiz söz konusu edilemez. Rabbimiz, bilgice herşeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, çözüm getirenlerin en hayırlısısın."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Mustafa İslamoğlu Hem Allah bizi ondan kurtardıktan sonra kalkıp sizin inanç sisteminize dönecek olursak, uydurduğumuz yalanı Allah'a isnat etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece inancınıza dönmemiz asla mümkün değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır (ve) biz Allah'a güvenmişizdir: Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasındaki engelleri kaldır! Çünkü Sen, engel kaldıranların en hayırlısısın!"
Mustafa İslamoğlu

Hem Allah bizi ondan kurtardıktan sonra kalkıp sizin inanç sisteminize dönecek olursak, uydurduğumuz yalanı Allah'a isnat etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece inancınıza dönmemiz asla mümkün değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır (ve) biz Allah'a güvenmişizdir: Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasındaki engelleri kaldır! Çünkü Sen, engel kaldıranların en hayırlısısın!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Rashad Khalifa "We would be blaspheming against GOD if we reverted to your religion after GOD has saved us from it. How could we revert back to it against the will of GOD our Lord? Our Lord's knowledge encompasses all things. We have put our trust in GOD. Our Lord, grant us a decisive victory over our people. You are the best supporter."
Rashad Khalifa

"We would be blaspheming against GOD if we reverted to your religion after GOD has saved us from it. How could we revert back to it against the will of GOD our Lord? Our Lord's knowledge encompasses all things. We have put our trust in GOD. Our Lord, grant us a decisive victory over our people. You are the best supporter."

Araf 89. Ayet 89. Ayet The Monotheist Group "We will then be inventing lies about God if we return to your creed after God has saved us from it; and we will not return to it except if God our Lord wills, our Lord encompasses everything with knowledge, in God we put our trust. Our Lord, make an opening between us and between our people with the truth, you are the best of openers."
The Monotheist Group

"We will then be inventing lies about God if we return to your creed after God has saved us from it; and we will not return to it except if God our Lord wills, our Lord encompasses everything with knowledge, in God we put our trust. Our Lord, make an opening between us and between our people with the truth, you are the best of openers."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Edip-Layth "We would then be inventing lies about God if we return to your creed after God had saved us from it; and we would not return to it except if God our Lord wishes. Our Lord encompasses everything with knowledge. In God we put our trust. Our Lord, separate between us and between our people with truth, you are the best separator."
Edip-Layth

"We would then be inventing lies about God if we return to your creed after God had saved us from it; and we would not return to it except if God our Lord wishes. Our Lord encompasses everything with knowledge. In God we put our trust. Our Lord, separate between us and between our people with truth, you are the best separator."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Ali Rıza Safa "Allah, bizi ondan kurtardıktan sonra, tekrar sizin dininize dönersek, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmiş oluruz. Efendimiz Allah dilemedikçe, ona geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Efendimiz, bilgisiyle her şeyi kaplamıştır. Biz, yalnızca Allah'a güvendik!" "Efendimiz! Bizimle toplumumuz arasında adaletle yargı ver. Çünkü Sen, yargı verenlerin en iyisisin!"
Ali Rıza Safa

"Allah, bizi ondan kurtardıktan sonra, tekrar sizin dininize dönersek, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmiş oluruz. Efendimiz Allah dilemedikçe, ona geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Efendimiz, bilgisiyle her şeyi kaplamıştır. Biz, yalnızca Allah'a güvendik!" "Efendimiz! Bizimle toplumumuz arasında adaletle yargı ver. Çünkü Sen, yargı verenlerin en iyisisin!"

Araf 89. Ayet 89. Ayet Süleymaniye Vakfı "Allah'ın bizi kurtarmasından sonra tutar sizin düzeninize dönersek Allah'a karşı tam bir yalan uydurmuş oluruz. Düzeninize dönmemiz olacak şey değildir; Rabbimiz olan Allah döndürürse başka. Rabbimiz bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi halkımızdan en doğru bir biçimde ayır. Ayırmayı en iyi yapan sensin."
Süleymaniye Vakfı

"Allah'ın bizi kurtarmasından sonra tutar sizin düzeninize dönersek Allah'a karşı tam bir yalan uydurmuş oluruz. Düzeninize dönmemiz olacak şey değildir; Rabbimiz olan Allah döndürürse başka. Rabbimiz bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi halkımızdan en doğru bir biçimde ayır. Ayırmayı en iyi yapan sensin."

Araf 89. Ayet 89. Ayet Edip Yüksel "ALLAH bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra ona dönersek ALLAH'a yalan yakıştırmış oluruz. Efendimiz ALLAH dilemedikçe ona tekrar dönmemiz söz konusu olamaz. Efendimiz her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır. Biz yalnız ALLAH'a güvendik. Bizimle halkımızın arasını hak ile aç ey Efendimiz. Sen açığa çıkaranların en hayırlısısın.
Edip Yüksel

"ALLAH bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra ona dönersek ALLAH'a yalan yakıştırmış oluruz. Efendimiz ALLAH dilemedikçe ona tekrar dönmemiz söz konusu olamaz. Efendimiz her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır. Biz yalnız ALLAH'a güvendik. Bizimle halkımızın arasını hak ile aç ey Efendimiz. Sen açığa çıkaranların en hayırlısısın.

Araf 89. Ayet 89. Ayet Erhan Aktaş O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize[1] dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe[2] bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül[3] ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle halkımız arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın.
Erhan Aktaş

O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize[1] dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe[2] bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül[3] ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle halkımız arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın.

Dip Notlar
Araf 89. Ayet 89. Ayet Mehmet Okuyan Allah bizi o (yanlış inanış)tan kurtardıktan sonra sizin dininize dönersek Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hariç, ona (Medyenlilerin dinine) dönmemiz mümkün değildir. Rabbimiz ilim bakımından her şeyi kapsamıştır. Biz yalnızca Allah'a güvendik! Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmü sen ver! Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın."
Mehmet Okuyan

Allah bizi o (yanlış inanış)tan kurtardıktan sonra sizin dininize dönersek Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hariç, ona (Medyenlilerin dinine) dönmemiz mümkün değildir. Rabbimiz ilim bakımından her şeyi kapsamıştır. Biz yalnızca Allah'a güvendik! Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmü sen ver! Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Ahmed Hulusi Halkından hakikat bilgisini inkar eden ileri gelenler: "Eğer Şuayb'a tabi olursanız, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz" dediler.
Ahmed Hulusi

Halkından hakikat bilgisini inkar eden ileri gelenler: "Eğer Şuayb'a tabi olursanız, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz" dediler.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Ali Bulaç Kavminin önde gelenlerinden inkar edenler, dediler ki: "Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."
Ali Bulaç

Kavminin önde gelenlerinden inkar edenler, dediler ki: "Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Bayraktar Bayraklı Kavminden ileri gelen inkarcılar: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız, muhakkak siz ziyana uğrarsınız!" dediler.
Bayraktar Bayraklı

Kavminden ileri gelen inkarcılar: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız, muhakkak siz ziyana uğrarsınız!" dediler.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Diyanet İşleri Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."
Diyanet İşleri

Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Kavminden küfreden cumhur cemaat da yemin ederiz, dediler: eğer Şuaybe uyarsanız hiç şüphe yok o takdirde siz kat'i husrane düşeceksiniz
Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminden küfreden cumhur cemaat da yemin ederiz, dediler: eğer Şuaybe uyarsanız hiç şüphe yok o takdirde siz kat'i husrane düşeceksiniz

Araf 90. Ayet 90. Ayet Gültekin Onan Kavminin önde gelenlerinden küfredenler dediler ki: "Andolsun, eğer Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."
Gültekin Onan

Kavminin önde gelenlerinden küfredenler dediler ki: "Andolsun, eğer Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Hasan Basri Çantay Onun kavminden kafir olan ileri gelirler: "(Dininizi terk ile) Şuaybe uyarsanız, andolsun ki, o takdirde muhakkak en büyük zarara uğramış kimseler olacaksınız" dedi.
Hasan Basri Çantay

Onun kavminden kafir olan ileri gelirler: "(Dininizi terk ile) Şuaybe uyarsanız, andolsun ki, o takdirde muhakkak en büyük zarara uğramış kimseler olacaksınız" dedi.

Araf 90. Ayet 90. Ayet İbni Kesir Kavminden küfretmiş olan ileri gelenler dediler ki: Şuayb'a uyarsanız; andolsun ki siz, o zaman hüsrana uğrayanlardansınız.
İbni Kesir

Kavminden küfretmiş olan ileri gelenler dediler ki: Şuayb'a uyarsanız; andolsun ki siz, o zaman hüsrana uğrayanlardansınız.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Muhammed Esed Ne var ki, kavimleri arasından, hakkı inkara şartlanmış olan elebaşları, (Şuaybın yandaşlarına:) "Doğrusu, eğer Şuayba uyarsanız, bilin ki, kaybedenlerden olacaksınız!" dediler.
Muhammed Esed

Ne var ki, kavimleri arasından, hakkı inkara şartlanmış olan elebaşları, (Şuaybın yandaşlarına:) "Doğrusu, eğer Şuayba uyarsanız, bilin ki, kaybedenlerden olacaksınız!" dediler.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Şaban Piriş Toplumun önde gelen kafirleri dediler ki: -Şuayb'e uyarsanız o zaman mahvolursunuz!
Şaban Piriş

Toplumun önde gelen kafirleri dediler ki: -Şuayb'e uyarsanız o zaman mahvolursunuz!

Araf 90. Ayet 90. Ayet Suat Yıldırım Kavminden inkara sapan ileri gelenler "Eğer Şuayb'a uyacak olursanız kesinlikle perişan olursunuz!" diye tehditte bulundular.
Suat Yıldırım

Kavminden inkara sapan ileri gelenler "Eğer Şuayb'a uyacak olursanız kesinlikle perişan olursunuz!" diye tehditte bulundular.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Süleyman Ateş Kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"
Süleyman Ateş

Kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"

Araf 90. Ayet 90. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Toplumunun küfre sapan kodamanları dedi ki: "Eğer Şuayb'ın ardısıra giderseniz hüsrana gömülenler olursunuz."
Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun küfre sapan kodamanları dedi ki: "Eğer Şuayb'ın ardısıra giderseniz hüsrana gömülenler olursunuz."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Mustafa İslamoğlu Ve kavminden inkarda direnen seçkinler: "Eğer Şuayb'e uyacak olursanız kesinlikle kaybeden siz olacaksınız!" diye tehdit ettiler.
Mustafa İslamoğlu

Ve kavminden inkarda direnen seçkinler: "Eğer Şuayb'e uyacak olursanız kesinlikle kaybeden siz olacaksınız!" diye tehdit ettiler.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Rashad Khalifa The disbelieving leaders among his people said, "If you follow Shu'aib, you will be losers."
Rashad Khalifa

The disbelieving leaders among his people said, "If you follow Shu'aib, you will be losers."

Araf 90. Ayet 90. Ayet The Monotheist Group And the leaders who rejected from among his people said: "If you follow Shu'ayb, then you are losers."
The Monotheist Group

And the leaders who rejected from among his people said: "If you follow Shu'ayb, then you are losers."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Edip-Layth The leaders who rejected from among his people said, "If you follow Shuayb, then you are losers."
Edip-Layth

The leaders who rejected from among his people said, "If you follow Shuayb, then you are losers."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Ali Rıza Safa Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Şuayb'ı izlerseniz, kesinlikle yitime uğrarsınız!"
Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Şuayb'ı izlerseniz, kesinlikle yitime uğrarsınız!"

Araf 90. Ayet 90. Ayet Süleymaniye Vakfı Halkının itibarlı kişilerinden ayetleri görmezden gelenler (kafirler) şöyle dediler: "Hele Şuayb'a uyun; kesin olarak kaybedersiniz."
Süleymaniye Vakfı

Halkının itibarlı kişilerinden ayetleri görmezden gelenler (kafirler) şöyle dediler: "Hele Şuayb'a uyun; kesin olarak kaybedersiniz."

Araf 90. Ayet 90. Ayet Edip Yüksel Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz" dediler.
Edip Yüksel

Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz" dediler.

Araf 90. Ayet 90. Ayet Erhan Aktaş Halkından gerçeği yalanlayan nankör meleler:[1] "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.
Erhan Aktaş

Halkından gerçeği yalanlayan nankör meleler:[1] "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.

Dip Notlar
Araf 90. Ayet 90. Ayet Mehmet Okuyan Kavminin kâfir olan yöneticileri "Şuayb'a uyarsanız bu durumda siz kaybedersiniz!" demişlerdi.
Mehmet Okuyan

Kavminin kâfir olan yöneticileri "Şuayb'a uyarsanız bu durumda siz kaybedersiniz!" demişlerdi.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Ahmed Hulusi Onları o şiddetli sarsıntı yakaladı... Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Ahmed Hulusi

Onları o şiddetli sarsıntı yakaladı... Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Ali Bulaç Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
Ali Bulaç

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Bayraktar Bayraklı Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi; yurtlarında diz üstü çöktüler.
Bayraktar Bayraklı

Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi; yurtlarında diz üstü çöktüler.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Diyanet İşleri Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Diyanet İşleri

Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Derken onları o recfe tutuverdi, derhal vatanlarında çöke kaldılar
Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onları o recfe tutuverdi, derhal vatanlarında çöke kaldılar

Araf 91. Ayet 91. Ayet Gültekin Onan Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
Gültekin Onan

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Hasan Basri Çantay Bunun üzerine onları o müdhiş zelzele yakalayıverdi de yurdlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.
Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine onları o müdhiş zelzele yakalayıverdi de yurdlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.

Araf 91. Ayet 91. Ayet İbni Kesir Bunun üzerine onları sarsıntı yakalayıverdi. Ve yurtlarında dizüstü çökenler oldular.
İbni Kesir

Bunun üzerine onları sarsıntı yakalayıverdi. Ve yurtlarında dizüstü çökenler oldular.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Muhammed Esed Derken, bir deprem onların işini bitirdi: kendi evlerinde cansız olarak yere serilip kaldılar.
Muhammed Esed

Derken, bir deprem onların işini bitirdi: kendi evlerinde cansız olarak yere serilip kaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Şaban Piriş (91-92.) Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.
Şaban Piriş

(91-92.) Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Suat Yıldırım Derken şiddetli bir deprem onları kıskıvrak yakaladı ve derhal oldukları yerde çökekaldılar.
Suat Yıldırım

Derken şiddetli bir deprem onları kıskıvrak yakaladı ve derhal oldukları yerde çökekaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Süleyman Ateş Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Süleyman Ateş

Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Bunun üzerine o korkunç titreşim/o büyük zelzele onları yakalayıverdi de öz yurtlarında yere çökmüş hale geldiler.
Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine o korkunç titreşim/o büyük zelzele onları yakalayıverdi de öz yurtlarında yere çökmüş hale geldiler.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Mustafa İslamoğlu Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.
Mustafa İslamoğlu

Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Rashad Khalifa The quake annihilated them, leaving them dead in their homes.
Rashad Khalifa

The quake annihilated them, leaving them dead in their homes.

Araf 91. Ayet 91. Ayet The Monotheist Group The earthquake took them, thus they became lifeless in their home.
The Monotheist Group

The earthquake took them, thus they became lifeless in their home.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Edip-Layth The earthquake took them, thus they fell motionless in their homes.
Edip-Layth

The earthquake took them, thus they fell motionless in their homes.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Ali Rıza Safa Bunun üzerine, zorlu bir sarsıntı onları yakaladı ve kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, zorlu bir sarsıntı onları yakaladı ve kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Süleymaniye Vakfı Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı

Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.

Araf 91. Ayet 91. Ayet Edip Yüksel Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde dizüstü çöküverdiler.
Edip Yüksel

Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde dizüstü çöküverdiler.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image