Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Azabımız onlara gelip çattığında, yaptıkları, şu çığlığı yükseltmekten başka birşey olmamıştır: Biz gerçekten zalimlerdik!
|
Yaşar Nuri Öztürk
Azabımız onlara gelip çattığında, yaptıkları, şu çığlığı yükseltmekten başka birşey olmamıştır: Biz gerçekten zalimlerdik! |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Kahredici gazabımız kendilerine gelip çatınca, "Kesinlikle bizdik haksız olan, evet biz!" itirafından başka bir savunmaları olmayacaktır.
|
Mustafa İslamoğlu
Kahredici gazabımız kendilerine gelip çatınca, "Kesinlikle bizdik haksız olan, evet biz!" itirafından başka bir savunmaları olmayacaktır. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Rashad Khalifa
Their utterance when our retribution came to them was: "Indeed, we have been transgressors."
|
Rashad Khalifa
Their utterance when our retribution came to them was: "Indeed, we have been transgressors." |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
The Monotheist Group
Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!"
|
The Monotheist Group
Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!" |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Edip-Layth
Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!"
|
Edip-Layth
Then their only saying when Our punishment came to them was: "We were wicked!" |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Ali Rıza Safa
Cezamız geldiğinde, şunu söylemekten başka yalvarmaları olmadı: "Belli ki, haksızlık yapanlardan olmuşuz!"
|
Ali Rıza Safa
Cezamız geldiğinde, şunu söylemekten başka yalvarmaları olmadı: "Belli ki, haksızlık yapanlardan olmuşuz!" |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Baskınımız gelince şundan başka bir haykırışları olmamıştır: "Biz, yanlışlar içindeydik!"
|
Süleymaniye Vakfı
Baskınımız gelince şundan başka bir haykırışları olmamıştır: "Biz, yanlışlar içindeydik!" |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Edip Yüksel
Kendilerine azabımız geldiği vakit, "Gerçekten bizler zalimler imişiz" demekten başka sözleri olmadı.
|
Edip Yüksel
Kendilerine azabımız geldiği vakit, "Gerçekten bizler zalimler imişiz" demekten başka sözleri olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Erhan Aktaş
Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, "Biz gerçekten zalimlermişiz." demelerinden başka bir şey olmadı.
|
Erhan Aktaş
Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, "Biz gerçekten zalimlermişiz." demelerinden başka bir şey olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Mehmet Okuyan
Azabımız kendilerine geldiğinde "Biz zalimlermişiz!" diye sızlanıp yalvarmaktan başka sözleri kalmamıştı.
|
Mehmet Okuyan
Azabımız kendilerine geldiğinde "Biz zalimlermişiz!" diye sızlanıp yalvarmaktan başka sözleri kalmamıştı. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, kendilerine Rasul irsal edilenlere de soracağız; irsal olunan Rasullere de soracağız!
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, kendilerine Rasul irsal edilenlere de soracağız; irsal olunan Rasullere de soracağız! |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, kendilerine (peygamber) gönderilenlere soracağız ve onlara gönderilenlere (peygamberlere) de elbette soracağız.
|
Ali Bulaç
Andolsun, kendilerine (peygamber) gönderilenlere soracağız ve onlara gönderilenlere (peygamberlere) de elbette soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Elbette kendilerine peygamber gönderilenleri de, gönderilen peygamberleri de sorguya çekeceğiz.
|
Bayraktar Bayraklı
Elbette kendilerine peygamber gönderilenleri de, gönderilen peygamberleri de sorguya çekeceğiz. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Diyanet İşleri
Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.
|
Diyanet İşleri
Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra elbette Peygamber gönderilen ümmetlere soracağız, elbette gönderilen Peygamberlere de soracağız
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra elbette Peygamber gönderilen ümmetlere soracağız, elbette gönderilen Peygamberlere de soracağız |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun, kendilerine (elçi) gönderilenlere soracağız ve onlara görderilenlere de soracağız.
|
Gültekin Onan
Andolsun, kendilerine (elçi) gönderilenlere soracağız ve onlara görderilenlere de soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Hasan Basri Çantay
Kendilerine (peygamber) gönderilenlere de mutlak soracağız, onlara gönderilen (peygamber) lere de her halde soracağız.
|
Hasan Basri Çantay
Kendilerine (peygamber) gönderilenlere de mutlak soracağız, onlara gönderilen (peygamber) lere de her halde soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
İbni Kesir
Andolsun ki; kendilerine peygamber gönderilmiş olanlara da soracağız, peygamber olarak gönderilenlere de.
|
İbni Kesir
Andolsun ki; kendilerine peygamber gönderilmiş olanlara da soracağız, peygamber olarak gönderilenlere de. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Muhammed Esed
Ve bu yüzden, kendilerine (ilahi) bir mesaj gönderilen herkesi, hiç şüphesiz, (Yargı Gününde) hesaba çekeceğiz. Ve yine hiç şüphesiz mesajla gönderilenleri(n kendilerini) de hesaba çekeceğiz.
|
Muhammed Esed
Ve bu yüzden, kendilerine (ilahi) bir mesaj gönderilen herkesi, hiç şüphesiz, (Yargı Gününde) hesaba çekeceğiz. Ve yine hiç şüphesiz mesajla gönderilenleri(n kendilerini) de hesaba çekeceğiz. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Şaban Piriş
Kendilerine (peygamber) gönderilenlere mutlaka soracağız; gönderilen peygamberlere de elbette soracağız.
|
Şaban Piriş
Kendilerine (peygamber) gönderilenlere mutlaka soracağız; gönderilen peygamberlere de elbette soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Suat Yıldırım
Kendilerine resul gönderdiğimiz insanlara, resullerinin çağrısına uyup ona göre amel edip etmedikleri hakkında elbette hesap soracağız. Gönderilen o elçilere de, tebliğ edip etmediklerini soracağız.
|
Suat Yıldırım
Kendilerine resul gönderdiğimiz insanlara, resullerinin çağrısına uyup ona göre amel edip etmedikleri hakkında elbette hesap soracağız. Gönderilen o elçilere de, tebliğ edip etmediklerini soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Süleyman Ateş
Hem kendilerine elçi gönderilmiş olanlara soracağız, hem de gönderilen elçilere soracağız.
|
Süleyman Ateş
Hem kendilerine elçi gönderilmiş olanlara soracağız, hem de gönderilen elçilere soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz; gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz; gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Hem kendilerine ilahi mesaj gönderilenleri, hem de (onlara) ilahi mesajı iletmekle görevli olanları elbet hesaba çekeceğiz.
|
Mustafa İslamoğlu
Hem kendilerine ilahi mesaj gönderilenleri, hem de (onlara) ilahi mesajı iletmekle görevli olanları elbet hesaba çekeceğiz. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Rashad Khalifa
We will certainly question those who received the message, and we will question the messengers.
|
Rashad Khalifa
We will certainly question those who received the message, and we will question the messengers. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
The Monotheist Group
We will question those to whom We have sent, and We will question the messengers.
|
The Monotheist Group
We will question those to whom We have sent, and We will question the messengers. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Edip-Layth
We will ask those who received the message, and We will ask the messengers.
|
Edip-Layth
We will ask those who received the message, and We will ask the messengers. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Ali Rıza Safa
Sonunda, gönderildikleri kişilere kesinlikle soracağız; gönderilenlere de kesinlikle soracağız.
|
Ali Rıza Safa
Sonunda, gönderildikleri kişilere kesinlikle soracağız; gönderilenlere de kesinlikle soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine elçi gönderilenlere elbette soracağız. Elbette elçilere de soracağız.
|
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine elçi gönderilenlere elbette soracağız. Elbette elçilere de soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Edip Yüksel
Kendilerine mesaj gönderilenleri de sorguya çekeceğiz, elçileri de sorguya çekeceğiz.
|
Edip Yüksel
Kendilerine mesaj gönderilenleri de sorguya çekeceğiz, elçileri de sorguya çekeceğiz. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Erhan Aktaş
Kendilerine elçi gönderilenlere de gönderilen elçilere de mutlaka soracağız.
|
Erhan Aktaş
Kendilerine elçi gönderilenlere de gönderilen elçilere de mutlaka soracağız. |
|
|
Araf 6. Ayet
6. Ayet
Mehmet Okuyan
Elbette kendilerine elçi gönderilenleri de elçileri de sorgulayacağız.[1]
|
Mehmet Okuyan
Elbette kendilerine elçi gönderilenleri de elçileri de sorgulayacağız.[1] |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Ahmed Hulusi
Elbette onlarda olup bitenin hakikatini açacağız! Biz "gaib"ler (olanlardan bihaber olan) değiliz (Batın - Zahir O'dur - Görünenin melekutu Esma'mızdandır).
|
Ahmed Hulusi
Elbette onlarda olup bitenin hakikatini açacağız! Biz "gaib"ler (olanlardan bihaber olan) değiliz (Batın - Zahir O'dur - Görünenin melekutu Esma'mızdandır). |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
|
Ali Bulaç
Andolsun (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan habersiz değiliz.
|
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan habersiz değiliz. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Diyanet İşleri
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
|
Diyanet İşleri
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Soracağız da kendilerine karşı olan biteni mutlak bir ılim ile behemehal anlatacağız, öyle ya biz onlardan gaib değil idik
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Soracağız da kendilerine karşı olan biteni mutlak bir ılim ile behemehal anlatacağız, öyle ya biz onlardan gaib değil idik |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Gültekin Onan
Andolsun (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
|
Gültekin Onan
Andolsun (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Soracağız da) kendilerine karşı (olub biteni mutlak) bir ilim ile her halde anlatacağız. (Çünkü) biz (onlardan hiç bir zaman) gaaib değildik.
|
Hasan Basri Çantay
(Soracağız da) kendilerine karşı (olub biteni mutlak) bir ilim ile her halde anlatacağız. (Çünkü) biz (onlardan hiç bir zaman) gaaib değildik. |
|
|
|
İbni Kesir
Andolsun ki; onlara bilerek anlatacağız, zaten gaibler de değildik. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Muhammed Esed
Ve sonra kendilerine mutlaka (yapıp ettikleri hakkındaki şaşmaz) bilgimizi açacağız: çünkü hiçbir zaman (onlardan) uzak değildik.
|
Muhammed Esed
Ve sonra kendilerine mutlaka (yapıp ettikleri hakkındaki şaşmaz) bilgimizi açacağız: çünkü hiçbir zaman (onlardan) uzak değildik. |
|
|
|
Şaban Piriş
Sonra da onlara, belge ile açıklayacağız. Zira biz uzak değildik. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Suat Yıldırım
Ve onlara, olup biten her şeyi, kesin bir ilme dayanarak bir bir anlatacağız. Öyle ya, Biz hiçbir zaman onlardan habersiz değildik ki!
|
Suat Yıldırım
Ve onlara, olup biten her şeyi, kesin bir ilme dayanarak bir bir anlatacağız. Öyle ya, Biz hiçbir zaman onlardan habersiz değildik ki! |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Süleyman Ateş
Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bilgi ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz.
|
Süleyman Ateş
Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bilgi ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ilmin tanıklığında bütün serüveni mutlaka anlatacağız. Biz olup bitenlerden habersiz değildik.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ilmin tanıklığında bütün serüveni mutlaka anlatacağız. Biz olup bitenlerden habersiz değildik. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ardından onlara (haklarındaki) bilgi arşivimizi mutlaka açacağız; hoş, onlardan hiç uzak olmadık ki...
|
Mustafa İslamoğlu
Ardından onlara (haklarındaki) bilgi arşivimizi mutlaka açacağız; hoş, onlardan hiç uzak olmadık ki... |
|
|
|
Rashad Khalifa
We will inform them authoritatively, for we were never absent. |
|
|
|
The Monotheist Group
We will tell to them with knowledge; We were not absent. |
|
|
|
Edip-Layth
We will narrate to them with knowledge; We were not absent. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Ali Rıza Safa
Böylece, bir bilgiyle, kesinlikle anlatacağız; habersiz değildik.
|
Ali Rıza Safa
Böylece, bir bilgiyle, kesinlikle anlatacağız; habersiz değildik. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Yaptıklarını, bilgiye dayalı olarak onlara bir bir anlatacağız. Zaten onlara uzak değiliz.
|
Süleymaniye Vakfı
Yaptıklarını, bilgiye dayalı olarak onlara bir bir anlatacağız. Zaten onlara uzak değiliz. |
|
|
|
Edip Yüksel
Onlara bir bilgiyle bildireceğiz; biz onlardan hiç uzak kalmadık. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Erhan Aktaş
Kesin bir bilgi ile onlara yaptıklarını anlatacağız. Zira Biz yaptıkları hiçbir şeyden habersiz değiliz.
|
Erhan Aktaş
Kesin bir bilgi ile onlara yaptıklarını anlatacağız. Zira Biz yaptıkları hiçbir şeyden habersiz değiliz. |
|
|
Araf 7. Ayet
7. Ayet
Mehmet Okuyan
Onlara (bütün olup bitenleri) tam bir bilgi ile elbette anlatacağız. Zaten biz onlardan habersiz değildik.
|
Mehmet Okuyan
Onlara (bütün olup bitenleri) tam bir bilgi ile elbette anlatacağız. Zaten biz onlardan habersiz değildik. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Ahmed Hulusi
O süreçte vezn (her şeyin Allah hükümlerine göre artısıyla eksisiyle değerlendirilmesi) Hak'tır... Artık kimin mizanları (değerlendirilmeleri) ağır basarsa (nefsinde), işte onlar, engelleri yarıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
|
Ahmed Hulusi
O süreçte vezn (her şeyin Allah hükümlerine göre artısıyla eksisiyle değerlendirilmesi) Hak'tır... Artık kimin mizanları (değerlendirilmeleri) ağır basarsa (nefsinde), işte onlar, engelleri yarıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Ali Bulaç
O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.
|
Ali Bulaç
O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Bayraktar Bayraklı
O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
|
Bayraktar Bayraklı
O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Diyanet İşleri
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
|
Diyanet İşleri
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felah bulacaklar
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felah bulacaklar |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Gültekin Onan
O gün tartı haktır (dosdoğrudur). Kimin tartıları ağır basarsa, İşte kurtulanlar onlardır.
|
Gültekin Onan
O gün tartı haktır (dosdoğrudur). Kimin tartıları ağır basarsa, İşte kurtulanlar onlardır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Herkesin dünyada yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir.
|
Hasan Basri Çantay
(Herkesin dünyada yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
İbni Kesir
Tartı, o gün haktır. Kimin terazisi ağır basarsa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.
|
İbni Kesir
Tartı, o gün haktır. Kimin terazisi ağır basarsa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Muhammed Esed
Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda (doğru ve yararlı davranışlarının) yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar;
|
Muhammed Esed
Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda (doğru ve yararlı davranışlarının) yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar; |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Şaban Piriş
İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır
|
Şaban Piriş
İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Suat Yıldırım
O gün, dünyada yapılan işlerin tartılması kesin gerçekleşecek. Artık kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar muratlarına ereceklerdir.
|
Suat Yıldırım
O gün, dünyada yapılan işlerin tartılması kesin gerçekleşecek. Artık kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar muratlarına ereceklerdir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Süleyman Ateş
O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
|
Süleyman Ateş
O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.
|
Yaşar Nuri Öztürk
O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse, işte o kesintisiz mutluluğa erişir.
|
Mustafa İslamoğlu
Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse, işte o kesintisiz mutluluğa erişir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Rashad Khalifa
The scales will be set on that day, equitably. Those whose weights are heavy will be the winners.
|
Rashad Khalifa
The scales will be set on that day, equitably. Those whose weights are heavy will be the winners. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
The Monotheist Group
And the balance on that Day will be the truth. So, those whose weights are heavy on the balance, those are the successful ones.
|
The Monotheist Group
And the balance on that Day will be the truth. So, those whose weights are heavy on the balance, those are the successful ones. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Edip-Layth
The scales on that day will be the truth. Whoever has heavy scales, these are the successful ones.
|
Edip-Layth
The scales on that day will be the truth. Whoever has heavy scales, these are the successful ones. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Ali Rıza Safa
O gün, tartı gerçektir. Artık, kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
|
Ali Rıza Safa
O gün, tartı gerçektir. Artık, kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erişenler, işte onlardır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Süleymaniye Vakfı
O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.
|
Süleymaniye Vakfı
O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Edip Yüksel
O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.
|
Edip Yüksel
O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Erhan Aktaş
İzin Günü[1] tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
|
Erhan Aktaş
İzin Günü[1] tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. |
|
|
Araf 8. Ayet
8. Ayet
Mehmet Okuyan
O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
|
Mehmet Okuyan
O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Ahmed Hulusi
Kimin de mizanları (değerlendirilmeleri) hafif gelirse, işte onlar da delillerimize zulmetmeleri dolayısıyla nefslerini hüsrana uğratanların ta kendileridir.
|
Ahmed Hulusi
Kimin de mizanları (değerlendirilmeleri) hafif gelirse, işte onlar da delillerimize zulmetmeleri dolayısıyla nefslerini hüsrana uğratanların ta kendileridir. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Ali Bulaç
Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır.
|
Ali Bulaç
Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, ayetlerimize karşı haksızlık ettikleri için kendilerini ziyana sokanlardır.
|
Bayraktar Bayraklı
Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, ayetlerimize karşı haksızlık ettikleri için kendilerini ziyana sokanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Diyanet İşleri
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
|
Diyanet İşleri
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Kimin de mizanları hafif gelirse bunlar da işte ayetlerimize zulmetmelerile kendilerine yazık edenler
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Kimin de mizanları hafif gelirse bunlar da işte ayetlerimize zulmetmelerile kendilerine yazık edenler |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Gültekin Onan
Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefslerini hüsrana uğratanlardır.
|
Gültekin Onan
Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden dolayı nefslerini hüsrana uğratanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Hasan Basri Çantay
Kimin de tartıları hafif gelirse bunlar da, ayetlerimize zulmeder oldukları için, kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir.
|
Hasan Basri Çantay
Kimin de tartıları hafif gelirse bunlar da, ayetlerimize zulmeder oldukları için, kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
İbni Kesir
Kimin de tartısı hafif gelirse; işte onlar da ayetlerimize zulmeder oldukları için kendilerini ziyana uğratmış olanlardır.
|
İbni Kesir
Kimin de tartısı hafif gelirse; işte onlar da ayetlerimize zulmeder oldukları için kendilerini ziyana uğratmış olanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Muhammed Esed
Oysa, tartıda yükü hafif çekenler; işte, mesajlarımıza inatla karşı çıkmaları yüzünden kendilerini bedbahtlığa sürükleyecek olanlar da bunlardır.
|
Muhammed Esed
Oysa, tartıda yükü hafif çekenler; işte, mesajlarımıza inatla karşı çıkmaları yüzünden kendilerini bedbahtlığa sürükleyecek olanlar da bunlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Şaban Piriş
Tartıları hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratmış olanların ta kendileridir
|
Şaban Piriş
Tartıları hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratmış olanların ta kendileridir |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Suat Yıldırım
Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, onlar da ayetlerimizi hiçe sayıp haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini en büyük ziyana uğratacaklardır.
|
Suat Yıldırım
Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, onlar da ayetlerimizi hiçe sayıp haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini en büyük ziyana uğratacaklardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Süleyman Ateş
Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
|
Süleyman Ateş
Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, ayetlerimize karşı zalimce davranışlar sergilemiş oldukları için, öz benliklerini hüsrana itmiş olacaklar.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, ayetlerimize karşı zalimce davranışlar sergilemiş oldukları için, öz benliklerini hüsrana itmiş olacaklar. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Fakat sevabı tartıda hafif gelen kimseler var ya: işte onlar, mesajlarımıza ettikleri haksızlık yüzünden kendilerini harcayan kimselerdir.
|
Mustafa İslamoğlu
Fakat sevabı tartıda hafif gelen kimseler var ya: işte onlar, mesajlarımıza ettikleri haksızlık yüzünden kendilerini harcayan kimselerdir. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Rashad Khalifa
As for those whose weights are light, they will be the ones who lost their souls as a consequence of disregarding our revelations, unjustly.,
|
Rashad Khalifa
As for those whose weights are light, they will be the ones who lost their souls as a consequence of disregarding our revelations, unjustly., |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
The Monotheist Group
And whoever has light weights, then these are the ones who lost their souls for what they transgressed of Our revelations.
|
The Monotheist Group
And whoever has light weights, then these are the ones who lost their souls for what they transgressed of Our revelations. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Edip-Layth
Whoever has light scales, these are the ones who lost themselves for they wrongfully treated Our signs.
|
Edip-Layth
Whoever has light scales, these are the ones who lost themselves for they wrongfully treated Our signs. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Ali Rıza Safa
Kimin de tartısı az gelirse, ayetlerimize karşı çıkmaları yüzünden, kendilerini yitime uğratanlar, işte onlardır.
|
Ali Rıza Safa
Kimin de tartısı az gelirse, ayetlerimize karşı çıkmaları yüzünden, kendilerini yitime uğratanlar, işte onlardır. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Süleymaniye Vakfı
İyilikleri hafif gelenler ise ayetlerimiz karşısında yanlış davranmaları sebebiyle zararı kendi vücutlarına vermiş olurlar.
|
Süleymaniye Vakfı
İyilikleri hafif gelenler ise ayetlerimiz karşısında yanlış davranmaları sebebiyle zararı kendi vücutlarına vermiş olurlar. |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Edip Yüksel
Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karşı haksız davranarak kişiliklerini yitirmiş olanlardır.[1]
|
Edip Yüksel
Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karşı haksız davranarak kişiliklerini yitirmiş olanlardır.[1] |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Erhan Aktaş
Kimin de tartısı hafif gelirse, işte bunlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmeleri[1] nedeniyle kendilerini mahvetmiş olanlardır.[2]
|
Erhan Aktaş
Kimin de tartısı hafif gelirse, işte bunlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmeleri[1] nedeniyle kendilerini mahvetmiş olanlardır.[2] |
|
|
Araf 9. Ayet
9. Ayet
Mehmet Okuyan
Kimin de terazi(de sevap)ları hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerine yazık edenlerdir.[1]
|
Mehmet Okuyan
Kimin de terazi(de sevap)ları hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerine yazık edenlerdir.[1] |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, sizi arzda yerleştirdik ve sizin için orada yaşamınızı devam ettirecek nimetler oluşturduk... Ne kadar az değerlendiriyorsunuz!
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, sizi arzda yerleştirdik ve sizin için orada yaşamınızı devam ettirecek nimetler oluşturduk... Ne kadar az değerlendiriyorsunuz! |
|
|
Araf 10. Ayet
10. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orda size geçimlikler yarattık. Ne az şükrediyorsunuz?
|
Ali Bulaç
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orda size geçimlikler yarattık. Ne az şükrediyorsunuz? |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.