Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 78. Ayet 78. Ayet Hasan Basri Çantay Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.
Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.

Araf 78. Ayet 78. Ayet İbni Kesir Bu yüzden onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında dizüstü çöken kimseler oldular.
İbni Kesir

Bu yüzden onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında dizüstü çöken kimseler oldular.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Muhammed Esed Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler.
Muhammed Esed

Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Şaban Piriş Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Şaban Piriş

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Suat Yıldırım Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.
Suat Yıldırım

Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Süleyman Ateş Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Süleyman Ateş

Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.
Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Mustafa İslamoğlu Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi obalarında cansız donakaldılar.
Mustafa İslamoğlu

Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi obalarında cansız donakaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Rashad Khalifa Consequently, the quake annihilated them, leaving them dead in their homes.
Rashad Khalifa

Consequently, the quake annihilated them, leaving them dead in their homes.

Araf 78. Ayet 78. Ayet The Monotheist Group The earthquake took them, thus they became lifeless in their home.
The Monotheist Group

The earthquake took them, thus they became lifeless in their home.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Edip-Layth The earthquake took them, so they fell motionless in their homes.
Edip-Layth

The earthquake took them, so they fell motionless in their homes.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Ali Rıza Safa Bunun üzerine, zorlu bir sarsıntı onları yakaladı ve kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, zorlu bir sarsıntı onları yakaladı ve kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Süleymaniye Vakfı Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı

Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Edip Yüksel Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.
Edip Yüksel

Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Erhan Aktaş Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
Erhan Aktaş

Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.

Araf 78. Ayet 78. Ayet Mehmet Okuyan (Bunun üzerine) onları bir sarsıntı yakalamıştı da yurtlarında diz üstü[1] (hareketsiz) kalmışlardı.[2]
Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine) onları bir sarsıntı yakalamıştı da yurtlarında diz üstü[1] (hareketsiz) kalmışlardı.[2]

Dip Notlar
Araf 79. Ayet 79. Ayet Ahmed Hulusi (Salih de) onlardan yüz çevirdi ve: "Ey halkım... Andolsun ki Rabbimin risaletlerini size tebliğ ettim ve size nasihat ettim; fakat siz, hayrınıza konuşanları sevmiyorsunuz" dedi.
Ahmed Hulusi

(Salih de) onlardan yüz çevirdi ve: "Ey halkım... Andolsun ki Rabbimin risaletlerini size tebliğ ettim ve size nasihat ettim; fakat siz, hayrınıza konuşanları sevmiyorsunuz" dedi.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Ali Bulaç O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim, andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Ali Bulaç

O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim, andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Bayraktar Bayraklı Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Bayraktar Bayraklı

Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Diyanet İşleri Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve "Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz" dedi.
Diyanet İşleri

Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve "Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz" dedi.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Döndü de onlardan ey kavmim! dedi, ben size rabbımın risaletini tamamiyle tebliğ ettim ve nasıhat ettim, hayrınıza çalıştım ve lakin nasihat edenleri sevmezsiniz
Elmalılı Hamdi Yazır

Döndü de onlardan ey kavmim! dedi, ben size rabbımın risaletini tamamiyle tebliğ ettim ve nasıhat ettim, hayrınıza çalıştım ve lakin nasihat edenleri sevmezsiniz

Araf 79. Ayet 79. Ayet Gültekin Onan O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim, andolsun size rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Gültekin Onan

O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: "Ey kavmim, andolsun size rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Hasan Basri Çantay O da onlardan yüz çevirdi ve (kendi kendine) şöyle dedi: "Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin elçilerini tebliğ etmişimdir. Size hayrhahlık göstermişimdir. Fakat siz hayrhahları sevmezsiniz ki".
Hasan Basri Çantay

O da onlardan yüz çevirdi ve (kendi kendine) şöyle dedi: "Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin elçilerini tebliğ etmişimdir. Size hayrhahlık göstermişimdir. Fakat siz hayrhahları sevmezsiniz ki".

Araf 79. Ayet 79. Ayet İbni Kesir O da onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: Ey kavmim; andolsun ki ben, size Rabbımın vahyettiğini bildirdim ve size öğüt verdim. Ne var ki siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
İbni Kesir

O da onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: Ey kavmim; andolsun ki ben, size Rabbımın vahyettiğini bildirdim ve size öğüt verdim. Ne var ki siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Muhammed Esed Ve (Salih) onlardan yüz çevirdi: "Ey kavmim!" dedi, "gerçek şu ki, ben Rabbimin mesajlarını ilettim ve güzelce öğüt verdim size; (ama) siz güzel öğüt verenleri sevmediniz."
Muhammed Esed

Ve (Salih) onlardan yüz çevirdi: "Ey kavmim!" dedi, "gerçek şu ki, ben Rabbimin mesajlarını ilettim ve güzelce öğüt verdim size; (ama) siz güzel öğüt verenleri sevmediniz."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Şaban Piriş Salih ise, onlardan yüz çevirip: -Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz, dedi.
Şaban Piriş

Salih ise, onlardan yüz çevirip: -Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz, dedi.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Suat Yıldırım Gördüğü müthiş manzara karşısında Salih, yüzünü üzüntü ile öteye çevirip"Ey halkım!" dedi, "Ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ ettim, sizin iyiliğinize çalıştım, size öğütler verdim. Lakin siz, iyiliğinizi isteyip öğüt verenleri bir türlü sevmediniz gitti!"
Suat Yıldırım

Gördüğü müthiş manzara karşısında Salih, yüzünü üzüntü ile öteye çevirip"Ey halkım!" dedi, "Ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ ettim, sizin iyiliğinize çalıştım, size öğütler verdim. Lakin siz, iyiliğinizi isteyip öğüt verenleri bir türlü sevmediniz gitti!"

Araf 79. Ayet 79. Ayet Süleyman Ateş (Salih), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.
Süleyman Ateş

(Salih), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Nihayet, Salih onlardan yüzünü döndürüp şöyle dedi: "Ey toplumum! Andolsun ki, Rabbimin mesajını size tebliğ ettim, size öğüt verdim; ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, Salih onlardan yüzünü döndürüp şöyle dedi: "Ey toplumum! Andolsun ki, Rabbimin mesajını size tebliğ ettim, size öğüt verdim; ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Mustafa İslamoğlu Ve (Salih) onları ardında bırakırken "Ey kavmim!" diye mırıldanmıştı, "Doğrusu ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim; ne ki siz öğüt verenleri hiç sevmediniz!"
Mustafa İslamoğlu

Ve (Salih) onları ardında bırakırken "Ey kavmim!" diye mırıldanmıştı, "Doğrusu ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim; ne ki siz öğüt verenleri hiç sevmediniz!"

Araf 79. Ayet 79. Ayet Rashad Khalifa He turned away from them, saying, "O my people, I have delivered my Lord's message to you, and advised you, but you do not like any advisers."
Rashad Khalifa

He turned away from them, saying, "O my people, I have delivered my Lord's message to you, and advised you, but you do not like any advisers."

Araf 79. Ayet 79. Ayet The Monotheist Group Thus he turned away from them, and said: "My people, I have delivered to you the message of my Lord and advised you; but you do not like the advisers."
The Monotheist Group

Thus he turned away from them, and said: "My people, I have delivered to you the message of my Lord and advised you; but you do not like the advisers."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Edip-Layth Thus he turned away from them, and said, "My people, I had delivered to you the message of my Lord and advised you; but you do not like the advisers."
Edip-Layth

Thus he turned away from them, and said, "My people, I had delivered to you the message of my Lord and advised you; but you do not like the advisers."

Araf 79. Ayet 79. Ayet Ali Rıza Safa Sonunda onlardan uzaklaştı ve şöyle dedi: "Ey toplumum! Gerçek şu ki, Efendimin gönderdiklerini size bildirdim ve size öğüt verdim. Fakat öğüt verenleri sevmiyorsunuz!"
Ali Rıza Safa

Sonunda onlardan uzaklaştı ve şöyle dedi: "Ey toplumum! Gerçek şu ki, Efendimin gönderdiklerini size bildirdim ve size öğüt verdim. Fakat öğüt verenleri sevmiyorsunuz!"

Araf 79. Ayet 79. Ayet Süleymaniye Vakfı Salih onlardan ayrıldı[1] ve şöyle dedi: "Ey halkım! Rabbimin sözlerini size ulaştırmış ve iyiliğiniz için çaba göstermiştim. Ama siz iyiliğe çalışanları sevmiyorsunuz."
Süleymaniye Vakfı

Salih onlardan ayrıldı[1] ve şöyle dedi: "Ey halkım! Rabbimin sözlerini size ulaştırmış ve iyiliğiniz için çaba göstermiştim. Ama siz iyiliğe çalışanları sevmiyorsunuz."

Dip Notlar
Araf 79. Ayet 79. Ayet Edip Yüksel O da onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım, size Efendimin elçiliğini ilettim, size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz" dedi.
Edip Yüksel

O da onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım, size Efendimin elçiliğini ilettim, size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz" dedi.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Erhan Aktaş O da onlardan yüz çevirip: "Ey halkım, ben size Rabb'imin mesajını ilettim ve size öğüt verdim, ancak siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz." dedi.
Erhan Aktaş

O da onlardan yüz çevirip: "Ey halkım, ben size Rabb'imin mesajını ilettim ve size öğüt verdim, ancak siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz." dedi.

Araf 79. Ayet 79. Ayet Mehmet Okuyan (Salih) onlardan yüz çevirip kendilerine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki ben size Rabbimin mesajını ulaştırdım ve size öğüt verdim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Mehmet Okuyan

(Salih) onlardan yüz çevirip kendilerine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki ben size Rabbimin mesajını ulaştırdım ve size öğüt verdim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."

Araf 80. Ayet 80. Ayet Ahmed Hulusi Lut... Hani kavmine dedi ki: "Geçmişte, dünyada hiç kimsenin yapmadığı o çirkin fiilleri mi yapıyorsunuz?"
Ahmed Hulusi

Lut... Hani kavmine dedi ki: "Geçmişte, dünyada hiç kimsenin yapmadığı o çirkin fiilleri mi yapıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Ali Bulaç Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?
Ali Bulaç

Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Bayraktar Bayraklı Lut da toplumuna şöyle demişti: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"
Bayraktar Bayraklı

Lut da toplumuna şöyle demişti: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Diyanet İşleri Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Diyanet İşleri

Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Lut Peygamberi de ki bir vakıt kavmine, dedi: Sizden evvel alemlerden hiç birinin yapmadığı şenaatı siz mi yapıyorsunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır

Lut Peygamberi de ki bir vakıt kavmine, dedi: Sizden evvel alemlerden hiç birinin yapmadığı şenaatı siz mi yapıyorsunuz?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Gültekin Onan Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?"
Gültekin Onan

Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Hasan Basri Çantay Lutu (gönderdik). Hani o, kavmine: "Sizden evvel, demişdi, alemlerden hiç birinin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz"?
Hasan Basri Çantay

Lutu (gönderdik). Hani o, kavmine: "Sizden evvel, demişdi, alemlerden hiç birinin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz"?

Araf 80. Ayet 80. Ayet İbni Kesir Lüt'u da. Hani o, kavmine demişti ki: Sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?
İbni Kesir

Lüt'u da. Hani o, kavmine demişti ki: Sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Muhammed Esed Ve Lut(u hatırlayın ki, hani o) kavmine şöyle demişti: "Dünyada sizden önce hiç kimsenin yapmadığı iğrençlikleri mi işleyeceksiniz?
Muhammed Esed

Ve Lut(u hatırlayın ki, hani o) kavmine şöyle demişti: "Dünyada sizden önce hiç kimsenin yapmadığı iğrençlikleri mi işleyeceksiniz?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Şaban Piriş Lut'u da gönderdik. Kavmine: -Sizden önce dünyada hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz?
Şaban Piriş

Lut'u da gönderdik. Kavmine: -Sizden önce dünyada hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Suat Yıldırım Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: "Daha önce hiç kimsenin yapmadığı pek çirkin bir işi siz mi yapıyorsunuz?"
Suat Yıldırım

Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: "Daha önce hiç kimsenin yapmadığı pek çirkin bir işi siz mi yapıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Süleyman Ateş Lut'u da (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Siz, sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"
Süleyman Ateş

Lut'u da (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Siz, sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Ve Lut... Toplumuna şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı bir iğrençliğe mi girişiyorsunuz?"
Yaşar Nuri Öztürk

Ve Lut... Toplumuna şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı bir iğrençliğe mi girişiyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Mustafa İslamoğlu Lut'u da (gönderdik). Hani o toplumuna şöyle çıkışmıştı: "Sizden önceki toplumlardan hiç birinin yapmadığı (düzeyde) bir irtikap etmekte ısrarcı mısınız?
Mustafa İslamoğlu

Lut'u da (gönderdik). Hani o toplumuna şöyle çıkışmıştı: "Sizden önceki toplumlardan hiç birinin yapmadığı (düzeyde) bir irtikap etmekte ısrarcı mısınız?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Rashad Khalifa Lot said to his people, "You commit such an abomination; no one in the world has done it before!
Rashad Khalifa

Lot said to his people, "You commit such an abomination; no one in the world has done it before!

Araf 80. Ayet 80. Ayet The Monotheist Group And Lot, he said to his people: "Do you commit immorality such as none of those of the worlds had done before?"
The Monotheist Group

And Lot, he said to his people: "Do you commit immorality such as none of those of the worlds had done before?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Edip-Layth And Lot, when he said to his people: "Do you commit lewdness to an extend that none in the worlds had surpassed you?"
Edip-Layth

And Lot, when he said to his people: "Do you commit lewdness to an extend that none in the worlds had surpassed you?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Ali Rıza Safa Lut da toplumuna, şöyle demişti: "Sizden önce evrenlerde hiç kimsenin yapmadığı, sağtöreye uygun olmayan ilişkilere giriyorsunuz; öyle mi?"
Ali Rıza Safa

Lut da toplumuna, şöyle demişti: "Sizden önce evrenlerde hiç kimsenin yapmadığı, sağtöreye uygun olmayan ilişkilere giriyorsunuz; öyle mi?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Süleymaniye Vakfı Lut'u da elçi gönderdik, halkına şöyle demişti: "Sizden önce kimsenin yapmadığı o çirkin işi mi yapıyorsunuz?
Süleymaniye Vakfı

Lut'u da elçi gönderdik, halkına şöyle demişti: "Sizden önce kimsenin yapmadığı o çirkin işi mi yapıyorsunuz?

Araf 80. Ayet 80. Ayet Edip Yüksel Ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?"
Edip Yüksel

Ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?"

Araf 80. Ayet 80. Ayet Erhan Aktaş Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği[1] mi yapıyorsunuz?"
Erhan Aktaş

Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği[1] mi yapıyorsunuz?"

Dip Notlar
Araf 80. Ayet 80. Ayet Mehmet Okuyan Lut'u da (peygamber göndermiştik de) kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden (insanlardan) kimsenin yapmadığı bir çirkinliği mi yapıyorsunuz?
Mehmet Okuyan

Lut'u da (peygamber göndermiştik de) kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden (insanlardan) kimsenin yapmadığı bir çirkinliği mi yapıyorsunuz?

Araf 81. Ayet 81. Ayet Ahmed Hulusi "Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz! Hayır siz, sınırları aşan bir toplumsunuz!"
Ahmed Hulusi

"Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz! Hayır siz, sınırları aşan bir toplumsunuz!"

Araf 81. Ayet 81. Ayet Ali Bulaç "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."
Ali Bulaç

"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Bayraktar Bayraklı "Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz taşkınlık yapan bir topluluksunuz."
Bayraktar Bayraklı

"Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz taşkınlık yapan bir topluluksunuz."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Diyanet İşleri "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Diyanet İşleri

"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır hakıkaten kadınları geçib de şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Yok siz pek müsrif bir kavimsiniz
Elmalılı Hamdi Yazır

hakıkaten kadınları geçib de şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Yok siz pek müsrif bir kavimsiniz

Araf 81. Ayet 81. Ayet Gültekin Onan "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."
Gültekin Onan

"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Hasan Basri Çantay "Çünkü siz kadınları bırakıb da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz haddi aşan bir kavm imişsiniz".
Hasan Basri Çantay

"Çünkü siz kadınları bırakıb da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz haddi aşan bir kavm imişsiniz".

Araf 81. Ayet 81. Ayet İbni Kesir Siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, çok aşırı giden bir kavimsiniz.
İbni Kesir

Siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, çok aşırı giden bir kavimsiniz.

Araf 81. Ayet 81. Ayet Muhammed Esed Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten ölçüyü aşan bir topluluksunuz!"
Muhammed Esed

Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten ölçüyü aşan bir topluluksunuz!"

Araf 81. Ayet 81. Ayet Şaban Piriş Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, alçaklık sınırlarını aşan bir toplummuşsunuz!" dediği vakit
Şaban Piriş

Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, alçaklık sınırlarını aşan bir toplummuşsunuz!" dediği vakit

Araf 81. Ayet 81. Ayet Suat Yıldırım "Siz kadınların ötesinde, şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Yok, yok anlaşıldı! Siz haddini aşmış bir milletsiniz!"
Suat Yıldırım

"Siz kadınların ötesinde, şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Yok, yok anlaşıldı! Siz haddini aşmış bir milletsiniz!"

Araf 81. Ayet 81. Ayet Süleyman Ateş "Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Doğrusu siz, israfçı (aşırı) bir kavimsiniz!"
Süleyman Ateş

"Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Doğrusu siz, israfçı (aşırı) bir kavimsiniz!"

Araf 81. Ayet 81. Ayet Yaşar Nuri Öztürk "Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz sınır tanımayan bir topluluksunuz."
Yaşar Nuri Öztürk

"Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz sınır tanımayan bir topluluksunuz."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Mustafa İslamoğlu Siz ki, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten de haddi aşan bir topluluksunuz.
Mustafa İslamoğlu

Siz ki, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten de haddi aşan bir topluluksunuz.

Araf 81. Ayet 81. Ayet Rashad Khalifa "You practice sex with the men, instead of the women. Indeed, you are a transgressing people."
Rashad Khalifa

"You practice sex with the men, instead of the women. Indeed, you are a transgressing people."

Araf 81. Ayet 81. Ayet The Monotheist Group "You are approaching the men out of desire instead of the women! Indeed, you are a transgressing people."
The Monotheist Group

"You are approaching the men out of desire instead of the women! Indeed, you are a transgressing people."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Edip-Layth "You come to men with desire instead of women; you are a transgressing people."
Edip-Layth

"You come to men with desire instead of women; you are a transgressing people."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Ali Rıza Safa "Aslında, kadınlardan başka bir de ayrıca, eşeysel tutkularla erkeklere yöneliyorsunuz!" "Hayır, siz, ölçüyü aşan bir toplumsunuz!"
Ali Rıza Safa

"Aslında, kadınlardan başka bir de ayrıca, eşeysel tutkularla erkeklere yöneliyorsunuz!" "Hayır, siz, ölçüyü aşan bir toplumsunuz!"

Araf 81. Ayet 81. Ayet Süleymaniye Vakfı Siz kadınlara değil, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Aslında siz aşırılık eden bir topluluksunuz."
Süleymaniye Vakfı

Siz kadınlara değil, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Aslında siz aşırılık eden bir topluluksunuz."

Araf 81. Ayet 81. Ayet Edip Yüksel "Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz. Siz sınırı aşan bir topluluksunuz!"
Edip Yüksel

"Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz. Siz sınırı aşan bir topluluksunuz!"

Araf 81. Ayet 81. Ayet Erhan Aktaş Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif[1] bir halksınız.
Erhan Aktaş

Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif[1] bir halksınız.

Dip Notlar
Araf 81. Ayet 81. Ayet Mehmet Okuyan Şüphesiz ki siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz."[1]
Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz."[1]

Dip Notlar
Araf 82. Ayet 82. Ayet Ahmed Hulusi Toplumunun cevabı ancak: "Çıkarın onları şehrinizden... Çünkü onlar (bu işlerden) arınmış insanlar" demek oldu.
Ahmed Hulusi

Toplumunun cevabı ancak: "Çıkarın onları şehrinizden... Çünkü onlar (bu işlerden) arınmış insanlar" demek oldu.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Ali Bulaç Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı.
Ali Bulaç

Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Bayraktar Bayraklı Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Çıkarın şunları memleketinizden. Çünkü onlar, temizlik taslayan insanlardır."
Bayraktar Bayraklı

Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Çıkarın şunları memleketinizden. Çünkü onlar, temizlik taslayan insanlardır."

Araf 82. Ayet 82. Ayet Diyanet İşleri Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.
Diyanet İşleri

Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Kavminin ise şöyle demelerinden başka cevabı olmadı: çıkarın bunları memleketinizden, çünkü bunlar eteklerini çok temiz tutan insanlar
Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminin ise şöyle demelerinden başka cevabı olmadı: çıkarın bunları memleketinizden, çünkü bunlar eteklerini çok temiz tutan insanlar

Araf 82. Ayet 82. Ayet Gültekin Onan Kavminin cevabı: "Yurudunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış" demekten başka olmadı.
Gültekin Onan

Kavminin cevabı: "Yurudunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış" demekten başka olmadı.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Hasan Basri Çantay Kavminin cevabı "Çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar fazla temizlik yapar insanlardır" demelerinden başka (bir şey) olmadı.
Hasan Basri Çantay

Kavminin cevabı "Çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar fazla temizlik yapar insanlardır" demelerinden başka (bir şey) olmadı.

Araf 82. Ayet 82. Ayet İbni Kesir Kavminin cevabı sadece; çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar, fazla temizlik yapan insanlarmış, demek oldu.
İbni Kesir

Kavminin cevabı sadece; çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar, fazla temizlik yapan insanlarmış, demek oldu.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Muhammed Esed Fakat kavminin cevabı yalnızca şu oldu: "Sürün ülkenizden onları! Besbelli, kendilerini temize çıkaran insanlar, bunlar!"
Muhammed Esed

Fakat kavminin cevabı yalnızca şu oldu: "Sürün ülkenizden onları! Besbelli, kendilerini temize çıkaran insanlar, bunlar!"

Araf 82. Ayet 82. Ayet Şaban Piriş Kavminin cevabı: -Çıkarın onları memleketinizden, çünkü onlar temiz olmaya özenen insanlarmış! demekten başka bir şey olmadı.
Şaban Piriş

Kavminin cevabı: -Çıkarın onları memleketinizden, çünkü onlar temiz olmaya özenen insanlarmış! demekten başka bir şey olmadı.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Suat Yıldırım Halkının ona verdiği cevap şundan ibaret oldu: "Çıkarın bu adamları memleketinizden!Çünkü bu beyler pek temiz insanlar!"
Suat Yıldırım

Halkının ona verdiği cevap şundan ibaret oldu: "Çıkarın bu adamları memleketinizden!Çünkü bu beyler pek temiz insanlar!"

Araf 82. Ayet 82. Ayet Süleyman Ateş Kavminin cevabı: "Onları (şu Lut taraftarlarını) kentinizden çıkarın, çünkü onlar, fazla temizlenen insanlarmış!" demelerinden başka olmadı.
Süleyman Ateş

Kavminin cevabı: "Onları (şu Lut taraftarlarını) kentinizden çıkarın, çünkü onlar, fazla temizlenen insanlarmış!" demelerinden başka olmadı.

Araf 82. Ayet 82. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Toplumunun cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Çıkarın şunları kentimizden. Çünkü onlar, temizlik tutkunu insanlardır."
Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Çıkarın şunları kentimizden. Çünkü onlar, temizlik tutkunu insanlardır."

Araf 82. Ayet 82. Ayet Mustafa İslamoğlu Ama kavminin cevabı şundan ibaret oldu: "Sürüp çıkarın yurdunuzdan onları! Besbelli bunlar pek temiz insanlarmış!"
Mustafa İslamoğlu

Ama kavminin cevabı şundan ibaret oldu: "Sürüp çıkarın yurdunuzdan onları! Besbelli bunlar pek temiz insanlarmış!"

Araf 82. Ayet 82. Ayet Rashad Khalifa His people responded by saying, "Evict them from your town. They are people who wish to be pure."
Rashad Khalifa

His people responded by saying, "Evict them from your town. They are people who wish to be pure."

Araf 82. Ayet 82. Ayet The Monotheist Group The only response of his people was: "Drive them out of your town; they are a people who wish to be pure!"
The Monotheist Group

The only response of his people was: "Drive them out of your town; they are a people who wish to be pure!"

Araf 82. Ayet 82. Ayet Edip-Layth The only response of his people was, "Drive them out of your town; they are a people who wish to be pure!"
Edip-Layth

The only response of his people was, "Drive them out of your town; they are a people who wish to be pure!"

Araf 82. Ayet 82. Ayet Ali Rıza Safa Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Bunları kentinizden çıkarın; bunlar, temiz insanlarmış!"
Ali Rıza Safa

Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Bunları kentinizden çıkarın; bunlar, temiz insanlarmış!"

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image