Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Araf 73. Ayet
73. Ayet
Edip-Layth
To Thamud, We sent their brother Saleh, he said, "My people, serve God, you have no god besides Him; proof has come to you from your Lord. This is God's camel, in her you have a sign, so leave her to eat in God's land, and do not harm her, else a painful retribution will take you."
|
Edip-Layth
To Thamud, We sent their brother Saleh, he said, "My people, serve God, you have no god besides Him; proof has come to you from your Lord. This is God's camel, in her you have a sign, so leave her to eat in God's land, and do not harm her, else a painful retribution will take you." |
|
|
Araf 73. Ayet
73. Ayet
Ali Rıza Safa
Ve Semud'a, kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Efendinizden, size açık bir kanıt geldi. Allah'ın şu dişi devesi, sizin için bir göstergedir. Artık, onu bırakın; Allah'ın toprağında otlasın. Ona, bir kötülük yapmayın; yoksa acı bir ceza sizi yakalar!"
|
Ali Rıza Safa
Ve Semud'a, kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Efendinizden, size açık bir kanıt geldi. Allah'ın şu dişi devesi, sizin için bir göstergedir. Artık, onu bırakın; Allah'ın toprağında otlasın. Ona, bir kötülük yapmayın; yoksa acı bir ceza sizi yakalar!" |
|
|
Araf 73. Ayet
73. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Semud halkına da kardeşleri Salih'i elçi gönderdik. Dedi ki "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın, size Rabbinizden mucize olmak üzere bir belge geldi. İşte Allah'ın dişi devesi; bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.
|
Süleymaniye Vakfı
Semud halkına da kardeşleri Salih'i elçi gönderdik. Dedi ki "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın, size Rabbinizden mucize olmak üzere bir belge geldi. İşte Allah'ın dişi devesi; bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap çarpar. |
|
|
Araf 73. Ayet
73. Ayet
Edip Yüksel
Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Efendinizden, size bir kanıt (beyyine) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar."
|
Edip Yüksel
Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Efendinizden, size bir kanıt (beyyine) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar." |
|
|
Araf 73. Ayet
73. Ayet
Erhan Aktaş
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb'inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah'ın dişi devesi[1] size bir ayettir.[2] Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi can yakıcı bir azap yakalar." dedi.
|
Erhan Aktaş
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb'inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah'ın dişi devesi[1] size bir ayettir.[2] Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi can yakıcı bir azap yakalar." dedi. |
|
|
Araf 73. Ayet
73. Ayet
Mehmet Okuyan
Semûd'a da kardeşleri Salih'i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah'ın şu devesi[1] sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah'ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar.[2]
|
Mehmet Okuyan
Semûd'a da kardeşleri Salih'i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah'ın şu devesi[1] sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah'ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar.[2] |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Ahmed Hulusi
"Hani sizi, Ad'dan sonra halifeler kıldı ve sizi arzda yerleştirdi... Ovalarından köşkler ediniyor ve dağlarını da yontup evler oluşturuyorsunuz! (O halde) Allah'ın bu nimetlerini hatırlayıp düşünün; bozguncular olarak yeryüzünde taşkınlık yapmayın. "
|
Ahmed Hulusi
"Hani sizi, Ad'dan sonra halifeler kıldı ve sizi arzda yerleştirdi... Ovalarından köşkler ediniyor ve dağlarını da yontup evler oluşturuyorsunuz! (O halde) Allah'ın bu nimetlerini hatırlayıp düşünün; bozguncular olarak yeryüzünde taşkınlık yapmayın. " |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Ali Bulaç
"(Allah'ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
|
Ali Bulaç
"(Allah'ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Düşününüz ki Allah, Ad kavminden sonra, yerlerine sizi getirdi. Yeryüzünde sizi yerleştirdi. Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayınız da yeryüzünde bozgunculuk yapmayınız.
|
Bayraktar Bayraklı
Düşününüz ki Allah, Ad kavminden sonra, yerlerine sizi getirdi. Yeryüzünde sizi yerleştirdi. Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayınız da yeryüzünde bozgunculuk yapmayınız. |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Diyanet İşleri
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
|
Diyanet İşleri
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve düşünün ki o, sizi Adden sonra hulefa yaptı ve bu Arzda sizi yerleştirdi, düzlüklerinden köşkler ediniyorsunuz ve dağlarından evler yontuyorsunuz, artık hep Allahın eltafını zikredin de yer yüzünü fesadcılıkla berbad etmeyin
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve düşünün ki o, sizi Adden sonra hulefa yaptı ve bu Arzda sizi yerleştirdi, düzlüklerinden köşkler ediniyorsunuz ve dağlarından evler yontuyorsunuz, artık hep Allahın eltafını zikredin de yer yüzünü fesadcılıkla berbad etmeyin |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Gültekin Onan
(Tanrı'nın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Tanrı'nın nimetlerini hatırlayın, yeyüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
|
Gültekin Onan
(Tanrı'nın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Tanrı'nın nimetlerini hatırlayın, yeyüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Hasan Basri Çantay
"Düşünün ki (Allah) sizi Ad'den sonra hükümdarlar yapdı. Yer yüzünde sizi yerleşdirdi. Ovalarından köşkler yapıyor, dağlarından evler yontuyorsunuz. Artık (hepiniz) Allahın lütuflarını anın, yer yüzünde fesadcılar olub taşkınlık yapmayın.
|
Hasan Basri Çantay
"Düşünün ki (Allah) sizi Ad'den sonra hükümdarlar yapdı. Yer yüzünde sizi yerleşdirdi. Ovalarından köşkler yapıyor, dağlarından evler yontuyorsunuz. Artık (hepiniz) Allahın lütuflarını anın, yer yüzünde fesadcılar olub taşkınlık yapmayın. |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
İbni Kesir
Düşününüz ki; O, sizi Ad kavminden sonra halifeler yaptı, yeryüzüne sizi yerleştirdi. Ovalarından köşkler yapıyor, dağlarından evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın. Yeryüzünde fesadçılar olarak taşkınlık yapmayın.
|
İbni Kesir
Düşününüz ki; O, sizi Ad kavminden sonra halifeler yaptı, yeryüzüne sizi yerleştirdi. Ovalarından köşkler yapıyor, dağlarından evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın. Yeryüzünde fesadçılar olarak taşkınlık yapmayın. |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Muhammed Esed
"Ve hatırlayın, sizi nasıl 'Ad (toplumunun) yerine getirdi O; ve ovalarında kendinize konaklar yükseltip dağlarını yontarak evler yapabilesiniz diye yeryüzünde sizi nasıl sağlamca yerleştirdi. Öyleyse, anın Allahın nimetini de yeryüzünde bozgunculuk yapıp karanlığa yol açmayın."
|
Muhammed Esed
"Ve hatırlayın, sizi nasıl 'Ad (toplumunun) yerine getirdi O; ve ovalarında kendinize konaklar yükseltip dağlarını yontarak evler yapabilesiniz diye yeryüzünde sizi nasıl sağlamca yerleştirdi. Öyleyse, anın Allahın nimetini de yeryüzünde bozgunculuk yapıp karanlığa yol açmayın." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Şaban Piriş
-Ad kavminden sonra sizi halifeler yaptığını, ovalarında köşkler kurup, dağlarında evler inşa ettiğiniz bu topraklara yerleştirdiğini bir hatırlayın. Allah'ın nimetlerini düşünün de yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık etmeyin!
|
Şaban Piriş
-Ad kavminden sonra sizi halifeler yaptığını, ovalarında köşkler kurup, dağlarında evler inşa ettiğiniz bu topraklara yerleştirdiğini bir hatırlayın. Allah'ın nimetlerini düşünün de yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık etmeyin! |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Suat Yıldırım
Bir de düşünün ki Allah sizi Ad halkına halef yaptı ve dünya üzerinde size imkanlar bahşetti. Arzın düzlüklerinde saraylar kurup, dağlarını yontarak evler yapıyorsunuz. Allah'ın nimetlerini düşünün de, bozgunculuk yaparak dünyada karışıklık çıkarmayın."
|
Suat Yıldırım
Bir de düşünün ki Allah sizi Ad halkına halef yaptı ve dünya üzerinde size imkanlar bahşetti. Arzın düzlüklerinde saraylar kurup, dağlarını yontarak evler yapıyorsunuz. Allah'ın nimetlerini düşünün de, bozgunculuk yaparak dünyada karışıklık çıkarmayın." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Süleyman Ateş
"Düşünün ki (Allah), Ad'dan sonra sizi hükümdarlar yaptı ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar ediniyorsunuz, dağlarını yontup evler yapıyorsunuz, artık Allah'ın ni'metlerini hatırlayın da yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın.
|
Süleyman Ateş
"Düşünün ki (Allah), Ad'dan sonra sizi hükümdarlar yaptı ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar ediniyorsunuz, dağlarını yontup evler yapıyorsunuz, artık Allah'ın ni'metlerini hatırlayın da yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın. |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
"Hatırlayın ki, Allah sizi Ad'dan sonra halefler yaptı ve yeryüzünde sizi yerleştirdi. O'nun düzlüklerinde saraylar kuruyorsunuz, dağlarını yontup ev yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da fesat çıkararak yeryüzünü berbat etmeyin."
|
Yaşar Nuri Öztürk
"Hatırlayın ki, Allah sizi Ad'dan sonra halefler yaptı ve yeryüzünde sizi yerleştirdi. O'nun düzlüklerinde saraylar kuruyorsunuz, dağlarını yontup ev yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da fesat çıkararak yeryüzünü berbat etmeyin." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Hem hatırlayın Ad'ın ardından O'nun sizi nasıl (uygarlığa) varis kıldığını ve şu malum yerde sizi yerleştirdiğini! (Siz ki) buranın düzlüklerinde köşkler inşa edip, dağlarındaki (kayalardan) evler yontarsınız. Artık hatırlayın Allah'ın nimetlerini de, kötülüğü yaygınlaştırarak ahlaki çürümeye meydan vermeyin!"
|
Mustafa İslamoğlu
Hem hatırlayın Ad'ın ardından O'nun sizi nasıl (uygarlığa) varis kıldığını ve şu malum yerde sizi yerleştirdiğini! (Siz ki) buranın düzlüklerinde köşkler inşa edip, dağlarındaki (kayalardan) evler yontarsınız. Artık hatırlayın Allah'ın nimetlerini de, kötülüğü yaygınlaştırarak ahlaki çürümeye meydan vermeyin!" |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Rashad Khalifa
"Recall that He made you inheritors after 'Aad, and established you on earth, building mansions in its valleys, and carving homes from its mountains. You shall remember GOD's blessings, and do not roam the earth corruptingly."
|
Rashad Khalifa
"Recall that He made you inheritors after 'Aad, and established you on earth, building mansions in its valleys, and carving homes from its mountains. You shall remember GOD's blessings, and do not roam the earth corruptingly." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
The Monotheist Group
"And remember that He made you successors after 'Aad, and He established you in the land so that you make palaces on its plains, and you carve homes in the mountains. So remember the grace of God, and do not roam the earth as corrupters."
|
The Monotheist Group
"And remember that He made you successors after 'Aad, and He established you in the land so that you make palaces on its plains, and you carve homes in the mountains. So remember the grace of God, and do not roam the earth as corrupters." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Edip-Layth
"Recall that He made you successors after Aad, and He established you in the land so that you make palaces on its plains, and you carve homes in the mountains. So recall God's grace, and do not roam the earth as corrupters."
|
Edip-Layth
"Recall that He made you successors after Aad, and He established you in the land so that you make palaces on its plains, and you carve homes in the mountains. So recall God's grace, and do not roam the earth as corrupters." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Ali Rıza Safa
"Âd'dan sonra, onların yerine sizi getirdiğini ve sizi yeryüzünde yerleştirdiğini hatırlayın. Ovalarında konaklar yapıyor, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık, Allah'ın nimetlerini anın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!"
|
Ali Rıza Safa
"Âd'dan sonra, onların yerine sizi getirdiğini ve sizi yeryüzünde yerleştirdiğini hatırlayın. Ovalarında konaklar yapıyor, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık, Allah'ın nimetlerini anın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Hatırlasanıza; Ad halkının ardından onların yerine sizi getirdi ve o toprağa yerleştirdi. Şimdi O'nun ovalarında köşkler kuruyor, dağlarını oyup evler yapıyorsunuz. Allah'ı (nimetlerini) hatırlayın da ortalığı birbirine katıp doğal düzeni bozmayın."
|
Süleymaniye Vakfı
Hatırlasanıza; Ad halkının ardından onların yerine sizi getirdi ve o toprağa yerleştirdi. Şimdi O'nun ovalarında köşkler kuruyor, dağlarını oyup evler yapıyorsunuz. Allah'ı (nimetlerini) hatırlayın da ortalığı birbirine katıp doğal düzeni bozmayın." |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Edip Yüksel
"Ad halkından sonra sizi varisler kıldığını hatırlayın. Sizi yeryüzüne yerleştirdi. Düzlüklerinde köşkler kurup dağlarında evler yontuyorsunuz. ALLAH'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."Elçiyi Mesajından Tanıyorlar
|
Edip Yüksel
"Ad halkından sonra sizi varisler kıldığını hatırlayın. Sizi yeryüzüne yerleştirdi. Düzlüklerinde köşkler kurup dağlarında evler yontuyorsunuz. ALLAH'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."Elçiyi Mesajından Tanıyorlar |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Erhan Aktaş
Hatırlayın! Âd'dan sonra sizi halifeler yapıp yeryüzüne yerleştirdi. O'nun ovalarında köşkler yapıyor, dağlarını yontup evler yapıyorsunuz. Allah'ın nimetlerini düşünün de yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın.
|
Erhan Aktaş
Hatırlayın! Âd'dan sonra sizi halifeler yapıp yeryüzüne yerleştirdi. O'nun ovalarında köşkler yapıyor, dağlarını yontup evler yapıyorsunuz. Allah'ın nimetlerini düşünün de yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın. |
|
|
Araf 74. Ayet
74. Ayet
Mehmet Okuyan
(Allah'ın) Âd (kavmin)den sonra sizi halifeler (sorumlular) kıldığını ve yeryüzüne (bu topraklara) yerleştirdiğini hatırlayın! Ovalarında köşkler ediniyor ve dağlarından evler yontuyorsunuz.[1] Allah'ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!"
|
Mehmet Okuyan
(Allah'ın) Âd (kavmin)den sonra sizi halifeler (sorumlular) kıldığını ve yeryüzüne (bu topraklara) yerleştirdiğini hatırlayın! Ovalarında köşkler ediniyor ve dağlarından evler yontuyorsunuz.[1] Allah'ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!" |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Ahmed Hulusi
(Salih'in) halkı içindeki kendini beğenmiş ileri gelenleri, aralarında zayıf durumda bulunan iman edenlere: "Salih'in, Rabbinden irsal olmuş biri olduğuna iman ediyor musunuz?" dediler... (Onlar da): "Doğrusu biz onunla irsal olunana (sanki bize irsal olmuşçasına) iman edenleriz" dediler.
|
Ahmed Hulusi
(Salih'in) halkı içindeki kendini beğenmiş ileri gelenleri, aralarında zayıf durumda bulunan iman edenlere: "Salih'in, Rabbinden irsal olmuş biri olduğuna iman ediyor musunuz?" dediler... (Onlar da): "Doğrusu biz onunla irsal olunana (sanki bize irsal olmuşçasına) iman edenleriz" dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Ali Bulaç
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler.
|
Ali Bulaç
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri inananlara dediler ki: "Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar da,"Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız" dediler.
|
Bayraktar Bayraklı
Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri inananlara dediler ki: "Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar da,"Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız" dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Diyanet İşleri
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?" dediler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız" dediler.
|
Diyanet İşleri
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?" dediler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız" dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Kavmi içinden kibirlerine yediremiyen cumhur cemaat o hırpalanmakta olanlara, onlardan iyman eden kimselere, siz, dediler, Salihin hakıkaten rabbı tarafından gönderilmiş olduğunu biliyormusunuz? Biz, dediler: doğrusu onun gönderildiği şeye mü'minleriz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Kavmi içinden kibirlerine yediremiyen cumhur cemaat o hırpalanmakta olanlara, onlardan iyman eden kimselere, siz, dediler, Salihin hakıkaten rabbı tarafından gönderilmiş olduğunu biliyormusunuz? Biz, dediler: doğrusu onun gönderildiği şeye mü'minleriz |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Gültekin Onan
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (büyüklenenler), içlerinden inanıp da onlarca zayıf bırakılanlar (müstazaflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inançlılarız / inançlı olanlarız" dediler.
|
Gültekin Onan
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (büyüklenenler), içlerinden inanıp da onlarca zayıf bırakılanlar (müstazaflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inançlılarız / inançlı olanlarız" dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Hasan Basri Çantay
Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen ileri gelenleri de kendilerince hor görünenlere, onların içinden iman edenlere şöyle dedi (ler): "Siz, Saalihin gerçekden Rabbi katından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz"? Onlar da: "Biz, dediler, doğrusu onunla ne gönderildiyse ona iman edicileriz".
|
Hasan Basri Çantay
Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen ileri gelenleri de kendilerince hor görünenlere, onların içinden iman edenlere şöyle dedi (ler): "Siz, Saalihin gerçekden Rabbi katından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz"? Onlar da: "Biz, dediler, doğrusu onunla ne gönderildiyse ona iman edicileriz". |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
İbni Kesir
Onun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri; kendilerine hor görünenlere içlerinden iman edenlere: Siz; Salih'in gerçekten Rabbı tarafından gönderilmiş olduğuna inanıyor musunuz? dediler. Onlar da dediler ki: Doğrusu biz, onunla gönderilene inanıyoruz.
|
İbni Kesir
Onun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri; kendilerine hor görünenlere içlerinden iman edenlere: Siz; Salih'in gerçekten Rabbı tarafından gönderilmiş olduğuna inanıyor musunuz? dediler. Onlar da dediler ki: Doğrusu biz, onunla gönderilene inanıyoruz. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Muhammed Esed
Güçsüz görülenlere karşı küstahça büyüklük taslayan toplumun ileri gelenleri inananlara: "Siz Salihin (gerçekten) Rabbinin katından gönderildiğinden emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Elbette inanıyoruz onun getirdiği habere" diye cevap verdiler.
|
Muhammed Esed
Güçsüz görülenlere karşı küstahça büyüklük taslayan toplumun ileri gelenleri inananlara: "Siz Salihin (gerçekten) Rabbinin katından gönderildiğinden emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Elbette inanıyoruz onun getirdiği habere" diye cevap verdiler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Şaban Piriş
O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular: -Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler: -Biz, Onunla gönderilenlere iman ediyoruz!
|
Şaban Piriş
O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular: -Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler: -Biz, Onunla gönderilenlere iman ediyoruz! |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Suat Yıldırım
Kavminden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görünen müminlere alay yollu: "Siz, gerçekten Salih'in Rabbi tarafından size elçi olarak gönderildiğini biliyor musunuz?" dediler. Onlar da: "Elbette, biz onunla gönderilen her şeye inandık, iman ettik." diye cevap verdiler.
|
Suat Yıldırım
Kavminden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görünen müminlere alay yollu: "Siz, gerçekten Salih'in Rabbi tarafından size elçi olarak gönderildiğini biliyor musunuz?" dediler. Onlar da: "Elbette, biz onunla gönderilen her şeye inandık, iman ettik." diye cevap verdiler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Süleyman Ateş
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.
|
Süleyman Ateş
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun kibre saplanmış kodamanları, içlerinden inanıp da baskı altında tutularak ezilenlere şöyle dediler: "Siz Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun kibre saplanmış kodamanları, içlerinden inanıp da baskı altında tutularak ezilenlere şöyle dediler: "Siz Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Toplumun güçsüzlere karşı büyüklük taslayan seçkinleri, ezilenler arasındaki inanan kimselere dediler ki: "Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğine inanıyor musunuz?" Onlar "Elbette" dediler, "biz onunla gönderilene de iman etmiş kişileriz!"
|
Mustafa İslamoğlu
Toplumun güçsüzlere karşı büyüklük taslayan seçkinleri, ezilenler arasındaki inanan kimselere dediler ki: "Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğine inanıyor musunuz?" Onlar "Elbette" dediler, "biz onunla gönderilene de iman etmiş kişileriz!" |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Rashad Khalifa
The arrogant leaders among his people said to the common people who believed, "How do you know that Saaleh is sent by his Lord?" They said, "The message he brought has made us believers."
|
Rashad Khalifa
The arrogant leaders among his people said to the common people who believed, "How do you know that Saaleh is sent by his Lord?" They said, "The message he brought has made us believers." |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
The Monotheist Group
The leaders who were arrogant from among his people said to those who were weak and believed from among them: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said: "It is in that which he has been sent that we believe."
|
The Monotheist Group
The leaders who were arrogant from among his people said to those who were weak and believed from among them: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said: "It is in that which he has been sent that we believe." |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Edip-Layth
The leaders who were arrogant from among his people said to those who had acknowledged among the powerless: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said, "We acknowledge the message he has been sent with."
|
Edip-Layth
The leaders who were arrogant from among his people said to those who had acknowledged among the powerless: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said, "We acknowledge the message he has been sent with." |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Ali Rıza Safa
Toplumu arasındaki büyüklük taslayanların ileri gelenleri, güçsüz bırakılmış inananlara, şöyle dediler: "Salih'in, Efendisinden gönderildiğine gerçekten güveniyor musunuz?" Dediler ki: "Aslında, Onunla gönderilene inanıyoruz!"
|
Ali Rıza Safa
Toplumu arasındaki büyüklük taslayanların ileri gelenleri, güçsüz bırakılmış inananlara, şöyle dediler: "Salih'in, Efendisinden gönderildiğine gerçekten güveniyor musunuz?" Dediler ki: "Aslında, Onunla gönderilene inanıyoruz!" |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Halkının kendini büyük gören önderleri, güçsüz saydıkları kişilere; onların inanmış olanlarına şöyle dediler: "Siz Salih'i, gerçekten Rabbi tarafından elçi olarak gönderilmiş biri mi sanıyorsunuz?" Dediler ki "Evet. Biz onunla gönderilmiş her şeye inanıp güveniriz."
|
Süleymaniye Vakfı
Halkının kendini büyük gören önderleri, güçsüz saydıkları kişilere; onların inanmış olanlarına şöyle dediler: "Siz Salih'i, gerçekten Rabbi tarafından elçi olarak gönderilmiş biri mi sanıyorsunuz?" Dediler ki "Evet. Biz onunla gönderilmiş her şeye inanıp güveniriz." |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Edip Yüksel
Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri iman edenlere, "Salih'in gerçekten Efendisi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz" dediler. Onlar da: "Biz onun getirdiği mesajı onaylıyoruz" dediler.
|
Edip Yüksel
Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri iman edenlere, "Salih'in gerçekten Efendisi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz" dediler. Onlar da: "Biz onun getirdiği mesajı onaylıyoruz" dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Erhan Aktaş
Halkının büyüklük taslayan meleleri[1], içlerinden iman eden mustazaf'lara[2]: "Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz." dediler.
|
Erhan Aktaş
Halkının büyüklük taslayan meleleri[1], içlerinden iman eden mustazaf'lara[2]: "Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz." dediler. |
|
|
Araf 75. Ayet
75. Ayet
Mehmet Okuyan
Kavminden kibirli yöneticiler zayıf düşürülmüşlere yani içlerinden iman edenlere "Siz Salih'in Rabbinden gönderilen bir (elçi) olduğunu (gerçekten) biliyor (buna inanıyor) musunuz?" diye sormuşlardı. Onlar da "Şüphesiz ki biz onunla gönderilen her şeye inanıyoruz." demişlerdi.[1]
|
Mehmet Okuyan
Kavminden kibirli yöneticiler zayıf düşürülmüşlere yani içlerinden iman edenlere "Siz Salih'in Rabbinden gönderilen bir (elçi) olduğunu (gerçekten) biliyor (buna inanıyor) musunuz?" diye sormuşlardı. Onlar da "Şüphesiz ki biz onunla gönderilen her şeye inanıyoruz." demişlerdi.[1] |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Ahmed Hulusi
O kendini beğenmiş kibirliler: "Gerçek ki, biz sizin o iman ettiğinizi, inkar edenleriz" dediler.
|
Ahmed Hulusi
O kendini beğenmiş kibirliler: "Gerçek ki, biz sizin o iman ettiğinizi, inkar edenleriz" dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Ali Bulaç
Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: "Biz de, gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız."
|
Ali Bulaç
Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: "Biz de, gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız." |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Büyüklük taslayanlar, "Biz de sizin inandığınızı inkar edenleriz" dediler.
|
Bayraktar Bayraklı
Büyüklük taslayanlar, "Biz de sizin inandığınızı inkar edenleriz" dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Diyanet İşleri
Büyüklük taslayanlar, "Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkar edenleriz" dediler.
|
Diyanet İşleri
Büyüklük taslayanlar, "Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkar edenleriz" dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
O kibirlerine yediremiyenler doğrusu, dediler: biz o sizin iyman ettiğiniz şeye kafirleriz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
O kibirlerine yediremiyenler doğrusu, dediler: biz o sizin iyman ettiğiniz şeye kafirleriz |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Gültekin Onan
Büyüklenenler (şöyle) dedi: "Biz de gerçekten sizin inandığınıza küfredenleriz."
|
Gültekin Onan
Büyüklenenler (şöyle) dedi: "Biz de gerçekten sizin inandığınıza küfredenleriz." |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Yine) o kibirlenen kimseler: "Biz, doğrusu o sizin iman etdiğinizi inkar ile kafir olanlarız" dedi (ler).
|
Hasan Basri Çantay
(Yine) o kibirlenen kimseler: "Biz, doğrusu o sizin iman etdiğinizi inkar ile kafir olanlarız" dedi (ler). |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
İbni Kesir
Büyüklük taslayanlar dediler ki: Biz, doğrusu sizin iman ettiğinizi inkar edenleriz.
|
İbni Kesir
Büyüklük taslayanlar dediler ki: Biz, doğrusu sizin iman ettiğinizi inkar edenleriz. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Muhammed Esed
Büyüklük peşinde olanlarsa: "Bakın" dediler, "sizin o kadar emin olduğunuz şeyi biz asla doğru bulmuyoruz!"
|
Muhammed Esed
Büyüklük peşinde olanlarsa: "Bakın" dediler, "sizin o kadar emin olduğunuz şeyi biz asla doğru bulmuyoruz!" |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Şaban Piriş
Büyüklük taslayanlar ise: -Biz de sizin iman ettiklerinizi tanımıyoruz, dediler.
|
Şaban Piriş
Büyüklük taslayanlar ise: -Biz de sizin iman ettiklerinizi tanımıyoruz, dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Suat Yıldırım
O kibirlenenler ise, "Doğrusu, biz sizin iman ettiğiniz şeyi inkar ediyoruz." dediler.
|
Suat Yıldırım
O kibirlenenler ise, "Doğrusu, biz sizin iman ettiğiniz şeyi inkar ediyoruz." dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Süleyman Ateş
Büyüklük taslayanlar: "Biz, sizin inandığınızı inkar edenleriz!" dediler.
|
Süleyman Ateş
Büyüklük taslayanlar: "Biz, sizin inandığınızı inkar edenleriz!" dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Kibre sapanlar şöyle konuştu: "Biz sizin inandığınızı inkar edenleriz."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Kibre sapanlar şöyle konuştu: "Biz sizin inandığınızı inkar edenleriz." |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Büyüklük taslayanlarsa: "Biz" dediler, "Sizin iman etmeye değer bulduğunuz şeyin inkarcısıyız!"
|
Mustafa İslamoğlu
Büyüklük taslayanlarsa: "Biz" dediler, "Sizin iman etmeye değer bulduğunuz şeyin inkarcısıyız!" |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Rashad Khalifa
The arrogant ones said, "We disbelieve in what you believe in."
|
Rashad Khalifa
The arrogant ones said, "We disbelieve in what you believe in." |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
The Monotheist Group
Those who were arrogant said: "In that which you believe, we reject!"
|
The Monotheist Group
Those who were arrogant said: "In that which you believe, we reject!" |
|
|
|
Edip-Layth
Those who were arrogant said, "We reject what you acknowledge!" |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Ali Rıza Safa
Büyüklük taslayanlar, şöyle dediler: "Aslında, sizin inandığınız şeyi inkar ediyoruz!"
|
Ali Rıza Safa
Büyüklük taslayanlar, şöyle dediler: "Aslında, sizin inandığınız şeyi inkar ediyoruz!" |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Kendilerini büyük görenler: "Biz de sizin inancınızı tanımıyoruz" dediler.
|
Süleymaniye Vakfı
Kendilerini büyük görenler: "Biz de sizin inancınızı tanımıyoruz" dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Edip Yüksel
Büyüklük taslayanlar, "Biz, sizin onayladığınız şeyi inkar ediyoruz" dediler.
|
Edip Yüksel
Büyüklük taslayanlar, "Biz, sizin onayladığınız şeyi inkar ediyoruz" dediler. |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Erhan Aktaş
Büyüklük taslayan kimseler de dediler ki: "Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi kesin olarak küfredenlerdeniz[1]."
|
Erhan Aktaş
Büyüklük taslayan kimseler de dediler ki: "Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi kesin olarak küfredenlerdeniz[1]." |
|
|
Araf 76. Ayet
76. Ayet
Mehmet Okuyan
Kibirlenenler "Biz sizin inandığınız şeyleri inkâr ediyoruz!" demişlerdi.[1]
|
Mehmet Okuyan
Kibirlenenler "Biz sizin inandığınız şeyleri inkâr ediyoruz!" demişlerdi.[1] |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Ahmed Hulusi
(Derken) dişi deveyi vahşice boğazladılar, Rablerinin emrine itaattan çıktılar ve: "Ey Salih... Eğer Rasullerden isen, bizi tehdit ettiğin azabı getir" dediler.
|
Ahmed Hulusi
(Derken) dişi deveyi vahşice boğazladılar, Rablerinin emrine itaattan çıktılar ve: "Ey Salih... Eğer Rasullerden isen, bizi tehdit ettiğin azabı getir" dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Ali Bulaç
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih'e de şöyle) dediler: "Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir peygamber) isen, vaadettiğin şeyi getir, bakalım."
|
Ali Bulaç
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih'e de şöyle) dediler: "Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir peygamber) isen, vaadettiğin şeyi getir, bakalım." |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Derken, o dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da, "Ey Salih! Eğer sen gerçekten peygamberlerdensen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.
|
Bayraktar Bayraklı
Derken, o dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da, "Ey Salih! Eğer sen gerçekten peygamberlerdensen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Diyanet İşleri
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir" dediler.
|
Diyanet İşleri
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir" dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken o nakayı tepelediler ve rablarının emrinden tuğyan ettiler ve dediler ki: Hey Salih, sen gerçek mürselinden isen bizi tehdid etmekte olduğun azabı getir görelim
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken o nakayı tepelediler ve rablarının emrinden tuğyan ettiler ve dediler ki: Hey Salih, sen gerçek mürselinden isen bizi tehdid etmekte olduğun azabı getir görelim |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Gültekin Onan
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve rablerinin buyruğuna karşı çıkıp (Salih'e de şöyle) dediler: "Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden isen, vaadettiğin şeyi getir bakalım."
|
Gültekin Onan
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve rablerinin buyruğuna karşı çıkıp (Salih'e de şöyle) dediler: "Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden isen, vaadettiğin şeyi getir bakalım." |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Hasan Basri Çantay
Derken o dişi deveyi, ayaklarını keserek, öldürdüler. Rablerinin emrinden (uzaklaşıb) isyan etdiler ve: "Saalih, eğer sen gönderilmiş peygamberlerden isen bizi tehdid edib durduğun azabı getir bize" dediler.
|
Hasan Basri Çantay
Derken o dişi deveyi, ayaklarını keserek, öldürdüler. Rablerinin emrinden (uzaklaşıb) isyan etdiler ve: "Saalih, eğer sen gönderilmiş peygamberlerden isen bizi tehdid edib durduğun azabı getir bize" dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
İbni Kesir
Ve dişi deveyi kesip devirdiler de Rabblarının emrine baş kaldırdılar ve dediler ki: Ey Salih; eğer sen peygamberlerden isen tehdid edip durduğun azabı getir bize.
|
İbni Kesir
Ve dişi deveyi kesip devirdiler de Rabblarının emrine baş kaldırdılar ve dediler ki: Ey Salih; eğer sen peygamberlerden isen tehdid edip durduğun azabı getir bize. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Muhammed Esed
Ve böyle (diyerek) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler, Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): "Ey Salih," dediler, "eğer gerçekten Allahın elçilerinden biriysen, haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!"
|
Muhammed Esed
Ve böyle (diyerek) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler, Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): "Ey Salih," dediler, "eğer gerçekten Allahın elçilerinden biriysen, haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!" |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Şaban Piriş
Ayaklarını keserek o deveyi öldürdüler. Rab'lerinin emrine baş kaldırdılar ve: -Ey Salih, eğer peygamberlerden isen bize korkutup durduğun azabı getir! dediler.
|
Şaban Piriş
Ayaklarını keserek o deveyi öldürdüler. Rab'lerinin emrine baş kaldırdılar ve: -Ey Salih, eğer peygamberlerden isen bize korkutup durduğun azabı getir! dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Suat Yıldırım
Derken deveyi boğazladılar ve Rab'lerinin emrinden çıkıp O'na isyan ettiler ve dediler ki: "Salih! Sen gerçekten resullerden isen, bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim!"
|
Suat Yıldırım
Derken deveyi boğazladılar ve Rab'lerinin emrinden çıkıp O'na isyan ettiler ve dediler ki: "Salih! Sen gerçekten resullerden isen, bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim!" |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Süleyman Ateş
Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğu dışına çıktılar; "Ey Salih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdid ettiğin (azab)ı bize getir!" dediler.
|
Süleyman Ateş
Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğu dışına çıktılar; "Ey Salih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdid ettiğin (azab)ı bize getir!" dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Bu arada dişi deveyi boğazladılar. Ve Rablerinin emrinden dışarı çıkıp şöyle dediler: "Ey Salih! Eğer Allah tarafından gönderilenlerdensen, bizi tehdit ettiğin şeyi önümüze getiriver."
|
Yaşar Nuri Öztürk
Bu arada dişi deveyi boğazladılar. Ve Rablerinin emrinden dışarı çıkıp şöyle dediler: "Ey Salih! Eğer Allah tarafından gönderilenlerdensen, bizi tehdit ettiğin şeyi önümüze getiriver." |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Mustafa İslamoğlu
En sonunda dişi deveyi işkenceyle, vahşice katlettiler ve Rablerinin buyruğuna karşı geldiler; üstelik dediler ki: "Ey Salih! Eğer peygamberlerden biri olduğun gerçekse, haydi getir şu bizi tehdit ettiğin azabı!"
|
Mustafa İslamoğlu
En sonunda dişi deveyi işkenceyle, vahşice katlettiler ve Rablerinin buyruğuna karşı geldiler; üstelik dediler ki: "Ey Salih! Eğer peygamberlerden biri olduğun gerçekse, haydi getir şu bizi tehdit ettiğin azabı!" |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Rashad Khalifa
Subsequently, they slaughtered the camel, rebelled against their Lord's command, and said, "O Saaleh, bring the doom you threaten us with, if you are really a messenger."
|
Rashad Khalifa
Subsequently, they slaughtered the camel, rebelled against their Lord's command, and said, "O Saaleh, bring the doom you threaten us with, if you are really a messenger." |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
The Monotheist Group
They thus killed the camel and defied the command of their Lord, and they said: "O Saleh, bring us what you promised us if you are of the messengers!"
|
The Monotheist Group
They thus killed the camel and defied the command of their Lord, and they said: "O Saleh, bring us what you promised us if you are of the messengers!" |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Edip-Layth
They thus killed the camel and defied their Lord's command, and they said, "O Saleh, bring us what you promised us if you are of the messengers!"
|
Edip-Layth
They thus killed the camel and defied their Lord's command, and they said, "O Saleh, bring us what you promised us if you are of the messengers!" |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Ali Rıza Safa
Ardından, dişi deveyi kestiler. Böylece, Efendilerinin buyruğunun dışına çıktılar. Ve "Ey Salih!" dediler; "Bize gözdağı verdiğin şeyi getir; eğer gönderilenler arasındaysan?"
|
Ali Rıza Safa
Ardından, dişi deveyi kestiler. Böylece, Efendilerinin buyruğunun dışına çıktılar. Ve "Ey Salih!" dediler; "Bize gözdağı verdiğin şeyi getir; eğer gönderilenler arasındaysan?" |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Sonra Rablerinin emrine karşı gelerek dişi deveyi kestiler ve dediler ki "Bak Salih! Eğer sen elçilerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi getir de görelim."
|
Süleymaniye Vakfı
Sonra Rablerinin emrine karşı gelerek dişi deveyi kestiler ve dediler ki "Bak Salih! Eğer sen elçilerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi getir de görelim." |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Edip Yüksel
Deveyi işkence ederek kestiler ve Efendi'lerinin emrine başkaldırdılar: "Salih, gerçekten elçilerden birisi isen, bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir" dediler.
|
Edip Yüksel
Deveyi işkence ederek kestiler ve Efendi'lerinin emrine başkaldırdılar: "Salih, gerçekten elçilerden birisi isen, bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir" dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Erhan Aktaş
Derken dişi deveyi kestiler ve böylece Rabb'inin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen gerçekten gönderilenlerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri getir." dediler.
|
Erhan Aktaş
Derken dişi deveyi kestiler ve böylece Rabb'inin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen gerçekten gönderilenlerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri getir." dediler. |
|
|
Araf 77. Ayet
77. Ayet
Mehmet Okuyan
Rablerinin emrinden çıkarak o dişi deveyi boğazlamış[1] ve "Ey Salih! Elçilerdensen bize vadettiğini bize getir!" demişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
Rablerinin emrinden çıkarak o dişi deveyi boğazlamış[1] ve "Ey Salih! Elçilerdensen bize vadettiğini bize getir!" demişlerdi. |
|
|
Araf 78. Ayet
78. Ayet
Ahmed Hulusi
Onları çok şiddetli bir deprem yakaladı... Yurtlarında göçüp öldüler!
|
Ahmed Hulusi
Onları çok şiddetli bir deprem yakaladı... Yurtlarında göçüp öldüler! |
|
|
Araf 78. Ayet
78. Ayet
Ali Bulaç
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
|
Ali Bulaç
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. |
|
|
Araf 78. Ayet
78. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine, onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöktüler.
|
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine, onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöktüler. |
|
|
Araf 78. Ayet
78. Ayet
Diyanet İşleri
Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
|
Diyanet İşleri
Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar. |
|
|
Araf 78. Ayet
78. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine onları "o recfe" tutuverdi vatanlarında çöke kaldılar
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine onları "o recfe" tutuverdi vatanlarında çöke kaldılar |
|
|
Araf 78. Ayet
78. Ayet
Gültekin Onan
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
|
Gültekin Onan
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.