Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 55. Ayet 55. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Rabbinize; boyun bükerek, gizlice/ürpererek yakarın. O, haddi aşanları/azmışları sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinize; boyun bükerek, gizlice/ürpererek yakarın. O, haddi aşanları/azmışları sevmez.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Mustafa İslamoğlu Rabbinize alçak gönüllü olarak ve derin bir aciziyet duygusu içinde yalvarın! Şüphesiz O haddi aşanları sevmez.
Mustafa İslamoğlu

Rabbinize alçak gönüllü olarak ve derin bir aciziyet duygusu içinde yalvarın! Şüphesiz O haddi aşanları sevmez.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Rashad Khalifa You shall worship your Lord publicly and privately; He does not love the transgressors.
Rashad Khalifa

You shall worship your Lord publicly and privately; He does not love the transgressors.

Araf 55. Ayet 55. Ayet The Monotheist Group Call on your Lord in humility and in secret. He does not like the aggressors.
The Monotheist Group

Call on your Lord in humility and in secret. He does not like the aggressors.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Edip-Layth Call on your Lord openly and in secret. He does not like the aggressors.
Edip-Layth

Call on your Lord openly and in secret. He does not like the aggressors.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Ali Rıza Safa Efendinize, yalvararak ve gizlice yakarışlarda bulunun. Çünkü O, sınırı aşanları sevmez.
Ali Rıza Safa

Efendinize, yalvararak ve gizlice yakarışlarda bulunun. Çünkü O, sınırı aşanları sevmez.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Süleymaniye Vakfı Rabbinize için için yalvararak gizlice dua edin. O, aşırılık yapanları sevmez.
Süleymaniye Vakfı

Rabbinize için için yalvararak gizlice dua edin. O, aşırılık yapanları sevmez.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Edip Yüksel Efendinizi içtenlikle ve gizlice çağırın. O, sınırı aşanları sevmez.
Edip Yüksel

Efendinizi içtenlikle ve gizlice çağırın. O, sınırı aşanları sevmez.

Araf 55. Ayet 55. Ayet Erhan Aktaş Rabb'inize "tederruan"[1] ve "hufyeten"[2] dua edin. Kuşkusuz O, haddi aşanları sevmez.
Erhan Aktaş

Rabb'inize "tederruan"[1] ve "hufyeten"[2] dua edin. Kuşkusuz O, haddi aşanları sevmez.

Dip Notlar
Araf 55. Ayet 55. Ayet Mehmet Okuyan Rabbinize boyun eğerek ve gizlice dua edin![1] Şüphesiz ki O, haddi aşanları sevmez.
Mehmet Okuyan

Rabbinize boyun eğerek ve gizlice dua edin![1] Şüphesiz ki O, haddi aşanları sevmez.

Dip Notlar
Araf 56. Ayet 56. Ayet Ahmed Hulusi Düzene sokulduktan sonra arzda bozgunculuk yapmayın... Korkarak ve icabet edeceğine inanarak O'na dua edin! Muhakkak ki Allah Rahmeti muhsinlerden yakındır.
Ahmed Hulusi

Düzene sokulduktan sonra arzda bozgunculuk yapmayın... Korkarak ve icabet edeceğine inanarak O'na dua edin! Muhakkak ki Allah Rahmeti muhsinlerden yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Ali Bulaç Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.
Ali Bulaç

Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Bayraktar Bayraklı Yeryüzü ıslaha kavuştuktan sonra orada bozgunculuk yapmayınız. O'na ürpererek ve ümit ederek dua ediniz. Şüphesiz Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.
Bayraktar Bayraklı

Yeryüzü ıslaha kavuştuktan sonra orada bozgunculuk yapmayınız. O'na ürpererek ve ümit ederek dua ediniz. Şüphesiz Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Diyanet İşleri Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.
Diyanet İşleri

Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Yer yüzünü ifsad etmeyin ıslahından sonra da hem havf hem şevk ile ona kulluk edin, her halde Allahın rahmeti yakındır muhsinlere
Elmalılı Hamdi Yazır

Yer yüzünü ifsad etmeyin ıslahından sonra da hem havf hem şevk ile ona kulluk edin, her halde Allahın rahmeti yakındır muhsinlere

Araf 56. Ayet 56. Ayet Gültekin Onan Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın. O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Tanrı'nın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.
Gültekin Onan

Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın. O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Tanrı'nın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Hasan Basri Çantay Yer (yüzün) de — o, iyi bir haale getirildikden sonra da — fesadcılık etmeyin. Ona (Cenab- Hakka), korkarak ve umarak, düa edin. Şübhe yok ki iyi hareket edenlere Allahın rahmeti çok yakındır.
Hasan Basri Çantay

Yer (yüzün) de — o, iyi bir haale getirildikden sonra da — fesadcılık etmeyin. Ona (Cenab- Hakka), korkarak ve umarak, düa edin. Şübhe yok ki iyi hareket edenlere Allahın rahmeti çok yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet İbni Kesir Islah olmuşken yeryüzünde fesad çıkarmayın ve O'na korka korka ve ümitle yalvarın. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti; ihsan edenlere çok yakındır.
İbni Kesir

Islah olmuşken yeryüzünde fesad çıkarmayın ve O'na korka korka ve ümitle yalvarın. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti; ihsan edenlere çok yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Muhammed Esed bunun içindir ki, iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Ve korkuyla ve umarak yalvarın Ona; çünkü Allahın rahmeti her zaman iyilik yapanlarla beraberdir!
Muhammed Esed

bunun içindir ki, iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Ve korkuyla ve umarak yalvarın Ona; çünkü Allahın rahmeti her zaman iyilik yapanlarla beraberdir!

Araf 56. Ayet 56. Ayet Şaban Piriş Yeryüzünde, ıslah edildikten sonra bozgunculuk yapmayın. Allah'a korku ve ümit ile dua edin. Allah'ın rahmeti iyi kimselere yakındır.
Şaban Piriş

Yeryüzünde, ıslah edildikten sonra bozgunculuk yapmayın. Allah'a korku ve ümit ile dua edin. Allah'ın rahmeti iyi kimselere yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Suat Yıldırım Düzeltilmiş olan ülkeyi ifsad etmeyin. Hem endişe, hem de ümit ile O'na yalvarın. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti iyi kimselere yakındır.
Suat Yıldırım

Düzeltilmiş olan ülkeyi ifsad etmeyin. Hem endişe, hem de ümit ile O'na yalvarın. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti iyi kimselere yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Süleyman Ateş Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O'na du'a edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.
Süleyman Ateş

Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O'na du'a edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Ürpererek ve ümit ederek dua edin O'na. Hiç kuşkusuz, Allah'ın rahmeti, Güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.
Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Ürpererek ve ümit ederek dua edin O'na. Hiç kuşkusuz, Allah'ın rahmeti, Güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Mustafa İslamoğlu Bu nedenle, iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın; derin bir ürperti ve büyük bir iştiyakla yalvarın O'na; çünkü Allah'ın rahmeti erdemli davrananlara pek yakındır.
Mustafa İslamoğlu

Bu nedenle, iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın; derin bir ürperti ve büyük bir iştiyakla yalvarın O'na; çünkü Allah'ın rahmeti erdemli davrananlara pek yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Rashad Khalifa Do not corrupt the earth after it has been set straight, and worship Him out of reverence, and out of hope. Surely, GOD's mercy is attainable by the righteous.
Rashad Khalifa

Do not corrupt the earth after it has been set straight, and worship Him out of reverence, and out of hope. Surely, GOD's mercy is attainable by the righteous.

Araf 56. Ayet 56. Ayet The Monotheist Group And do not corrupt the earth after it has been made right; and call on Him fearing and hoping. Surely the mercy of God is near the righteous.
The Monotheist Group

And do not corrupt the earth after it has been made right; and call on Him fearing and hoping. Surely the mercy of God is near the righteous.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Edip-Layth Do not corrupt the earth after it has been reformed; and call on Him out of fear and want. God's mercy is near to the righteous.
Edip-Layth

Do not corrupt the earth after it has been reformed; and call on Him out of fear and want. God's mercy is near to the righteous.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Ali Rıza Safa Düzen sağlandıktan sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korku ve umutla yakarışlarda bulunun. Kuşkusuz, Allah'ın rahmeti, güzel davrananlara çok yakındır.
Ali Rıza Safa

Düzen sağlandıktan sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korku ve umutla yakarışlarda bulunun. Kuşkusuz, Allah'ın rahmeti, güzel davrananlara çok yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Süleymaniye Vakfı Yeryüzünde düzen sağlandıktan sonra kurulu (doğal) düzeni bozmayın. Korkuyla ve umutla O'na yalvarın. Çünkü Allah'ın ikramı, güzel davrananlara yakındır.
Süleymaniye Vakfı

Yeryüzünde düzen sağlandıktan sonra kurulu (doğal) düzeni bozmayın. Korkuyla ve umutla O'na yalvarın. Çünkü Allah'ın ikramı, güzel davrananlara yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Edip Yüksel Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na korku ve umutla yalvarın. ALLAH'ın rahmeti güzel davrananlara yakındır.
Edip Yüksel

Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na korku ve umutla yalvarın. ALLAH'ın rahmeti güzel davrananlara yakındır.

Araf 56. Ayet 56. Ayet Erhan Aktaş Ve düzeltildikten sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na endişe ve ümit ile dua edin. Kuşkusuz Allah'ın rahmeti muhsin[1] olanlara yakındır.
Erhan Aktaş

Ve düzeltildikten sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na endişe ve ümit ile dua edin. Kuşkusuz Allah'ın rahmeti muhsin[1] olanlara yakındır.

Dip Notlar
Araf 56. Ayet 56. Ayet Mehmet Okuyan Düzenine kavuşturulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! O'na (Allah'ın azabından) korkarak ve (merhametini) umarak[1] dua edin![2] Şüphesiz ki Allah'ın merhameti güzel davrananlara çok yakındır.
Mehmet Okuyan

Düzenine kavuşturulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! O'na (Allah'ın azabından) korkarak ve (merhametini) umarak[1] dua edin![2] Şüphesiz ki Allah'ın merhameti güzel davrananlara çok yakındır.

Dip Notlar
Araf 57. Ayet 57. Ayet Ahmed Hulusi "HU", ki rahmetinin önünden rüzgarları müjdeci olarak irsal eden... Nihayet rüzgarlar ağır bulutları kaldırıp taşırken, onu ölü bir beldeye sevk ederiz; onunla su inzal eder ve onunla her türlü semereden (meyve) çıkarırız... İşte (biz), ölüleri böyle çıkarırız... Umulur ki bunun ne anlama geldiğini düşünürsünüz!
Ahmed Hulusi

"HU", ki rahmetinin önünden rüzgarları müjdeci olarak irsal eden... Nihayet rüzgarlar ağır bulutları kaldırıp taşırken, onu ölü bir beldeye sevk ederiz; onunla su inzal eder ve onunla her türlü semereden (meyve) çıkarırız... İşte (biz), ölüleri böyle çıkarırız... Umulur ki bunun ne anlama geldiğini düşünürsünüz!

Araf 57. Ayet 57. Ayet Ali Bulaç Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Ki ibret alasınız.
Ali Bulaç

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Ki ibret alasınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Bayraktar Bayraklı Rüzgarları rahmetinin önünden müjdeci olarak gönderen O'dur. Nihayet rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünüp ders alırsınız.
Bayraktar Bayraklı

Rüzgarları rahmetinin önünden müjdeci olarak gönderen O'dur. Nihayet rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünüp ders alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Diyanet İşleri O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
Diyanet İşleri

O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Ve o, o Allahdır ki rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci yollar, nihayet bunlar o ağır ağır bulutları hafif bir şey gibi kaldırıb yüklendiklerinde bakarsın biz onları ölmüş bir memlekete sevketmişizdir derken ona su indirmişizdir de orada her türlüsünden semereler çıkarmışızdır, işte ölüleri böyle çıkaracağız, gerektir ki düşünür ıbret alırsınız
Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o, o Allahdır ki rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci yollar, nihayet bunlar o ağır ağır bulutları hafif bir şey gibi kaldırıb yüklendiklerinde bakarsın biz onları ölmüş bir memlekete sevketmişizdir derken ona su indirmişizdir de orada her türlüsünden semereler çıkarmışızdır, işte ölüleri böyle çıkaracağız, gerektir ki düşünür ıbret alırsınız

Araf 57. Ayet 57. Ayet Gültekin Onan Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız ki ibret alasınız.
Gültekin Onan

Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız ki ibret alasınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Hasan Basri Çantay O, rahmetinin önünden rüzgarı müjdeci gönderendir. Nihayet bunlar (su ile yüklü) ağır ağır bulutları kaldırıb yüklendiği zaman (görürsün ki) biz on (lar) ı ölmüş bir memlekete sevketmişizdir. Derken ona su indirmişizdir de orada her (türlüsünden) meyveler (mahsuller) çıkarmışızdır. İşte ölüleri de (diriltib kabirlerinden) böyle çıkaracağız biz. Gerek ki (bunları) iyi düşünüb ibret alasınız.
Hasan Basri Çantay

O, rahmetinin önünden rüzgarı müjdeci gönderendir. Nihayet bunlar (su ile yüklü) ağır ağır bulutları kaldırıb yüklendiği zaman (görürsün ki) biz on (lar) ı ölmüş bir memlekete sevketmişizdir. Derken ona su indirmişizdir de orada her (türlüsünden) meyveler (mahsuller) çıkarmışızdır. İşte ölüleri de (diriltib kabirlerinden) böyle çıkaracağız biz. Gerek ki (bunları) iyi düşünüb ibret alasınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet İbni Kesir O'dur ki rahmetinin önünde rüzgarı müjdeci olarak gönderir. Nihayet bunlar, ağır yüklü bulutları yüklendiğinde; Biz, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her tür mahsulleri yetiştiririz. İşte ölüleri de böylece çıkarırız. Ta ki iyice düşünüp ibret alasınız.
İbni Kesir

O'dur ki rahmetinin önünde rüzgarı müjdeci olarak gönderir. Nihayet bunlar, ağır yüklü bulutları yüklendiğinde; Biz, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her tür mahsulleri yetiştiririz. İşte ölüleri de böylece çıkarırız. Ta ki iyice düşünüp ibret alasınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Muhammed Esed Yaklaşan rahmetinin önünde müjdeleyici olarak rüzgarları gönderen Odur; yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz; belki düşünür ders alırsınız.
Muhammed Esed

Yaklaşan rahmetinin önünde müjdeleyici olarak rüzgarları gönderen Odur; yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz; belki düşünür ders alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Şaban Piriş Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman; biz, onu ölü bir bölgeye gönderir ve su indiririz. Onunla her türlü ürün çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp, ibret alırsınız.
Şaban Piriş

Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman; biz, onu ölü bir bölgeye gönderir ve su indiririz. Onunla her türlü ürün çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp, ibret alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Suat Yıldırım O'dur ki, rahmeti olan (yağmurun) önünden müjdeci olarak rüzgarlar gönderir. Nihayet bu rüzgarlar o ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın Biz onları, ekinleri ölmüş bir ülkeye sevk eder, derken oraya su indiririz de orada her türlüsünden meyveler, ürünler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Gerekir ki düşünür ve ibret alırsınız.
Suat Yıldırım

O'dur ki, rahmeti olan (yağmurun) önünden müjdeci olarak rüzgarlar gönderir. Nihayet bu rüzgarlar o ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın Biz onları, ekinleri ölmüş bir ülkeye sevk eder, derken oraya su indiririz de orada her türlüsünden meyveler, ürünler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Gerekir ki düşünür ve ibret alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Süleyman Ateş O ki rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. Nihayet onlar, ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir ülkeye yollarız; onunla su indirir ve türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.
Süleyman Ateş

O ki rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. Nihayet onlar, ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir ülkeye yollarız; onunla su indirir ve türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Rüzgarları, rahmetinin önünden müjdeci gönderen O'dur. Nihayet onlar, yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; onunla su indiririz de o suyla her türlü meyvayı çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Düşünüp ibret almanız umuluyor.
Yaşar Nuri Öztürk

Rüzgarları, rahmetinin önünden müjdeci gönderen O'dur. Nihayet onlar, yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; onunla su indiririz de o suyla her türlü meyvayı çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Düşünüp ibret almanız umuluyor.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Mustafa İslamoğlu O'dur rüzgarları rahmetinin önüne katıp müjdeci olarak gönderen; nihayet bunlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca, onu ölü toprağa doğru sevkedip bu yolla su indiririz ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz: belki düşünür de ibret alırsınız.
Mustafa İslamoğlu

O'dur rüzgarları rahmetinin önüne katıp müjdeci olarak gönderen; nihayet bunlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca, onu ölü toprağa doğru sevkedip bu yolla su indiririz ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz: belki düşünür de ibret alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Rashad Khalifa He is the One who sends the wind with good omen, as a mercy from His hands. Once they gather heavy clouds, we drive them to dead lands, and send down water therefrom, to produce with it all kinds of fruits. We thus resurrect the dead, that you may take heed.
Rashad Khalifa

He is the One who sends the wind with good omen, as a mercy from His hands. Once they gather heavy clouds, we drive them to dead lands, and send down water therefrom, to produce with it all kinds of fruits. We thus resurrect the dead, that you may take heed.

Araf 57. Ayet 57. Ayet The Monotheist Group He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead land, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. It is thus that We will bring out the dead, perhaps you will remember.
The Monotheist Group

He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead land, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. It is thus that We will bring out the dead, perhaps you will remember.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Edip-Layth He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead town, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. Thus We will bring out the dead, perhaps you may remember.
Edip-Layth

He is the One who sends the winds to be dispersed between His hands of mercy; so when it carries a heavy cloud, We drive it to a dead town, and We send down the water with it and We bring forth fruits of all kind. Thus We will bring out the dead, perhaps you may remember.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Ali Rıza Safa Ve O, rahmetinin önünden, muştulayıcı olarak rüzgarları gönderir. Sonunda, ağır bulutları yüklendiğinde, onu, ölü bir yöreye göndeririz. Ardından, onunla su indiririz ve tüm ürünlerden çıkarırız. Ölüleri de işte böyle çıkarırız; böylece, belki öğüt alırsınız.
Ali Rıza Safa

Ve O, rahmetinin önünden, muştulayıcı olarak rüzgarları gönderir. Sonunda, ağır bulutları yüklendiğinde, onu, ölü bir yöreye göndeririz. Ardından, onunla su indiririz ve tüm ürünlerden çıkarırız. Ölüleri de işte böyle çıkarırız; böylece, belki öğüt alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Süleymaniye Vakfı İkramından önce rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur[1]. Rüzgarlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca ölü toprağa sürer, o buluttan su indirir, onunla her türlü ürünü çıkarırız. İşte ölüleri de böyle diriltiriz, belki bilgilerinizi kullanırsınız...
Süleymaniye Vakfı

İkramından önce rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur[1]. Rüzgarlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca ölü toprağa sürer, o buluttan su indirir, onunla her türlü ürünü çıkarırız. İşte ölüleri de böyle diriltiriz, belki bilgilerinizi kullanırsınız...

Dip Notlar
Araf 57. Ayet 57. Ayet Edip Yüksel O, rahmetinin bir ön müjdesi olarak rüzgarları gönderendir. Toplanıp yüklendikten sonra ağır bulutları ölü bir toprağa süreriz. Onunla su indirir ve onunla her çeşit ürünü çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkarırız. Belki bundan bir öğüt alırsınız.
Edip Yüksel

O, rahmetinin bir ön müjdesi olarak rüzgarları gönderendir. Toplanıp yüklendikten sonra ağır bulutları ölü bir toprağa süreriz. Onunla su indirir ve onunla her çeşit ürünü çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkarırız. Belki bundan bir öğüt alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Erhan Aktaş Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
Erhan Aktaş

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

Araf 57. Ayet 57. Ayet Mehmet Okuyan Rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen O'dur. Sonunda (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu (bulutu) ölü (kurak) bir şehre sevk ederiz. Böylece onun sayesinde (bulut sebebiyle oraya) suyu indirir ve bütün meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri de (topraktan) böyle çıkaracağız.[1] Umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız.[2]
Mehmet Okuyan

Rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen O'dur. Sonunda (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu (bulutu) ölü (kurak) bir şehre sevk ederiz. Böylece onun sayesinde (bulut sebebiyle oraya) suyu indirir ve bütün meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri de (topraktan) böyle çıkaracağız.[1] Umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız.[2]

Dip Notlar
Araf 58. Ayet 58. Ayet Ahmed Hulusi Tayyib beldenin nebatı (o beldenin) Rabbinin izni ile (Bi - izni RabbiHİ) çıkar... Habisten ise, faydasız olandan başkası çıkmaz... İşte böyle, değerlendiren bir kavim için işaretleri evirip çevirip anlatıyoruz.
Ahmed Hulusi

Tayyib beldenin nebatı (o beldenin) Rabbinin izni ile (Bi - izni RabbiHİ) çıkar... Habisten ise, faydasız olandan başkası çıkmaz... İşte böyle, değerlendiren bir kavim için işaretleri evirip çevirip anlatıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Ali Bulaç Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.
Ali Bulaç

Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Bayraktar Bayraklı Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izni ile çıkar. Çorak olan beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için ayetleri böyle açıklıyoruz.
Bayraktar Bayraklı

Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izni ile çıkar. Çorak olan beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için ayetleri böyle açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Diyanet İşleri (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz ayetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.
Diyanet İşleri

(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz ayetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Hoş memleketin nebatı rabbının izniyle çıkar, fenasının ise çıkmaz, çıkan da bir şey'e yaramaz, şükredecek bir kavm için ayetleri böyle tasrif ederiz
Elmalılı Hamdi Yazır

Hoş memleketin nebatı rabbının izniyle çıkar, fenasının ise çıkmaz, çıkan da bir şey'e yaramaz, şükredecek bir kavm için ayetleri böyle tasrif ederiz

Araf 58. Ayet 58. Ayet Gültekin Onan Güzel şehrin bitkisi rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.
Gültekin Onan

Güzel şehrin bitkisi rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Hasan Basri Çantay (Toprağı verimli) güzel memleketin nebatı, Rabbinin izniyle (bol) çıkar. Fena olandan ise faidesi pek az bir şeyden başkası çıkmaz. İşte şükredecek bir kavm için ayetleri böyle çeşidli olarak açıklarız.
Hasan Basri Çantay

(Toprağı verimli) güzel memleketin nebatı, Rabbinin izniyle (bol) çıkar. Fena olandan ise faidesi pek az bir şeyden başkası çıkmaz. İşte şükredecek bir kavm için ayetleri böyle çeşidli olarak açıklarız.

Araf 58. Ayet 58. Ayet İbni Kesir İyi ve temiz memleketin bitkisi; Rabbının izniyle çıkar. Kötü olandan ise; faydası çok az olandan başkası çıkmaz. Şükreden bir kavim için ayetleri işte böyle yerli yerince açıklarız.
İbni Kesir

İyi ve temiz memleketin bitkisi; Rabbının izniyle çıkar. Kötü olandan ise; faydası çok az olandan başkası çıkmaz. Şükreden bir kavim için ayetleri işte böyle yerli yerince açıklarız.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Muhammed Esed Bereketli toprak (gibi) ki, onun ekini, Rabbinin izniyle (bolluk içinde) fışkırır; oysa kötü toprağınki ancak cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluk(un yararlanması) için ayetlerimizi işte böyle çok yönlü olarak dile getiriyoruz!
Muhammed Esed

Bereketli toprak (gibi) ki, onun ekini, Rabbinin izniyle (bolluk içinde) fışkırır; oysa kötü toprağınki ancak cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluk(un yararlanması) için ayetlerimizi işte böyle çok yönlü olarak dile getiriyoruz!

Araf 58. Ayet 58. Ayet Şaban Piriş Verimli bölgenin bitkisi Rabbinin izniyle bol çıkar. Verimsiz olandan ise faydası çok az bir şeyden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için işte ayetleri böyle çeşitli şekillerde açıklıyoruz.
Şaban Piriş

Verimli bölgenin bitkisi Rabbinin izniyle bol çıkar. Verimsiz olandan ise faydası çok az bir şeyden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için işte ayetleri böyle çeşitli şekillerde açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Suat Yıldırım Toprağı verimli, güzel bir diyarın bitkisi, Rabbinin izniyle yeşerip çıkar.Çorak, verimsiz olan bir yerin bitkisi ise çıkmaz, çıkan da bir şeye yaramaz. İşte şükredecek kimseler için Biz, ayetleri böyle farklı üsluplarla tekrar tekrar açıklarız.
Suat Yıldırım

Toprağı verimli, güzel bir diyarın bitkisi, Rabbinin izniyle yeşerip çıkar.Çorak, verimsiz olan bir yerin bitkisi ise çıkmaz, çıkan da bir şeye yaramaz. İşte şükredecek kimseler için Biz, ayetleri böyle farklı üsluplarla tekrar tekrar açıklarız.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Süleyman Ateş Güzel olan ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için ayetleri böyle döndürüp (tekrar tekrar) açıklarız.
Süleyman Ateş

Güzel olan ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için ayetleri böyle döndürüp (tekrar tekrar) açıklarız.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk

Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Mustafa İslamoğlu Ya bereketli toprak! Onun bitkisi, -Rabbinin izniyle- gür ve gümrah olur. Ama kötüyse bir şey yetişmez, yetişse de işe yaramaz. Elindeki nimetin değerini bilen bir topluluk için ayetlerimizi işte böyle çok boyutlu olarak dile getiriyoruz.
Mustafa İslamoğlu

Ya bereketli toprak! Onun bitkisi, -Rabbinin izniyle- gür ve gümrah olur. Ama kötüyse bir şey yetişmez, yetişse de işe yaramaz. Elindeki nimetin değerini bilen bir topluluk için ayetlerimizi işte böyle çok boyutlu olarak dile getiriyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Rashad Khalifa The good land readily produces its plants by the leave of its Lord, while the bad land barely produces anything useful. We thus explain the revelations for people who are appreciative.
Rashad Khalifa

The good land readily produces its plants by the leave of its Lord, while the bad land barely produces anything useful. We thus explain the revelations for people who are appreciative.

Araf 58. Ayet 58. Ayet The Monotheist Group And the good land, its plants are brought forth with the permission of its Lord. And for the one that is bad, it does not bring forth except very little. It is such that We dispatch the signs for a people who are thankful.
The Monotheist Group

And the good land, its plants are brought forth with the permission of its Lord. And for the one that is bad, it does not bring forth except very little. It is such that We dispatch the signs for a people who are thankful.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Edip-Layth As for the good town, its plants are produced by its Lord's permission, while the inferior land does not produce except very little. It is such that We cite the signs for a people who are thankful.
Edip-Layth

As for the good town, its plants are produced by its Lord's permission, while the inferior land does not produce except very little. It is such that We cite the signs for a people who are thankful.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Ali Rıza Safa Temiz yörenin bitkisi, Efendinin izniyle çıkar. Kötü olandan ise yararsız bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için, ayetleri, işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.
Ali Rıza Safa

Temiz yörenin bitkisi, Efendinin izniyle çıkar. Kötü olandan ise yararsız bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için, ayetleri, işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Süleymaniye Vakfı Verimli toprağın bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Verimsiz olanınki ise zar-zor çıkar. Görevlerini yerine getirecek bir topluluk için ayetlerimizi böyle evire çevire anlatıyoruz.
Süleymaniye Vakfı

Verimli toprağın bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Verimsiz olanınki ise zar-zor çıkar. Görevlerini yerine getirecek bir topluluk için ayetlerimizi böyle evire çevire anlatıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Edip Yüksel İyi arazi, Efendisinin izniyle bitki verir. Kötü olanı ise, pek yararlı bir şey vermez. Şükreden bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız.
Edip Yüksel

İyi arazi, Efendisinin izniyle bitki verir. Kötü olanı ise, pek yararlı bir şey vermez. Şükreden bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Erhan Aktaş Toprağı iyi olan beldenin bitkisi, Rabb'inin izni ile verimli olur. Toprağı kötü olan beldenin ürünü verimsiz olur. Şükreden bir kavim için ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
Erhan Aktaş

Toprağı iyi olan beldenin bitkisi, Rabb'inin izni ile verimli olur. Toprağı kötü olan beldenin ürünü verimsiz olur. Şükreden bir kavim için ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Araf 58. Ayet 58. Ayet Mehmet Okuyan Toprağı iyi olan şehrin bitkisi de Rabbinin izniyle (güzel) çıkar; kötü olanın ise yararsız bitkiden başka bir şeyi çıkmaz. Biz şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.[1]
Mehmet Okuyan

Toprağı iyi olan şehrin bitkisi de Rabbinin izniyle (güzel) çıkar; kötü olanın ise yararsız bitkiden başka bir şeyi çıkmaz. Biz şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.[1]

Dip Notlar
Araf 59. Ayet 59. Ayet Ahmed Hulusi Andolsun ki, Nuh'u halkına irsal ettik de: "Ey kavmim... Allah'a kulluk edin... O'nun gayrı bir ilahınız yoktur... Muhakkak ki ben, size gelip çatacak aziym sürecin azabından korkuyorum" dedi.
Ahmed Hulusi

Andolsun ki, Nuh'u halkına irsal ettik de: "Ey kavmim... Allah'a kulluk edin... O'nun gayrı bir ilahınız yoktur... Muhakkak ki ben, size gelip çatacak aziym sürecin azabından korkuyorum" dedi.

Araf 59. Ayet 59. Ayet Ali Bulaç Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
Ali Bulaç

Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Bayraktar Bayraklı Andolsun, Nuh'u kavmine gönderdik; "Ey kavmim!" dedi, "Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum."
Bayraktar Bayraklı

Andolsun, Nuh'u kavmine gönderdik; "Ey kavmim!" dedi, "Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Diyanet İşleri Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.
Diyanet İşleri

Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.

Araf 59. Ayet 59. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Celalım hakkiçün Nuhu kavmine Resul gönderdik, vardı da ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilahiniz daha yoktur, cidden ben üzerinize büyük bir günün azabı inmesinden korkuyorum
Elmalılı Hamdi Yazır

Celalım hakkiçün Nuhu kavmine Resul gönderdik, vardı da ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilahiniz daha yoktur, cidden ben üzerinize büyük bir günün azabı inmesinden korkuyorum

Araf 59. Ayet 59. Ayet Gültekin Onan Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin, sizin ondan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."
Gültekin Onan

Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin, sizin ondan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Hasan Basri Çantay Andolsun, Nuhu kavmine peygamber gönderdik de: "Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ben büyük bir günün üstünüze (gelecek) azabından cidden korkuyorum".
Hasan Basri Çantay

Andolsun, Nuhu kavmine peygamber gönderdik de: "Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ben büyük bir günün üstünüze (gelecek) azabından cidden korkuyorum".

Araf 59. Ayet 59. Ayet İbni Kesir Andolsun ki; Nuh'u kavmine gönderdik de; Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım, dedi.
İbni Kesir

Andolsun ki; Nuh'u kavmine gönderdik de; Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım, dedi.

Araf 59. Ayet 59. Ayet Muhammed Esed Gerçek şu ki, Biz Nuhu kendi toplumuna gönderdik: "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok çünkü. Doğrusu, dehşet ve azabıyla büyük bir Günün gelip sizi bulmasından korkuyorum ben!"
Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz Nuhu kendi toplumuna gönderdik: "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok çünkü. Doğrusu, dehşet ve azabıyla büyük bir Günün gelip sizi bulmasından korkuyorum ben!"

Araf 59. Ayet 59. Ayet Şaban Piriş Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine dedi ki: -Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Ben, büyük bir günün azabının başınıza gelmesinden korkarım!
Şaban Piriş

Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine dedi ki: -Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Ben, büyük bir günün azabının başınıza gelmesinden korkarım!

Araf 59. Ayet 59. Ayet Suat Yıldırım Celalim hakkı için, Biz Nuh'u resul olarak halkına gönderdik. "Ey halkım!" dedi, "Yalnız Allah'a ibadet edin. Ondan başka tanrınız yoktur. Bunu yapmazsanız, korkarım ki müthiş bir günün azabı tepenize inecektir."
Suat Yıldırım

Celalim hakkı için, Biz Nuh'u resul olarak halkına gönderdik. "Ey halkım!" dedi, "Yalnız Allah'a ibadet edin. Ondan başka tanrınız yoktur. Bunu yapmazsanız, korkarım ki müthiş bir günün azabı tepenize inecektir."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Süleyman Ateş Andolsun Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabın(ın inmesin)den korkuyorum."
Süleyman Ateş

Andolsun Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabın(ın inmesin)den korkuyorum."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Andolsun ki biz, Nuh'u toplumuna gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yok. Üstünüze çok büyük bir azabın inmesinden korkuyorum."
Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun ki biz, Nuh'u toplumuna gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yok. Üstünüze çok büyük bir azabın inmesinden korkuyorum."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Mustafa İslamoğlu Doğrusu Biz Nuh'u kendi toplumuna göndermiştik. Dedi ki: "Ey kavmim! Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yok. Kuşkusuz ben, korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."
Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz Nuh'u kendi toplumuna göndermiştik. Dedi ki: "Ey kavmim! Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yok. Kuşkusuz ben, korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Rashad Khalifa We sent Noah to his people, saying, "O my people, worship GOD; you have no other god beside Him. I fear for you the retribution of an awesome day."
Rashad Khalifa

We sent Noah to his people, saying, "O my people, worship GOD; you have no other god beside Him. I fear for you the retribution of an awesome day."

Araf 59. Ayet 59. Ayet The Monotheist Group We had sent Noah to his people, so he said: "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great Day!"
The Monotheist Group

We had sent Noah to his people, so he said: "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great Day!"

Araf 59. Ayet 59. Ayet Edip-Layth We have sent Noah to his people, so he said, "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great day!"
Edip-Layth

We have sent Noah to his people, so he said, "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great day!"

Araf 59. Ayet 59. Ayet Ali Rıza Safa Gerçek şu ki, Nuh'u, kendi toplumuna gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Aslında, sizin için, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"
Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Nuh'u, kendi toplumuna gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Aslında, sizin için, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"

Araf 59. Ayet 59. Ayet Süleymaniye Vakfı Nuh'u halkına elçi göndermiştik. Onlara şöyle demişti: "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Ben başınıza zor bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."
Süleymaniye Vakfı

Nuh'u halkına elçi göndermiştik. Onlara şöyle demişti: "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Ben başınıza zor bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."

Araf 59. Ayet 59. Ayet Edip Yüksel Nuh'u halkına gönderdik: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Sizin için büyük günün azabından korkarım" dedi.
Edip Yüksel

Nuh'u halkına gönderdik: "Ey halkım, ALLAH'a hizmet edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Sizin için büyük günün azabından korkarım" dedi.

Araf 59. Ayet 59. Ayet Erhan Aktaş Ant olsun ki Biz, Nuh'u halkına gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum." dedi.
Erhan Aktaş

Ant olsun ki Biz, Nuh'u halkına gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum." dedi.

Araf 59. Ayet 59. Ayet Mehmet Okuyan Şüphesiz ki Nuh'u elçi olarak kavmine biz göndermiştik de "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!" demişti.
Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Nuh'u elçi olarak kavmine biz göndermiştik de "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!" demişti.

Araf 60. Ayet 60. Ayet Ahmed Hulusi Halkından geleneksel görüşün ileri gelenleri dedi ki: "Doğrusu biz seni apaçık sapıklık içinde görüyoruz. "
Ahmed Hulusi

Halkından geleneksel görüşün ileri gelenleri dedi ki: "Doğrusu biz seni apaçık sapıklık içinde görüyoruz. "

Araf 60. Ayet 60. Ayet Ali Bulaç Kavmimin önde gelenleri: "Gerçekte biz seni açıkça bir 'şaşırmışlık ve sapmışlık' içinde görüyoruz" dediler.
Ali Bulaç

Kavmimin önde gelenleri: "Gerçekte biz seni açıkça bir 'şaşırmışlık ve sapmışlık' içinde görüyoruz" dediler.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image