Mealler

/ Mealler / Liste

Araf Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Araf 1. Ayet 1. Ayet Ahmed Hulusi Eliif, Laam, Miiim, Saaad.
Ahmed Hulusi

Eliif, Laam, Miiim, Saaad.

Ali Bulaç

Elif, Lam, Mim, Sad.

Bayraktar Bayraklı

Elif, lam, mim, sad.

Diyanet İşleri

Elif Lam Mim Sad.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elif, lam, mim, sad.

Gültekin Onan

Elif, Lam, Mim, Sad.

Hasan Basri Çantay

Elif, lam, Mim, Saad.

İbni Kesir

Elif, Lam, Mim, Sad.

Muhammed Esed

Elif-Lam-Mim-Sad.

Şaban Piriş

Elif Lam Mim Sad.

Suat Yıldırım

Elif, Lam, Mim, Sad.

Süleyman Ateş

Elif lam mim sad.

Yaşar Nuri Öztürk

Elif, Lam, Mim, Sad.

Mustafa İslamoğlu

Elif-Lam-Mim-Sad!

Rashad Khalifa

A. L. M. S..

Edip-Layth

A1L30M40S90

Ali Rıza Safa

A. L. M. SS.

Süleymaniye Vakfı

Elif, Lam, Mim, Sad.

Edip Yüksel

A1 L30 M40 S90[1]

Dip Notlar
Erhan Aktaş

Elif, Lam, Mim, Sad.

Mehmet Okuyan

Elif. Lâm. Mîm. Sâd.[1]

Dip Notlar
Araf 2. Ayet 2. Ayet Ahmed Hulusi Sana inzal edilen bu Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Onunla, (iman etmeyenleri) uyarman ve iman edenlere (neye - nasıl iman edip, neleri yapmaları konusunda) öğüt vermen içindir... Artık içinde, bundan dolayı bir sıkıntı olmasın.
Ahmed Hulusi

Sana inzal edilen bu Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Onunla, (iman etmeyenleri) uyarman ve iman edenlere (neye - nasıl iman edip, neleri yapmaları konusunda) öğüt vermen içindir... Artık içinde, bundan dolayı bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Ali Bulaç (Bu,) Bir Kitap'tır ki onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Ali Bulaç

(Bu,) Bir Kitap'tır ki onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Bayraktar Bayraklı Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.
Bayraktar Bayraklı

Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Diyanet İşleri Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Diyanet İşleri

Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Bir kitab ki sana indirildi, sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın da bununla inzar edesin, mü'minlere de şu bir ıhtar:
Elmalılı Hamdi Yazır

Bir kitab ki sana indirildi, sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın da bununla inzar edesin, mü'minlere de şu bir ıhtar:

Araf 2. Ayet 2. Ayet Gültekin Onan (Bu) Bir kitaptır ki onunla uyarman için ve inançlılara bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Gültekin Onan

(Bu) Bir kitaptır ki onunla uyarman için ve inançlılara bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Hasan Basri Çantay (Bu sure, yahud Kur'an) — onunla (halkı) inzar etmekliğim için, mü'minlere de bir öğüd olmak üzere — sana indirilen bir kitabdır. Artık bundan dolayı göksünde bir sıkıntı olmasın.
Hasan Basri Çantay

(Bu sure, yahud Kur'an) — onunla (halkı) inzar etmekliğim için, mü'minlere de bir öğüd olmak üzere — sana indirilen bir kitabdır. Artık bundan dolayı göksünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet İbni Kesir Bir kitab indirilmiştir sana. Ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla uyarman için. Ve iman edenlere bir öğüt.
İbni Kesir

Bir kitab indirilmiştir sana. Ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla uyarman için. Ve iman edenlere bir öğüt.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Muhammed Esed (Yücelerden) bir ilahi kelam indirildi sana artık gönlünde bu konuda herhangi bir şüpheye yer verme ki, onunla, (yoldan sapanları) uyarabilesin ve (böylece) inananlara da öğütte bulunabilesin:
Muhammed Esed

(Yücelerden) bir ilahi kelam indirildi sana artık gönlünde bu konuda herhangi bir şüpheye yer verme ki, onunla, (yoldan sapanları) uyarabilesin ve (böylece) inananlara da öğütte bulunabilesin:

Araf 2. Ayet 2. Ayet Şaban Piriş İnananlara nasihat olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın içinde bir sıkıntı olmasın.
Şaban Piriş

İnananlara nasihat olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın içinde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Suat Yıldırım Bu, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere de bir öğüt ve irşad olmak üzere sana indirilen bir kitaptır ki sakın onu tebliğden ve halkın sana inanmamasından ötürü göğsün daralmasın.
Suat Yıldırım

Bu, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere de bir öğüt ve irşad olmak üzere sana indirilen bir kitaptır ki sakın onu tebliğden ve halkın sana inanmamasından ötürü göğsün daralmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Süleyman Ateş (Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).
Süleyman Ateş

(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).

Araf 2. Ayet 2. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Yaşar Nuri Öztürk

Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Mustafa İslamoğlu Bir sure indirildi sana, artık bundan dolayı için daralmasın ki, onunla (insanları) uyarabilesin ve mü'minlere de (şu) öğüdü verebilesin:
Mustafa İslamoğlu

Bir sure indirildi sana, artık bundan dolayı için daralmasın ki, onunla (insanları) uyarabilesin ve mü'minlere de (şu) öğüdü verebilesin:

Araf 2. Ayet 2. Ayet Rashad Khalifa This scripture has been revealed to you - you shall not harbor doubt about it in your heart - that you may warn with it, and to provide a reminder for the believers.
Rashad Khalifa

This scripture has been revealed to you - you shall not harbor doubt about it in your heart - that you may warn with it, and to provide a reminder for the believers.

Araf 2. Ayet 2. Ayet The Monotheist Group A Book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.
The Monotheist Group

A Book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Edip-Layth A book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to those who acknowledge.
Edip-Layth

A book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to those who acknowledge.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Ali Rıza Safa Bu, hem Onunla uyarman hem de inananlara öğreti olması amacıyla, sana indirilmiş bir Kitap'tır. Artık, Ondan dolayı gönlünde bir sıkıntı olmasın.
Ali Rıza Safa

Bu, hem Onunla uyarman hem de inananlara öğreti olması amacıyla, sana indirilmiş bir Kitap'tır. Artık, Ondan dolayı gönlünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Süleymaniye Vakfı Bu, sana indirilen Kitap'tır. Bu kitaptan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenler (müminler) onu, akıllarından çıkarmasınlar diye indirilmiştir.
Süleymaniye Vakfı

Bu, sana indirilen Kitap'tır. Bu kitaptan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenler (müminler) onu, akıllarından çıkarmasınlar diye indirilmiştir.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Edip Yüksel Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve iman edenlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın.
Edip Yüksel

Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve iman edenlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Erhan Aktaş Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Erhan Aktaş

Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Araf 2. Ayet 2. Ayet Mehmet Okuyan Kendisiyle uyarman için ve müminlere (gerçeği) hatırlatma olsun diye sana indirilen bu kitaptan dolayı kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın!
Mehmet Okuyan

Kendisiyle uyarman için ve müminlere (gerçeği) hatırlatma olsun diye sana indirilen bu kitaptan dolayı kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Ahmed Hulusi Rabbinizden size inzal olunana tabi olun... Rabbinizin dununda velilere (dışsal {rabbani hakikatinizden ayrı düşürecek bilgi verenler} veya içsel {nefsani - şehevi}) tabi olmayın... Bunu ne kadar az hatırlayıp, üzerinde derin düşünmüyorsunuz!
Ahmed Hulusi

Rabbinizden size inzal olunana tabi olun... Rabbinizin dununda velilere (dışsal {rabbani hakikatinizden ayrı düşürecek bilgi verenler} veya içsel {nefsani - şehevi}) tabi olmayın... Bunu ne kadar az hatırlayıp, üzerinde derin düşünmüyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Ali Bulaç Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz?
Ali Bulaç

Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz?

Araf 3. Ayet 3. Ayet Bayraktar Bayraklı Rabbinizden size indirilene uyunuz! O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyiniz! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Bayraktar Bayraklı

Rabbinizden size indirilene uyunuz! O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyiniz! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Diyanet İşleri Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Diyanet İşleri

Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Rabbınızdan size indirilene ittiba' edin, onsuz bir takım veliylere ittiba' etmeyin, siz pek az düşünüyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbınızdan size indirilene ittiba' edin, onsuz bir takım veliylere ittiba' etmeyin, siz pek az düşünüyorsunuz

Araf 3. Ayet 3. Ayet Gültekin Onan rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!
Gültekin Onan

rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Hasan Basri Çantay Rabbinizden size indirilen (Kur'an-ı kerim) e uyun, ondan başka (larını) veliler (edinib de kendilerin) e uymayın. Ne kadar az öğüd tutuyorsunuz!
Hasan Basri Çantay

Rabbinizden size indirilen (Kur'an-ı kerim) e uyun, ondan başka (larını) veliler (edinib de kendilerin) e uymayın. Ne kadar az öğüd tutuyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet İbni Kesir Rabbınızdan size indirilene uyun. O'ndan başka dostlara uymayın. Ne de az öğüt dinliyorsunuz.
İbni Kesir

Rabbınızdan size indirilene uyun. O'ndan başka dostlara uymayın. Ne de az öğüt dinliyorsunuz.

Araf 3. Ayet 3. Ayet Muhammed Esed Rabbinizin katından size indirilene uyun; Ondan başka önderlerin ardından gitmeyin. Ne kadar az tutuyorsunuz aklınızda bunu.
Muhammed Esed

Rabbinizin katından size indirilene uyun; Ondan başka önderlerin ardından gitmeyin. Ne kadar az tutuyorsunuz aklınızda bunu.

Araf 3. Ayet 3. Ayet Şaban Piriş Rabbinizden size indirilene uyun; ondan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt dinliyorsunuz!
Şaban Piriş

Rabbinizden size indirilene uyun; ondan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt dinliyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Suat Yıldırım Ey insanlar! Siz, Rabbiniz tarafından size indirilen vahye tabi olun, O'ndan başka birtakım hamiler edinip de onlara uymayın. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!
Suat Yıldırım

Ey insanlar! Siz, Rabbiniz tarafından size indirilen vahye tabi olun, O'ndan başka birtakım hamiler edinip de onlara uymayın. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Süleyman Ateş (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Süleyman Ateş

(Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Mustafa İslamoğlu "Uyun Rabbinizin katından size indirilene! O'nun dışında birtakım otoritelere de asla uymayın!" Ne kadar da kıt hafızalısınız!
Mustafa İslamoğlu

"Uyun Rabbinizin katından size indirilene! O'nun dışında birtakım otoritelere de asla uymayın!" Ne kadar da kıt hafızalısınız!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Rashad Khalifa You shall all follow what is revealed to you from your Lord; do not follow any idols besides Him. Rarely do you take heed.
Rashad Khalifa

You shall all follow what is revealed to you from your Lord; do not follow any idols besides Him. Rarely do you take heed.

Araf 3. Ayet 3. Ayet The Monotheist Group Follow what was sent down to you from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember!
The Monotheist Group

Follow what was sent down to you from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Edip-Layth Follow what was sent down to you all from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember!
Edip-Layth

Follow what was sent down to you all from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Ali Rıza Safa Efendinizden size indirilene bağlı kalın. O'ndan başka bir de ayrıca dostlar edinmeyin. Ne denli az öğüt alıyorsunuz?
Ali Rıza Safa

Efendinizden size indirilene bağlı kalın. O'ndan başka bir de ayrıca dostlar edinmeyin. Ne denli az öğüt alıyorsunuz?

Araf 3. Ayet 3. Ayet Süleymaniye Vakfı Rabbinizden[1] size indirilene uyun; Allah'a daha yakındır diye evliyaya[2] uymayın. Bilgilerinizi ne kadar az kullanıyorsunuz!
Süleymaniye Vakfı

Rabbinizden[1] size indirilene uyun; Allah'a daha yakındır diye evliyaya[2] uymayın. Bilgilerinizi ne kadar az kullanıyorsunuz!

Dip Notlar
Araf 3. Ayet 3. Ayet Edip Yüksel Efendinizden size indirileni izleyin, O'ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!
Edip Yüksel

Efendinizden size indirileni izleyin, O'ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

Araf 3. Ayet 3. Ayet Erhan Aktaş Rabb'inizden size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere[1] uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz!
Erhan Aktaş

Rabb'inizden size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere[1] uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz!

Dip Notlar
Araf 3. Ayet 3. Ayet Mehmet Okuyan Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun![1] O'nun peşi sıra (onu bırakıp da) başka dostlara uymayın![2] Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!
Mehmet Okuyan

Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun![1] O'nun peşi sıra (onu bırakıp da) başka dostlara uymayın![2] Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!

Dip Notlar
Araf 4. Ayet 4. Ayet Ahmed Hulusi Nice şehirlerdeki toplulukları helak ettik; gece veya gündüz uykusu içindeyken, azabımız onlara geldi!
Ahmed Hulusi

Nice şehirlerdeki toplulukları helak ettik; gece veya gündüz uykusu içindeyken, azabımız onlara geldi!

Araf 4. Ayet 4. Ayet Ali Bulaç Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
Ali Bulaç

Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Bayraktar Bayraklı Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
Bayraktar Bayraklı

Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Diyanet İşleri Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Diyanet İşleri

Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Biz nice memleket helak etmişizdir ki gece yatarlarken yahud gündüz uyurlarken baskınımız ona gelivermiştir
Elmalılı Hamdi Yazır

Biz nice memleket helak etmişizdir ki gece yatarlarken yahud gündüz uyurlarken baskınımız ona gelivermiştir

Araf 4. Ayet 4. Ayet Gültekin Onan Biz nice ülkeleri (veya toplulukları) yıkıma uğrattık. Gece uyurlarken ya da gündüz dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
Gültekin Onan

Biz nice ülkeleri (veya toplulukları) yıkıma uğrattık. Gece uyurlarken ya da gündüz dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Hasan Basri Çantay Biz nice memleketler (ehalisin) i helak etdik. Öyle ki (kah) geceleyin, kah onlar kaylule ederlerken azabımız gelib çatdı onlara.
Hasan Basri Çantay

Biz nice memleketler (ehalisin) i helak etdik. Öyle ki (kah) geceleyin, kah onlar kaylule ederlerken azabımız gelib çatdı onlara.

Araf 4. Ayet 4. Ayet İbni Kesir Nice kasabalar vardır ki; Biz, onları helak etmişizdir. Geceleyin uyurken, öğleyin dinlenirken, baskınımız gelip çattı onlara.
İbni Kesir

Nice kasabalar vardır ki; Biz, onları helak etmişizdir. Geceleyin uyurken, öğleyin dinlenirken, baskınımız gelip çattı onlara.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Muhammed Esed Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.
Muhammed Esed

Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Şaban Piriş Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.
Şaban Piriş

Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Suat Yıldırım Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti.
Suat Yıldırım

Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Süleyman Ateş Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.
Süleyman Ateş

Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Yaşar Nuri Öztürk Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğle uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.
Yaşar Nuri Öztürk

Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğle uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Mustafa İslamoğlu Biz nice (asi) toplulukları helak etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir.
Mustafa İslamoğlu

Biz nice (asi) toplulukları helak etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Rashad Khalifa Many a community we annihilated; they incurred our retribution while they were asleep, or wide awake.
Rashad Khalifa

Many a community we annihilated; they incurred our retribution while they were asleep, or wide awake.

Araf 4. Ayet 4. Ayet The Monotheist Group And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
The Monotheist Group

And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Edip-Layth How many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
Edip-Layth

How many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Ali Rıza Safa Nice kentleri yıkıma uğrattık; gece zamanı veya gündüz dinlenirken cezamız onlara geldi.
Ali Rıza Safa

Nice kentleri yıkıma uğrattık; gece zamanı veya gündüz dinlenirken cezamız onlara geldi.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Süleymaniye Vakfı Biz nice kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirdik. Baskınımız onlara, ya geceleyin ya da gündüz uykusunda[1] iken gelmiştir.
Süleymaniye Vakfı

Biz nice kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirdik. Baskınımız onlara, ya geceleyin ya da gündüz uykusunda[1] iken gelmiştir.

Dip Notlar
Araf 4. Ayet 4. Ayet Edip Yüksel Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.
Edip Yüksel

Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.

Araf 4. Ayet 4. Ayet Erhan Aktaş Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken[1] onlara azabımız gelip çattı.
Erhan Aktaş

Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken[1] onlara azabımız gelip çattı.

Dip Notlar
Araf 4. Ayet 4. Ayet Mehmet Okuyan Nice şehirler vardı ki biz onları helak etmiştik. Azabımız onlara gece veya gündüz uyurlarken gelmişti.
Mehmet Okuyan

Nice şehirler vardı ki biz onları helak etmiştik. Azabımız onlara gece veya gündüz uyurlarken gelmişti.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Ahmed Hulusi Azabımız onlara geldiğinde, onların seslenişleri: "Biz gerçekten zalimlermişiz" demekten başka bir şey olmadı.
Ahmed Hulusi

Azabımız onlara geldiğinde, onların seslenişleri: "Biz gerçekten zalimlermişiz" demekten başka bir şey olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Ali Bulaç Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
Ali Bulaç

Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Bayraktar Bayraklı Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı.
Bayraktar Bayraklı

Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Diyanet İşleri Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.
Diyanet İşleri

Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Elmalılı Hamdi Yazır Azabımız kendilerine geldiği vakıt da "bizler hakıkaten zalimler idik" demekten başka da'vaları olmadı
Elmalılı Hamdi Yazır

Azabımız kendilerine geldiği vakıt da "bizler hakıkaten zalimler idik" demekten başka da'vaları olmadı

Araf 5. Ayet 5. Ayet Gültekin Onan Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
Gültekin Onan

Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Hasan Basri Çantay Kendilerine azabımız geldiği zaman çağrışları "Biz hakikaten zaalimlerdendik" demelerinden başka (bir şey) olmadı.
Hasan Basri Çantay

Kendilerine azabımız geldiği zaman çağrışları "Biz hakikaten zaalimlerdendik" demelerinden başka (bir şey) olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet İbni Kesir Baskınımız geldiği zaman, çağırışları: Biz gerçekten zalimlerdendik, demekten başka birşey olmadı.
İbni Kesir

Baskınımız geldiği zaman, çağırışları: Biz gerçekten zalimlerdendik, demekten başka birşey olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Muhammed Esed Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.
Muhammed Esed

Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Şaban Piriş Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları "Biz, gerçekten zalimler idik!" demekten başka bir şey olmadı.
Şaban Piriş

Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları "Biz, gerçekten zalimler idik!" demekten başka bir şey olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Suat Yıldırım Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: "Biz gerçekten zalim adamlarmışız!" demekten başka bir şey olmadı.
Suat Yıldırım

Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: "Biz gerçekten zalim adamlarmışız!" demekten başka bir şey olmadı.

Araf 5. Ayet 5. Ayet Süleyman Ateş Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.
Süleyman Ateş

Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image