Mealler
Araf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Ahmed Hulusi
Eliif, Laam, Miiim, Saaad. |
|
|
|
Ali Bulaç
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Bayraktar Bayraklı
Elif, lam, mim, sad. |
|
|
|
Diyanet İşleri
Elif Lam Mim Sad. |
|
|
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Elif, lam, mim, sad. |
|
|
|
Gültekin Onan
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Hasan Basri Çantay
Elif, lam, Mim, Saad. |
|
|
|
İbni Kesir
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Muhammed Esed
Elif-Lam-Mim-Sad. |
|
|
|
Şaban Piriş
Elif Lam Mim Sad. |
|
|
|
Suat Yıldırım
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Süleyman Ateş
Elif lam mim sad. |
|
|
|
Yaşar Nuri Öztürk
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Mustafa İslamoğlu
Elif-Lam-Mim-Sad! |
|
|
|
Rashad Khalifa
A. L. M. S.. |
|
|
The Monotheist Group
ALMS' |
||
|
|
Edip-Layth
A1L30M40S90 |
|
|
|
Ali Rıza Safa
A. L. M. SS. |
|
|
|
Süleymaniye Vakfı
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Edip Yüksel
A1 L30 M40 S90[1] |
|
|
|
Erhan Aktaş
Elif, Lam, Mim, Sad. |
|
|
|
Mehmet Okuyan
Elif. Lâm. Mîm. Sâd.[1] |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Ahmed Hulusi
Sana inzal edilen bu Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Onunla, (iman etmeyenleri) uyarman ve iman edenlere (neye - nasıl iman edip, neleri yapmaları konusunda) öğüt vermen içindir... Artık içinde, bundan dolayı bir sıkıntı olmasın.
|
Ahmed Hulusi
Sana inzal edilen bu Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Onunla, (iman etmeyenleri) uyarman ve iman edenlere (neye - nasıl iman edip, neleri yapmaları konusunda) öğüt vermen içindir... Artık içinde, bundan dolayı bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Ali Bulaç
(Bu,) Bir Kitap'tır ki onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
|
Ali Bulaç
(Bu,) Bir Kitap'tır ki onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.
|
Bayraktar Bayraklı
Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Diyanet İşleri
Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
|
Diyanet İşleri
Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir kitab ki sana indirildi, sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın da bununla inzar edesin, mü'minlere de şu bir ıhtar:
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir kitab ki sana indirildi, sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın da bununla inzar edesin, mü'minlere de şu bir ıhtar: |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Gültekin Onan
(Bu) Bir kitaptır ki onunla uyarman için ve inançlılara bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
|
Gültekin Onan
(Bu) Bir kitaptır ki onunla uyarman için ve inançlılara bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Hasan Basri Çantay
(Bu sure, yahud Kur'an) — onunla (halkı) inzar etmekliğim için, mü'minlere de bir öğüd olmak üzere — sana indirilen bir kitabdır. Artık bundan dolayı göksünde bir sıkıntı olmasın.
|
Hasan Basri Çantay
(Bu sure, yahud Kur'an) — onunla (halkı) inzar etmekliğim için, mü'minlere de bir öğüd olmak üzere — sana indirilen bir kitabdır. Artık bundan dolayı göksünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
İbni Kesir
Bir kitab indirilmiştir sana. Ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla uyarman için. Ve iman edenlere bir öğüt.
|
İbni Kesir
Bir kitab indirilmiştir sana. Ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla uyarman için. Ve iman edenlere bir öğüt. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Muhammed Esed
(Yücelerden) bir ilahi kelam indirildi sana artık gönlünde bu konuda herhangi bir şüpheye yer verme ki, onunla, (yoldan sapanları) uyarabilesin ve (böylece) inananlara da öğütte bulunabilesin:
|
Muhammed Esed
(Yücelerden) bir ilahi kelam indirildi sana artık gönlünde bu konuda herhangi bir şüpheye yer verme ki, onunla, (yoldan sapanları) uyarabilesin ve (böylece) inananlara da öğütte bulunabilesin: |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Şaban Piriş
İnananlara nasihat olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın içinde bir sıkıntı olmasın.
|
Şaban Piriş
İnananlara nasihat olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın içinde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Suat Yıldırım
Bu, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere de bir öğüt ve irşad olmak üzere sana indirilen bir kitaptır ki sakın onu tebliğden ve halkın sana inanmamasından ötürü göğsün daralmasın.
|
Suat Yıldırım
Bu, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere de bir öğüt ve irşad olmak üzere sana indirilen bir kitaptır ki sakın onu tebliğden ve halkın sana inanmamasından ötürü göğsün daralmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Süleyman Ateş
(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).
|
Süleyman Ateş
(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar). |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Bir sure indirildi sana, artık bundan dolayı için daralmasın ki, onunla (insanları) uyarabilesin ve mü'minlere de (şu) öğüdü verebilesin:
|
Mustafa İslamoğlu
Bir sure indirildi sana, artık bundan dolayı için daralmasın ki, onunla (insanları) uyarabilesin ve mü'minlere de (şu) öğüdü verebilesin: |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Rashad Khalifa
This scripture has been revealed to you - you shall not harbor doubt about it in your heart - that you may warn with it, and to provide a reminder for the believers.
|
Rashad Khalifa
This scripture has been revealed to you - you shall not harbor doubt about it in your heart - that you may warn with it, and to provide a reminder for the believers. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
The Monotheist Group
A Book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.
|
The Monotheist Group
A Book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Edip-Layth
A book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to those who acknowledge.
|
Edip-Layth
A book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to those who acknowledge. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Ali Rıza Safa
Bu, hem Onunla uyarman hem de inananlara öğreti olması amacıyla, sana indirilmiş bir Kitap'tır. Artık, Ondan dolayı gönlünde bir sıkıntı olmasın.
|
Ali Rıza Safa
Bu, hem Onunla uyarman hem de inananlara öğreti olması amacıyla, sana indirilmiş bir Kitap'tır. Artık, Ondan dolayı gönlünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Bu, sana indirilen Kitap'tır. Bu kitaptan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenler (müminler) onu, akıllarından çıkarmasınlar diye indirilmiştir.
|
Süleymaniye Vakfı
Bu, sana indirilen Kitap'tır. Bu kitaptan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenler (müminler) onu, akıllarından çıkarmasınlar diye indirilmiştir. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Edip Yüksel
Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve iman edenlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın.
|
Edip Yüksel
Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve iman edenlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Erhan Aktaş
Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.
|
Erhan Aktaş
Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın. |
|
|
Araf 2. Ayet
2. Ayet
Mehmet Okuyan
Kendisiyle uyarman için ve müminlere (gerçeği) hatırlatma olsun diye sana indirilen bu kitaptan dolayı kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın!
|
Mehmet Okuyan
Kendisiyle uyarman için ve müminlere (gerçeği) hatırlatma olsun diye sana indirilen bu kitaptan dolayı kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Ahmed Hulusi
Rabbinizden size inzal olunana tabi olun... Rabbinizin dununda velilere (dışsal {rabbani hakikatinizden ayrı düşürecek bilgi verenler} veya içsel {nefsani - şehevi}) tabi olmayın... Bunu ne kadar az hatırlayıp, üzerinde derin düşünmüyorsunuz!
|
Ahmed Hulusi
Rabbinizden size inzal olunana tabi olun... Rabbinizin dununda velilere (dışsal {rabbani hakikatinizden ayrı düşürecek bilgi verenler} veya içsel {nefsani - şehevi}) tabi olmayın... Bunu ne kadar az hatırlayıp, üzerinde derin düşünmüyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Ali Bulaç
Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz?
|
Ali Bulaç
Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz? |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Rabbinizden size indirilene uyunuz! O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyiniz! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
|
Bayraktar Bayraklı
Rabbinizden size indirilene uyunuz! O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyiniz! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Diyanet İşleri
Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
|
Diyanet İşleri
Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbınızdan size indirilene ittiba' edin, onsuz bir takım veliylere ittiba' etmeyin, siz pek az düşünüyorsunuz
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbınızdan size indirilene ittiba' edin, onsuz bir takım veliylere ittiba' etmeyin, siz pek az düşünüyorsunuz |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Gültekin Onan
rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!
|
Gültekin Onan
rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Hasan Basri Çantay
Rabbinizden size indirilen (Kur'an-ı kerim) e uyun, ondan başka (larını) veliler (edinib de kendilerin) e uymayın. Ne kadar az öğüd tutuyorsunuz!
|
Hasan Basri Çantay
Rabbinizden size indirilen (Kur'an-ı kerim) e uyun, ondan başka (larını) veliler (edinib de kendilerin) e uymayın. Ne kadar az öğüd tutuyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
İbni Kesir
Rabbınızdan size indirilene uyun. O'ndan başka dostlara uymayın. Ne de az öğüt dinliyorsunuz.
|
İbni Kesir
Rabbınızdan size indirilene uyun. O'ndan başka dostlara uymayın. Ne de az öğüt dinliyorsunuz. |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Muhammed Esed
Rabbinizin katından size indirilene uyun; Ondan başka önderlerin ardından gitmeyin. Ne kadar az tutuyorsunuz aklınızda bunu.
|
Muhammed Esed
Rabbinizin katından size indirilene uyun; Ondan başka önderlerin ardından gitmeyin. Ne kadar az tutuyorsunuz aklınızda bunu. |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Şaban Piriş
Rabbinizden size indirilene uyun; ondan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt dinliyorsunuz!
|
Şaban Piriş
Rabbinizden size indirilene uyun; ondan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt dinliyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Suat Yıldırım
Ey insanlar! Siz, Rabbiniz tarafından size indirilen vahye tabi olun, O'ndan başka birtakım hamiler edinip de onlara uymayın. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!
|
Suat Yıldırım
Ey insanlar! Siz, Rabbiniz tarafından size indirilen vahye tabi olun, O'ndan başka birtakım hamiler edinip de onlara uymayın. Ne kadar da az düşünüyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Süleyman Ateş
(Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
|
Süleyman Ateş
(Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
|
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Mustafa İslamoğlu
"Uyun Rabbinizin katından size indirilene! O'nun dışında birtakım otoritelere de asla uymayın!" Ne kadar da kıt hafızalısınız!
|
Mustafa İslamoğlu
"Uyun Rabbinizin katından size indirilene! O'nun dışında birtakım otoritelere de asla uymayın!" Ne kadar da kıt hafızalısınız! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Rashad Khalifa
You shall all follow what is revealed to you from your Lord; do not follow any idols besides Him. Rarely do you take heed.
|
Rashad Khalifa
You shall all follow what is revealed to you from your Lord; do not follow any idols besides Him. Rarely do you take heed. |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
The Monotheist Group
Follow what was sent down to you from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember!
|
The Monotheist Group
Follow what was sent down to you from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Edip-Layth
Follow what was sent down to you all from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember!
|
Edip-Layth
Follow what was sent down to you all from your Lord, and do not follow besides Him any supporters. Little do you remember! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Ali Rıza Safa
Efendinizden size indirilene bağlı kalın. O'ndan başka bir de ayrıca dostlar edinmeyin. Ne denli az öğüt alıyorsunuz?
|
Ali Rıza Safa
Efendinizden size indirilene bağlı kalın. O'ndan başka bir de ayrıca dostlar edinmeyin. Ne denli az öğüt alıyorsunuz? |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Rabbinizden[1] size indirilene uyun; Allah'a daha yakındır diye evliyaya[2] uymayın. Bilgilerinizi ne kadar az kullanıyorsunuz!
|
Süleymaniye Vakfı
Rabbinizden[1] size indirilene uyun; Allah'a daha yakındır diye evliyaya[2] uymayın. Bilgilerinizi ne kadar az kullanıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Edip Yüksel
Efendinizden size indirileni izleyin, O'ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!
|
Edip Yüksel
Efendinizden size indirileni izleyin, O'ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Erhan Aktaş
Rabb'inizden size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere[1] uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz!
|
Erhan Aktaş
Rabb'inizden size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere[1] uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz! |
|
|
Araf 3. Ayet
3. Ayet
Mehmet Okuyan
Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun![1] O'nun peşi sıra (onu bırakıp da) başka dostlara uymayın![2] Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!
|
Mehmet Okuyan
Rabbinizden size indirilene (Kur'an'a) uyun![1] O'nun peşi sıra (onu bırakıp da) başka dostlara uymayın![2] Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor! |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Ahmed Hulusi
Nice şehirlerdeki toplulukları helak ettik; gece veya gündüz uykusu içindeyken, azabımız onlara geldi!
|
Ahmed Hulusi
Nice şehirlerdeki toplulukları helak ettik; gece veya gündüz uykusu içindeyken, azabımız onlara geldi! |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Ali Bulaç
Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
|
Ali Bulaç
Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
|
Bayraktar Bayraklı
Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Diyanet İşleri
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
|
Diyanet İşleri
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz nice memleket helak etmişizdir ki gece yatarlarken yahud gündüz uyurlarken baskınımız ona gelivermiştir
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz nice memleket helak etmişizdir ki gece yatarlarken yahud gündüz uyurlarken baskınımız ona gelivermiştir |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Gültekin Onan
Biz nice ülkeleri (veya toplulukları) yıkıma uğrattık. Gece uyurlarken ya da gündüz dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
|
Gültekin Onan
Biz nice ülkeleri (veya toplulukları) yıkıma uğrattık. Gece uyurlarken ya da gündüz dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Hasan Basri Çantay
Biz nice memleketler (ehalisin) i helak etdik. Öyle ki (kah) geceleyin, kah onlar kaylule ederlerken azabımız gelib çatdı onlara.
|
Hasan Basri Çantay
Biz nice memleketler (ehalisin) i helak etdik. Öyle ki (kah) geceleyin, kah onlar kaylule ederlerken azabımız gelib çatdı onlara. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
İbni Kesir
Nice kasabalar vardır ki; Biz, onları helak etmişizdir. Geceleyin uyurken, öğleyin dinlenirken, baskınımız gelip çattı onlara.
|
İbni Kesir
Nice kasabalar vardır ki; Biz, onları helak etmişizdir. Geceleyin uyurken, öğleyin dinlenirken, baskınımız gelip çattı onlara. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Muhammed Esed
Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.
|
Muhammed Esed
Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Şaban Piriş
Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.
|
Şaban Piriş
Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Suat Yıldırım
Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti.
|
Suat Yıldırım
Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Süleyman Ateş
Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.
|
Süleyman Ateş
Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğle uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.
|
Yaşar Nuri Öztürk
Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğle uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Mustafa İslamoğlu
Biz nice (asi) toplulukları helak etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir.
|
Mustafa İslamoğlu
Biz nice (asi) toplulukları helak etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Rashad Khalifa
Many a community we annihilated; they incurred our retribution while they were asleep, or wide awake.
|
Rashad Khalifa
Many a community we annihilated; they incurred our retribution while they were asleep, or wide awake. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
The Monotheist Group
And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
|
The Monotheist Group
And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Edip-Layth
How many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
|
Edip-Layth
How many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Ali Rıza Safa
Nice kentleri yıkıma uğrattık; gece zamanı veya gündüz dinlenirken cezamız onlara geldi.
|
Ali Rıza Safa
Nice kentleri yıkıma uğrattık; gece zamanı veya gündüz dinlenirken cezamız onlara geldi. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Süleymaniye Vakfı
Biz nice kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirdik. Baskınımız onlara, ya geceleyin ya da gündüz uykusunda[1] iken gelmiştir.
|
Süleymaniye Vakfı
Biz nice kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirdik. Baskınımız onlara, ya geceleyin ya da gündüz uykusunda[1] iken gelmiştir. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Edip Yüksel
Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.
|
Edip Yüksel
Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Erhan Aktaş
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken[1] onlara azabımız gelip çattı.
|
Erhan Aktaş
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken[1] onlara azabımız gelip çattı. |
|
|
Araf 4. Ayet
4. Ayet
Mehmet Okuyan
Nice şehirler vardı ki biz onları helak etmiştik. Azabımız onlara gece veya gündüz uyurlarken gelmişti.
|
Mehmet Okuyan
Nice şehirler vardı ki biz onları helak etmiştik. Azabımız onlara gece veya gündüz uyurlarken gelmişti. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Ahmed Hulusi
Azabımız onlara geldiğinde, onların seslenişleri: "Biz gerçekten zalimlermişiz" demekten başka bir şey olmadı.
|
Ahmed Hulusi
Azabımız onlara geldiğinde, onların seslenişleri: "Biz gerçekten zalimlermişiz" demekten başka bir şey olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Ali Bulaç
Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
|
Ali Bulaç
Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Bayraktar Bayraklı
Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı.
|
Bayraktar Bayraklı
Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, "Biz gerçekten zalim kişilermişiz" demelerinden başka bir şey olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Diyanet İşleri
Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.
|
Diyanet İşleri
Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Elmalılı Hamdi Yazır
Azabımız kendilerine geldiği vakıt da "bizler hakıkaten zalimler idik" demekten başka da'vaları olmadı
|
Elmalılı Hamdi Yazır
Azabımız kendilerine geldiği vakıt da "bizler hakıkaten zalimler idik" demekten başka da'vaları olmadı |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Gültekin Onan
Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı.
|
Gültekin Onan
Zorlu azabımız onlara gelince yakarabildikleri: "Biz gerçekten zulme sapanlardandık" demelerinden başka olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Hasan Basri Çantay
Kendilerine azabımız geldiği zaman çağrışları "Biz hakikaten zaalimlerdendik" demelerinden başka (bir şey) olmadı.
|
Hasan Basri Çantay
Kendilerine azabımız geldiği zaman çağrışları "Biz hakikaten zaalimlerdendik" demelerinden başka (bir şey) olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
İbni Kesir
Baskınımız geldiği zaman, çağırışları: Biz gerçekten zalimlerdendik, demekten başka birşey olmadı.
|
İbni Kesir
Baskınımız geldiği zaman, çağırışları: Biz gerçekten zalimlerdendik, demekten başka birşey olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Muhammed Esed
Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır.
|
Muhammed Esed
Ve cezamız başlarında koptuğu zaman, kendi kendilerine, "vah bize! Biz gerçekten zalim kimselerdik!" demekten başka söyleyecek sözleri olmamıştır. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Şaban Piriş
Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları "Biz, gerçekten zalimler idik!" demekten başka bir şey olmadı.
|
Şaban Piriş
Azabımız onlara geldiği vakit, feryatları "Biz, gerçekten zalimler idik!" demekten başka bir şey olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Suat Yıldırım
Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: "Biz gerçekten zalim adamlarmışız!" demekten başka bir şey olmadı.
|
Suat Yıldırım
Azabımız gelip çattığında da itiraf ve yalvarmaları: "Biz gerçekten zalim adamlarmışız!" demekten başka bir şey olmadı. |
|
|
Araf 5. Ayet
5. Ayet
Süleyman Ateş
Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.
|
Süleyman Ateş
Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.