Mealler

/ Mealler / Liste

Suat Yıldırım - Yasin Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Suat Yıldırım

Hikmetli Kur'an'a andolsun:

Yasin 3. Ayet 3. Ayet Suat Yıldırım Sen elbette gönderilen resullerdensin.
Suat Yıldırım

Sen elbette gönderilen resullerdensin.

Suat Yıldırım

Dosdoğru yol üzerindesin.

Yasin 5. Ayet 5. Ayet Suat Yıldırım (5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
Suat Yıldırım

(5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.

Yasin 6. Ayet 6. Ayet Suat Yıldırım (5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
Suat Yıldırım

(5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.

Yasin 7. Ayet 7. Ayet Suat Yıldırım Onların çoğunun hakkında ilahi hüküm hak olarak kesinleşti. Artık iman etmezler onlar...
Suat Yıldırım

Onların çoğunun hakkında ilahi hüküm hak olarak kesinleşti. Artık iman etmezler onlar...

Yasin 8. Ayet 8. Ayet Suat Yıldırım Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır. Boyunları yukarı, çeneleri kalkık, gözleri havada bir durumdadırlar.
Suat Yıldırım

Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır. Boyunları yukarı, çeneleri kalkık, gözleri havada bir durumdadırlar.

Yasin 9. Ayet 9. Ayet Suat Yıldırım Hem önlerinden hem arkalarından bir set yaparak, öylesine çepeçevre sardık ki, artık hiç göremezler onlar...
Suat Yıldırım

Hem önlerinden hem arkalarından bir set yaparak, öylesine çepeçevre sardık ki, artık hiç göremezler onlar...

Yasin 10. Ayet 10. Ayet Suat Yıldırım Kendilerine müsavidir; ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar...
Suat Yıldırım

Kendilerine müsavidir; ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar...

Yasin 11. Ayet 11. Ayet Suat Yıldırım Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşada can kulağıyla tabi olur, görmediği Rahman'a saygı duyup O'ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükafat onun...
Suat Yıldırım

Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşada can kulağıyla tabi olur, görmediği Rahman'a saygı duyup O'ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükafat onun...

Yasin 12. Ayet 12. Ayet Suat Yıldırım Ölüleri diriltecek Biz'iz. Yaptıkları her şeyi ve bütün izlerini bir bir kaydeden Biz'iz. Velhasıl her bir şeyi, apaçık bir kitap'ta sayıp döken Biz'iz.
Suat Yıldırım

Ölüleri diriltecek Biz'iz. Yaptıkları her şeyi ve bütün izlerini bir bir kaydeden Biz'iz. Velhasıl her bir şeyi, apaçık bir kitap'ta sayıp döken Biz'iz.

Yasin 13. Ayet 13. Ayet Suat Yıldırım Sen şimdi onlara bir misal getir: Malum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti.
Suat Yıldırım

Sen şimdi onlara bir misal getir: Malum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti.

Yasin 14. Ayet 14. Ayet Suat Yıldırım Evet, iki resul gönderdik onlara,"Yalancı!" dediler onlara. Bunun üzerine, güçlendirdik onları bir üçüncü resulle, dediler hep birden: "Biz Allah'ın elçileriyiz size!"
Suat Yıldırım

Evet, iki resul gönderdik onlara,"Yalancı!" dediler onlara. Bunun üzerine, güçlendirdik onları bir üçüncü resulle, dediler hep birden: "Biz Allah'ın elçileriyiz size!"

Yasin 15. Ayet 15. Ayet Suat Yıldırım Ahali dedi ki: "Doğrusu Rahman'ın indirdiği bir şey yok! Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet... siz sadece yalancısınız!"
Suat Yıldırım

Ahali dedi ki: "Doğrusu Rahman'ın indirdiği bir şey yok! Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet... siz sadece yalancısınız!"

Yasin 16. Ayet 16. Ayet Suat Yıldırım Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."
Suat Yıldırım

Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."

Yasin 17. Ayet 17. Ayet Suat Yıldırım "Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz."
Suat Yıldırım

"Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz."

Yasin 18. Ayet 18. Ayet Suat Yıldırım Ahali dedi ki: "Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz."
Suat Yıldırım

Ahali dedi ki: "Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz."

Yasin 19. Ayet 19. Ayet Suat Yıldırım Resuller cevap verdiler: "Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imansızsınız, irşad edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!"
Suat Yıldırım

Resuller cevap verdiler: "Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imansızsınız, irşad edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!"

Yasin 20. Ayet 20. Ayet Suat Yıldırım Derken... şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: "N'olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun!"
Suat Yıldırım

Derken... şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: "N'olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun!"

Yasin 21. Ayet 21. Ayet Suat Yıldırım "Sizden bir ücret istemeyen, sizden hiç menfaat beklemeyen, dosdoğru yolda yürüyen bu kimselere uyun!"
Suat Yıldırım

"Sizden bir ücret istemeyen, sizden hiç menfaat beklemeyen, dosdoğru yolda yürüyen bu kimselere uyun!"

Yasin 22. Ayet 22. Ayet Suat Yıldırım "Hem ne olmuş ki bana? Neden tapmayayım beni yaratana? Hem sizlerin de dönüşü ancak olacak O'na!"
Suat Yıldırım

"Hem ne olmuş ki bana? Neden tapmayayım beni yaratana? Hem sizlerin de dönüşü ancak olacak O'na!"

Yasin 23. Ayet 23. Ayet Suat Yıldırım "Hiç O'ndan başka tanrı edinir miyim! Zira Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da..."
Suat Yıldırım

"Hiç O'ndan başka tanrı edinir miyim! Zira Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da..."

Yasin 24. Ayet 24. Ayet Suat Yıldırım "O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum."
Suat Yıldırım

"O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum."

Yasin 25. Ayet 25. Ayet Suat Yıldırım "Amma bakın! Ben Rabbinize inanıyorum, sizler de bunu işitmiş olun!"
Suat Yıldırım

"Amma bakın! Ben Rabbinize inanıyorum, sizler de bunu işitmiş olun!"

Yasin 26. Ayet 26. Ayet Suat Yıldırım Ona "Buyur cennete gir!" denildi. O ise halkını hatırlayarak: "Ah halkım bir bilseydi!" dedi.
Suat Yıldırım

Ona "Buyur cennete gir!" denildi. O ise halkını hatırlayarak: "Ah halkım bir bilseydi!" dedi.

Yasin 27. Ayet 27. Ayet Suat Yıldırım "Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!"
Suat Yıldırım

"Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!"

Yasin 28. Ayet 28. Ayet Suat Yıldırım Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu adetimizden de değildi.
Suat Yıldırım

Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu adetimizden de değildi.

Yasin 29. Ayet 29. Ayet Suat Yıldırım (Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar...
Suat Yıldırım

(Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar...

Yasin 30. Ayet 30. Ayet Suat Yıldırım Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi.
Suat Yıldırım

Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi.

Yasin 31. Ayet 31. Ayet Suat Yıldırım Kendilerinden önce nice nesilleri imha ettiğimizi ve onların da kendilerine dönmediğini görmezler miydi?
Suat Yıldırım

Kendilerinden önce nice nesilleri imha ettiğimizi ve onların da kendilerine dönmediğini görmezler miydi?

Yasin 32. Ayet 32. Ayet Suat Yıldırım Hiç kimse hariç kalmamak üzere, hepsi huzurumuza toplanacaklar!
Suat Yıldırım

Hiç kimse hariç kalmamak üzere, hepsi huzurumuza toplanacaklar!

Yasin 33. Ayet 33. Ayet Suat Yıldırım Delil mi isterler? İşte ölmüş arz! Hayatı ona Biz veriyoruz. Oradan onların yiyecekleri habbeleri çıkarıyoruz. Kendileri de ondan yiyip dururlar.
Suat Yıldırım

Delil mi isterler? İşte ölmüş arz! Hayatı ona Biz veriyoruz. Oradan onların yiyecekleri habbeleri çıkarıyoruz. Kendileri de ondan yiyip dururlar.

Yasin 34. Ayet 34. Ayet Suat Yıldırım Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.
Suat Yıldırım

Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.

Yasin 35. Ayet 35. Ayet Suat Yıldırım Ta ki onun meyvelerinden yesinler, O meyveleri onlar yapmadılar, hala şükretmez mi onlar?
Suat Yıldırım

Ta ki onun meyvelerinden yesinler, O meyveleri onlar yapmadılar, hala şükretmez mi onlar?

Yasin 36. Ayet 36. Ayet Suat Yıldırım Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh! Yerin bitirdiği her şeyi ve kendilerini ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir!
Suat Yıldırım

Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh! Yerin bitirdiği her şeyi ve kendilerini ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir!

Yasin 37. Ayet 37. Ayet Suat Yıldırım Onlara bir delil de gecedir ki, Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler...
Suat Yıldırım

Onlara bir delil de gecedir ki, Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler...

Yasin 38. Ayet 38. Ayet Suat Yıldırım Güneş de bir delildir onlara, akar gider yörüngesinde... O aziz ve alimin (o üstün kudret sahibinin ve her şeyi bilenin), yaratması böyle olur işte!
Suat Yıldırım

Güneş de bir delildir onlara, akar gider yörüngesinde... O aziz ve alimin (o üstün kudret sahibinin ve her şeyi bilenin), yaratması böyle olur işte!

Yasin 39. Ayet 39. Ayet Suat Yıldırım Ay için de birtakım safhalar, duraklar tayin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hale gelir.
Suat Yıldırım

Ay için de birtakım safhalar, duraklar tayin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hale gelir.

Yasin 40. Ayet 40. Ayet Suat Yıldırım Ne Güneş Ay'a kavuşabilir, ne gece gündüzün önüne geçebilir. O gök cisimlerinden her biri, birer yörüngede akar, durur...
Suat Yıldırım

Ne Güneş Ay'a kavuşabilir, ne gece gündüzün önüne geçebilir. O gök cisimlerinden her biri, birer yörüngede akar, durur...

Yasin 41. Ayet 41. Ayet Suat Yıldırım Bir delil daha onlara; Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır.
Suat Yıldırım

Bir delil daha onlara; Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır.

Yasin 42. Ayet 42. Ayet Suat Yıldırım Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...
Suat Yıldırım

Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...

Yasin 43. Ayet 43. Ayet Suat Yıldırım Şayet dileseydik onları boğardık. Ne feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı.
Suat Yıldırım

Şayet dileseydik onları boğardık. Ne feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı.

Yasin 44. Ayet 44. Ayet Suat Yıldırım Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vadeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler.
Suat Yıldırım

Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vadeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler.

Yasin 45. Ayet 45. Ayet Suat Yıldırım Onlara ne zaman: "Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin!böylelikle merhamet edilmeye layık olun!" denilse, yüz çevirirler...
Suat Yıldırım

Onlara ne zaman: "Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin!böylelikle merhamet edilmeye layık olun!" denilse, yüz çevirirler...

Yasin 46. Ayet 46. Ayet Suat Yıldırım Ne zaman Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet, gelse, yüz çevirirler...
Suat Yıldırım

Ne zaman Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet, gelse, yüz çevirirler...

Yasin 47. Ayet 47. Ayet Suat Yıldırım Onlara ne zaman: "Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın" denilse, kafirler müminlere şöyle derler: "Size kalsa Allah'ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz!"
Suat Yıldırım

Onlara ne zaman: "Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın" denilse, kafirler müminlere şöyle derler: "Size kalsa Allah'ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz!"

Yasin 48. Ayet 48. Ayet Suat Yıldırım Ve yine derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdid ettiğiniz bu mezarlardan kalkma ne zaman?
Suat Yıldırım

Ve yine derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdid ettiğiniz bu mezarlardan kalkma ne zaman?

Yasin 49. Ayet 49. Ayet Suat Yıldırım Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses...
Suat Yıldırım

Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses...

Yasin 50. Ayet 50. Ayet Suat Yıldırım İşte o zaman... Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler...
Suat Yıldırım

İşte o zaman... Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler...

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image