Mealler
Suat Yıldırım - Yasin Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Suat Yıldırım
Ya sin, |
|
|
|
Suat Yıldırım
Hikmetli Kur'an'a andolsun: |
|
|
|
Suat Yıldırım
Sen elbette gönderilen resullerdensin. |
|
|
|
Suat Yıldırım
Dosdoğru yol üzerindesin. |
|
|
Yasin 5. Ayet
5. Ayet
Suat Yıldırım
(5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
|
Suat Yıldırım
(5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin. |
|
|
Yasin 6. Ayet
6. Ayet
Suat Yıldırım
(5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
|
Suat Yıldırım
(5-6) O, aziz ve rahimden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, haliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin. |
|
|
Yasin 7. Ayet
7. Ayet
Suat Yıldırım
Onların çoğunun hakkında ilahi hüküm hak olarak kesinleşti. Artık iman etmezler onlar...
|
Suat Yıldırım
Onların çoğunun hakkında ilahi hüküm hak olarak kesinleşti. Artık iman etmezler onlar... |
|
|
Yasin 8. Ayet
8. Ayet
Suat Yıldırım
Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır. Boyunları yukarı, çeneleri kalkık, gözleri havada bir durumdadırlar.
|
Suat Yıldırım
Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır. Boyunları yukarı, çeneleri kalkık, gözleri havada bir durumdadırlar. |
|
|
Yasin 9. Ayet
9. Ayet
Suat Yıldırım
Hem önlerinden hem arkalarından bir set yaparak, öylesine çepeçevre sardık ki, artık hiç göremezler onlar...
|
Suat Yıldırım
Hem önlerinden hem arkalarından bir set yaparak, öylesine çepeçevre sardık ki, artık hiç göremezler onlar... |
|
|
Yasin 10. Ayet
10. Ayet
Suat Yıldırım
Kendilerine müsavidir; ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar...
|
Suat Yıldırım
Kendilerine müsavidir; ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar... |
|
|
Yasin 11. Ayet
11. Ayet
Suat Yıldırım
Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşada can kulağıyla tabi olur, görmediği Rahman'a saygı duyup O'ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükafat onun...
|
Suat Yıldırım
Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşada can kulağıyla tabi olur, görmediği Rahman'a saygı duyup O'ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükafat onun... |
|
|
Yasin 12. Ayet
12. Ayet
Suat Yıldırım
Ölüleri diriltecek Biz'iz. Yaptıkları her şeyi ve bütün izlerini bir bir kaydeden Biz'iz. Velhasıl her bir şeyi, apaçık bir kitap'ta sayıp döken Biz'iz.
|
Suat Yıldırım
Ölüleri diriltecek Biz'iz. Yaptıkları her şeyi ve bütün izlerini bir bir kaydeden Biz'iz. Velhasıl her bir şeyi, apaçık bir kitap'ta sayıp döken Biz'iz. |
|
|
Yasin 13. Ayet
13. Ayet
Suat Yıldırım
Sen şimdi onlara bir misal getir: Malum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti.
|
Suat Yıldırım
Sen şimdi onlara bir misal getir: Malum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti. |
|
|
Yasin 14. Ayet
14. Ayet
Suat Yıldırım
Evet, iki resul gönderdik onlara,"Yalancı!" dediler onlara. Bunun üzerine, güçlendirdik onları bir üçüncü resulle, dediler hep birden: "Biz Allah'ın elçileriyiz size!"
|
Suat Yıldırım
Evet, iki resul gönderdik onlara,"Yalancı!" dediler onlara. Bunun üzerine, güçlendirdik onları bir üçüncü resulle, dediler hep birden: "Biz Allah'ın elçileriyiz size!" |
|
|
Yasin 15. Ayet
15. Ayet
Suat Yıldırım
Ahali dedi ki: "Doğrusu Rahman'ın indirdiği bir şey yok! Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet... siz sadece yalancısınız!"
|
Suat Yıldırım
Ahali dedi ki: "Doğrusu Rahman'ın indirdiği bir şey yok! Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet... siz sadece yalancısınız!" |
|
|
Yasin 16. Ayet
16. Ayet
Suat Yıldırım
Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."
|
Suat Yıldırım
Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz." |
|
|
|
Suat Yıldırım
"Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz." |
|
|
Yasin 18. Ayet
18. Ayet
Suat Yıldırım
Ahali dedi ki: "Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz."
|
Suat Yıldırım
Ahali dedi ki: "Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz." |
|
|
Yasin 19. Ayet
19. Ayet
Suat Yıldırım
Resuller cevap verdiler: "Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imansızsınız, irşad edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!"
|
Suat Yıldırım
Resuller cevap verdiler: "Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imansızsınız, irşad edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!" |
|
|
Yasin 20. Ayet
20. Ayet
Suat Yıldırım
Derken... şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: "N'olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun!"
|
Suat Yıldırım
Derken... şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: "N'olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun!" |
|
|
Yasin 21. Ayet
21. Ayet
Suat Yıldırım
"Sizden bir ücret istemeyen, sizden hiç menfaat beklemeyen, dosdoğru yolda yürüyen bu kimselere uyun!"
|
Suat Yıldırım
"Sizden bir ücret istemeyen, sizden hiç menfaat beklemeyen, dosdoğru yolda yürüyen bu kimselere uyun!" |
|
|
Yasin 22. Ayet
22. Ayet
Suat Yıldırım
"Hem ne olmuş ki bana? Neden tapmayayım beni yaratana? Hem sizlerin de dönüşü ancak olacak O'na!"
|
Suat Yıldırım
"Hem ne olmuş ki bana? Neden tapmayayım beni yaratana? Hem sizlerin de dönüşü ancak olacak O'na!" |
|
|
Yasin 23. Ayet
23. Ayet
Suat Yıldırım
"Hiç O'ndan başka tanrı edinir miyim! Zira Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da..."
|
Suat Yıldırım
"Hiç O'ndan başka tanrı edinir miyim! Zira Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da..." |
|
|
|
Suat Yıldırım
"O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum." |
|
|
Yasin 25. Ayet
25. Ayet
Suat Yıldırım
"Amma bakın! Ben Rabbinize inanıyorum, sizler de bunu işitmiş olun!"
|
Suat Yıldırım
"Amma bakın! Ben Rabbinize inanıyorum, sizler de bunu işitmiş olun!" |
|
|
Yasin 26. Ayet
26. Ayet
Suat Yıldırım
Ona "Buyur cennete gir!" denildi. O ise halkını hatırlayarak: "Ah halkım bir bilseydi!" dedi.
|
Suat Yıldırım
Ona "Buyur cennete gir!" denildi. O ise halkını hatırlayarak: "Ah halkım bir bilseydi!" dedi. |
|
|
Yasin 27. Ayet
27. Ayet
Suat Yıldırım
"Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!"
|
Suat Yıldırım
"Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!" |
|
|
Yasin 28. Ayet
28. Ayet
Suat Yıldırım
Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu adetimizden de değildi.
|
Suat Yıldırım
Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu adetimizden de değildi. |
|
|
Yasin 29. Ayet
29. Ayet
Suat Yıldırım
(Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar...
|
Suat Yıldırım
(Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar... |
|
|
Yasin 30. Ayet
30. Ayet
Suat Yıldırım
Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi.
|
Suat Yıldırım
Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi. |
|
|
Yasin 31. Ayet
31. Ayet
Suat Yıldırım
Kendilerinden önce nice nesilleri imha ettiğimizi ve onların da kendilerine dönmediğini görmezler miydi?
|
Suat Yıldırım
Kendilerinden önce nice nesilleri imha ettiğimizi ve onların da kendilerine dönmediğini görmezler miydi? |
|
|
Yasin 32. Ayet
32. Ayet
Suat Yıldırım
Hiç kimse hariç kalmamak üzere, hepsi huzurumuza toplanacaklar!
|
Suat Yıldırım
Hiç kimse hariç kalmamak üzere, hepsi huzurumuza toplanacaklar! |
|
|
Yasin 33. Ayet
33. Ayet
Suat Yıldırım
Delil mi isterler? İşte ölmüş arz! Hayatı ona Biz veriyoruz. Oradan onların yiyecekleri habbeleri çıkarıyoruz. Kendileri de ondan yiyip dururlar.
|
Suat Yıldırım
Delil mi isterler? İşte ölmüş arz! Hayatı ona Biz veriyoruz. Oradan onların yiyecekleri habbeleri çıkarıyoruz. Kendileri de ondan yiyip dururlar. |
|
|
Yasin 34. Ayet
34. Ayet
Suat Yıldırım
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.
|
Suat Yıldırım
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık. |
|
|
Yasin 35. Ayet
35. Ayet
Suat Yıldırım
Ta ki onun meyvelerinden yesinler, O meyveleri onlar yapmadılar, hala şükretmez mi onlar?
|
Suat Yıldırım
Ta ki onun meyvelerinden yesinler, O meyveleri onlar yapmadılar, hala şükretmez mi onlar? |
|
|
Yasin 36. Ayet
36. Ayet
Suat Yıldırım
Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh! Yerin bitirdiği her şeyi ve kendilerini ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir!
|
Suat Yıldırım
Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh! Yerin bitirdiği her şeyi ve kendilerini ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir! |
|
|
Yasin 37. Ayet
37. Ayet
Suat Yıldırım
Onlara bir delil de gecedir ki, Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler...
|
Suat Yıldırım
Onlara bir delil de gecedir ki, Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler... |
|
|
Yasin 38. Ayet
38. Ayet
Suat Yıldırım
Güneş de bir delildir onlara, akar gider yörüngesinde... O aziz ve alimin (o üstün kudret sahibinin ve her şeyi bilenin), yaratması böyle olur işte!
|
Suat Yıldırım
Güneş de bir delildir onlara, akar gider yörüngesinde... O aziz ve alimin (o üstün kudret sahibinin ve her şeyi bilenin), yaratması böyle olur işte! |
|
|
Yasin 39. Ayet
39. Ayet
Suat Yıldırım
Ay için de birtakım safhalar, duraklar tayin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hale gelir.
|
Suat Yıldırım
Ay için de birtakım safhalar, duraklar tayin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hale gelir. |
|
|
Yasin 40. Ayet
40. Ayet
Suat Yıldırım
Ne Güneş Ay'a kavuşabilir, ne gece gündüzün önüne geçebilir. O gök cisimlerinden her biri, birer yörüngede akar, durur...
|
Suat Yıldırım
Ne Güneş Ay'a kavuşabilir, ne gece gündüzün önüne geçebilir. O gök cisimlerinden her biri, birer yörüngede akar, durur... |
|
|
Yasin 41. Ayet
41. Ayet
Suat Yıldırım
Bir delil daha onlara; Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır.
|
Suat Yıldırım
Bir delil daha onlara; Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır. |
|
|
Yasin 42. Ayet
42. Ayet
Suat Yıldırım
Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...
|
Suat Yıldırım
Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız... |
|
|
Yasin 43. Ayet
43. Ayet
Suat Yıldırım
Şayet dileseydik onları boğardık. Ne feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı.
|
Suat Yıldırım
Şayet dileseydik onları boğardık. Ne feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı. |
|
|
Yasin 44. Ayet
44. Ayet
Suat Yıldırım
Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vadeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler.
|
Suat Yıldırım
Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vadeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler. |
|
|
Yasin 45. Ayet
45. Ayet
Suat Yıldırım
Onlara ne zaman: "Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin!böylelikle merhamet edilmeye layık olun!" denilse, yüz çevirirler...
|
Suat Yıldırım
Onlara ne zaman: "Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin!böylelikle merhamet edilmeye layık olun!" denilse, yüz çevirirler... |
|
|
Yasin 46. Ayet
46. Ayet
Suat Yıldırım
Ne zaman Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet, gelse, yüz çevirirler...
|
Suat Yıldırım
Ne zaman Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet, gelse, yüz çevirirler... |
|
|
Yasin 47. Ayet
47. Ayet
Suat Yıldırım
Onlara ne zaman: "Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın" denilse, kafirler müminlere şöyle derler: "Size kalsa Allah'ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz!"
|
Suat Yıldırım
Onlara ne zaman: "Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın" denilse, kafirler müminlere şöyle derler: "Size kalsa Allah'ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz!" |
|
|
Yasin 48. Ayet
48. Ayet
Suat Yıldırım
Ve yine derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdid ettiğiniz bu mezarlardan kalkma ne zaman?
|
Suat Yıldırım
Ve yine derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdid ettiğiniz bu mezarlardan kalkma ne zaman? |
|
|
Yasin 49. Ayet
49. Ayet
Suat Yıldırım
Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses...
|
Suat Yıldırım
Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses... |
|
|
Yasin 50. Ayet
50. Ayet
Suat Yıldırım
İşte o zaman... Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler...
|
Suat Yıldırım
İşte o zaman... Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler... |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.