Mealler
Mehmet Okuyan - Bakara Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Bakara 51. Ayet
51. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani (kendisine vahyetmek üzere) Musa ile kırk gece için sözleşmiştik.[1] Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edinmiştiniz.[2]
|
Mehmet Okuyan
Hani (kendisine vahyetmek üzere) Musa ile kırk gece için sözleşmiştik.[1] Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edinmiştiniz.[2] |
|
|
|
Mehmet Okuyan
Sonra onun ardından şükredersiniz diye sizi affetmiştik. |
|
|
Bakara 53. Ayet
53. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitabı ve furkânı[1] (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) vermiştik.
|
Mehmet Okuyan
Hani doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitabı ve furkânı[1] (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) vermiştik. |
|
|
Bakara 54. Ayet
54. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki siz, buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize haksızlık ettiniz. Onun için, Yaratıcınıza[1] tevbe edin de nefsinizi (kötü duygularınızı) öldürün! Böyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için hayırlı olandır. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
|
Mehmet Okuyan
Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki siz, buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize haksızlık ettiniz. Onun için, Yaratıcınıza[1] tevbe edin de nefsinizi (kötü duygularınızı) öldürün! Böyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için hayırlı olandır. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir." |
|
|
Bakara 55. Ayet
55. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani "Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayız." demiştiniz de bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı (çarpmıştı).
|
Mehmet Okuyan
Hani "Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görünceye kadar sana asla inanmayız." demiştiniz de bakıyorken sizi yıldırım yakalamıştı (çarpmıştı). |
|
|
Bakara 56. Ayet
56. Ayet
Mehmet Okuyan
Sonra (manevi)[1] ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.
|
Mehmet Okuyan
Sonra (manevi)[1] ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik. |
|
|
Bakara 57. Ayet
57. Ayet
Mehmet Okuyan
Sizi bulutla gölgelendirmiş, size kudret helvası ile bıldırcın eti indirmiş (vermiş),[1] "Size rızık olarak verdiğimiz temiz şeylerden yiyin!" (demiştik). (Emirlerimizi dinlememekle) onlar bize zulmetmemişlerdi; ancak kendilerine yazık etmişlerdi.[2]
|
Mehmet Okuyan
Sizi bulutla gölgelendirmiş, size kudret helvası ile bıldırcın eti indirmiş (vermiş),[1] "Size rızık olarak verdiğimiz temiz şeylerden yiyin!" (demiştik). (Emirlerimizi dinlememekle) onlar bize zulmetmemişlerdi; ancak kendilerine yazık etmişlerdi.[2] |
|
|
Bakara 58. Ayet
58. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani (İsrailoğulları'na) şöyle demiştik: "Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)![1] Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve "Hıttah! (Bizi bağışla!)"[2] deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız."
|
Mehmet Okuyan
Hani (İsrailoğulları'na) şöyle demiştik: "Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)![1] Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve "Hıttah! (Bizi bağışla!)"[2] deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız." |
|
|
Bakara 59. Ayet
59. Ayet
Mehmet Okuyan
(İçlerinden bazı) zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başka bir sözle değiştirmişlerdi. Biz de yoldan çıkmaları nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik.[1]
|
Mehmet Okuyan
(İçlerinden bazı) zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başka bir sözle değiştirmişlerdi. Biz de yoldan çıkmaları nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik.[1] |
|
|
Bakara 60. Ayet
60. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) "Asanla taşa vur!"[1] demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) "Allah'ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!"[2]
|
Mehmet Okuyan
Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) "Asanla taşa vur!"[1] demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) "Allah'ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!"[2] |
|
|
Bakara 61. Ayet
61. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani siz (verilen nimetlere karşılık) şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Tek (çeşit) yemeğe sabredemeyiz. Bizim için Rabbine dua et de yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, salatalığından (acurundan), sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın (lütfetsin)!" (Musa ise) "Daha iyiyi daha düşük ile değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin; şüphesiz ki istedikleriniz sizin için (orada) var!" demişti. (Bundan sonra) üzerlerine alçaklık ve çaresizlik damgası vurulmuş ve Allah'ın gazabına uğramışlardı. Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve haksız olarak peygamberleri öldürmeleriydi. Bütün bunlar, isyana devam etmeleri ve haddi aşmış olmaları sebebiyledir.[1]
|
Mehmet Okuyan
Hani siz (verilen nimetlere karşılık) şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Tek (çeşit) yemeğe sabredemeyiz. Bizim için Rabbine dua et de yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, salatalığından (acurundan), sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın (lütfetsin)!" (Musa ise) "Daha iyiyi daha düşük ile değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin; şüphesiz ki istedikleriniz sizin için (orada) var!" demişti. (Bundan sonra) üzerlerine alçaklık ve çaresizlik damgası vurulmuş ve Allah'ın gazabına uğramışlardı. Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve haksız olarak peygamberleri öldürmeleriydi. Bütün bunlar, isyana devam etmeleri ve haddi aşmış olmaları sebebiyledir.[1] |
|
|
Bakara 62. Ayet
62. Ayet
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler[1] ve hristiyanlar(dan) kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa, onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.[2]
|
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler[1] ve hristiyanlar(dan) kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa, onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.[2] |
|
|
Bakara 63. Ayet
63. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ)[1] Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) "Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun)[2] ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz." (demiştik).
|
Mehmet Okuyan
Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ)[1] Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) "Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun)[2] ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz." (demiştik). |
|
|
Bakara 64. Ayet
64. Ayet
Mehmet Okuyan
Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Allah'ın iyiliği ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı, şüphesiz ki zarara uğrayanlardan olurdunuz.
|
Mehmet Okuyan
Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Allah'ın iyiliği ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı, şüphesiz ki zarara uğrayanlardan olurdunuz. |
|
|
Bakara 65. Ayet
65. Ayet
Mehmet Okuyan
İçinizden cumartesi günü (avlanma yasağını)[1] çiğneyenleri ve bu yüzden kendilerine "Aşağılık maymunlar (gibi) olun!"[2] dediğimizi elbette bilmektesiniz.
|
Mehmet Okuyan
İçinizden cumartesi günü (avlanma yasağını)[1] çiğneyenleri ve bu yüzden kendilerine "Aşağılık maymunlar (gibi) olun!"[2] dediğimizi elbette bilmektesiniz. |
|
|
Bakara 66. Ayet
66. Ayet
Mehmet Okuyan
Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, muttakîler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.
|
Mehmet Okuyan
Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, muttakîler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık. |
|
|
Bakara 67. Ayet
67. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani Musa, kavmine "Şüphesiz ki Allah herhangi bir inek[1] kesmenizi emrediyor." demişti. (Onlar) "Bizimle alay mı ediyorsun?" deyince, o da "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." demişti.
|
Mehmet Okuyan
Hani Musa, kavmine "Şüphesiz ki Allah herhangi bir inek[1] kesmenizi emrediyor." demişti. (Onlar) "Bizimle alay mı ediyorsun?" deyince, o da "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." demişti. |
|
|
Bakara 68. Ayet
68. Ayet
Mehmet Okuyan
(Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et de onun (özelliklerinin) ne olduğunu bize açıklasın." (Musa da) "Allah diyor ki o, ne yaşlı ne de körpe, ikisi arasında bir inektir. Size emredileni hemen yapın." demişti.
|
Mehmet Okuyan
(Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et de onun (özelliklerinin) ne olduğunu bize açıklasın." (Musa da) "Allah diyor ki o, ne yaşlı ne de körpe, ikisi arasında bir inektir. Size emredileni hemen yapın." demişti. |
|
|
Bakara 69. Ayet
69. Ayet
Mehmet Okuyan
(Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et; bize onun renginin nasıl olduğunu açıklasın." demişlerdi. (Musa da) "Allah diyor ki o, bakanlara huzur veren parlak sarı renkli bir inektir." demişti.
|
Mehmet Okuyan
(Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et; bize onun renginin nasıl olduğunu açıklasın." demişlerdi. (Musa da) "Allah diyor ki o, bakanlara huzur veren parlak sarı renkli bir inektir." demişti. |
|
|
Bakara 70. Ayet
70. Ayet
Mehmet Okuyan
(Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et de onun (özelliklerinin) ne olduğunu bize açıklasın; (nasıl) bir inek (keseceğimizi iyice) karıştırdık.[1] inşallah biz emredileni yapma yolunu buluruz." demişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
(Onlar) "Bizim adımıza Rabbine dua et de onun (özelliklerinin) ne olduğunu bize açıklasın; (nasıl) bir inek (keseceğimizi iyice) karıştırdık.[1] inşallah biz emredileni yapma yolunu buluruz." demişlerdi. |
|
|
Bakara 71. Ayet
71. Ayet
Mehmet Okuyan
(Musa da) "Allah diyor ki o, henüz boyunduruk altına alınmayan, toprak sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir." demişti. (Bunun üzerine onlar) "İşte şimdi gerçeği getirdin (tam olarak açıkladın)!" cevabını vermişler ve hemen (onu bulup) kesmişlerdi ama neredeyse yapamayacaklardı.
|
Mehmet Okuyan
(Musa da) "Allah diyor ki o, henüz boyunduruk altına alınmayan, toprak sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir." demişti. (Bunun üzerine onlar) "İşte şimdi gerçeği getirdin (tam olarak açıkladın)!" cevabını vermişler ve hemen (onu bulup) kesmişlerdi ama neredeyse yapamayacaklardı. |
|
|
Bakara 72. Ayet
72. Ayet
Mehmet Okuyan
Hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. (Oysa) Allah gizlemekte olduğunuzu (ortaya) çıkarıcıdır.
|
Mehmet Okuyan
Hani siz bir kişiyi öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. (Oysa) Allah gizlemekte olduğunuzu (ortaya) çıkarıcıdır. |
|
|
Bakara 73. Ayet
73. Ayet
Mehmet Okuyan
"Şimdi ona (öldürülen kişiye, kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun." demiştik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve akıl edesiniz diye size delillerini gösterir.
|
Mehmet Okuyan
"Şimdi ona (öldürülen kişiye, kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun." demiştik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve akıl edesiniz diye size delillerini gösterir. |
|
|
Bakara 74. Ayet
74. Ayet
Mehmet Okuyan
Bunlardan sonra kalpleriniz (yine) katılaşmıştı. Artık onlar (kalpleriniz) taş gibi hatta daha da katıdır.[1] Şüphesiz ki taşlardan öylesi var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki yarılır da ondan su çıkar. Bir kısmı da Allah'a saygı nedeniyle (yukardan aşağı) iner.[2] Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.
|
Mehmet Okuyan
Bunlardan sonra kalpleriniz (yine) katılaşmıştı. Artık onlar (kalpleriniz) taş gibi hatta daha da katıdır.[1] Şüphesiz ki taşlardan öylesi var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki yarılır da ondan su çıkar. Bir kısmı da Allah'a saygı nedeniyle (yukardan aşağı) iner.[2] Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir. |
|
|
Bakara 75. Ayet
75. Ayet
Mehmet Okuyan
Onların (kitap ehlinin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz! Oysa onlardan bir grup, Allah'ın kelamını duyarlar da iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler(di).[1]
|
Mehmet Okuyan
Onların (kitap ehlinin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz! Oysa onlardan bir grup, Allah'ın kelamını duyarlar da iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler(di).[1] |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.