Mealler
Mehmet Okuyan - Bakara Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Bakara 226. Ayet
226. Ayet
Mehmet Okuyan
Kadınlarına îlâ'da[1] bulunanların dört ay beklemesi gerekir. (Bu sürede hanımlarına) dönerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
|
Mehmet Okuyan
Kadınlarına îlâ'da[1] bulunanların dört ay beklemesi gerekir. (Bu sürede hanımlarına) dönerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. |
|
|
Bakara 227. Ayet
227. Ayet
Mehmet Okuyan
(Bu süre sonunda hanımlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.
|
Mehmet Okuyan
(Bu süre sonunda hanımlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir. |
|
|
Bakara 228. Ayet
228. Ayet
Mehmet Okuyan
Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine (evlenmeden) üç âdet hâli beklerler.[1]Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. (Kocaları) barışmak isterlerse, bu durumda onları (boşanma sürecindeki eşlerini) geri almaya daha fazla hak sahibidir. (Erkeklerin) kadınlar üzerindeki (hakları gibi), kadınların da (erkekler üzerinde) belirli (hakları) vardır. O (boşanma sürecindeki) erkeklerin, onlara (boşanma sürecindeki kadınlara) bir derece (önceliği) vardır. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
|
Mehmet Okuyan
Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine (evlenmeden) üç âdet hâli beklerler.[1]Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. (Kocaları) barışmak isterlerse, bu durumda onları (boşanma sürecindeki eşlerini) geri almaya daha fazla hak sahibidir. (Erkeklerin) kadınlar üzerindeki (hakları gibi), kadınların da (erkekler üzerinde) belirli (hakları) vardır. O (boşanma sürecindeki) erkeklerin, onlara (boşanma sürecindeki kadınlara) bir derece (önceliği) vardır. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir. |
|
|
Bakara 229. Ayet
229. Ayet
Mehmet Okuyan
Boşama iki kezdir. (Bundan sonrası) ya iyilikle tutmak ya da güzellikle bırakmaktır.[1] Kadınlara verdiklerinizden (boşanmada) bir şey almanız size helal olmaz. Ancak (eşler) Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam uygulayamamaktan korkarlarsa bu durum istisnadır. Siz de onların (eşlerin), Allah'ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de vebal yoktur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onları aşmayın! Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
|
Mehmet Okuyan
Boşama iki kezdir. (Bundan sonrası) ya iyilikle tutmak ya da güzellikle bırakmaktır.[1] Kadınlara verdiklerinizden (boşanmada) bir şey almanız size helal olmaz. Ancak (eşler) Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam uygulayamamaktan korkarlarsa bu durum istisnadır. Siz de onların (eşlerin), Allah'ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de vebal yoktur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onları aşmayın! Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar, zalimlerin ta kendileridir. |
|
|
Bakara 230. Ayet
230. Ayet
Mehmet Okuyan
(Erkek) onu (eşini üçüncü kez) boşarsa, ondan sonra (kadın) bir başka eşle evleninceye kadar onu alması kendisine helal olmaz. Bu kişi (ikinci eş) de onu boşarsa, (her iki taraf da) Allah'ın sınırlarını koruyacaklarına inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde herhangi bir vebal yoktur.[1] İşte şu (hüküm)ler, (gerçeği) bilmek (isteyen) bir topluluk için Allah'ın açıkladığı sınırlarıdır.
|
Mehmet Okuyan
(Erkek) onu (eşini üçüncü kez) boşarsa, ondan sonra (kadın) bir başka eşle evleninceye kadar onu alması kendisine helal olmaz. Bu kişi (ikinci eş) de onu boşarsa, (her iki taraf da) Allah'ın sınırlarını koruyacaklarına inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde herhangi bir vebal yoktur.[1] İşte şu (hüküm)ler, (gerçeği) bilmek (isteyen) bir topluluk için Allah'ın açıkladığı sınırlarıdır. |
|
|
Bakara 231. Ayet
231. Ayet
Mehmet Okuyan
Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde onları iyilikle tutun veya iyilikle bırakın! Haksızlık ederek ve (kendilerine) zarar vermek için onları (zorla) tutmayın! Kim bunu yaparsa elbette (öncelikle) kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) hatırlayın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
|
Mehmet Okuyan
Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde onları iyilikle tutun veya iyilikle bırakın! Haksızlık ederek ve (kendilerine) zarar vermek için onları (zorla) tutmayın! Kim bunu yaparsa elbette (öncelikle) kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) hatırlayın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz Allah her şeyi bilendir. |
|
|
Bakara 232. Ayet
232. Ayet
Mehmet Okuyan
Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski veya aday) eşleriyle evlenmelerine engel olmayın! İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara öğüt verilmektedir. Bu (öğüdü tutmanız), kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
|
Mehmet Okuyan
Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski veya aday) eşleriyle evlenmelerine engel olmayın! İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara öğüt verilmektedir. Bu (öğüdü tutmanız), kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz. |
|
|
Bakara 233. Ayet
233. Ayet
Mehmet Okuyan
Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (babalar) için (kendilerinden boşanmış) anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların uygun bir şekilde beslenmesi ve giyimi, babaya aittir.[1] Hiçbir can (insan), gücünün dışında (bir şeyle) sorumlu tutulmaz.[2] Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu sebebiyle zarara uğratılmamalıdır. (Baba ölürse) onun benzeri (nafaka temini) mirasçı üzerine yükümlülüktür. Onlar (anne ve baba) karşılıklı anlaşarak ve birbirleriyle görüşerek (çocuğu iki yıldan önce sütten) ayırmak isterlerse kendilerine herhangi bir vebal yoktur. Çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu (ücreti) uygun bir şekilde teslim etmenizde size vebal yoktur.[3] Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah yapmakta olduklarınızı şüphesiz ki görendir.
|
Mehmet Okuyan
Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (babalar) için (kendilerinden boşanmış) anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların uygun bir şekilde beslenmesi ve giyimi, babaya aittir.[1] Hiçbir can (insan), gücünün dışında (bir şeyle) sorumlu tutulmaz.[2] Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu sebebiyle zarara uğratılmamalıdır. (Baba ölürse) onun benzeri (nafaka temini) mirasçı üzerine yükümlülüktür. Onlar (anne ve baba) karşılıklı anlaşarak ve birbirleriyle görüşerek (çocuğu iki yıldan önce sütten) ayırmak isterlerse kendilerine herhangi bir vebal yoktur. Çocuklarınızı (süt anneye) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu (ücreti) uygun bir şekilde teslim etmenizde size vebal yoktur.[3] Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah yapmakta olduklarınızı şüphesiz ki görendir. |
|
|
Bakara 234. Ayet
234. Ayet
Mehmet Okuyan
İçinizden ölenlerin (geride bıraktıkları) eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler.[1] (Bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size herhangi bir vebal yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
|
Mehmet Okuyan
İçinizden ölenlerin (geride bıraktıkları) eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler.[1] (Bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size herhangi bir vebal yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır. |
|
|
Bakara 235. Ayet
235. Ayet
Mehmet Okuyan
(Beklemekte olan) kadınlarla evlenme hakkındaki düşüncelerinizi sunmanızda veya onu içinizde tutmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Allah sizin onları anacağınızı bilir. Uygun sözler söylemeniz hariç, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin![1] Kitap, (bekleme) süresini dolduruncaya kadar nikâh düğümünü pekiştirmeyin (nikâh kıymaya kalkışmayın)! Bilin ki Allah nefislerinizdekileri (kalplerinizdekini) bilir.[2] Bu sebeple (yanlış yaparsanız) O'ndan (Allah'tan) sakının! Bilin ki Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
|
Mehmet Okuyan
(Beklemekte olan) kadınlarla evlenme hakkındaki düşüncelerinizi sunmanızda veya onu içinizde tutmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Allah sizin onları anacağınızı bilir. Uygun sözler söylemeniz hariç, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin![1] Kitap, (bekleme) süresini dolduruncaya kadar nikâh düğümünü pekiştirmeyin (nikâh kıymaya kalkışmayın)! Bilin ki Allah nefislerinizdekileri (kalplerinizdekini) bilir.[2] Bu sebeple (yanlış yaparsanız) O'ndan (Allah'tan) sakının! Bilin ki Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür. |
|
|
Bakara 236. Ayet
236. Ayet
Mehmet Okuyan
(Nikâhtan sonra) henüz dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) veya onlar için belirli bir mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size herhangi bir vebal yoktur. (Bu durumda) onlara ödemede bulunun: Güzel davrananlar üzerine bir borç olarak, zengin olan durumuna göre, fakir olan da durumuna göre uygun (bir ödemede bulunmalıdır).
|
Mehmet Okuyan
(Nikâhtan sonra) henüz dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) veya onlar için belirli bir mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size herhangi bir vebal yoktur. (Bu durumda) onlara ödemede bulunun: Güzel davrananlar üzerine bir borç olarak, zengin olan durumuna göre, fakir olan da durumuna göre uygun (bir ödemede bulunmalıdır). |
|
|
Bakara 237. Ayet
237. Ayet
Mehmet Okuyan
Kendilerine mehir belirleyerek evlendiğiniz kadınları, onlara dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) boşarsanız, kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın) vazgeçmesi durumu dışında, belirlediğiniz mehrin yarısı[1] (onların hakkı)dır. Affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz) takvâya (duyarlılığa) daha uygundur. Aranızda iyiliği unutmayın![2] Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızı görendir
|
Mehmet Okuyan
Kendilerine mehir belirleyerek evlendiğiniz kadınları, onlara dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) boşarsanız, kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın) vazgeçmesi durumu dışında, belirlediğiniz mehrin yarısı[1] (onların hakkı)dır. Affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz) takvâya (duyarlılığa) daha uygundur. Aranızda iyiliği unutmayın![2] Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızı görendir |
|
|
Bakara 238. Ayet
238. Ayet
Mehmet Okuyan
Salavat'a (namazlara) ve orta (ideal) salât'a (namaza) devam edin![1] Allah'a saygı içinde (bunu) yerine getirin![2]
|
Mehmet Okuyan
Salavat'a (namazlara) ve orta (ideal) salât'a (namaza) devam edin![1] Allah'a saygı içinde (bunu) yerine getirin![2] |
|
|
Bakara 239. Ayet
239. Ayet
Mehmet Okuyan
(Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu hatırlayın (namaz kılın)!
|
Mehmet Okuyan
(Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu hatırlayın (namaz kılın)! |
|
|
Bakara 240. Ayet
240. Ayet
Mehmet Okuyan
İçinizden vefat ettiğinde (dul) eşler bırakacak olanlar, (bu) eşlerinin (bıraktıkları maldan) bir yıla kadar (evlerinden) çıkarılmadan yararlanmaları hakkında (sağlıklarında) vasiyet (etsinler)![1] Onlar (eşi ölen kadınlar) giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size bir vebal yoktur. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
|
Mehmet Okuyan
İçinizden vefat ettiğinde (dul) eşler bırakacak olanlar, (bu) eşlerinin (bıraktıkları maldan) bir yıla kadar (evlerinden) çıkarılmadan yararlanmaları hakkında (sağlıklarında) vasiyet (etsinler)![1] Onlar (eşi ölen kadınlar) giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size bir vebal yoktur. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir. |
|
|
Bakara 241. Ayet
241. Ayet
Mehmet Okuyan
Muttakîler (duyarlı olanlar) üzerine bir borç olarak, boşanmış kadınların uygun bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlaması (onların hakkıdır).
|
Mehmet Okuyan
Muttakîler (duyarlı olanlar) üzerine bir borç olarak, boşanmış kadınların uygun bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlaması (onların hakkıdır). |
|
|
Bakara 242. Ayet
242. Ayet
Mehmet Okuyan
Allah akıl edesiniz diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
|
Mehmet Okuyan
Allah akıl edesiniz diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor. |
|
|
Bakara 243. Ayet
243. Ayet
Mehmet Okuyan
Binlerce (kişi) oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkıp gidenleri[1] görmedin mi?[2] Allah onlara "(manevi olarak)[3] ölün!" demişti; sonra da onları (manevi olarak) diriltmişti. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmez.
|
Mehmet Okuyan
Binlerce (kişi) oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkıp gidenleri[1] görmedin mi?[2] Allah onlara "(manevi olarak)[3] ölün!" demişti; sonra da onları (manevi olarak) diriltmişti. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmez. |
|
|
Bakara 244. Ayet
244. Ayet
Mehmet Okuyan
Allah yolunda savaşın![1] Bilin ki Allah duyandır, bilendir.
|
Mehmet Okuyan
Allah yolunda savaşın![1] Bilin ki Allah duyandır, bilendir. |
|
|
Bakara 245. Ayet
245. Ayet
Mehmet Okuyan
Kim Allah'a güzel bir borç[1] verirse, (Allah) da ona (bunun) pek çok katını verir. Allah dar olarak da verir; bol olarak da verir. Yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
|
Mehmet Okuyan
Kim Allah'a güzel bir borç[1] verirse, (Allah) da ona (bunun) pek çok katını verir. Allah dar olarak da verir; bol olarak da verir. Yalnızca O'na döndürüleceksiniz. |
|
|
Bakara 246. Ayet
246. Ayet
Mehmet Okuyan
Musa'dan sonra, İsrailoğulları'nın yöneticilerini[1] görmedin mi? Peygamberlerine, "Bize bir hükümdar gönder (görevlendir) ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım." demişlerdi. (O peygamber) "Ya size savaş yazılır (farz kılınır) da savaşmazsanız?" deyince, onlar da "Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan (uzaklaştırılmış olduğumuz) hâlde Allah yolunda neden savaşmayalım ki?" demişlerdi. Kendilerine savaş yazılınca (farz kılınınca), içlerinden azı hariç yüz çevirmişler (kaçmışlar)dı.[2] Allah zalimleri bilendir.[3]
|
Mehmet Okuyan
Musa'dan sonra, İsrailoğulları'nın yöneticilerini[1] görmedin mi? Peygamberlerine, "Bize bir hükümdar gönder (görevlendir) ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım." demişlerdi. (O peygamber) "Ya size savaş yazılır (farz kılınır) da savaşmazsanız?" deyince, onlar da "Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan (uzaklaştırılmış olduğumuz) hâlde Allah yolunda neden savaşmayalım ki?" demişlerdi. Kendilerine savaş yazılınca (farz kılınınca), içlerinden azı hariç yüz çevirmişler (kaçmışlar)dı.[2] Allah zalimleri bilendir.[3] |
|
|
Bakara 247. Ayet
247. Ayet
Mehmet Okuyan
Peygamberleri onlara "Elbette Allah, Talut'u[1] size hükümdar olarak gönderdi (görevlendirdi)" deyince, onlar "Biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz hâlde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken, nasıl o bize hükümdar olur?" demişlerdi. (O peygamber) şöyle demişti: "Allah onu sizin üzerinize seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah, hükümdarlığı dilediğine (layık olana) verir. Allah, (imkânları) geniş olandır, bilendir."
|
Mehmet Okuyan
Peygamberleri onlara "Elbette Allah, Talut'u[1] size hükümdar olarak gönderdi (görevlendirdi)" deyince, onlar "Biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz hâlde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken, nasıl o bize hükümdar olur?" demişlerdi. (O peygamber) şöyle demişti: "Allah onu sizin üzerinize seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah, hükümdarlığı dilediğine (layık olana) verir. Allah, (imkânları) geniş olandır, bilendir." |
|
|
Bakara 248. Ayet
248. Ayet
Mehmet Okuyan
Peygamberleri onlara şöyle demişti: "Onun hükümdarlığının işareti, meleklerin taşıdığı, içinde Rabbinizden bir ferahlık ve sükûnet, Musa'nın ailesinin ve Harun'un ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı bulunan Tâbût'un[1] size gelmesidir. İnananlarsanız şüphesiz ki bunda sizin için bir delil vardır.""
|
Mehmet Okuyan
Peygamberleri onlara şöyle demişti: "Onun hükümdarlığının işareti, meleklerin taşıdığı, içinde Rabbinizden bir ferahlık ve sükûnet, Musa'nın ailesinin ve Harun'un ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı bulunan Tâbût'un[1] size gelmesidir. İnananlarsanız şüphesiz ki bunda sizin için bir delil vardır."" |
|
|
Bakara 249. Ayet
249. Ayet
Mehmet Okuyan
Talut askerlerle birlikte (savaş için) ayrılınca şöyle demişti: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Ondan içen benden değildir, onu tatmayan bendendir; eliyle (sadece) bir avuç alan hariç."[1] İçlerinden azı hariç hepsi ırmaktan içmişlerdi. O (Talut) ve onunla birlikte iman edenler birlikte ırmağı geçince "Bugün bizim Calut'a[2] ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yoktur." demişlerdi. Allah'(ın huzurun)a varacaklarına inananlar, "Sayıca az nice birlik(ler), Allah'ın izniyle sayıca çok birlik(ler)i yenmiştir.[3] Allah sabredenlerle beraberdir." demişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
Talut askerlerle birlikte (savaş için) ayrılınca şöyle demişti: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Ondan içen benden değildir, onu tatmayan bendendir; eliyle (sadece) bir avuç alan hariç."[1] İçlerinden azı hariç hepsi ırmaktan içmişlerdi. O (Talut) ve onunla birlikte iman edenler birlikte ırmağı geçince "Bugün bizim Calut'a[2] ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yoktur." demişlerdi. Allah'(ın huzurun)a varacaklarına inananlar, "Sayıca az nice birlik(ler), Allah'ın izniyle sayıca çok birlik(ler)i yenmiştir.[3] Allah sabredenlerle beraberdir." demişlerdi. |
|
|
Bakara 250. Ayet
250. Ayet
Mehmet Okuyan
Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında,[1] (Talut'un askerleri) "Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." diye dua etmişlerdi.
|
Mehmet Okuyan
Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında,[1] (Talut'un askerleri) "Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." diye dua etmişlerdi. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.