Mealler
Ali Bulaç - Müminun Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Ali Bulaç
Mü'minler gerçekten felah bulmuştur; |
|
|
|
Ali Bulaç
Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır; |
|
|
|
Ali Bulaç
Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir; |
|
|
Müminun 4. Ayet
4. Ayet
Ali Bulaç
Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir;
|
Ali Bulaç
Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir; |
|
|
|
Ali Bulaç
Ve onlar ırzlarını koruyanlardır; |
|
|
Müminun 6. Ayet
6. Ayet
Ali Bulaç
Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir.
|
Ali Bulaç
Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir. |
|
|
Müminun 7. Ayet
7. Ayet
Ali Bulaç
Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir.
|
Ali Bulaç
Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir. |
|
|
|
Ali Bulaç
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir. |
|
|
|
Ali Bulaç
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır. |
|
|
Müminun 10. Ayet
10. Ayet
Ali Bulaç
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.
|
Ali Bulaç
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır. |
|
|
Müminun 11. Ayet
11. Ayet
Ali Bulaç
Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır.
|
Ali Bulaç
Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır. |
|
|
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık. |
|
|
Müminun 13. Ayet
13. Ayet
Ali Bulaç
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
|
Ali Bulaç
Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. |
|
|
Müminun 14. Ayet
14. Ayet
Ali Bulaç
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.
|
Ali Bulaç
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir. |
|
|
|
Ali Bulaç
Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. |
|
|
|
Ali Bulaç
Sonra siz gerçekten kıyamet günü diriltileceksiniz. |
|
|
Müminun 17. Ayet
17. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; Biz yaratmada gafiller değiliz.
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; Biz yaratmada gafiller değiliz. |
|
|
Müminun 18. Ayet
18. Ayet
Ali Bulaç
Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.
|
Ali Bulaç
Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz. |
|
|
Müminun 19. Ayet
19. Ayet
Ali Bulaç
Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler, bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz.
|
Ali Bulaç
Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler, bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz. |
|
|
Müminun 20. Ayet
20. Ayet
Ali Bulaç
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
|
Ali Bulaç
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir. |
|
|
Müminun 21. Ayet
21. Ayet
Ali Bulaç
Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır; karınlarının içinde olanlardan size içirmekteyiz ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var. Sizler onlardan yemektesiniz.
|
Ali Bulaç
Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır; karınlarının içinde olanlardan size içirmekteyiz ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var. Sizler onlardan yemektesiniz. |
|
|
|
Ali Bulaç
Onların üzerinde ve gemilerde taşınmaktasınız. |
|
|
Müminun 23. Ayet
23. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: "Ey Kavmim, Allah'a kulluk edin. Onun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?"
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: "Ey Kavmim, Allah'a kulluk edin. Onun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" |
|
|
Müminun 24. Ayet
24. Ayet
Ali Bulaç
Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz."
|
Ali Bulaç
Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz." |
|
|
Müminun 25. Ayet
25. Ayet
Ali Bulaç
"O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin."
|
Ali Bulaç
"O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin." |
|
|
Müminun 26. Ayet
26. Ayet
Ali Bulaç
"Rabbim" dedi (Nuh). "Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et."
|
Ali Bulaç
"Rabbim" dedi (Nuh). "Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et." |
|
|
Müminun 27. Ayet
27. Ayet
Ali Bulaç
Böylelikle biz ona: 'Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap. Nitekim emrimiz gelip de tandır kızışınca, onun içine her (tür hayvandan) ikişer çift ile, içlerinden aleyhlerine söz geçmiş (azab gerekmiş) onlar dışında olan aileni de alıp koy; zulmedenler konusunda bana muhatap olma, çünkü onlar boğulacaklardır' diye vahyettik.
|
Ali Bulaç
Böylelikle biz ona: 'Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap. Nitekim emrimiz gelip de tandır kızışınca, onun içine her (tür hayvandan) ikişer çift ile, içlerinden aleyhlerine söz geçmiş (azab gerekmiş) onlar dışında olan aileni de alıp koy; zulmedenler konusunda bana muhatap olma, çünkü onlar boğulacaklardır' diye vahyettik. |
|
|
Müminun 28. Ayet
28. Ayet
Ali Bulaç
"Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki: "Bizi o zulmeden kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun."
|
Ali Bulaç
"Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki: "Bizi o zulmeden kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun." |
|
|
Müminun 29. Ayet
29. Ayet
Ali Bulaç
Ve de ki: "Rabbim, beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın."
|
Ali Bulaç
Ve de ki: "Rabbim, beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın." |
|
|
Müminun 30. Ayet
30. Ayet
Ali Bulaç
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.
|
Ali Bulaç
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz. |
|
|
Müminun 31. Ayet
31. Ayet
Ali Bulaç
Sonra onların ardından bir başka insan nesli yaratıp inşa ettik.
|
Ali Bulaç
Sonra onların ardından bir başka insan nesli yaratıp inşa ettik. |
|
|
Müminun 32. Ayet
32. Ayet
Ali Bulaç
Onlara da kendi içlerinden: "Allah'a ibadet edin. O'nun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" (desin) diye içlerinden bir elçi gönderdik.
|
Ali Bulaç
Onlara da kendi içlerinden: "Allah'a ibadet edin. O'nun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" (desin) diye içlerinden bir elçi gönderdik. |
|
|
Müminun 33. Ayet
33. Ayet
Ali Bulaç
Kendi kavminden, inkar edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."
|
Ali Bulaç
Kendi kavminden, inkar edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir." |
|
|
Müminun 34. Ayet
34. Ayet
Ali Bulaç
"Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz."
|
Ali Bulaç
"Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz." |
|
|
Müminun 35. Ayet
35. Ayet
Ali Bulaç
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman, sizin mutlaka (yeniden diriltilip) çıkarılacağınızı mı va'dediyor?"
|
Ali Bulaç
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman, sizin mutlaka (yeniden diriltilip) çıkarılacağınızı mı va'dediyor?" |
|
|
|
Ali Bulaç
"Heyhat, size va'dedilen şeye heyhat..." |
|
|
Müminun 37. Ayet
37. Ayet
Ali Bulaç
"O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz."
|
Ali Bulaç
"O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz." |
|
|
Müminun 38. Ayet
38. Ayet
Ali Bulaç
"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz."
|
Ali Bulaç
"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz." |
|
|
Müminun 39. Ayet
39. Ayet
Ali Bulaç
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."
|
Ali Bulaç
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et." |
|
|
Müminun 40. Ayet
40. Ayet
Ali Bulaç
(Allah) Dedi ki: "Az bir süre (bekle), onlar gerçekten pişman olacaklar."
|
Ali Bulaç
(Allah) Dedi ki: "Az bir süre (bekle), onlar gerçekten pişman olacaklar." |
|
|
Müminun 41. Ayet
41. Ayet
Ali Bulaç
Derken, hak (ettikleri cezaya karşılık) olmak üzere, o korkunç çığlık onları yakalayıverdi. Böylece onları bir süprüntü kılıverdik. Zulmeden kavim için yıkım olsun.
|
Ali Bulaç
Derken, hak (ettikleri cezaya karşılık) olmak üzere, o korkunç çığlık onları yakalayıverdi. Böylece onları bir süprüntü kılıverdik. Zulmeden kavim için yıkım olsun. |
|
|
|
Ali Bulaç
Sonra onların ardından başka nesiller yaratıp inşa ettik. |
|
|
Müminun 43. Ayet
43. Ayet
Ali Bulaç
Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir.
|
Ali Bulaç
Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir. |
|
|
Müminun 44. Ayet
44. Ayet
Ali Bulaç
Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik; her ümmete kendi elçisi geldiğinde, onu yalanladılar. Böylece biz de onları (yıkıma uğratıp yok etmede) kimini kiminin izinde yürüttük ve onları (tarihin anlatıp aktardığı) bir olay kıldık. İman etmeyen kavim için yıkım olsun.
|
Ali Bulaç
Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik; her ümmete kendi elçisi geldiğinde, onu yalanladılar. Böylece biz de onları (yıkıma uğratıp yok etmede) kimini kiminin izinde yürüttük ve onları (tarihin anlatıp aktardığı) bir olay kıldık. İman etmeyen kavim için yıkım olsun. |
|
|
Müminun 45. Ayet
45. Ayet
Ali Bulaç
Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.
|
Ali Bulaç
Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik. |
|
|
Müminun 46. Ayet
46. Ayet
Ali Bulaç
Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen, zorba' bir topluluktu.
|
Ali Bulaç
Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen, zorba' bir topluluktu. |
|
|
Müminun 47. Ayet
47. Ayet
Ali Bulaç
Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacak mışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."
|
Ali Bulaç
Dediler ki: "Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacak mışız? Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar." |
|
|
|
Ali Bulaç
Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular. |
|
|
Müminun 49. Ayet
49. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
|
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye. |
|
|
Müminun 50. Ayet
50. Ayet
Ali Bulaç
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.
|
Ali Bulaç
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik. |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.