Mealler
Ali Bulaç - Kaf Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Ali Bulaç
Kaf. 'Şerefli üstün' Kur'an'a andolsun. |
|
|
Kaf 2. Ayet
2. Ayet
Ali Bulaç
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler.
|
Ali Bulaç
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler. |
|
|
Kaf 3. Ayet
3. Ayet
Ali Bulaç
"Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır)."
|
Ali Bulaç
"Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır)." |
|
|
Kaf 4. Ayet
4. Ayet
Ali Bulaç
Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda (bütün bunları) saklayıp koruyan bir kitap vardır.
|
Ali Bulaç
Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda (bütün bunları) saklayıp koruyan bir kitap vardır. |
|
|
Kaf 5. Ayet
5. Ayet
Ali Bulaç
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.
|
Ali Bulaç
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar. |
|
|
Kaf 6. Ayet
6. Ayet
Ali Bulaç
Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.
|
Ali Bulaç
Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok. |
|
|
Kaf 7. Ayet
7. Ayet
Ali Bulaç
Yeri de (nasıl) döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.
|
Ali Bulaç
Yeri de (nasıl) döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik. |
|
|
Kaf 8. Ayet
8. Ayet
Ali Bulaç
(Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir.
|
Ali Bulaç
(Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir. |
|
|
Kaf 9. Ayet
9. Ayet
Ali Bulaç
Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.
|
Ali Bulaç
Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik. |
|
|
|
Ali Bulaç
Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. |
|
|
Kaf 11. Ayet
11. Ayet
Ali Bulaç
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir.
|
Ali Bulaç
Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir. |
|
|
|
Ali Bulaç
Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı. |
|
|
|
Ali Bulaç
Ad, Firavun ve Lut'un kardeşleri, |
|
|
Kaf 14. Ayet
14. Ayet
Ali Bulaç
Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Hepsi elçileri yalanladı; böylece benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu.
|
Ali Bulaç
Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Hepsi elçileri yalanladı; böylece benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu. |
|
|
Kaf 15. Ayet
15. Ayet
Ali Bulaç
Ya, biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük? Hayır, onlar 'karmaşık bir kuşku' içindedirler.
|
Ali Bulaç
Ya, biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük? Hayır, onlar 'karmaşık bir kuşku' içindedirler. |
|
|
Kaf 16. Ayet
16. Ayet
Ali Bulaç
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
|
Ali Bulaç
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. |
|
|
|
Ali Bulaç
Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken |
|
|
Kaf 18. Ayet
18. Ayet
Ali Bulaç
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
|
Ali Bulaç
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır. |
|
|
Kaf 19. Ayet
19. Ayet
Ali Bulaç
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da).
|
Ali Bulaç
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da). |
|
|
|
Ali Bulaç
Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür. |
|
|
Kaf 21. Ayet
21. Ayet
Ali Bulaç
(Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir.
|
Ali Bulaç
(Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir. |
|
|
Kaf 22. Ayet
22. Ayet
Ali Bulaç
"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir."
|
Ali Bulaç
"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir." |
|
|
Kaf 23. Ayet
23. Ayet
Ali Bulaç
Onun yakını olan (ve yanından ayrılmayan melek) dedi ki: "İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey."
|
Ali Bulaç
Onun yakını olan (ve yanından ayrılmayan melek) dedi ki: "İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey." |
|
|
|
Ali Bulaç
Siz ikiniz (ey melekler), her inatçı nankörü atın cehennemin içine, |
|
|
|
Ali Bulaç
Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi, |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.