Mealler

/ Mealler / Liste

Ahmed Hulusi - Rum Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Ahmed Hulusi

Elif, Lam, Mim.

Rum 2. Ayet 2. Ayet Ahmed Hulusi Rum (Bizanslılar), mağlup oldu!
Ahmed Hulusi

Rum (Bizanslılar), mağlup oldu!

Rum 3. Ayet 3. Ayet Ahmed Hulusi Yakın bir bölgede... Onlar (Rum) bu yenilgiden sonra, galip geleceklerdir.
Ahmed Hulusi

Yakın bir bölgede... Onlar (Rum) bu yenilgiden sonra, galip geleceklerdir.

Rum 4. Ayet 4. Ayet Ahmed Hulusi Birkaç sene içinde... Başından sonuna hüküm Allah'ındır! O zaman iman edenler sevinir (Allah'ın bildirdiği gerçekleştiği için).
Ahmed Hulusi

Birkaç sene içinde... Başından sonuna hüküm Allah'ındır! O zaman iman edenler sevinir (Allah'ın bildirdiği gerçekleştiği için).

Rum 5. Ayet 5. Ayet Ahmed Hulusi Allah yardımıyla... Dilediğine zafer verir! "HU"; Aziyz'dir, Rahıym'dir.
Ahmed Hulusi

Allah yardımıyla... Dilediğine zafer verir! "HU"; Aziyz'dir, Rahıym'dir.

Rum 6. Ayet 6. Ayet Ahmed Hulusi Allah'ın vaadi (bu)! Allah, vaadinden dönmez! Ne var ki insanların ekseriyeti bilmezler.
Ahmed Hulusi

Allah'ın vaadi (bu)! Allah, vaadinden dönmez! Ne var ki insanların ekseriyeti bilmezler.

Rum 7. Ayet 7. Ayet Ahmed Hulusi Onlar kozalarında yaşamaları yüzünden sonsuz gelecek yaşamdan habersizdirler; dünya hayatını madde yanı itibarıyla bilip kabul ederler!
Ahmed Hulusi

Onlar kozalarında yaşamaları yüzünden sonsuz gelecek yaşamdan habersizdirler; dünya hayatını madde yanı itibarıyla bilip kabul ederler!

Rum 8. Ayet 8. Ayet Ahmed Hulusi Nefslerindekini (hakikatlerini) hiç tefekkür etmediler mi? Allah, semaları, arzı ve ikisi arasında olan şeyleri sadece Hak olarak; belli bir ömür süreciyle yarattı! Şüphesiz ki insanlardan çoğu Rablerine ereceklerini inkar edenlerdir.
Ahmed Hulusi

Nefslerindekini (hakikatlerini) hiç tefekkür etmediler mi? Allah, semaları, arzı ve ikisi arasında olan şeyleri sadece Hak olarak; belli bir ömür süreciyle yarattı! Şüphesiz ki insanlardan çoğu Rablerine ereceklerini inkar edenlerdir.

Rum 9. Ayet 9. Ayet Ahmed Hulusi Yeryüzünde gezip dolaşıp bakmazlar mı ki, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu? Onlar (öncekiler), kuvvet itibarıyla bunlardan (şimdikilerden) daha şiddetli idiler... Arzı sürüp alt-üst etmişler ve onu (yeryüzünü), bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi... Onların Rasulleri onlara açık deliller olarak gelmişti. (Demek ki) Allah onlara zulmetmiyordu; ne var ki onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.
Ahmed Hulusi

Yeryüzünde gezip dolaşıp bakmazlar mı ki, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu? Onlar (öncekiler), kuvvet itibarıyla bunlardan (şimdikilerden) daha şiddetli idiler... Arzı sürüp alt-üst etmişler ve onu (yeryüzünü), bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi... Onların Rasulleri onlara açık deliller olarak gelmişti. (Demek ki) Allah onlara zulmetmiyordu; ne var ki onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Rum 10. Ayet 10. Ayet Ahmed Hulusi Sonra kötülük (kendilerine zulüm) edenlerin sonu en kötü oldu! Çünkü Allah'ın işaretlerini yalanlamışlardı; onlarla alay ederlerdi.
Ahmed Hulusi

Sonra kötülük (kendilerine zulüm) edenlerin sonu en kötü oldu! Çünkü Allah'ın işaretlerini yalanlamışlardı; onlarla alay ederlerdi.

Rum 11. Ayet 11. Ayet Ahmed Hulusi Allah halkı yaratır, sonra onu iade eder; sonra da O'na döndürülürsünüz.
Ahmed Hulusi

Allah halkı yaratır, sonra onu iade eder; sonra da O'na döndürülürsünüz.

Rum 12. Ayet 12. Ayet Ahmed Hulusi O zamanın gerçekleştiği süreçte, suçlular (şirk ehli) ümitlerini kesip susarlar.
Ahmed Hulusi

O zamanın gerçekleştiği süreçte, suçlular (şirk ehli) ümitlerini kesip susarlar.

Rum 13. Ayet 13. Ayet Ahmed Hulusi Şirk koştuklarının şefaati olmadı; zira şirk koştuklarının geçersizliğini gördüler!
Ahmed Hulusi

Şirk koştuklarının şefaati olmadı; zira şirk koştuklarının geçersizliğini gördüler!

Rum 14. Ayet 14. Ayet Ahmed Hulusi O saatin (ölüm) yaşandığı süreçte, (iman ve şirk ehli) ayrılırlar.
Ahmed Hulusi

O saatin (ölüm) yaşandığı süreçte, (iman ve şirk ehli) ayrılırlar.

Rum 15. Ayet 15. Ayet Ahmed Hulusi İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar bir huzur ortamında sevindirilirler.
Ahmed Hulusi

İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar bir huzur ortamında sevindirilirler.

Rum 16. Ayet 16. Ayet Ahmed Hulusi Hakikat bilgisini inkar edenler ve varlıklarındaki işaretlerimizi ve sonsuz gelecek yaşama kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar da (o malum) azabın içinde zorunlu kalırlar!
Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler ve varlıklarındaki işaretlerimizi ve sonsuz gelecek yaşama kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar da (o malum) azabın içinde zorunlu kalırlar!

Rum 17. Ayet 17. Ayet Ahmed Hulusi Subhan'dır Allah, akşamınızda da sabahınızda da!
Ahmed Hulusi

Subhan'dır Allah, akşamınızda da sabahınızda da!

Rum 18. Ayet 18. Ayet Ahmed Hulusi Ki, semalarda ve arzda Hamd O'na aittir... Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!
Ahmed Hulusi

Ki, semalarda ve arzda Hamd O'na aittir... Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!

Rum 19. Ayet 19. Ayet Ahmed Hulusi Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü diriden çıkarır ve ölümünden sonra arzı diriltir... Siz de böylece çıkarılacaksınız.
Ahmed Hulusi

Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü diriden çıkarır ve ölümünden sonra arzı diriltir... Siz de böylece çıkarılacaksınız.

Rum 20. Ayet 20. Ayet Ahmed Hulusi O'nun mucizelerindendir - işaretlerindendir sizi topraktan yaratması... Sonra siz, beşer (kendini beden olarak kabullenen) olarak yayıldınız (oysa halife olarak yaratılmıştınız)!
Ahmed Hulusi

O'nun mucizelerindendir - işaretlerindendir sizi topraktan yaratması... Sonra siz, beşer (kendini beden olarak kabullenen) olarak yayıldınız (oysa halife olarak yaratılmıştınız)!

Rum 21. Ayet 21. Ayet Ahmed Hulusi O'nun işaretlerindendir, kendi benliklerinizden (Esma terkibi olarak meydana gelen bilinçlerinizden) eşler (beden) yaratması, onlara yerleşip sükun bulasınız ve aranızda sevgi ve rahmet oluştursun sizin için diye... Muhakkak ki bu olayda, tefekkür eden bir topluluk için elbette nice işaretler vardır.
Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir, kendi benliklerinizden (Esma terkibi olarak meydana gelen bilinçlerinizden) eşler (beden) yaratması, onlara yerleşip sükun bulasınız ve aranızda sevgi ve rahmet oluştursun sizin için diye... Muhakkak ki bu olayda, tefekkür eden bir topluluk için elbette nice işaretler vardır.

Rum 22. Ayet 22. Ayet Ahmed Hulusi O'nun işaretlerindendir, semalar (bilinç mertebeleri) ile arzın (beyinin - bedenin) yaratılması ve lisanlarınız ile renklerinizin farklı olması... Muhakkak ki bu olayda alemler (insanlık) için elbette işaretler vardır.
Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir, semalar (bilinç mertebeleri) ile arzın (beyinin - bedenin) yaratılması ve lisanlarınız ile renklerinizin farklı olması... Muhakkak ki bu olayda alemler (insanlık) için elbette işaretler vardır.

Rum 23. Ayet 23. Ayet Ahmed Hulusi O'nun işaretlerindendir, gecede uyumanız ve gündüz O'nun fazlından talep etmeniz... Muhakkak ki bu olayda algılayan topluluk için elbette işaretler vardır.
Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir, gecede uyumanız ve gündüz O'nun fazlından talep etmeniz... Muhakkak ki bu olayda algılayan topluluk için elbette işaretler vardır.

Rum 24. Ayet 24. Ayet Ahmed Hulusi O'nun işaretlerindendir ki, korku ve umutlanmanız için size şimşeği (hakikat fikrini şimşek çakması gibi bir an hissettirir) gösterir... Semadan (beyninizin hakikati olan Esma boyutundan - datadan) bir su (ilim) inzal eder de onun (ilim) ile ölümünden sonra (hakikati yaşamazken) arzı (kendini beden kabullenmiş bilinci) diriltir... Muhakkak ki bunda aklını kullanabilen bir topluluk için elbette işaretler - dersler vardır.
Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir ki, korku ve umutlanmanız için size şimşeği (hakikat fikrini şimşek çakması gibi bir an hissettirir) gösterir... Semadan (beyninizin hakikati olan Esma boyutundan - datadan) bir su (ilim) inzal eder de onun (ilim) ile ölümünden sonra (hakikati yaşamazken) arzı (kendini beden kabullenmiş bilinci) diriltir... Muhakkak ki bunda aklını kullanabilen bir topluluk için elbette işaretler - dersler vardır.

Rum 25. Ayet 25. Ayet Ahmed Hulusi O'nun işaretlerindendir, sema (bilinç) ve arzın (bedenin) O'nun hükmü olarak yaşamına devam etmesi... Sonra arzdan (bedenden) bir davet ile (Azraili kuvve) sizi çağırdığı vakit, hemen siz çıkarsınız!
Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir, sema (bilinç) ve arzın (bedenin) O'nun hükmü olarak yaşamına devam etmesi... Sonra arzdan (bedenden) bir davet ile (Azraili kuvve) sizi çağırdığı vakit, hemen siz çıkarsınız!

Rum 26. Ayet 26. Ayet Ahmed Hulusi Semalarda (bilinçli) ve arzda (bedenli) kim varsa, O'nun içindir... Hepsi O'na itaat halindedir.
Ahmed Hulusi

Semalarda (bilinçli) ve arzda (bedenli) kim varsa, O'nun içindir... Hepsi O'na itaat halindedir.

Rum 27. Ayet 27. Ayet Ahmed Hulusi "HU" ki halkı ibda (izhar) eden, sonra onu iade eden! Ki o(nu yapmak), O'na kolaydır! Semalarda ve arzda en ala misaller O'nundur! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Ahmed Hulusi

"HU" ki halkı ibda (izhar) eden, sonra onu iade eden! Ki o(nu yapmak), O'na kolaydır! Semalarda ve arzda en ala misaller O'nundur! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Rum 28. Ayet 28. Ayet Ahmed Hulusi Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.
Ahmed Hulusi

Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.

Rum 29. Ayet 29. Ayet Ahmed Hulusi Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi boş istek ve hayallerine tabi oldular... Allah'ın saptırdığına hidayet edecek kimdir? Onlar için yardımcı da yoktur!
Ahmed Hulusi

Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi boş istek ve hayallerine tabi oldular... Allah'ın saptırdığına hidayet edecek kimdir? Onlar için yardımcı da yoktur!

Rum 30. Ayet 30. Ayet Ahmed Hulusi Vechini (şuurunu) Hanif olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allah'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allah Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allah yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah'tır)... Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.
Ahmed Hulusi

Vechini (şuurunu) Hanif olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allah'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allah Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allah yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah'tır)... Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.

Rum 31. Ayet 31. Ayet Ahmed Hulusi O'na yönelmişler olarak, O'ndan (yaptıklarınızın sonucunu otomatik olarak yaşatacağı sistem ve düzeni nedeniyle) korunun, salatı ikame edin ve şirk koşanlardan olmayın!
Ahmed Hulusi

O'na yönelmişler olarak, O'ndan (yaptıklarınızın sonucunu otomatik olarak yaşatacağı sistem ve düzeni nedeniyle) korunun, salatı ikame edin ve şirk koşanlardan olmayın!

Rum 32. Ayet 32. Ayet Ahmed Hulusi Din anlayışları parça parça olup ve cemaatlere bölünenlerden olmayın... Her cemaat kendindeki (din anlayışı) ile sevinip mutlu olmakta!
Ahmed Hulusi

Din anlayışları parça parça olup ve cemaatlere bölünenlerden olmayın... Her cemaat kendindeki (din anlayışı) ile sevinip mutlu olmakta!

Rum 33. Ayet 33. Ayet Ahmed Hulusi İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, O'na yönelenlerden olarak Rablerine dua ederler... Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırırsa, bir de bakarsın ki onlardan bir fırka Rablerine şirk koşuyorlar.
Ahmed Hulusi

İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, O'na yönelenlerden olarak Rablerine dua ederler... Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırırsa, bir de bakarsın ki onlardan bir fırka Rablerine şirk koşuyorlar.

Rum 34. Ayet 34. Ayet Ahmed Hulusi Kendilerine verdiklerimize nankörlükleri açığa çıksın diye... Hadi (geçici şeylerden) zevklenin bakalım; yakında bileceksiniz.
Ahmed Hulusi

Kendilerine verdiklerimize nankörlükleri açığa çıksın diye... Hadi (geçici şeylerden) zevklenin bakalım; yakında bileceksiniz.

Rum 35. Ayet 35. Ayet Ahmed Hulusi Yoksa onlara bir güçlü delil inzal ettik de, şirk koşmalarının sebebi o mu?
Ahmed Hulusi

Yoksa onlara bir güçlü delil inzal ettik de, şirk koşmalarının sebebi o mu?

Rum 36. Ayet 36. Ayet Ahmed Hulusi İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinirler... Kendi elleriyle yaptıkları sonucu olarak bir kötülük yaşarlarsa, hemen onlar ümitsizliğe düşerler!
Ahmed Hulusi

İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinirler... Kendi elleriyle yaptıkları sonucu olarak bir kötülük yaşarlarsa, hemen onlar ümitsizliğe düşerler!

Rum 37. Ayet 37. Ayet Ahmed Hulusi Görmediler mi ki, Allah, dilediğine yaşam gıdasını genişletir veya kısar... Muhakkak ki bunda, iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.
Ahmed Hulusi

Görmediler mi ki, Allah, dilediğine yaşam gıdasını genişletir veya kısar... Muhakkak ki bunda, iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.

Rum 38. Ayet 38. Ayet Ahmed Hulusi Yakınlarınıza hakkını verin; yoksullara ve yolcuya da... Bu, Vechullahı isteyenler için daha hayırlıdır! İşte onlar şartları zorlayarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
Ahmed Hulusi

Yakınlarınıza hakkını verin; yoksullara ve yolcuya da... Bu, Vechullahı isteyenler için daha hayırlıdır! İşte onlar şartları zorlayarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!

Rum 39. Ayet 39. Ayet Ahmed Hulusi İnsanların, malları artsın amacıyla riba almak üzere verdiğiniz şey, Allah indinde artmaz! Vechullahı isteyerek zekat (tezkiye, saflaştırma) olarak verdiğinize gelince; işte onlar kat kat arttıranların ta kendileridir!
Ahmed Hulusi

İnsanların, malları artsın amacıyla riba almak üzere verdiğiniz şey, Allah indinde artmaz! Vechullahı isteyerek zekat (tezkiye, saflaştırma) olarak verdiğinize gelince; işte onlar kat kat arttıranların ta kendileridir!

Rum 40. Ayet 40. Ayet Ahmed Hulusi Allah ki, sizi yarattı, sonra yaşam gıdasıyla besledi; sonra sizi öldürür (ölümü tattırır), sonra da sizi (yeni bir yaşam boyutunda) diriltir! Sizin eş koştuklarınızdan, bunlardan birini yapan kimse var mı? Münezzeh'tir "HU" onların şirk koştuklarından; Ali'dir.
Ahmed Hulusi

Allah ki, sizi yarattı, sonra yaşam gıdasıyla besledi; sonra sizi öldürür (ölümü tattırır), sonra da sizi (yeni bir yaşam boyutunda) diriltir! Sizin eş koştuklarınızdan, bunlardan birini yapan kimse var mı? Münezzeh'tir "HU" onların şirk koştuklarından; Ali'dir.

Rum 41. Ayet 41. Ayet Ahmed Hulusi (Allah'ın) onlara, insanların elleriyle yaptıklarının getirisinin bazısının (sonucunu) tattırması için karada ve denizde bozulma açığa çıktı! Belki geri dönerler.
Ahmed Hulusi

(Allah'ın) onlara, insanların elleriyle yaptıklarının getirisinin bazısının (sonucunu) tattırması için karada ve denizde bozulma açığa çıktı! Belki geri dönerler.

Rum 42. Ayet 42. Ayet Ahmed Hulusi De ki: "Arzda gezip dolaşın da (sizden) öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğunluğu şirk koşanlardı!"
Ahmed Hulusi

De ki: "Arzda gezip dolaşın da (sizden) öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğunluğu şirk koşanlardı!"

Rum 43. Ayet 43. Ayet Ahmed Hulusi Allah'tan, geri çevrilmesi mümkün olmayan süreç (ölüm) gelmeden önce, vechini (şuurunu), Din-i Kayyim'e doğrult (İslam'a - her şeyin Allah'a mutlak teslim olduğu gerçeğine) ki, o süreçte (insanlar) bölük bölük ayrılırlar.
Ahmed Hulusi

Allah'tan, geri çevrilmesi mümkün olmayan süreç (ölüm) gelmeden önce, vechini (şuurunu), Din-i Kayyim'e doğrult (İslam'a - her şeyin Allah'a mutlak teslim olduğu gerçeğine) ki, o süreçte (insanlar) bölük bölük ayrılırlar.

Rum 44. Ayet 44. Ayet Ahmed Hulusi Kim küfür (inkar) eder ise, onun inkarı kendi zararınadır... Kim de imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur (yaptıklarının karşılığını).
Ahmed Hulusi

Kim küfür (inkar) eder ise, onun inkarı kendi zararınadır... Kim de imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur (yaptıklarının karşılığını).

Rum 45. Ayet 45. Ayet Ahmed Hulusi (Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye... Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkar edenleri sevmez!
Ahmed Hulusi

(Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye... Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkar edenleri sevmez!

Rum 46. Ayet 46. Ayet Ahmed Hulusi O'nun işaretlerindendir, rüzgarları müjdeciler olarak irsal etmesi; size rahmetinden tattırması ve gemilerin O'nun hükmünce akıp gitmesi için... O'nun fazlından talep etmeniz ve değerlendirerek müteşekkir olmanız için.
Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir, rüzgarları müjdeciler olarak irsal etmesi; size rahmetinden tattırması ve gemilerin O'nun hükmünce akıp gitmesi için... O'nun fazlından talep etmeniz ve değerlendirerek müteşekkir olmanız için.

Rum 47. Ayet 47. Ayet Ahmed Hulusi Andolsun ki, senden önce de kendi toplumlarına Rasuller irsal ettik de onlara açık deliller olarak geldiler... Biz de suç işleyenlerden intikam aldık... İman edenlere yardım etmek hakkımızdır.
Ahmed Hulusi

Andolsun ki, senden önce de kendi toplumlarına Rasuller irsal ettik de onlara açık deliller olarak geldiler... Biz de suç işleyenlerden intikam aldık... İman edenlere yardım etmek hakkımızdır.

Rum 48. Ayet 48. Ayet Ahmed Hulusi Allah'tır ki, rüzgarları (ilham yollu fikirleri) irsal eder de bulutları (veri tabanındaki düşünceleri) sürer; onu (o düşünceleri) nasıl isterse öylece semada (bilinçte) yayar ve onu parça parça kılar (analizler yaptırır); böylece yağmurun (keşfedilen ilmin) onun aralarından çıktığını görürsün... Onu kullarından dilediğine isabet ettirince, bir de bakarsın ki onlar müjde edilen ile neşelenip seviniyorlar.
Ahmed Hulusi

Allah'tır ki, rüzgarları (ilham yollu fikirleri) irsal eder de bulutları (veri tabanındaki düşünceleri) sürer; onu (o düşünceleri) nasıl isterse öylece semada (bilinçte) yayar ve onu parça parça kılar (analizler yaptırır); böylece yağmurun (keşfedilen ilmin) onun aralarından çıktığını görürsün... Onu kullarından dilediğine isabet ettirince, bir de bakarsın ki onlar müjde edilen ile neşelenip seviniyorlar.

Rum 49. Ayet 49. Ayet Ahmed Hulusi Halbuki bundan önce, kendilerine (yağmur - ilim) indirilmeden önce elbette mublisindiler (hakikatle batılı birbirine karıştırıp, ayrımını yapamayan).
Ahmed Hulusi

Halbuki bundan önce, kendilerine (yağmur - ilim) indirilmeden önce elbette mublisindiler (hakikatle batılı birbirine karıştırıp, ayrımını yapamayan).

Rum 50. Ayet 50. Ayet Ahmed Hulusi Allah'ın rahmetinin eserlerine bak, (ahseni takvim - halife olarak yaratılıp ölümsüz kılınan kendini, beden - madde kabul ederek) ölümünden sonra, arzı (ilimle) nasıl diriltiyor? Muhakkak ki işte O, ölüleri elbette hayata (ölümsüzlüğe) kavuşturandır! "HU" her şeye Kaadir'dir.
Ahmed Hulusi

Allah'ın rahmetinin eserlerine bak, (ahseni takvim - halife olarak yaratılıp ölümsüz kılınan kendini, beden - madde kabul ederek) ölümünden sonra, arzı (ilimle) nasıl diriltiyor? Muhakkak ki işte O, ölüleri elbette hayata (ölümsüzlüğe) kavuşturandır! "HU" her şeye Kaadir'dir.

Rum 51. Ayet 51. Ayet Ahmed Hulusi Andolsun ki eğer bir rüzgar irsal etsek de onu sararmış görseler, ondan sonra elbette nankörlüklerine dönerler.
Ahmed Hulusi

Andolsun ki eğer bir rüzgar irsal etsek de onu sararmış görseler, ondan sonra elbette nankörlüklerine dönerler.

Rum 52. Ayet 52. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki sen (bilgisizce kendini toprakta yok olup gidecek beden sanan) ölülere işittiremezsin; (Hakk'a) arkalarını dönüp gittiklerinde sağırlara da işittiremezsin!
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki sen (bilgisizce kendini toprakta yok olup gidecek beden sanan) ölülere işittiremezsin; (Hakk'a) arkalarını dönüp gittiklerinde sağırlara da işittiremezsin!

Rum 53. Ayet 53. Ayet Ahmed Hulusi Sen basiretsizleri, sapık inançlarından çıkarıp, hakikati gösteremezsin! Sen ancak müslimler (teslim olmuşlar) olmaları dolayısıyla, varlıklarındaki işaretlerimize iman eden kimselere işittirirsin!
Ahmed Hulusi

Sen basiretsizleri, sapık inançlarından çıkarıp, hakikati gösteremezsin! Sen ancak müslimler (teslim olmuşlar) olmaları dolayısıyla, varlıklarındaki işaretlerimize iman eden kimselere işittirirsin!

Rum 54. Ayet 54. Ayet Ahmed Hulusi Allah'tır ki, sizi zayıflıkla (hakikatinin farkında olmaksızın) yarattı! Sonra, zayıflığın ardından bir kuvvet (hakikatini - Rabbini bilmenin kuvveleriyle) oluşturdu! Sonra, kuvvetin ardından zayıflık (ismi Allah olan indinde acziyetini - abd-i aciz) ve ak saçlı (bilge) haline getirdi... Dilediğini yaratır... "HU"; Aliym'dir, Kaadir'dir.
Ahmed Hulusi

Allah'tır ki, sizi zayıflıkla (hakikatinin farkında olmaksızın) yarattı! Sonra, zayıflığın ardından bir kuvvet (hakikatini - Rabbini bilmenin kuvveleriyle) oluşturdu! Sonra, kuvvetin ardından zayıflık (ismi Allah olan indinde acziyetini - abd-i aciz) ve ak saçlı (bilge) haline getirdi... Dilediğini yaratır... "HU"; Aliym'dir, Kaadir'dir.

Rum 55. Ayet 55. Ayet Ahmed Hulusi O saatin (ölüm) geldiği süreçte suçlular, (beden yaşamında) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler... Böylece çevriliyorlardı. (Rabbin indinde bir gün beden yaşamına göre bin yıldır; bağlantısı. )
Ahmed Hulusi

O saatin (ölüm) geldiği süreçte suçlular, (beden yaşamında) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler... Böylece çevriliyorlardı. (Rabbin indinde bir gün beden yaşamına göre bin yıldır; bağlantısı. )

Rum 56. Ayet 56. Ayet Ahmed Hulusi Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise dedi ki: "Andolsun ki, Allah'ın Kitabında ("OKU"nası Kitap veya Kitab-ı Mubiyn olarak tanımlanan yaşam boyutunda) ba's sürecine (yeni bir yapıyla yaşamınıza devam edeceğiniz sürece) kadar kaldınız... İşte bu ba's (yeni bir yapı ile yaşamınıza devam edeceğiniz) süreçtir... Fakat siz (hakikati) anlamıyordunuz!"
Ahmed Hulusi

Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise dedi ki: "Andolsun ki, Allah'ın Kitabında ("OKU"nası Kitap veya Kitab-ı Mubiyn olarak tanımlanan yaşam boyutunda) ba's sürecine (yeni bir yapıyla yaşamınıza devam edeceğiniz sürece) kadar kaldınız... İşte bu ba's (yeni bir yapı ile yaşamınıza devam edeceğiniz) süreçtir... Fakat siz (hakikati) anlamıyordunuz!"

Rum 57. Ayet 57. Ayet Ahmed Hulusi O süreçte (nefsine) zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve onlardan (olumlu bir fiille) şartlarını düzeltmeleri de istenilmez.
Ahmed Hulusi

O süreçte (nefsine) zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve onlardan (olumlu bir fiille) şartlarını düzeltmeleri de istenilmez.

Rum 58. Ayet 58. Ayet Ahmed Hulusi Andolsun ki şu Kuran'da insanlar için her çeşit misalden vurguladık! Yemin olsun ki, onlara bir delil getirsen, o hakikat bilgisini inkar edenler elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz palavracısınız!"
Ahmed Hulusi

Andolsun ki şu Kuran'da insanlar için her çeşit misalden vurguladık! Yemin olsun ki, onlara bir delil getirsen, o hakikat bilgisini inkar edenler elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz palavracısınız!"

Rum 59. Ayet 59. Ayet Ahmed Hulusi Böylece cahillerin şuurlarını Allah kilitler!
Ahmed Hulusi

Böylece cahillerin şuurlarını Allah kilitler!

Rum 60. Ayet 60. Ayet Ahmed Hulusi O halde sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi Hak'tır! İkana ulaşmamışlar (vaadimizin gerçekleşmesi sürecinde) seni hafife alamayacaklardır!
Ahmed Hulusi

O halde sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi Hak'tır! İkana ulaşmamışlar (vaadimizin gerçekleşmesi sürecinde) seni hafife alamayacaklardır!

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image