Mealler

/ Mealler / Liste

Ahmed Hulusi - Müzzemmil Suresi - Mealler

Takip Sure Ayetler Meal
Ahmed Hulusi

Ey Müzemmil (örtünen)!

Ahmed Hulusi

Azı hariç geceleyin kalk;

Ahmed Hulusi

Yarısı kadar yahut azıyla,

Müzzemmil 4. Ayet 4. Ayet Ahmed Hulusi Yahut onu arttır ve Kuran'ı üstünde tefekkür ederek oku!
Ahmed Hulusi

Yahut onu arttır ve Kuran'ı üstünde tefekkür ederek oku!

Müzzemmil 5. Ayet 5. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki biz sana ağır bir söz ilka edeceğiz (şuurunda yaşatacağız)!
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz sana ağır bir söz ilka edeceğiz (şuurunda yaşatacağız)!

Müzzemmil 6. Ayet 6. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki gece kalkışı, algılamada kapsam ve hitabı değerlendirmede daha berraklık getirir!
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki gece kalkışı, algılamada kapsam ve hitabı değerlendirmede daha berraklık getirir!

Müzzemmil 7. Ayet 7. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki gündüz senin yoğun işlevin vardır.
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki gündüz senin yoğun işlevin vardır.

Müzzemmil 8. Ayet 8. Ayet Ahmed Hulusi Rabbinin ismini zikret (hatırla) ve her şeyden kesilip sırf O'na yönel!
Ahmed Hulusi

Rabbinin ismini zikret (hatırla) ve her şeyden kesilip sırf O'na yönel!

Müzzemmil 9. Ayet 9. Ayet Ahmed Hulusi Rabbidir doğunun (parlayıp açığa çıkanın) ve batının (sönüp yok olanın)! Tanrı yoktur; sadece HU"! O halde O'nu vekil edin!
Ahmed Hulusi

Rabbidir doğunun (parlayıp açığa çıkanın) ve batının (sönüp yok olanın)! Tanrı yoktur; sadece HU"! O halde O'nu vekil edin!

Müzzemmil 10. Ayet 10. Ayet Ahmed Hulusi Onların dediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılış ile ayrıl!
Ahmed Hulusi

Onların dediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılış ile ayrıl!

Müzzemmil 11. Ayet 11. Ayet Ahmed Hulusi Beni, o nimet içindeki yalanlayıcılarla (başbaşa) bırak! Onlara mühlet ver.
Ahmed Hulusi

Beni, o nimet içindeki yalanlayıcılarla (başbaşa) bırak! Onlara mühlet ver.

Müzzemmil 12. Ayet 12. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki bizim yanımızda enkal (güçlü bağlar, zincirler) ve cahim (cehennem, yakıcı ateş) vardır. Not: Ünlü Kur'an yorumcusu İmam Razi, gelecek yaşamdaki azabın bu sembolizmini izah ederken şunları söyler: "Bu dört durum, kişinin hayattayken yaptıklarının ruhi sonuçları olarak görülebilir. "Ağır prangalar", ruhun önceki maddi ilgilerine ve bedeni zevklerine mahkumiyetinin devam etmesinin bir sembolüdür. Bunların gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği o gün, bu prangalar ve zincirler, yeniden dirilen insan kişiliğini (nefs) yücelik ve safiyet katına çıkmaktan alıkoyar. Ardından, bu ruhi prangalar "ruhi ateşlere" sebebiyet verir; çünkü kişinin beden zevklerine güçlü bir eğilim duyması, onlara erişmenin imkansızlığı ile birleştiğinde, ruhi olarak şiddetli bir "yanıp tutuşma" duygusu oluşturur, "yakıcı alev" in (cahim) anlamı budur. Günahkar, bu durumda, arzuladığı şeylerden kopmanın acısını ve yoksunluğun boğucu baskısını boğazında hisseder; bu da "boğaza takılan yiyecek" ifadesinin karşılığıdır. Ve sonunda, bu şartlardan dolayı, Allah'ın nuruyla aydınlanmaktan ve kutsanmış kişilerle bir arada olmaktan yoksun kalır; "şiddetli azap" ifadesinin anlamı budur. Ama yine de bilin ki, Kuran'ın bu ayetlerinin anlamının bu söylediklerimden ibaret olduğunu iddia ediyor değilim... "
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bizim yanımızda enkal (güçlü bağlar, zincirler) ve cahim (cehennem, yakıcı ateş) vardır. Not: Ünlü Kur'an yorumcusu İmam Razi, gelecek yaşamdaki azabın bu sembolizmini izah ederken şunları söyler: "Bu dört durum, kişinin hayattayken yaptıklarının ruhi sonuçları olarak görülebilir. "Ağır prangalar", ruhun önceki maddi ilgilerine ve bedeni zevklerine mahkumiyetinin devam etmesinin bir sembolüdür. Bunların gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği o gün, bu prangalar ve zincirler, yeniden dirilen insan kişiliğini (nefs) yücelik ve safiyet katına çıkmaktan alıkoyar. Ardından, bu ruhi prangalar "ruhi ateşlere" sebebiyet verir; çünkü kişinin beden zevklerine güçlü bir eğilim duyması, onlara erişmenin imkansızlığı ile birleştiğinde, ruhi olarak şiddetli bir "yanıp tutuşma" duygusu oluşturur, "yakıcı alev" in (cahim) anlamı budur. Günahkar, bu durumda, arzuladığı şeylerden kopmanın acısını ve yoksunluğun boğucu baskısını boğazında hisseder; bu da "boğaza takılan yiyecek" ifadesinin karşılığıdır. Ve sonunda, bu şartlardan dolayı, Allah'ın nuruyla aydınlanmaktan ve kutsanmış kişilerle bir arada olmaktan yoksun kalır; "şiddetli azap" ifadesinin anlamı budur. Ama yine de bilin ki, Kuran'ın bu ayetlerinin anlamının bu söylediklerimden ibaret olduğunu iddia ediyor değilim... "

Müzzemmil 13. Ayet 13. Ayet Ahmed Hulusi Boğazda tıkanan gıda ve feci bir azap!
Ahmed Hulusi

Boğazda tıkanan gıda ve feci bir azap!

Müzzemmil 14. Ayet 14. Ayet Ahmed Hulusi O süreçte arz (beden) ve dağlar (bilinçler - benlikler) sarsılır... Dağlar heyelana uğramış bir kum yığını olur!
Ahmed Hulusi

O süreçte arz (beden) ve dağlar (bilinçler - benlikler) sarsılır... Dağlar heyelana uğramış bir kum yığını olur!

Müzzemmil 15. Ayet 15. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki biz, Firavun'a bir Rasul (hakikatine yönlendirici, arındırıcı) irsal ettiğimiz gibi size de şahit olarak bir Rasul irsal ettik.
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz, Firavun'a bir Rasul (hakikatine yönlendirici, arındırıcı) irsal ettiğimiz gibi size de şahit olarak bir Rasul irsal ettik.

Müzzemmil 16. Ayet 16. Ayet Ahmed Hulusi Firavun o Rasule asi oldu da onu kahredici tutuşla yakalayıverdik!
Ahmed Hulusi

Firavun o Rasule asi oldu da onu kahredici tutuşla yakalayıverdik!

Müzzemmil 17. Ayet 17. Ayet Ahmed Hulusi Eğer (hakikatin bildirimine) nankörlük ederseniz, gençleri saçı ağarmış ihtiyar kılan o süreçte nasıl korunursunuz?
Ahmed Hulusi

Eğer (hakikatin bildirimine) nankörlük ederseniz, gençleri saçı ağarmış ihtiyar kılan o süreçte nasıl korunursunuz?

Müzzemmil 18. Ayet 18. Ayet Ahmed Hulusi Sema onunla yarılır! O'nun vaadi gerçekleşmiştir!
Ahmed Hulusi

Sema onunla yarılır! O'nun vaadi gerçekleşmiştir!

Müzzemmil 19. Ayet 19. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hatırlatıp düşündürtme)! Dileyen Rabbine (erdiren) yol edinir!
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hatırlatıp düşündürtme)! Dileyen Rabbine (erdiren) yol edinir!

Müzzemmil 20. Ayet 20. Ayet Ahmed Hulusi Muhakkak ki Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında veya üçte birinde kalktığını biliyor... Seninle beraber olanlardan bir grubun da! Geceyi ve gündüzü Allah takdir ediyor! (Allah) onu asla değerlendiremeyeceğinizi bildi de tövbenizi kabul etti... Kuran'dan kolaylaşanı okuyun (idrak edin)! (Allah) bilir ki, sizden hastalar, arzda dolaşıp Allah'ın lütfundan talep eden kimseler ve Allah yolunda savaşan kimseler olacaktır. Artık Ondan kolaylaşan kadarını okuyun; salatı ikame edin (yönelişi kaim kılın müşahede ile), zekatı verin ve Allah'a güzel bir ödünç verin... Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim ederseniz, Allah indinde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. Allah'tan mağfiret dileyin! Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında veya üçte birinde kalktığını biliyor... Seninle beraber olanlardan bir grubun da! Geceyi ve gündüzü Allah takdir ediyor! (Allah) onu asla değerlendiremeyeceğinizi bildi de tövbenizi kabul etti... Kuran'dan kolaylaşanı okuyun (idrak edin)! (Allah) bilir ki, sizden hastalar, arzda dolaşıp Allah'ın lütfundan talep eden kimseler ve Allah yolunda savaşan kimseler olacaktır. Artık Ondan kolaylaşan kadarını okuyun; salatı ikame edin (yönelişi kaim kılın müşahede ile), zekatı verin ve Allah'a güzel bir ödünç verin... Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim ederseniz, Allah indinde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. Allah'tan mağfiret dileyin! Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

İletişime Geçin

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.

image image

Henüz Üye Değil misiniz?

Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.

image image