Mealler
Ahmed Hulusi - Mücadele Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
Mücadele 1. Ayet
1. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah, kocası hakkında seninle mücadele eden ve şikayetini Allah'a arz edenin sözünü gerçekten işitmiştir! Allah, ikinizin çekişmesini işitir... Muhakkak ki Allah, Semi'dir, Basıyr'dir.
|
Ahmed Hulusi
Allah, kocası hakkında seninle mücadele eden ve şikayetini Allah'a arz edenin sözünü gerçekten işitmiştir! Allah, ikinizin çekişmesini işitir... Muhakkak ki Allah, Semi'dir, Basıyr'dir. |
|
|
Mücadele 2. Ayet
2. Ayet
Ahmed Hulusi
Sizden, kadınlarından zihar (karısına anam gibisin diyerek ilişkisini kesenler {müşrik adeti A. H. }) yapanlar; onların (kocaların) anaları, onlar (karıları) değildirler! Onların anaları sadece onları doğuranlardır! Muhakkak ki onlar çirkin ve aslı olmayan bir laf ediyorlar! Muhakkak ki Allah Afüvv'dür (sonsuz affedici), Ğafur'dur.
|
Ahmed Hulusi
Sizden, kadınlarından zihar (karısına anam gibisin diyerek ilişkisini kesenler {müşrik adeti A. H. }) yapanlar; onların (kocaların) anaları, onlar (karıları) değildirler! Onların anaları sadece onları doğuranlardır! Muhakkak ki onlar çirkin ve aslı olmayan bir laf ediyorlar! Muhakkak ki Allah Afüvv'dür (sonsuz affedici), Ğafur'dur. |
|
|
Mücadele 3. Ayet
3. Ayet
Ahmed Hulusi
Kadınlarından zihar yapıp (zihar ile ayrılmak isteyip) sonra da sözlerinden dönenler (zihar ile boşamaktan vazgeçip evliliklerine dönenler), kadınları ile ilişkiye girmeden önce bir köle azat etmelidirler! İşte size öğütlenen budur... Allah yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir.
|
Ahmed Hulusi
Kadınlarından zihar yapıp (zihar ile ayrılmak isteyip) sonra da sözlerinden dönenler (zihar ile boşamaktan vazgeçip evliliklerine dönenler), kadınları ile ilişkiye girmeden önce bir köle azat etmelidirler! İşte size öğütlenen budur... Allah yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir. |
|
|
Mücadele 4. Ayet
4. Ayet
Ahmed Hulusi
Kim (azat edilecek bir köleye imkan) bulamazsa, o takdirde (karısı ile) ilişki kurmalarından önce birbirini izleyen iki (kameri) ay oruç tutmalıdır! Kim (bu kefaret orucuna) muktedir olamazsa, altmış yoksulu doyurmalıdır... Bu (hükümler), Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a ve Rasulüne imanı yaşamanız içindir; bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır! Hakikat bilgisini inkar edenler için feci bir azap vardır.
|
Ahmed Hulusi
Kim (azat edilecek bir köleye imkan) bulamazsa, o takdirde (karısı ile) ilişki kurmalarından önce birbirini izleyen iki (kameri) ay oruç tutmalıdır! Kim (bu kefaret orucuna) muktedir olamazsa, altmış yoksulu doyurmalıdır... Bu (hükümler), Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a ve Rasulüne imanı yaşamanız içindir; bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır! Hakikat bilgisini inkar edenler için feci bir azap vardır. |
|
|
Mücadele 5. Ayet
5. Ayet
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki Allah ve O'nun Rasulüne zıtlaşanlar, kendilerinden öncekilerin aşağılandıkları gibi aşağılandılar! Halbuki gerçekten apaçık işaretler inzal ettik... Hakikat bilgisini inkar edenler için aşağılayıp rezil duruma düşürücü bir azap vardır.
|
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki Allah ve O'nun Rasulüne zıtlaşanlar, kendilerinden öncekilerin aşağılandıkları gibi aşağılandılar! Halbuki gerçekten apaçık işaretler inzal ettik... Hakikat bilgisini inkar edenler için aşağılayıp rezil duruma düşürücü bir azap vardır. |
|
|
Mücadele 6. Ayet
6. Ayet
Ahmed Hulusi
Gün gelir, Allah onların hepsini ba's eder (yeni bir özellikle yeni bir boyutta diriltir) de yaptıklarını onlarda haber verir... Allah, onu (kendilerinden açığa çıkanları) kayda almış, onlar ise onu unutmuşlardır... Allah her şey üzerine Şehiyd'dir.
|
Ahmed Hulusi
Gün gelir, Allah onların hepsini ba's eder (yeni bir özellikle yeni bir boyutta diriltir) de yaptıklarını onlarda haber verir... Allah, onu (kendilerinden açığa çıkanları) kayda almış, onlar ise onu unutmuşlardır... Allah her şey üzerine Şehiyd'dir. |
|
|
Mücadele 7. Ayet
7. Ayet
Ahmed Hulusi
Anlamaz mısın Allah, semalarda ne var ve arzda ne varsa bilir! Üç (kişi aralarında) fısıldaşmaya görsün, onlarda dördüncü O'dur... Beş (kişi fısıldaşacak) olsalar, onlarda altıncı O'dur... Bundan daha az da olsalar, daha çok da olsalar; nerede olursa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir (Esma'sıyla, "yok"ken var kıldığı için - Maiyet sırrı)! Sonra kıyamet sürecinde yaptıklarını (açığa çıkaran olarak) kendilerinde haber verir! Muhakkak ki Allah Bi-külli şey'in (şey'in Esma'sıyla hakikati olarak) Bilen'idir.
|
Ahmed Hulusi
Anlamaz mısın Allah, semalarda ne var ve arzda ne varsa bilir! Üç (kişi aralarında) fısıldaşmaya görsün, onlarda dördüncü O'dur... Beş (kişi fısıldaşacak) olsalar, onlarda altıncı O'dur... Bundan daha az da olsalar, daha çok da olsalar; nerede olursa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir (Esma'sıyla, "yok"ken var kıldığı için - Maiyet sırrı)! Sonra kıyamet sürecinde yaptıklarını (açığa çıkaran olarak) kendilerinde haber verir! Muhakkak ki Allah Bi-külli şey'in (şey'in Esma'sıyla hakikati olarak) Bilen'idir. |
|
|
Mücadele 8. Ayet
8. Ayet
Ahmed Hulusi
Görmedin mi şu kimseleri ki, fısıldaşmaktan (ikiyüzlülükten) yasaklandıkları halde tekrar yasaklandıkları şeye döndüler. Kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşıyorlar... (Yahudiler) sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle selamlıyorlar; içlerinde ise: "Dediğimiz yanlış olsaydı Allah bize azap verirdi" derler... Cehennem yeter onlara! Ona maruz kalacaklar... Ne kötü dönüş yeridir o! (Not: Yahudiler, fonetik yakınlık dolayısıyla, ağız - dil çabukluğu da yaparak "es Selam'u aleyke" yerine "es Samu aleyke" derlerdi ki anlamı "sana ölüm olsun" demektir... Münafıkların bu tür selamlarına Hz. Rasulullah sadece "Aleyküm" der, o bedduayı üzerine almadığını ifade için "VE aleyküm" demezdi! Hz. Rasulullah'a bu tür hitap eden Yahudilere, Hz. Ayşe "aleykümüs Sam ve laanekümüllah ve ğadibe aleyküm" yani "ölüm size olsun, Allah size lanet ve gazap etsin" deyince Hz. Rasulullah: "Ya Ayşe... Allah gereğinden fazla söyleyeni sevmez" buyurarak; aksiyona, aksiyon ölçüsünü aşan reaksiyondan engelledi. )
|
Ahmed Hulusi
Görmedin mi şu kimseleri ki, fısıldaşmaktan (ikiyüzlülükten) yasaklandıkları halde tekrar yasaklandıkları şeye döndüler. Kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşıyorlar... (Yahudiler) sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle selamlıyorlar; içlerinde ise: "Dediğimiz yanlış olsaydı Allah bize azap verirdi" derler... Cehennem yeter onlara! Ona maruz kalacaklar... Ne kötü dönüş yeridir o! (Not: Yahudiler, fonetik yakınlık dolayısıyla, ağız - dil çabukluğu da yaparak "es Selam'u aleyke" yerine "es Samu aleyke" derlerdi ki anlamı "sana ölüm olsun" demektir... Münafıkların bu tür selamlarına Hz. Rasulullah sadece "Aleyküm" der, o bedduayı üzerine almadığını ifade için "VE aleyküm" demezdi! Hz. Rasulullah'a bu tür hitap eden Yahudilere, Hz. Ayşe "aleykümüs Sam ve laanekümüllah ve ğadibe aleyküm" yani "ölüm size olsun, Allah size lanet ve gazap etsin" deyince Hz. Rasulullah: "Ya Ayşe... Allah gereğinden fazla söyleyeni sevmez" buyurarak; aksiyona, aksiyon ölçüsünü aşan reaksiyondan engelledi. ) |
|
|
Mücadele 9. Ayet
9. Ayet
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler... Birbirinizle fısıldaştığınızda kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşmayın... (Allah'a) yakınlığı sağlayıcı fiiller ve korunmayı getirici davranışlar hakkında fısıldaşın! O'na haşrolunacağınız Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için yanlış yapmaktan) korunun!
|
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler... Birbirinizle fısıldaştığınızda kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşmayın... (Allah'a) yakınlığı sağlayıcı fiiller ve korunmayı getirici davranışlar hakkında fısıldaşın! O'na haşrolunacağınız Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için yanlış yapmaktan) korunun! |
|
|
Mücadele 10. Ayet
10. Ayet
Ahmed Hulusi
Fısıldaşma (suç olan fiskoslar) şeytandandır (şeytani fikirler); iman edenleri mahzun etmek için! Allah izni müstesna, (şeytani fikirleri) onlarda (iman edenlerde) hiç zarar açığa çıkartamaz! İman edenler Allah'a tevekkül etsinler.
|
Ahmed Hulusi
Fısıldaşma (suç olan fiskoslar) şeytandandır (şeytani fikirler); iman edenleri mahzun etmek için! Allah izni müstesna, (şeytani fikirleri) onlarda (iman edenlerde) hiç zarar açığa çıkartamaz! İman edenler Allah'a tevekkül etsinler. |
|
|
Mücadele 11. Ayet
11. Ayet
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler... Meclislerde size: "Yer açın" denildiğinde, genişletin ki Allah da size genişlik versin! "Kalkın" denildiğinde de, kalkın ki, Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri dereceler itibarıyla yükseltsin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. (Habiyr, her şeyi kendi Esma özellikleri ile yokken var kıldığı için, onların zaman mekan ötesi bir halde durumlarından haberdar olan, anlamında kullanılmaktadır. Allah bilir. A. H. )
|
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler... Meclislerde size: "Yer açın" denildiğinde, genişletin ki Allah da size genişlik versin! "Kalkın" denildiğinde de, kalkın ki, Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri dereceler itibarıyla yükseltsin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. (Habiyr, her şeyi kendi Esma özellikleri ile yokken var kıldığı için, onların zaman mekan ötesi bir halde durumlarından haberdar olan, anlamında kullanılmaktadır. Allah bilir. A. H. ) |
|
|
Mücadele 12. Ayet
12. Ayet
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler! Rasul ile özel (başbaşa) konuştuğunuzda bu özel görüşmenizden önce bir sadaka verin! Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir... Eğer (imkan) bulamazsanız, muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
|
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler! Rasul ile özel (başbaşa) konuştuğunuzda bu özel görüşmenizden önce bir sadaka verin! Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir... Eğer (imkan) bulamazsanız, muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir. |
|
|
Mücadele 13. Ayet
13. Ayet
Ahmed Hulusi
(Rasulullah ile) özel görüşme öncesi sadakalar vermekten korktunuz... Bu uygulamayı (cimrilikten dolayı) yapmadınız -(ama) Allah sizin tövbenizi kabul etti- (artık) salatı ikame edin, zekatı verin; Allah'a ve Rasulüne itaat edin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir.
|
Ahmed Hulusi
(Rasulullah ile) özel görüşme öncesi sadakalar vermekten korktunuz... Bu uygulamayı (cimrilikten dolayı) yapmadınız -(ama) Allah sizin tövbenizi kabul etti- (artık) salatı ikame edin, zekatı verin; Allah'a ve Rasulüne itaat edin! Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. |
|
|
Mücadele 14. Ayet
14. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinen şu kimseleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar; bunu bildikleri halde yalan üzerine yemin ederler.
|
Ahmed Hulusi
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinen şu kimseleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardandırlar; bunu bildikleri halde yalan üzerine yemin ederler. |
|
|
Mücadele 15. Ayet
15. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır... Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!
|
Ahmed Hulusi
Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır... Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür! |
|
|
Mücadele 16. Ayet
16. Ayet
Ahmed Hulusi
Yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular... Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
|
Ahmed Hulusi
Yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular... Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. |
|
|
Mücadele 17. Ayet
17. Ayet
Ahmed Hulusi
Onların ne zenginlikleri ne de evlatları Allah'tan gelecek şeyden kurtarmayacaktır! Onlar ateş ehlidir! Onlar onda sonsuza dek kalırlar.
|
Ahmed Hulusi
Onların ne zenginlikleri ne de evlatları Allah'tan gelecek şeyden kurtarmayacaktır! Onlar ateş ehlidir! Onlar onda sonsuza dek kalırlar. |
|
|
Mücadele 18. Ayet
18. Ayet
Ahmed Hulusi
Gün gelir, Allah onların hepsini ba's eder de; size yemin ettikleri gibi O'na da yemin ederler ve sanırlar ki doğru düşündüler! Dikkat edin, onlar yalancıların ta kendileridir!
|
Ahmed Hulusi
Gün gelir, Allah onların hepsini ba's eder de; size yemin ettikleri gibi O'na da yemin ederler ve sanırlar ki doğru düşündüler! Dikkat edin, onlar yalancıların ta kendileridir! |
|
|
Mücadele 19. Ayet
19. Ayet
Ahmed Hulusi
Şeytan (yalnızca beden olma fikri) onlara yerleşti de, onlara Allah'ın zikrini (hatırlatılan hakikatlerini, bedeni terk edip Allah Esma'sıyla var olmuş yapılarıyla {şuur} sonsuza dek yaşayacaklarını) unutturdu! İşte onlar Hizbüş Şeytan'dır (şeytani fikir yandaşları - kendini yalnızca beden sananlar)... Dikkat edin, muhakkak ki Hizbüş Şeytan (kendini yalnızca beden sananlar) hüsrana uğrayanların ta kendileridir!
|
Ahmed Hulusi
Şeytan (yalnızca beden olma fikri) onlara yerleşti de, onlara Allah'ın zikrini (hatırlatılan hakikatlerini, bedeni terk edip Allah Esma'sıyla var olmuş yapılarıyla {şuur} sonsuza dek yaşayacaklarını) unutturdu! İşte onlar Hizbüş Şeytan'dır (şeytani fikir yandaşları - kendini yalnızca beden sananlar)... Dikkat edin, muhakkak ki Hizbüş Şeytan (kendini yalnızca beden sananlar) hüsrana uğrayanların ta kendileridir! |
|
|
Mücadele 20. Ayet
20. Ayet
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki Allah ve Rasulü ile zıtlaşanlar, işte onlar en zeliller içindedirler!
|
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki Allah ve Rasulü ile zıtlaşanlar, işte onlar en zeliller içindedirler! |
|
|
Mücadele 21. Ayet
21. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah yazmıştır ki: "Kesinlikle galibim Ben ve Rasullerim (olarak)!" Muhakkak ki Allah Kaviyy'dir, Aziyz'dir.
|
Ahmed Hulusi
Allah yazmıştır ki: "Kesinlikle galibim Ben ve Rasullerim (olarak)!" Muhakkak ki Allah Kaviyy'dir, Aziyz'dir. |
|
|
Mücadele 22. Ayet
22. Ayet
Ahmed Hulusi
Esma'sıyla hakikatleri olan Allah'a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden bir topluluğu, Allah ve Rasulü ile zıtlaşanlarla sevişir bulamazsın! Bunlar, onların babaları, yahut oğulları, yahut kardeşleri veya aşiretleri olsalar bile! İşte bunlar kalplerinin içine imanı yazdığı (şuurlarında imanı yaşattığı) ve tarafından ruhu olarak teyit ettikleridir! Onları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altlarından nehirler akan cennetlere dahil eder. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuş halde... İşte bunlar Hizbullah'tır (Allah taraftarları)... Dikkat edin, muhakkak ki Hizbullah kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
|
Ahmed Hulusi
Esma'sıyla hakikatleri olan Allah'a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden bir topluluğu, Allah ve Rasulü ile zıtlaşanlarla sevişir bulamazsın! Bunlar, onların babaları, yahut oğulları, yahut kardeşleri veya aşiretleri olsalar bile! İşte bunlar kalplerinin içine imanı yazdığı (şuurlarında imanı yaşattığı) ve tarafından ruhu olarak teyit ettikleridir! Onları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altlarından nehirler akan cennetlere dahil eder. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuş halde... İşte bunlar Hizbullah'tır (Allah taraftarları)... Dikkat edin, muhakkak ki Hizbullah kurtuluşa erenlerin ta kendileridir! |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.