Mealler
Ahmed Hulusi - Ankebut Suresi - Mealler
| Takip | Sure Ayetler | Meal |
|---|---|---|
|
|
Ahmed Hulusi
Elif, Lam, Mim! (İlmini ilminde ilmiyle!) |
|
|
Ankebut 2. Ayet
2. Ayet
Ahmed Hulusi
İnsanlar denenip (kendilerince) ne olduklarının sonucu görülmeden "İman ettik" lafıyla kurtulacaklarını mı sandılar!
|
Ahmed Hulusi
İnsanlar denenip (kendilerince) ne olduklarının sonucu görülmeden "İman ettik" lafıyla kurtulacaklarını mı sandılar! |
|
|
Ankebut 3. Ayet
3. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onlardan öncekileri de sınav objeleriyle denemişizdir... Allah (dışarıdan bir tanrı gibi değil - hakikatleri olarak) elbette (sözlerinde) sadıkları açığa çıkarıp bilecek ve elbette yalancıları da açığa çıkarıp bilecek.
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onlardan öncekileri de sınav objeleriyle denemişizdir... Allah (dışarıdan bir tanrı gibi değil - hakikatleri olarak) elbette (sözlerinde) sadıkları açığa çıkarıp bilecek ve elbette yalancıları da açığa çıkarıp bilecek. |
|
|
Ankebut 4. Ayet
4. Ayet
Ahmed Hulusi
Yoksa o kötülükleri yapanlar bizi geçip gideceklerini mi sandılar... Ne kötü hüküm veriyorlar!
|
Ahmed Hulusi
Yoksa o kötülükleri yapanlar bizi geçip gideceklerini mi sandılar... Ne kötü hüküm veriyorlar! |
|
|
Ankebut 5. Ayet
5. Ayet
Ahmed Hulusi
Kim Allah'ın likasını (ismi Allah olanın, şuurunda Esma'sıyla açığa çıkışını fıtratınca yaşamayı) umuyorsa, (bilsin ki) muhakkak ki Allah'ın takdiri olan bedenli yaşam sürecinin sonu elbette gelir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir. (Ayet sonundaki bu tanımlama daima "HU" denerek Allah adıyla işaret edilenin tenzih yönüne; Esma adıyla da teşbih yönüne işaret ederek OKUyanda tevhid bakışını oluşturmak amacını gütmektedir Allahu alem. A. H. )
|
Ahmed Hulusi
Kim Allah'ın likasını (ismi Allah olanın, şuurunda Esma'sıyla açığa çıkışını fıtratınca yaşamayı) umuyorsa, (bilsin ki) muhakkak ki Allah'ın takdiri olan bedenli yaşam sürecinin sonu elbette gelir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir. (Ayet sonundaki bu tanımlama daima "HU" denerek Allah adıyla işaret edilenin tenzih yönüne; Esma adıyla da teşbih yönüne işaret ederek OKUyanda tevhid bakışını oluşturmak amacını gütmektedir Allahu alem. A. H. ) |
|
|
Ankebut 6. Ayet
6. Ayet
Ahmed Hulusi
Kim (bu imanı, hakikati yaşamak için) hırs - azim ile çalışırsa, yalnızca kendi benliği için bu savaşı vermiş olur (Cihadı Ekber - büyük savaş)! Muhakkak ki Allah, alemlerden (Esma bileşimi birimselliklerden) elbette Ğaniyy'dir ("HU"viyeti {ZAT'ı} itibarıyla, Esma'sında açığa çıkanlarla kayıtlanmaktan veya onlarla sınırlı tanımlanmaktan münezzehtir)!
|
Ahmed Hulusi
Kim (bu imanı, hakikati yaşamak için) hırs - azim ile çalışırsa, yalnızca kendi benliği için bu savaşı vermiş olur (Cihadı Ekber - büyük savaş)! Muhakkak ki Allah, alemlerden (Esma bileşimi birimselliklerden) elbette Ğaniyy'dir ("HU"viyeti {ZAT'ı} itibarıyla, Esma'sında açığa çıkanlarla kayıtlanmaktan veya onlarla sınırlı tanımlanmaktan münezzehtir)! |
|
|
Ankebut 7. Ayet
7. Ayet
Ahmed Hulusi
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onların kötülüklerini (nefsani özelliklerini) kendilerinden elbette sileriz ve elbette yaptıklarının en güzeli ile kendilerini cezalandırırız!
|
Ahmed Hulusi
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onların kötülüklerini (nefsani özelliklerini) kendilerinden elbette sileriz ve elbette yaptıklarının en güzeli ile kendilerini cezalandırırız! |
|
|
Ankebut 8. Ayet
8. Ayet
Ahmed Hulusi
Biz insana ana-babasına güzel davranmasını vasiyet ettik... Eğer ilmine ters düşen bir şeyi bana ortak koşman için seninle tartışıp seni zorlarlarsa, o ikisine itaat etme! Dönüşünüz banadır... Yaptıklarınızın (anlamının) haberini vereceğim.
|
Ahmed Hulusi
Biz insana ana-babasına güzel davranmasını vasiyet ettik... Eğer ilmine ters düşen bir şeyi bana ortak koşman için seninle tartışıp seni zorlarlarsa, o ikisine itaat etme! Dönüşünüz banadır... Yaptıklarınızın (anlamının) haberini vereceğim. |
|
|
Ankebut 9. Ayet
9. Ayet
Ahmed Hulusi
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onları elbette salihlere dahil edeceğiz.
|
Ahmed Hulusi
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onları elbette salihlere dahil edeceğiz. |
|
|
Ankebut 10. Ayet
10. Ayet
Ahmed Hulusi
İnsanlardan kimisi de vardır ki: "Amenna billah = iman ettik Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a" dediği halde; Allah uğruna eziyete uğradığında, insanların fitnesini Allah'ın azabı gibi kabul etti. Andolsun ki Rabbinden bir zafer gelirse, elbette şöyle diyecekler: "Gerçekten biz sizinle beraberdik. " Allah, alemlerin sadırlarında (insanların beyinlerinde) olan şeyi (Esma'sından yaratanı olarak) daha iyi bilen değil midir?
|
Ahmed Hulusi
İnsanlardan kimisi de vardır ki: "Amenna billah = iman ettik Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a" dediği halde; Allah uğruna eziyete uğradığında, insanların fitnesini Allah'ın azabı gibi kabul etti. Andolsun ki Rabbinden bir zafer gelirse, elbette şöyle diyecekler: "Gerçekten biz sizinle beraberdik. " Allah, alemlerin sadırlarında (insanların beyinlerinde) olan şeyi (Esma'sından yaratanı olarak) daha iyi bilen değil midir? |
|
|
Ankebut 11. Ayet
11. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah, elbette iman edenleri bilecektir; elbette münafıkları da (zekalarını, Hak olan doğrultusunda değil, çıkarları doğrultusunda kullanan ikiyüzlüleri) bilecektir.
|
Ahmed Hulusi
Allah, elbette iman edenleri bilecektir; elbette münafıkları da (zekalarını, Hak olan doğrultusunda değil, çıkarları doğrultusunda kullanan ikiyüzlüleri) bilecektir. |
|
|
Ankebut 12. Ayet
12. Ayet
Ahmed Hulusi
Hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Bizim anlayışımıza uyun, sizin suçlarınızı (günahlarınızı) biz yüklenelim!" İnkarcılar, onların suçlarının veballerinden hiçbir şey yüklenmezler... Muhakkak ki onlar yalancılardır.
|
Ahmed Hulusi
Hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Bizim anlayışımıza uyun, sizin suçlarınızı (günahlarınızı) biz yüklenelim!" İnkarcılar, onların suçlarının veballerinden hiçbir şey yüklenmezler... Muhakkak ki onlar yalancılardır. |
|
|
Ankebut 13. Ayet
13. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onlar hem kendi veballerini, hem de kendi yükleriyle beraber (başka) veballer de yüklenip taşıyacaklar... Uydurdukları fikirlerden kıyamet sürecinde mutlaka sorumlu tutulacaklardır.
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onlar hem kendi veballerini, hem de kendi yükleriyle beraber (başka) veballer de yüklenip taşıyacaklar... Uydurdukları fikirlerden kıyamet sürecinde mutlaka sorumlu tutulacaklardır. |
|
|
Ankebut 14. Ayet
14. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki Nuh'u kendi toplumuna irsal ettik de onların içinde elli yıl hariç bin sene kaldı! Zulümleri üzereyken tufan onları yakaladı.
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki Nuh'u kendi toplumuna irsal ettik de onların içinde elli yıl hariç bin sene kaldı! Zulümleri üzereyken tufan onları yakaladı. |
|
|
Ankebut 15. Ayet
15. Ayet
Ahmed Hulusi
Onu ve gemi halkını kurtardık ve onu insanlar için bir ibret kıldık.
|
Ahmed Hulusi
Onu ve gemi halkını kurtardık ve onu insanlar için bir ibret kıldık. |
|
|
Ankebut 16. Ayet
16. Ayet
Ahmed Hulusi
İbrahim... Hani (İbrahim) toplumuna dedi ki: "Allah'a kulluk edin ve O'ndan korunun! Anlayabilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. "
|
Ahmed Hulusi
İbrahim... Hani (İbrahim) toplumuna dedi ki: "Allah'a kulluk edin ve O'ndan korunun! Anlayabilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. " |
|
|
Ankebut 17. Ayet
17. Ayet
Ahmed Hulusi
"Allah dununda putlara tapıyorsunuz; uyduruyorsunuz! Allah dununda tapındıklarınız var ya, size bir yaşam gıdası veremezler! Yaşam gıdanızı (hakikatiniz olan) Allah indinden isteyin... O'na ibadet edin ve O'na şükredin... O'na döndürülmektesiniz. "
|
Ahmed Hulusi
"Allah dununda putlara tapıyorsunuz; uyduruyorsunuz! Allah dununda tapındıklarınız var ya, size bir yaşam gıdası veremezler! Yaşam gıdanızı (hakikatiniz olan) Allah indinden isteyin... O'na ibadet edin ve O'na şükredin... O'na döndürülmektesiniz. " |
|
|
Ankebut 18. Ayet
18. Ayet
Ahmed Hulusi
"Eğer yalanlarsanız, (bilin ki) sizden önceki ümmetler de yalanlamıştı... Rasule düşen apaçık bir tebliğden başka değil. "
|
Ahmed Hulusi
"Eğer yalanlarsanız, (bilin ki) sizden önceki ümmetler de yalanlamıştı... Rasule düşen apaçık bir tebliğden başka değil. " |
|
|
Ankebut 19. Ayet
19. Ayet
Ahmed Hulusi
Görmediler mi Allah, yaratılmışları nasıl yaratıyorsa, sonra da onu (aslına veya ikinci defa yeni bir yaratışa) iade ediyor... Muhakkak ki bu Allah'a kolaydır.
|
Ahmed Hulusi
Görmediler mi Allah, yaratılmışları nasıl yaratıyorsa, sonra da onu (aslına veya ikinci defa yeni bir yaratışa) iade ediyor... Muhakkak ki bu Allah'a kolaydır. |
|
|
Ankebut 20. Ayet
20. Ayet
Ahmed Hulusi
De ki: "Arzda (bedende) inceleme yapıp, yaratmaya nasıl başladığına bir bakın... Bundan sonra Allah, neş'e-i ahireti (gelecek yaşam bedeninizi) inşa eder... Muhakkak ki Allah her şey üzerine Kaadir'dir. "
|
Ahmed Hulusi
De ki: "Arzda (bedende) inceleme yapıp, yaratmaya nasıl başladığına bir bakın... Bundan sonra Allah, neş'e-i ahireti (gelecek yaşam bedeninizi) inşa eder... Muhakkak ki Allah her şey üzerine Kaadir'dir. " |
|
|
Ankebut 21. Ayet
21. Ayet
Ahmed Hulusi
"Dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder... O'na dönüştürüleceksiniz (Hakikatinizin El Esma ül Hüsna olduğunu fark edeceksiniz)!"
|
Ahmed Hulusi
"Dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder... O'na dönüştürüleceksiniz (Hakikatinizin El Esma ül Hüsna olduğunu fark edeceksiniz)!" |
|
|
Ankebut 22. Ayet
22. Ayet
Ahmed Hulusi
"Siz, ne arzda ve ne semada güçsüz bırakamazsınız! Sizin Allah'tan başka ne bir Veliyy'niz ve ne de bir yardımcınız yoktur. "
|
Ahmed Hulusi
"Siz, ne arzda ve ne semada güçsüz bırakamazsınız! Sizin Allah'tan başka ne bir Veliyy'niz ve ne de bir yardımcınız yoktur. " |
|
|
Ankebut 23. Ayet
23. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah'ın varlıklarındaki işaretlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya, işte onlar Rahmetimden ümidi kesmişlerdir; işte onlar için feci bir azap vardır!
|
Ahmed Hulusi
Allah'ın varlıklarındaki işaretlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya, işte onlar Rahmetimden ümidi kesmişlerdir; işte onlar için feci bir azap vardır! |
|
|
Ankebut 24. Ayet
24. Ayet
Ahmed Hulusi
(İbrahim'in) toplumunun cevabı şu oldu: "Onu öldürün yahut Onu yakın!" (Fakat) Allah, Onu ateşten kurtardı... Muhakkak ki bu olayda, iman eden toplum için elbette işaretler vardır.
|
Ahmed Hulusi
(İbrahim'in) toplumunun cevabı şu oldu: "Onu öldürün yahut Onu yakın!" (Fakat) Allah, Onu ateşten kurtardı... Muhakkak ki bu olayda, iman eden toplum için elbette işaretler vardır. |
|
|
Ankebut 25. Ayet
25. Ayet
Ahmed Hulusi
(İbrahim) dedi ki: "Siz dünya hayatında (atalarınızla) aranızdaki duygu bağı yüzünden Allah dununda putlar edindiniz. Bu yüzden kıyamet sürecinde kiminiz kiminizi inkar edecek ve bir diğerine lanet edecektir! Mekanınız ateştir ve yardımcınız da yoktur. "
|
Ahmed Hulusi
(İbrahim) dedi ki: "Siz dünya hayatında (atalarınızla) aranızdaki duygu bağı yüzünden Allah dununda putlar edindiniz. Bu yüzden kıyamet sürecinde kiminiz kiminizi inkar edecek ve bir diğerine lanet edecektir! Mekanınız ateştir ve yardımcınız da yoktur. " |
|
|
Ankebut 26. Ayet
26. Ayet
Ahmed Hulusi
Bundan sonra İbrahim'e (kardeşinin oğlu) Lut iman etti ve: "Doğrusu ben Rabbime hicret edeceğim!" dedi... Muhakkak ki O, "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
|
Ahmed Hulusi
Bundan sonra İbrahim'e (kardeşinin oğlu) Lut iman etti ve: "Doğrusu ben Rabbime hicret edeceğim!" dedi... Muhakkak ki O, "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir. |
|
|
Ankebut 27. Ayet
27. Ayet
Ahmed Hulusi
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakup'u hibe ettik... Onun zürriyyeti içinde nübüvvet ve BİLGİ oluşturduk... Mükafatını Ona dünyada verdik... Muhakkak ki O, sonsuz gelecekte de salihlerdendir.
|
Ahmed Hulusi
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakup'u hibe ettik... Onun zürriyyeti içinde nübüvvet ve BİLGİ oluşturduk... Mükafatını Ona dünyada verdik... Muhakkak ki O, sonsuz gelecekte de salihlerdendir. |
|
|
Ankebut 28. Ayet
28. Ayet
Ahmed Hulusi
Lut... Hani toplumuna dedi ki: "Şüphesiz ki daha önceden hiç kimsenin yapmadığı çirkin bir işi yapıyorsunuz!"
|
Ahmed Hulusi
Lut... Hani toplumuna dedi ki: "Şüphesiz ki daha önceden hiç kimsenin yapmadığı çirkin bir işi yapıyorsunuz!" |
|
|
Ankebut 29. Ayet
29. Ayet
Ahmed Hulusi
"Muhakkak ki siz erkeklerle yatıp, (doğal üreme) yolu kesiyorsunuz; toplum içinde bunu yapıyorsunuz. " (Lut'un) toplumunun cevabı şu oldu: "Eğer sözünde sadıksan, Allah azabını getir bize!"
|
Ahmed Hulusi
"Muhakkak ki siz erkeklerle yatıp, (doğal üreme) yolu kesiyorsunuz; toplum içinde bunu yapıyorsunuz. " (Lut'un) toplumunun cevabı şu oldu: "Eğer sözünde sadıksan, Allah azabını getir bize!" |
|
|
Ankebut 30. Ayet
30. Ayet
Ahmed Hulusi
(Lut) dedi ki: "Rabbim, bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et!"
|
Ahmed Hulusi
(Lut) dedi ki: "Rabbim, bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et!" |
|
|
Ankebut 31. Ayet
31. Ayet
Ahmed Hulusi
Rasullerimiz, İbrahim'e müjde olarak geldiklerinde dediler ki: "Doğrusu biz şu bölge halkını helak edeceğiz... Muhakkak ki oranın halkı nefslerine zulmedenler oldular. "
|
Ahmed Hulusi
Rasullerimiz, İbrahim'e müjde olarak geldiklerinde dediler ki: "Doğrusu biz şu bölge halkını helak edeceğiz... Muhakkak ki oranın halkı nefslerine zulmedenler oldular. " |
|
|
Ankebut 32. Ayet
32. Ayet
Ahmed Hulusi
(İbrahim) dedi ki: "Muhakkak ki orada Lut var?" Dediler ki: "Orada kim olduğunu biliriz... Mutlaka Onu ve Onun ailesini kurtaracağız... Karısı hariç; o geride kalanlardan oldu. "
|
Ahmed Hulusi
(İbrahim) dedi ki: "Muhakkak ki orada Lut var?" Dediler ki: "Orada kim olduğunu biliriz... Mutlaka Onu ve Onun ailesini kurtaracağız... Karısı hariç; o geride kalanlardan oldu. " |
|
|
Ankebut 33. Ayet
33. Ayet
Ahmed Hulusi
Rasullerimiz Lut'a geldiklerinde onlar yüzünden fena oldu; onlardan dolayı (olacaklardan dolayı) içi daraldı... (Rasullerimiz de) dediler ki: "Korkma, mahzun olma! Doğrusu biz seni ve senin aileni kurtaracağız... Karın müstesna; o geride kalanlardan oldu. "
|
Ahmed Hulusi
Rasullerimiz Lut'a geldiklerinde onlar yüzünden fena oldu; onlardan dolayı (olacaklardan dolayı) içi daraldı... (Rasullerimiz de) dediler ki: "Korkma, mahzun olma! Doğrusu biz seni ve senin aileni kurtaracağız... Karın müstesna; o geride kalanlardan oldu. " |
|
|
Ankebut 34. Ayet
34. Ayet
Ahmed Hulusi
"Muhakkak ki biz şu bölge halkına, bozuk inançları dolayısıyla semadan bir azap inzal edeceğiz. "
|
Ahmed Hulusi
"Muhakkak ki biz şu bölge halkına, bozuk inançları dolayısıyla semadan bir azap inzal edeceğiz. " |
|
|
Ankebut 35. Ayet
35. Ayet
Ahmed Hulusi
Andolsun ki ondan (o bölgeden), aklını değerlendiren bir topluluk için apaçık bir ibret nişanesi bıraktık.
|
Ahmed Hulusi
Andolsun ki ondan (o bölgeden), aklını değerlendiren bir topluluk için apaçık bir ibret nişanesi bıraktık. |
|
|
Ankebut 36. Ayet
36. Ayet
Ahmed Hulusi
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı... Dedi ki: "Ey yurttaşlarım... Allah'a ibadet edin, sonsuz geleceğe iman edin ve bozguncular olarak yeryüzünde taşkınlık yapmayın. "
|
Ahmed Hulusi
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı... Dedi ki: "Ey yurttaşlarım... Allah'a ibadet edin, sonsuz geleceğe iman edin ve bozguncular olarak yeryüzünde taşkınlık yapmayın. " |
|
|
Ankebut 37. Ayet
37. Ayet
Ahmed Hulusi
Onu (Şuayb'ı) yalanladılar... Bu yüzden onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökmüş halde kaldılar.
|
Ahmed Hulusi
Onu (Şuayb'ı) yalanladılar... Bu yüzden onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökmüş halde kaldılar. |
|
|
Ankebut 38. Ayet
38. Ayet
Ahmed Hulusi
Ad ve Semud'a (da böyle yaptık)... Onların meskenlerinden durumlarını anlamışsınızdır... Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi... Gerçeği anlayacak halde olmalarına rağmen!
|
Ahmed Hulusi
Ad ve Semud'a (da böyle yaptık)... Onların meskenlerinden durumlarını anlamışsınızdır... Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi... Gerçeği anlayacak halde olmalarına rağmen! |
|
|
Ankebut 39. Ayet
39. Ayet
Ahmed Hulusi
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle yaptık)... Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller olarak geldi de; dünyada benlik - büyüklük tasladılar... Oysa (gücümüzün) önüne geçemezlerdi!
|
Ahmed Hulusi
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle yaptık)... Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller olarak geldi de; dünyada benlik - büyüklük tasladılar... Oysa (gücümüzün) önüne geçemezlerdi! |
|
|
Ankebut 40. Ayet
40. Ayet
Ahmed Hulusi
Her birini kendi suçunun sonucuyla yakaladık... Onlardan kiminin üzerine hortum irsal ettik! Onlardan kimini o korkunç dalgalı ses yakaladı! Onlardan kimini yerin dibine geçirdik... Onlardan kimini de suda boğduk... Allah onlara zulmetmiyordu; fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.
|
Ahmed Hulusi
Her birini kendi suçunun sonucuyla yakaladık... Onlardan kiminin üzerine hortum irsal ettik! Onlardan kimini o korkunç dalgalı ses yakaladı! Onlardan kimini yerin dibine geçirdik... Onlardan kimini de suda boğduk... Allah onlara zulmetmiyordu; fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı. |
|
|
Ankebut 41. Ayet
41. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah dununda (tanrı kabul ederek birbirini) veliler edinenlerin meseli, bir ev edinen dişi örümceğin meseli gibidir... Muhakkak ki evlerin en zayıfı elbette dişi örümceğin ağıdır! Eğer bilselerdi.
|
Ahmed Hulusi
Allah dununda (tanrı kabul ederek birbirini) veliler edinenlerin meseli, bir ev edinen dişi örümceğin meseli gibidir... Muhakkak ki evlerin en zayıfı elbette dişi örümceğin ağıdır! Eğer bilselerdi. |
|
|
Ankebut 42. Ayet
42. Ayet
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki Allah, O'nun dununda yöneldiğiniz şeyleri bilir... "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
|
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki Allah, O'nun dununda yöneldiğiniz şeyleri bilir... "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir. |
|
|
Ankebut 43. Ayet
43. Ayet
Ahmed Hulusi
İşte misaller, insanlara vurguluyoruz! (Fakat) onları alimlerden başkası aklıyla değerlendirmez!
|
Ahmed Hulusi
İşte misaller, insanlara vurguluyoruz! (Fakat) onları alimlerden başkası aklıyla değerlendirmez! |
|
|
Ankebut 44. Ayet
44. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah, semaları ve arzı Hak olarak (Esma'sının işaret ettiği özelliklerle) yarattı! Muhakkak ki bunda iman edenlere elbette bir işaret vardır.
|
Ahmed Hulusi
Allah, semaları ve arzı Hak olarak (Esma'sının işaret ettiği özelliklerle) yarattı! Muhakkak ki bunda iman edenlere elbette bir işaret vardır. |
|
|
Ankebut 45. Ayet
45. Ayet
Ahmed Hulusi
Sana vahyolunan BİLGİ'yi (Kitap) oku, bildir; salatı ikame et... Kesinlikle salat fahşadan (kendini beden kabulünün getirisi olan aşırı davranışlardan) ve münkerden (Sünnetullah'a ters düşüren şeylerden) uzaklaştırır... Elbette ki Allah zikri (hatırlanışı) Ekber'dir (Ekberiyeti hissettirir)! Allah ne halde olduğunuzu bilir.
|
Ahmed Hulusi
Sana vahyolunan BİLGİ'yi (Kitap) oku, bildir; salatı ikame et... Kesinlikle salat fahşadan (kendini beden kabulünün getirisi olan aşırı davranışlardan) ve münkerden (Sünnetullah'a ters düşüren şeylerden) uzaklaştırır... Elbette ki Allah zikri (hatırlanışı) Ekber'dir (Ekberiyeti hissettirir)! Allah ne halde olduğunuzu bilir. |
|
|
Ankebut 46. Ayet
46. Ayet
Ahmed Hulusi
Aralarındaki zulmedenler müstesna! Geçmişte kendilerine BİLGİ verilmiş olanlarla, en güzeli neyse o şekilde mücadele edin ve şöyle deyin: "Bize inzal olunana da size inzal olunana da iman ettik... İlahımız ve ilahınız aynı TEK'tir! Biz O'na teslim olmuşlarız. "
|
Ahmed Hulusi
Aralarındaki zulmedenler müstesna! Geçmişte kendilerine BİLGİ verilmiş olanlarla, en güzeli neyse o şekilde mücadele edin ve şöyle deyin: "Bize inzal olunana da size inzal olunana da iman ettik... İlahımız ve ilahınız aynı TEK'tir! Biz O'na teslim olmuşlarız. " |
|
|
Ankebut 47. Ayet
47. Ayet
Ahmed Hulusi
Böylece sana Kitabı (Hakikat ve Sünnetullah bilgisini) inzal ettik... Kendilerine Kitap verdiklerimiz (hakikatleri olarak) O'na iman ederler... İşte bunlardan, O'na (hakikatlerine) iman eden kimse de vardır... İşaretlerimizi sadece hakikat bilgisini inkar edenler (kilitlenmişler) bile bile inkar eder.
|
Ahmed Hulusi
Böylece sana Kitabı (Hakikat ve Sünnetullah bilgisini) inzal ettik... Kendilerine Kitap verdiklerimiz (hakikatleri olarak) O'na iman ederler... İşte bunlardan, O'na (hakikatlerine) iman eden kimse de vardır... İşaretlerimizi sadece hakikat bilgisini inkar edenler (kilitlenmişler) bile bile inkar eder. |
|
|
Ankebut 48. Ayet
48. Ayet
Ahmed Hulusi
Sen O'ndan (inzal ettiğimiz BİLGİden) önce (Tevrat, İncil gibisinden) bir kitap okumuyor ve onu sağ elinle de yazmıyordun... (Demek ki genel anlamda okur - yazar olabilir... Furkan: 5) (Eğer okuyup yazıyor olsaydın) o takdirde dediklerini çürütmek isteyenler elbette şüphe ederdi.
|
Ahmed Hulusi
Sen O'ndan (inzal ettiğimiz BİLGİden) önce (Tevrat, İncil gibisinden) bir kitap okumuyor ve onu sağ elinle de yazmıyordun... (Demek ki genel anlamda okur - yazar olabilir... Furkan: 5) (Eğer okuyup yazıyor olsaydın) o takdirde dediklerini çürütmek isteyenler elbette şüphe ederdi. |
|
|
Ankebut 49. Ayet
49. Ayet
Ahmed Hulusi
Bilakis O (Kur'an), kendilerine ilim verilmiş olanların derunlarında apaçık işaretlerdir... (Hakikatlerinde mevcut) işaretlerimizi ancak nefsine zulmedenler inkar eder.
|
Ahmed Hulusi
Bilakis O (Kur'an), kendilerine ilim verilmiş olanların derunlarında apaçık işaretlerdir... (Hakikatlerinde mevcut) işaretlerimizi ancak nefsine zulmedenler inkar eder. |
|
|
Ankebut 50. Ayet
50. Ayet
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "O'na Rabbinden mucizeler inzal edilmeliydi!"... De ki: "Mucizeler sadece Allah indindendir... Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. "
|
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "O'na Rabbinden mucizeler inzal edilmeliydi!"... De ki: "Mucizeler sadece Allah indindendir... Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. " |
|
|
Ankebut 51. Ayet
51. Ayet
Ahmed Hulusi
Kendilerine bildirilen O BİLGİ'yi sana inzal etmiş olmamız, onlara yeterli gelmedi mi? Muhakkak ki bunda iman eden topluma elbette bir rahmet ve öğüt vardır.
|
Ahmed Hulusi
Kendilerine bildirilen O BİLGİ'yi sana inzal etmiş olmamız, onlara yeterli gelmedi mi? Muhakkak ki bunda iman eden topluma elbette bir rahmet ve öğüt vardır. |
|
|
Ankebut 52. Ayet
52. Ayet
Ahmed Hulusi
De ki: "Benimle aranızda şahitlik itibarıyla Esma'sıyla hakikatim olan Allah yeterlidir! Semalarda ve arzda olanı bilir! Batıla inanıp (kendilerini toprak olacak beden kabul edip); Esma'sıyla nefslerinin hakikati olan Allah'ı inkar edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!"
|
Ahmed Hulusi
De ki: "Benimle aranızda şahitlik itibarıyla Esma'sıyla hakikatim olan Allah yeterlidir! Semalarda ve arzda olanı bilir! Batıla inanıp (kendilerini toprak olacak beden kabul edip); Esma'sıyla nefslerinin hakikati olan Allah'ı inkar edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!" |
|
|
Ankebut 53. Ayet
53. Ayet
Ahmed Hulusi
Eğer takdir edilmiş bir ömürleri olmasaydı, onlara azap elbette gelirdi! Onlar farkında değilken, kendilerine aniden, mutlaka gelecektir.
|
Ahmed Hulusi
Eğer takdir edilmiş bir ömürleri olmasaydı, onlara azap elbette gelirdi! Onlar farkında değilken, kendilerine aniden, mutlaka gelecektir. |
|
|
Ankebut 54. Ayet
54. Ayet
Ahmed Hulusi
Azaplarını (ölümü) senden acele istiyorlar... Muhakkak ki Cehennem (el an) hakikat bilgisini inkar edenleri ihata etmiştir!
|
Ahmed Hulusi
Azaplarını (ölümü) senden acele istiyorlar... Muhakkak ki Cehennem (el an) hakikat bilgisini inkar edenleri ihata etmiştir! |
|
|
Ankebut 55. Ayet
55. Ayet
Ahmed Hulusi
O süreçte, azap onların üstlerinden (bilinçlerini) ve ayaklarının altından (bedenlerini) bürür ve: "Yaptıklarınızın getirisini tadın!" der.
|
Ahmed Hulusi
O süreçte, azap onların üstlerinden (bilinçlerini) ve ayaklarının altından (bedenlerini) bürür ve: "Yaptıklarınızın getirisini tadın!" der. |
|
|
Ankebut 56. Ayet
56. Ayet
Ahmed Hulusi
Ey iman eden kullarım! Muhakkak ki Benim Arz'ım geniştir! (Beyin kapasitesi geniştir! Burada şunu fark etmek gerekir. Gerek beden ve gerekse beyin madde ve toprak asıllı yapısı ve katmanı itibarıyla "arz" kelimesiyle işaretlenirken; beyin faaliyetinin, nöronik hareketlerinin daha da deriniyle data açığa çıkışının anlatımı da "sema" kelimesiyle tanımlanmıştır. "Semalar" denilmesinin sebebi ise açığa çıkan data, bilgi - ilim kapsamı mertebeleridir kanaatimizce. Dolayısıyladır ki burada "arzım geniştir" işaretiyle beyin kapasitesinin olabildiğince yüksek düzeyde kullanılarak ilim elde edilmesi önerilmektedir. Zira ana konu toprakta yok olacak kapasiteler, nesneler değil ölümsüz yaşam itibarıyla gerekli kazanımlardır. ) Yalnız bana kulluk edin!
|
Ahmed Hulusi
Ey iman eden kullarım! Muhakkak ki Benim Arz'ım geniştir! (Beyin kapasitesi geniştir! Burada şunu fark etmek gerekir. Gerek beden ve gerekse beyin madde ve toprak asıllı yapısı ve katmanı itibarıyla "arz" kelimesiyle işaretlenirken; beyin faaliyetinin, nöronik hareketlerinin daha da deriniyle data açığa çıkışının anlatımı da "sema" kelimesiyle tanımlanmıştır. "Semalar" denilmesinin sebebi ise açığa çıkan data, bilgi - ilim kapsamı mertebeleridir kanaatimizce. Dolayısıyladır ki burada "arzım geniştir" işaretiyle beyin kapasitesinin olabildiğince yüksek düzeyde kullanılarak ilim elde edilmesi önerilmektedir. Zira ana konu toprakta yok olacak kapasiteler, nesneler değil ölümsüz yaşam itibarıyla gerekli kazanımlardır. ) Yalnız bana kulluk edin! |
|
|
|
Ahmed Hulusi
Her nefs, ölümü tadacaktır! Sonra bize döndürüleceksiniz! |
|
|
Ankebut 58. Ayet
58. Ayet
Ahmed Hulusi
(Hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, kesinlikle onlara cennetten, altlarından nehirler akan yüksek odalar hazırlayacağız... Onlarda sonsuza dek yaşarlar... Çalışanların karşılığı ne güzeldir!
|
Ahmed Hulusi
(Hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, kesinlikle onlara cennetten, altlarından nehirler akan yüksek odalar hazırlayacağız... Onlarda sonsuza dek yaşarlar... Çalışanların karşılığı ne güzeldir! |
|
|
Ankebut 59. Ayet
59. Ayet
Ahmed Hulusi
Onlar ki sabrediyorlar ve Rablerine tevekkül ediyorlar (nefslerinin hakikatindeki El Vekiyl isminin özelliğine iman edip işlevine güveniyorlar)!
|
Ahmed Hulusi
Onlar ki sabrediyorlar ve Rablerine tevekkül ediyorlar (nefslerinin hakikatindeki El Vekiyl isminin özelliğine iman edip işlevine güveniyorlar)! |
|
|
Ankebut 60. Ayet
60. Ayet
Ahmed Hulusi
Nice canlı var ki, yaşam gıdasını yüklenip taşımıyor... Onların da sizin de yaşam gıdanızı Allah veriyor... "HU"; Semi'dir, Aliym'dir.
|
Ahmed Hulusi
Nice canlı var ki, yaşam gıdasını yüklenip taşımıyor... Onların da sizin de yaşam gıdanızı Allah veriyor... "HU"; Semi'dir, Aliym'dir. |
|
|
Ankebut 61. Ayet
61. Ayet
Ahmed Hulusi
Yemin olsun ki eğer onlara: "Semaları ve arzı kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim işlevlendirdi?" diye sorsan, elbette: "Allah" diyecekler... Nasıl (bu gerçeği göz ardı edip şirke) dönüyorlar peki?
|
Ahmed Hulusi
Yemin olsun ki eğer onlara: "Semaları ve arzı kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim işlevlendirdi?" diye sorsan, elbette: "Allah" diyecekler... Nasıl (bu gerçeği göz ardı edip şirke) dönüyorlar peki? |
|
|
Ankebut 62. Ayet
62. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah, kullarından dilediğine yaşam gıdasını arttırır ve (dilediğine de) kısar! Muhakkak ki Allah Bi-külli şey'in (hakikatinde olarak) Aliym'dir.
|
Ahmed Hulusi
Allah, kullarından dilediğine yaşam gıdasını arttırır ve (dilediğine de) kısar! Muhakkak ki Allah Bi-külli şey'in (hakikatinde olarak) Aliym'dir. |
|
|
Ankebut 63. Ayet
63. Ayet
Ahmed Hulusi
Yemin olsun ki eğer onlara: "Semadan suyu tenzil edip de (şuurunda hakikat ilmi açığa çıkarıp), ölümünden sonra (hakikat şuurundan mahrum ölü gibi yaşarken) onunla arzı (bedeni) kim diriltti?" diye sorsan, elbette: "Allah" diyecekler... De ki: "El Hamdu lillah = Hamd, Allah'a aittir!" Hayır, onların çoğu aklını kullanıp bunları değerlendirmezler!
|
Ahmed Hulusi
Yemin olsun ki eğer onlara: "Semadan suyu tenzil edip de (şuurunda hakikat ilmi açığa çıkarıp), ölümünden sonra (hakikat şuurundan mahrum ölü gibi yaşarken) onunla arzı (bedeni) kim diriltti?" diye sorsan, elbette: "Allah" diyecekler... De ki: "El Hamdu lillah = Hamd, Allah'a aittir!" Hayır, onların çoğu aklını kullanıp bunları değerlendirmezler! |
|
|
Ankebut 64. Ayet
64. Ayet
Ahmed Hulusi
Şu dünya hayatı (en sefil yaşam - esfeli safiliyn) bir eğlence (kendini avutarak keyifle oyalanma) ve bir oyundan (kurallarına göre oynanan senaryo) başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek vatana gelince; işte asıl bilinçlilik - yaşam yurdu odur. Kavrayabilselerdi!
|
Ahmed Hulusi
Şu dünya hayatı (en sefil yaşam - esfeli safiliyn) bir eğlence (kendini avutarak keyifle oyalanma) ve bir oyundan (kurallarına göre oynanan senaryo) başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek vatana gelince; işte asıl bilinçlilik - yaşam yurdu odur. Kavrayabilselerdi! |
|
|
Ankebut 65. Ayet
65. Ayet
Ahmed Hulusi
Gemiye bindikleri vakit, inançlarını sırf O'na yönlendirerek Allah'a dua ederler... Onları karaya (çıkarıp) kurtarınca, bir de bakarsın onlar şirk koşuyorlar!
|
Ahmed Hulusi
Gemiye bindikleri vakit, inançlarını sırf O'na yönlendirerek Allah'a dua ederler... Onları karaya (çıkarıp) kurtarınca, bir de bakarsın onlar şirk koşuyorlar! |
|
|
Ankebut 66. Ayet
66. Ayet
Ahmed Hulusi
Kendilerine verdiklerimize (hakikatlerindeki kuvvelere) nankörlük yapsınlar ve (geçici şeylerden) faydalansınlar diye (şirke dönerler)! Yakında anlayacaklar!
|
Ahmed Hulusi
Kendilerine verdiklerimize (hakikatlerindeki kuvvelere) nankörlük yapsınlar ve (geçici şeylerden) faydalansınlar diye (şirke dönerler)! Yakında anlayacaklar! |
|
|
Ankebut 67. Ayet
67. Ayet
Ahmed Hulusi
Görmediler mi ki, onların çevresinden insanlar çekilip alınırlarken güvenli bir Harem kıldık... Batıla (kendilerinin bedenden ibaret olup, vefat ederek yok olacaklarına) iman edip, Allah nimetini (nefslerindeki El Esma kuvvelerini) inkar ederek nankörlük yapmıyorlar mı?
|
Ahmed Hulusi
Görmediler mi ki, onların çevresinden insanlar çekilip alınırlarken güvenli bir Harem kıldık... Batıla (kendilerinin bedenden ibaret olup, vefat ederek yok olacaklarına) iman edip, Allah nimetini (nefslerindeki El Esma kuvvelerini) inkar ederek nankörlük yapmıyorlar mı? |
|
|
Ankebut 68. Ayet
68. Ayet
Ahmed Hulusi
Allah üzerine yalan uydurandan yahut kendisine Hak olarak (Rasul) geldiğinde bunu yalanlayandan daha zalim kimdir? Hakikat bilgisini inkar edenlerin yaşam ortamı, cehennemde değil midir?
|
Ahmed Hulusi
Allah üzerine yalan uydurandan yahut kendisine Hak olarak (Rasul) geldiğinde bunu yalanlayandan daha zalim kimdir? Hakikat bilgisini inkar edenlerin yaşam ortamı, cehennemde değil midir? |
|
|
Ankebut 69. Ayet
69. Ayet
Ahmed Hulusi
Biz'e (ermek için nefsine karşı) savaş verenlere gelince, elbette onları yollarımıza ulaştıracağız... Kesinlikle Allah, yakin ehliyle (ihsan sahibi {Allah'a görüyormuşçasına yönelen}) elbette beraberdir! (Maiyet sırrı. )
|
Ahmed Hulusi
Biz'e (ermek için nefsine karşı) savaş verenlere gelince, elbette onları yollarımıza ulaştıracağız... Kesinlikle Allah, yakin ehliyle (ihsan sahibi {Allah'a görüyormuşçasına yönelen}) elbette beraberdir! (Maiyet sırrı. ) |
İletişime Geçin
Yardıma mı ihtiyacınız var? Hızlı bir şekilde yardım için destek ekibimizle iletişime geçin.
Henüz Üye Değil misiniz?
Kaydolun! Kendinize özel takip ve favori listeleri oluşturabilirsiniz.